Gunaydin Istanbul – Turkce Bloglarim

11/10/16

 

Gunaydin, Istanbul. Evet, Misir coldeki yeni bir baskent insa ediyor. Kahire cok buyuk bir sehir, Istanbul gibi, nufusu yaklasik yirmi milyon, her yer kalabalik ve kirli, ve borsa fiyati cok hizli artiyor. Yeni Baskent Kahire ve Suveys Sehir arasinda olacak, bes milyon kisi icin. Yedi yuz kilometre kare olacak veiki yuz on kilometre sokaklar ve bin tane cami insa edilecek. Cok ilginc, cunku Kahire neredeyse sekiz yuz elli yilda baskent oldu. Ben yaklasik on yil once bir haftalik tatil icin oraya gittim, Piramitleri gordum, coldeki deve bindim, Nil nehrinde gemi ile gezdim, muzeye gittim ve tren binerek Iskenderiye sehire ziyaret ettim. Cok guzel bir tatil oldu. Bu arada, yeni baskent insa etmeye benzersiz bir proje degil. Yaklasik elli yil once Brezilya orta daglik bolgesinde yeni baskent insa etti – ‘Brasilia.’ Ayrica, Avustralya yaklasik yuz yil once Sidney ve Melbourne arasinda yeni baskent insa etti – ‘Canberra.’ Fakat Misir neden colde bir sehir insa etmek istiyor? Tabii ki klima cok onemli olacak – Phoenix (Arizona) gibi. Misir iki deniz arasinda, Akdeniz ve Kizil Deniz, bunun icin neden sahildeki bir sehir insa etmek istemiyor? Bu kesinlikle anlamiyorum. Colde baskentin maliyeti yaklasik kirk bes milyar dolar olacak, ve Cin neredeyse her sey finanse ediyor. Misir zaten coldeki birkac kent insa etti ancak hic kimse oraya gitmek istemiyordu. Simdi onlar olu kentleri benziyor. Fakat yeni baskent farkli olacak cunku hukmet elemanlar icin baska secenegi olmayacak. Acaba yeni baskentin isimi ne olacak? ‘Misir Sehir? Sahra Sehir? Belki Nasser Sehir!’ Kim bilir?

 

10/10/16

 

Gunaydin, Istanbul. Su anda cok saglikli hissetmiyorum. Son yilda yurume haric spor yapmadim. Dogru, neredeyse her gun yaklasik yedi kilometre yururum, Taksim ve Besiktas arasinda, tepeler dahil. Ancak baska bir sey yapmiyorum. Istanbul’da on yil boyunca her pazar aksam futbol oynayordum, ve yazin her hafta sonu deniz icinde yuzdum. Ancak su anda daha az enerjim var, futbol icin cok fazla yasliyim, ve yazin deniz icinde yuzmeye feribot binmeliyim ve her yer cok kalabalik. Su anda evde kalmaya tercih ederim. Turkiye’den once ben bes yil boyunca Ispanya’da oturuyordum ve orada her hafta birkac kez spor salonuna gidiyordum. O cok onemliydi, cunku baska bir sey yapmadim, yazin genellikle yaz okulda calismaya baska bir ulkeyi gittim – Rusya, Cin ve Turkiye, mesela. Memleketimde yaklasik on yil boyunca haftada birkac kez spor salonuna gidiyordum. Ancak ben agirlik kaldirmadim, ihtiyac yoktu, gencken cok yuzme yaptim ve her zaman biraz kasliydim. Yerine aerobik yaptim, cunku memleketimde cok yogun bir program oldu, ve bu sekilde ragbi ve Amerikan futbol icin iyi hazirladim. Neden aerobik basladim? Cunku kosu kesinlikle cok nefret ettim! Fakat gencken saglikli degildim, duzenli spor yapmadim, ve ne zaman arkadaslarim ile futbol veya ragbi oynadim cok zor oldu…

 

9/10/16

 

Gunaydin, Istanbul. Herkes Donald Trump sacmalik hakkinda konusmak istiyor, bu arada Suudi Arabistan Yemen’deki baska bir korkunc katliam yapti ve hic kimse hic bir sey soylemiyor. Fakat Suudi Arabistan Hillary Clinton destekliyor ve ona cok para bagisladi. Maalesef, Yemen’deki Suudi Arabistan ve Iran kotu bir vekalet savasi yapiyor, ve Suudi Arabistan cok fena sey yapti. Mesela, ona okullara, hastaneleri, dugunleri ve cenazeleri bombaladi, sayisiz sivil kimse oldurdu, ve bunlar kesinlikle savas suclari. Fakat Birlesmis Milletler icin bu onemli degil, Bati Dunya’nin medya icin bu onemli degil, ve insanlar icin Donald Trump sacmalik cok daha ilginc bir konu. Tabii ki, Amerika ve Suudi Arabistan birlikte Yemen’i saldiriyor, ABD uzun zamandan beri o fakir bir ulkede insansiz hava araci kullandi, bu sekilde cok kisi oldurdu -sivil kimse dahil. Amerika Suudi Arabistan’a cok silah satiyor, ve Hillary Clinton son pazarlik yapti. Clinton kesinlikle bir savas suclusu, Libya saldirdi, Irak Savasi icin oy verdi, Honduras’daki bir darbe destekledi, ama ona sonra baskan olacak. Bu uzun zaman once karar verildi, secim sadece bir gosteri – aptal insanlar icin. Trump bir kadin dusmani, Trump cok irkci, falan filan. Bu arada Suudi Arabistan cok kadin dusmani ve irkci – ve Hillary Clinton’i destekliyor. Ne kadar ironik!

 

8/10/16

 

Gunaydin, Istanbul. Bugun isimi erken basliyorum, biraz sonra gitmeliyim. Fakat benim icin “erken” ogleden once demek ki, cunku genellikle ben sadece aksamlar calisirim, ve hafta sonlarinda ogleden sonlari. Cok sansliyim, cunku erken kalkmaktan kesinlikle nefret ediyorum. Ayrica, sakin sabahlar cok seviyorum, kahve icerim, televizyon haber izlerim, internette gezinerim, ve romanim projesi calisirim. Internette ne yaparim? Tabii ki burada her gun Turkce blog yazarim. Ayrica, cok haber okurum – Turkce, Ispanyolca ve Fransizca dahil – ve Radyo Fransa dinlerim. Bu sekilde birkac saat kolay gecirir, ve ondan sonra Besiktas’a yururum, ogle yemegi yerim ve kitap okurum. Ondan sonra isimi baslarim. Tabii ki, evime gec giderim, ama benim icin problem degil, asksamlar ne yapacagim? Sadece televizyon izlerim ve internette gezinerim. gencken fabrikada, depoda, insaat alaninda ve dukkan icinde calistim ve her gun erken kalkmaliydim – saat yedi ve sekiz arasinda. Ne kadar kotu! Aslinda, bir depoda hem Sali hem de Persembe sabahlari tam bes’te isimi basladim (sabahlar), bunun icin tam dort’te kalkmaliydim. Ayrica, meyve mevsimi boyunca tam dort’te basladim ve tam uc’te kalkmaliydim! Su anda tam iki’de yatarim (geceler), ve zaman zaman saat uc’te. Zamanlar nasil degisti! Yaslaniyorum ama bazi faydalar var ( – ;

 

7/10/16

 

Gunaydin, Istanbul. Evet, iyi haber geldi, Kolombiyali baskan Juan Manuel Santos Nobel Baris Odulu kazandi. Dun burada Kolombiya ve ‘FARC’ isyancilari hakkinda yazdim, FARC marksist-leninist bir grubu, on dokuz yuz altmis dort yilinda kuruldu (Kuba Devriminden esinlenilmistir), ve yoksullarin haklari kavga veriyor. Bu mucadele icin son elli iki yilda yaklasik iki yuz yirmi bin hayat kaybetti, yaklasik dortte uc sivil kimse. Sonunda Santos altinda Kolombiya bir ‘Baris veya Hayir’ halkoyu duzenledi. Maalasef, kotu surpriz vardi, yuzde elli nokta iki ‘Hayir’ oy verdi. Yine de, baskan Santos cok yogun calisti, ve galiba bu is devam edecek – Insallah! Isyancilarin lideri Rodrigo Echeverri Nobel Baris Odulu icin aday gosterildi – ancak basarisiz oldu. Bu arada, Beyaz Kasklar kurtarma gorevlisi da aday gosterildi, onlar Suriye’deki cok yogun calisti, ama onlar Amerika ve Ingiltere icin calisiyor ve cok propaganda yapiyor. Gercekten ABD ve Ingiltere Suriye’nin ic savasi baslamaya yardim etti, fakat Beyaz Kasklar’in Facebook videolar Suriye ve Rusya her sey icin suclayor. Cok ironik! Tabii ki, eskiden Nobel Baris Odulu komitesi kotu secim yapti. On dokuz yuz yetmis uc yilinda Henry Kissinger kazandi, mesela, ancak ona cok kotu savas kiskirticisi oldu. Yirmi bir yil sonra Israil lideri Simon Peres kazandi, fakat ona hem Filistin’de hem de Lubnan’da cok kisi oldurdu. Ve yedi yil once ABD baskan Barack Obama kazandi, ama ona hic bir sey yapmadi, ve o zamandan beri cok savasi yapti. En azinda bu yil Nobel Baris Odulu komitesi iyi secim yapti.

 

6/10/16

 

Gunaydin, Istanbul. Kolombiya’da ne oldu? Birkac gun once onemli bir halkoyu yapildi – ‘Baris veya Hayir’ – ve ‘Hayir’ oy kazandi, buyuk bir sok oldu. Fakat cok yakin bir sey oldu, sadece yuzde elli nokta iki lehinde. Ayrica, insanlarin sadece yuzde otuz sekiz oy verdi. Neden? Sagcilardan tehditler gelden ve cok fakir insanlar korkmus oldu. Sagcilar gore cok fazla imtiyazlar vardi, isyancilar hukumete dahil olacak, itiraf eden isyancilar icin hafif ceza olacak, mesela. Bu savas elli iki yil boyunca devam ediyordu. Isyancilar ‘FARC’ olarak bilinen (Kolombiya Devrimci Silahli Gucleri). O zamanlar cok zulum ve esitsizlik vardi. Aslinda, onceken on yil boyunca ic savasi oldu, cunku on dokuz kirk seksen yilinda liberal siyasetci Jorge Gaitin olduruldu. FARC ciftciler ve tarim iscileri tarafindan on dokuz yuz altmis dort yilinda kuruldu, genellikle bir kirsal grubu, ve yoksullarin haklari icin kavga veriyordu. Onlar Kuba Devriminden esinlenilmistir ve marksis leninist felsefe edindi. Yaklasik iki yuz yirmi bin hayat kaybetti, yuz yetmis yedi bin sivil kimse dahil. Insanlarin yuzde on yedi etkilenmis. On dort yil once yaklasik yirmi bin FARC askeri vardi, ancak Amerika hukumeti destekliyor, cok para veriyor, ve simdi sadece alti veya yedi bin var. Baris icin bu haftanin halkoyu iyi bir firsat vardi, ancak simdi Kolombiya sil bastan baslamali, maalesef…

 

 

5/10/16

 

Gunaydin, Istanbul. Evet, su anda Facebook’ta cok Amerikan propaganda var, ozellikle Suriye hakkinda. Mesela, bazi video cocuklar gosteriyor, o cocuklar enkazdan cekti ve ambulans icinde koydu. O videolar kim yapti? Beyaz Kasklari kurtarmi gorevlisi onlar yapti. Beyaz Kasklari kim icin calisiyor? Onlar ABD ve Ingiltere icin calisiyor. Bu yuzden, videolar her zaman Suriye’nin baskani Bessar Esad ve Rusya suclayor. Ne kadar ilginc! ABD hem Afganistan hem de Irak bombaladi, belki bir bicuk milyon hayat kaybetti, ama bu “terorle mucadele” oldu. Fakat Suriye kendine ulkesinde ABD-destekli isyancilar ve teroristler bombaladi – ve Bati Dunya sadece cocuklar hakkinda konusmak istiyor. Ayrica, Rusya yardim etmeye davet edildi. ABD Suriye’deki ne yapiyor? “Terorle mucadele.” tabii ki. Ancak kim ABD davet etti? Gecen ay onemli bir ateskes oldu, ABD Suriye’li askeri birkac saat boyunca bombaladi, yaklasik seksen hayat kaybetti. O bir hata degildi. Amerika ateskes istemedi, ve simdi ona Rusya ile konusmak istemiyor. ABD Suriye imha etmek istiyor – Afganistan, Irak ve Libya gibi, ve bu sekilde ona ve Suudi Arabistan ve Israil neredeyse butun Orta Dogu kontrol edebilir (Iran haric). O yuzden ABD cok propaganda yapiyor, ve Beyaz Kasklari bu ihtiyaci karsiliyor. Avaaz dilekceler da propaganda. Onlar cok email gonderiyor, savas icin Suriye ve Rusya suclayor, fakat Avaaz sadece baska bir Amerikan orgutu…

 

4/10/16

 

Gunaydin, Istanbul. Maalesef, ogle yemegi destan hala cozulmedi. Iki haftadan beri Besiktas’ta ogle yemegi icin iyi bir yer ariyordum, ancak bulamadim. Birkac yil boyunca neredeyse her gun ayni yere gidiyordum, corba ve lahmacun yedim, hem lezzetli hem de ucuz oldu, ayrica cok merkezde. Fakat hemen baslangicta bir garson her zaman biraz kaba oldu, galiba cunku ben Ingilizce konusmak istemedim – sadece Turkce konustum. Zaman zaman bu durum biktim ve farkli yere giderim. Ancak Besiktas’ta neredeyse her yer pahali, ve bazen yemek lezzetli degil. Ayrica, sik sik garsonlar ayni problem var, onlar Ingilizce konusmak istiyor ve beni dinlemiyor. Mesela dun cok aptal bir garson vardi, Ingilizce ve Turkce karisik konustu ve hic bir sey anlamadim, o yuzden biraz sinir yaptim. Bundan baska lezzetli corba bulmaya zor bir sey olabilir. Ne kadar ilginc! Turkiye’de corba cok geleneksel bir yemek, eskiden her zaman lezzetli corba kolay buldum. Halbuki Besiktas bir universite kenti gibi, her yerde hizli yiyecek var, ama geleneksel Turk yemegi nerede?? Ne yapacagim? Galiba bende hizli yiyecek yiyecegim, bugun paket servisi pizza alacagim ve is yeride terasta ogle yemegi yiyecegim, cunku orada guzel bogaz manzarasi var, ve bugun cok gunesli . . .

 

3/10/16

 

Gunaydin, Istanbul. Dun Burkina Faso’da Thomas Sankara’nin aniti torenle acti. Thomas Sankara Afrika’nin ‘Che Guevara’ olarak bilinen, motosiklet bindi, caz gitar caldi, anti imperyalist oldu, ve tum Afrikalilarin birlesmesini amaclayan gorus destekledi. Yil on dokuz seksen uc ona populer bir Libya-destekli devirim yuruttu ve bu sekilde ona otuz uc yasindayken baskan oldu. Thomas Sankara o Bati Afrikali ulkenin isimi ‘Yukari Volta’dan’ degisti, yolsuzluk ve Fransiz yaderklik gidermeye calisti, topraklari ve kaynaklari kamulastirdi, Uluslararasi Para Fonu ve Dunya Bankisa’dan birakti, kadin haklari destekledi ve kadin sunneti yasakladi, cocuklarin asisi getirdi, okullar ve hastaneler insa etti, ve hem sokaklar hem de demir yolu projeler basladi. Inanilmayacak kadar iyi mi? Tabii ki. Sadece dort yil sonra ona olduruldu. Galiba suclu onun eski is arkadasi Blaise Compaore oldu. Compaore kontrolu ele gecirdi, Sankara’nin politikasi tersine dondurdu, ve sonra yirmi yedi yil boyunca baskan oldu. Sonunda iki yil once Compaore devrildi, cok protesto vardi. Maalesef, Afrika’daki bircok anti imperyalist lideri olduruldu veya devrildi (Bati Dunya genellikle suca dahil oldu) – mesela Patrice Lumumba (Kongo), Kwame Nkrumah (Gana), Eduardo Mondlane ve Samora Machel (Mozambik), Amilcar Cabral (Gine Bisav), Steve Biko (Guney Afrika) ve John Garang (Sudan).

 

2/10/16

 

Gunaydin, Istanbul. Dun eski Amerikan baskan Jimmy Carter doksan ikinci yas gunu kutladi. Ona on dokuz yetmis yedi ve on dokuz seksen bir yillar arasinda baskan oldu, ve birinci baskan ben iyi hatirliyorum. O zamanlarin siyaset hakkinda cok az hatirliyorum; sadece Afganistan Savasi ve Olimpiyat boykot. O durum iyi anlamadim, ancak Moskova Olimpiyat hakkinda cok uzgun hissettim. Yetiskinlik boyunca cok kitaplari okuyordum ve simdi her sey cok daha iyi anliyorum. Afganistan’da kirk yil once ne oldu? Sosyalist bir hukumeti vardi, bunun icin Amerika onu karsi Mucahit teroristler yardim etti (ve bu sekilde orada kadin esitligi imha etti). O yuzden Sovyet Birligi Afganistan’a isgal etti – ve Bati Dunya Olimpiyat boykot yapti, maalesef. Tabii ki, on uc yil once ABD Afganistan’a isgal etti – ve hala orada (ve hala kadin esitligi yok). Bu arada Carter altinda ABD Zaire’nin vahsi diktatoru Joseph Mobutu destekledi. Aslinda, yirmi yil daha once Amerika Zaire’nin demokratik lideri Patrice Lumumba oldurmeye yardim etti ve bu sekilde Mobutu basa gecirdi. Ayrica, Amerika El Salvador’un vahsi diktatoru destekledi, ve Guatamala’daki vahsi bir askeri cunta destekledi. Amerika onlara silah satmak olamazdi, o yuzden yerine Israil onlara silah satti. Ne kadar zeki! Bundan baska ABD Endonezya’nin vahsi diktatoru Haji Mohamed Suharto destekledi. Suharto altin Endonezya Dogu Timor’deki soykirim yapti.

 

1/10/16

 

Gunaydin, Istanbul. Evet, bu sekilde her sey basladi. Yirmi bes yasindayken annem eski ‘Commodore Altmis-dort’ bilgisayar aldim ve hemen bir roman projesi basladim. Aslinda, bi yil onceden serbest gazeteci kariyerim basladim, hafta icin roportajlar yaptim, hafta sonlari ailemin evine gittim ve Commodore Altmis-dort bilgisayar ile her sey yazdim. Cok kolay oldu, ve gok guzeldi, yazdirmadan once her sey duzenlibilirdim! El yazisi ve daktiloyla yazma cok zor oldu, her ikisi cok kez denedim ama basarisiz oldu, hic roman profesi baslamadim. Fakat sonunda annem bana onun eski bilgisayar verdi, ve son birkac yil boyunca birkac roman projesi tamamladim. Ayrica cok kisa hikaye yazdim, ve elbette gazeteci kariyerim devam ediyordu. O buyuk bir donum noktasi oldu, ondan sonra benim icin yazma cok onemliydi, tam zamanli gazeteci olmak istedim. Ayrica bir yazar olmak istedim. Yirmi sekiz yasindayken edebiyat ve gazetecilik okumaya universite’ye gittim. O universite Amerika’daki oldu, orada iki yil kaldim, ve ikinci yilin sonunda onun bes yuz dolar edebiyat odullu kazandim. O para ile bir araba kiraladim ve dogu yakisi iki gun turu yaptim, baskentten New York sehire kadar. Universiteken sonra tam zamanli gazetecilik kariyerim basladi, son alti yil boyunca uc tane kucuk gazeteleri icin calistim, ikinci yilda basbakan roportajlar yaptim ve birkac daha onemli siyasetci ve sporcular tanistim. Tabii ki hem romanlari hem de kisa hikayeler yazmaya devam ettim, ancak o zamana kadar yeni bilgisayar satin aldim.

 

3o/9/16

 

Gunaydin, Istanbul. Bu hafta yeni romanim projenin ilk taslagi bitirdim. Neredeyse alti yuz sayfa yazdim. Genellikle yaz boyunca yazmiyorum, yerine tatil yaparim, plaja giderim, falan. Fakat son romanim projesi erken bitirdim, Subat ayda, ve yazmaya devam etmek istedim. Ayrica fikirim vardi, zaten yeni romanim projesi cok daha buyuk olacak biliyordum. O yuzden hemen basladim, ve son yedi veya sekiz ay boyunca her gun yazdim. Yavas olarak basladim, ama adim adim her gun daha ve daha yazdim, ve son iki veya uc ay ozellikle bereketli oldu. Bu yil ne tatile ne plaja gittim, sadece evde kaldim ve yazdim. Gercekten tatil ve plaj ozlemedim, genc degilim ve su anda rahat ve sakin bir hayat tarzi tercih ederim, evde yaziyorum, mesela. Dun kisa bir mola yaptim, bugun ikinci taslagi baslayacagim. Galiba birkac ay boyunca devam etmeliyim, ilkbaharda bitirecegim, ve ondan sonra her sey duzenlemeliyim. Gencligimden beri her zaman yazar olmak istiyordum, hayatim butun ikinci yarisi bu benim hedef oldu. Belki bir roman asla yayinlamayacagim, ancak ilginc bir seyahat oldu – ve bu seyahat devam ediyor. Son birkac yilda Istanbul’da iyi bir firsat var, bol bol bos zamanim var, birkac romanim projesi yaptim. Unlu degilim, ama zaten ben bir yazar, bu hedefi kesinlikle tutturdum

 

29/9/16

 

Gunaydin, Istanbul. Savas suclari yapar, Nobel Baris Odulu kazanir, ve Henry Kissinger ve Barack Obama gibi eski Israili baskan Simon Peres cok sivil kimse oldurdu. Peres ‘Szyman Perski’ olarak on dokuz yirmiler yillarinda Polonya’da dodgu ve genclik boyunca yeni Siyonist hareketi katildi. Siyonistler yeni bir ‘Israil’ istiyordu, buna ragmen Israil neredeyse iki bin yil boyunca yoktu. Ondan sonra Peres vahsi Haganah olum mangasi katildi, ve bu sekilde David Ben-Gurion tanisti. Ben Gurion da Polonya’da dodgu, ona Israil’in ilk baskan olacak – ve kesinlikle bir terorist oldu. Filistin’deki yetmis yil once Ben-Gurion bir otel bombalamaya yardim etti, doksan bir hayat kaybetti. Ben-Gurion altinda Peres silah aldi, ve bu sekilde Avrupali Siyonistler Orta Dogu’daki yeni bir ‘Israil’ yaratmaya basladi, katliamlar ve terorism kullandi (ISID gibi). Bu arada Peres ‘Lavon’ gizli operasyon katildi – Israili ajanla Misir’deki bombalar patladi, Muslumanlar sucladi, ve ondan sonra Ingiltere ve Fransa Misir’e saldirdi. Ayni zamanlarda Peres Israil’in gizli nukleer program yardim etti. On dokuz doksan dort yilinda Peres ve Filistin Kurtulus Orgutu lideri Yaser Arafat bir ‘Baris Pazarligi’ icin Nobel odulu kazandi, fakat yerli Filistinleri icin o pazarlik cok kotu oldu. Gercekten Peres toprak musadere ve etnik temizlik destekledi. Sadece iki yil sonra basbakan olarak ona Lubnan’a bombaladi, yuzden fazla hayat kaybetti, yuzden fazla daha yaralandi – birkac Fiji’li baris gucu dahil

 

28/9/16

 

Gunaydin, Istanbul. Simdi kesin olan bir sey var: Amerikalilar icin Irak problem onemli degil. Irak Savasi on uc yildan daha fazla surdu, bir milyondan daha fazla hayat kaybetti. Kim cezalandirildi? Hic kimse. Suclular cok zengin simdi, cok unlu, kahramanlar gibi. Hem George W Bush hem de Tony Blair yeniden secildi. Hillary Clinton o savas icin oy verdi. Ayrica, Devlet Bakani olarak ona Libya saldirdi, onun baskan olduruldu, ve simdi baska bir “Irak” var, bin yuzlerce hayat kaybetti. Fakat Clinton icin cok komik bir durum, ona Muammer Kaddafi hakkinda guldu. Bunun icin bana gore Clinton bir Nazi benziyor. Ancak Amerikalilar icin Clinton’un savas suclari onemli degil. Elbetti, ben Donald Trump desteklemiyorum (ben Yesiller Partisi’nin Jill Stein destekliyorum), ama Trump gercek bir siyasetci degil. Turuncu takma sac giyen irkci ve cinsiyetci erkek bir secim nasil kazanacak? Bu kesinlikle olmaz. Trump Clinton icin yaratildi. Amerikalilar Clinton tercih edecek, ve bu sekilde ABD’in Orta Dogu savaslari uygun bulacak. Sorumluluk yok. Bu arada, dunku tartisma kesinlikle sacmalik ve tarafli. Trump ‘suclu’ muamelesi gordu, Clinton kurban kibi – ve bu da cinsiyet ayrimi. Gercekten, butun secim sadece bir kukla gosterisi, Amerika’daki hic bir sey gercek degil. Onlar bu kadar aptal olabilir mi? Cunku televizyon herkesi beynini yikadi. Bu sadece onlarin problem degil, maalesef, cunku Clinton altinda Amerikan Orta Dogu savaslari kesinlikle devam edecek . . .

 

27/9/16

 

Gunaydin, Istanbul. Besiktas’ta lezzetli lahmacun nerede bulabilirim? Genellikle Bursa Iskender kebapcisiye giderim fakat zaman zaman garsonlar kaba olabilir ve farkli yere gitmek tercih ederim, halbuki Besiktas’ta farkli bir yere bulamadim. Dun evde Google arama yaptim, ondan sonra Besiktas’a gittim ve adresleri icin aradim, ancak basarisiz oldu, hic bir lahmacun lokanta bulamadim. Sonunda yerine tonbaligi sandvic kabul ettim. Son bes yilda hafta icin ogle yemegi icin genellikle Bursa Iskender kebapcisinde corba ve lahmacun yedim, cok merkez bir yer ve yemek cok lezzetli. Fakat bir genc garson beni sevmiyor, galiba cunku baslangicta ben Ingilizce konusmak istemedi, sadece Turkce konustum. Evet, hatirliyorum, o garson biraz kaba oldu, ve bes yil sonra ayni garson hala orada calisiyor. Ne kadar ilginc! Ayrica, benim icin kotu sansli, cunku galiba ona beni affetmedi, ona zaman zaman hala biraz kaba. Tabii ki ayni lokantada gitmem lazim degil, Besiktas’ta bol bol secenek var, fakat lahmacun hem lezzetli hem de ucuz, bunun icin o tercih ederim. Hafta sonlari ogle yemegi icin Cihangir’e giderim, orada merkezde iyi bir yer var, lahmacun cok lezzetli. Aslinda, orada iki tane daha lahmacun lokanta biliyorum, o yuzden eger bir problem varsa, secenekler var. Besiktas’ta sadece bir tane iyi lahmacun lokanta biliyorum, ama kesinlikle daha olmali . . .

 

26/9/16

 

Gunaydin, Istanbul. Memleketimde cok Ingiliz insanlar var, yaklasik yuzde seksen, ve galiba yaklasik yuzde yirmi Britanya’da dogdu. Onlar asla degismiyor, her zaman kendi kulturu ile devam ediyor. Ingiliz insanlar yerli dil ve kulturu hakkinda hic bir sey ogrenmedi, hem egitim hem de medya sadece Ingilizce kullandi. On dokuz yuz altmisli yillara kadar okulda yerli dil yasak oldu. Cok Britanya’da dogumlu insan yerli insanlar hakkinda sikayet eder. Aslinda, onlar her farkli sey hakkinda sikayet eder. O zaman, onlar neden Yeni Zelanda’ya tasindi? merak ettim. Son birkac yil orada gazetecilik yaptim, bir tane Ingiliz dogumlu gazeteci ve bir tane Ingiliz dogumlu fotografci ile calistim, onlar eski asker oldu, her ikisi biraz agresif ve irkci. Onlar gore Ingiltere Yeni Zelanda’yi savunuyor. Ne kadar ironik! Sadece Ingiltere Yeni Zelanda’ya saldirdi! Ingiltere Ingiltere Yeni Zelanda’yi kim karsi Savunuyor? Cin’e, Japonya’ya mi? Elbette, onlar kotu olmali, onlar Asya’li! Benim Ingiliz buyukanne gore “bir gun kucuk sari erkekler buraya gelecek.” Vay vay! Ingiliz insanlar ne kadar aptal ve iki yuzlu olabilir! Avustralya’da ayni problem var, ve orada onlar “Sizlaniyor Ingilizler” hakkinda konusuyorlar. Bu arada Akdeniz bolgesinde ve cok daha ‘tropikal’ ulkede bol bol Ingiliz insanlar yasiyor, ve orada da degismiyor. Avrupa’ya geldigimde Guney Ispanya’da kaldim, ve sahilde birkac varos kesinlikle Ingiliz insanlar dolu gorunuyordu – Marbella, Torremolinos ve Fuengirola, mesela. Her kes Ingilizce konustu, barlara gitti ve Ingiliz futbol izledi. O zaman, onlar neden Ispanya’ya tasindi? merak ettim.

 

25/9/16

 

Gunaydin, Istanbul. Amerika’da su anda demokrasi yok, sadece sacmalik ve kuklalar var. Barack Obama’in secilmesi kesinlikle stratejik oldu. ABD Musluman ulkeleri bombalamaya devam ediyor ancak Afrikali Amerikali baskan var ve herkes onu elestirmek istemiyor. Ne kadar zeki! Sonraki kadin baskan olacak, Hillary Clinton, ve ayni taktik kullanilacak. Amerika kadin baskan secildi, ne kadar guzel, herkes onu desteklemeli! Bu arada, ABD daha ve daha ulkeleri bombalacak, ve ic sorunlari devam edecek – irkcilik, mesela. Vay vay! Insanlar kesinlikle cok aptal olabilir. On dort yil once ABD gore Saddam Heseyin cok fena oldu, “yeni bir Adolf Hitler gibi,” o zaman Amerika “ozgurluk ve demokrasi” icin Irak’i saldirdi. Sonuc, yaklasik bir milyon hayat kaybetti, soykirim gibi, bir ulke kesinlikle imha edildi, cok terorist geldi, ve sayisiz multeci yaratildi. On uc bucuk yil sonra sorunlar devam edecek, Irak’ta Amerikan askeri hala var. Ondan sonra ABD gore Muammer Kaddafi cok fena oldu, “yeni bir Adolf Hitler gibi,” o zaman Amerika “ozgurluk ve demokrasi” icin Libya’yi saldirdi. Sonuc, yuz binler hayat kaybetti, soykirim gibi, bir ulke kesinlikle imha edildi, cok terorist geldi, ve sayisiz multeci yaratildi. Bes yil sonra sorunlar devam edecek, Libya’da Amerkan askeri hala var. Simdi ABD gore Bessar Esad cok fena, “yeni bir Adolf Hitler gibi,” o zaman Amerika “ozgurluk ve demokrasi” icin Suriye’yi saldirdi. Her zamanki ayni, ve her kez cok kisi bu propaganda inaniyor. Fakat gercekten George W Bush, Barack Obama ve Hillary Clinton cok fena, onlar Adolf Hitler benziyor, cunku onlar sayisiz Musluman oldurdu

 

24/9/16

 

Gunaydin, Istanbul. Evet, arkadaslarim, Barack Obomba neredeyse sekiz yilda Amerikan baskan oldu, ve o zaman boyunca bircok Orta Dogu ulkeleri bombaladi. Aslinda, Barack Obomba George W Bush’tan daha ulkeleri bombaladi, ve hepsi Musluman. Sadece gecen yil Barack Obomba Irak’ta ve Suriye’de yirmi iki binden fazla bomba dustu, bu sekilde sayisiz sivil kimse oldurdu ve cok cok multeci yaratti, tabii ki. Ayrica Barack Obomba Afganistan’da neredeyse bin tane bomba dustu. O sadece gec yil oldu, ancak ABD askeri on bes yil boyunca Afganistan’da kaldi, ve hem Taliban hem de savas agalari devam ediyor. Gercekten orada bir savas degildi, sadece bir Amerikan somurgesi var. Irak da bir somurgesi, ve galiba Libya baska bir somurge olacak. Gecen ay Barack Obomba Libya’da gene bombaladi. Bu arada, gecen yil Amerikan insansiz hava araclari Yemen’de elli sekiz tane bomba dustu, Somali’de on sekiz tane ve Pakistan’da on bir tane, ve bu sekilde bircok daha sivil kimse hayat kaybetti. Hatirla, o sadece gecen yil oldu. Bunun icin Barack Obomba nasil Nobel Baris Odulu kazandi? Neden cok insanlar Barack Obomba seviyor? Cunku ona Afrikali Amerikali bir baskan mi? Fakat ABD’nin irkcilik sorunlari devam ediyor, neredeyse her gun polis zenci erkekler olduruyor. Afrikali Amerikaliler cok kizgin, Barack Obomba hic bir sey degistirmedi, butun sozunleri dondu, kesinlikle bir kukla. Maalesef…

 

23/9/16

 

Gunaydin, Istanbul. Amerikan mukelleflerin parasi nereye gidiyor? Hadi bu bakalim. Sadece bu ay ABD hukumeti onemli karar verdi: Israil’e otuz sekiz milyar dolar ‘yardim’ verecek. Hem Afrikali Amerikali hem de Amerikan Yerlisi toplumlar sorunlari, ancak Amerikan hukumet parasini Israil’e harcamaya tercih ediyor. Ayrica, cok Afrikali Amerikalilar ve yerliler Israeil’e karsilik, cunku Israil cok irkci bir ulke ve neredeyse her gun sivil kimse olduruyor, ozellikle cocuklar. Maalesef, Barack Obama hic bir sey degistirmedi, ona sadece kir kukla ve yalanci oldu. Hillary Clinton ayni olacak, cunku ona Devlet Bakani olarak zaten Libya’yi saldirdi, ve ona Israil’e cok seviyor. Ayrica, ona Suudi Arabistan ile onemli bir silah anlasmasi yapti. Bu arada, ABD para nasil kazaniyor? Tabii ki silah ticaretinden cok para kazanir. Sadece bu hafta ABD hukumeti onemli karar verdi: Suudi Arabistan’a altmis milyar dolar silah satacak. Fakat Suudi Arabistan Yemen’e saldiriyor, son bir bucuk yil boyunca yaklasik on bin sivil kimse olduruldu. Suudi Arabistan okullar, hastaneler ve dugunler bombaladi. Ne kadar fena! Tabii ki ABD ve Suudi Arabistan cok iyi arkadaslar, Suriye’deki onlar isbirligi yapiyor. Onlar icin on bir Eylul Saldirilar onemli degildi, kadin ve escinsel haklari onemli degil, demokrasi onemli degil. Sadece para onemli.

 

22/9/16

 

Gunaydin, Istanbul. Sonbahar mevsimi resmi olarak geldi. Bu hafta kesinlikle sonbahar gibi gorunuyor, gecen haftadan sicakliklar yaklasik on derece dustu. Evet, bu yil yaz mevsimi cok hizli bitti. Onceki yillarda genellikle farkli oldu. Istanbul’da bu benim on ikinci sonbahar ve bu yila kadar Haziran ve Ekim aylar arasinda her bos gunum yuzmeye adalara gidiyordum. Genellikle Ekim sonuna kadar devam ediyordum, Eylul ay boyunca deniz her zaman guzeldi, soguk degildi. Fakat yaklasik on dort yil once Barselona’da oturuyordum, ve bir yil iyi hatirliyorum, Agustos otuz birinciye kadar hava cok sicak oldu, plaj kalabalik ve deniz cok guzeldi. Fakat sonra gunu, Eylul birinci, sicakliklar cok dustu, ruzgar ve yagmur geldi, plaj bombos oldu ve deniz biraz soguk ve dalgali. Ne kadar ilginc! Maalesef, kotu sansiydim, cunku o yil benim tatil Agustos ayinin sonlarindan Eylul ayinin sonlara kadar oldu! Ancak bu kesinlikle normal degildi. Bu arada, yazdan sonra genellikle yeni roman projesi baslarim, ertesi yaza kadar devam ederim, ve yaz boyunca mola yaparim. Fakat bu yil mola yapmadim, yeni roman projesi ilkbahar boyunca baladim cunku bu kez kocaman bir projesi yapiyorum. Simdiye kadar toplam yaklasik bes yuz sayfa yazdim, ve ilk taslak neredeyse bitirdim. Galiba gelecek ay ikinci taslak baslayacagim, ve gelecek ilkbahar o bitecegim . .

 

21/9/16

 

Gunaydin, Istanbul. Maalesef, bu dogru, Amerika Ikinci Dunya Savas’tan beri en azinda yirmi milyon kisi oldurdu. Kore Savasi boyunca ABD alti yuz elli bin ton bombalar dustu, napalm dahil, yaklasik dort bucuk milyon hayat kaybetti. Vietnam Savasi boyunca ABD iki yuz bin ton bombalar dustu, en azinda bes milyon hayat kaybetti. Kambocya’da ABD savas baslamaya yardim etti, fakat ondan sonra o ulkeden birakti ve kizil kmerler milyonlarca insan oldurdu. Endonezya’da ABD destekli diktator Suharto iki tane soykirim yapti, birinci komunist soykirimi, ondan sonra Timorlu soykirimi. Guney Amerika’da ABD Kirli Savasi destekledi, diktatorlar, devlet teroru, iskence, tecavuz ve gozden kaybolan insanlar dahil. Orta Amerika’da ve Karayipler ABD yaklasik ayni sey yapti. Afganistan’da iyi bir sosyalist hukumeti vardi, kadin haklari dahil, ancak ABD onlara karsi Mucahit kullandi, bunun icin Sovyetler geldi ve uzun bir savas oldu. Sovyetler kaybetti, Amerika icin ne kadar guzel! Fakat simdi Taliban ve savas agalari var, kadin haklari bitti. Cad’dai ABD destekli bir diktator on binlerce kisi oldurdu, Angola’da ABD Sovyetleri karsi baksa bir vekalet savasi yapti, yirmi alti yil boyunca devam etti, yuz binlerece hayat kaybetti. Ve on bir Eylul Saldirilar’dan ABD Afganistan’i (tekrar), Irak’i, Libya’yi ve Suriye’yi imha etti. Fakat bu sadece buzdaginin gorunen ucu 20/9/16

 

Gunaydin, Istanbul. Ingiliz yazar Aldous Huxley ‘teknodiktatorlugu’ hakkinda yazdi. Tabii ki ona gelecek zamanlar ve teknoloji iyi anladi, onun ‘Cesur Yeni Dunya’ adli romani cok unlu ve iki tane televizyon versiyon var (ironik olarak). Huxley elli uc yil once vefat etti (John F Kennedy ayni gun), ancak ona zaten elektronik medyanin gucunu iyi anladi. Radyo ve televizyon evimize geliyor ve her zaman orada. Bati Dunyada insanlar genellikle her gun yaklasik uc saat boyunca televizyon izler, haftada toplam yirmi dort saat. Okulda cocuklar her gun alti saat gecirdi – ancak sadece hafta icin ve bir saat ogle arasi var. Bunun icin, onlar okulda her hafta toplam yirmi saat okur. O yuzden, cocuklar haftada hem okulda calisma hem de televizyon karsisina yaklasik yirmi saat gecer. Elbette, yetiskenler okula gitmez, ancak onlar televizyon izlemeye devam eder. O yuzden insanlar televizyondan cok daha ogrenir. Fakat ne ogrenirsiniz? Kim televizyon kontrol eder? Erken zamanlar hukumetleri her sey kontrol ediyordu, ve bu sekilde herkes kesinlikle beyin yikadi. Onlar milliyetcilik, yurtseverlik ve baglilik ogretti. Ayrica, irkcilik, sovenlik ve bagnazlik ogretti. Eski somurgelerde kutlurel soykirim yapti. Amerika’da, Kanada’da, Avustralya’da ve Yeni Zelanda’da, mesela, biz sadece Avrupali kulturu ogrendik, yerli kulturu degildi. Simdi bilgisayar, cep telefon ve internet var. Her yerde ‘teknodiktatorlugu’ var, bizim ceplerinde dahil . . .

 

19/9/16

 

Gunaydin, Istanbul. Bayram bitti, tatil bitti ve bu hafta yaz biterecek. Evet, bugun is yeriye donecegim. Son on iki gun boyunca uzun bir tatil oldu, birinci haftada is yeride mola vardi, gecen hafta Kurban Bayrami icin. Bu hafta Carsamba gunu yaz resmi olarak biterecek, Persembe gunu sonbahar mevsimi baslayacak, buna ragmen sicak hava muhtemelen en azinda bir ay daha devem edecek. Son iki hafta boyunca hic bir sey yapmadim. Bu benim on ikinci yaz mevsimi Istanbul’da ve genellikle Yunan adalariye giderim, ancak iki hafta once hastaydim, gogus enfeksiyon aldim, antibiyotikler kullandim. Gecen hafta daha iyi hissediyordum, fakat ilac alirken alkol olmaz ve yuzme tehlikeli olabilir. Ayrica, cok enerjim yoktu. Bunu icin kotu sansliyim, cunku bu firsat icin bekledim ve gelecek yaza kadar baska bir firsat olmayacak. Fakat onemli degildi. Genc degilim, su anda sakin bir mola cok guzel bir sey. Evde yalniz kaldim, her gun cok yazdim ve okudum. Aslinda, yaklasik elli sayfa yazdim ve simdi ilk taslak neredeyse bitti, toplam bes yuzden daha sayfa vardi. Ayrica, kalin bir Noam Chomsky siyasal kitabi okumaya bitirdim, cok begendim, ve simdi ‘Tespih Agacinin Golgesinde’ romani basladim. Bana gore unlu yazar Harper Lee bu kitabi yazmadi, yazma stili kesinlikle farkli, fakat simdiye kadar fena degil.

 

18/9/16

 

Gunaydin, Istanbul. Simdi hic suphe yok, ABD Suriye’den vazgecmeyecek., ona savas istiyor, sayisiz daha sivil kimse oldurdu olacak, ve bol bol daha multeci yaratacak. Dun ona cok onemli bir ateskes ihlal etti ve Suriyeli askeri bombaladi, altmis iki hayat kaybetti, yuzler daha yaralandi. O askerler ISID’i karsi kavga ediyordu. Sonuc olarak, teroristler onemli toprak geri kazandi. Evet, arkadaslarim, Amerika kesinlikle teroristleri yardim ediyor. ABD gore bu sadece bir hata oldu. Bunun icin dunyanin en guclu super devleti cok beceriksiz olmali. Herkes icin cok tehlikeli bir durum, degil mi? Ayrica, ABD davetsiz geldi. Suriye Orta Dogu’da, ABD Kuzey Amerika’da, dunyanin diger tarafi. Nasil dunyanin diger tarafindaki insanlarin bombaliyor olabilir? Inanilmaz! ABD kesinlikle Nazilar ve Ingiliz Imparatorlugu benziyor. Son yirmi bes yil boyunca Amerika yaklasik sekiz milyon musluman oldurdu, Afganistan, Irak, Libya ve Suriye kesinlikle imha etti, Pakistan’daki insansiz ucaklar ile cok kisi bombaliyor, Yemen’deki Suudi Arabistan okullar, hastaneler ve dugunleri bombalamaya yardim ediyor, ve Filistin’deki Israil etnik temizlik yapmaya yardim ediyor. Aslinda, gecen hafta Amerika ilginc bir karar verdi, Israel’i otuz sekiz milyar dolar ‘yardim’ verecek. Yardim mi? Israil bu parar ile ne yapacak? Tabii ki ona cok daha fakir yerlileri oldurecek. Bu arada Bati medya Putin ve Esad her sey icin suclamaya devam edecek, cunku biz kesinlikle aptal, degil mi?

 

17/9/16

 

Gunaydin, Istanbul. Gabon’daki muhalefet lideri Jean Ping gore baskan Ali Bongo bir dolandirici, ve bu sadece son secim hakkinda degil. Bongo Nijerya’da dogdu supheli, Gabon’da degil. Altmisli yillarda Nijerya’da korkunc bir savas oldu, yabanci ulkeler her iki tarafi destekledi, ve sonuc olarak soykirim oldu, yaklasik iki milyon hayat kaybetti, bircok acliktan. Eger o konu hakkinda daha bilmek istiyorsaniz, Chimamanda Ngozi Adichie’nin kitaplari tavsiye ederim, ozellikle ‘Gunes bir Yarisi.’ Bazilari gore Bongo o savastan benimsenmis. Eger bu dogruysa, ona baskan secilemez. Bongo yedi yil boyunca baskan oldu. Onceden onun babasi yaklasik kirk yil boyunca baskan oldu. Omar Bongo yedi secim kazandi – ama dort tane baska bir aday yoktu, ve her kez cok rahatsizlik ve ayaklanma oldu. Gabon kucuk bir Bati Afrika’da ulke, sadece bir milyon yedi yuz bin kisi var. Elli alti yil once Fransa’dan bagimsizlik aldi, ve birkac yil boyunca Leon M’Ba baskan oldu. Fakat on dokuz yuz altmis yedi yilinda M’Ba vefat etti ve Bongolar saltanati basladi. Bu yil Ali Bongo’nun meclis baskani Guy Nzouba Ndama ve birkac daha partililar istifa etti. Onlar yerine Jean Ping destekledi, ancak Bongo iki oraninda kazandi, buna ragmen muhalefet bu sonuc kabul etmiyor, dolandiricilik suclama var, ve sorunlar devam ediyor

 

16/9/16

 

Gunaydin, Istanbul. Bugun otuz iki yil once Lubnanli Hristian milis ve Israili askeri Sabra ve Satilla multeci kampinda Filistinli multeciler oldurmeye basladi, uc gun boyunca devam ediyordu, binler hayat kaybetti, ozellikle kadinlar, cocuklar, bebekler ve yaslilar. Kadinlar tecavuz edildi, hamile kadinlarin midelerinin acik kesildi ve fetusler cikarildi, erkekler hadim edildi, cocuklar bogazini kesildi, bebekler bicaklandi, parcalandi ve cop atildi, ve cok kurbanlarin vucutlarinda haclari oyuldu. Bu katliam Lubnanli ic savasi ve Israeli saldiri boyunca oldu, Filistinli multeciler bir suikast icin yanlis bir sekilde suclandi. Ondan sonra Israeli savunma bakani Ariel Saron sorumlu tutuldu ve istifaya zorlandi, fakat ona icin o onemli degil ve iki bin bir yilinda Saron Israil basbakan secildi. Tabii ki, Saron cok katliam yapti, on dokuz yuz elli uc yilin Kibya Katliami ile baslayan. Sabra ve Satilla Katliam’dan once Filistin Kurtulus Orgutu lideri Yasir Arafat Bati Dunya’nin korunma icin istedi, ancak Bati Dunya hic bir sey yapmadi, maalesef. Ondan sonra Lubnanli Hizbullah milis kuruldu, onlar kendine ulkede Muslumanlar korumak istiyordu cunku baska hic kimse bu yapmadi. Elbette bu katliam sadece okyanusta bir damla, son yetmis yil boyunca Israil sayisiz katliam yapti, iki yil once dahil. Onlar etnik temizlik yapiyor, yerli insanlar yok etmek istiyor. Bu arada her yil ABD Israil’e milyarlarca dolar ‘yardim’ gonderiri – bu yil dahil. Hillary Clinton altinda bu durum kesinlikle devam edecek, ona Israil’i cok seviyor . . .

 

15/9/16

 

 

Gunaydin, Istanbul. Bilim adamlari gore altinci kitlesel yok olusu geliyor, ve bu kez ne kita carpisma ne kocaman goktasi icin; bu kez insanlar icin. Aslinda insanlar cok uzun zaman boyunca hayvanlar yok ediyordu, Afrika’dan ayrildigimizdan beri, yaklasik yuz bin yil once. Birkac bin yil sonra Avrasya’da bazi buyuk hayvan gozden kayboldu – yunlu fil ve gergeden mesela, ve kilic disli kaplan. Ayrica, diger insanlar da gozden kayboldi – Neandertal ve Denisova insanlari, mesela (melezleme oldu ama cok az). Onlar sadece kucuk hayvan avcilar oldu, cagdas insani buyuk hayvan avcilar oldu. Son yuz yirmi yil boyunca nufus patlamasi oldu, simdi yedi milyar insanlar var. Dev sehirler insa ediyoruz, dogal kaynaklar icin cevreyi imha ediyoruz, ve cok ciftlik alani gerekiyoruz cunku sayisiz milyar ciftlik hayvani var. Bin dokuz yuz yildan beri yaklasik yetmis memeli soyu tukendi – arti yuzler daha omurgali havan. Yaklasik uc bin tehlikedeki turler var. Cok az yabani hayvanlar var, ve birkac yuz yil sonra hic olmayacak. Aslinda, bu kitlesel yok olusu cok hizli geliyor. Yirmi bes milyon yil once super kita sekillendirdi, yaklasik yuzden doksan hayvan turleri soyu tukendi, ama bu alti yuz bin yil boyunca oldu. Altmis bes milyon yil once daha hizli kitlesel yok olusu oldu, kocaman goktasi dunya vurdu, dinozorlar ve cok daha hayvan turleri gozden kayboldu. Fakat ondan sonra fare gibi bir hayvandan memeliler evrim gecirmeye basladi – ve simdi biz goktasindan daha tehlikeli olabilir!

 

14/9/16

 

Gunaydin, Istanbul. Otuz bir yil once Fransiz casuslar Yeni Zelanda’da bir Greenpeace gemisi bombaladi, bir otuz bes yasindaki Portekiz eylemci olduruldu. Green peace bir cevresel eylemciler orgut ve o gemi ‘Rainbow Warrior’ (Godkusagi Savasci) olarak bilinen. Simdi yeni Rainbow Warrior adli gemisi var. Evet, o bombali eylemi iyi hatirliyorum cunku Yeni Zelanda oturuyordum, ve birkac ay boyunca co haber vardi. Daha once boyle bir sey hic olmadi, once veya sonra hic kimse Yeni Zelanda’ya saldirmadi (Ingilizler iki yuzyil once haric). Fakat gercekten bu saldiri Yeni Zelanda’ya karsi degildi, o Greenpeace’yi karsi cunku o gemi Fransiz nukleer denemesi protesto etmeye Moruroa atole gitmek istedi. Ilk olarak Fransiz hukumeti suclamayi reddetti, ancak sonunda her sey kabul etti, ona o saldiri duzenledi. Iki casus suclu buldu ve hapishaneye girdi (bir erkek ve bir kadin), fakat iki yil sonra onlar serbest birakti. Ucuncu casus, baska bir kadin, Israil’e kacti ve gozden kayboldu, otuz bir yil sonra ona hakkinda hala haber yok. Dorduncu bir casus, bir kurbagaadam, da gozden kayboldu. Yetmisler ve seksenler yillari boyunca Fransa Guney Pasifik’ta cok nukleer denemesi yapti. Cocukken kendi annem protesto yapti, yaklasik kirk yil once, ona ulusal televizyonda konustu. Ayrica, gencken ablam Greenpeace orgutu katildi. Elbette sadece Fransa nukleer denemesi yapti degildi, hem ABD hem de Ingiltere Avustralya colde ayni sey yapti, yerli halklar icin cok kotu gecti . . .

 

13/9/16

 

Gunaydin, Istanbul. Maalesef ABD cok karisik bir ulke, onun Afrikali-Amerikali sorunlar devam ediyor cunku beyaz insanlar bu problem kesinlikle anlamiyor, onun Amerikan-Yerlisi sorunlar devam ediyor cunku beyaz insanlar bu problem kesinlikle anlamiyor, ve onun feminizm sorunlar devam ediyor cunku beyaz insanlar bu problem kesinlikle anlamiyor. Ben ABD’deki iki yilda kaldim, cok degil, fakat orada universitede okudum, ve memleketimde televizyon programlar en azinda yuzde elli Amerikan. Sorun ne? ABD icin feminizm dahil her sosyal problem pazari icin bir urun. Televizyonda feministler kadin haklari ve esitligi hakkinda konsumadi, onlar sadece nefret hakkinda konustu, erkek kotu, kadin kurban, erkek kotu, kadin kurban. Elbette bu sadece onyargi, feminizm degil. Kim kaybetti? Erkekler degil. Kadinlar kaybetti cunku onlar hala esitlik yok, sadece nefret ve onyargi var. Madeleine Albright ve Barbara Bush dahil cok beyaz kadinlar gore her Amerikan kadin Hillary Clinton icin oy vermeli, cunku ona bir bayan ve Donald Trump cok kadin dusmani. Tabii ki, Trump cok aptal ama ona sadece bir kukla, gercek siyasetci degil. Ancak Clinton Irak Savasi destekledi (Trump yok), Clinton Libya Savasi basladi, ve Hondras’daki Clinton bir darbe destekledi. Irak Savasi boyunca yuz binlerce kadin olduruldu, Libya’da sayisiz daha. Honduras’daki darbesinden sonra unlu cevresel eylemci (ve feminist) Berta Carceres olduruldu. Fakat beyaz Amerikan feministler bu onemli degil, ne beyaz olmayan kadinlar ne Amerikan olmayan onemli, onlar icin feminizm sadece ego hakkinda

 

12/9/16

 

Gunaydin, Istanbul. Herkese Mutlu Bayramlar! Evet, bu hafta Musluman Tatil var – Eid al-Adha. Bu tatil Ibrahim’in kendi oglunu tanriya kurban etmeye isteklilik kutluyor. Tabii ki, hem Incil hem de Tevrat icinde ayni hikaye var. Tanri araya girdi ve Ibrahim’un oglunun hayatini bagisladi. Bunun icin her yil Muslumanlar bir hayvan kurban ediyorlar ve hayir kurumuna veriyorlar. Ayrica, cok Musluman Suudi Arabistan’a hac yapiyor. Bu yil yaklasik bir bucuk milyon kisi hac yapti, fakat maalesef gecen yil cok problem vardi, kocaman izdiham ve vinc kaza dahil, binlerce hayat kaybetti. Sonuc bu yil Iranlilar gitmiyor (ayrica hem Suriye’deki hem de Yemen’deki Suudi Arabistan ve Iran hakkinda vekalet savaslari var). Elbette, cok daha kisi tatil yapiyorlar, ailelerini ziyaret ediyorlar, plaja gidiyorlar, falan. Bende genellikle plaj tatil yaparim, gecen yil Girit Adasi’ye gittim, mesela, fakat bu yaz biraz tembel hissediyorum. Baska bir Yunan adalari tatil hakkinda dusunuyordum ama gecen hafta hastaydim, grip ve gogus enfeksiyon aldim. Simdi cok daha iyi, buna agmen antibiyotikler kullaniyorum, o yuzden hem yuzme hem de alkol yasak. Sakin bir tatil egleniyorum, cok yaziyorum ve okuyorum. Evde yalniz kaliyorum ve bazi sey farkettim: Mesela, genelde her zaman copleri cikariyorum, fakat yalniz kalirken neredeyse hic cop yapmiyorum. Ne kadar ilginc!

 

11/9/16

 

Gunaydin, Istanbul. On bes yil once St Petersburg’da oturuyordum, ve bir gun bir ogrencim cok inanilmaz haber getirdi – New York sehire ‘bombalandi!’ Tabii ki cok sasirdim, cunku eger baska bir ulke Amerika’yi bombalasaydi, Ucuncu Dunya Savasi olacak! Ders vermek istedim ancak ogrencilerim sadece bu haber hakkinda konusmak istedi. Ben ‘Problem olmayacak’ dedim, ve ders basladim. Dersten sonra dogru haber ogrendim, ama hala herkes cok karisti. Kim yapti ve neden? Nihayet hersey belli oldu – Suudi Arabistanli teroristler bu yapti. Ancak Amerika Suudi Arabistan’i saldirmadi. Hayir. O teroristlerin lideri Afganistan’da oldu, ve Afganistan Taliban kontrol altina oldu. Bunun icin ABD Afganistan’i bombaladi, ve on bes yil sonra o savas devam ediyor, maalesef. Sadece bir bucuk yil sonra Amerika Irak’i da saldirmak istedi. Neden? Cunku ABD gore Irak cok ‘tehlikeli bir terorist ulke’ oldu. Neredeyse butun dunya bu savas istemedi, tum dunyada kocaman gosteriler oldu. O zamanda ben Barselona’da oturuyordum ve kocaman bir gosteri katildim, yaklasik bir milyon kisi vardi. Fakat ABD dinlemedi, ona icin butun dunya hic bir sey anlamadi ve onemli degildi. Sonuc, baska sonsuz bir savasi, yaklasik bir milyon hayat kaybetti, ve on uc yil sonra sorunlar devam ediyor. Aslinda, hem Afganistan hem de Irak isgal altindaki var. Maalesef, Amerika icin bu yeter degil, hem Libya’da hem Suriye’de yaklasik ayni sey yapti, cunku ‘On bir Eylul’ saldirilardan sonra ABD butun Orta Dogu yonetimi ele gecirmeye karar verdi . . .

 

10/9/16

 

Gunaydin, Istanbul. Tatilim devam ediyor, hava cok guzel, ama hic bir sey yapmiyorum. Bu hafta isten bir mola var, yaz kursu bitti, sonbahar kursu Kurban Bayram’dan sonra baslayacak, ve elbette ertesi hafta resmi tatil olacak. Birkac ay once bir firsat gordum ve Yunan adalari tatil planlamak basladim. Neredeyse her yil Yunan adalariye giderim (gecen yil Girit adasiye, iki yil once Aegina adasiye , uc yil once Midilli adasiye, mesela), ve bu yil Tasoz adasiye gitmek istedim – Selanik yakinda. Maalesef, kismet degildi, bu hafta hastaydim ve simdi ilac kullaniyorum, yuzme olmaz, sarap icme olmaz, ve cok enerjim yok. Ilac gecen haftaya kadar kullanmaliyim. Ilk olarak grip aldim, buyuk bir problem degildi, ancak ondan sonra gogus enfeksiyonu gelistirdi, iki gun boyunca atesi oldu, cok kotu ve yorgun hissettim. O yuzden antibiyotikler satin aldim ve simdi daha iyi, buna ragmen hala enerjim yok. Bunun icin evde kaliyorum, sadece ogle yemegi icin cikarim. Gercekten problem degil. Su anda sakin hayat tercih ederim, sadece yazmaya ve okumaya istiyorum. Romanim projesi devam ediyor, simdiye kadar yaklasik bes yuz sayfa yazdim, galibi bir veya iki yuz daha yazacagim, ve bu sadece ilk taslak! Amerikan siyasal hakkinda ilginc bir Noam Chomsky kitabi okuyorum, ve her gun internette cok siyasal makaleleri okurum. Bence bu guzel bir tatil ( – :

 

9/9/16

 

Gunaydin,Istanbul. Bir hafta once Ozbekistan diktator Islam Kerimov oldu. Dunya liderleri taziye sundu ve takdir etti. Kerimov yirmi bes yil boyunca o ulke yonetti – Sovyet zamandan beri. Ozbekistan’da cok gaz var, ve bol bol benzin ve altin, ancak ortalama ucret sadece gunluk birkac dolar. Ayni zamanda Kerimov, onun ailesi ve onun arkadaslar cok cok zengin oldu. Bu arada ozgurluk yoktu, yaklasik on bin siyasal mahkumlar var ve iskence yaygin. Iki bin bes yilinda guvenlike gucleri makinali tufekler ile yedi yuz ve bin iki yuz arasinda gosterici oldurdu. Bazi raporlar gore Kerimov birkac gosterici haslandi. Hatta ABD bu elestirdi, sonuc olarak onlar onun Ozbek askeri us kaybetti. Bunun icin ABD silah ambargo koydu. Fakat Barack Obama altinda bu ambargoyu kaldirdi ve gecen yil Amerika Ozbekistan’a cok silah gonderdi. Surpriz degildi, ABD hem Israil’e hem de Suudi Arabistan’a cok silah satar, ve onlar sayisiz Filistinli ve Yemenli sivil halk olduruyor. Ayrica, Amerika icin Ozbekistan stratejik olarak cok onemli, cunku ABD hem Irak’i hem de Afganistan’i isgal ediyor. Kerimov on dokuz yuz otuz seksen yilinda Semerkent’te dogdu (on dort yuzyil boyunca Timurlenk oradan neredeyse butun Asya’yi fethetti), Sovyet zamanda Mihail Gorbacov altinda calisti. Ona yetmis seksen yasinda bir felcten oldu…

 

8/9/16

 

Gunaydin, Istanbul. Dort yil once Lubnan’a ziyaret ettim, baskentte bir hafta kaldim, her gun cok yurudum ve denizde yuzdum. Aslinda Beyrut bir yarimada, sahil boyunda uzun bir geziyolu var. Cok guzel oldu, her yerde lokantalar, kafeler ve dondurmacilar var. Fakat benim otel yakinda plaj yoktu, sadece yat kulubuler falan. Guzel bir plaj ulasmaya yaklasik bir saat yurumeliydim, ancak problem degildi, zamanim vardi, ve yurumeye iyi bir sebep oldu. Fakat o plaj temiz degildi, ve kadinlar yoktu, sadece erkekler gordum. Sasirdim cunku Lubnan neredeyse yariyariya Musluman Hristiyan, ve cok ozgur gorunuyordu. Her aksam sehir merkezine gittim, cok bar vardi ve herkes Batililar gibi giydi. Bazi kadin cok seksi elbise giydi, o yuzden neden plajda kadinlar yoktu kesinlikle anlamadim. Tabii ki Osmanli zamanlardan sonra Fransa modern Lubnan yaratti ve yariyariya Musluman Hristiyan istedi. Ancak on dokuz yuz yetmis bes ve on dokuz doksan yillar arasinda korkunc bir ic savasi oldu, yaklasik iki yuz elli bin hayat kaybetti – ve Lubnan cok kucuk bir ulke, nufusu sadece dort bucuk milyon. Ayrica, Israil her zaman Hristiyanlar destekliyor ve otuz dort yil once onlar Sabra ve Satilla multeci kamplarinda binlerce Filistinli erkekler, kadinlar ve cocuklar oldurdu. Bu arada, Lubnan icin yeni problem var, Suriye Savas icin bir milyondan fazla multeci geldi, kendine nufusunu dortte bir!

 

7/9/16

 

Gunaydin, Istanbul. Burada cok iyi bir gorusme var, beyaz Amerikan gorusmeci gore Nijerya cok yozlazmis bir ulke, fakat onun misafiri zeki bir cevap verdi – Amerika Japonya’yi ve sayisiz daha ulkeleri bombaladi, ayrica beyaz Amerikalilar kizilderililer’i soykirim yapti, bunun icin nasil beyaz Amerikan bir kisi Nijerya veya diger ulkerleri elestiribilir? Amerikanlar (ve Ingilizler) her zaman Rusya’yi elestiriyor, ama gercekten son yirmi iki yil boyunca o ulke ne yapti? Evet, hem Ukrayna hem de Gurcistan ile sinir anlasmazligi, ancak o savaslar nespeten kucuk. Ayrica, Cecenistan’da Rus askeri kesinlikle kotu sey yapti. Fakat hepsi bu. Sovyet zamandan Rusya baska bir ulke’yi isgal etmedi. Bu arada Amerika son yirmi bes yil boyunca Balkanlar’i, Afganistan’i, Irak’i ve Libya’yi bombaladi, Syria’yi istikrarsizlastirdi, hem Ukrayna’da hem de Honduras’ta darbeleri duzenledi, hem Misir’in diktator hem de Israil’in irkci hukumeti destekliyor, ve Suudi Arabistan desteklemeye devam ediyor – karsin Suudi Arabistan Yemen’deki okullar, hastaneler ve dugunleri bombaliyor. Ancak Amerikanlar her zaman Rusya’yi hakkinda konusmak istiyorlar. Ne kadar iki yuzlu! Ayni sekilde Ingilizler her zaman Rusya’yi elestiriyor. Halbuki, gencken Ingilizler her zaman Almanya’yi konusuyordu, onlar gore Almanya cok kotu bir ulke ve Ingiltere “butun dunyayi kurtardi.” Tabii ki o kesinlikle sacmalik. Ingiltere neredeyse butun dunyayi saldirdi, sayisiz kisi oldurdu, ve bol bol kulturleri imha etti. Tam bu nedenle onlar her zaman Rusya ve Almanya suclu cikarmak istiyorlar

 

6/9/16

 

Gunaydin, Istanbul. Yetmis yil once dun Farrokh Bulsara Zencibar’da (Tanzanya) dogdu. Onun ailesi Iran’dan geldi, Farsi ve Zerdusti oldu. Ona Hindustan’da buyudu, orada muzik caldi, ondan sonra Ingiltere’ye gitti. Simdi butun Dunya ona ‘Freddie Mercury’ olarak biliyor, Britanya’li rock grubunun efsanevi solisti. Onlarin en unlu sarkilar arasinda ‘Biz Sampiyonlariz’ var, fakat bana gore bu sarki kesinlike hiciv. Freddie Mercury escinsel oldu, spor takip etmedi. Galiba ‘Biz Sampiyonlariz’ zafer kutlama olarak yazilmis degildi, galiba o sarki zafer alay etmeye yazildi. Sarki sozleri dinle, bu sarki zor zamanlar, mucadele ve kavga hakkinda. Ancak dunya anlayamadi, her yerde mac boyunca bu sarki calindi. Maalesef, Freddie Mercury yirmi bes yil once Aids icin oldu, sadece kirk bes yasindaydi. Iki yil once ben Zencibar’a gittim ve onun memleketi gordum. Orada bir ‘Freddie Mercury Muze’ var. Aslinda, orada bir hafta kaldim, ve iyi zaman gecirdi. Her gun denizde yuzdum, her aksam lokantada yemegi yedim, bir ictim ve futbol Dunya Kupasi izledim. Tanzanya yaklasik yariyariya Hristiyan ve Mulsuman, ama Zencibar doksan dokuz Musluman – Turkiye gibi. Eskiden o Umman Sultanligi parcasi vardi, fakat somurge zamanlardan sonra Tanganika Cumhuriyeti ve Zencibar birlestirdi.

 

5/9/16

 

Gunaydin, Istanbul. Kotu grip aldim, ve cok ilginc cunku simde yaz. Bu ilk kez yaz boyunca hastaydim. Fakat is yeride gecen hafta bazi kisi oksuruyordu ve aksiriyordu. Fakat ben cok sansliyim, cunku simdi mola var, hem dun hem de bugun calismadim, sadece evde kaliyorum! Eger baska bir hafta grip olsaydim, is yeriye gitmeliydim, ve cok zor olurdu. Bunun icin kesinlikle sukretiyorum. Cumartesi gunu ders verdim, ve son yarim saat boyunca aksirmaya basladim. O aksam aksirmaya devam ettim, o yuzden votka ictim ve iyi uyudum. Dun sabah cok yorgun hissettim ve aksirmaya hala devam ettim, Nurofen kullandim ve neredeyse butun sabah yataga uzandim. Sadece aksam yemegi icin ciktim. Ondan sonra bol bol kirmizi sarap ictim ve iyi uyudum. Bu sabah tekrar cok yorgunum ve Nurofen kullandim. Galiba hafif bir ates var cunku cok terliyorum – fakat sadece kafam. Ayrica, enerjim yok. Daha az aksiriyorum ama simdi biraz oksuruyorum. Grip her zaman dongu gider. Aslinda, gecen hafta karin agrisi vardi. Bu aksam gene yemek icin cikacagim ve daha sarap satin alacagim. Yarin tek dersim var ve onceden dort saat boyunca konusma sinavlar vermeliyim. Problem olmayacak eminim, ve Carsamba gunu on iki gun tatil baslayacak. Dort gozle bekliyorum

 

4/9/16

 

Gunaydin, Istanbul. Dun burada Rahibe Teresa hakkinda yazdim. Bugun Vatikan Devleti’nde ona kutsanarak edilecektir, aziz olacak. Aslinda tam on uc yil once Roma’ya yolculuk boyunca ben Vatikan Devleti ziyaret ettim, eski Papa II Ioannes Paulus gordum, ona cok yasli ve hasta oldu (ertesi yil oldu) ancak o sicak gunu ona yaklasik otuz dakika boyunca konustu ve birkac dil kullandi – Ingilizce dahil. O yaz cok ilginc oldu, cunku Temmuz ve Agustos aylar Cin’deki calistim, o yuzden ayni yaz boyunca hem en buyuk (en kalabalik nufusu) hem de en kucuk (en az kalabalik nufusu) ulkeleri gittim! Cin’de yaklasik bir nokta uc milyar kisi var, Vatikan Devleti’nde sadece bes yuz – ve galiba ne kadinlar ne cocuklar var! Cin cok eglendim cunku o ulke cok farkli ve insanlar genellikle cok kibar. Ayrica, ogrenciler cok zeki ve caliskan oldu, cok hizli ogrendiler. Sangay’da kaldim, ve sadece tek yolculuk yaptim, bir gun iki is arkadasim ve birkac ogrenci ile tren binerek Suzhou sehire gittim, yaklasik yuz kilometre uzak, ve eski imparatorlarin evleri gordum. Suzhou bir Ipek Yolu giris oldu, nufusu yaklasik on milyon. Sangay’da yaklasik yirmi milyon kisi var, Istanbul gibi. Roma da cok eglendim. Barselona’dan Italya’ya tren binerek gittim, bunun icin Marsilya, Nice ve Genova gordum. Roma’da sadece uc gun kaldim ama benim icin yeter oldu. Birinci gun eski sehir tur yaptim – Kolezyum dahil, tabii ki. Ikinci gunu Vatikan ve Sistina Sapeli’ye ziyaret ettim, Michelangelo’nun ‘Son Hukum’ gordum.

3/9/16

 

Gunaydin, Istanbul. Yarin Vatikan Devleti’nde cok onemli bir toren olacak, Rahibe Teresa kutsanarak edilecektir. Ona on dokuz yuz on yilinda Kosova’da dodgu, ve tabii ki o zamanlar Kosova Osmanli Imparatorlugu icinde oldu, o yuzden Rahibe Teresa bir “Osmanli” oldu. Fakat ona bir Hristiyan oldu, tabii ki, ve yetiskin olarak neredeyse butun hayati Hindistan’da calisti. Rahibe Teresa hastaneler kurdu, fakat bazi insanlar gore onun hastaneler cok kotu oldu, bir odada elli veya altmis kisi oldu, kamp yataklari kullandi, cok az ilac vardi, ve sagliga zararli oldu. Ancak Rahibe Teresa bol bol para aldi, Mesela Amerikan emlak milyoner Charles Keating onu cok para verdi, ama Keating bir suclu oldu, hapishaneye girdi. O para ile Rahibe Teresa ne yapti? Maalesef, guzel hastaneler insa etmedi, yerine cok manastiri insa etti – toplam yaklasik bes yuz tane! Ayrica, Rahibe Teresa cok ilginc arkadaslar vardi, Amerikan baskan Ronald Reagan, Ingiliz basbakan Margaret Thatcher ve Haiti baskan Francois Duvalier, mesela. Onlar kesinlikle savas suclusu oldu, Reagan Orta Amerika’da dort tane rahibe ve bir piskopos oldurdu. Halbuki Rahibe Teresa onlari ovdu. On dokuz yuz seksen dort yilin Bhopal Felaketi sonrasinda ona sedece bir sey soyledi: ‘Affet!’ Ne kadar ilginc. Gercekten Rahibe Teresa bir siyasetci gibi oldu, hem kurtaj hem de dogum kontrollu karsi kampanya yapti. Evet, ona Katolik Kilesesi icin calisti, ve Bati Dunya gore ona Ucuncu Dunya’da ‘buyuk beyaz kahraman’ oldu. Rahibe Teresa on dokuz yil once oldu.

 

 

2/9/16

 

Gunaydin, Istanbul. Guney Yarimkure’de cok daha yildiz gorulebilir. Zaman zaman memleketimde geceleri disari ciktim ve gece gogu neredeyse bembeyaz oldu. Her yer yildizlar vardi! Neden? Temiz hava yardim ediyor, tabii ki, fakat bu sadece temiz hava hakkinda degil. Aslinda, ana sebep kesinlikle farkli. Aslinda bu dunya kendine eksende donuyor, ve Guney Yarimkure galaksinin merkezisi bakar, Kuzey Yarimkure galaksinin dis kenari bakar. Maalesef, burada gece gogu cok sikici, sadece birkac yildiz var. Fakat gece gogu cok onemli bir sey, bundan insanlar cok ogrendik. Binler yil boyunca insanlar yildiz bilim yapti, ciftcilik ve gemi yolculugu icin con onemli oldu. Tabii ki, cok yakin zamana kadar televizyon yoktu, geceleri bakmaya tek bir sey vardi – gece gogu. Eski medeniyetler yildizlar cok iyi anladi, gok onlarin “internet” gibi oldu. Onlar on iki takimyildizlar cok iyi anladi, mesela, ve yildizlarin hareketleri gelecekte binlerce yil dogru olarak tahmin etti. Ayrica, onlar yildizlar hakkinda cok hikaye yaratti, ve nihayet o hikayeler mitler ve esfaneler oldu, ayrica bazilari dinler oldu – ve genellikli gunes tanrisi temsil etti (veya onun oglu). Bu arada, eski Polinezyalilar butun Pasifik Okyanusu kesfetti, neredeyse iki bin yil once Tahiti adalari ulasti, bin bes yuz yil once Hawai adalari, ve yaklasik bin yil once Yeni Zelanda buldu – dort bin kilometre yolculuktan sonra. Onlarin tek haritasi gece gogu oldu

 

1/9/16

 

Gunaydin, Istanbul. Eylul geldi, yaz neredeyse bitti, ve gelecek hafta uzun bir mola geliyor – Kurban Bayrami dahil yaklasik iki hafta. Galiba tatil yapmayacagim, Ramazan Bayrami boyunca gibi sadece evde kalacagim ve romanim projesi ile devam edecegim. Gecen yil Girit Adasi’ye gittim ve cok eglendim, ve bu yaz Tasoz Adasi hakkinda dusundum, Selanik yakinda, ancak emin degilim. Gercekten ben tatil ve denizden biraz sikilyordum, su anda sakin bir hayat tercih ederim ve sadece okumaya ve yazmaya eglenirim. Gorecegiz. Tasoz’a otobus ve feribot binerek gidibilirim, ucak biletleri icin ihtiyac yok, o yuzden eger fikrimi degistireceksem, cok kolay olarak gidibilirim. Ancak su anda benim icin yazma en onemli sey, ve bu tercih ederim. Zaman nasil da geciyor! Son yil cok hizli gecti. Gecen Eylul ay boyunca Ingiltere’de sekizinci Ragbi Dunya Kupasi basladi, ve birkac supriz vardi. Mesela, Japonya eski sampiyon Guney Afrika yendi, Gurcistan da iki mac kazandi, Ingiltere kendine ceyrek finale ulasmadi, ve Arjantin Avrupa sampiyon Irlanda yendi ve yari finale ulasti. Fakat final cok ongorulebilir oldu, son sampiyon Yeni Zelanda Avustralya yendi, ve uc kazanan ilk takim oldu. Guney Afrika ucuncu bitti. Dokuzuncu ragbi Dunya Kupasi Japonya’da uc yil sonra olacak . . .

 

31/8/16

 

Gunaydin, Istanbul. Genellemeler genellikle iyi bir sey degil, ama bu da bir genelleme, ve zaman zaman genellemeler dogru kal olur. Mesela, simarik beyaz Amerikan cocuklar kesinlikle var, ve Rio De Jenaryo Olimpiyatlari boyunca birkac ABD yuzucu boyle davrandi, ozellikle Ryan Lochte. Onlar bir benzinci banyo yikti, kacti, ve silahli soygun oldu, soylediler. Bu sadece bir yalan degil. Bu propaganda, ve Brezilya’nin goruntusu icin cok zararli olabilir. Fakat Amerikan yuzuculer icin bu onemli degil, simdi onlar memleketlerinde ve hala yalan soyluyorlar. Tabii ki Amerikan medya onlarin yalanlari yayinlayor. Ben son on yedi yil boyunca yabanci toplumu arasinda yasiyordum ve birkac simarik beyaz Amerikan gencler biliyordum. Aslinda, uc tane dairemde kaldi ve onlar ev isleri yapmadi, genellikle sorumsuz oldu ve bir tane ozellikle kibirli davrandi. Kibirli erkek kisa boylu oldu, ve bu dunyada bol bol kibirli kisa boylu erkek var, onlar her zaman kendine kanitlamaya calisiyor, bazi cok saldirgn davraniyor. Ingiliz erkekler da cok kibirli, fakat onlar genellikle agresif degil. Onlar sadece ukalar olarak davraniyor. Ayrica, yabanci toplum arasinda ben birkac cok paragoz erkekleri biliyordum – ve hepsi Ingiliz oldu. Ne tesaduf! Bu da baska bir genelleme, tabii ki, fakat bol bol paragoz Ingiliz erkekler var, onlar her sey kabul eder ama hic bir sey icin odemez. Inanilmaz insanlar!

 

30/8/16

 

Gunaydin, Istanbul. Howard Zinn cok zeki bir yazar oldu. Ikinci Dunya Savas boyunca ona genc bir Amerikan ucagi pilotu oldu, son Naziler oldurmeye Fransa’ya bombaladi. Fakat bu sekilde ona cok sivil kimse da oldurdu, ve savastan sonra bu konu hakkinda cok dusunuyordu. Nihayet ona her sey anlatmaya basladi, ABD iyi bir ulke degildi, cok kotu sey yapiyordu. O yuzden Zinn bir yazar ve insan haklari aktivisti oldu, cok kez tutuklandi, ve on dokuz yuz seksen klasik bir kitap yazdi: ‘ABD Insanlarin Tarihi’ tum Amerikan tarihi kurbanlarin perspektiften anlatti – Kizilderililer, Afrika kokenli ve kadinlar dahil. Ayrica, Amerikan savaslari kurbanlarin perspektiften anlatti – Kuba, Filipin, Vietnam, Kambocya, Orta Amerika ve Guney Amerika dahil. Ona iki bin on yilinda oldu, ve sadece birkac yil once Irak Savasi hakkinda bu yazdi: ‘Baskan Polk Meksika Savasi hakkinda yalan soyledi, ona Meksika yarisini almak istedi, Baskan McKinley Kuba Savasi hakkinda yalan soyledi, ona Amerikan sirketleri baska bir piyasa istedi, ve Filipin Savasi hakkinda da yalan soyledi, sadece Asya’da bir askeri us istedi. Baskan Wilson Birinci Dunya Savasi hakkinda yalan soyledi, gercekten o savas sadece Avrupali imparatorluklari hakkinda, Amerikali ilgisi kesinlikle olmadi. Baskan Truman Hirosima ve Nagazaki hakkinda yalan soyledi, bombalamak icin ihtiyac yoktu, ve baskanlar Kennedy, Johnson ve Nixon Vietnam ve Kambocya savaslari hakkinda cok yalan soyledi. Baskan Reagan gore Grenada adasi (nufusu yuz bin) ABD icin kocaman bir tehdit oldu (ve onu bombaladi)!! ve ‘Baba’ Bush Panama hakkinda ayni sey yapti. Bush birinci Irak Savasi hakkinda daha yalan soyledi, o Kuveyt hakkinda degildi, ABD sadece Orta Dogu’da bir askeri us istedi. Ve tabii ki ‘Bebek’ Bush ikinci Irak Savasi hakkinda yalan soyledi, gercekten o savas benzin hakkinda oldu.’ Simdi Obama daha yalan soyluyor, “ISID” yaratti ve kullaniyor, ve bu sekilde daha savaslari basladi . . .

 

29/8/16

 

Gunaydin, Istanbul. Evet, arkadaslarim, gecen hafta alisveris yaptim, dort tane kitap, iki tane uzun pantalon, iki tane uzun kollu gomlek, spor ayakkabisi, kemer ve kol saati satin aldim. Hem Cumartesi gunu hem de dun burada bu konu hakkinda yazdim, ve dun yeni kitaplarim hakkinda acikladim. Bugun devam edecegim, yeni giysilerim hakkinda aciklayacagim. Galatasaray lise yakinda Istiklal Cadesi’nde buyuk bir erkek giyem magazasi var, zemin katta giysi var, ikinci katta ayakkabilar, ucuncu katta cantalar. Ilk olarak sport ayakkabi icin ikinci kata gittim. Ben her gun yaklasik yeki kilometre yururum ve her birkac ay yeni ayakkabi icin ihtiyac var. Eskiden genellikle ucuz ayakkabi sectim ama su anda kalite tercih ederim. Ayrica, eskiden Besiktas’ta bir dukkani gidiyordum, ama son kez tezgahtar benimle Ingilizce konusmak istedi, bunun icin oraya donmedim. Bu arada, genellile beyaz spor ayakkabiler tercih ederim – fakat bu kez siyah renkle sectim. Onlar Nike marka ve galiba iyi kalite, yuz elli lira odedim. Ondan sonra zemin kata gittim ve orada pantalonlar aldim. Indirim vardi cunku yaz neredeyse bitti, ve bazi pantalon sadece on bes veya yirmi lira oldu. Ancak onlar kesinlikle kalite degildi, o yuzden farkli pantalon sectim, fiyat seksen lira, ve bir tane acik mavi, diger kirmizi renkli sectim. Ayrica, dusunmeden bir kemer aldim, ama ihtiyac yoktu ve aslinda beni icin o kemer cok fazla kucuk! Sonradan farkli dukkani gittim ve iki tane gomlek satin aldim, onlar da acik mavi ve kirmizi renkli. Sonunda bir sokak saticisidan ucuz bir saat aldim, buna ragmen bu icin da ihtiyac yoktu…

 

28/8/16

 

Gunaydin, Istanbul. Evet, arkadaslarim, cuma gunu alisveris yapmaya Istiklal Caddesi’ye gittim ve Pandora kitapcidan dort tane yeni kitap satin aldim. Aslinda, simdi Noam Chomsky’nin ‘Isleri Yoluna Koymak’ adli siyasal kitabi okuyorum ve ck begeniyorum. Son yuz sayfa Orta Amerika hakkinda orada ABD-desteklenmis askeri cok kotu sey yapti, onlar cok sivil kimse oldurdu, iskence yapti. Cuma gunu baska bir Chomsky kitabi aldim, ‘Kim Dunya Yonetiyor?’ Galiba bu da Amerika hakkinda. Bu arada, uc tane roman aldim. Ilk olarak Harper Lee’nin ‘Tespih Agacinin Golgesinde’ sectim. Ayni yazar elli alti yil once ‘Bulbulu Oldurmek’ yayimlandi, ve o kitap kesinlikle bir klasik, dunyanin en onemli ve populer romanlar arasinda. Fakat ondan sonra Lee (Amerikali bir bayan) baska bir kitap yazmadi. Cok tuhaf bir sey, degilmi. O yuzden, onun yeni romani biraz supheli, gecen yil yayimlandi ve bu yil Lee oldu. Fakat merak ediyorum o yuzden ‘Tespih Agacinin Golgesinde’ okuyacagim. Ayrica Laila Lalami’nin ‘Magribi’nin Hesabi’ adli romani satin aldim. Fakat kitap kabi gore o zenci bir arastirmaci hakkinda, ona Fas’dan Guney Amerika’ya gidiyor. Aslinda yazar Fasli bir bayan. Halbuki Magripliler zenci degil, onlar Berberi, acik kahverengi, Araplar gibi gorunuyor. Ucuncu romani aldim Leo Tolstoy’nun ‘Haci Murat.’ Aslinda cikis yaparken o gordum ve cok ilginc gorunuyordu, Kafkasya ve Rusya’nin ‘Kazak’ askeri hakkinda. Bunun icin o da satin aldim . . .

 

27/8/16

 

Gunaydin, Istanbul. Evet, dun alisveris yapmaya, Istiklal Caddesi’ye gittim. Pandora kitapcidan dort tane kitap satin aldim, uc tane roman (Harper Lee’nin ‘Tespih Agacinin Golgesinde,’ Laila Lamami’nin ‘Magribi’nin Hesabi,’ ve Leo Tolstoy’nin ‘Haci Murat), ve bir tane siyasal kitap (Noam Chomsky’nin ‘Dunyayi kim yonetiyor)?’ Yarin burada onlar hakkinda daha aciklayacagim. Ondan sonra bir erkek giyem magazasiye gittim, yeni yuruyus ayakkabisi satin aldim. Genellikle ucuz ayakkabilar alirim, ve beyaz renkli tercih ederim. Fakat bu kez daha pahali ayakkabilar aldim ve siyah renkli sectim. Neden? Cunku sadece birkac hafta sonra beyaz ayakkabilar kotu gorunuyor, ve ucuz ayakkabilar sadece birkac ay suruyor. Ayni dukkanda iki tane uzun pantalon satin aldim, bir tane kirmizi, diger acik mavi. Aslinda, orada indirim vardi, galiba cunku yaz neredeyse bitti icin hafif pantalon cok ucuz oldu, ancak gene en ucuz sey almadim, kalite daha onemli, ve normal bir fiyat odedim. Ayrica, bir kemer satin aldim, buna ragmen ihtiyac yoktu, o dusunmeden satin aldim, ama elbette baska bir kemer kullanabilirim. Ondan sonra baska bir erkek giyem magazasiye gittim ve iki tane uzun kollu gomlek satin aldim, bir tane kirmizi damali, diger acik mavi. Sonunda Afrikali sokak saticisiden buyuk ama ucuz bir saat satin aldim. O saat icin da ihtiyac yoktu, ancak Istanbul’da sayisiz fakir insanlar var, ve zaman zaman onlar yardim etmeliyiz, tabii ki…

 

26/8/16

 

Gunaydin, Istanbul. Iki bucuk hafta once sokaklar hakkinda yazdim. Ben her gun Taksim’den Besiktas’a yururum, gidis gelis, toplam yaklasik yedi veya sekiz kilometre. Benim icin cok onemli cunku su anda baska bir spor yapmiyorum ve zayiflamaliyim. Fakat adim adim bu yuruyus daha zor (ve tehlikeli) oldu. Inonu Sokak’ta yeni oteller var, bir tane onunde mesgul bir ozel araba yolu var ve taksi soforleri dikkat etmiyor, tabii ki. Diger otel onunde dik bir merdiven insa edildi ve simdi cok kisi sokak kullaniyor cunku daha kolay. Bu arada, Besiktas’ta cok lokanta ve bar kaldirim kullaniyor, her yer masalar var, ve yurumeye zor olabilir, orada da cok kisi sokakta yurumeye tercih ediyor. Ancak en kotu sey – Inonu Stadyum onunde tehlikeli bi kesisme var, yayalar cok hizli konusmali cunku arabalar neredeyse hic durmuyor – hatta yavaslatmiyor. Elbette yasli insanlar ve cocuklar icin bu cok tehlikeli bir durum olabilir. Aslinda, son birkac ay boyunca yaya gecidi yoktu. Simdi var ama farketmez, arabalar hala neredeyse hic durmuyor, ve guven hissi sadece yanlis guven hissi verir. Herhangi bir sekilde, yaya gecidi gerekiyor, cok onemli bir sey, ve eger bir kaza varsa, sofor suclu olacak. Kurban olebilir veya tekerlekli sandalye boylayabilir, ama en azinda sofor cezasini cekmali, ve bunun icin soforleri dikkat etmeli.

 

25/8/16

 

Gunaydin, Istanbul. Etiyopya’da ne oluyor? Rio de Jenaryo Olimpiyatlar’da Etyopyali maratoncu Feyisa Lilesa madalya toreni boyunca kollari ile bir jest yapti. Neden? Cunku Etiyopya’da cok problem var, ve Oromo insanlar hukumete karsi protesto ederken bu jest yapar. Nijerya’dan sonra Etyopya Afrika’nin ikinci en buyuk ulke, nufusu neredeyse yuz milyon – yaklasik ucte bir Oromo. Fakat Tigray insanlar hukumeti kontrol ediyor. Bu cok ilginc cunku Tigray insanlar sadece yuzde alti (yaklasik alti milyon). Tigray insanlar genelde Hristiyan. Aslinda, Etyopyali ucte iki Hristiyan ve ucte bir Musluman – buna ragmen Oromo yariyariya. Bu arada, Oromo insanlar da Kenya’da ve Somali’de yasiyor. On yil once Etiyopya ve Somali arasinda savas basladi, Etyopya hukumeti gore bu ‘terorle mucadele’ ve bu sekilde Amerikan destek aldi. Aslinda, Etyopya ABD yardimi Afrika’nin en buyuk alici, her yil uc nokta uc milyar dolar alir. Fakat Oromo insanlar icin hukumetin savaslari cok kotu oldu. Somurgeci donemden once Oromo bolgesi Etyopya icinde degildi, ve Oromo insanlar hukumetin savasi desteklemedi, cok gosteri oldu, ve cok gosterici olduruldu ve hapsedildi. Maalesef, son birkac yil boyunca her sey kotulesti, cok Oromo insanlar hukumet tarafindan yerinden ediliyor. O yuzden tekrar cok gosteri var. Insan Haklari Izleme orgutu gore son birkac yil boyunca yaklasik dort yuz Oromo insanlar olduruldu ve bes bin hapsedildi.

 

24/8/16

 

Gunaydin, Istanbul. Evet, iki bin dokuz yilda Hindistan’a gittim, Istanbul’dan Mumbai’ya ucak binerek gittim (Dubai uzerinden), ve ayni yolda geri dondum. Bunun icin Hindistan’da hem ilk gunum hem de son gunum Mumbai’da kaldim. O Hindistan’in en buyuk sehir ve dunyanin on tane en buyuk sehir arasinda, nufusu yaklasik yirmi milyon. Mumbai cok begendim ve iyi hatirliyorum. Kis mevsimi oldu ancak yaz gibi gorunuyordu, neredeyse otuz derece ve cok gunesli. Birinci gunu arkadaslarim ile barlara gittim, ve orada diger yabancilari tanistik ve sohbett ettik. Iyi zaman gecirdi. Sonra gunu ben tren binerek baskente gittim, orada bir hafta yalniz kaldim, her gun cok yurudum ve cok sey gordum. Sokakta bol bol maymun vardi, benim icin cok ilginc cunku onceden maymunlar sadece hayvanat bahcesinde gordum. Arkadaslarim geldi ve Taj Mahal gormeye tren binerek Agra’ya gittik. Taj Mahal cok guzel, tabii ki, fakat o sehirde gida zehirlenmesi aldim. Ondan sonra araba binerek Racastan’a gittik. Orada birkac gun kaldik, ve bir aksam parkta fil bindim. Racastan’dan Mumbai’ya ucak binerek geri donduk, ve o aksam bir gece kulubu’yi gittik. Sonra gun bir arkadasim ile plaja gittim (asagidaki ayni alanlarda), hava sicak ve gunesliydi ama yuzmedik cunku birkac saat sonra Hindistan’dan ayrildik. Ayrica, deniz cok pis oldu. Bu video gore o plajlar temizlendi, uc milyon kilo cop kaldirildi. Bravo!

 

23/8/16

 

Gunaydin, Istanbul. Yaklasik bir bucuk yil boyunca Fransizca okudum fakat cok kotu ogrenciydim. Aksanim cok kotu oldu, ve okul disinda cok az pratik yaptim. Genelde odev yaptim, fakat galiba iyi yapmadim. Aslinda, sinavlar haric her derse gittim, ve haftada uc tane ders vardi, toplam dokuz saat. O yuzden her Pazartesi, Carsamba ve Cuma sabah Fransizca okuyordum. O birkac yil once oldu, iki bin on bir ve iki bin on iki yillarinda. Dersler Fransiz Konsolosluk’ta oldu, Taksim’de, evime cok yakin. Ne kadar uygun! Orada guzel bir bahce ve kafe var, mola boyunca her zaman peynirli kek ve kahve aldim. Simdi Fransizca okuyabilirim. Aslinda, benim icin Fransizca Turkce’den daha kolay, buna ragmen Turkiye’de cok uzun zaman kaldim!! Fakat Fransizca konusamam. Kursta cok az konustuk, zaman zaman hic firsat yoktu. Dusunebiliyor musunuz? Uc saatlik ders boyunca konusmaya hic firsat yoktu. Tabii ki, bazi ders arkadasim benimle ne Fransizca ne Turkce konusmaya istedi, onlar benimle Ingilizce konusmaya istedi. Tabii ki ben cok rahatsiz ettim. Ben Turkiye’de, Fransiz Konsolosluk’ta Fransizca okuyordum, ve bazi ders arkadasim Ingilizce konusmaya tercih etti. Inanilmaz bir durum oldu, ve sonunda ben kesinlikle bikmis hissettim. Herhangi bir sekilde, yaklasik uc bucuk yil once o firsat bitti .

 

22/8/16

 

Gunaydin, Istanbul. Su anda Suriye’den bir erkek cocugun fotografi internette yayildi – ve hakli olarak. Orada korkunc bir savas var. Fakat o gercek bir ic savasi degil, o sadece baska bir Amerikan vekalet savasi. Simdi Halep teroristlerin kontrolu altinda ve cok sivil kimse olduruldu. Erkek cocugun fotografi neden cok populer? Cunku o zavalli bir cocuk hic bir sey anlamiyor, kesinlikle saskin gorunuyor, ve sadece ufak bir kurban. Halbuki, ona kurtuldu, ve simdi ona yine ailesi ile. Alan Kurdi o kadar sansli degildi, ona boguldu, Bodrum yakin bir plajda bulundu. Tabii ki, sayisiz daha multeci ayni sekilde hayatin kaybetti. Neden sayisiz multeci var? Cunku cok savas var, ve tum on bir Eylul Saldirilari ile basladi. Ondan sonra ABD ulkeler isgal etmeye lestesi yapti – Irak, Libya ve Suriye dahil. Irak’taki en azinda bir milyon kisi olduruldu, sayisiz binler cocuk dahil, ama cok yarali cocuklarin ikonik fotograflari yok. Libya’daki binler hayat kaybetti fakat yarali cocuklarin ikonik fotograflari yok. Sadece bu ay Suudi Arabistan Yemen’deki bir okul ve hastane bombaladi, cok cocuklar olduruldu veya yaralandi, ama ikonik fotograflari yok. Neden? Cunku Amerika ve Suudi Arabistan cok iyi arkadaslar. Ne kadar ironic! On bir Eylul Saldirilari kim yapti? Irak degil, Libya degil, Suriye degil, Yemen degil. Hayir, neredeyse tum terorist Suudi Arabistan’dan geldi. Bu arada, Filistin’deki neredeyse her gun ufak kurbanlar, ve iki yil once Israil yuzlerce katletti. Fakat Amerika ve Israil da iyi arkadaslar, ve Hillary Clinton altinda bu felaket kesinlikle devam edecek . . .

 

21/8/16

 

Gunaydin, Istanbul. Olimpiyatlarin ilk kez duydum bin dokuz yuz yetmis iki yilinda oldu, bizim ilkokul ogretmeni cok heyecanlandi cunku Mark Spitz adli bir Amerikan yuzucu yedi tane altin madalya kazandi ve yedi tane rekor kirdi. Otuz alti yil boyunca yedi altin madalya da bir rekor vardi – Michael Phelps’ten once. O Olimpiyatlar Munih sehirde, Almanya’da kutlandi. Dort yil sonra onlar Montreal sehirde, Kanada’da kutlandi – ve bil bakalim: Benim kuzen Yeni Zelanda takimi dahil edildi. Ona da bir yuzucu fakat madalya kazanmadi. Aslinda ona benim gercek kuzen degildi, ona benim uvey babamin yegeni oldu, ve sadece bir kez tanistik, hatirladigim kadar iyla. O benden birkac yil daha yasli, ve cok nazik oldu, disari ona topraktan bir model volkan yapti ve ates yakti. O volkan cok begendim! Fakat annem gore o zavalli erkek cok antrenman yapmaliydi ve mutlu degildi. Dort yil sonra Olimpiyatlar Moskova sehirde, Rusya’da kutlandi, ancak ABD ve bazi Bati Avrupali ulkeler siyaset sebepler icin katilmadi. Ne kadar kotu! Bin dokuz yuz seksen dort yilinda Olimpiyatlar Los Angeles sehirde, Amerika’da kutlandi, ve tabii ki Sovyetler Birligi ve birkac Dogu Avrupali ulkeler katilmadi. Gercekten benim icin Olimpiyatlar cok ilginc degil, ancak dort yil once tum boks final maclar izledim cunku Buenos Aires sehir, Arjantin ziyaret ediyordum ve o gun cok yagmurli oldu. Bu yil Olimpiyatlar Rio de Janeiro sehirde, Brezilya’da kutlandi, ve ben sadece ragbi izledim. O spor neredeyse yuz yil onceden beri dahil degildi, fakat bu yil geri dondu ve Fiji altin madalya kazandi. Cok mutluydum, cunku onceden o kucuk bir ulke hic madalya kazanmadi.

 

20/8/16

 

Gunaydin, Istanbul. Bana gore su anda ogretmenler icin en buyuk problem mobil telefon var. Her ogrenci ders boyunca telefon kullaniyor, ve sadece sozluk degil. Zaman zaman dersler cagri merkezi benziyor, herkes mesajlasmak yapiyor veya telefonda gorusmeye odadan cikiyor. Bazen bir ogrenci ders icinde telefonda gorusuyor fakat bu yasak, en azinda. Ayrica, basen bir ogrenci uzun bir sure mesajlasmak yapiyor, onun ders arkadaslari sikiliyor ancak ona icin bu onemli degil, sadece telefon onemli. Eger ogretmen sikayet yaparsa, telefonu kullanarak ogrenci kizgin olabilir. Fakat derste telefon kullanarak sadece kaba degil, ogrenme icin bu aliskanlik problem olabilir. Telefonlarini kullanirken, ogrenciler ne ogretmeni dinlemiyor ne kendi beyin kullaniyor. Mesela, kelimeler hatirlamaya bellek kullanmali, sadece bu sekilde yeni kelimeler ogrenebilir. Fakat su anda cok ogrenci bellek kullanmiyor, onlar telefon tercih ediyor cunku bu daha kolay. Bu arada, telefon sozluk sik sik yanlis tanim veriyor, ogrenciler sadece kafasi karisiyor. Gercekten, bazi ogrenciler telefonlu hem bagimli hem de bagli. Aslinda, cocuklar icin bir kural var, ders boyunca telefon yasak. Bana gore, yetiskinlere icin ayni kural olmali, herkes icin cok daha iyi olabilir. Ancak yetiskinlere bu kural kabul etmiyor, tabii ki, cunku onlar telefonsuz yasayamam…

 

19/8/16

 

Gunaydin, Istanbul. Evet, on bir Eylul Saldirilarindan sonra ABD birkac Orta Dogu ulkeleri isgal etmeye plan hazirladi. Eski Amerikan komutan Wesley Clarke her sey acikladi. Olume listesi Irak, Libya ve Suriye dahil. ABD neden Suriye isgal etmek istedi? Cunku baskan Bessar Esad Washington’un kontrol altinda degildi, ona hem Moskova hem de Tahran ile beraber. ABD Iran izole etmek istiyor. Ayrica, Israil Iran nefret ediyor, ve Israil Amerikan politika cok etkiliyor. Bu arada, Suudi Arabistan Esad kabul etmiyor cunku ona Sunni Musluman degil. Guney Asya’dan Akdeniz’e Iran, Irak, Suriye ve Lubnan bir ‘Sii duvar’ gibi. Suudi Arabistan cok benzin zengin bir ulke ve ona da Amerikan politika cok etkiliyor. Bu arada Katar Suriye uzerinden Avrupa’ya bir benzin boru hatti insa etmek istiyor, fakat Esad bu proje kabul etmedi, ona yerine Iran’dan Akdeniz’e bir boru hatti tercih etti. Bu yuzden ABD ve onun arkadaslari Suriye imhal etmeye karar verdi. Halbuki, Irak ve Libya savaslardan sonra bu zor bir sey oldu, herkes Amerika ile ofkeli, bunun icin Barack Obama bir vekalet savasi basladi, Suriye istikrarsizlastirmaya isyancilari egitim ve silah verdi. Tabii ki cok isyancilar terorizm yapti, ve bu sekilde sozde ‘ISID’ yaratildi. ABD icin mukemmel bir durum, cunku simdi mudahale icin bir bahane var, ve ona butun dunyadaki her teror saldiri icin ‘ISID’ suclaniyor. Bu arada, Rusya Esad yardim ediyor, fakat ABD’nin teroristler sivil halk arasinda saklaniyor. ABD bu durum da mukemmel, eger sivil halk olduruldu veya yaralansaydi, ona Esad ve Moskova suclaniyor. Tebrikler ABD, cok zeki bir plan!

 

18/8/16

 

Gunaydin, Istanbul. On yedi yil once ben guney Ispanya’da dayim ile kaldim, sadece gecenlerde Avrupa’ya geldim. Dayim Ingiliz oldu, hem cok zeki hem de cok zengin bir adam, Ispanya’dan once Amerika’da yasiyordu ve orada yetmisler ve seksenler yillarda ona bilgisayar teknolojisi gelistirmeye yardim etti. Dayim Ispanya’da emekli oldu, orada bir yazli evi satin aldi, disari havuz ve buyuk bir bahce vardi. Orada birkac haftada kaldim, onceden dayim hic tanismadim. Fakat ona hastaydi, tekerlekli sandalye kullandi, ve sadece iki yil sonra oldu. Bu arada, televizyonda kotu haber vardi, Turkiye’de korkunc bir deprem oldu, Izmit sehirde binlerce hayat kaybetti. Canli televizyon haberi vardi ve birkac gun boyunca devam etti. Kurtarma gorevlisi izledik, Turkiye Ucuncu Dunyasi gibi gorunuyordu, sadece moloz vardi. Ben bir gun Turkiye’de yasayacagim hic hayal etmedim. O zamanlar ogretmenlik yapmadim, Ispanya’da garson olarak calismak istedim – fakat is bulamadim. O yuzden Ingiltere’ye gittim, orada dokuz ay boyunca garson olarak calistim. Benim planim deneyimle Ispanya’ya donmek oldu, fakat Ingiltere’de son aylar boyunca gazete icinde ilginc bir ilan gordum – Ispanya’da Ingilizce ogretmenlik bir kursu icin. O yuzden on alti yil once Ispanya’da geri dondum, baskentte ogretmenlik yaptim, ve guney Ispanya’da Ingilizce ogretmen olarak calismaya basladim…

 

17/8/16

 

Gunaydin, Istanbul. Agustos’un ortasi geldi, yaz yaklasik bir ay daha devam edecek, sicak hava galiba iki ay daha devam edecek. Bu yaz genelde evde kaldim, yalniz oturdum, cok yazdim ve okudum. Benim icin bu cok guzel oldu. Genc degilim, orta yasliyim, ve su anda sakin bir hayat tercih ederim. Ayrica, ev arkadaslarim burada degil. Su anda cok iyi ev arkadaslarim var, ama bu yazdan once dort yil boyunca evde asla yalniz oturmadim, her zaman diger insanlar vardi. O yuzden, bu yaz cok dinlendirici oldu. Aslinda, bu daireye hemen hemen yedi yil once tasindim. Onceden Ortakoy’de bir lojmanda oturdum, guzel Bogaz manzarasi ile buyuk bir teras vardi, cok eglendim, ancak aniden o lojman satildi, hizli sekilde diger bir ev bulmaliydim. Bu dairesinde iki tane futbol arkadasim oturdu fakat bir tane tasindi, o yuzden ben bos yatak odasi aldim. O zamanlar iki tane erkek vardi, bir tane Turk, bir tane Amerikan. Her sey iyiydi, ama sonra yil her ikisi tasindi. Ikinci yil iki tane Turk erkek ile oturdum, ve ucuncu yil iki tane kadin ile – bir tane Turk, diger Yunanistanli. Her sey iyiydi, problem yoktu, ve herkes duzenli isi yapti. Halbuki, o kadinlardan sonra cok issiz kisi burada oturdu, ve bazilari neredeyse asla disariya cikti. Bu arada, burada yedi yil boyunca oturuyordum, benim icin bir rekor var, onceden dort yildan fazla tek bir yerde asla oturmadim…

 

16/8/16

 

Gunaydin, Istanbul. Birkac gun once Yeni Zelandali bir erkek ile konustum, ona cok iyi bir arkadasim, fakat aniden neden memleketimden biraktim hatirladim. Yeni Zelandalilar genellikle cok dar fikirli insanlar, universiteden sonra onlar her seyi bildigini dusunuyor, dinlemeye durdurur ve her zaman aciklamaya tercih. Bende ilginc seyleri aciklamaya eglenirim, bu pedagojik icgudusu, ve ben bir ogretmenim ve gozu olan yazarim. Fakat ben da dinliyor ve her zaman saygi gosteriyor. Bu cok onemli, hic kimse her sey bilmiyor. Yeni Zelandalilar hakkinda en kotu sey bu: Eger ona ile ayni fikirde yoksa, ona size asla affetmeyecek, ona size her zaman alay etmek ve kotulemek calisacak. Orada her yetisken erkek en zeki adam kendisi oldugunu dusunuyor, evrenin merkezinde yasiyor. Aslinda, ben neredeyse yirmi yil boyunca yurtdisinda yasiyordum, ve diger milliyetler hakkinda da cok ogrendim. Son on yedi yil boyunca sayisiz Ingiliz ve Amerikan arkadasim vardi. Genelde Ingilizler kesinlikle en iyi toplum ve egitimi kendileri var dusunuyor, bunun icin onlar cok saygisiz olabilir, ve Amerikalilar da cok kibirli olabilir, ancak sadece Yeni Zelandalilar farkli gorusleri sahip insanlar affetmiyor, ve sadece onlar her zaman farkli gorusleri sahip insanlara her zaman alay etmek ve kotulemek calisiyor. Gercekten, Yeni Zelanda cok dar fikirli bir toplumu, ve tamamen bu yuzden orada yasayamam.

 

15/8/16

 

Gunaydin, Istanbul. Son birkac gun boyunca iki tane korkunc katliam oldu. Birinci Yemen’deki, Suudi Arabistan bir okul bombaladi, on cocuk oldurdu ve yaklasik otuz tane daha yaralandi. Suudi Arabistan daha once okullar bombaladi, da dugunler ve hastaneler. ABD Suudi Arabistan’a silah satiyor ve onlara destekliyor. Hillary Clinton Suudi Arabistan ile son silah anlasma gorustu. Suudi Arabistan neden Yemen bombaliyor? Cunku Sii Husi Ensarullah var, ve Iran onlara destekliyor. Bu arada, ikinci katliam cumartesi aksam Kongo’da oldu, en azinda elli hayat kaybetti – genellikle parcalara kesmek edildi. Yetkiller Ugandali isyancilar sucluyor. On dokuz yuz seksen dokuz yilinda Muttefik Demokratik Gucleri (ADF) donusturulmus katolik Shaykh Jamil Mukulu tarafindan kuruldu. Yetkiller gore ona ve Osama bin Laden arkadaslar oldu, ve ADF Somalili El-Sebab isyancilar birlikte calisiyor. Uganda askeri ADF cikardi, o yuzden son birkac yil boyunca ADF kuzeybatisinda Kongo girmeye calisti, yerel halk icin cok tehlikeli bir durum ve cok problem var. Sadece birkac ay once ADF on alti kisi oldurdu, ve gecen yil onlarin saldirilari toplam yaklasik uc yuz kisi oldurdu. Iki bin on uc ve iki bin on dort yillar da cok hayat kaybetti, maalesef, ve ozellikle kuzeybatisinda Kongo’da . . .15/8/16

 

 

14/8/16

 

Gunaydin, Istanbul. Evet, yirmi uc yil once ben bir Amerikan futbol yildiz tanistim. Adini Christian Okoye, ona Nijeryali, o bir atlet olarak Amerika’ya gitti, Olimpiyatlari gitmek istedi fakat basarisiz oldu. Bu yuzden ona ABD’de Amerikan futbol oynamaya basladi, ve bu defa cok basarili oldu. Neden? Cunku ona cok buyuk bir adam (yuz on bes kilo), ayrica cok hizli ve yetenekli. Okoye bes yil boyunca Kansas City Chiefs icin oynadi. O zamanlar ben Nebraska eyalette universitede okudum. Aslinda, bende Amerikan futbol oynadim, ancak bizim universite cok kucuk ve ben resmi bir mac oynamadim. Nebraska eyalette profesyonel futbol takim yok, fakat Kansas sehir biraz yakinda, araba binerek yaklasik dort saat. Aslinda, Kansas sehir Kansas eyalette degil, birkac varos haric o Missouri eyalette. Bir gun iki arkadasim ile Kansas sehire gittim, ve radyoda ilginc haber vardi, Christian Okoye ve onun Chiefs takim arkadasi Barry Word yerel bir barda (promosyon icin). Bunun icin biz o bara gittik ve ben hem Okoye hem de Word tanistim. Her ikisi cok buyuk adamlardi, ben cok kucuk hissettim! Okoye ile sadece birkac dakika boyunca konustum, cunku arkadaslarim eve gitmek istedi. Aslinda, o mevsim sonunda Okoye emekli oldu. Ben hic Chiefs maca gitmedim. Ben sadece tek profesyonel futbol maca gittim, Seattle’da yerel takim ve San Diego arasinda. San Diego kazandi ve o yil Super Bowl ulasti

 

13/8/16

 

Gunaydin, Istanbul. Fidel Castro dogum gunu kutlu olsun. Evet, bugun ona doksan yasina girdi. Tabii hem sosyalizm hem de ozgurluk icin kocaman bir kahraman oldu, ve ona Birlesmis Milletlerin resmi ‘Dunya Dayanisma Kahraman.’ Castro altinda Kuba’nun ordusu Angola’da Guney Afrika’nin ordusuyu karsi kavga etti, ve bu sekilde Guney Afrika’nin irk ayrimisi bitirmeye yardim etti. Bunun icin Nelson Mandela bizzat Castro tesekkur etti. Gercekten bu Sovyetler Birligi-ABD vekalet savasi oldu. Ayrica, Kuba Amerika’yi karsi Venezuela destekledi. Bu arada, Kuba bol bol doktorlar egitti, ve onlar butun Latin Amerika’da ve Karayipler’de calisiyordu, saysiz kisi yardim ediyordu. Ayrica, Cernobil Felaketinden sonra Kubali doktorlar binlerce Ukranyali kisi yardim etti. Aslinda, Amerikan Katrina Kasirgasi’dan sonra Kuba yardim teklifi verdi, ama ABD bu kabul etmedi. Elli bes boyunca Amerika Kuba karsi yaptirim uyguladi, ve birkac teror saldiri yapti cunku ona Castro ve sosyalizm kabul etmedi On dokuz yuz elli uc ve on dokuz yuz elli dokuz yillar arasinda Kuba’da bir devrimci savasi vardi, ve Castro’nun sosyalistler kazandi. Devrimden once Kuba cok kapitalist oldu, ve sayisiz Amerikan kisi kumar oynamaya oraya gitti. Sovyetler’den sonra herkes Kuba’nun feragat icin bekledi, ancak Castro ve onun erkek kardesi altinda o kucuk bir ulke devam ediyor . . .

 

12/8/116

 

Gunaydin, Istanbul. Yaklasik otuz yil once Ingiliz bir ragbi dergisiye bir mektup yazdim, ragbi yedili (yedi oyuncu) Olimpiyatlari’nda olmali , yazdim. O yeni bir fikir oldu, gencken yarimgun spor gazeteci olarak calistim, ve her zaman fikirlerim hakkinda yazdim. Birkac yil sonra ragbi yedili Olimpiyat komitesiye basvurdu – fakat basarisiz oldu. Gercekten ortodoks ragbi neredeyse yuz yil once Olimpiyatlari’nda oynandi, fakat Olimpiyat komitesi icin ragbi yedili ciddi bir spor degildi. Belki bu dogru oldu, maclar cok kisa (on dort dakika) ve yedili ortodoks (on bes oyuncu) ragbi benzemiyor. Bu arada ragbi yedili bir dunya serisi basladi, Ingiltere’de, Fransa’da, Dubai’de, Guney Afrika’da, Avustralya’da, Yeni Zelanda’da, Arjantin’da, Amerika’da, Japonya’da ve Honk Kong’da oynandi. Genellikle Fiji veya Yeni Zelanda kazaniyor, ama Guney Afrika ve Ingiltere da cok iyi. Ragbi yedili tekrar Olimpiyat komitesiye basvurdu, ve nihayet basarili oldu. Tabii ki ragbi yedili icin bu cok onemli bir sey, simdi bu spor cok daha onemli, Arjantin, ABD, Kenya ve Japonya cok hizli gelisiyorlar. Fakat ben her zaman Fiji sampiyon olmak istedim. Neden? Cunku o kucuk bir Guney Pasifik’ta ulke ragbi yedili cok seviyor. Fiji zengin bir ulke degil, cok adalar var, ancak nufusu sadece yaklasik dokuz yuz bin (butun Kibris gibi), yarim Melanezyali, yarim Hintli. Yerli Melanezyali cok atletik insanlar ve ragbi yedili o ulkenin milli sporu. O yuzden dun aksam her kes heyecanlandi cunku Rio de Janeryo’da Fiji ragbi yedili altin medalya kazandi. Ayrica, bu Fiji’nin ilk Olimpiyat medalya oldu. Zaten basbakan bir milli bayrami ilan etti…

 

11/8/16

 

Gunaydin, Istanbul. Ben burada cok uzun zaman boyunca kaldim ve bol bol ogrendim. Ayrica, her zaman yeni seyler ogreniyorum. Mesela, burada gurultu gucu olarak gorunuyordu, degil mi? Her buyuk sehir gurultulu, tabii, fakat burada cok gereksiz gurultu var. Ben Taksim Meydani yakinda oturuyorum, ve son ay boyunca her akam cok muzik var. Bu muzik daha ve daha yuksek sesle calinir. Fakat bu hafta bir arkadasim ile meydaniye gittim ve cok kisi yoktu, konser gibi degildi. Birbirimizi kesinlikle duymuyorduk, hemen hemen agrili oldu. Su anda geceleri kulak tikaci kullanmalyim – cunku o muzik saat iki’den sonra devam ediyor. Sadece iki bucuk sonra – yaklasik saat bucuk’ta, birinci ezan gelir. Son birkac yil boyunca ezan kesinlikle daha ve daha yuksek sesle geliyordu. Arkadaslarim gore eskiden kisitlama vardi, ama simdi kisitlama yok, ve benim komsu bir cami. Bu arada su anda siyasetciler her zaman televizyonda konusuyor. Aslinda, onlar sadece konusuyor degil – onlar bagiriyor, cok vahsi geliyor, kocaman aslanlar gibi. Ayrica sokakta erkekler cok bagiriyorlar. Dun Besiktas’ta yururken hafif bir kaza gordum, okul otobus surucu ve taksi surucu sokak ortasinda tartisti, cok bagirdi. Nihayet polis arabasi geldi, onlar her sey gordu, yavasladi – ve devam etti. Inanilmaz! Polis arabasi durmadi, ve okul otobus surucu ve taksi soforu sokak ortasinda bagirmaya devam ediyordu…

 

10/8/16

 

Gunaydin, Istanbul. Su anda butun dunya Hollywood film gibi gorunuyor. Donald Trump kesinlikle gercek bir siyasetci degil. Ona sadece bir oyuncu. Amerika’da Demokratlar ve Cumhuriyetciler kesinlikle ayni. Amerikan Dis siyaset degistirmeyecek. Barack Obama altinda ne degistirdi? Hic bir sey. Ona da korkunc bir savas suclu oldu. Aslinda, sadece Trump gibi bir oyuncu. Onlar kuklalar, milyarderler kulubu (buyuk sirketler ve askeri endustriyel komplex) her sey kontrol ediyor. Hillary Clinton ba bir oyuncu, da bir kukla, ancak ona kesinlikle milyarderler kulubu icin calisiyor. Amerikan feministler Clinton seviyor cunku onu bir kadin. Fakat Clinton’un savaslari cok kadin ve kiz oldurdu. Clinton Irak Savasi destekledi, ve orada yaklasik bir milyon hayat kaybetti, galiba yarisi kadinlar ve kizlar oldu. Ancak Amerikan feministler icin bu onemli degil. Devlet bakani olarak Clinton Libya’yi isgal etti, on zengin bir ulkenin lideri oldurdu, ve simdi Libya’da ic savasi var. Clinton icin bu cok komik bir durum, televizyonda guldu! Clinton Israil kesinlikle destekliyor, ve iki yil once Israil yaklasik iki bin Filistinliler oldurdu, cogunlukla kadinlar ve kizlar. Amerikan feministler icin bu da onemli degil. Clinton Suudi Arabistan ile silah ticareti yapiyor, Suudi Arabistan’da kadin haklari yok ve o ulke Yemeni bombaliyor, cok kadin ve kiz olduruldu. Galiba Clinton da Suriye’yi isgal edecek, belki Rusya ile Ucuncu Dunya Savasi baslayacak. Trump cok aptal bir erkek, gercek bir siyasetci degil, ancak varsayimli olarak butun dunya icin ona Clinton’dan daha az tehlikeli gorunuyor. Eger Amerikan olsaydim, Yesil partiye oy verecegim, ona da bir kadin lideri var, ye ona Clinton’dan da cok daha az tehlikeli . . .

 

9/8/16

 

Gunaydin, Istanbul. Evet, Brezilya’da Olimpiyat oyunlari basladi. Benim icin hem iyi hem de kotu yani var. Iyi yaninda: Doksan iki yildir ilk kes icin ragbi var. On dokuz yuz ve on dokuz yuz yirmi dort arasinda ragbi Olimpiyatlari’nda oynandi – Fransa, Avustralasya (Avustralya ve Yeni Zelanda beraber) ve ABD (iki kez) altin madalyalar kazandi. Fakat sadece erkek ragbi vardi. Bu yil ilk kez icin kadin ragbi Olimpiyatlari’nda oynandi, ancak normal ragbi degil, sadece yedili versiyon (yedi oyuncu), ve dun Avustralya altin madalya kazandi, Yeni Zelanda gumus ve Kanada bronz. Bugun erkek ragbi baslayacak, bu da yedili versiyon, galiba Fiji veya Yeni Zelanda kazanacak. Ben Fiji tercih ediyorum, o kucuk bir Guney Pasifik’te ulke (nufusu dokuz yuz bin) hic Olimpiyat medalya kazanmadi – ama bu hafta cok iyi bir firsat var, insallah altin olacak! Guney Afrika ve Britanya da tehlikeli olabilir. Ayrica, ABD ve Kenya hizla gelisen. Gorecegiz. Bu arada, kotu yaninda: Rusya Olimpiyat takimi yasaklandi cunku bazi sporcular yasa disi madde kullandi. Fakat galiba bu siyasi bir karar vardi, cunku ABD ve Bati Avrupa Rusya nefret ediyor. Maalesef, Rusya olmadan Olimpiyatlar gercek bir Olimpiyat degil. Tabii ki, Olimpiyatlar neredeyse her zaman tartismali. Otuz alti yil once Bati Dunya Moskova Olimpiyatlariye gitmedi cunku Sovyetler Afganistan’a isgal etti (simdi ne kadar ironik)! O yuzden, dort yil sonra Dogu Bloku Los Angeles Olimpiyatlariye gitmedi. Iyi hatirliyorum…

 

8/8/16

 

Gunaydin, Istanbul. Son bes yilda cuma gunleri haric, her gun Taksim’dan Besiktas’a yururum – gidis gelis. Kis veya yaz, yagmur veya sicaklik, hatta kar boyunca, ben Besiktas’a yururum ve ondan sonra donerum, hic toplu tasima kullanmadim. Eskiden neredeyse her gun metro binerek Levent’e gidiyordum, ancak sonunda metrodan kesinlikle biktim. O yuzden su anda cok sansliyim, metro ve diger toplu tasima icin ihityac yok, her yere yaya olarak gidebilirim. Fakat yavas yavas seyler degisiyor. Mesela Inonu Sokak’ta iki tane yeni otel var, bir tane cok mesgul otopark var, her zaman taksiler her zaman geliyor ve gidiyor, yayalari gormezden. Bana gore bu biraz tehlikeli, simdi gercek bir kaldirim yok, sadece araba yolu. Diger otel onunde bir lobi var, ve kaldirim yerine dik merdiven insa edildi. O yuzden, simdi her kes sokak yuruyor, bu da biraz tehlikeli, ve engelliler icin secenek yok. Ondan sonra bir park var, stadyumun karsisinda, ve su anda o park cok pis, her yerde cop var, ozellikle poset torbalar ve plastik siseler. Maalesef! Stadyum onunde mesgul bir kavsak var, ve birkac hafta once yaya gecidi silindi. Ne kadar kotu! Yayalar icin zaten o kavsak cok tehlikeli oldu, fakat simdi gercek bir geliyorum diyen kaza va – abarti degil. Sonunda Besiktas’a geldiginde. Ilk solda sokakta cok otel var, ve simdi daha ve daha bahce lokanta insa ediliyor, kaldirimlar gozden kaybolan. Allahallah! Elbette burada herkes sokakta yurur, baska secenek yok…

 

7/8/16

 

Gunaydin, Istanbul. Evet, nihayet memleketimin takimi Guney Yarimkure ragbi sampiyonluk kazandi. Iki gun once bu mac hakkinda burada yazdim, cok endise ettim, cunku yirmi yil bekledim ve memleketimin takimi hic sampiyonluk kazandmadi. Gecen yil ona finale geldi, ev avantaj vardi, ama kaybetti. Inanilmaz bir sonuc oldu! Cok kirikligi yapan. Ayrica, on yil once ona tek kez icin finale geldi, ev avantaj yoktu, zihni karismis oynadi – ve o mac da kaybetti. Bu yarisma Yeni Zelandali, Avustralyali, Guney Afrikali, Arjantin ve Japonyali takimlar var, ve dunku final macta memleketimin rakibi bir Guney Afrikali takim, Yohanesburg sehirden. Biz cok sansli, cunku o Guney Afrikali takim Arjantin’da son maci kaybetti, buyuk bir surpriz oldu, ve bu sekilde biz ev avantaj aldi. Aslinda, birkac hafta once memleketimin takimi icin her sey cok zor gorunuyordu. Fakat onlar cok iyi oynadi, her mac kazandi, ve hep ana rakipleri onemli maclari kaybetti. Bunun icin biz her eleme maci evde oynadi. Final maci seyretmedim, ancak bu sonuc ile cok mutluyum. Yirmi bir yil bekledim, her final maci hatirliyorum, ve memleketimin takimi haric her Yeni Zelandali takim sampiyonluk kazandi, cok hayal kirikligi oldu. Ancak nihayet memleketimin takimi da sampiyonluk kazandi. Dun aksam evde vodka ile kutlayordum !!

 

6/8/16

 

Gunaydin, Istanbul. America kotunun iyisi oldugu icin bir baskan sececek. Bu arada diger dunya ulkeleri korkuyla izliyor. Su anda ABD Nazi Almanyasi benziyor. Aslinda, bundan daha kotu. Amerika eski Ingiliz Imparatorlugu benziyor, neredeyse butun dunyasinda savaslar yapiyor, ve bu en kotu. Hillary Clinton Irak Savasi icin oy verdi, ve orada Amerika soykirim yapti, yaklasik bir milyon hayat kaybetti, mezhep catismasi ve terorizm devam ediyor, sayisiz multeci Avrupa’ya gitmek calisiyor, ve Amerikan askerinin seyreltilmis uranyum icin cok sekli bozuk bebekleri var. Bu kesinlikle Nazizm gibi gorunuyor. ABD askeri Irak’ta on uc yilda kaldi. Bu sadece bir isgal degil. Bu kesinlike bir somurgelesme. Fakat onlar sivil halk korumak olamaz. Gecen ay baskentte bir teror saldiri yaklasik iki yuz elli kisi oldurdu. Gercekten Amerika icin sivil halk onemli degil. Onlar icin benzin onemli, askeri endustriyel kompleks onemli. Onlar Afganistan’da on bes yilda kaldi. Neden? Onlar gore bes yil once Usame bin Ladin Pakistan’da olduruldu. Galiba o sadece baska bir yalan, ama ABD neden Afganistan’da kalmak devam ediyor? Afyon ticareti, belki? Trans-Afganistan boru hatti icin mi? Bu arada, Amerika Libya da isgal etti, onun lideri tecavuz ve iskence edildi, ondan sonra oldurdu. Clinton icin bu komik bir sey oldu. Fakat ondan sonra bir Amerikan diplomat ayni sekilde olduruldu, ve Clinton icin bu kesinlikle komik degildi. Simde Amerika Suriye’de vekalet savasi yapiyor. Eger Clinton baskan olacaksa, Ucuncu Dunya Savasi olabilir . . .

 

5/8/16

 

Gunaydin, Istanbul. Yine basliyoruz. Ust uste ikinci kez icin memleketimin takimi Guney Yarikure’nin Super Ragbi finale geldi, ve gene ev avantaj var. Gecen yil kalp yarasi oldu, butun mevsimi boyunca memleketim kolayca en iyi takim, fakat final mac (evde) kaybetti. Ne kadar kotu! Sadece birkac hafta once ayni rakip yendi. Ayrica, on yil once memleketim finale geldi, ancak o mac zihni karismis oynadi, sacmalik oldu, ve benim takimi kaybetti. Yirmi bir yil bekledim, her final mac hatirliyorum, yarin benim takimi finale geri donecek ve umarim Allah’in hakki uctur olacak. Insallah! Rakip Yohanesburg bir takim, onlar Guney Afrika’dan Yeni Zelanda’ya gelmeli, o yuzden onlar icin zor olacak. Ayrica, birkac hafta once biz onlari Guney Afrika’da kolayca yendi. Su anda on sekiz takim var – Guney Afrika’dan alti tane, Yeni Zelanda’dan bes tane, Avustralya’dan bes tane, Arjantin’den bir tane ve Japonya’dan bir tane. Baslangicta sadece on iki takim vardi, ve onlar arasinda sadece dort tane takim sampiyonlugu hic kazanmadi – memleketim dahil. Ayrica, her Yeni Zelandali takim sampiyonlugu kazandi – memleketim haric. Cok kotu, cunku memleketim Yeni Zelanda’nin ikinci en buyuk sehir ve cok milli sampiyonlugu kazandi. Fakat Super Rugby futbolun Sampiyon Ligi benziyor, uluslararasi bi yarisma. Bu yil Arjantin ve Japonya katildi, ama ben Japonya kabul etmiyorum cunku o ulke Guney Yarikuresinde degil. Ayrica, onun takimi kotu, tek mac kazandi ve en altinda bitti…

 

4/8/16

 

Gunaydin, Istanbul. Bu hafta Avustralya’dan kotu haber geldi, hapishane memurular genc Aborijin mahkumlari iskenci yapiyor – zehirleme, kafasinda cuval, soyma, fiziksel ve sozle taciz dahil. Fakat bu haber yeni degil. Iki yil once ayni haber geldi. Maalesef, Avustralya’da Aborijinler onemli degil, onlar sadece nufusun yuzde iki var – fakat hapishane’nin nufusunu yuzde yirmi yedi, ve bunlar arasinda yuzde yirmi dort gencler. Ingilizler Avustralya’ya geldiginde, onlar Aborijinler insan dusunmuyordu, bunun icin Ingilizler Aborijinleri avlandi, iskence yapti (kastrasyon dahil) ve oldurdu. On dokuz yuz altmis yedi yilina kadar Aborijinler ‘Hayvanlar ve Bitkiler’ siniflandirildi, insan olarak degildi. Inanilmaz bir sey, o sadece kirk dokuz yil once. Ancak o yil her sey degistirdi, ondan sonra Aborijinler hem ‘Insan’ hem de ‘Avustralyalilar’ olarak siniflandirilan. Ayrica onlar oy aldi, buna ragmen bu sadece bir resmiyet cunku Aborijinler cok kucuk bir azinlik. Maalesef, Aborijinler hapsetme orani hala cok yuksek (Apartheid Guney Afrika’da zencilerden sekiz kat fazla)! Bu durum Israil’de Filistinliler benziyor, ve sadece somurgeciligin uzantisi. Aborijinler ve Avustralya hukumeti arasinda hic antlasma yok, ancak Kuzey Bati Avustralya’da Aborijinler toprak haklari var. Halbuki, orada cok uranyum yataklari var, ve onbir yil once Avustralya hukumeti bir cocuk istismari skandal yaratti, Aborijinler toplumlari soktu. Hepsi buyuk bir yalan oldu, gercekten maden sirketleri orada calismak istedi . . .

 

3/8/16

 

Gunaydin, Istanbul. Dun burada Agustos tatillerim hakkinda yazdim, ve bugun devam edecegim. Anildim olarak bu yaz tatil yapmayacagim, ancak son bes yilda Agustos ay boyunca Guney Amerika’ya, Ingiltere’ye ve Yunanli Adalari’ye (iki defa) gittim – ve iki tane dugunu katildim. Alti yil once yaz okulda calismaya Ingiltere’ye gittim, guney Ingiltere’de calistim ama ondan sonra bir eski futbol arkadasim ziyaret etmeye Londra’ya gittim, orada birkac gun kaldim. Londra’dan otobus ve feribot binerek Amsterdam’a gittim, ama o sehir cok kalabalik ve pahali oldu, hava kotuydu, ve sadece tek gece kaldim. Otogarda uyudum, ve sonra gun otobus binerek Budapeste’yi gittim. Orada cok daha guzeldi, ne pahali ne kalabalik, ve gunesli hava oldu. Guzel bir otel buldum ve on gece kaldim. Yedi yil once Agustos tatil yapmadim, ama sekiz yil once Kuzey Kibris’e gittim. Ikinci gun orada sokakta cok para buldum. Ne kadar ilginc! Cok sansliyim, dusundum. Fakat Akdeniz bolgesinde bir gelenek var: Alkol icerken ‘sans icin’ para at. Eger o parayi bulursa, belki kotu sans gelecek. Aslinda, birkac ay sonra ben kotu sans aldim! Dokuz yil once Agustos tatil yapmadim, ama on yil once Barselona’ya gittim, butun ay eski is arkadasimin sahildeki cati kati dairesinde kaldim, her gun plaja gittim. Fakat bir gun denizanasi gozlerim soktu, ambulans binerek hastaneye gittim, ve birkac saat boyunca kotu aci cektim. Sonra gun deniz gozlugu satin aldim!

 

2/8/16

 

Gunaydin, Istanbul. Evet, Agustos ay geldi ve hava cok sicak ve nemli. Bu yil Agustos ay boyunca ben sadece ise giderim ve evde kalirim – yaz tatil yapmayacagim. Gecen yil da Istanbul’da kaldim fakat haftada sadece dort gun calistim, diger uc gun deniz icinde yuzmeye feribot binerek adalara gittim. Iki yil once Agustos ayda eski futbol arkadasimin dugunu katilmaya ucak binerek Yunan Adalari’na gittim (resimde alt sagda). Aegina Adasi’nda bir hafta kaldim, iyi zaman gecti, ancak coook sicak oldu. Ayrica, o yil Burgazada’ya neredeyse her gun gittim cunku Agustos ayda neredeyse bos oturdum. Uc yil once erkek kardesimin dugunu katilmaya ucak binerek Ingiltere’ye gittim, memleketimden neredeyse tum ailem delgi, sadece birkac gun kaldim ancak iyi zaman gecti (resimde usta sagda). Ayrica, o yil Agustos boyunca hem Bodrum’a hem de Yunan Adalari’na gittim. Kos Adasi’nda bir hafta kaldim, her gun tepelerde yurudum, denizde yuzdum. O tatil cok eglendim. Dort yil once Guney Amerika’ya gittim ve orada tum Agustos ayda kaldim. Birinci hafta Rio de Jenaryo’da kaldim, her gun deniz icinde yuzmeye Copacabana Plaj’a gittim. Aslinda, Brezilya’da Agustos ay kis mevsimi boyunca gelir, fakat o tropikal bir ulke ve Rio de Jenaryo’da her gun yaklasik otuz derece ulasti. Ayrica, Iguazu Selallesi’ye ziyaret ettim (Amazon Orman’da), ve ondan sonra Arjantin’in baskenti Buenos Aires’de birkac gun kaldim, ve Uruguay’nin baskenti Montevideo’da iki gun kaldim. Oradan otobus binerek Rio de Jenaryo’ya dondum, yolda Porto Alegre sehirde tek gece kaldim, ve son hafta boyunca her gun Copacabana Plaj’a gittim (resimde solda bak):

 

1/8/16

 

Gunaydin, Istanbul. Hindistan’da hala bir kast sistemi var ve Dokunulmaz insanlar en dusuk. Aslinda onlar neredeyse hicbir hakki yok, inekler daha onemli. Cok dokunulmaz insanlar daha yuksek ve zengin insanlari icin calismali ve bazen sert bir sekilde cezalandirildi – dayak dahil, hatta olume. Hindistan’in kast sistemi nereden geldi? Tarihciler gore o sistem binlerce yil once gecmise dayaniyor. Tabii ki, binlerce yil once guney Asya’ya isgal edildi, guney Rusya’dan (galiba Kafkasya) beyaz insanlar geldi. Onceden guney Asyali insanlar Avustralyali Aborijinler ayni oldu. Fakat Isgaldan sonra cok melezleme vardi, ve bu sekilde kast sistemi baslatildi. Ayrica, bu sekilde Hint-Avrupa dil ailesi baslatildi, ve su anda dunyanin yarisindan daha insanlar bir Hint-Avrupa dil biliyor – ozellikle Avrupa’da, hem Kuzey hem de Guney Amerika’da, ve Guney Asya’da dahil. Hititler bir Hint-Avrupa dil konusuyordu. Iran’in ismini beyaz isgalcilerden aldi. Ingilizce beyaz insanlar hala ‘Kafkasyali’ olarak bilinen, biz orada kaynaklandi. Ayrica, Hindistan’da yeni bir din baslatildi, Hinduizm Ibrahimi dinlerden cok daha eski, ve Budizm bir yan urun. Hindistan, Hinduizm, Hintli: hepsi ayni kok var – Indus Nehri. Sanskritce (eski Hintce) Indus “Nehri” anlamina gelir. Ben Hindistan’a gittim, ve televizyonda herkes sarisin gorunuyor, Turkler gibi, bu arada esmer insanlar nadir gorulen. Fakat sokaklarda cok fakir esmer insanlar var. Maalesef, orada irkcilik kesinlikle devam ediyor . . .

 

31/7/16

 

Gunaydin, Istanbul. Dun sabah burada Hillary Clinton hakkinda yazdim, ve bugun devam edecegim. Cok aptal insanlar var, onlar cok televizyon izliyor ve her sey inaniyor. Cok Amerikan kadinlar gore feministler Clinton icin oy vermeli. Neden? Cunku Clinton bir bayan mi? Hadi bu bakalim. Yetmislerde Afganistan’da ilerici sosyalist hukumeti vardi – kadin haklari dahil – fakat ABD sosyalist hukumeti kabul etmedi. ve onu devirmek icin cihatcilar kullandi. Hillary Clinton bu plan destekledi. Sonuc, Afganistan hukumeti devrildi, Taliban geldi, ve kadin haklari bitti. Tebrikler ABD! Tebrikler Clinton! Kirk yil sonra bu durum devam ediyor. Bu arada, Clinton Irak Savasi destekledi. Ona gore Iraq kesinlikle kimyasal silhalar vardi. Zaten Amerikan yaptirimlar icin Irak’ta yaklasik bucuk milyon cocugu olduruldu, ve Clinton’un arkadasi eski devlet bakani Madelaine Albright gore bu “fiyat degdi.” Irak Savasi en azinda bir milyon kisi daha oldurdu, saysiz kadinlar dahil, ve Amerikan askerler tecavuz yapti. Bu “feminism” mi? Devlet bakani olarak Clinton Libya Savasi onayladi, bu sekilde ic savasi basladi, ve simdi Afrika’nin en zengin ulke kesinlikle corba gibi. Tekrar tebrikler ABD ve Clinton! Onlar Suriye’de yaklasik ayni sey yapti. Clinton gore Bessar Esad bir savaslar suclusu ve “gitmeli.” Ne kadar ironik! Aslinda, bana gore Clinton kesinlikle Muslumanlar nefret ediyor. Onlar da Israil kesinlikle destekliyor. Tabii ki Israil etnik temizlik yapiyor, neredeyse her yerli Filistinliler oldurdu. Bu hakkinda Clinton hic bir sey soylemedi. Clinton da Cin, Rusya ve Iran hakkinda cok saldirganca konusuyor. Bu hem cok tehlikeli hem de cok aptal – ve kesinlikle “feminism” degil.

 

30/7/16

 

Gunaydin, Istanbul. Hillary Clinton yeni Amerikan baskan olacak. Bu zaten biliyordum. Bu karar uzun zaman once verildi. Trump sadece bir oyuncu, Clinton kotunun iyisi gorunecek. Sanders solda aday gibi gorunuyordu ama gercekten onun dis siyaseti solda degildi, ve simdi ona Clinton destekliyor. Clinton Demokratik parti aday fakat Cumhuriyetci gibi gorunuyor. Onun dis siyasetci cok saldirgan ve tehlikeli. Hala Clinton Libya’yi imha etti, ve hem Irak Savasi hem de Honduras darbe destekledi. Fakat gercekten herkes ayni, her American siyasetci yaklasik ayni dis siyaseti var. Barack Obama ‘degisim soz’ kampanya yapti, Nobel Baris Odulu aldi, ancak hic bir sey degistirmedi. Aslinda, Obama George Bush’ten daha savas yapti, toplam yedi tane. Ne kadar kotu! Neden her siyasetci ayni? Cunku gercekten onlar hic bir sey yapamaz. Onlar sadece kuklalar. Bu konu hakkinda cok eminim. Secimler kesinlikle sacmalik, sadece bir performans. Bush cok cok kotu bir baskan, Irak’ta soykirim yapti, ona bir bir Nazi gibi. Bunun icin ondan sonra ABD kesinlikle farkli bir baskan istedi, ama yeni baskan sadece farkli gorunuyordu, gercekten ayni sey yapti. O donem zenci adam secildi, gelecek sefer bayan olacak. Cok zeki bir fikir, degil mi? Biz aptal, degil mi? Her sey inaniyoruz, cocuklar gibi. Aslinda, cok aptal kisi var, ozellikle Amerika’da. Onlar her sey inaniyor, onlar icin ne Irak ne Libya onemli, toplam yaklasik bir bucuk milyon hayat kaybetti, sayisiz daha yarali ve evsiz, ve su anda kocaman multeci kriz var, ama cok Amerikalilar icin bu sadece bir televizyon filmi gibi, maalesef onlar icin hicbir anlami yok.

 

29/7/16

 

Gunaydin, Istanbul. Bu benim seyahat haritasi. Simdiye kadar otuz dort ulke ve yuz kirk iyi buyuk sehire ziyaret ettim. Her kitaya gittim, ve Avrupa’da neredeyse her yere gordum. On tane sehirde uzun bir sure yasadim (en azinda bir yil boyunca): Wellington ve Auckland (Yeni Zelanda), Sydney (Avustralya), Lincoln (ABD), Jaen, Vitoria ve Barselona (Ispanya) ve Istanbul (Turkiye). Ingiltere’de toplam yaklasik bir yilda oturdum ancak her bikac ayda tasindim. Ingiltere’de Wight Adasi’nda, Man Adasi’nda, Jersey Adasi’nda, Northamptonshire ve Londra’da oturdum. Ayrica, hem St Petesburg (Rusya) hem de Sangay (Cin) birkac ayda oturdum, ve Danimarka’da tam bir ayda kaldim. Aslinda, Amerika’da Lincoln yakin bir kasabada oturdum, orada universitede okudum. Orada Pasifik’ten Atlantik’e gezdim, ve bir gun Kanada’ya ziyaret ettim, fakat ne Kuzey ABD ne Meksika’ya ziyaret ettim ve su anda bu kacan firsat pisman oluyorum. Memleketimde gazetecilik kariyerim boyunca uc tane kasabada oturdum (bir tane uc yil boyunca). Avustralya’da Sydney haric Wollongong, Brisbane ve Melbourne ziyret ettim. Asya’da Cin haric, hem Hindistan hem de Orta Dogu gezdim, Afrika’ya uc kere gittim: Fas’a, Misir’e ve Tanzanya’ya (Zencibar’a) gittim. Guney Amerika’ya tek defa gittim, ama bir ayda kaldim ve uc tane ulkeyi ziyaret ettim – Brezilya, Arjantin ve Uruguay. Bati Turkiye’de neredeyse her yere gezdim. Ayrica, Ankara, Adana, Kastamonu ve Kapadokya gordum. Fakat Dogu Turkiye’yi henuz gitmedim.

 

28/7/16

 

Gunaydin, Istanbul. Evet, yaklasik on bucuk yil once yeni arkadasi edindim. Aslinda, o erkek yeni bir is arkadasim oldu, fakat ona iyi bilmedim. O kis mevsimi cok kar yagmur dustu ve birkac gun boyunca is yerimiz kapatildi. Ben Tunel’de oturuyordum, ve her aksam yerel bir barda arkadaslarim’a bulustum, beraber bira ictik ve sohbet ettik. Bir gun berbere gitmek karar verdim, ama cok zor oldu, tehlikeli bir dik tepi vardi. O tepeden asagi yururken yeni is arkadasimla bulustum, ve benim en sevidigim bar hakkinda konustuk. O aksam ona bara geldi, baska arkadaslarimla tanisti, ve cok iyi zaman gecirdi. Ondan sonra ona bizimle takilmaya basladi, ve biz onu hakkinda ilginc bir sey ogrendik – onun buyuk babasi John Freely Turkiye hakkinda unlu bir yazar oldu (ASAGI BAK) ve onun annesi Maureen Freely Orhan Pamuk’un cevirmeni oldu! Yeni arkadasim cok zeki ve komik bir erkek oldu, genc, kisa boy ve sakalli. Baska bir ilginc sey ogrendim – ona cok garip bir aksan ile konustu, zaman zaman Amerikan gibi, zaman zaman Iskocyali. Emin degilim ama galiba ona Iskocya’da dogdu, ayrica ona kesinlikle Amerika’da yasiyordu. Fakat Turkiye’ye gelmeden once ona Ispanya’da yasiyordu ve iyi Ispanyolca konustu. Ne kadar karisik! Biz yaklasik iki yil boyunca beraber takildik, fakat sonunda ona bir Turk kiz arkadas buldu ve onlar evlendi. Aslinda, ben onlarin dugunu davet edildi – ancak gitmedim, zaten Marmaris ve Antalya’da tatil planlari yaptim, maalesef. Yaklasik bir yil sonra onlar Turkiye’den ayrildi, Iskocya’ya gitti, kiz cocuk yapti, ve galiba orada yasamaya devam ediyorlar.

 

27/7/16

 

Gunaydin, Istanbul. Maalesef, on uc yil once ABD ve Ingiltere cok yalan soyledi ve dunya kamuoyunu ragmen benzin icin Irak’a isgal etti, sayisiz hayat kaybetti – cocuklar ve kadinlar dahil. On uc yil sonra bu savas devam ediyor, Irak’ta hala ABD ve Ingiltere askeri var, ve uzmanlar gore toplam bir milyon kisi olduruldu. Fakat ABD ve Ingiltere bu onemli degil, ondan sonra onlar hem Libya’da hem de Suriye’de yaklasik ayni sey yapti. ABD dunyanin en guc ulke, ve Ingiltere onun sadik kopegi gibi. Onlar durdurulamaz, kesinlikle cezasiz devam ediyorlar. Az zaman once Ingiltere’de Irak Savasi hakkinda onemli rapor geldi, eski Ingiliz basbakan Tony Blair hakkinda cok kotu sey acikladi, fakat sonucta bosa cikti. Blair beyaz bir adam, Afrikali degil, bunun icin ceza olmaz! Amerika’da Irak Savasi hakkinda hic rapor yoktu, Barack Obama bu fikir iptal etti. Tabii ki, o savas yanlisi super devletti ne sorumluluk ne vicdan var, Orta Dogu cok uzak – onlar icin her sey sadece bir televizyon dizisi gibi ve Muslumanlar ‘kotu adamlar’ (yeni Kizilderililer gibi). Bu arada, Irak Savasi icin kim cezalandirildi? Sadece Amerika’ya desteklemeyen ulkeler ve askerleri. George W Bush gore herkes ‘bizimle beraber veya bize karsi.’ Eger kimse Amerika’ya desteklemeseydi, onu Amerikan destegini kaybetti . . .

 

26/7/16

 

Gunaydin, Istanbul. Lee Harper’in on dokuz yuz altmis yilda ‘Bulbulu Oldurmek’ adli romani Pulitzer odulu kazandi, dunyada on milyonlarca kopya satildi, ve Ingiltere’de en populer kitap secildi – Incil’in onunde! ‘Bulbulu Oldurmek’ Alabama eyalette irkcilik hakkinda. Aslinda, gercek bir olay hakkinda oldu, Harper’in cocukluk boyunca (on dokuz yuz otuz dort yilinda) bir tecavuz oldu, herkes bir zenci erkek sucladi ve onemli bir dava vardi. Anlatici bir kiz cocuk oldu, her sey basit olarak aciklandi, buna ragmen karakterler cok canlilik ve unutulmaz. On dokuz yuz altmis iki yilinda bir film versiyon yapildi, Gregory Peck anlaticinin babasi ve avukat rol yapti. O film bir Oscar odulu kazandi. ‘Bulbulu Oldurmek’ benim en sevdigim romanlari kesinlikle arasinda, o iki kere okudum. Maalesef, Harper baska bir romani yazmadi. Son birkac yilda yeni Harper ‘roman’ yayimlandi, ama galiba o gercek bir roman yok, sadece notlar gibi bir sey. O zamanda Harper cok yasli ve bunamis (ona birkac ay once oldu). Bu arada ben ‘Bulbulu Oldurmek’ hakkinda yeni bir sey ogrendim. Bazilari gore Harper Lee ‘Bulbulu Oldurmek’ yazmdi, gercekten onun hayat boyu arkadasi Truman Capote o romani yazdi. Ilginc bir teori. Capote cok klasikleri yazdi, ve onun romanlari ve kisa hikayeleri hakkinda cok film ve televizyon drama dizisi yapildi. Ona kesinlikle bir ‘dahi’ oldu. Fakat benim icin ‘Bulbulu Oldurmek’ cok farkli bir sey, bensersiz ses var, ve galiba Capote sadece yardim etti. Elbette, Harper da Capote yardim etti, bu herkes biliyor .

 

25/7/16

 

Gunaydin, Istanbul. Orta Dogu’da Amerikan savaslar simdi Avrupa’ya dogrudan etkiliyor. Gittikce artan oranda Avrupa’da teror saldiri var, ve neredyse her zaman saldirganlar Orta Dogu veya Kuzey Afrika’dan. Sadece son hafta boyunca Almanya’da uc tane saldiri oldu, bir tane Iranli koken genclik yapti, diger iki Suriye’li multeci yapti. Tabii Fransa’da son birkac yil boyunca bazi kocaman saldiri oldu, saldirganlar genellikle Magrip koken. Bu ‘ISID’ degil. ‘ISID’ sadece Amerikan propaganda. ABD icin ‘ISID’ Suriye icinde bir Truva ati var, Avrupa’li liderleri icin ‘ISID’ musait bir derivasyon taktik – “ic sorunlar yok, sadece ‘ISID’ problem var!” diyor. Gercekten ‘ISID’ problem yok, Amerikan problem var, ve onlarin savaslari icin Avrupa’da sayisiz multeci var, ve o multeciler her gun kendi memleketinin imha hakkinda duyuyor. Tabii ki bu radikallesme icin tehlikeli bir gelisme alani var. Ayrica, Fransa’da Kuzey Afrika’da eski somurgelerden sayisiz Magrip koken insanlar ve onlari arasinda cok kizgin kisi var. Bu arada, Orta Dogu’da Amerikan savaslari ve isgallari devam ediyor, neredeyse her gun teror siddetli saldirilar var. Adim adim ABD Orta Dogu’yi devraliyor, zaten birkac ulkeyi imha etti, milyonlarca hayat kaybetti, ve ona kesinlikle devam edecek. Bu emperyalizmin kotu yuzu var

 

24/7/16

 

Gunaydin, Istanbul. Tam yetmis yil once Avrupa’dan Siyonistler Orta Dogu’ya terorizm getirdi. Onlar King David Otel bombaladi, doksan bir hayat kaybetti ve kirk alti daha kisi yaralandi. kurbanlar genelde Arap ve Ingiliz oldu. ‘Irgun’ adli olum mangasi o yapti, ve gelecek Israil basbakanlar Ben Gurion ve Menahem Begin her sey duzenlemeye yardim etti. Iki yil sonra Ingiliz yonetimi bitti, Israil yaratildi, ve Siyonistler Filistinli yerlileri etnik temizlemeye basladi. Bu devam ediyor, ve her yil Israilliler King David Otel bombali eylem kutlanir. Aslinda, hem Ben Gurion hem de Menahem Begin Polonya dogumlu oldu. Binyamin Netanyahu’dan once her Israil basbakan Avrupa dogumlu oldu, ozellikle Dogu Avrupa’da. Surpriz degil, Israil sadece altmis sekiz yil once yaratildi, Ikinci Dunya Savas’tan sonra. Fakat Siyonistler kim? Onlar Avrupa’dan geldi, genelde beyaz insanlar gibi gorunuyordu, Araplar gibi degili. Gercekten Yahudilik sadece bir din, etnik koken hakkinda degil. Iranli Yahudi var, Arap Yahudi var, Zenci Yahudi var, falan. O yuzden, onlar neden ‘Israil’ talep etti? Evet, iki bin yil once orada Yahudiler vardi, fakat ayni zamanlarda Turkler Orta Asya’da oldu, Ingilizler Almanya;da oldu ve Polinezyalilar Guney Dogu Asya’da oldu. Ayrica, Yahudiler ‘Israil’de’ kaynaklanmadi. Orijinal Yahudiler Arap Yarimadisi’ndan geldi. Evet, original Yahudiler ve Araplar ayni insanlar oldu, sadece farkli bir din oldu. Bati Dunya’da herkes ‘anti-Semitizm’ hakkinda konusuyor, ama ‘semitizm’ sadece bir dil ailesi – Arapca dahil!

 

23/7/16

 

Gunaydin, Istanbul. Yaklasik elli yil once ABD ve Ingiltere Endonezya’da bir askeri darbe duzenledi. Neden? Cunku demokratik baskan Sukarno komunizm yanlisi oldu. Ayrica, Sukarno Hollanda’ya karsi bagimsizlik savasi kahraman oldu, bu yuzden Ikinci Dunya Savasi boyunca ona Japonya yardim etti. Darbesiden kisa bir sure sonra Sukarno oldu (cok supheli oldu). Yeni baskan Suharto bir diktator oldu. Sonra iki yil boyunca ona yaklasik yarim milyonda supheli komunistleri oldurdu. Cok daha kisi tutuklu ve iskence edildi. O cok korkunc bir temizleme oldu, soykirim gibi. Ayni zamanda, America ve Endonezya cok iyi arkadaslar kaldi. Aslinda, CIA olum mangalari cok isimler verdi. Dort yil once Danimarkali bir film ekibi Endonezya’ya gitti ve bir olum mangasi hakkinda garip bir belgesel filmi yapti (ASAGI BAK). O katiller cezasiz kaldi, aslinda onlar unlu kisi gibi yasiyordu, televizyon programlarinda gorundu, ve kendi filmi yapti. Bu arada, on yil sonra Suharto Dogu Timor isgal etti, ve baska bir soykirim yapti. Yaklasik iki yuz yirmi bin hayat kaybetti (nufusun dortte), ve gene cok daha kisi tutuklu, iskence edildi ve tecavuz edildi. Tekrar ABD ve Ingiltere Endonezya destekledi. Bes tane Avustralyali gazeteci iskence edildi ve olduruldu, buna ragmen ilk birkac yil boyunca Avustralya (ve Kanada ve Yeni Zelanda) da Endonezya destekledi. Sadece Sovyet Birligi, Portekiz ve Libya o soykirime karsi oldu. Bazi rapor gore su anda Endonezya Bati Papua’da ayni sey yapiyor, ancak bu hakkinda cok az haber var, maalesef . . .

 

22/7/16

 

Gunaydin, Istanbul. Yeni Yunan tisort aldim, kahverengi bir tisort, Iskiri Ada’dan geldi. Iskiri Ege deniz’de Seytan Adalari grubu arasinda, nufusu sadece uc bin. Fakat ben oraya gitmedim. Bu tisort Yunan arkadasim hediye olarak beni verdi. Ben neredeyse her yaz Yunan Adalar’a giderim, bu yil Kurban Bayrami boyunca Kizilhisar Ada’ya gitmeye planladim (Kas yakinda), fakat simdi emin degilim cunku bazi problem var, tabii ki. Ayrica, su anda plaj ve denizden birada sikildim, her yaz ayni sey yaparim – benim bos gunlerde Burgazada’ya giderim, bayramlar boyunca Yunan Adalar’a ziyaret ederim. Ancak bu yaz Burgazada’ya gitmiyorum, belki Yunan Adalar’a da gitmeyecegim. Seker Bayrami boyunca evde kaldim, cok okudum ve yazdim. Iyi zaman gecti, bu kesinlikle daha kolay ve sakin bir tatil, ve su anda kolay ve sakin tatillar tercih ederim, okuma yazma cok begeniyorum. Bugun bos gunum var ve baska planim yok. Yunanistan’a yaklasik on kere gittim. Ilk olarak neredeyse on bir yil once Izmir’den Sakiz Ada’ya ziyret ettim, ve birkac ay sonra tren binerek Atina’ya gittim, iki arkadasim ile Akropol’e ziyaret ettim. Dokuz yil once otobus ve feribot binerek hem Rodos hem de Sisam Ada’ya gittim. Son bes yil boyunca her yaz Yunan Adalar’a gittim – Midilli, Kos, Aegina ve Girit dahil. Fakat bu yil emin degilim, gorecegiz

 

21/7/16

 

Gunaydin, Istanbul. Nice ve Manjib, iki tane sehir, iki tane katliam oldu, ama haberler ne kadar farkli! Gecen hafta Nice sehirde, Fransa’da, bir psikopat Bastille Gunu kutlayam kalabaliklar icine bir kamyon surdu, seksen dort hayat kaybetti. Her yerde kocaman basliklar vardi, ve her haber gore bu kesinlikle ‘terorism.’ Neden? Galiba cunku suclu bir Magripli oldu.Bu sekilde, ic sorunlar gozardi edildi, yerine herkes ISID ve Orta Dogu hakkinda konusmak tercih ediyor. Ancak Magrip ve Orta Dogu ayni degildi, Magrip kuzey-bati Afrika’da – ve eski Fransiz somurgesi. Bu arada, Sali gunu Fransa dahil Amerikan koalisyon Suriye’ye bombaladi, manjib sehir yakinda yuzlerce sivil kimse oldurdu – cok cocuklar dahil. Fakat kocaman basliklar yoktu, ve haber gore bu ‘terorism’ degildi, bu sadece bir kaza. Neden? Cunku Amerika ve onun arkadaslari bu yapti, ve haber gore Amerika her zaman hakli. Ancak ABD hem davetsiz hem de istemeyen Suriye’ye geldi. Onlar zaten Irak imha etti, ve bu sekilde cok terorism yaratti. Aslinda, ayni gunu ABD-destekli bir isyanci grubu bir Filistinli cocugun kafasi kesti. Bu kesinlikle terorism, tabii ki. Gercekten Nice sehirde bir teror saldiri yoktu, bir toplu katliam oldu, ve Suriye’de bir kaza yoktu, bir teror saldiri vardi. Uluslararasi basin buyuk bir yalan, gercekleri kesinlikle carpitiyor.

 

20/7/16

 

Gunaydin, Istanbul. Son iki gun boyunca CIA’nin gizli operasyonlari hakkinda yazdim. Pazartesi sabah Suriye Savas Amerikan katilimi hakkinda yazdim, ve dun sabah Ikinci Dunya Savas’tan yirmi yuzyilin sonuna kadar arasinda hakkinda. Fakat bu bir triloji, ve bugun yirmi birinci yuzyil hakkinda yazacagim. Bu yuzyil korkunc bir New York’ta teror saldiriyla basladi. Kim yapti? Suudi Arabistanlilar o yapti. Ondan sonra Amerika kim saldirdi? Afganistan. Neden? Cunku teror lideri Osama bin Laden orada saklandi. Ancak sonunda Amerikan onu Pakistan’da buldu (oyle diyorlar). Fakat o bes yil once oldu, ve ABD askeri hala Afganistan’da var. Gercekten, Afganistan’da onemli bir gaz boru hatti var, bunun icin Amerikan askeri orada kaliyor. Ayrica, kazancli bir afyon endustri var. Bu ‘savas’ toplam on bes yil boyunca devam ediyordu. Iki yil sonra ABD Irak’a saldirdi. Neden? Irak’taki Kitle imha silahlari vardi, dedi. Yanlis. Kitle imha silahlari yoktu, ama cok benzin vardi. Birkac yil sonra ABD Libya’ya saldirdi. Neden? Onun lideri cok kotu bir diktator, dedi, ona kendi insanlar soykirima yapmak istiyor. Fakat bu da yanlis. Libya Afrika’nin en zengin ulke oldu, cunku cok benzin var – Irak gibi. Bunun icin Amerika Libya’ya saldirdi. Bu arada, CIA Suriye karistirmaya oraya isyancilar gonderdi, ve bu sekilde ‘ISID’ yaratti. Sonuc – korkunc bir ic savasi. Bikac yil once Ukranya’da Rusya yanlisi bir hukumet vardi, o yuzden CIA bir darbe duzenledi, cok kisi olduruldu, ve simdi Bati yanlisi (ve cok yolsuz) bir hukumet var. Bu arada ABD destegi ile, Suudi Arabistan Yemen’i bombaliyor, dugun, okul ve hastane vuruldu. Simdiye kadar Amerika’nin ‘Teror Mucadele’ yaklasik sekiz milyon Musluman oldurdu.

 

19/7/16

 

Gunaydin, Istanbul. Dun burada Suriye Savasi Amerikan katilimi hakkinda yazdim. ABD yaklasik on yil once o savas planlamaya basladi. Bu bir surpriz degil. Ikinci Dunya Savas’tan beri CIA neredeyse yuz tane disaridan mudahale yapti. Aslinda, Amerikan baskan Roosevelt Pearl Harbor saldirindan sonra CIA yaratti. Ikinci Dunya Savas’tan sonra bu orgut Guney Avrupa’da calisiyordu, hem Yunanistan’da hem de Italya’da CIA komunistleri karsi sagcilara destekledi. Ondan sonra CIA hem Suriye’de hem de Iran’da derbeleri destekledi, ve bu sekilde Iran’in ilk demokratik lideri devrildi ve vahsi Sah geri dondu. Bir yil sonra Amerika Guatemala bombaladi, yaklasik iki yuz bin hayat kaybetti ve bazi yerli toplulugu kayboldu. Neden? Cunku birkac yil once o kucuk ulkenin ABD-destekli diktatoru devrildi. Birkac yil sonra CIA Haiti’de yaklasik ayni sey yapti ama orada en azinda yuz bin hayat kaybetti – soykirim gibi. Altmisli ve yetmisli yillar boyunca CIA Latin Amerika’da birkac askeri darbe destekledi. Bu ‘Kondor’ plani olarak bilinen. Ilk olarak on dokuz yuz altmis dort yilinda Brezilya’da demokratik hukumeti devrildi, ordu devraldi – ve yirmi yil boyunca devam ediyordu. Bes yil sonra Uruguay’de yaklasik ayni sey oldu, ve ondan sonra Bolivya’da, Sili’de ve Arjantin’da. Askeri temerkuz kamplari ve iskence merkezleri kullandi, kadinlara ve cocuklara tecavuz etti, ve cocuklara oldurdu. On binlerce hayat kaybetti. Seksenler CIA hem El Salvador’da hem de Panama’da vahsi askeri diktatorlugu destekledi. Su anda CIA yaklasik on yedi bin isci var, ve her yil hukumetten yaklasik elli milyar dolar alir. Birkac siyasal uzman gore eski Amerikan baskan Kennedy onun suikastten once CIA bitmek istedi . .

 

18/7/16

 

Gunaydin, Istanbul. Bes yil once yeni Wikileaks kablolar gore ABD zaten bes yil boyunca Suriye muhalif gruplari destekledi ve finanse etti. O yuzden rejimin degismesi plan yaklasik on yil once basladi. Ne kadar ilginc – ben yaklasik on yil once Suriye’ye ziyaret ettim! Isyancilar bes yil once saldirmaya basladi, onlar ABD ve Israil destekleyen teroristler oldu, pusucular her ikisi tarafta ates acti (Ukranya gibi). ABD ve Avrupa ‘Esad istifa etmeli’ dediler ve yaptirim uyuguladi. Bu arada, Amerika isyancilara desteklemeye devam etti. Fakat Esad istifa etmedi. Bunun icin isyancilara icin Amerikan destegi artirdi. Tabii ki, cok isyanci teror orgutuyu katildi – sozde “ISID,” “El Nusra” ve “El Kaide dahil” (diger bir degisle Suudi destekleyen Vahabiler). Binlerce isyanci/terorist Urdun’de egitilmis ve yuksek teknoloji silahlar verildi. Aslinda, ABD uzun zaman boyunca Suriye’nin ic islerine karismak calisiyordu. On dokuz kirk dokuz yilinda CIA bir darbe destekledi. Bu yuzden ondan sonra Sam ve Moskova daha yakin oldu, ve bu sekilde devam ediyor. Eger Esad istifa edecekse, ne olacak? Galiba Suriye baska bir Irak veya Libya olacak. Ayrica, Suriyeliler genelde bolmek istemiyor. Suriye’deki cok dinsel, etnik ve kabile gruplar var. Fransa ve Ingiltere Osmanli sonrasi sinirlarini cizerken bu konu hakkinda dusunmuyordu. Esad bir barut ficisi uzerinde oturan birakilir

 

17/7/16

 

Gunaydin, Istanbul. Dun gece deli oldu, degil mi? Yaklasik saat iki bucukta haber geldi, askeri darbe basladi. Herkes biliyor Turk Cumhuriyeti’nde birkac darbe oldu. Ilk olarak bu haber inandim, askerler Ankara’da televizyonda konustu. Fakat bazi problem vardi: Hic onemli siyasetci tutuklanmadi; onemli subaylar dahil olmamis, ve baskan televizyonda uzun zaman boyunca konustu. Bn hic darbe gormedim, ama bu biraz tuhaf gorundu. Darbeler cok hizli olmali, onemli siyasetciler tutuklamali, ve her televizyon kanal kontrol etmeli. Bu cok onemli. Bunun icin o darbe basarisiz olacak dusundum. Bu arada disari cok gurultu vardi – patlama, silah atesler, helikopterler ve asker ucaklar duydum. Ayrica, saat ikiye ceyrek var uzun bir ezan vardi, ve ondan sonra birkac korkunc ses patlamasi oldu. Ses patlamasi cok cok gurultu oldu, butun daire sallandi, cok iyi ozel efektler – fakat uyumak olmazdi. Sonunda yaklasik bes saat boyunca uyudum, ve bu sabah darbe basarisiz oldu ogrendim. Sasirmadim, aptal degilim, zaten hersey anladim. Televizyonda askerler cok genc gorunuyordu, galiba onlar yaniltilmis ve hic bir sey anlamadi. Maalesef, dun gece iki yuz altmis bes hayat kaybetti. Bugun yaklasik uc bin kisi tutukladi. Simdi Istiklal’da cok baskan destekleyen kisi var. Onlari duyabilirim . . .

 

16/7/16

 

Gunaydin, Istanbul. Bu hafta sonu hava cok sicak olacak. Tabii ki, yaz boyunca bu normal. Masallah is yeride klima var cunku ben uzun pantalon ve uzun kollu gomlek giymeliyim. En azinda takim elbise icin ihtiyac yok. Bana gore takim elbise kesinlikle sacma – kravat ozellikle. Bu moda Kuzey Avrupa’dan geldi, Kuzey Avrupa sicak bir yer degil, o yuzden onlar icin problem yok. Fakat su anda daha sicak ulkelerde ayni moda var. Gercekten, takim elbise bir uniforma gibi, takim elbise giyen kisi onemli gorunmek istiyor, fakat yazin cok rahatsiz olmali. Ayrica, takim elbise guzel degil, genellikle gri veya siyah. Ne kadar sikici! Bence, kravat kesinlikle faydasiz, hic amaca hizmet etmiyor, sadece gostermelik. Ben takim elbise hic giymiyorum, benim icin uzun pantalon ve uzun kollu gomlek yeter – dugun icin dahil. Bu arada, kadinlar cok daha sansli, onlar neredeyse hersey giyebilir, dekolte elbise ve mini etek dahil. Ne kadar guzel! Ben cok kiskancim. Ogrenciler da cok sansli, onlar kisa pantolon ve tisort giyebilir. Bana gore yazin herkes – is adamlar ve ogretmenler dahil – kisa pantalon ve tisort giyebilmeli, ve sicak ulkelerde geleneksel giysi mumkun olmali. Onlar neden Kuzey Avrupali modayi takip etek istiyor? Inanilmaz. Herkes rahat olmali, bu ciddi ve saygin gorunmekten cok daha onemli.

 

15/7/16

 

Gunaydin, Istanbul. Maalesef, Fransa’da dun aksam baska bir korkunc teror saldiri oldu, en azinda seksen dort hayat kaybetti, yuzden fazla kisi daha yaralandi. Nice sehirde bir erkek Bastille Gunu kutlayan kalabaliklar icine onun kamyon doksan kilometre hizla olarak surdu. Nice Akdeniz’de bir turist gezinte yeri, galiba cok yabanci vardi. Fransa’da son iki yil boyunca uc tane buyuk teror saldiri oldu. Yaklasik on sekiz ay once Paris’teki Charlie Hebdo saldirisi oldu, ve dokuz ay once baskentte bir dizi saldirilar toplam yuz otuz yedi kisi oldurdu, neredeyse dort yuz daha yaralandi. Her zaman suclular Magrip koken oldu – Fasli, Cezayirli ve Tunuslu. Haber gore dun geceki suclu bir ‘Fransiz-Tunus’ erkek oldu. O zaman, bu somurge sonrasi bir problem, degil mi? Fransa’da neredeyse bes milyon Musluman var, ve cogunluk Magrip koken. Cok ayrimcilik ve zulum var, bunun icin cok kizginlik var, tabii ki. Ancak hukumet icin somurge sonrasi problemler onemli degil, ona kesinlikle ‘ISID’ suclayacak – “Orta Dogu’da korkunc bir teror orgutu Bati Dunya’yi gene saldirdi!!” deyecek. “ISID yenmek icin Orta Dogu’ya daha askeri gondermeliyiz ve daha bomba dusmeliyiz!!” Tam da bu sebeple ISID yaratilmis oldu, truva ati gibi, bu sekilde NATO askeri Suriye’ye girdi. Fakat eger ISID kocaman bir teror orgutu varsa, eger onlar her yerde vurmak olursa, neden onlar Avrupa Futbol Sampiyonasi turnuva’yi saldirmadi? Tabii ki, cok guvenlik vardi, ancak taraftalar her yere gitti, teroristler icin onlar cok kolay hedef oldu, ama hic problem yoktu. Inanilmaz.

 

14/7/16

 

Gunaydin, Istanbul. Affedersiniz, Turk arkadaslarim, bankta para biriktirmek icin hesabi Turkce’de nasil dersiniz? Bu hafta bankaya gittim, biriktirmek icin hesabima para koymak istedim, bunun icin “tasarruf hesabima koymak istiyorum” dedim. Fakat banka veznesi yanlis yapti, benim para karti hesabiye para koydu. Daha sonra internet bankaciligi yaparken bu hata gordum, cok sasirdim, cunku gecen ay ayni sey oldu, o yuzden bu kez ‘tasarruf” kelime vurgu yaptim. ‘Tasarruf’ dogru kelime, degil mi? Aslinda, sozlukta baska bir kelime gordum – ‘mevduat’ – ve bir kez o kelime da kullandim. Simde kafam cok karismis. Gercekten bana gore dil benim problem degil. Bana gore insanlar beni dinlemiyor, galiba cunku cok kisi bir yabanci ile Turkce konusmak istemiyor. Ayni gun eczaneye gittim. Iki yil once uriner enfeksiyon aldim ve doktor biraz ilac recete yazdi. Bos paketler cekmece icinde kaldim – masallah! O yuzden bu defa doktoru gitmedim, sadece eczaneye gittim, ve orada hersey acikladim. Onlar kesinlikle anladi, “Turkce cok iyi konusuyorsunuz,’ soylediler. ‘Tabii ki,’ cevap verdim, ‘Turkiye’de uzun zaman kaldim.’ Sonunda onlar benim bozuk parasi ile hata yapti, bu hakkinda soru sordum ve bir eczaci hemen Ingilizce konusmaya basladi. Allahallah! O problem dil hakkinda degildi. O problem sadece bozuk parasi hakkinda oldu…

 

13/7/16

 

Gunaydin, Istanbul. Haber gore Somalili teror orgutu El Sebab Turkey’yi tehdit etmis. Odullu Avustralyali gazeteci John Pilger gore El Sebab ‘ayaktakimi’ bir grubu ve sadece birkac bin uyeler var. Tabii ki, iki yil once Kenya’da alisveris merkezinde bir terori saldiri oldu, altmis yedi hayat kaybetti, ve haber gore El Sebab suclu oldu. Galiba dogru, ancak guvenlik cok dusuktu, ve o saldirindan iki yil once Kenya askeri Somali’ye isgal etti. Amerika o isgali destekledi. O zamanda Somali’de istikrarli Islami hukumeti vardi, fakat ABD onu kabul etmedi, ve uc yil once Amerikan destegi ile Hasan Seyh Mahmud iktidar oldu. Fakat ona altinda yolsuzluk skandal var, ve bu yilin secimler iptal edildi. Avrupali imparatorlugu zamanlar boyunca Somali dort tane gruba ayrildi – Inglizce konusan, Fransizca konusan, Italyanca konusan ve Etyopyali konusan. Bol ve yonet politikasi oldu ve bu sekilde Somali’nin problemleri basladi. On dokuz yuz altmis dokuz ve on dokuz yuz doksan bir yillari arasinda ABD Somali’de bir komunizm karsi diktatorlugu destekledi. Bu arada Etyopya karsi cok uzun bir savas oldu. Sonuc, Somali’de bir kitlik vardi, diktatorlugu devrildi ve ic savasi basladi. Somali Afrika Boynuzunda ve stratejik olarak cok onemli. Amerikan petrol sirketleri orada calisiyordu. Bu yuzden, on dokuz yuz doksan uc yilda Amerika Somali’ye isgal etti. O savas boyunca yedi bin ve on bin arasinda olduruldu, cok sivil kimse dahil, ama sadece on sekiz tane Amerikan askeri. Yine de, Amerikan askeri hakkinda unlu bir film var – ‘Kara Sahin Dustu.’ Tabii ki o film sadece propaganda.

 

12/7/16

 

Gunaydin, Istanbul. Evet, kocaman bir sehirde yasiyoruz, resmi olarak Istanbulun nufusu yaklasik on dort milyon, fakat galiba cok daha kayit disi insanlar var ve toplam neredeyse yirmi milyon. Bazi kaynaklari gore Istanbul dunyanin on tane en buyuk sehir arasinda, buna ragmen dunyanin en buyuk sehirde – Tokyo-Yokohama – neredeyse kirk milyon. Istanbul cok hizli buyudu, kirk yil once sadece iki milyon kisi burada oturuyordu, altmis yil once sadece bir milyon. Bunun icin bu sehir cok kaotik, cok trafik problem var, ve her zaman cok gurultu. Mesela, cun aksam saat on bire ceyrek kala eve ulastim, giyisim degistim, aksam yemegi yaptim, kanepede oturdum ve televizyon ve bilgisayari actim. Birkac dakika sonra iki tane dev kamyon geldi, cok aragaz verdiler, ve birkac erkek cok bangirdamaya basladi. Bu saat on birde, cocuklar uyuyor. Ne kadar kotu! Ayrica, yaklasik on bes dakika sonra elektrik kesildi. bilgisayarda kulaklik kullanmak mumkun degildi. Tabii ki televizyon izlemek da olmazdi. Bu arada, sokakta gurultu devam etti. Ben saat on iki bucukta yataga gittim, gurultu devam etti, ve bu sabah hala devam ediyor. Burada etrafinda insaat yirmi dort saat devam ediyor. Baska bir ornek: Cuma gunu Cihangir’de en sevdigim lokantaya gittim, yemek yerken kitap okumaya calistim, fakat cok gurultu vardi, herkes bagirdi – garsonlar, cocuklar, telefondaki musteriler, sokaktaki insanlar. Bu arada lokantaya yakinda trafik problem vardi, her taksici kornaya basmaliydi – elbette! Allahallah . . .

 

11/7/16

 

Gunaydin, Istanbul. Maalesef, Afrikali-Amerikali insanlar icin baskan Barack Obama cok az degistii, neredeyse hic bir sey iyilestirmedi. Afrikali-Amerikali erkekleri diger Amerikalilardan hala dokuz kat daha fazla polis tarafindan olduruldu. Gecen yil polis bin bir yuz otuz dort tane Afrikali-Amerikali erkek oldurdu. Genc Afrikali-Amerikali erkekler (on bes ve otuz bes yasinda arasinda) nufusun sadece yuzde iki var fakat polis tarafindan olduren yuzde on bes olan. Onlari beyaz genc erkeklerden bes kat daha fazla polis tarafindan olduruldu. Gecen yil Cleveland sehirde on iki yasinda cocuk Tamir Rice parkta bir oyuncan tabanca ile oynarken bir polis arabasi geldi, bir polis onu hemen oldurdu, hic soru sormadi. O polis onceki problemler vardi, yine de mahkeme gore ona Tamir Rice oldurmek icin suclu degildi. Aslinda, cok polis onceki problemler var, ama onlar neredeyse her zaman sucsuz bulundu. ABD’deki Afrikali-Amerikali erkekleri karsi polis vahsilik yeni bir sey degil. Tabii ki eskiden cok daha kotu oldu. Ancak cep telefonu ve sosyal medya var, masallah! Gecen hafta Baton Rouge sehirde otuz yedi yasinda Alton Sterling zeminde tutulurken polis tarafindan bes kez vuruldu. Ondan sonra kocaman gosteri vardi, ve Dallas sehirde bes polis bir pusucu tarafindan olduruldu. Amerika’da cok kotu bir durum var..

 

10/7/16

 

Gunaydin, Istanbul. Dun Karaci sehirde on binlerce insanlar efsane hayirsever, sosyal eylemci ve insancil kimse Abdul Sattar Edhi’nin cenazesiye katildi. O on dokuz yuz seksen sekiz yildindan beri Pakistan’nin ilk devlet cenazesi oldu. “Erkek Rahibe Teresa” olarak bilinen, Edhi on dokuz yuz yirmi sekiz yilinda Hindistanli bir koyde dogdu – Ingiliz kural boyunca. Gencken ona onun olmekte annesi bakti, ve ondan sonra Edhi hayirseverlik hayatini adadi. Aslinda bu yaklasik altmis yil boyunca yapti. Ona bir vakif kurdu, ve o vakif Pakistan’in en buyuk haline geldi, yirmi binden daha bebekleri kurtardi, elli binden daha oksuzleri yardim etti, ve kirk binden daha hemsireleri egitim verdi. Ayrica, Pakistan’da uc yuz otuz Edhi siginaklari var, kadinlar, cocuklar ve ozurluleri icin dahil. Bu arada, dunyanin en buyuk ambulans filosu var, toplam bin bes yuz, ve yirmi dort saat acil servisi var. Edhi’nin vakifi uluslararasi felaketlerden sonra da yardim etti, ABD’deki iki bin bes yilin Katrina Kasirgasindan sonra, mesela. Edhi bircok odul kazandi, ve Nobel Baris Odulu icin aday gosterildi. Maalesef, ona Nobel Baris Odulu almadi, buna ragmen otuz bin kisi bir dilekce imzaladi (Malala Yousafzai’nin babasi o dilekce basladi). Yine de Edhi mutevazi bir hayat yasadi. Bir zaman Lubnan’da Israili askeri onu tutukladi, baska bir zaman ABD’deki Amerikan polis onu sekiz saat boyunca sorguladi. Abdul Settar Edhi Cuma gunu seksen sekiz yasinda oldu. Huzur Icinde Yat

 

9/7/16

 

Gunaydin, Istanbul. Bunu hatirla, hem George W Bush hem de Tony Blair Irak’i isgaldan sonrasinda yeniden secildi. Bu en kotusu. Amerikan ve Ingiliz halklar sadece gucsuz seyirciler degildi. O savas sadece iki tane kotu liderleri tarafindan baslandi degil, o savas kotu bir ideoloji tarafindan baslandi, sovenlik, irkcilik, milliyetcilik ve kibirlik dolu bir ideoloji, ve bu ideoloji hem Amerika’da hem Ingiltere’de var. Aslinda, ABD’deki Chilcot gibi bir rapor yoktu, baskan Barack Obama sorusturma kabul etmedi (buna ragmen secim kampanyasi boyunca tam tersine soyledi), ona gore America ileriye bakmali, geriye degil. Ne kadar uygun! Maalesef, Obama sadece bir kukla, gercekten hic bir sey degistirmedi, hala cok savas var, hala polis cok zenci erkekleri olduruyor. Ingiltere kesinlikle daha durust bir ulke, ve Chilcot rapor cok onemli ve ovguye deger. Ancak ne olacak? Blair hapishaneye gitmeyecek, ve ona kesinlikle Lahey’e gitmeyecek (oraya sadece zenci Afrikali liderleri gidiyor). Belki Ingiliz askeri dava acabilir, ama yaklasik bir milyon Iraklilar olduruldu, sayisiz daha yaralandi, evsiz ve benzeri gibi, ve onlar hic bir sey yapama. Bu arada Irak Savasi on uc yil boyunca devam ederken, ABD ve Ingiltere Libya’da baska bir savasi basladi ve simdi onlarin askerleri Suriye’de Bessar Esad’i karsi gizli bir savasi yapiyor – ve tabii ki ayni sonuc olacak. Belki on uc yil sonra Libya ve Suriye savaslari hakkinda daha raporlar olacak . . .

 

8/7/16

 

Gunaydin, Istanbul. Maalesef, tatilim bitti, ama cok guzel bir tatil oldu. Nereye gittim? Hicbir yere gitmedim. Ne yaptim? Hicbir sey yapmadim – ve bu cok eglendim. Bu Istanbul’da benim on ikinci yaz ve onceden her bos gunum denizde yuzmeye adalara gittim, ya da yurt disina gittim – Yunanli Adalar’a, mesela. Fakat bu hafta evde kaldim, sadece televizyon izledim, internette dolastim ve romanim yazdim. Cok rahat ve sakin bir tatil oldu, o cok eglendim. Dairemde dort tane yatak odasi var, bunun icin uc tane ev arkadasim var ve son dort yil boyunca hemen hemen hic yalniz kalmadim, fakat bu bayram herkes tatil yapti ve ben yalniz kaldim. Bu arada, yaklasik elli sayfa yazdim. Bu proje birkac ay once basladim ve simdiye kadar toplam tam iki yuz elli sayfa yazdim. Ancak bu sadece yari yolda, galiba sonbaharda bitirecegim, ve ondan sonra ikinci taslak yapmaliyim ve hersey duzenleyecegim. Galiba ertesi yilda hersey bitirecegim. Evet, bu firsati kesinlikle kacirmadim. Ayrica, hava cok sicak degildi, bugun sadece yirmi dort derece, mesela – mukemmel! Cihangir’de en sevdigim lokanta bayram icin kapali ama farkli bir yer buldum, biraz daha pahali, buna ragmen cok guzel ve tatil gibi hissettim. Gercekten benim icin bayram zaten bitti, cunku Cuma gunleri asla calismiyorum ancak hafta sonlari calisarim – bu hafta sonu dahil. Bu arada, iki tane ev arkadasim geri donecek . . .

 

7/7/16

 

Gunaydin, Istanbul. Gecen hafta sorumsuzluk hakkinda yazdim. ‘Sorumluluk nerede?’ sordum. Dunun haberi iyi bir ornek oldu. En onemli haber – resmi bir Ingiliz rapor gore eski basbakan Tony Blair Irak’ta savas baslamaya cok buyuk yalan soyledi. Ne kadar kotu! Sonuc olarak en azinda bir milyon hayat kaybetti, sayisiz daha kisi yaralandi, evsiz ve benzeri gibi. Ayrica, on uc yil sonra o savas devam ediyor, bu hafta baskentte yaklasik iki yuz elli kisi olduruldu. Bu arada, Amerika’daki hic rapor degil, buna ragmen ABD o savas yapti. Neden? Benzin haric, Amerika icin Afganistan ve Irak gibi uzun savaslar cok kazancli, askeri-endustriyel komplex icin cok kazancli, silah saticilar icin cok kazancli. O yuzden Amerikan siyasetciler icin Irak sadece bir saka, bir milyon Muslumanlar onemli degil. Bu arada, ayni gunde, FBI sorusturma gore eski devlet bakani Hillary Clinton cok dikkatsiz, gizli bilgi kotu kullandi, fakat hic dava olmayacak. Ayni suc icin Chelsea Manning otuz bes yilda cezaevinde olacak, Edward Snowden Rusya’da surgunde yasiyor – fakat Clinton icin hic problem yok cunku yeni baskan olacak! Ayni gunde, Ispanya’da futbol yildiz Lionel Messi vergi kacirmadan suclu bulundu, yirmi bir ay hapis cezasi aldi, ancak hapishaneye girmeyecek cunku Ispanya’da iki yil altinda hapis cezasi denetimli serbestlik olarak yapilabilir. Ayni gunde Guney Afrika’da unlu engelli kosucu Oscar Pistorius kiz arkadasi oldurmek icin alti yil hapis cezasi aldi. Tabii ki bu cok hafif bir ceza ve galiba dort veya bes yil sonra ona serbest olacak . . .

 

6/7/16

 

Gunaydin, Istanbul. Truva Savasi duydunuz mu? Yunanli askeri Truva’yi nasil girdi? Efsaneye gore onlar kocaman ati icinde girmisti. O savas Canakkale yakinda oldu, yaklasik uc bin iki yuz yil once. Tabii ki kocaman ati yoktu, bu sadece semboloji. Antik sairler cok semboloji kullandi. Galiba kocaman ati yanlis diplomasi temsil etmisti. Simdi, yirmi birinci yuzyilda, ABD Suriye’yi girmek istiyor, fakat iki tane buyuk problem var. Ilk olarak, Rusya bunu kabul etmiyor. Ikinci olarak, ABD zaten hem Irak hem de Libya kesinlikle imha etti, su anda hic kimse Amerika guvenmiyor. O yuzden, ABD Truva ati gerekiyor. Ona yerine Suriye’ye isyancilari gonderdi, ve malum olarak bazi isyancilari teror saldirisi yapti. Amerika o teroristleri guzel bir isim verdi – “ISID (Islam Devleti)” – ve Bati haber gore ISID butun dunyada her saldiri icin sorumlu. Herkes cok korkuyor, ISID kocaman bir Islam ordusu, butun dunyayi tehdit ediyor! Tabii ki bu kesinlikle sacmalik. Eskiden “El Kaide” ayni isi gordu, ama simdi “El Kaide” hakkinda hic haber yok. ABD Orta Dogu’da birkac uzun savas yapiyor, sayisiz multeci var, ve bu yuzden dunya cevresinde teror saldirileri var. Ancak, “ISID” degil, sadece radikallesmis bireyler. Bu arada, “ISID mucadele” bahanesiyle Amerikan ordusu Suriye’yi giriyor. Evet, zaten Suriye’de ABD askeri var, ISID onun Truva ati var, bu sekilde ona Suriye’yi da imha ediyor .

 

5/7/16

 

Gunaydin, Istanbul. Yirmi yuzyilin ilk soykirimi guneybati Afrika’da oldu, Namibya’da on dokuz yuz dort ve on dokuz yuz yedi yillari arasinda Alman askeri yaklasik altmis bes bin yerlileri oldurdu. Bu arada yaklasik iki bin askeri olduruldu. Yerli kurbanlar Herero ve Nama busmanlar oldu. Savastan once onlarin nufusu yaklasik seksen bin oldu, savastan sonra sadece yaklasik on bes bin. Bu kesinlikle soykirim. Busmanlar guneybati Afrika’ya ozgu, onlar zenci degil, onlar farkli bir irk – kucuk ve kahverengi, gidaklama ve baska sesleri ile konusuyorlar. Geleneksel olarak onlar sigir cobanlari oldu. On dokuz yuz dort yilinda onlar Alman yonetimine karsi ayaklandi. Fakat Alman askeri kazandi, ve yerlileri cole kacti. Orada su yoktu, tabii ki, ve cok kisi olduruldu. Mahkumlar toplama kamplarda tutuldu – kadinlar ve cocuklar dahil – ve orada hastalik ve acliktan sayisiz daha yerliler olduruldu. Ayrica, Alman doktorlar tibbi deneyler yapti. On dokuz yuz seksen bes yilinda Birlesmis Milletler onemli bir karar verdi, Alman askeri Namibya’da soykirim yapti. On uc yil sonra Alman baskani bu karar kabul etti ve Namibya’ya gitti – ama ozur dilemedi. Nihayet iki bin dort yilinda – savastan tam yuz yil sonra – Alman baskani ozur dilemeye Namibya’ya gitti. Halbuki tazminat tartismalar devam ediyor, onumuzdeki yil bitmis olacak.

 

4/7/16

 

Gunaydin, Istanbul. Maalesef, dun sabah Irak’taki baska bir teror saldiri oldu, en azinda iki yuz hayat kaybetti – cok cocuk dahil, ve yuzler daha kisi yaralandi. Tabii ki Bati haberi gore ISID o yapti. Su anda Bati haberi gore ISID dunya cevresinde hersey yapar. Eskiden El Kaide hakkinda ayni sey soyedi, fakat bu tadi kacti ve El Kaide “ISID” olarak yeniden markalasti. Bunun icin Amerikan askeri Orta Dogu’da var, iyi bir bahane, degil mi? Fakat gercekten bu ISID hakkinda degil, bu Amerikan Imparatorlugu hakkinda, ve Irak’taki hersey tam on uc yil once basladi. Evet, iki bin uc yilinda ABD Irak’i isgal etti, neredeyse herkes o benzin hakkinda biliyordu, dunya cevresinde kocaman gosteriler vardi (Barselona’da bir milyon kisi protesto yuruyusu yapti, ve ben katildim). Hemen hemen her ulke o savas’i karsi oldu, ve Birlesmis Milletler gore o kesinlikle kanunsuz oldu. Ancak ABD icin bu onemli degil, ona icin sadece benzin onemliydi. Uzmanlar gore son uc yilda Irak’taki en azinda bir milyon hayat kaybetti. Tabii ki sayisiz daha kisi yaralandi, matemli, travma gecirmis, yerinden edilmis ve simdi multeci olarak yasiyor. Sadece bu yil boyunca Irak’taki sekiz tane buyuk teror saldiri oldu: Gecen ay baskentte yaklasik otuz hayat kaybetti, Mayis ayinda uc tane teror saldiri vardi, toplam yaklasik iki yuz kisi olduruldu, Mart ayinda bir futbol macta en azinda otuz iki hayat kaybetti, ve bir benzin gemide kirk yedi kisi daha olduruldu. Subat ayinda iki tane teror saldiri Sadr Sehirde toplam yetmis kisi olduruldu…

 

3/7/16

 

Gunaydin, Istanbul. Herkes gore ISID Ataturk Havalimani saldirdi. Neden? Cunku Turkiye Suriye’de onlari bombaliyor. O yuzden Cuma gunun teror saldiri intikam oldu mu? Halbuki, ilginc sekilde o teroristler Rusya’dan geldi, ve ISID henuz sorumluluk kabul etmedi. Neden? Dun aksam Banglades’te bir teror saldiri oldu, maalesef, ve haber gore ISID sorumluluk hemen kabul etti. Bu arada bugun televizyon’da ABD’li is adami ve siyasetci Donald Trump gordum. Ona gore ISID kesinlikle Ataturk Havalimani saldirdi, bunun icin Turkiye ISID imha etmeli. Tabii ki, bu topyekun savas gerekiyor. ABD icin ne kadar musait olacaksa! Bir sey biliyorum – Amerika kesinlikle Suriye’yi isgal etmek istiyor. On bir Eylul teror saldirilardan sonra eski ABD komutan Wesley Clark her sey acikladi: Amerika birkac ulkeyi isgal etmek istedi – Irak, Lybia ve Suriye dahil. (ASAGI BAK). Hadi bakalim: Amerika zaten hem Irak hem de Lybia isgal etti, onlarin liderleri oldurdu, ve simdi her ikisi Amerikan kontrol altinda. Fakat aptal degiliz, ABD siyasetciler cok yalan soyledi, ve simdi neredeyse herkes bu biliyor. O yuzden Suriye icin onlar cok daha karmasik bir planlari yapti. Bu defa Amerika isgal etmedi, yerine isyanci gruplari yaratti ve yardim etti – ISID dahil – ve bu sekilde vekalet savasi basladi. Tabii ki Suriye’nin hukumeti isyancilara karsi kendini savundu, ve simdi Bati haber gore Esad bir savas suclusu. Cok zeki bir plan, degil mi?

 

2/7/16

 

Gunaydin, Istanbul. Evet, yaz geldi, Temmuz ay geldi, ve birkac gun Seker Bayrami gelecek. Butun hafta bos olacak. Ne yapacagim? Hic bir sey yapmayacagim. Ne tatile cikacagim ne adalara gidecegim, sadece evde kalacagim ve rahat edecegim. Evet, su anda cok tembelim. Gercekten son yilda kilo aldim, gobegim var, zayiflamaliyim, ama ben orta yasliyim, genc degilim ve bu yaz spor icin benim motivasyon yok. Ayrica, yeni bir romani projesi var, simdiye kadar iki yuzden daha sayfa yazdim. Genellikle yazin yazmaktan mola yaparim, fakat bu proje birkac ay once basladim ve devam etmek istiyorum. Simdi sadece ilk taslak yaziyorum, ve bu cok buyuk bir proje, galiba toplam dort veya bes yuz sayfa yazacagim. Ondan sonra ikinci taslak yazmaliyim, ve o sonrasinda her sey duzeltmeliyim. Muhtemelen bu proje icin en azinda bir yil gerekiyor. Zamanim tukeniyor gibi hissediyorum. Bu arada, hava sicak, tabii ki, bu yuzden hem pencereler hem de balkon kapisi acarim. Ancak disari cok gurultu. Insaat var, trafik var, cami var, erkekler her zaman bagirir, emlakci iki tane kucuk kopek aldi ve onlar cok havliyor – cizirtili olarak! – ve kediler da gurultu olabilir. Bir komsu bazen kedilere takilir ve onlar korkunc bir gurultu yapar. Evet, cok zeki bir adam, degil mi? Burada etrafinda kesinlikle daha gurultu gerekiyoruz!!

 

1/7/16

 

Gunaydin, Istanbul. Bir sey her zaman kendime soruyorum: Sorumluluk nerede? Su anda hic kimse sorumlu yok. Bastan sona her kes nasil arzu ediyor ve sorumlu yok. Ulkeler baska ulkeler bombaliyor ve sorumlu yok. Dunya cevresinde siyasetciler nasil arzu ediyor ve sorumlu yok. Medya cok yalan soyluyor ve sorumlu yok. Sirketler nasil arzu ediyor ve sorumlu yok. Korkunc felaket var, cok isci olduruldu ve sorumlu yok. Bazen hatta suclular sorumlu tutmaz, az sona serbest birakildi. Evet, haber her zaman sorumsuzca dolu. Ayrica, gunluk hayat da sorumsuzca dolu. Sokakta suruculer kurallara uymayor, cok tehlikeli olabilir, ama sorumlu yok. Lokantalarda garsonlar beceriksiz ve kaba olabilir ama sorumlu yok. Okulda cocuklar yaramaz ve kaba olabilir ama sorumlu yok. Ev arkadaslar tembel ve dusuncesiz olabilir ve sorumlu yok. Eskiden hersey cok farkli oldu. Cocukken ogrenciler cok saygili ve iyi huylu olmaliydi veya ceza vardi. Gencken ev arkadaslar cok dusnceli ve temiz olmaliydi veya tahliye vardi. Garson olarak calisirken cok dikkatli ve nazik olmaliydim veya kovma vardi. Ben yaklasik yirmi yil boyunca araba kullandim ve eger kuralla kirseydim ceza vardi. Ancak su anda sorumluluk nerede? Bana gore su anda herkes sadece bir sey onemser – para. Evet, herkes sadece paranin kolesi . . .

 

30/6/16

 

Gunaydin, Istanbul. Evet, tam iki yil once Tanzanya’ya gittim, Zencibar adasinda bir hafta kaldim. O Sahra altinda Afrika’ya benim ilk gezi oldu. Antarktika haric, ben her kitaya ziyaret ettim, fakat Tanzanya’dan once sadece Kuzey Afrika’ya gittim. On bes bucuk yil once Ispanya’dan Fas’a ziyaret ettim, Tanca sehirde tek gece kaldim, ve on yil once Turkiye’den Misir’e ziyaret ettim, Kahire sehirde bir hafta kaldim. Bunun icin Sahra altinda Afrika’ya gitmek istedim. Ilk olarak Sudan hakkinda dusundum, benim eski arkadasim orada calisiyordu, fakat ona gore Sudan cok sikici bir ulke. O yuzden, Bati Afrika hakkinda dusundum – Gana mesela. Gencken bir Ganali arkadasim vardi, ve ona gore Gana cok guzel bir ulke oldu. Halbuki, Bati Afrika gitmeye zor olabilir, onceden vize ve asilamalar almali. Nihayet Tanzanya hakkinda dusundum. Bazi arkadaslarim oraya gitti, safari yapti, Zencibar’a ziyaret etti. Ben safari yapmadim, o cok pahali ve yalniz gittim, sikici olabilirdi. Ayrica, benim icin yabani hayat cok ilginc degil, benim icin insanlar ilginc, ve plaj tatili tercih ederim. Istanbul’dan Darussalem’a ucak binerek gittim, yedi saat surdu, ve Darussalem’dan Zencibar’a hizli feribot binerek gittim, yaklasik iki saat surdu. Cok kolay oldu. Zencibar yuzde doksan dokuz Musluman ama her yerde barlar vardi, Istanbul gibi. Her gun plaja gittim, deniz icinde yuzdum, her aksam bara gittim, futbol Dunya Kupasi maclara izledim, bir ictim, ve yerel halk ile konustum.

 

29/6/16

 

Gunaydin, Istanbul. Evet, gec kaldim, dun aksamdan beri Facebook ve birkac daha internet sayfalar yavasladi. Neden? Cunku dun aksam Turkiye’de baska bir teror salsirisi oldu, bu kez Ataturk Havaalaninda, kirktan daha fazla hayat kaybetti, yaklasik yuz elli kisi daha yaralandi. Ailemiz ve arkadaslarimiz biz hakkinda endisiyor, fakat Facebook yavasladi ve iletisim zor olabilir. Bu arada dun aksam kim havaalani saldirdi? Simdi bilinmeyen, haber gore muhtemelen ISID yapti fakat su anda haber gore ISID her sey yapiyor – Orlando escinsel gece kulubu katliam, mesela !! – fakat bende bu kesinlikle sacma. ISID asiri tutucu kisiler, sadece kendi vatani istiyorlar, ve ABD Suriye karsi savasmaya onlar yaratti. Bu yuzden onlar neden Turkiye saldiriyor? Aslinda, bu yil Istanbul’da dort tane teror saldiri oldu. Ocak ayda Sultanahmet’te on uc hayat kaybetti, on dort kisi yaralandi, Mart ayda Beyoglu’da bes hayat kaybetti, otuz alti kisi yaralandi, ve uc hafta once Fatih’de on iki hayat kaybetti, elli bir kisi yaralandi. O yuzden bu yil Istanbul’da toplam yetmisten daha hayat kaybetti ve yuzler daha kisi yaralandi. Bu arada Ankara’da iki tane buyuk teror saldirisi oldu, Subat ayda otuz hayat kaybetti, altmis kisi yaralanda, ve Mart ayda otuz yedi hayat kaybetti, yaklasik yuz yirmi bes kisi yaralandi.

 

28/6/16

 

Gunaydin, Istanbul. Evet, dun aksam Avrupa Futbol Sampiyonasi’nda kocaman bir surpriz oldu, Izlanda Ingiltere iki – bir yendi. Izlanda’nin nufusu sadece yaklasik uc yuz bin kisi – Sisli veya Denizli gibi ve Malta’dan daha az!! Ingiltere’nin nufusu yaklasik elli milyon, o ulke futbol “icat etti’ (modern kurallar yazdi), ve tam elli yil once Dunya Kupasi kazandi. Fakat on dokuz yuz altmis alti yilin Dunya Kupasi Ingiltere’de oldu, ve Ingiltere baska bir final ulasmadi. Ayrica, inanilmaz bir sekilde, Ingiltere Avrupa final maca hic ulasmadi. Ne kadar ilginc! Ingiltere’de futbol cok profesyonel bir spor, futbol icin cok para var, milli takim menajeri maasi dort nokta alti milyon dolar, ancak Ingiltere kesinlikle basarisiz. Bu arada Izlanda’da futbol yari profesyonel, milli takim menajeri yari zamanli disci olarak calisiyor. Is yeride piyango var ve ben Izlanda aldim, bunun icin cok mutluyum. Fakat gercekten su anda futbol genellikle izlemiyorum, ve dun aksam Izlanda-Ingiltere mac seyretmedi. Benim icin spor izlerken zaman kaybidir. Eskiden Dunya Kupasi cok eglendim, ama son birkac turnuva cok kotuydu, Avrupali takimlara her zaman kazaniyor ve onlar savunma ve sikici futbol oynayorlar. Cocukken Brezilya cok guzel futbol oynadi, ama su anda onlarin oyuncular Avrupa’da ve sadece para icin oynayorlar, maalesef.

 

27/6/16

 

Gunaydin, Istanbul. Bugun is yerinde yeni donem basliyor. Aslinda, son donem sadece dun bitirdi, mola yoktu. Bunun icin dun aksam is arkadaslarimla bara gittim, Kanadali bir is arkadasimin veda partisi oldu. Biz bes yil boyunca beraber calisiyorduk. Ilginc bir sey oldu, zaman zaman ona bir sey kaybett – mobil telefon veya anahtarlar, mesela – ve ben her zaman onlari buldum! Fakat bu sadece tesaduf oldu, ben iyi bir dedektif degilim, o seyler sadece rastgeldim. Maalesef, ona Turkiiye’den ayrilacak, Kanada’ya geri donecek. Cok kisi onun veda partisiye geldi, Ingiliz, Amerikan, Kanadali, Iskocyali, Maltali ve Avustralyali – ve ben Yeni Zelandaliyim, tabii ki. Baska bir Birlesmis Milletler toplantisi gibi oldu (Cuma aksam baska bir veda partisi katildim, Facebook’ta iki gun once o gece hakkinda yazdim). Ben balik ve patates yedim, cok lezzetliydi, her zamanki gibi. Cekoslovakyali bira (ve bir tane tekila) ictim. Fakat gece gec saate kadar kalmadim, cunku bugun yeni donem basliyor, ve dersimden once konusma sinavlari vermeliyim. Bu donem yaklasik ayni programim var. Gecen yaz boyunca daha az saatler calistim, hafta da uc bos gunum vardi, ancak bu yil normal bir program tercih ediyorum, tek bos gunum var. Ayrica, Kurban Bayram’dan once tatil yapmayacagim.

 

26/6/16

 

Gunaydin, Istanbul. Maalesef, simdi benim Ingilizce pasaport daha az faydali. Eskiden bu pasaport ile Avrupa Birligi’nin her yerde calisabilirdim, ve bes yil boyunca Ispanya’da calistim. Tabii ki, Ingiltere Avrupa Birligi icinde oldu, bu nedenle Ingiliz pasaport aldim. Ayrica, Ingiliz pasaport almaya kolay degildi. Birincisi Danimarka’da Danimarkali pasaport icin basvurdum cunku babam Danimarkali. Ancak Danimarkaca bilmiyorum ve basarmadim. Ondan sonra Ispanya’da Ingiliz pasaport icin basvurdum cunku annem Ingiliz. Fakat gene basarmadim cunku babam Ingiliz degil ve annem beni kaydetmedi. Halbuki bir yil o kural degistirdi, kaydetme icin ihtiyac yoktu, ve sonunda Ingiliz pasaport aldim. Cok mutluydum, o pasaport ile Ispanya’da yasal olarak calisabilirdim. Ne kadar guzel! Ancak iki gun once Ingiltere Avrupa Birligi’nden ayrilmaya oylandi. Cok sasirdim, benim icin iyi bir durum degil. Evet, su anda Turkiye’de yasiyorum, fakat Avrupa her zaman benim B plani oldu. Eger Turkiye’den ayrileceksem, Avrupa’ya geri donecegim, dusundum. Fransa’da en azinda bir yil boyunca oturmaya istedim, cunku birkac yil once Fransizca okudum fakat asla kullanmadim. Ondan sonra belki Ispanya’ya donebilirim, dusundum. Ancak simdi cok daha zor olabilir. Ingiltere Avrupa Birligi’nden neden ayrildi? Pek cok sebepler vardi, mesela su anda herkes multeciler hakkinda endisiyor. Tabii ki, cok multeci Nato’nun savaslari kaciyor, ve Ingiltere Nato icinde. Ne kadar ironik!

 

25/6/16

 

Gunaydin, Istanbul. Evet, arkadaslarim, alisveris yaptim, dort tane yeni kitap satin aldim. Simdi Maya Angelou’nun ‘Kafesli Kus Neden Soyluyor Biliyorum’ adli otobiyografi okuyorum ve neredeyse bitirdim. Angelou Afrikali-Amerika’li bir kiz ve tecavuz kurbani oldu, Ikinci Dunya Savas boyunca buyudu, ondan sonra Siyasi Haklar Hareketi katildi, Malcolm X ve Martin Luther King Jr biliyordu. Fakat bu roman sadece onlarin cocukluk hakkinda. Ona daha otobiyografilar yazdi. Her zamanki gibi iki tane roman ve iki tane kurgusal olmayan duzyazi kitap aldim. Genellikle tarih kitabi tercih ederim, ancak bu kez sadece bir tane tarih kitabi aldim – Suriye hakkinda. Neden o kitap sectim? Cunku Robert Fisk tavsiye verdi, ve Fisk Orta Dogu tarihi hakkinda cok iyi bir yazar. Ayrica Noam Chomsky’nin ‘Gelgit Donuyor’ adli siyasal kitabi aldim. Bu kitap ABD ve Orta Amerika hakkinda. Aslinda, Chomsky ‘Gelgit Donuyor’ yaklasik otuz yil once yazdi, fakat bu guncellenmis bir versiyon. Bu arada Jose Saramago’nun ‘Isa Gore Incil’ ve Chigozie Obioma’nin ‘Balikcilar’ adli romanlari aldim. Saramago Portekiz bir yazar oldu, nobel edebiyat odulu kazandi. Birkac yil once baska bir Saramago romani okudum ve begendim. Obioma genc bir Nijeryali yazar, sadece otuz yasinda var, ve ‘Balikcilar’ onun ilk romani. Bunun icin, cok mutluyum, zaman zaman Istanbul’da iyi bir Ingilizce dil romanlari bulmaya zor olabilir, ancak bu defa cok kolay oldu. Toplam yaklasik yuz yirmi bes lira odedim, fena degildi.

 

24/6/16

 

Gunaydin, Istanbul. Dun aksam Besiktas’ta Avustralyali bir is arkadasimin veda partisi katildim. Helena (gozlukle) Polonezkoy’de yaklasik uc yil once tanistim, orada is partisi vardi. Cok ilginc, cunku eskiden Polonezkoy Polonyali multecileri dolu oldu, ve Helena’nin baba tarafi Polonya’dan geldi. Bu arada, onun anne tarafi Macaristan’dan geldi, ve simdi ona Macaristan’a tasiniyor. Uc yil boyunca calisiyorduk ama genellikle ayni subede degildi. Maalesef, her yaz birkac arkadasim Turkiye’den ayrilir. Bu aksam baska bir Avustralyali is arkadasimin veda partisi katilacagim. Aslinda, onun erkek arkadasi benim eski arkadasim. Ona Ingiliz bir muzikci, biz on bir yil once tanistik ve zaman zaman beraber takildik. Bu arada, pazar aksam Kanadali bir is arkadasimin veda partisi katilacagim. Biz bes yil boyunca birlikte calisiyorduk. Dahasi var, maalesef. Ancak, sonbahar yeni kisi gelir, yeni arkadaslar edinirim, ve her turlu ulkelerden – Ingiltere’den, Amerika’dan, Kanadali, Avustralyali, Guney Afrikali, falan. Bu yil cok iyi gecirdi, herkes iyi gecindi, ve beraber cok sosyallestik. Avrupa Futbol Sampiyonasi boyunca biz barda beraber birkac mac izledik. Diger Zamanlar ‘Kaset’ lokantaya gideriz, balik ve patates veya domuz etisi burger yeriz ve Cekoslovakyali bira iceriz. Bu resimde soldan Fiono (Ingiltere’den), Helena, ben, Rossta (Ingiltere’den), Marwa (Misirli-Kanadali) ve Chris (Yunanli-Amerikan) gorulebilir. Birlesmis Milletler gibi!

 

23/6/16

 

Gunaydin, Istanbul. ABD icin ISID ne kadar uygun! ISID’in sayesinde Amerikan askeri benzin zengin Irak’a geri dondu ve orada devam ediyor, gercek bir somurge gibi. Simdi ABD on uc yil boyunca Irak’ta kaldi, fakat Saddam Huseyin on yil once oldurulmus. Cok tuhaf, degil mi? Ayrica, ISIS’in sayesinde Amerikan askeri davetsiz Suriye’deki kavga ediyor. Tabii ki, ABD ayni zamanda hukumet karsiti isyancilari destekliyor, ve Suriye Savasi kesinlikle bir vekalet savasi. Eylul on birinci saldirilardan sonra eski Amerikan komutan Wesley Clark hersey acikladi, ABD Irak, Suriye, Libya ve birkac daha ulkeleri saldiracak. Tuhaf tuhaf Suudi Arabistan yoktu, bun ragmen o teroristler Suudi Arabistan’dan geldi. Irak Savasi kocaman bir felaket oldu, yaklasik bir milyon hayat kaybetti, tecavuz ve iskence vardi, ve ondan sonra cok teroristler geldi. Butun dunya anlatti, ABD kesinlikle cok kotu bir ulke. Libya Savasi da bu felaket oldu. O yuzden baska bir savas olmaz, bu defa Amerika cok daha zeki ve dikkatli olmaliydi. Bu yuzden ona Suriye’de vekalet savasi basladi, isyancilar destekledi ve bu sekilde ISID yaratti. Bu arada, Amerikan savaslarin sayesinde cok multeci var, ozellikle Avrupa’da, ve bazilari radikalestirdi, tabii ki. O yuzden su anda medya her terorist saldirisi ve toplu katliam icin ISID suclayor. Cok uygun ya! NATO’nun savaslari problem yok. Amerika’nin silah kanunlari deli degil. Her sey ISID’in sucu, Bati Dunya tehdit altinda, bunun icin milyarlarca silahlara harcamaliyiz, askerlerimiz her yere gondermeliyiz ve daha savaslari baslamaliyiz

 

22/6/16

 

Gunaydin, Istanbul. Evet, yaz geldi ve bu Istanbul’da benim on ikinci yaz mevsimi. Dun burada Istanbul’da benim ilk yaz hakkinda yazdim. Her bos gunum Adalar’a gittim, ozellikle Heybeli ve Burgaz, ve orada hem yurudum hem de yuzdum. Cok eglendim. Ikinci yaz ayni sey yaptim ancak butun Agustos ay Barselona’da kaldim. Ben Istanbul’a sadece yaz donemi calistigi is icin geldim ve bazi seylerim Ispanya’da biraktim, dizustu bilgisayrim dahil. Ucuncu yil burada yaz tatil yapmadim. Yerine kis boyunca Hindistan’a gittim, ve ilk bahar boyunca hem Ege hem de Akdeniz gezdim – Yunanli adalar dahil. Yazin sadece Adalar’a gittim. Dorduncu yil burada sadece parttaym calistim, cok param yoktu, gene Istanbul’da kaldim ve Adalar’a gittim. Aslinda hem ucuncu hem de dorduncu yaz boyunca bisiklet binmek icin arkadaslarimla Buyukada’ya gittim. Besinci yaz boyunca yaz okulda calismaya Ingiltere’ye gittim, ondan sonra hem Amsterdam hem de Budapeste ziyaret ettim. Amsterdam cok yagmurli, pahali ve kalabalik oldu, kesinlikle eglenmedim, ancak Budapeste gunesli ve ucuz, ve kalabalik degildi, cok daha fazla eglendim. Altinci yaz burada yeni bir ise basladim, yaz tatil yapmadim, ama sonbahar boyunca hem Midilli Ada hem de Kastamonu ziyaret ettim. Istanbul’da benim Yedinci yaz boyunca butun Agustos ay Guney Amerika’da kaldim, Brezilya, Arjantin ve Uruguay gezdim. Ayrica, Eylul ay boyunca Lubnan’a gittim. Sekizinci yaz boyunca hem Bodrum hem de Kos Ada ziyaret ettim, ondan sonra erkek kardesimin dugunu katilmaya Ingilere’ye gittim. Iki yil once Tanzanya’ya gittim, Zenzibar adasinda bir hafta kaldim, ondan sonra arkadasimin dugunu katilmaya Yunanli Adalar’a gittim. Gecen yil sadece Girit Adasi’ye gittim, o cok eglendim.

 

21/6/16

 

Gunaydin, Istanbul. Evet, arkadaslarim, yaz mevsimi resmi olarak geldi. Dun yaz gundonumu oldu. Istanbul’da son birkac gun boyunca yaklasik otuz bes derece ulasti. Cooook sicak! Fakat cok nemli degil, biraz ruzgarli oldu – masallah! Oruc olan insanlar icin zor olmali, iki hafta daha var. Haber gore Antalya’da simdi neredeyse hic kimse yok. Cok Turkler oruc tutuyor, ve siyasal problemler icin yabanci turistler gelmiyor, maalesef. Bu benim on ikinci yaz Turkiye’de. Iki bin bes yilinda yaz okulda calismaya geldim ama cok eglendim ve on bir yil sonra hala buradayim. Neden Turkiye eglendim? Ozellikle cunku Adalar’i kesfettim. Her hafta sonu Adalar’a gittim, ve her zaman farkli adaya gittim. Sadece Kinali sevmedim, o ada cok fazla kucuk ve iyi bir plaj bulamadim. Genellikle Heybeli ve Burgaz adalara gittim, ama zaman zaman arkadaslarimla Buyukada’ya gittim ve bisikletler bindik. Tabii ki, yaz boyunca her zaman denizde yuzdum. Aslinda, benim bir inci yil burada kis mevsimi boyunca Adalar’a gitmek devam ettim. Fakat adim adim Adalar’dan sikilyordum, ve bu yaz oraya gitmiyorum. Yerine bos gunlerimde ogle yemegi icin Cihangir’e yururum, hepsi bu. Evde kalmak ve yazmayi tercih ediyorum. Yaslaniyorum herhalde! Belki gelecek yaz benim cosku donecek ve Adalar’a gene gidecegim. Kim bilir?

 

20/6/16

 

Gunaydin, Istanbul. Yuzde doksan dokuz insanlar dort etnik gruplarin mensup var. Hem Kuzey Asyali hem de Amerikan yerlileri Mongoloid etnik grubunun uyeler var. Sahra alti Afrikali insanlar zenci etnik grubunun uyeler var (buna ragmen guneybati Afrikanin ‘ormanci’ yerliler farkli bir kucuk grubu). Avrupa’nin beyaz insanlar ‘Kafkasyali’ etnik grubunun uyeler var (onlar Kafkas’tan geldi). Hem Guney Asyali hem de Avustralyali yerlileri Australoid etnik grubunun uyeler var. Aslinda, Australoid etnik grubu ikinci en buyuk (Mongoloid grubundan sonra). Bu iyi bilinen degil. Australoid insanlar Guney Asya’dan geldi, onlar Avustralya’ya on binlerce yil once ulasti – fakat sadece Avustralya’da yasamak degil. Atlantik’ten Pasifigi’ye Austroloid insanlar var. Halbuki, birkac bin yil once Kafkas’tan beyaz insanlar Guney Asya’ya geldi, bunun icin Guney Asyali insanlar karisik insanlar, daha cok Australoid ama biraz beyaz. Bu sekilde hem Hint-Avrupali dil hem de Hintli kast sistemi basladi. Iran ismini ‘Aryan’ (beyaz) istilacilardan aldi. Akdeniz bolgesinde insanlar daha cok beyaz ama biraz Australoid. Guney Dogu Asyali insanlar daha cok Mongoloid ama biraz Australoid, Melanezyali insanlar daha cok Austroloid ama biraz Mongoloid, ve Polinezyali insanlar yariyariya. ASAGI BAK – hangi kiz Avustralyali yerli ve hangi Hintli?

 

19/6/16

 

Gunaydin, Istanbul. Cok kisa hikayeler yazdim. Son iki yil boyunca New York bir edebiyat web sitesinde yaklasik yirmi tane kisa hikayem yayimlandi, fakat o web site gecen yil kapatildi. Ne yazik! Bana ekstra motivasyon verdi. Bu yilin baslari kisa hikaye toplama Yeni Zelanda bir yayinevine gonderdim ama onlar o kabul etmedi, maalesef. Burada birkac kisa hikayem var (ASAGI BAK). Birinci ve ikinci hikaye genclik hakkinda, anlatici kesinlikle bir maglup, ona icin her sey cok kotu. Ucuncu hikaye Turk bir taksi soforu hakkinda, o hikaye neredeyse on yil once yazdim. Dorduncu hikaye egitim ve kulturel soykirim hakkinda, besinci bir kuyumcu dukkani hakkinda, ve altinci Apartheid donem boyunca Guney Afrikali milli ragbi takimin Yeni Zelanda’ya turu hakkinda. Yedinci hikaye bir gece kulubunde genc erkekler hakkinda, sekizinci ev arkadaslar ve karsiliksiz ask hakkinda, ve dokuzuncu olum ve sinekler hakkinda. Son hikaye gercekten kacis ve intihar hakkinda. Aslinda genelde ben romanlari yazmaya tercih ederim, fakat zaman zaman kisa hikayeleri yazarim. Galiba toplam elli’den daha fazla kisa hikaye yazdim, birkac kisa hikayem benim romanlarimdan cikardim. Bu arada, su anda otobiyografik bir romani yazmaya calisarim, simdiye kadar yaklasik iki yuz sayfa yazdim, ve muhtemelen yaklasik iki yuz saya daha yazacagim . .

 

18/6/16

 

Gunaydin, Istanbul. Evet, arkadaslarim, gecen yil Guney Afrika’nin Cape Times gazeteyi icin bes tane makale yazdim. Cape Town o ulkenin ikinci en buyuz sehir, nufusu yaklasik iki bucuk milyon, ve Cape Times onun en onemli gazetesi. Bu yuzden cok heyecanlandim. Birinci makalem ragbi hakkinda. Yeni Zelanda Dunya Kupasi gene kazandi, ve ben Polinezyali oyuncularin etkisi hakkinda yazdim. Eskiden Guney Afrika genellikle dunyanin en iyi ragbi takimi oldu, ancak son otuz yil boyunca daha ve daha Polinezyali oyuncular Yeni Zelanda icin oynayordu, ve su anda Yeni Zelanda kesinlikle dunyanin en iyi takimi. Ikinci makalem uluslararasi politika hakkinda. Bir soru sordum: Bugunun savaslari ve gecmis yuzyillarin savaslari arasinda farkli bir sey var mi? Galiba hic bir sey degistirmedi, insanlar hic degistirmedi. Savaslari cehalet icin degil, biz her sey biliyoruz fakat hic bir sey yapmiyoruz, maalesef. Ucuncu makalem memleketim hakkinda. Okulken ben Yeni Zelanda’nin yerli insanlari hakkinda hic bir sey ogrenmedim. Ayrica, televizyondan yerli insanlari hakkinda hic bir sey ogrenmedim, cunku bizim televizyon genelde Ingiliz ve Amerikan oldu. Ne kadar kotu! O yuzden, bu kulturel soykirim hakkinda yazdim. Dorduncu makalem diller hakkinda yazdim. Su anda neredeyse butun dunyada herkes Ingilizce konusmak istiyor, bu yuzden benim icin farkli diller ogrenmeye zor olabilir. Sonunda Orta Dogu hakkinda baska bir siyasal makale yazdim. ASAGI BAK .

 

17/6/16

 

Gunaydin, Istanbul. Dun Ingiliz siyasetci Jo Cox olduruldu. Haber gore Elli iki yasinda ‘Neo Nazi’ sagci radikal onu ates etti ve bicakladi. Fakat haber gore suikast degildi. Sagci radikal bir yasli adam saldirdi ve Cox kavga durmaya calisiyordu. Cox hakkinda cok az biliyorum ancak ona Filistinli cocuklari destekledi. Cox gore butun dunyada sadece Israil’de cocuklari yetiskenlere olarak yargilandi ve sistematik olarak yargilandi – ama sadece Filistinli cocuklar; Israilli cocuklari degil, tabii ki. Cox gore Filistinli cocuklari yasal rehberlik almiyor. Bu arada Israilli cocuklari icin her zaman avukatlar var. Israil’de son elli yil boyunca neredeyse altmis bin Filistinli cocuklari yargilandi ve cok suistimal edildi. Israil sayisiz insan haklari kirdi. Ayrica, Israilli askeri gece baskinlari yapiyor, ve Filistinli cocuklar ellerine ve gozlerine bagli olarak tutuklandi. Cox gore Israil’de son elli yil boyunca yaklasik sekiz yuz elli bin Filistinliler tutuklandi, yaklasik yuz bin cocuk oldu, her yil bes yuz ve yedi yuz cocuklari yargilandi. Bu kesinlikle Cenevri Anlasmasi’ye muhalif, ve Cox gore bu problem cok artiyor. Cox’un olumu cok trajik bir olay, ona sadece kirk bir yasindaydi, evli ve iki cocuklu oldu. Ingiltere’de son yirmi bes yil boyunca hic siyasetci olduruldu yoktu. Her kes soklandi ve igrendi, Ingiltere’nin Avrupa Birliginden ayrilmasi halk oylamasi gecici olarak durmus. Jo Cox huzur icinde yat…

 

16/6/16

 

Gunaydin, Istanbul. Kirk yil once Soweto sehirde, Guney Afrika’da, polis yaklasik yuz yetmis bariscil gosterici oldurdu. Gostericiler irkci egitim hakkinda protesto ediyordu. Soweto Yohanesburg’de bir belediye, beyaz ‘Apartheid’ kural boyunca o siyah insanlar icin insa edildi. So-we-to ‘Guney-Bati-Sehir’ demek. Fakat bin dokuz yuz yetmis alti yilinda ikci hukumet cok kustah bir karar verdi, dersler Afrikanca (Hollandaci gibi bir dil) icinde olmaliydi. Siyah insanlar icin bu bardagi tasiran son damla oldu. Bin dokuz yuz kirk sekiz yilinda irk ayrimi basladi, siyah insanlar icin cok kotu durum oldu. Soweto katliamdan sonra problemler devam etti, toplam yaklasik yedi yuz hayati kaybetti, binler daha siyah insanlar hapsedildi – ve bazilar uzun zaman boyunca hapiste kaldi. Bir yil sonra siyah lideri Steve Biko tutuklandi, ve gozaltinda olduruldu. Biko cok zeki ve bariscil bir doktor oldu, butun dunya korkuldu ve igrendi, ondan sonra cok ulke Guney Afrika’li ipleri kopardi. Fakat ABD Guney Afrika’nin beyaz hukumeti desteklemek devam etti (su andaki Israel gibi). Aslinda, ABD destekli Guney Afrikali askeri Sovyet destekli Kubali askeri ile bir vekalet savasi kavga etti, ve sonunda Kubali askeri basarili oldu. Guney Afrika’nin beyaz kural icin o sonun baslangici oldu. Nihayet bin dokuz yuz doksan dort yilinda irk ayrimi bitirdi, Nelson Mandela o ulkenin ilk siyah baskani oldu. Su anda Soweto katrliam ‘Genclik Gunu’ olarak anildi. Bu yil kirkinci yildonumu

 

15/6/16

 

Gunaydin, Istanbul. Gencken yaklasik bir bucuk yil boyunca meyve ve sebzeler depoda calistim. Memleketimde neredeyse tum manav Cince var, neredeyse tum bakkal Hintli var, ve cok balikcilar Yunanli veya Italyan. Cok ilginc, cunku memleketim yuzde seksen Ingiliz. Yine de, her gun ben Cinli ve Hintli erkekler ile calisiyordum, ve Cinliler’den birkac Cince kelime ogrendim. Mesela, ‘Houma’ merhaba demek ve ‘Goi’ sagol demek. Cinliler cok zeki ve komik oldu, onlarla cok eglendim. Yaklasik yirmi yil sonra ben yaz okulda calismaya Cin’e gittim. Fakat ben Sangay’da oturdum ve orada farkli bir dil var. Orada merhaba ‘Nihau’ demek ve sagol ‘Shi shi’ demek, mesela. Tabii ki, Sangay’daki herkes Mandalina konusuyor. Mandalina hem Cin’in hem de dunyanin en buyuk dil, yaklasik milyar iki yuz milyon kisi Mandalina biliyor. Halbuki, kuzey, bati ve guney Cin’de farkli diller var. Kuzey Cin’deki cok kisi Mogolca kullaniyor, batidan cok kisi Uighur (Turk bir dil) konusuyor, ve guneydeki cok kisi Kantonlu kullaniyor. Memleketimde Cinliler genelde guney Cin’den geldi, o yuzden onlar Kantonlu konustu, ve ben birkac Kantonlu kelime ogrendim – Mandalina degildi. Sangay’da birkac Mandalina kelime ogrendim, fakat cok az cunku sadece iki ay boyunca kaldim. Aslinda, okulda haric orada neredeyse hic kimse yok Ingilizce bilmedi, buna ragmen buyuk bir problem degildi, onlar zeki ve sabirli insanlar ve genellikle birkac kelime yeter oldu.

 

14/6/16

 

Gunaydin, Istanbul. Ben buyuk amcayim. Dun benim en buyuk kiz yegenim erkek bebek dogurdu. En buyuk kiz yegenim yirmi dokuz yasinda var, ama ona kucuk bir cocuk olarak hatirliyorum. Onun babasi bir Yeni Zelanda yerli oldu. Ayrica onun kocasi da bir Yeni Zelanda yerli. Yeni bebegin ismi ‘Te Rangi Mala Tai.’ Yeni Zelanda yerlileri gore Rangi bir ‘gok tanrisi’ oldu. Rangi ve toprak tanrica ‘Papa’ kucaklasti ve bu sekilde hayati yaratti. En buyuk kiz yegenim benim ablamin kizi. Ablam baska bir kiz cocuk var, ona yirmi alti yasinda. Bu arada, benim kucuk kiz kardesim uc tane cocuk var, on alti yasindaki bir erkek ve iki tane kucuk kiz. Fakat ben Avrupa’ya on yedi yil once geldim, kucuk kardesimin cocuklari hic gormedim, ve gercekten onlar hakkinda hic bir sey bilmiyorum. Ayrica, en kucuk erkek kardesim bir erkek bebek var, onlar Ingiltere’de oturuyor, uc yil once erkek kardesimin dugun katilmaya Londra’ya gittim, ama onun erkek bebegi da gormedim. Diger erkek kardesim hic evlenmedi ve cocuklar yok – benim gibi. Bunun icin toplam dort tane kiz yegenim ve iki tane erkek yegenim var, ama ben sadece iki en buyuk kiz yegenimi gordum – ve onlar cocuklar olarak hatirliyorum. Bu arada, simdi ilk buyuk yegenim var, ‘Te Rangi Mala Tai’ adli bir erkek bebek. Ne kadar guzel!

 

13/6/16

 

Gunaydin, Istanbul. Dun bir Amerikan erkek bir escinsel kulubu saldirdi, elli kisi oldurdu ve yaklasik elli daha yaraladi. Ortalama olarak ABD’deki gunde birden fazla katliam var, fakat dunku Amerika’nin en kotu katliam oldu. Kim suclu? Kanun yapicilar ve tufek lobiciler, belki? Silah kanunlari? Hayir. Tabii ki ISID suclu. Evet, bazi raporlar gore ISID escinsel kulubu saldiri duzenledi. O zaman ‘Islami teror’ suclu. Ne kadar uygun! Silah kanunlar problem yok. Kanu yapicilar ve tufek lobiciler aptal degil. Amerikan geleneksel degerleri kesinlikle deli degil. Bu ‘Islami teror’ hakkinda. Belki ABD daha asker Irak’a ve Suriye’ye gondermeli. Belki ona baska bir Orta Dogu ulkesiye saldirmali. Silah kanunlar onemli degil, silah tasima hakki onemli. Aslinda, Amerika icin ISID cok uygun bir orgut, degil mi? Onun sayesinde ABD’nin Irak isgalini devam ediyor. Ayrica, simdi Suriye’de ABD askerleri var. Dogrusu, ISID Amerika icin calisiyorlar dusunebilir! Bu arada, haber gore ISID hem Paris hem de Bruksel saldirilari icin ustlendi. Neden? – bilmiyorum. Bu kesinlikle faydasiz ve mantiksiz. Tabii ki, NATO birkac Orta Dogu ulkeleri saldirdi ve imha etti, sonuc olarak sayisiz multeci Avrupa’ya geldi, cok ofke var. Ancak Batili haberi gore ISID her kotu seyden sorumlu, bizim savaslari onemli degil. Evet, Bati Dunya icin ISID ne kadar uygun!

 

12/6/16

 

Gunaydin, Istanbul. Neredeyse on bes yil once Aleksandr Puskin’in evini ziyaret ettim. Tabii ki Puskin evde degildi, ona yuz yetmis dokuz yil once otuz yedi yasinda oldu. Onun evini gettiginde ben otuz yedi yasindaydim. Alexandr Puskin Rusya’nin en unlu sair oldu, onun romani ‘Yevgeni Onegin’ Rus edebiyatin en onemli klasik kitaplari arasinda. Puskin on yedi yuz doksan dokuz yilinda Moskova’da dogdu, fakat ona St Petersburg yakinda yasiyordu. Onun buyuk buyuk babasi Kamerun’dan geldi, con onemli bir asker oldu, ona Afrika’dan kacirildi, Rusya’ya bir kole olarak geldi, Buyuk Petro’ya verildi, ve Car Petro’nun vaftiz oglusu olarak buyudu. Ne kakar ilginc! Fransiz romanci Alexandre Dumas gibi, Puskin bir zenci beyaz melezi oldu. Dumas Pustin’den uc yil sonra dogdu, onun babasi Haiti’den geldi. Fakat Pustin genc yasta oldu, bir Fransiz askeri ile bier duello yapti ve kaybetti, maalesef. Ben on bes yil once yaz okulda calismaya St Petersburg’a gittim, orada iki ay boyunca calistim. Bir gun Puskin’e tren binerek gittik, gunubirlik gezi yaptik. O sehir St Petersburg’den sadece yirmi dort kilometre uzak. Nufus yaklasik yuz bin.Onceden o ‘Tsarskoye Selo’ olarak bilinen oldu, fakat on dokuz yuz otuz yedi yilinda bu adi ‘Puskin’ degistirildi – Puskin’in olumunden sonra tam yuz yil . . .

 

11/6/16

 

Gunaydin, Istanbul. Kirk iki yil once televizyonda iki tane cok onemli spor mac gordum. Birincinisi on dokuz yetmis dort yilin futbol Dunya Kupasi oldu, ev sahibi takim Almanya Hollanda yendi. Fakat Hollanda cok guzel futbol oynadi, ikinci turda ona Arjantin ve son sampiyon Brezilya yendi. Hollandali kaptan Johan Cruyff turnuvanin en iyi oyuncusu secildi. Birkac ay sonra eski dunya agir siklet boks sampiyonu Muhammad Ali yeni Sampiyon George Foreman kavga etti. O boks maci Kongo’da oldu, herkes gore Foreman kazanacakti, ancak buyuk bir surpriz vardi, sekizinci raund Ali Foreman yere yikti. Ben televizyonda her ikisi maci seyrettim, ve kirk iki yil sonra her ikisi iyi hatirliyorum. Johan Cruyff Amsterdam’da on dokuz yuz kirk yedi yilinda dogdu. Muhammad Ali bes yil daha once Kentucky eyaletinde dogdu. Cruyff on yedi yasinda onun profesyonel futbol kariyeri basladi, Ajax icin ilk maci bir gol atti. altmisli yillarin sonunda cok gol atti, rekorlar kirdi, son birkac yil boyunca ona Hollandali, Avrupali ve dunya kulup sampiyonlugu kazandi, ve hem Hollandali ve Avrupali en iyi oyuncusu oduller aldi. Ali on sekiz yasinda Olimpiyat altin madalya kazandi, ondan sonra onun profesyonel boks kariyeri basladi, on dokuz maci kazandi – on bes tane yere yikmak olarak. On dokuz altmis dort yilinda ona sampiyon Sonny Liston kavga etti, herkes gore Liston kazanacakti, ancak buyuk bir surpriz vardi, Ali altinci raund kazandi. Cruyff bu yil Mart ayinda oldu, Ali gecen hafta oldu. Iki tane spor efsaneleri kaybetti. Her ikisi huzur icinde yat

 

10/6/16

 

Gunaydin, Istanbul. Kim daha cinsiyetci, erkekler veya kadinlar? Eger Facebook dogru bir olcu varsa, kadinlar kesinlikle daha cinsiyetci. Bazi kadinlar erkekler hakkinda cok sikayet ediyor ve cok elestiriyor. Ayrica, onlar cok iki yuzlu ve saygisiz olabilir. Fakat, genellikle Amerikan ve Ingiliz kadinlar hakkinda konusuyorum. Turk kadinlar bu sekilde davranmiyor. Amerikan ve Ingiliz kadinlar neden bu kadar cinsiyetci ve saygisiz? Bana gore onlar televizyondan ve dergilerden bu davranis ogreniyor. Bati dunyanin televizyon ve dergiler sadece saticilar ve cok nefret dolu olabilir. Turkiye kesinlikle farkli gorunuyor. Burada kesinlikle bir pedersahi toplum. Burada kadinlarla yakinlik duyuyorum. Ancak Amerika ve Ingiltere’de farkli bir durum var, erkekler ve kadinlar esit, yaklasik ayni firsatlar var, Ingiltere’de bir kadin basbakan oldu (Thatcher), ve galiba Amerika’da bir kadin baskan olacak (Clinton). Universiteken sosyal psikoloji bir kurs yaptim. O ABD’deki, hocam kesinlikle bir kadin haklari savunucusu. Bir gun ona kadinlar icin bir siyaset toplanti hakkiinda anlatti, ‘kim gitmek istiyor?’ sordu. Bil bakalim – sadece tek kadin gitmek istedi. Gercekten kadinlar icin bir siyaset toplanti yoktu, o sadece bir deneme. Her sey erkek sucu degil. Bu arada, ABD’deki bir hakim cok kotu bir karar verdi, bir tecavuzcu sadece alti ay hapis cezasi aldi. Evet, o kesinlikle sacmalik. Herkes bu haber hakkinda konusuyor. Yine de, Avustralya’da bir kadin cocuk tacizcisi Israel’e kacti – ve orada adaletten kacti. Hic kimse bu haber hakkinda konusmuyor.

 

9/6/16

 

Gunaydin, Istanbul. Evet, dunyanin en uzun insanlar Hollanda’a yasiyor. Orada ortalama erkek yuksekligi bir nokta seksen dort metre. Bosna’da yaklasik ayni ortalama var. Danimarka’da ve Norvec’te erkek yuksekligi bir nokta seksen iki metre. O yuzden Hollanda’da ben kisa boy bir adam cunku ben sadece bir nokta seksen metre. Fakat ben birkac yil once Hollanda’ya ziyaret ettim ve normal hissettim. Memleketimde ortalama erkek yuksekligi bir noka yetmis sekiz metre. Orada ben kesinlikle normal, ancak gencken biraz uzun hissettim. Aslinda, her kusak daha uzundur. Eskiden Hollandilar kisa boy insanlar oldu, ancak beslenme cok gelistirdi, ve bu cok onemli bir sey. Onceden Amerikalilar uzun zaman boyunca dunyanin en uzun insanlar oldu, ama su anda ABD’deki erkek ortalama bir nokta yetmis sekiz metre. Su anda Dogu Asya’da insanlar daha uzun buyuyor. Kore’de ortalama erkek yuksekligi bir nokta yetmis uc metre, Japonya’da bir nokta yetmis, ve Cin’de bir nokta altmis yedi. Bu cok kisa degil. Orada beslenme degistiriyor, Bati Dunya’dan cok yemek geliyor. Turkiye’de ortalama erkek yuksekligi bir nokta yetmis alti. Ispanya’da da insanlar daha uzun buyuyor, simdi ortalama erkek yukeskligi bir nokta yetmis sekiz ulasti – Ingiltere’de yaklasik ayni. Benim babam Danimarkali ve sadece yaklasik bir nokta yetmis metre. Annem Ingiliz ve da kisa boy oldu, yaklasik bir nokta altmis metre. Aslinda, cocukken herkes gore ben kisa boy olacakti!! Fakat yanlis oldu, ben normal. Hollanda’da ortalama kadin yuksekligi bir nokta yetmis metre, ABD ve Ingiltere’de bir nokta altmis dort, ve Turkiye’de bir nokta altmis iki. Dunyanin en kisa boy insanlar Bolivya’da – erkek ortalama bir nokta altmis metre, kadin ortalama bir nokta kirk iki…

 

8/6/16

 

Gunaydin, Istanbul. Benim yaz tatilim arastiriyorum. Bu yil sadece tek tatil yapacagim, gecen yil gibi. Eskiden her yil iki tatil yaptim, bir tane kitalararasi (Guney Amerika ve Tanzanya’da, mesela), diger Yunanli Adalar’da. Fakat su anda para biriktirmek istiyorum. Gecen yil sadece tek tatil yaptim – Girit Adasi’nda. O tatil cok cok eglendim. Kitalararasi tatillar genellikle meraktan oldu, butun dunya gormek istedim. Ancak zaten tum alti meskun kitalari gordum, otuzdan daha ulkeyi ziyaret ettim, su an icin bu yeter. Ayrica, burada cok sansliyiz, cunku bizim kapilarinda dunyanin en guzel tatil beldesiler arasinda var – Yunanli Adalar! Orada kesinlikle cennet gibi. Memleketimde bu hakkinda sadece hayalini kurabilirdik. Yunanli Adalar’da cok guzel plajlar var, deniz hem temiz hem de sakin, yemek cok lezzetli, ve tabii ki cok tarihi var. Ben baskent dahil Yunanistan’a yaklasik on defa gittim. Her ada cok guzel ama ayni adaya asla donmeyecegim cunku cok daha var. Son iki yilda ucak binerek gittim, fakat bu sekilde biraz pahali, ve tarihler degistirilemez. O yuzden bu yaz Turkiye’ye yakin bir adaya gidecegim. Belki Sombeki (kucuk Rodos’a yakin bir ada), veya Kizilhisar (ufak Kas’a yakin bir ada), veya Kelemez ((Bodrum’a yakin bir ada), veya Limni (Midilli Ada’ya yakin bir ada), veya Tasoz (Selanik’e yakin bir ada). Agustos sonunda gidecegim, Kurban Bayrami boyunca. Tavsiye kabul ederim…

 

7/6/16

 

Gunaydin, Istanbul. On dokuz yuz yetmisler yillarin boyunca ABD ve Ingiltere Kambocya’da gizli operasyon yapti. Onlar bir hukumet darbesi destekledi, ve Kuzey Vietnam karsi Kizil Kmerleri destekledi. Bu sekilde Kizil Kmerler cok buyudu, sonunda kocaman bir teror orgutu oldu, milyonlarca kisi iskence ve oldurdu. Bu yirminci yuzyilin en korkunc soykirimlari arasinda. Baskan Richard Nixon gizli bir savas acti, Kambocya bes tane ‘Hirosima-gibi’ bomba dustu. Ondan sonra Pol Pot ve Kizil Kmerler temerkuz kamplari insat etti ve binlerce daha kisi iskence ve oldurdu. ABD ve Ingiltere kurbanlari yardim etmedi, aslinda onlar yardim engelledi. Fakat ABD ve Ingiltere Kizil Kmerler icin yardim kabul etti. Neden? Galiba cunku Kizil Kmerler Kuzey Vietnam savasiyordu, ve America Vietnam Savasi icin intikam istedi. ABD ve Ingiltere Kambocya hukumeti icinde Kizil Kmerler tesmil destekledi. Ayrica, onlar Birlesmis Milletler’de Kizil Kmerler temsil destekledi. Dogrusu, o zamanlarda Birlesmis Milletler’de Kizil Kmerler temsil vardi. Inanilmaz bir sey! Onlar soykirim yapti!! America Kambocya Savasi finanse etti, Ingiltere isyancilari egitim verdi. Onlar gore “sekiz milyon kisi onemli degil.” Tamam, ABD ve Ingiltere icin sekiz milyon kisi onemli degil. Bu biz iyi biliyoruz. Fakat sadece sekiz milyon kisi hakkinda konusuyoruz degil. Yirmi birinci yuzyilda ABD ve Ingiltere Orta Dogu’da kesinlikle ayni sey yapiyorlar, ve ISID Kizil Kmerler cok benziyor…

 

6/6/16

 

Gunaydin, Istanbul. Bugun Ramazan ayi basladi, tum dunya cevresinde Muslumanlar Temmuz besinciye kadar gunleri boyunca oruc tutuyor. Bu zor olacak, cunku son birkac yilda Ramazan yaz mevsimi boyunca geldi, hava sicak, gunler uzun. Bu yil aksam iftar saat dokuz’a yirmi bes var ve dokuz’a kirk var arasinda olacak. Aslinda, Arapca icinde ‘Ramazan’ ‘sicak ve kuru’ demek. Oruc sadece yemek hakkinda degil. Ayrica, o icmek, sigara ve cinsiyet hakkinda, mesela. Bu sekilde Muslumanlar yoksullarin aci hatirliyor. Bana gore bu cok soylu bir sey, o saygiyi hak ederim. Dunyada yaklasik milyar alti yuz milyon Musluman var – dunya nufusunun yuzde yirmi iki. Islam dunyanin ikinci en buyuk din, ve Hindistan haric Fas ve Endonezya arasinda cogu insan Muslumanlar var. Ayrica, Kuzey Amerika’da, Cin’de, Hindistan’da, Rusya’da, Avrupa’da ve Sahra Alti Afrika’da cok daha Musluman var. Turkiye’de yuzde doksan dokuz insan Musluman var. Halbuki Istanbul’da cok laik Turk var, ayrica merkezinde bol bol yabanci var, ve Ramazan ayi boyunca her sey soyle boyle ayni sekilde devam ediyor, lokantalar ve barlar acik kalir, mesela. Ayrica, hafta sonlari plajlar kalabilir kalir, buna ragmen genellikle cunku cok turist var. Tabii ki, Ramazan’dan sonra uc gun boyunca Seker Bayrami var, bu yil Temmuz besinci ve yedinci arasinda…

 

5/6/16

 

Gunaydin, Istanbul. Bir gun, otuz iki yil once. ilkokulden eve kostum, cok heyecanliydim. Neden? Cunku George Foreman ve Muhammad Ali Dunya Agirl Siklet Boks Sampiyonluk icin kavga etti. O kavga ‘Ormandaki Gumburtu’ olarak bilinen, cunku Kongo’daki oldu. Herkes Ali kazanmak istedi. Annem Ali kazanmak istedi cunku onu ‘yakisikli’ oldu. Annem baska bir boks maci izlemek hic gormedim – sadece o mac. Foreman Sampiyon oldu, yenilmez ve Ali’den daha buyuk. Uzmanlar gore Foremen kazanacakti. O zaten gerisi malum. O mac sekiz raund surdu, sonunda Foreman yoruldu, ve Ali Foreman’i yere yikti. Evet, butun dunya sarsildi. Ancak Ali cok defa dunya sarsti. On yil daha once ona Sonny Liston yendi, yirmi iki yasindi dunya sampiyon oldu. Ondan sonra onun adini ve dinini degistirdi. Muhammad Ali bir Musluman oldu, insan haklari hareketi katildi, ve Vietnam Savasi gitmeye reddetti. Onun davsi uc yilda surdu, nihayet hapishaneye girmedi. Fakat o uc yil boyunca ona boks yapmadi. Ondan sonra Ali az daha yavas gorunuyordu, on dokuz yetmis bir yilinda yeni Dunya Sampiyon Joe Frazier Ali yendi, iki yil sonra Ken Norton da Ali yendi. Aslinda, Ali emeklilik hakkinda dusundu, fakat yerine Norton gene kavga etti ve bu defa kazandi. Ayrica, Frazier gene kavga etti ve kazandi, ama zaten Foreman Frazier yendi ve yeni sampiyon oldu. Maalesef, emeklilikten sadece birkac yil sonra Ali hastalandi. Ona kesinlikle yirminci yuzyilin en unlu sporcu oldu. Ali huzur icinde yat…

 

4/6/16

 

Gunaydin, Istanbul. Dun bos gunum vardi ama cok az yaptim. Cuma asksam is arkadasimla Besiktas’ta en sevdigimiz lokantaya gittik, ben domuz eti burger yedim, iki tane Cek bira ictim. Genellikle cok bira icmem ama hava cok nemli oldu. O yuzden cok gec yattim, yaklasik saat uc’te, ve dun sabah yaklasik saat dokuz’da kiralik icin ev sahibi geldi! Ben kalktim ve onu odedim. Ondan sonra dus aldim ve tiras oldum, sonra kahve yaptim, hem televizyonu hem de bilgisayara actim, ve haber okumaya basladim. Ondan sonra yaklasik bir saat boyunca romanim proje uzerine calistim. Simdiye kadar yuz altmis bes sayfa yazdim, ancak cok sayfa daha yazmak istiyorum – ve bu sadece ilk taslak. Ondan sonra ogle yemegi icin Cihangir’e yurudum, orada en sevdigim lokantada corba ictim ve lahmacun yedim. Sonra cay ve puro ictim, Haydarpasa Terminal hakkinda bir tarih kitap okudum. Ondan sonra sac tirasi oldum – cok kisa, yazin icin. Bu arada, hava degistirdi, biraz bulutlu ve ruzgarli oldu. Supermarketten dondurulmus sebzeler ve sosisler satin aldim, baska bir dukkandan bes tane bardak satin aldim, manavdan patates, elmalar, muzlar ve kagit bardak taze ananas suyu satin aldim, ve bakkaldan kirmizi sarap, maden sodasi ve temizleme deterjani satin aldim. Ev geldigimde firtina basladi, ancak kisa surdu, yarim saat sonra gene gunesli oldu. Ondan sonra ev isleri yaptim, ve simdi televizyon izliyorum, bilgisayar kullaniyorum . . .

 

. . .

3/6/16

 

Gunaydin, Istanbul. Uc gun once eski ABD-destekli Cadli diktator Hissene Habre’nin hapis hakkinda yazdim. Cok iyi haber oldu, ve ayni hafta eski Arjantin cunta lideri Reynaldo Bignone da hapse girdi. Bu arada, Hindistan’dan daha iyi haber geldi. Iki bin iki yilin Musluman karsiti Gucarat Ayaklanma icin yirmi dort kisi mahkum edildi. Uc gun boyunca Hindu isyancilar neredeyse sekiz yuz Muslumanlari oldurdu, iki bin elli yuz daha yaralandi. Bazi tahminleri gore yaklasik iki bes yuz Musluman oluduruldu. Ayrica, cok tecavuz oldu, cocuklar diri diri yakildi, ve yaygin yagma vardi. Zaten bes yil once otuz bir kisi hapse girdi. Eyaletin siyasi lideri Narendra Modi oldu. Kurbanlari gore Modi isyancilari yardim etti, hukumet ve polis ayaklanma hakkinda hic bir sey yapmadi, ancak dort yil once en yuksek mahkeme onu sucsuz bulundu. Tabii ki, Modi iki yil once basbakan secildi. Ne kadar ilginc! Ayrica eyaletin polis muduru sucsuz bulundu. Bazi insanlari gore iki bin iki yilin Gucarat Ayaklanma ‘soykirim’ oldu. Her sey elli dokuz Hindular bir tren yangininda olduruldukten sonra basladi – yirmi bes kadin ve yirmi bes cocuk dahil. Maalesef, butun Musluman topluluk suclandi. Siddet yaklasik uc ay boyunca devam etti. Yaklasik iki yuz elli Hindular da olduruldu, cok daha yaralandi.

 

2/6/16

 

Gunaydin, Istanbul. Evet, Cincinnati sehirde birkac gun once dort yasinda bir cocuk goril kafesine icine dustu, o yuzden hayvanat bahcesi gorevlisi goril vrdu ve oldurdu. Ne kadar kutu! Goril zeki bir hayvan, bizim en yakin akrabalari arasinda, ve onlar etyemez, sadece kendilerini savunmaya saldiri. Fakat, erkek goriller yaklasik iki yuz kilo, cok guclu ve tehlikeli olabilir, tabii ki. Bunun icin hayvanat bahcesi gorevlisi baska secenegi olmadi. Ancak, o cocuk nasil goril kafesine dustu? Bu kesinlikle inanilmaz. Bir cit var miydi? Eger oylese, dort yasinda bir cocuk o nasil tirmandi? Eger oyle degilsi, neden olmasin? Bu kimin sucu? Facebook’ta herkes gore anne, babanin suclu, onlar daha dikkatli olmaliydi. Ayni fikirdeyim, ama bu kocaman bir suc degil. Maalesef, Amerika’da cok kizginlik var, ve o cocugun anne ve babasi cok taciz edildi. Bu iyi bir cozum degil. Bende cok daha onemli soru var – neden goril kafesine etrafinda cok daha buyuk bir cit olmadi? Neden bu kadar dusuk guvenlik oldu? Bana gore hayvanat bahcesi yetkililer yuzden doksan bes sorumlu; ocugun anne ve babasi sadece yuzde bes sorumlu oldu. Sonuc, insan aptallik icin bir goril olduruldu, maalesef. Galiba, hayvanat bahcesi kotu bir fikir, hem zalim hem de ahlaksiz, yaban hayati parklari cok daha iyi . . .

 

1/6/16

 

Gunaydin, Istanbul. Haziran ay geldi. Ben tam on yedi yil once Avrupa’ya geldim. Evet, Haziran ayda, on dokuz yuz doksan dokuz yilinda, memleketimden ayrildim ve hic donmedim. Ayrica, ben tam on bir yil once Turkiye’ye geldim. Haziran ayda, iki bin bes yilinda, Ispanya’dan ayrildim ve buraya geldim. Aslinda, Ispanya’ya geri donmek planim vardi ancak fikrimi degistirdim. Ispanya’dan ayriliktan kisa bir sure once cok gercekci bir kabus gordum; benim ucagi dustu, kendime olumune gordum. Halbuki, korkmadim. Ben Sigmund Freud’in ruyalar hakkinda ‘Duslerin Yorumu’ adli kitabi okudum. Tabii ki, ruyalar ileriye gormez, bu kesinlikle olmaz. Eger kendi olumu gorse, bu kendi hayatini degistirmek istiyor demek. Elbette, benim hayatimi degistirdim cunku sonunda Ispanya’ya geri donmedim, yerine Turkiye kalmak devam ettim. Bu Istanbul’da benim on ikinci yaz mevsimi olacak. Bu arada, hava zaten cok sicak, dun neredeyse otuz derece ulasti ve nem basladi, ama resmi olarak yaz mevsimdi Haziran yirmi baslayacak. Bu arada, gelecek hafta Ramazan baslayacak. Muslumanlar icin zor bir ay olacak, onlar saygiyi hak eder. Fakat Istanbul’da her sey yaklasik ayni sekilde devam edecek. Ondan sonra Seker Bayrami olacak. Ben tatile cikmayacagim, yerine Kurban Bayrami icin beklecegim, o zamanda Yunanli adalara gene gidecegim

 

31/5/16

 

Gunaydin, Istanbul. Dun eski ABD-destekli Cadli diktator Hissene Habre omur boyu hapis mahkum edildi. Afrika’nin ‘Pinochet’ olarak bilinen, Habre on dokuz yuz seksenlerde on binlerce kisi iskence yapti ve oldurdu. Ayrica, ona seks koleligi yapti. Habre etnik yerlileri etnik temizlikten suclandi. Ona altinda yaklasik kirk bin hayat kaybetti. Yaklasik iki yuz bin kisi daha iskence yapildi. Onun iskence metotlari yakma ve gaz zehirleme dahil. ABD ona iktidara gelmeye yardim etti, cok cok silah gonderdi ve onun gizli polisi egitim verdi. Fransa da Habre destekledi. Neden? Cunku ona eski Libyali lideri Muammer Kaddafi’nin dusmani oldu, ABD ve Fransa Libya’ya karsi Cad destekledi, ve bu sekildi Cad o savasi kazandi. Habre Senegal’da yargilandi. Bu ilk kez bir Afrikali lideri Afrika’da yargilandi. Onceden Afrikali liderleri her zaman milletlerarasi mahkemede yargilanmaya Avrupa’ya gitti. Habre Senegal’da mahkemenin yetkisi kabul etmedi, ancak onun kurbanlari vazgecmedi ve onlarin devam etmesi nedeniyle sonunda hak yerine buldu. Ona on dokuz yuz doksan yilinda devrildi ve Senegal’a kacti. Uc yil once ona tutuklandi. Simdi Habre yetmis iki yasinda var. Evet, bazen haklilik var, fakat bu dunyada cok daha ABD-destekli diktator ve eski diktator var – simdiki Misir’de ve Suudi Arabistan’da, mesela.

 

30/5/16

 

Gunaydin, Istanbul. Bu ben ve kardeslerim fotograf neredeyse otuz yil once cekildi. Benim iki tane erkek kardesim ve iki tane kiz kardesim. (Avustralya’da iki tane uvey kiz kardesim daha var, fakat onlar hakkinda cok az biliyorum). Bu fotograf Yeni Zelanda’nin baskenti Wellington’da cekildi. O benim memleketi. Ben erken yirmili yasindaydim, soldaki kardesim on sekiz yasindaydi, ve ortada kardesim sadece bes yasindaydi. Aramizda sadece en kucuk erkek kardesim evlendi. Uc yil once onun dugunu katilmaya Londra’ya gittim. Simdi ona ve Ingiliz esi bir bebek var. Ne kadar ilginc! Onun bebekken iyi hatirliyorum, ben bir genc oldu, ve simdi ona kendi bebegi var. Ona Venezuela’da okudu, o yuzden iyi Ispanyolca konusabilir. Ondan sonra Londra’ya gitti, bir lise ogretmen olarak calisiyordu. Fakat birkac yil once ona onun kariyerini degistirdi, simdi ona bir is adam. En buyuk erkek kardesim su anda Yeni Zelanda’da oturuyor, fakat ona cok seyahat etmis ve cok sene boyunca diger ulkelerde oturdu – ozellikle Endonezya’da ve Sili’de. Ona da Ispanyolca konusabilir (bende o dil biliyorum). Aslinda, ona bir fotografci ve benden once dunyayi gezdi, galiba ona benden daha ulkelere gitti. Bu arada kiz kardeslerim Yeni Zelanda’da kaldi. Onlar evlendi ve cocuklari var. Ablamin kizlari buyudu ve simdi bir tane hamile. Kiz yegenlerim yari-Polinezyali. Kucuk kiz kardesim uc cocugu var, bir delikanli ve iki tane kucuk kiz…

 

29/5/16

 

Gunaydin, Istanbul. John Pilger cok deneyimli bir Avustralyali gazeteci. On dokuz yuz elli sekiz yilinda gazetecilik basladi – tam elli sekiz yil once! Yirmilerinde ona Vietnam Savasi gitti ve onun raporlari icin onemli bir Ingiliz odul kazandi. Ondan sonra Amerika’ya gitti ve sivil haklari hareketi katildi. Robert Kennedy olduruldu zamanda ona ayni odada oldu. Pilger Guney Dogu Asya’ya dondu ve Kambocya Savasi hakkinda yazdi. Onun ‘Yil Sifir’ adli belgesel Kambocya icin elli milyon dolar topladi. Ondan sonra ona Dogu Timor soykirim hakkinda yazdi. Pilger Ingiltere, Guney Afrika ve Cagos Adalar hakkinda da cok Ilglinc belgeseller yapti. Ingiltere’de ona Son otuz yil boyunca Pilger ‘Talidomit Felaket’ haberi patlatti. Guney Afrika’da ona Afrika Ulusal Kongresi, devam eden ekonomik irkcilik hakkinda bir belgesel yapti. Cagos Adalar’da Amerikan ‘Diego Garcia’ askeri ussunu icin Ingiltere yerlileri tahliye edildi; Pilger bu konu hakkinda baska bir belgesel yapti. Son otuz yil boyunca ona Avustralya hakkinda birkac daha belgesel yapti, ozellikle Aborijinleri hakkinda. Iki bucuk yil once ‘Utopya’ adli bir belgesel yapti, cok ilginc, Aborijinler ‘Utopya’ adli bir kasabada ucuncu dunyasi gibi yasiyor. Pilger hala Amerikan siyaset hakkinda bol bol makale yaziyor, ozellikle dis politika ve savaslari (ASAGI BAK). Ona Emmy, BAFTA ve cok daha odulleri kazandi, ve New York Times, Los Angeles Times, Guardian, Independent ve daha cok unlu gazeteler icin yaziyor. Ona kesinlikle dunyanin en deneyimli ve en saygideger gazeteciler arasinda.

 

28/5/16

 

Gunaydin, Istanbul. Ingiltere’nin Telegraph gazete gore bu Avrupa’nin on alti en eski sehir. Birinci, Argos, guney Yunanistan’da, yaklasik yedi bin yil once meskun oldu. Ben Argos ziyaret etmedim. Ikinci, Atina’da, Yunanli baskenti, da yaklasik yedi bin yil once meskun oldu. Ben yaklasik on yil once Atina ziyaret ettim. Istanbul’dan tren binerek gittim, orada iki tane arkadasimla bulustum, beraber Akropol ve daha tarihi yerler ziyaret ettik. Ucuncu, Filibe (Bulgarca, Plovdiv), Bulgaristan’da, yaklasik alti bin yil once meskun oldu. Ben yaklasik sekiz yil once Filibe ziyaret ettim, sadece tek gece kaldim ama begendim. Dorduncu, Hanya, Girit Adasi’nda, Yunanistan’da, da yaklasik alti bin yil once meskun oldu. Ben gecen yaz oraya gittim, bir hafta kaldim, cok guzel bir yer, plajlar kesinlikle harika! Besinci, Patras, Bati Yunanistan;da, yaklasik bes bin bes yuz yil once meskun oldu. Oraya gitmedim. Altinci ve yedinci, Tirhala ve Thebai, da Yunanistan’da, yaklasik bes bin yil once meskun oldu. Onlar ziyaret etmedim. Sekizinci, Kutaisi, Gurcistan’da, yaklasik dort bin yil once meskun oldu. Ben Gurcistan’a hic gitmedim. Dokuzuncu, Larnaka, Kibris Cumhuriyeti’nde, yaklasik iki bin uc yuz yil once meskun oldu. Ben sadece Kuzey Kibris ziyaret ettim. Onuncu, Halkis, Egriboz Adasi’nda, Yunanistan’da, da yaklasik iki bin uc yuz yil once meskun oldu. Ben oraya gitmedim. On birinci, Lizbon, Portekiz’in baskenti, yaklasik iki bin iki yuz yil once meskun oldu. Ben Ispanya’da bes yil boyunca oturdum fakat Portekiz hic ziyaret etmedim! On ikinci, Midilli Adasi’nin baskenti, yaklasik iki bin yuz yil once meskun oldu. Ben oraya yaklasik dort yil once otobus ve feribot binerek gittim, birkac gun kaldim, fakat o benin en sevdigim Yunanli ada degil. On ucuncu, Cadiz, guneybati Ispanya’da, da yaklasik iki bin yuz yil once meskun oldu. Ben yaklasik on bes yil once Cadiz ziyaret ettim, tek gece kaldim. Aslinda Fas’a gitmek istedim, ama firtina vardi ve feribot iptal edildi (bir hafta sonra baska sehirden Fas’a gittim). On dorduncu, Mtsheta, Gurcistan’da, yaklasik iki bin yil once meskun oldu. On besinci, Zadar, Hirvatistan’da, yaklasik bin dokuz yuz yil once meskun oldu. Ben Hirvatistan hic ziyaret etmedim. On altinca, Erivan, Ermeni baskenti, yaklasik bin sekiz yuz yil once meskun oldu. Ben Ermenistan’a da hic gitmedim.

 

27/5/16

 

Gunaydin, Istanbul. Yetmis bir yil once ABD Japonya’ya iki tane atom bombasi dustu, o gun yaklasik yetmis bin hayat kaybetti, sonraki dort ay boyunca yaklasik yetmis bin kisi daha olduruldu. Onlar sivil kimse oldu – cocuklar, kadinlar, erkekler – bunun icin o kesinlikle kocaman ve korkunc bir savas sucu oldu. Tabii ki cok propaganda vardi, cok yalan soylenmis. ABD gore atom bombasi icin ihtiyac vardi, bu sekilde Ikinci Dunya Savasi hemen bitirdi. Gercekten Japonya teslim olmak uzere oldu. Amerikan hava kuvvetleri zaten Japonya’ya cok bomba dustu. O yuzden, ABD neden atom bombasi dustu? Iki tane sebep vardi. Birincisi, Sovyet ile Japonya antlasma bitmek uzere oldu, Sovyetler Japonya’ya bir karadan istili icin hazirladi, onlar ABD ile ortak operasyon onerdi, fakat Amerika bu fikir kabul etmedi (simdi Suriye’de ISID karsi ayni durum var). Elbette Amerika savastan sonra Japonya’yi kontrol etmek istedi, hem musteri devleti hem de askeri us istedi. Dogrusu son yetmis yil boyunca Japonya ABD’nin musteri devleti oldu ve orada hala Amerikan askeri us var. Barack Obama neden Japonya’ya simdi ziyaret ediyor? Bu Hirosima ve Nagazaki hakkinda degil. Bu Cin hakkinda. Amerika butun dunya kontrol etmek istiyor, ve ona Cin hakkinda endise ediyor. Atom bombasi icin ikinci sebep: Amerika guclu bir mesaji gondermek istedi – ‘bizim bulasma!’ Aslinda, muttefikler Almanya’yi ayni sey yapti, onlar Dresden bombaladi, yaklasik yirmi bes bin sivil kimse oldurdu, fakat ihtiyac yoktu, savas zaten bitirdi . . .

 

26/5/16

 

Gunaydin, Istanbul. Dun aksam kocaman bir Kuba purosu ictim. Bir ogrencim Facebook’ta beni puro ile gordu, o yuzden Paris’te tatilde iken benim icin bir puro aldi. Cok tesekkurler, Çiğdem! O puro cok guzel ve yaklasik iki saat surdu. Bu arada, elma dilim patates tava yedim, kirmizi sarap ictim ve arkadalarim ile sohbet ettim. Iyi zaman gecirdi. Gencken ben sigar iciyordum, on alti yasindan on dokuz yasina kadar. Benim icin cok kotuydu cunku ben astimli, her zaman oksurdum, spor oynayamadim. Bir kez igrenc bir is arkadasim ile kavga ettim, ben hemen hemen kazandim – fakat sonunda nefessiz kaldim ve ona kazandi! Ne kadar kotu! Sigara birakmaya calistim ama cok zor oldu, birinci kez basarisiz oldum. Halbuki, on dokuz yasindayken baska bir sehire tasindim, yeni is, yeni ev ve yeni arkadaslar buldum. O zamanda sigara biraktim. Her sey yeni ve farkli oldu, kafam cok mesguldu, eski rutinim bitti. Bunun icin sigara hakkinda dusunmedim. Yirmili yaslarim boyunca ne sigara ne puro ictim. Ayrica, alkol icmedim. Cok saglikli yasiyorudum. Her aksam spor salonuyu gittim, birkac saat boyunca vucut calistim, hafta sonlari ragbi veya Amerikan futbol oynayordum. Fakat erken otuzlu yaslarim bazen puro ictim. Spor salonuyu gitmeye devam ettim, buna ragmen hem ragbi hem de Amerikan futbol biraktim. Orta otuzlu yaslarim Ispanya’ya gittim, Ingilizce ogretmenlik kariyerim basladim. Orada puro cok populer bir sey, ve ben her gun bir tane ictim. Ancak puro nefes almak yok, olmaz, onun icin gercek bir aliskanlik degil, zaman zaman puru birakirim, ve su anda haftada sadece iki veya uc tane icerim . . .

 

25/5/16

 

Gunaydin, Istanbul. Dun bir tane ev arkadasim dairemizden ayrildi. Amerika’ya geri dondu, ve yeni bir ev arkadas geldi, ona da bir Amerikali kadin. Halbuki, yeni ev arkadasim gelecek ay yaz okulda calismaya Bodrum’da olacak. Ona bir Ingilizce ogretmen. Bu arada, baska bir ev arkadasim Lubnan’da. Ona Lubnanli. Bu yuzden gelecek ayda evde sadece ikimiz olacak – ben ve benim Turk ev arkadasim. Bu biraz garip olacak. Son birkac ay boyunca bu daire neredeyse her zaman kalabalik gibi gorunuyordu. Gecen kis mevsimde yeni ev arkadasim icin aradim, birkac cevap aldim, ve sonunda bir erkek sectim. Neden o erkek sectim? Cunku ona tam zamanli calisti soyledi, her sabah saat yedide is yeriye gitti soyledi. Mukemmel, dusundum. Ben aksamlar calisirim, sabahlar cok yazarim, sakin bir yer tercih edirim. Bil bakalim: Bir hafta sonra onun isi degistirildi, gece iscisi oldu. Inanilmaz! Bundan boyle ona her gun evde kaldi, disariya cikmadi. Nihayet onun isi hakkinda sordum. Ona cok kizdi, cok kaba oldu. Hakkim yoktu, soyledi. Ancak gorusme boyunca ben bu soru sordum, onun icin kesinlikle hakkim vardi. Yine de, ona evden cikardim, saygisiz insanlar kabul etmiyorum. Sansliydim, cunku ondan sonra cok kibar bir Amerikali kiz buldum, buna ragmen ona isi yoktu, genellikle evde kaldi. O yuzden simde dairemiz kesinlikle bombos gibi gorunuyor…

 

24/5/16

 

Gunaydin, Istanbul. Evet, yaklasik sekiz yil boyunca Istanbul’da saha futbol oynadim. Cocukken cok futbol oynadim, ben yetenekli oldu, en iyi oyuncu kupasi kazandim, bolgesel antrenman kampinda ve deneme macinda oynadim. (Birkac yil sonra bir eski takim arkadasim Dunya Kupasinda oynadi, on dokuz yuzyil seksen iki yilinda, ondan sonra Bundisliga’da oynadi – ama biz sadece tek defa beraber oynadik). Maalesef lisede iken futbol biraktim, yaklasik on bes yil boyunca neredeyse hic futbol oynadim. Yerine ragbi ve Amerikan futbol oynadim, ama ben yetenekli degildi, icgudulerim yoktu. Universiteken saha futbol oynadim. O Amerika’da, ben gec yirmili yasindayim, ve yetenekli degildim, kendine guvenim kaybettim. Yine de, saha futbol cok eglendim. Universiteden sonra gene futbol biraktim, yaklasik on iki yil boyunca neredeyse hic futbol oynadim. Ancak Istanbul’a gelidigimde bir is arkadasim beni saha futbol mac icin davet etti. Benim ilk mac iki gol attim! Tabii ki, saha futbol maclarinda bol bol gol var, buna ragmen cok mutluydum. Ondan sonra her pazar gunu futbol oynamaya Moda’ya gittim. Bu sekilde cok iyi arkadaslar edindim. Alti tane futbol arkadasimin dugunu gittim. Ayrica baska bir futbol arkadasim ile Hindistan’a ziyaret ettim. Aslinda, benim dairem bir futbol arkadasimdan aldim, ve burada yedi yilda oturuyordum. Yaklasik bir yil boyunca Moda’da futbol oynadim. Ondan sonra birkac takim arkadasim ile Ferikoy takimina transfer yaptik. Orada yedi yil daha oynadim. Bu haftanin en sevdigim sey oldu, ondan sonra bara gittik, bira ictik ve sohbet ettik. Fakat genc degilim, sonunda yaklasik uc yil once ben futboldan emekliydim. (Bu resim yaklasik sekiz yil once Ferikoy’de cekildi):

 

23/5/16

 

Gunaydin, Istanbul. Dun Cin tarihi hakkinda yazdim, Shang Hanedan’dan T’ang Hanedan’a kadar. Bugun devam edecegim. T’ang Hanedan altinda Cin yaklasik bin uc yuz yil once Orta Asya, kuzey Vietnam ve Tibet fethetti. Bu arada kagit ve blok baski icat edildi. T’ang Hanedan onuncu yuzyila kadar devam etti. Ondan sonra Sung Hanedan geldi, sonra uc yuzyil boyunca hukum surdu. Fakat Mancuryali gocebeler kuzey Cin’i isgal etti, ve Sung Hanedan baskenti Nankin’a tasindi. On ucuncu yuzyilda Mogollar Cin’i isgal etti, Kubilay Han Pekin sehre baskenti yapti ve Yuang Hanedan kurdu. Mogollar’dan sonra Ming Hanedani on yedinci yuzyila kadar hukum surdu, bu donem belki Cin’in zirve oldu. Ona Avrupa ile cok ticaret yapti, Amerikalar’dan bol bol yeni urun geldi, cok yuksek yasam duzeyi vardi, Cin’in nufusu yaklasik iki yuz milyon ulasti ve onun ordusu bir milyondan daha asker vardi. Fakat on yedinci yuzyil boyunca Qing Hanedan Cin’i isgal etti. Onlar Mancurya’dan geldi ve Birinci Dunya Savasi kadar hukum surdu. Avrupa ve Japonya cok daha endustrilestirildi, Ingiltere buyuk bir afyon ticaretini yonetti, bu sekilde Cinli toplumu harap etti. Bunun icin iki tane savas vardi, ama Ingiltere’nin silah cok fazla guclu oldu. Sonuc Cin Hong Kong kaybetti, ve Qing Hanedan coktu. Ondan sonra ic savasi oldu, ve on dokuz otuzlu yillar Japonya Cin’i isgal etti, milyonlarca insani olduru. Ikinci Dunya Savas’tan sonra baska bir ic savasi vardi, Komunistler milliyetcileri maglup etti.

 

22/5/16

 

Gunaydin, Istanbul. Neredeyse dort bin yil once Cin’de medeniyet basladi. Bu ‘Shang Hanedani olarak bilinen. Shang Hanedani kokensel olarak gocebeler oldu, fakat onlar kuzey dogu Cin devraldi, etrafi duvarla cevrili sehir insat etti. Onlar altinda yazinin icat edildi, bes bin harfleri kullandi. Ayrica, onlar bronz metalurji iyi bildi. Shang krallar buyuk evlerde yasiyordu, atli arabalari biniyordu, ve anitmezarlarda gouldu. Yaklasik uc bin yil once Zhou Hanedani Shang krali devirdi. Onlar sekiz yuz yilda devam etti, cok uzun zamanda, ve onlar altinda demir metalurji basladi, okuzlu sabani ve cubuklar kullanilmaya basladi. Ayrica, sinifcilik ve feodalizm vardi. Sonuc – toplumsal bilinc ve mantikli insancilik. Konfucyus sohret oldu. Nihayet Zhou Hanedani bitirdi, cok savas vardi. Sonunda Chin ve Han Hanedanleri Cin birlestirdi, ve o ulke hala ‘Cin’ olarak bilinen. Cok ironik, cunku Chin hanedani sadece kisa bir sure devam etti, Han birkac yuzyil boyunca devam etti. Onlar Cin Seddi insat etti, yaklasik iki bin kilometre uzun – Edirne’den Yuksekova’ya gibi! Ilk imparator yedi bin terakota asker ile gomuldu. Han’dan sonra Sui Hanedani kisa sure boyunca hukum surdu, ve onlardan sonra Tang Hanedani geldi. Onlar altinda yuksek noktaya ulasti, karisik burokrasi, valiler, okullar ve universiteler vardi. Ayrica, dis ticaret artirdi, Cin Hindistan, Iran, Arabistan ve Maleszyali ile is yapti. Dort tane sehirde bir milyondan daha kisi oldu…

 

21/5/16

 

Gunaydin, Istanbul. Evet, son iki gunu evde kaldim, is arkadaslarim Abant turu yapti, fakat ben yeni ev arkadasi aradim, ve oyle gorunuyor ki dun uygun bir kisi buldum – Amerikali bir kadin ve Ingilizce ogretmen. Cok ilginc, cunku iki yil once ayni kadin geldi ama o kez ona farkli bir daire secti. Simdi uc tane ev arkadasim var ama gelecek hafta bir tane (baska bir Amerikali kadin) memleketine geri donecek. Ona Pensilvanya’dan, Istanbul’da sadece birkac ay kaldi, once Urdun’da oturdu, Arapca ogrendi, ve burada Suriyeli multeciler yardim etti. Yeni ev arkadasim Michigan’dan, ancak uzun zaman boyunca Seattle’da oturuyordu. Ben yirmi uc yil once o sehire ziyaret ettim. Bu arada, iki tane daha ev arkadasim var, Lubnanli bir erkek ve Turk vir kadin. Onlar burada uzun zaman kaldi, masallah! Fakat Lubnanli ev arkadasim nereeyse her zaman memleketinde, ona burada sadece nadiren. Aslinda, ev arkdas aramaya yilin bu zamaninda zor olabilir, yazdan once cok kisi Istanbul’dan ayrilir – ogrenciler ozellikle. Tabii ki, yazdan sonra tam tersi, ev arkadas aramaya sonbahar cok kolay, herkes buyuk sehire geri donecek – ogrenciler dahil. Ben bu dairede neredeyse hemen hemen yedi yilda oturuyordum, her birkac ayda yeni ev arkadas icin bulmaliyim, sayisiz kere bu yaptim, bunun icin ben bu konusunda uzmanim.

 

20/5/16

 

Gunaydin, Istanbul. George W Bush Amerikan baskani iken, bir sey anlamak basladim: ABD’deki baskani sadece bir sozcu. Bush zeki bir adam degildi, ona nasil bir super devlet yonetebilir? Merak ettim. Medya goruntuleri farketmeye basladim. Savas boyunca George Bush cesur bir asker gibi gorunuyordu, teroristleri hakkinda konusurken Bush kovboy bir serif gibi gorunuyordu. Tabii ki standart fotograflar vardi, siki bir tasma ile kopeg gezdiriyor (her sey siki kontrol altinda), mesela. Bu arada onun esi Laura Bush her zaman ona hayran hayran bakti. Bir kez Laura Bush cok komik bir konusma yapti, George cok sikici bir koca, dedi, her zaman erken yatiyor, sokulgan degil, dedi. Fakat o kesinlikle propaganda oldu, baskan guvenli bir adam soylemek istedi, ancak gercekten George Bush cok alkol icti, herkes bu biliyor. Iki bin dort yilin Madrid terorist saldirilardan sonra George ve Laura Bush televizyon haberlerde gorundu, salonda, sominenin yaninda, ve onlar ‘teroristler cok tehlikeli’ acikladi. Ne kadar ilginc? Biz cocuklar mi? Yuzde doksandan daha Ispanyollar Irak Savasini karsi oldu, ama onun basbakani o savasi destekledi. Herhangi bir sekilde, George W Bush kesinlikle gercek bir siyasetci degildi. Galiba onun babasi her sey kontrol etti. Bush aile nasil zengin oldu? Ikinci Dunya Savasi boyunca onlar Naziler ile cok is yapti . . .

 

19/5/16

 

Gunaydin, Istanbul. Turk televizyon dizisi Muhtesem Yuzyil’in yuz dorduncu bolumu ulastim ama belki devam etmeyecegim. Hurrem Sultan oyuncu degistirdi, ve yeni oyuncu begenmiyorum, ona ve eski oyuncu kesinlikle farkli. Ayrica, cok garip oldu, Hurrem Sultan birkac bolum icinde yoktu, ona ‘kayboldu,’ ancak bu ikna etmeyen, hic bir sey inanmadim. Arkadasim gore eski oyuncu sinir krizi gecirdi. Bu arada cok daha kisi oldu, Pargali Ibrahim Pasa ve Nigar Kalfa hakkinda zaten yazdim, o zamandan beri Hatice Sultan intihar etti ve Sehzade Mehmed cicek asisi hastaliktan oldu. Evet, neredeyse her sey degistirdi, Sultan Suleyman haric oyuncular genellikle farkli. Simdi bu dizi sikildim, emin degilim ama galiba o izlemeye devam etmeyecegim. Yine de yuzden daha bolum seyrettim ve kesinlikle cok ogrendim, Turkce dinlemeye pratik yaptim – sonunda neredeyse her sey anladim – ve simdi bu tarihi daha iyi anliyorum. Tabii ki Muhtesem Yuzyil sadece bir televizyon dizisi, gercek tarihi degil, lakin ana karakterler ve etkinlikler gercek oldu. Mesela, onceden Pargali Ibrahim Pasa ve Hatice Sultan hakkinda hic bir sey bilmedim, ayrica Selim haric Sehzadeler hakkinda hic bir sey bilmedim. Fakat yeter artik! Yuz dort bolum izledim, toplam yaklasik yuz yetmis saat (butun haftadan daha fazla)!

 

18/5/16

 

Gunaydin, Istanbul. Dort bucuk yil once bir dil arkadasim ile otobus turu yaptim. Kastamonu, Amasra, Safranbolu ve Beypazari’ye ziyaret ettik. Benim icin cok faydali cunku benim haric herkes Turk oldu, bunun icin Turkce cok pratik yaptim. Birinci gun Kastamonu ve Amasra gezdik. Amasra Kara Deniz’de, hava cok kotuydu, hem ruzgarli hem de yagmurli oldu. Orada aksam yemegi yedik ve dolastik, Roman duvarlar vardi. Ondan sonra Kastamonu’ya donduk ve guzel bir otelde kaldik. Sonra gunu Safranbolu’ya gittik, Yedigoller’e ziyaret ettik – Abant dahil. Cok guzel oldu, mangal yaptik, fakat cok soguk oldu – sadece birkac derece. Ben cep telefonum tuvalete dustum! O kurtardim ragmen gene hic calismadi. Yolculuktan sonra yeni cep telefonum satin aldim (o hala kullaniyorum). Ucuncu gunu Ankara bolgesiye gittik, Beypazari kasabada alisveris yaptik ve ogle yemegi yedi. Guzel bir kent oldu, hava gunesli, buyuk sokak piyasa oldu. O aksam Istanbul’u geri donduk, maalesef dil arkadasim hastaydi, zor bir yolculuk oldu. Aslinda, yarin is arkadaslarim Safranbolu’ya gidecek, Yedigoller’e ziyaret edecek – Abant dahil. Fakat ben gitmeyecegim, yeni ev arkadasi bulmaliyim ve yarin milli bayam olacak – cok iyi bir firsat. Evet, benim Amerikali ev arkadasim gelecek hafta ABD’e donecek. Bos oda hem buyuk hem de mobilyali, kiralik sekiz yuz lira, biz Taksim’de, cok merkezde. Diger ev arkadaslarim bir Lubnanli erkek ve bir Turk kiz, onlar uzun zamanda kaldi, benim icin cok iyi bir durum.

 

17/5/16

 

Gunaydin, Istanbul. Dun benim on bes yil once Rusya’ya yolculugum hakkinda yazdim. Bugun devam edecegim. Evet, zor bir yolculuk oldu fakat nihayet Rusya’ya ulastim. Birinci gun Ingiliz bir ogretmen ile merkezine gittim, ve Car Petro’nun arkeolojik muzesiye ziyaret ettik. Rusya nasildi? Hadi bakalim. O zamanlarda Rusya’da cok problem vardi, fakir bir ulke gorunuyordu – yuz yil once gibi. Insanlar mutsuz gorunuyordu, cok alkoliklik ve evsizlik vardi. Her yerde cok buyuk erkekler vardi, en azinda iki metre boyunda! Cok kisi faydasiz is yapti, mesela bizim okulda silahli bir guvenlik gorevlisi vardi, ama ona butun gun sadece cizgi romanlari okudu! Agustos oldu ancak sicak degil, genellikle on bes ve yirmi derece vardi, bir kazak giydim. Ayrica, gunler cok uzun oldu, geceler sadece birkac saat boyunca karanlik oldu. Aslinda, Temmuz ayda ‘beyaz geceler’ var, yirmi dirt saat aydinlik var, fakat ben vize icin bekleyen Temmuz ayda gecirdim! Okulda ogrencilerim cok zeki ve kibar oldu. Maalesef, okul iyi degildi, yeter derslerim yoktu. Bunun icin Rusya’da cok az yaptim, genellikle bara gitmedim, sadece lojmanda kaldim. Halbuki iki tane ilginc gezi yaptim, birinci tren binerek Puskin kasabaya, St Petersburg’den sadece yirmi dort kilometre uzak. Orada iki yuz yil once unlu yazar Aleksandr Puskin yasiyordu, onun evi ve yatak odasi gordum. Ikinci gezi tekne binerek Kronstadt Adasiye gittik, Finlandiya Korfez’inde, cok Rus savas gemisi vardi. Rusya’da iki ay kaldim, orada on bir Eylul saldirisi hakkinda duydum. Ondan sonra tren binerek Finlandiya’ya gittim, Helsinki’den guney Fransa’ya ucak binerek gittim, ve Fransa’dan Ispanya’ya otobus binerek dondum.

 

16/5/16

 

Gunaydin, Istanbul. Evet, neredeyse on bes yil once Rusya’ya gittim. O zamanlarda Guney Ispanya’da oturuyordum, birinci yil Ingilizce ogretmen olarak calistim, ve ondan sonra yaz okulda calismaya St Petersburg’a gittim. Neden St Petersburg? Cunku Guney Ispanya cok sicak oldu, her gun yaklasik kirk derece. Bunun icin Kuzey Avrupa’ya gitmek istedim – Iskandinavya’da, mesela. Sonunda St Petersburg’da yaz is buldum, mukemmel oldu, Dogu Avrupa merak ediyordum, ve St Petersburg Finlandiya yaninda. Fakat vize almaya zor oldu, uzun zaman bekledim, uc kez Madrid’e gittim. Aslinda bir ay kaybettim, sonunda Rusya’da sadece iki ay boyunca calistim. Ayrica, zor bir yolculuk vardi, ucak binerek gitmedim, yerine butun yolda otobus ve tren binerek gittim, Letonya’da vize problem vardi, Litvanya’da bir gece kalmaliydim. Nihayet Rusya’ya ulastim, ancak ben hic Rusca bilmedim ve hic Rus parasi vardi – sadece bir adres. Taksi binerek o adrese gittim, Ispanyol parasi ile odedim, taksi sofuru cok kizgin oldu, fakat ben onu ekstra verdim. Lojmanda bir Ingiliz ogretmen vardi – masallah! Ona bana cok yardim verdi, her sey acikladi. Biz beraber metro binerek okulu gittik, doviz burosu bulduk, ve Car Petro’nun antropolojik muzesiye ziyaret ettik. O muze cok garip oldu, siselenmis deforme bebekleri ve daha tuhaf sey gordum, asla unutmayacagim. Car Petro yaklasik uc yuz yil once Avrupa’ya bir pencere olarak St Petersburg sehire kurdu ve yeni baskent yapti.

 

15/5/16

 

Gunaydin, Istanbul. Bugun Nakba Gunu. Altmis sekiz yil once Birles Milletler Filistin’in yarisini Israil’i verdi. Filistinli yerliler icin bu kocaman bir felaket oldu, ‘Nakba’ olarak bilinen. Birinci Dunya Savas’tan sonra Yahudiler Avrupa’dan Filistin’e goc etmeye basladi. O zamanlarda Filistin Ingiliz kural altinda, yaklasik yuzden doksan Arap Musluman oldu. Fakat Avrupa’da cok ekonomik problem ve irkcilik oldu, onlar Yahudiler istemedi. Aslinda, Yahudiler bir irk degil, onlar sadece dinin takipciler. Yahudiler Avrupaliler gibi gorunmedi, onlar kesinlikle Avrupaliler gibi gorunuyordu. Iki bin yil cok uzun zaman, degil mi? Ayrica, orijinal Yahudiler Filisten’den degil, onlar Arap Yarimadisa’dan, Araplar gibi. Maalesef, Filistinliler icin Birles Milletler’in karari kocam felaket oldu, Yahudiler Avrupa’dan geldi, sayisiz kisi oldurdu, tecavus etti ve iskence yapti, ve bu sekilde yerlileri terorlestirdi. Elbette bu somurgelestirme oldu, Avrupaliler Kuzey Amerika’da ve Avustralya’da ayni sey yapti. Yaklasik yedi yuz elli bin kisi evlerden kacti, en azinda dort yuz elli sehir, ken ve koy terk etti. Kim bu yapti? Teroristler bu yapti, tabii ki. Ayrica, Yahudi teroristler bir otel bombalandi, doksan bir kisi oldurdu, kirk alti daha yaralandi. Onlar arasinda cok Ingiliz asker vardi. Ondan sonra Ingilizler Filistin’den ayrildi, Yahudiler yonetimi ele aldi. O zamandan beri Israililer sayisiz daha katliam yapti, ve simdi irk ayrimi var (eski GuGunaydin, Istanbul. Bugun Nakba Gunu. Altmis sekiz yil once Birles Milletler Filistin’in yarisini Israil’i verdi. Filistinli yerliler icin bu kocaman bir felaket oldu, ‘Nakba’ olarak bilinen. Birinci Dunya Savas’tan sonra Yahudiler Avrupa’dan Filistin’e goc etmeye basladi. O zamanlarda Filistin Ingiliz kural altinda, yaklasik yuzden doksan Arap Musluman oldu. Fakat Avrupa’da cok ekonomik problem ve irkcilik oldu, onlar Yahudiler istemedi. Aslinda, Yahudiler bir irk degil, onlar sadece dinin takipciler. Yahudiler Filistinliler gibi gorunmedi, onlar kesinlikle Avrupaliler gibi gorunuyordu. Iki bin yil cok uzun zaman, degil mi? Ayrica, orijinal Yahudiler Filisten’den degil, onlar Arap Yarimadisa’dan, Araplar gibi. Maalesef, Filistinliler icin Birles Milletler’in karari kocaman felaket oldu, Yahudiler Avrupa’dan geldi, sayisiz kisi oldurdu, tecavuz etti ve iskence yapti, ve bu sekilde yerlileri terorlestirdi. Elbette bu somurgelestirme oldu, Avrupaliler Kuzey Amerika’da ve Avustralya’da ayni sey yapti. Yaklasik yedi yuz elli bin kisi evlerden kacti, en azinda dort yuz elli sehir, kent ve koy terk etti. Kim bu yapti? Teroristler bu yapti, tabii ki. Ayrica, Yahudi teroristler bir otel bombalandi, doksan bir kisi oldurdu, kirk alti daha yaralandi. Onlar arasinda cok Ingiliz asker vardi. Ondan sonra Ingilizler Filistin’den ayrildi, Yahudiler yonetimi ele aldi. O zamandan beri Israililer sayisiz daha katliam yapti, ve simdi irk ayrimi var (eski Guney Afrika gibi), kocaman bir duvar var (eski Almanya gibi), ve somurgelik devam ediyor…ey Afrika gibi), kocaman bir duvar var (eski Almanya gibi), ve somurgelik devam ediyor…

 

14/5/16

 

Gunaydin, Istanbul. John Pilger cok deneyimli bir Avustralyali gazeteci ve belgeselci. Ona yaklasik elli yil once kariyerine basladi – Vietnam Savasi boyunca. Ayrica, ona cok durust ve cesur, her zaman bagimsiz olarak calisiyordu, her zaman Bati Devletleri elestiriyor. Hadi bir bakalim. Bu makalede ona ‘yagin basin guvenilmez’ dedi, ‘buyuk sirketleri her sey kontrol ediyor.’ Ayrica, ona gore ‘ABD Birlesmis Milletleri kontrol ediyor,’ ‘Filistin’in durumu umutsuz, orada askerler spor icin cocuklari olduruyor, bu durum mumkun cunku ABD Israeli her zaman destekliyor, ve eger Clinton baskan olursa her sey daha kotu olacak.’ Baska yerde Pilger gore ‘Amerika Ucuncu Dunya Savasi baslamak istiyor,’ ‘Wikileaks Arap Bahar’dan once ABD Suriye’yi saldirmak istedi ogrendi,’ ‘Suriye’nin sucu bagimsizlik old, Insallah Rusya bu kocaman felaketi bitirecek,’ ve ‘Julian Assange karsi dava kesinlikle sacmalik.’ Bu arada, Pilger ‘Avustralya’da beyaz tutumlar ve Aborijin haklari Apartheid Guney Afrika benziyor’ dedi, ‘Putin hem Obama’dan hem de Cameron’dan cok daha zeki, Trump cok durust bir adam – en azinda RusyA ve Cin nefret etmiyor, Merkel Suriye Savasi destekliyor, Tsipras asiri sol degil – Avrupa’da asiri sol yok.’ Baska yerde Pilger gore Irak Savasi son elli yillin en kotu felaket – Ruanda Soykirimi gibi ama devam ediyor, suclular hapisten kacti.’ ASAGI BAK . . .

 

13/5/16

 

Gunaydin, Istanbul. Mayis ayinda yirmi uc yil once universiteyi bitirdim. Nebraska eyalette universiteyi gittim, ABD ortasinda. Ev arkadasim bir professor oldu, Ohio eyaletten. Ona sadece otuz dort yasindaydi, ben yirmi sekiz, biz her pazar gunu saha futbol oynadik. Universiteden sonra onun kamyonet ile Nebraska’dan Ohio’ya gittik. O bin uc yuz kilometre yolculuk oldu (Edirne’den Trabzon’a gibi), ve neredeyse butun yol duz oldu. Neden? Cunku milyonlarca yil once Amerika’nin Ortabatisi ic denizi oldu – Rocky Daglari ve Buyuk Goller arasinda. Ohio eyalette arkadasimin ailesi ile iki hafta kaldim. Onlar kucuk bir ciftlikte yasiyordu, arkadasimin erkek kardesleri ragbi oynadi. Birinci haftada ben bir araba kiraladim, guzel bir Pontiac, ve biz Dogu Kiyisiye gittik, baskent, Baltimore, Filedelfiya ve New York gorduk. Ayrica, ben ilk defa icin Atlantik Deniz gordum. Sonra gun Ohio’ya geri donduk, fakat cok zor oldu – ve tehlikeli; birkac kez neredeyse uykuya daldim. Ikinci haftada arkadasimin kamyonet ile Buyuk Goller’e gittik, Detroit ve Kanada gezdik. Kanada dunyanin ikinci en buyuk ulke, fakat ben orada sadece birkac saat boyunca kaldim!! Bundan baska, Cleveland sehir’e ve Amerikan Futbol Muzesiye ziyaret ettik. O zamanlarda Amerikan futbol cok seviyordum, en sevdigim takimi Cleveland Browns oldu. Iyi zaman gecirdi, ondan sonra Sikago’dan memleketim’e ucak binerek geri dondum

 

12/5/16

 

Gunaydin, Istanbul. Evet, arkadaslarim, yaz geliyor. Haber gore bu hafta sonu sicak hava olacak, yirmi alti veya yirmi yedi derece ulasabilir. Fakat benim icin iyi haber degil, sicak hava nefret ediyorum. Yaz boyunca ben her zaman terliyorum, cok rahatsiz hissediyorum. Tabii ki, ben her yere yururum, is yeriye dahil. Ayrica, yazin sivrisinekler var, ve onlar beni cok seviyor. Aslinda, dun aksam, yaklasik saat bes’te, bir sivrisinek beni uyandirdi. Onun kanatlari ugultu duydum ve battaniyeden altinda sakladim. Ancak battaniyeden altinda cok sicak oldu, o yuzden kalktim ve o sivrisinekler avladim. Birkac dakika boyunca aradim – ama onu bulamadim. O yuzden, sinek spreyi kullandim, ama elbette sonra benim yatak odasi kotu korktum. Sonunda yataga dondum, gene battaniyeden altinda sakladim, ve on bes veye yirmi dakika boyunca uzandim. Ne kadar kotu! Maalesef, bu sadece olacak seylerin isareti oldu, daha ve daha sivrisinekler gelecek. Tabii ki, memleketimde sivrisinekler var, ama aksamlar genellikle problem yoktu. Avustralya’da sivrisinekler cok daha agresif, onlar giysilerden gecerek sokar – cok sasirdim! Ben Sydney’de bir yil boyunca oturdum, ancak o yaz cok zor oldu ve sonra yazdan once Avustralya’dan ayrildim. Ayrica, Nebraska eyalette (ABD) universiteyi gittim, orada bol bol sivrisinekler vardi, ve Avrupa’da benim birinci yaz Guney Ispanya’da oturdum, orada ayni .

 

11/5/16

 

Gunaydin, Istanbul. Evet, cok ilginc haber var, bilim adamlar ikinci bir cilt icin bir losyon gelistiriyor, ve bu cilt kirisikliklari gizlebilir. Ayrica, bu cilt su gecirmez, ve yirmi dort saat boyunca surer. Ne kadar ilginc! Zaten yeni (porselen) disler ve farkli renkli kontakt lensler olabilir, elbette sac boyabilir ve kadinlar makyaj yapabilir, ve yakin zamanda kirisikliklari gizlemeye cilt degistirmek mumkun olacak. Cok yakin zamanda hic bir sey orijinal ve gercek olmayacak; yerine hersey plastik ve porselen olacak. Ancak, cilt losyon saglik yardimlari getirebilir, egzama, dermatit ve psoriyazis problemler icin, mesela. Bundan baska, o gunesten koruma gorev gorebilir. Acaba bu losyon da dovmeler ve dogum lekesi gizlebilir. Ben gencken bir dovme aldim (otuz yildan daha once), ve eger onu gizlemek olursa, galiba zaman zaman yaparim. Benim dovme kocaman ve yesil bir akrep, ama ben akrep burcu degilim, ben terazi burcu (ve dogum haritasi inanmiyorum). Gencken akrep resmi begendim, bu yuzden akrep dovme aldim. Genellikle benim dovme pisman degilim, ona orada unuttum, halbuki Yaz mevsimi boyunca kisa kollu gomlek giymeyi tercih ederim, mesela, fakat is yerde dovme icin yapmiyorum. Bunun icin ikinci bir cilt faydali olabilir. Tabii ki, bu teknoloji gelecek, ve galiba cok yakinda. Bu Ispanyolca makale gore cilt losyon sadece birkac yil sonra halka mevcut olabilir.

 

10/5/16

Gunaydin, Istanbul. Evet, arkadaslarim, Muhtesem Yuzyil telvizyon dizisi yuzuncu bolum ulastim. Yaklasik kirk bolum daha var. Her bolum bir bucuk ve iki saat arasinda surer, bu yuzden simdiye kadar toplam yaklasik yuz yetmis bes saat Muhtesem Yuzyil izledim, ve yaklasik yetmis saat daha var. Ben sadece birkac ay once bu dizi izlemeye basladim. Bu sekilde benim Turkce dinleme anlama gelistiriyor. Neler oluyor? Hadi bir bakalim. Sultan Suleyman ve Hurrem’in kiz cocuk Mihrimah Sultan Malkocoglu Bali Bey’i evlenmek istedi, fakat o cesur askeri farkli bir kiz sevdi ve Mihrimah’i reddetti. Mihrimah cok kizgin oldu, rakibi karsi komplo kurdu, ancak sonunda Malcocoglu vazgecti ve Rustem Pasa’yi evlendi. Aslinda, bu Hurrem Sultan’nin fikiri oldu. Rustem Pasa Hirvatistan’da dogdu, cok garip ve tehlikeli bir erkek gorunuyor, fakat her zaman Hurrem Sultan’i yardim etti. Bu arada, eski hizmetci Nigar Kalfa geri dondu. Ona Pargali Ibrahim Pasa’nin metresi oldu, onlar bir kiz bebek oldu, fakat Ibrahim Pasa idam edildi, ve zavalli Nigar Kalfa o bebek kaybetti. Ona intikam istedi, Mihrimah ve Rustem’in kiz cocugu caldi ve kacti. Nihayet askerler onu buldu, bir ucurumun yakinda. Nigar Kalfa bebegi geri verdi, ama ucurumdan atladi. Baska yerde, Sultan Suleyman ve Sehzade Mustafa arasinda problem var.

 

9/5/16

 

Gunaydin, Istanbul. Evet, arkadaslarim, Ispanyolca icinde yaklasik dort bin Arapca kelime var. Neden? Tabii ki cunku Ispanya’da yil yedi yuz onbir’den yuz bin dort yuz doksan iki’ye kadar Musluman kural vardi. Aslinda, liderler haric Ispanya’da Muslumanlar genelde Arap degildi, onlar Arapca konustu ama genelde Kuzey Afrika’dan. Ayrica, butun Ispany’da Musluman kural sadece kisa bir sure icin devam etti. Son birkac yuzyilda Musluman sadece Granada’da isgal etti. Guney Ispanya’da cok Arapca yer ismi var – Almeria ve Alicante, mesela – ve insanlar kesinlikle Kuzey Afrikalilar benziyor, esmer, zayif ve kisa boy – gencler cok guzel. Baskentti ayni, cunku Musluman’dan once Madrid basket degildi, sadece kucuk bir koy oldu, Toledo sonra Valladolid baskentleri oldu. Simdi Madrid Ispanya’nin en buyuk sehir, nufusu yaklasik bes milyon, cogunluk guneyden geldi. Granada’dan once Musluman baskent Kordoba olgu, ve o zamanlarda Arap Imparatorlugu cok buyuk ve guclu. Bu arada Avrupa cok basit bir tasra oldu. Kordoba’dan Muslumanlar Avrupa’yi modernlestirdi, bilim, tip ve matematik ortaya cikardi. Onlar baskici bir rejim degildi, Musluman kural altinda cok Ispanyollar mutluydu. Boyle, burada bazi populer Arapca’dan Ispanyolca kelime: Alcohol (alkol), Algebra (cebir), Asesino (suikast/hashasi), Azucar (seker), Azul (mavi), cafe (kafe/kahve), cero (sifir), droga (uyusturucu), lima (misket limonu), limon, loco (deli), ole! (Allah ile), ve ojala (Insallah). Evet, Ispanyollar her zaman ‘ojala’ soyluyor. Ne demek merak ettim, ama hic kimse bilmedi. Nihayet Turkiye’de bu ogrendim, ‘ojala’ insallah’dan geldi!

 

8/5/16

 

Gunaydin, Istanbul. Bugun elektrik var. Masallah! Bana sans dile. Bu arada, bugun Vladislav Bajac’in ‘Hamam Balkania’ adli romani okumaya baslayacagim. Dort gozle bekliyorum! Dun Yuval Noah Harari’nin ‘Insanlar’ adli tarih ve bilim kitap okumaya bitirdim. Birkac bolum haric, Insanlar genelde ilginc bir kitap. Zaten ilk bolumler hakkinda yazdim  – cagdas insan yaklasik yetmis bin yil once Afrika’dan geldi, Avrasya’da Neandertal ve diger farkli insanlar ile melezlestirdi (simdi Avrupalilar yaklasik yuzde iki veya uc Neandertal DNA var). Son bolumler uzak gelecek hakkinda, Harari gore uzak gelecekte insanslar cesetleri olmayacak, ebedi yasam olabilir, ne yemek ne icecek gerekmecegiz, fiziksel agrisi olmayacak, hem ortak hatira ve direkt haberlesme olacak. Insanlar tanri gibi olabilir, belki biz kendine evren yaratmak mumkun olacak. Ne kadar kolay ve guzel!. Ancak gercekten ne olacak kim biliyor? Eskiden bizim zamanimiz hakkinda cok kitap yazildi, birkac film yapildi, bazi gore biz ayda yada Mars’ta yasacagiz, fakat bu meydana gelmedi. Bu arada hic kimse internet hakkinda yazmadi, hic kimse bu teknoloji tahmin etmedi. Maalesef biz uzak gelecek gormeyecegiz.Ne yazik! Insanlar yaklasik iki yuz bin yil once evrim gecirdi, ve sadece bir veya iki bin yil sonra biz edebi yasamli tanri gibi olabilir . . .

 

7/5/16

 

Gunaydin, Istanbul. Evet, gene kec kaldim. evde gene elektrik kesildi. Yine de, dun aksam baska bir bolum Muhtesem Yuzyil izlemek istedim, fakat sadece yarim seyrettim – bir saat (bolum doksan yedi). Yerine Facebook’ta ilginc bir konusma katildim. Amerikalilar cok ‘yeni’ kelimeler kullandmak istiyor – ‘Misogyny, Misandry, Mansplaining, Womansplaining,’ ‘Whitesplaining’ mesela – fakat neden? Zaten yeni kelimeler var – ‘Sexism’ (cinselliik), ‘Male-bashing” (erkek tacizi), ‘Racism’ (Irkcilik) ve ‘Condesension’ (lutufkarlik), mesela. Neden Amerikalilar yeni kelimeler kullanmak istiyor? Bu daha entellektuel mi? Bana gore degil, sadece gosterisli ve aptal. Ve bu kelimeler dereden geldi? Tabii ki onlar medya ve eglence sekorden geliyor. Amerikan televizyon ve gazeteciler sadece saticilar, her zaman bir urun satmak calisiyor, ve nefret satmaya cok kolay bir sey. Bunun icin insanlar savasmaya devam ediyor, ve bu sekilde onlar daha onemli konulardan dikkati dagildi. Bu ‘banalessme’ olarak bilinen. Ayni zamanda Amerikan askeri baska ulkleri bombaliyor, ancak ‘Misogyny’ (cinsellik) konusan Amerikan kadinlar icin o kadin kurbanlari onemli degil. Ne kadar ilginc! Su anda Amerikan televizyon izlemiyorum, ve daha az Amerikan haberi okurum. Maalesef, Facebook’ta bu sacmalik hala gorebilirim, ancak ben bu kultur kesinlikle istemiyorum…

 

6/5/16

 

Gunaydin, Istanbul. Futbol cesitleri var, ve bazi uzun zaman once basladi. Tabii ki Ingiltere futbol icat etmedi, insanlar binler yildir topa vuruyordu – Cin’de dahil. Ingiltere sadece modern kurallar icat etti. Ragbi futbol ayni, Roman Imparatorlugu zamanlar boyunca ragbi gibi bir spor oynandi. Ayrica, Orta Amerika’nin Maya Imparatorlugu kendine top ile oynan oyunun – Avrupalilar gelmden once. Ingiltere’de birkac yuzyil once bir koy digerine karsi oynayordu, tum halk katildi. Bazen sadece ayaklar kullandi, bazen topu tasindi. Sonunda Ingiltere futbol kurallar yazdi, ve ondan sonra ragbi futbol icin farkli kurullar yazildi. Amerikalilar ragbi degisti, ve bu sekilde American futbol ‘icat etti,’ ve futbol ‘soccer’ olarak bilinen oldu – asSOCiation (asosiasyon) kelimeden. Bu arada, Ingiltere’de ragbi sadece amator oldu, bu yuzden farkli bir tip (profesyonel) ragbi baslatildi – ragbi ligi. Tabii ki, daha cok cesitleri futbol var, Kanadali, Irlandali ve Avustralyali dahil. Ben cocukken futbol oynadim, yetenekli ve basarili oldum, bir kupa kazandim, mesela. Fakat on dort yasindayken futbol biraktim. Birkac yil sonra ragbi oynadim, memleketimde ragbi en onemli spor, ancak ne yetenekli ne basarili oldum.Ayrica, bir yil Avustralya’da ragbi ligi oynadim – Sydney’de ragbi ligi en onemli spor. Sonunda, birkac yil boyunca Amerikan futbol oynadim, ben memleketimin ilk uc takimi kurdum.

 

5/5/16

 

Gunaydin, Istanbul. Ozur dilerim, gec kaldim, fakat evde elektrik kesildi, uc saat boyunca bekledim ama elektrik gelmedi. Biraz cani sikildim cunku bugun saat bes’e kadar evimde cikmak gerek yoktu, ve internette bazi sey yapmak istedim. Her neyse bu kocaman bir felaket degil, cunku is yerinde internet var, orada her sey yapabilirim. Gercekten su anda her sey icin elektrik cok onemli, eger elektrik yoksa cok sey yapamaz. Aslinda, evde bu sabah yaklasik iki saat boyunca romanim projesi calistim, simdiye kadar yaklasik yuz sayfa yazdim. Cok iyi bir sey cunku genellikle Mayis aydan Agustos sonuna yazmiyorum, birkac ay mola var, Eylul ayda yeni bir proje baslarim. Halbuki, bu yil devam etmek istedim, cunku bu kere daha buyuk romanim yazmak istiyorum, belki bes veya alti yuz sayfa. Bakalim! Bu arada, hava cok tuhaf. Gecen hafta her gun gunesli ve ilik, ne soguk ne sicak, neredeyse mukemmel. Ancak simdiye kadar Mayis ay daha bulutlu ve ruzgarli, zaman zaman da yagmurli. Belki bu aksam yagmur ve daha soguk hava gelecek. Birkac gun once yeni bir semsiye satin aldim, o cantam icinde, sukur ki! Mayis ay genellikle daha sicak, yaklasik dokuz yil once kirk derece ulasti. Iyi hatirliyorum, cunku o aksam gemi binerek Ege’yi gittim, ve orada daha sicak oldu!

 

4/5/16

 

Gunaydin, Istanbul. Suriye savas devam ediyor, ve galiba Afganistan, Irak ve Libya gibi uzun zaman daha devam edecek. Gercekten bu bir ic savasi degil, bu baska bir rejimin degimesi operasyon, cok yabanci isyanci var, ozellikle Irak’tan. ABD, Suudi Arabistan, Israil ve birkac daha ulke isyancilar destekliyor, fakat Suriye, Rusya ve Iran gore isyancilar kesinlikle teroristler, bunun icin buyuk bir vekalet savasi var. ABD Iran’i izole etmek istiyor, dokuz on birden sonra eski ABD komutani Wesley Clark bir liste hakkinda konustu, Amerika birkac Musluman ulkeyi isgal etmek istedi – Irak, Libya ve Suriye dahil. Ayrica, eski Fransiz disisleri bakani Roland Dumas Arap Bahar’dan iki yil once Suriye’nin rejimin degismesi konusmak icin Londra’ya gitti – fakat o zamanda Fransa bu plan kabul etmedi. Tabii ki bu savas Arap Bahar ile baslamadi. O fikir kesinlikle sacma. Arab Bahar gostericiler genellikle ogrenciler, ogretmenler, doktorlar vardi; agir silahli isyancilar/teroristler degil. Gostericiler ve isyancilar/teroristler kesinlikle farkli, Arap Bahar sadece bir bahane oldu. Kim kazanir? Silah saticilari kazanir, tabii ki. Amerikan askeri endustriyel kompleks trilyonlar dolar bir endustri, o yuzden ABD icin uzun savaslar cok kazancli. Bu arada, her yerde Amerikan askeri usleri var, ve bu sekilde ABD neredeyse butun dunya kontrol edebilir. Amerika kesinlikle bir imparatorluk, ve her imparatorluk cok savas yapti, maalesef.

 

3/5/16

 

Gunaydin, Istanbul. Altmis bes milyon yil once bir goktasi dunyayi vurdu, yuzde doksan hayvan olduruldu – tum dinozorlar dahil. Ondan sonra memeliler gelisti, ozellikle insanlar. Yaklasik yetmis bin yil once cagdas insan Afrika’dan Avrasya’ya geldi, ondan sonra tek tek buyuk hayvanlar kaybolmaya basladi – mamut dahil. Ayrica, cagdas insan diger insani oldurdu – Neandertal dahil. Halbuki, birkac bin yil once insanlar kurtlari ve kedileri evcillestirmeye basladi. Ayrica, onlar otobur hayvanlari yetistirmeye basladi. Bu sekilde insanlar zenginlesti, ve o hayvanlar da iyilesti. Yetmis bin yil once sadece birkac bin insanlar vardi, fakat on bin yil once birkac milyon vardi. Insanlar erken on dokuzuncu yuzyilda birinci milyar ulasti, yaklasik yuz yil once ikinci milyar ulasti, yaklasik elli yil once dorduncu milyar ulasti, ve iki bin yilda yaklasik alti milyar insanlar vardi. Son on yilda bir milyar daha insanlar dogmus. Uzmanlar gore bu yuzyilin sonunda on bir milyardan daha insanlar olacak. Su anda yaklasik bir bucuk milyar sigir var, ve hemen hemen ayni sayisi koyun. Ancak, sadece bucuk milyon Afrikali fil var (yuz yil once yaklasik dort milyon vardi), ve seksen bin zurafa. Bu arada, yaklasik alti yuz milyon kedi var, ve hemen hemen ayni sayisi kopek. Fakat sadece yaklasik iki bin yuz kurt var ve uc bin yabani kaplan. Gercekten, insanlar goktastan daha kotu oldu . . .

 

2/5/16

 

Gunaydin, Istanbul. Bu yaz Istanbul’da benim on ikinci yaz olacak, Haziran ayda, iki bin bes yilda buraya geldim, ve simdiye kadar her yaz adalara cok gittim. Aslinda, adalara kesfettikten sonra Instanul’da kalmaya karar verdim. Onlar cok sakin ve dogal bir yer, guzel manzara var, ve deniz hem sakin hem de ilik. Eski is yerinde hafta sonlarim bos oldu, her Cumartesi Heybeliada’ya gittim, her Pazar Burgazada’ya gittim -ve butun yil devam ettim, karli hava boyunca dahil! Ikinci yil burada yaz haric haftada adalara sadece tek defa gittim, ve ucuncu yilda sadece yaz boyunca gittim. Kinaliada’ya sadece tek defa gittim, kesinlikle sevmedim, Buyukada’ya birkac defa gittim, fakat adalara etrafinda yurumeye seviyorum ve Buyukada cok fazla buyuk. Aslinda, bir kez Buyukada’ya etrafinde yurumeye calistim ve kotu dehidrasyon cektim. Halbuki, bisiklete binme icin Buyukada cok uygun, bir yaz mevsimi bir veya iki arkadasimla her hafta sonu bisiklet binmeye Buyukada’ya gittim. Ancak birkac problem vardi – kopekler beni saldirdi, cocuklar benim bisiklet onunde kostu, ve en sevdigim plaj kapalidi. O yuzden Heybeliada’ya geri dondum, sonraki birkac yil boyunca sadece o adaya gittim. Maalesef en sevdigim plaj cok pis oldu, o yuzden son uc yilda neredeyse her zaman Burgazada’ya gittim, daha kucuk bir ada, ama orada guzel ve temiz bir plaj var. Emin degilim, ancak bu yaz belki adalara gitmeyecegim. Gercekten son iki yilda biraz sikildim, sadece spor icin adalara gittim. Su anda cok enerjim yok, buna ragmen her gun yaklasik yedi kilometre yururum – ve galiba bu yeter. Genc degilim, su anda yazma ve dinlenme tercih ederim

 

1/5/16

 

Gunaydin, Istanbul. Otuz dokuz yil once dairemde cok yakinda yaklasik kirk kisi olduruldu, yuz yirmi ve iki yuz yirmi daha arasinda yaralandi. Muhtemelen Marmara Otel’den birisi silah ates acti. Polis derhal geldi, sirenleri ve hortumu kullandi, ve herkes panik yapti, kacmaya calisti. Dort kisi kursunla olduruldu, kalani ezildi. Isci Bayrami kutlama sadece bir yil onceden beri izin verildi. On dokuz yetmis yedi yilda yaklasik bes yuz bin kisi Taksim Meydaniye gitti. Onceden medya uyarilar vardi, onlar gore tehlikeli olabilirdi. Kim silah ates acti hala bilinmeyen. Bes yuz gosterici goz altinda oldu, neredeyse yuz tane yargilandi ama sonunda beraat edildi. Savci gore yirmi tane keskin nisanci goz altina oldu, fakat polis bu kabul etmiyor, ve hic keskin nisanci yargilanmadi. Muhalefet lideri gore bir gladyo operasyonu oldu. O gun Marmara Otel kapatildi, bir sendika memuru gore polis ve Amerikalilar icinde oldu, ve CIA tutulumu yaygin olarak suphelenilen. Tabii ki, o zamanlarda CIA Guney Amerika’da ayni sey kesinlikle yapti. Bu arada, Istanbul’da on dokuz yuz yetmis yedi yildan beri Mayis birinci cok onemli bir gun oldu, her yil kocaman gosteriler var. Sekiz yil once ben Mayis birinci is yeriye gitmeliydim, cok zor oldu, sokaklar bos oldu ama her yerde biber gazi gibi kokuyordu. Ne otobus ne metro yoktu, taksi yakalamak cok zordu, butun yol yurumeliydim!!

 

30/4/16

 

Gunaydin, Istanbul. Kac tane araba sahip oldum? Hadi bakalim. Ilk arabam otuz dort yil once satin aldim, on dokuz yuz yetmis Ford ‘Zephyr’ (hafif ruzgar) model vardi, cok buyuk ve guzel, ama agir ve gurultu, cok benzin kullandi. Sekiz yuz dolar odedim. Birkac ay sonra ciddi bir motor problem vardi. Ondan sonra kucuk bir on dokuz yuz altmis uc Ford ‘Anglia’ (Ingiltere) model satin aldim. Sadece uc yuz dolar odedim!! ve o araba yaklasik bir bucuk yil boyunca kullandim, ve ilk kez icin Auckland sehire ziyaret ettim – alti yuz kilometre uzak. Ondan sonra banka kredisi aldim ve guzel bir on dokuz yuz yetmis bes Ford Cortina (Italyan kenti) otomatik model satin aldim, uc bin dolar odedim. O araba cok sevdim, ancak sadece birkac ay sonra isten ayrildim, o araba satmaliydim, maalesef. Ondan sonra cok pasli bir Morris ‘Minor’ (kucuk) satin aldim, hangi yilda unuttum, ama bes yuz dolar odedim ve o araba cok cok kotuydu. Ondan sonra on dokuz yuz yetmi salti Vauxhall Viva (yasamak) model satin aldim, guzel bir araba oldu, o yil benim ragbi takim milli sampiyon kazandi, ve birkac deplasman maciye gittim. Ancak o yil Avustralya’ya gittim, erkek kardesimi o araba sattim. Sonraki yedi yil boyunca arabam yoktu, fakat yirmi iki yil once gazetecilik kariyer basladim, bir araba gerekli oldu. On dokuz yuz seksen Honda Accord (anlasmak) model satin aldim, cok pasli oldu ve sadece sekiz yuz dolar odedim, fakat o araba yaklasik bir yil boyunca kullandim. Ondan sonra neredeyse yeni bir Lada satin aldim, birkac bin dolar odedim, iyi bir araba oldu ama cok patlak lastik vardi, o yuzden ona sattim ve neredeyse yeni bir Mitsubishi steysin araba satin aldim, on uc bin dolar odedim, ve o Mitsubishi memleketimde benim son uc yilda kullandim – cok guzel oldu. Avrupa’ya geldigimde eski bir ikinci el araba satin aldim, guney Ispanya’da, ama cok kutu bir araba oldu ve sadece birkac ay boyunca kullandim. Ondan beri baska bir araba almadim. O yuzden toplam dokuz tane araba sahib oldum.

 

29/4/16

 

Gunaydin, Istanbul. Bugun evde yalniz kaliyorum. Cuma gunleri calismiyorum, Cok sakin bir gun. Ne kadar guzel! Her kes zaman zaman yalniz olmak gerekiyor. Ben aksamlar calisirim, sabahlar evde kalirim, televizyon Turkce haberi izlerim, internet kullanirim ve romanim projesi calisirim. Yalniz olmak tercih ederim, fakat bu nadir bir sey. Benim dairede dort yatak odasi var, bu bir studyo apartman degil. Eskiden burada sadece uc tane yatak odasi vardi, bunun icin iki tane ev arkadasim vardi. Uc yil boyunca ev arkadaslarim genellikle gunluk isleri vardi, yaklasik saat sekiz’de evden cikti, aksamlar yaklasik saat alti’de geri dondu. O mukemmel bir durum oldu. Ben aksamlar calisirim, onlar birkac saat boyunca yalniz olabilirdi. Fakat yaklasik dort yil once ilk issiz ev arkadasim vardi, Alman bir erkek, stajyerlik icin geldi, ama stajyerlik sevmedi, ve bes ay boyunca sadece evde oturuyordu. Benim icin bu bir felaket oldu, ona her zaman televizyon hakkinda sikayet etti, ona “migren” problemi vardi. Ondan sonra karar verdim – baska bir issiz ev arkadasim istemiyorum. Bil bakalim, o gunden beri cok daha issiz kisi burada kaldi (bazi gorusmede aksine soyledi), ve genellikle onlar neredeyse butun gun, her gun evde oturuyordu – sabahlar dahil. Su anda iyi ev arkadaslarim var, ama gelecek ay sonunda bir tane evden ayrilacak, yeni bir ev arkadas bulmaliyim. Bu arada, bugun keyfini cikmaliyim

 

28/4/16

 

Gunaydin, Istanbul. Maalesef, dun Bursa’da bir teror saldirisi oldu, bir kadin  kendine patlatti, sukur ki baska bir kisi olurulmedi, fakat yirmi uc tane yarali var. Ben yaklasik uc yil once Bursa’ya ziyaret ettim, sadece bir gunubirlik gezi oldu. O gun cok erkek kalktim, safak oncesi oldu, ve Taksim’dan Yenikapi’yi yurudum. Orada bir arkadasimla bulustum, saat yedi bucuk’ta feribot bindik. Yaklasik bir bucuk saat sonra diger tarafa ulastik, oradan otobus binerek Bursa’ya devam ettik. Saat on’da Bursa merkeze ulastik, ve orada alti bucuk saat boyunca dolastik. Ogle yemekten sonra birkac camiye ziyaret ettik – Yesil Camii, Ulu Camii dahil ve Yildirim Bayezid Camii dahil. Tabii ki orada cok tarih var. Eskiden Bursa cok onemli bir sehir oldu, Osmanli Imparatorugu’nun dogumyeri, Istanbul’dan once Osmanli baskenti, ve ilk birkac Osmanli Imparator orada yasadi. Simdi Bursa Turkiye’nin dorduncu en buyuk sehir, nufusu yaklasik iki milyon. Bende o Ankara benziyor, tepeler var ama deniz yok. Ondan sonra biz ilgin bir sokak piyasaya bulduk, sansliydik, cunku yagmur vardi ve o piyasa  kapliydi. Ben bir fitilli kadife pantalon satin aldim, cok iyi kalite, zaman zaman o pantalon hala giyiyorum. O aksam metro ve otobus binerek iskeleye geri donduk, saat sekiz bucuk’ta feribot bindik, bir bucuk saat sonra Yeni Kapi’yi ulastik. Oradan ben yuruyerek Taksim’e dondum. Uzun bir gun oldu, ayrica cok guzeldi . . .

 

27/4/16

 

Gunaydin, Istanbul. Nijerya’da Biafra bagimsizlik hareketi yine basliyor mu? Simdi bir eylemci ihanet icin hapiste. Bu cok tehliklei bir durum olabilir. Nijerya’da on dokuz yuz altmis yedi ve on dokuz yuz yetmis arasinda korkunc bir ic savas oldu, yaklasik bir milyon hayat kaebetti, sayisiz insanlar acliktan oldu. Neden? Cunku Nijerya’da cok problem var ve Biafra bagimsizlik istedi, uc yil boyunca Biafra Cumhuriyet vardi. Amerika ve Avrupa iki tarafa silah satti, be bu sekilde savas uzatti. Nijerya Afrika’nin en buyuk ulkesi, yaklasik yuz seksen milyon kisi var, neredeyse yuzde altmis Hristiyan ve yaklasik yuzde kirk Musluman. Ingiliz yonetimi altinda Kuzey Nijerya ve Guney Nijerya vardi, ve belki bu duruma donemeli. Su anda Kuzey Nijerya buyuk terorizm var, Boko Haram cok kisi oldurdu. Ona dini bir grubu olarak basladi, fakat yedi yil once polis onun lideri idam etti, ve o zamanda beri Boko Haram terorist bir grubu oldu. Genellile onlar her seyden once butun erkekler olduruyor, ondan sonra kizlar kaciriyor. On dokuz yuz altmis yilda Nijerya bagimsizlik kazandi, ve guneyde cok zenginlik var, ozellikle benzin icin. Cok yabanci sirket var, Amerikan, Ingiliz ve Hollandali petrol sirketleri dahil. Halbuki, kuzeyde fakirlik devam ediyor, bu zenginlik onlara bulmuyor. Maalesef, Nijerya’da cok yolsuzluk var, her zaman iyi bir baskan secildi, askeri darbe takip etti . . .

 

26/4/16

 

Gunaydin, Istanbul. John Pilger cok deneyimli bir Avustralyali gazeci ve film yardimcisi, Vietnam Savas’tan beri calisiyordu, butun dunya hakkinda yaziyor – Avustralya dahil. Son zamanlarda Aborijinler hakkinda ilginc bir ‘Utopya’ adli belgesel yapti, bunu tavsiye ederim. Bu makele icinde Pilger Amerika’nin Orta Dogu’da savaslari hakkinda yazdi, ona gore onlar Amerika’nin eski Guney Dogu Asya’da savaslari cok benziyor. Ayrica, Pilger gore, ISID Pol Pot ve Kizil Kmerler cok benziyor. Ilk olarak Kizil Kmerler sade kucuk bir isyanci grubu oldu, bes bin uye vardi, fakat ABD Kambocya’da birkac kocaman bombayi patlatti, yaklasik alti yuz bin kisi oldurdu, ve ondan sonra Kizil Kmerler cok hizli buyudu, iki yuz bin uye buyudu. Amerika’nin Irak’ta savasi yaklasik yedi yuz bin kisi oldurdu. Onceden onlarin yaptirimlari yaklasik bes yuz bin kisi oldurdu – ozellikle cocuklar. ABD, Ingiltere ve Fransa Libya’yi imha etti, ve Suriye’deki ayni sey yapmaya calisiyor. Eski Fransiz Disisleri Bakani Roland Dumas gore Ingiltere Suriye Savasi Arap Bahar’dan iki yil once planlandi. NATO icin Suriye Savas planlar icin sadece uc problem vardi – Rusya, Iran ve Hizbullah. Ne kadar ilginc. Hizbullah on dokuz yuz seksen iki yilda kuruldu cunku Israil Lubnan’da korkunc bir katliam duzenledi ve butun dunya hic bir sey yapmadi…

 

25/4/16

 

Gunaydin, Istanbul. Burasi ufak bir gerceklik payi var. Kim Amerikan baskan olacak onemli degil, hepsi ayni, dis siyaset degismiz. America baska ulkelere bombaliyor devam edecek, askeri endustriyel kompleks cok onemli, trilyonlarca dolar icinde var. ABD’deki baskanlar sadece sozcular, galiba John F Kennedy’nin suikasttan beri bu sekilde oldu. O yuzden, baskan kadin baskan varsa iyi olur. Ben Barack Obama destekledim, cok heyecanliydim, ona her sey degistirmeye soz verdi. Ayrica, ona zenci bir adam, Afrikali-Amerikali topluluk iyi bir durum oldu – ozellikle onlarin guveni ve kendine saygisi icin. Maalesef, Obama cok yalan soyledi, dis siyaset degistirmedi, ve ABD hala cok ulkelere bombaliyor. Tabii ki, Hillary Clinton ayni sey yapacak. Ona hala cok kotu sey yapti, Honduras ve Libya’da kanli darbeleri dahil, ona cok yalan soyledi, ve ona sadece bir parazitlik, evet. Fakat ona bir kadin, ve bayanlar icin iyi bir durum olcak, ozellikle onlarin guveni ve kendine saygisi icin. ABD’deki sadece beyaz erkekler degil. Bu arada, bana gore bu karar zaten verildi. Donald Trump gercek bir siyastci degil, ona sadece bir is adam, ona Nazi gibi davraniyor, ve secim boyunca Clinton kotunun iyisi gibi gorunecek. Galiba, ondan sonra Amerika bir “Hispanik” (Ispanyolca konusan kokenli yerli) siyasetci bulacak, ve ona sonraki baskan olacak . . .

 

24/4/16

 

Gunaydin, Istanbul. Neredeyse iki yil once bir Malezyali yolcu ucagi Ukrayna uzerinde vuruldu, yaklasik uc yuz hayat kaybetti. Kim yapti? Hic kimse bilmiyor. Tabii ki, Bati Dunyasi Rusya sucluyor, ama Rusya Ukrayna sucluyor. Latince bir atasozu var – ‘Cui Bono?’ (Kimin Yarar)? Fakat bu felaketten hic kimse yararlanabilir. O yuzden, galiba kaza oldu. Yolcu ucagi neden bir savas alani uzerinde ucuyordu? O kesinlikle yol disi oldu. Buyuk bir hata, degil mi? Nasil olur? Yaklasik uc yuz kisi oldu zira bir pilot hata yapti! Birkac ay once bir rapor edildi. O rapor kim yapti? Hollanda ve Belcika, her ikisi NATO kurucu uye oldu. Bati Dunya gazeteler derhal o rapor yayimlandi, ve her sey destekledi. O rapor hic kimse suclamadi, fakat ona gore Rus askeri Ukrayna’ya fuze gonderdi. Halbuki, delil yok, kusurlu arastirma vardi. Bu arada, bir kurbanlarin aile uyesi Ukraynali hukumeti karsi bir dava acti, o kadin gore Ukraynali hukumeti sorumlu. Ancak ona Hollanda ve Belcika’nin raporu hakkinda hic bir sey bilmedi. Bu arada, Bati Dunyasi gazeteler o kadin dikkate almamadi. Ne kadar kotu! Neyse neyse hem Rusya hem de Ukrayna daha once yolcu ucaklari vurdu. On dokuz yuz seksen uc yilda Sovyetler Birligi bir Koreli yolcu ucagi vurdu, yaklasik iki yuz yetmis hayat kaybetti, ve iki bin bir yilda Ukrayna bir Rus yolcu ucagi vurdu, yaklasik yetmis hayat kaybetti . . .

 

23/4/16

 

Gunaydin, Istanbul. Bugun tatil var, Cocuk Bayrami, ama benim icin tatil degil. Derslerim yok fakat dort saat boyunca konusma sinav yapmaliyim. O yuzden, yarim saat sonra is yeriye gidecegim. Bu arada, yeni is program basladim, her sey iyi, soyle boyle ayni, ama bu donem hafta sonlari konusma sinavlar yapacagim. Bu sekilde benim altinci yil ayni is yeride basliyor. Daha once bahsettigim gibi bu ay ayni okulda bes yil ulastim. Evet, bugun calismaliyim, ancak dun bos gunum oldu. Evde kaldim, internette cok haber okudum, televizyonda Turkce haber izledim, ve yeni roman projesi calistim. Sadece ogle yemegi ve alisveris icin ciktim. Her yerde Turkce konustum, nereeyse her yerde Ingilizce cevaplar aldim – benim icin normal bir gun demek ki. Ondan sonra evime geri dondum, ev isleri yaptim, baska bir bolum Muhtesem Yuzyil izledim ve kirmizi sarap ictim. Evet, simdiye kadar seksen dort bolum Muhtesem Yuzyil izledim. Ne oldu? Sultan Suleyman Pargali Ibrahim Pasa idam etti, Hatice Sultan cok uzgun, tabii ki, ve herkes Hurrem Sultan suclayor. Gercekten, zaman zaman sikilyorum, ve yaklasik elli daha bolum var, ana bu sekilde Turkce dinleme pratik yapabilirim. Benim icin dinleme hala biraz zor cunku sokakta neredeyse her zaman Ingilizce cevaplar alirim.

 

22/4/16

 

Gunaydin, Istanbul. Bes veya alti yasindayken televizyonda cok ildi bir program vardi, o hala hatirliyorum. Tabii ki cok detay unuttum ama izlerken kendime korku iyi hatirliyorum. Neden, cunku o porgram Harriet Tubman hakkinda, ve ona cok tehlikeli bir hayat yasamis. Tubman on sekiz yuz yirmili yillarda bir kole olarak dogdu ve cocukken cok kirbaclandi ve dovuldu, sonuc olarak kafanin yaralandi ve butun hayat epilepsi cekti. Sonunda kolelik kacti ve bir ozgur adam ile evlendi. Ona kuzey ABD’de guvenli yasabilirdi fakat yerine daha kole kurtarmaya tekrar tekrar geri dondu. lk olarak ona kendi kardesleri kurtarmaya geri dondu, ve sonra on bir yil boyunca yaklasik uc yuz daha kole kurtardi. Ona ‘Musa’ olarak gibi bilinen. Ondan sonra, Amerikan ic savasi boyunca, onlar hem izci hem de hemsire olarak calisiyordu, ayrica yaklasik yedi yuz kole daha kurtarmak yardim etti. Bunun icin, ona hayati boyunca toplam yaklasik bin tane kole kurtarmak yardim etti. Ona on dokuz yuz on bir yilda oldu, Evet, ben on yillar sonra o program haitirliyorum. Bu arada, imdi Amerika’da cok iyi bir karar verildi, Tubman yeni yirmi dolarlik hesap on tarafta olacak. Ona Amerikan dolar onundeki hem ilk zenci hem de ilk kadin olacak. Tubman yedinci ABD baskani Andrew Jackson yerini alacak. Aslinda, Jackson cok kotu bir erkek oldu, zengin bir kole sahibi oldu ve sayisiz kizilderililer oldurdu. Ayrica, ona cok kisi idam etti, kadinlar ve cocuklar dahil. Jackson etnik temizlik yapmak istedi, ve kurtulanlar istemedi. Maalesef ona yirmi dolar hesapta hala olacak – ama arkada…

 

21/4/16

 

Gunaydin, Istanbul. Evet, arkadaslarim, dokuz yil once Suriye’yi gttim, baskent Sam’da birkac gun kaldim. Ondan sonra Hurriyet icin bir (Ingilizce) blog yazdim (ASAGI BAK). Aslinda bu fikir neredeyse on yil once aldim. Iki bin alti yilda iki tane Finlandiyali arkadasim ayni yolculuk yapti – ve cok eglendi. O yuzden yilbasi iki bin yedi yilda, arkadaslarim yeni yil kutlarken, ben feribot binerek Kadikoy’e gittim, ve Haydarpasa’dan Adana’ya tren binerek gittim. Adana’da bir gece kaldim, guzel bir sehir gorunuyordu – kucuk bir Istanbul gibi – ve sonra gun Antakya’ya devam ettim. Orada Halep icin bir otobus bekliyordu, ancak cok tuhaf bir durum, surucu ve onlarim yardimciler biraz guclu oldu. Iki tane Asyali kadin cok huylandi! Iki kez sinira gittim, fakat problem vardi, Antakya’ya geri donmeliydik. Neden? Bizim otobus dolu degildi. Ne kadar ilginc! Sonunda otobusten indim, birkac daha yolcu ile dolmus binerek Halep’e gittim, ve minibus binerek baskente devam ettik. Sam merkezde modern ve sakin gorunuyordu, mimarlik Fransa’da benziyordu. Fakat bir gun Sayyida Zainab varos ziyaret ettim, ve orada ucuncu dunya gibi gorunuyordu. Cok guzel bir cami var, tabii ki, fakat genellikle sokaklar kaplamasiz ve dukkanlar elektriksiz oldu. Bu arada, Irak’tan cok multeci geliyordu. Orada ABD korkunc bir savas yapti. Maalesef birkac yil sonra ABD Suriye’de ayni sey yapti. Suriye’nin ic savasi Arap Bahar hakkinda degildi, klasik bir CIA gizli operasyon oldu – ABD Iran’da, Orta Amerika’da, Haite’de, Afrika’da, Ukrayna’da ve butun Orta Dogu’da rejim degismeye ayni sey yapti . . .

 

20/4/16

 

Gunaydin, Istanbul. Evet, yaklasik bin yil once Vikingler Kanada’yi ulasti. Leif Ericson Gronland’dan hem Baffin Adasi hem de Labrador’a ulasti. Onun babasi Kizil Erik bir kacak oldu, Izlanda’dan Gronland’a ‘kesfetti.’ Dokuz yuz seksen alti yilda Bjarni Herjolfsson bir firtina boyunca kayboldu ve Kanada gordu. Ericson’un enistesi Newfoundland’da bir yerlesim kurdu. Yuz altmis kisi vardi, fakat sadece on bes kadin. Onlar Kanada’da sadece birkac yil kaldi. Onlara ne oldu hic kimse bilmiyor. Viking efsane gore onlar kizilderililer ile iyi iliskiler vardi.Kuzey Amerika’da Viking parasi ve tas oymaciligi bulundu, galiba onlar ile ticaret etti. Bu arada, bugun Amerika’da neredeyse herkes Kristof Kolomb Amerika kesfetti hala dusunyor. Tabii ki, Kizilderililer kendilerini o kesfetti, Siberya’dan on binlerce yil once. Ancak, neden neredeyse hic kimse Vikingler hakkinda bilmiyor. Galiba cunku Hristiyan dunyasi icin Vikingler kafir oldu ve ne onlar yapti onemli degildi. Amerika’yi ulasan ilk Hristiyan Kristof Kolomb oldu, sadece bu onemli oldu. Bu arada, yeni arastirma gore Vikingler Newfoundland’da baska bir yerlesim kurdu, ve orada daha uzun zaman kaldi. Ayrica, bir Romali kilic bulundu. Ne kadar ilginc! Yaklasik bin yil once Avrupalilar Kuzey Amerika’da yasiyordu ve kizilderililer ile ticaret yapti. Elbette Vikingler da Kuzey Afrika, Rusya ve Bizans ulasti, ve herkes ile ticaret yapti . . .

 

19/4/16

 

Gunaydin, Istanbul. Dinozorlarin kaybolma cok ilginc bir konu, degil mi? Altmis alti milyon yil once kocaman bir goktasi dunyayi vurdu, Meksika yakinda, sonuc olarak yuzde doksan hayvanlar olduruldu – tum dinozorlar dahil. Fakat yeni arastirma gore goktasi once dinozorlar zaten azaliyordu. Eskiden herkes dinozorlar iklim icin kayboldu dusunuyordu, ancak sonra deniz altina kocaman goktasi krater kesfedildi. Gercekten dinozorlar icin iklim problem yoktu, onlar yaklasik yuz yetmis milyon yil boyunca yasiyordu (simdiye kadar insanlar sadece yaklasik iki yuz bin yil boyunca yasiyordu). Halbuki, altmis alti milyon yil once dunyanin bitki yasami degisiyordu, cok dinozorlar turleri azaliyordu, buna ragmen birkac turleri hala gelisiyordu. Galiba eger altmis alti milyon yil once kocaman bir goktasi dunyayi vurmasaydi, bugun bazi dinozorlar gelisiyor. Ancak, eger bazi dinozorlar gelismek devam etseydi, galiba memeliler evrim gecirmedi – insanlar dahil. Ilginc bir fikir. Eger dinozorlar gelismek devam etseydi, ve insanlar dahil memeliler evrim gecirmeseydi, belki bir tur dinozor agaca tirmanmaya ogrenebilirdi, dimdik yurumeye ve silah kullanmaya baslayabilirdi, kendi medeniyet yaratabilirdi, ve sonunda buyuk savaslar olabilirdi, dunyayi imha edildi. Kesinlikle olabilir. Memeliler dinozorlar gibi davraniyor, bu sekilde biz onlari cok benziyor .

 

18/4/16

 

Gunaydin, Istanbul. Evet, Brezilya’da buyuk bir siyasi kriz.var. Ilk defa icin kongre yolsuzluk icin baskan ile suclamaya oy verdi. Simdi Dilma Rousseff yuz seksen gun icin inmeyecek, onun isci partisi devam etmeyecek – yerine orta sag partisi olacak. Bir asiri sag vekil onun oy Carlos Brilhante Ulstra’ya adadi. Yil bin dokuz yuz altmis dort Brilhante Ulstra bir askeri darbe yapti, hapiste cok dusman iskence edildi – Rousseff dahil. O zamanlarda Rousseff bir isyanci oldu. ABD o darbe ve sonradan gelen diktatorluk destekledi. Dort yil once Rousseff Brezilya’nin ilk kadin baskan oylandi, cok populer oldu, yuzde doksan iki insanlar onu destekledi. Fakat Brezilya’da buyuk ekonomik problem var. Cok yolsuzluk var, sayisiz siyasetciler ve is adamlar dahil. Bunlar arasinda bol bol muhalifler var. Ayrica, bazi milyardeler tutuklandi – bu Amerika’da veya Avrupa’da kesinlikle olmaz! Bundan baska, Petrobas petrol sirketi skandal var, bu yolsuzluk ve rusvetler hakkinda, savcilar gore Rousseff kendi parti icin Petrobas parasi kullanmis. Bu arada, Rousseff eski baskan Luiz ‘Lula’ da Silva devlet baskani atama yapti. Dort yil once Lula dunyanin en populer siyasetci oldu, fakat su anda ona sorusturma altinda oldu, savcilar gore Rousseff bu sebepten Lula atama yapti, ona sadece Lula savunmak istiyor. Son zamanlarda Rousseff karsi kocaman gosteri oldu, bir gun yaklasik uc milyon kisi katildi. Fakat simdi Rousseff lehine buyuk gosteri var, onun taraftarlari gore bu sadece baska bir darbe. Cok karisik bir durum var . . .

 

17/4/16

 

Gunaydin, Istanbul. Yaz geldi! Hava cok guzel. Sadece Nisan ayda fakat son iki hafta boyunca neredeyse her gun en azinda yirmi derece ulasti. Aslinda, bu ‘sicak dalgasi’ gecen ayda basladi, ve haber gore bu hafta devam edecek, sali gunu yirmi alti derece olacak! Ne kadar ilginc – on bir yilda Istanbul’da oturuyordum ve iki kez Nisan ayda kar yagmur gordum. Burada ilkbahar boyunca her sey kesinlikle mumkun! Evet, simdi cok guzel ama endise ediyorum, belki yaz mevsimi cok cok sicak olacak. Ben cok sicak hava sevmiyorum, nemli hava ozellikle nefret ediyorum. Memleketim ne cok sicak ne nemli var. Ayrica, orada ne cok soguk ne kar yagmur var. Memleketim her zaman ilimli, fakat bol bol yagmur ve ruzgar var. Ben birkac ulkede ve cok sehirde oturdum, en sicak kesinlikle Sydney oldu, orada yazin cekilmez, her zaman otuz ve kirk derece arasinda ve cok cok nemli. Bir yil Guney Ispanya’da oturdum, orada yaz da cok cok sicak, ancak Sydney daha nemli. Ayrica, Madrid’de yaz boyunca kaldim ve bazen kirk derece ulasti, fakat orada nemli degil, kuru sicaklik var, her zaman uykulu hissettim. En soguk yasadim yer Nebraska eyalet oldu, orada yaklasik uc ay boyunca kar vardi, neredeyse hergun sifirin altinda, bir gun eksi yirmi alti derece ulasti! Fakat benim icin problem degildi, soguk hava tercih ediyorum . .

16/4/16

 

Gunaydin, Istanbul. Evet, arkadaslarim, dun alisveris yaptim, iki tane roman ve yeni bir MP3 calar satin aldim. Birinci romani ‘Hamam Balkania’ Osmanli zamanlarin Balkanlar’da hakkinda, fakat ayrica simdiki zaman hakkinda, Sirbistanli yazar Vladislav Bajac Orhan Pamuk, Juan Octavio Prenz ve Allen Ginsberg hakkinda yaziyor. Ikinci romani Maya Angelou’nun ‘Kafesteki Kus Neden Sakir, Bilirim’ gercekten bir otobiyografi. Angelou bir zenci kadin, guney ABD’deki buyudu, cocukken irkcilik kurbani oldu – tecavuz dahil, fakat yetiskinlik sivil haklar lideri oldu. Aslinda, ona yedi tane otobiyografi yazdi, ‘Kafesteki Kus Neden Sakir, Bilirim’ birinci, sadece on yedi yasinda kadar hakkinda. Angelou on dokuz yuz yirmi yillarda dogdu, altmisli yillarda hem Martin Luther King Jr hem de Malcom X ile calisiyordu, ve yaklasik iki yil once oldu. Bu kitaplar Pandora kitabeviden satin aldim, toplam yaklasik yetmis lira odedim. Su anda Ingilizce romanlar icin Pandora iyi degil, buyuk bir secme yok, fakat dun sansliydim. Aslinda, yeni bir MP3 calar icin Istiklal’a gittim, Demiroren Medya Markt’tan bir tane satin aldim, yaklasik doksan lira odedim. Benim Turk ev arkadasim bol bol Turk muzik yukledi, Teoman dahil. Neden MP3 calar istedim? Cunku Istanbul cok gurultu ve zaman zaman konsantre olamam. Eski MP3 calarim yaklasik bir yil once bozuldu.

 

15/4/16

 

Gunaydin, Istanbul. Ingiltere’nin Telegraph gazetesi gore bu dunya’nin elli en guzel sehir. Ayni fikir degilim, ama ilginc bir liste. Ben yaklasik yarim ziyaret ettim, onlardan dokuz tane bir aydan daha oturuyordum. Memleketim Wellington haric, Istanbulda on bir yildan beri oturuyordum, Barselona’da uc yilda yasiyordum, Auckland ve Sydney yaklasik bir yilda oturdum, ve Madrid, Londra, St Petersburg ve Sangay’da birkac ayda kaldim. Ayrica, kronolojik sira ile Sikago, Washington, New York, Melbourne, Paris, Sevilla, Oslo, Edinburgh, Krakov, Nice, Roma, Amsterdam, Munih, Viyana, Rio de Jenaryo ve Buenos Aires ziyaret ettim. En guzel hangisi? Bende Istanbul kesinlikle en guzel, bogaz, deniz ve adalar var, arti cok tarih ve muhtesem mimarlik. Elbette Barselona, Rio de Jenaryo, Auckland ve Sydney da cok guzel. Barselona’da guzel plajlar ve cok ilginc mimarlik var, Rio de Jenaryo guzel plajlar ve kocaman tepeler var, hem Auckland hem de Sydney’de guzel plajlar ve cok orman. St Petersburg baska bir guzel sehir, cok kanal var, mimarlik kesinlikle guzel, ve Roma’da bol bol tarih var, tabii ki. Halbuki, Istanbul haric, en guzel ziyaret ettigim sehir Malaga oldu Guney Ispanya’da, ama o sehir Telegraph’in listesinde yok. Bana gore cok daha sehir bu listesinde olmali, Izmir ve Antalya dahil . . .

 

14/4/16

 

Gunaydin, Istanbul. Dun burada Falklands Savasi hakkinda yazdim. O olay iyi hatirliyorum, otuz dort yil once oldu. Ben sadece bir genc oldu, bir Hiristiyan aile ile oturdum, onlar ile cok satranc oynadim – ve neredeyse her zaman kanzandim. Onlarin evi banliyolerinde oldu, ama ben merkezde bir depoda calistim ve sabahlar cok erken basladim – ne tren ne otobus yoktu. Bir is arkadasim motosiklet sahip oldu, biz beraber is yeriye gittik, ben bisikletin arkasinda. Fakat bazi problem vardi, benim kask yoktu, polis bizi durdu, cezasi verdi, ve bir gun biz bir kaza yaptik, cok yagmurli bir sabah oldu, karayolda arkadasim bisikletin kontrolunu kaybetti, biz dustuk ve uzun yol kaydirdik. Neysi ki o gun benim kask vardi. Ayrica, bir deri ceket giyiyordum. Dirsekleriz siyrildik fakat baska bir problem yoktu, is yeriye devam ettik. Sonunda ben ikinci el araba satin aldim. Aslinda, o cok guzel bir araba oldu, fakat sadece birkac ay sonra bozuldu, ciddi motor problem vardi. O yuzden baska bir ikinci el araba satin aldim, cok kucuk ve kirli araba oldu, fakat hic problem yoktu, her yere gittim – Auckland sehire (alti yuz kilometre uzak) dahil. Genclik ne kadar cilgin! Ayni yilda is arkadaslarimla ilk kez icin uluslarararasi ragbi maca gittim, ve televizyonda futbal Dunya Kupasi izledim. Ayrica, dovme aldim, cok bilardo oynadim ve hafta sonlari bara gittim. Benim icin yil bin dokuz yuz seksen iki boyle oldu

 

13/4/16

 

Gunaydin, Istanbul. On dokuz yetmisler ekonomik problemler Arjantin’de bir askeri diktatorluk getirdi. On dokuz seksen iki yilda onlar Falkland Adalar’a istila etmeye karar verdi. Onlar Ingiltere savas istemiyor dusundu. Falkland Adalar cok kucuk, nufusu cok az, onemli degil. Maalesef, onlar yanlis dusundu, Ingiliz basbakan Margaret Thatcher cok agresif bir kadin oldu, Ingiliz askeri Falkland Adalar’a gitti, Arjantinli ordu saldirdi. Mayis ikinci Ingliz bir denizalti gemisi Arjantinli bir savas gemisi batirdi, uc yuz yirmi uc hayat kaybetti. Ne kadar kotu! Ingiltere’nin ordu cok daha buyuk, ABD’den uydu goruntuleri aldi, ve bu savas kolay kazandi. Arjantin yaklasik altmis elli asker kaybetti, Ingiltere yaklasik iki yuz elli. Bu savas iyi hatirliyorum, benim gencken oldu, memleketimde herkes Ingiltere kazanmak istedi, cunku Yeni Zelanda yuzde seksen Ingiliz koken. Falkland Adalar Arjantin yakinda, Avrupalilar on yedinci yuzyilda onlara kesfetti, hepsi bombos oldu, fakat on sekizinci yuzyila kadar somurge yoktu. On yedi yuz yetmisler Ingiliz geldi ve adalara somurgelestirdi. Simdi orada uc bin insanlar var, hepsi Ingiliz. Uc yil once bagimsizlik halk oylamasi yapti, yaklasik  bin bes yuz kisi katildi, ve sadece uc kisi haric herkes Ingiliz bir bolgesi olmak devam etmeye istedi. Fakat simdi Birlesmis Milletler yeni bir karar verdi – Falkland Adalar Arjantin karasulari icinde var. Ne kadar ilginc! Ne olacak, bilmiyorum, ancak Arjantin o adalar hala istiyor, eski baskan Cristina Fernandez Kirchner bu konu hakkinda cok konustu. .

 

12/4/16

Gunaydin, Istanbul. Dun aksam Muhtesem Yuzyilin yetmis dorduncu ve yetmis birinci bolum izledim. Hurrem Sultan icin cok problem var, onun en buyuk oglu zehirli bir okla vuruldu, muhtemelen ona olecek. Bu arada Sultan Suleiman yeni bir kiz arkadasi var, Hurrem Sultan cok kiskanc ve o genc kadin oldurmeye calisiyor – ama Sultan Suleiman’nin yeni kis arkadasi kedi gibi dokuz canli, her zaman ayakta kalir, Hurrem Sultan cok sasirmis ve bikmis. Ayrica Hurrem Sultan hem Sehzade Mustafa hem de Pargali Ibrahim Pasa karsi entrika duvenliyor. Ibrahim Pasa bir hizmetci ile iliskisi oldu ve kiz bebek yapti, fakat Ibrahim’in karisi Hatice Sultan Hurrem Sultan’dan her sey ogrendi, ona bebegi aldi ve saklandi. Zavalli hizmetci bebegi olmustu soylendi. Ancak simdi Ibrahim Pasa ve hizmetci ilk kez icin onlarin kucuk kizi tanisir. Ibrahim Pasa ve Hatice Sultan soguk ve sicak evlilik var. Hatice Sultan hizmetci hakkinda ogrendikten sonra bosanmak istedi, fakat fikiri degistirdi, Ibrahim’den ayrilmadi – buna ragmen hala kizgin oldu, hic bir ask yoktu. Nihayet Hatice Sultan Ibrahim Pasa’yi affetti, ask dondu. Bu arada Sehzade Mustafa Manisa’ya gitti, orada aski buldu, ama Istanbul’da Mustafa zaten bir kiz arkadasi var ve son zamanlarda bebek yapti. Muhtesem Yuzyil dizi ne kadar karmasik!

11/4/16

 

Gunaydin, Istanbul. Evet, dun aksam Kaset lokantada, Besiktas’ta is arkadaslarimla donem sonu kutladim. domuz eti burgerler ve iki tane ellilik cekoslovakyali siyah bira ictim. Iyi zaman gecti. Bu resimdeki uc tane Amerikali ogretmen var, bir tane Kanadali, bir tane Irlandali, bir tane Iskocyali ve ben. Ayrica, sag tarafta iki tane Iranli arkadaslar var. Bir tane Amerikali ogretmen Turkiye’den ayrilacak fakat muhtemelen ona yazin geri donecek. Bu arada, benim icin bu ay besinci yil ayni is yerde calistim, ve hala cok mutluyum. Eski okulda neredeyse alti yilda calistim, benim icin o bir rekor oldu, ama eger simdilik is yerde bir yil daha devam edeceksem, yeni bir rekor olacak. Simde Cumartesi gunu haric bir haftalik mola var. Cumartesi ekstra ders var cunku birkac hafta once terorist saldirisi icin bir ders iptal edildi. Bundan baska, ben hem Carsamba hem de Persembe konusma sinavlari verecegim. O yuzden gercekten sadece bugun, yarin, Cuma ve Pazar gunleri bos olacak – ve benim icin Cuma gunu her zaman bos. Ne yapacagim? Hava cok guzel ama adalara gitmeyecegim, galiba deniz hala cok soguk. Ben sadece evde kalacagim, okuyacagim, yazacagim, televizyon izleyecegim. Sadece ogle yemegi icin disari cikacagim. Genc degilim. Su anda sakin hayat tercih ederim.

10/4/16

 

Gunaydin, Istanbul. Evet, cok ulke ziyaret ettim, yaklasik otuz bes, ve birkac farkli ulkede uzun vadeli oturdum. Halbuki, yirmi iki yasina kadar baska bir ulke ziyaret etmedim. Memleketimden bu pahali bir sey, en yakin ulke, Avustralya, yaklasik bin bes yuz kilometre uzaktir – Turkiye’den Ingiltere’ye gibi. Fakat yirmi iki yasindayken Avustralya’ya gittim, orada babam ve birkac akraba yasiyordu (onlar Danimarkali koken). Sydney’de dokuz ayda kaldim, bir depoda calistim, gece okulda okudum ve hafta sonlari ragbi oynadim. Bes yil sonra universitede okumaya Amerika’ya gittim, yolda Hawai’de bir gece kaldim. Nebraska eyalette iki yilda oturdum, fakat cok daha bolge ve sehir ziyaret ettim, Atlantik’ten Pasifik’e – ve Kanada dahil. Alti yil sonra Avrupa’ya geldim, Ispanya’da Ingiliz dayi ile birkac ay kaldim, ancak is bulamadim. O yuzden, Ingiltere’ye gittim, orada yaklasik dokuz ayda oturdum, birkac farkli yerde garson olarak calistim (Wight, Man ve Kanal adalarda dahil). Bu arada, Danimarka’ya gittim, akraba ziyaret ettim, ilk defa icin babaannem tanistim. Ondan sonra Ispanya’ya geri dondum, Ingilizce ogretmenlik kursu yaptim, ve bes yil boyunca orada ogretmen olarak calistim. Ayrica, Rusya’da, Cin’de ve Ingiltere’de yaz okulunda calistim. Fakat Ispanya’da iyi maas almadim, cok tatil yapmadim – sadece Fas, Andora ve Italya ziyaret ettim. On bir yil once yaz okulda calismaya Turkiye’ye geldim, bu ulke cok begendim, maas cok daha iyi oldu. Bunun icin, Ispanya’ya geri donmedim, burada calismaya devam ettim, ve Turkiye’den bol bol ulke ziyaret ettim – Guney Amerika, Hindistan, Misir, Tanzanya ve Guney Dogu Avrupa dahil

 

9/4/16

 

Gunaydin, Istanbul. Dun bos gunum oldu, hava guzeldi ama evde kaldim, televizyonda Turk haber izledim, internette dunya haber okudum, romanim projesi calistim, salon temizledim, ve Muhtesem Yuzyil dizi izledim. Sadece ogle yemegi icin ciktim, ama lokantada problem vardi. Cihangir’de en sevdigim lokantaya gittim, gunesli bir yer buldum, corba ve lahmacun siparis ettim. Corba geldi, cok lezzetli oldu, ben yerken antropolji kitabi okumaya basladim. Aniden yanindaki camide bir cenaze basladi, garson geldi, benim corba ve ekmek aldi ve baska bir masada koydu. Ben cok sasirdim. Ayrica, mutlu degildim, baska masa gunesli bir yerde degildi, o karanlik ve sikisik bir yerde oldu. Diger tarafta tek gunesli yer gordum, fakat derken iki kadin geldi, o masada oturdular. Ne kadar kotu! Cok sansiz. Ben rahatsiz ettim, corba biraktim ve baska bir lokantaya gittim. Orada bahce yoktu, iceride yedim, ve ondan sonra kitap okumaya ve puro icmeye gunesli bir kafeye gittim. Orada eski bir ev arkadasim rastladim, yaklasik bir yil once biz birlikte oturduk, simdi ona nisanli. Ne kadar guzel! Ondan sonra evime geri dondum, daha haber okudum, romanim projesi daha calistim. Yeni ev arkadasim bir misafir vardi, Ugandali bir erkek, onlar birlikte kucuk kekeler yapiyordu. Sonunda, dun aksam kirmizi sarap ictim ve iki tane Muhtesem Yuzyil bolum izledim, yetmis birinci ve yetmis ikinci, ama son birkac bolum biraz aptal oldu . . .

 

8/4/16

 

Gunaydin, Istanbul. Dun burada antropolji hakkinda yazdim, cok ilginc bir tarih kitabi okuyorum, yeni seyler ogreniyorum ancak bu konu hakkinda zaten genel bir fikirim var. Ben her zaman antropolji hakkinda merak ettim. Gencken bol bol tarih kitaplari okudum, her ayda birkac antropolji kitaplari odunc almaya kutuphaneye gittim. Ilk olarak sadece bir sey ogrenmek istedim – Yeni Zelanda’nin yerli Maori insanlari nereden geldi? O donemlerde okulda biz Maori insanlar hic bir sey ogrenmedik. Fakat ben bu konu hakkinda da cok merak ettim. Cok kitap okudum, sonunda her sey iyi anladim: Maori insanlar yaklasik bin yil once Tahiti Adalar’dan Yeni Zelanda’ya geldi. Ne kadar ilginc! Tahiti’den Yeni Zelanda’ya yaklasik dort bin kilometre!! Ayrica, onlar Hawai, Paskalya ve sayisiz daha adalara gitti. Ancak, Tahitili insanlar nereden geldi? Onlar yaklasik iki bin yil once Samoa Adalar’dan geldi, ve kokensel olarak Guney Dogu Asya’dan geldi. Birkac bin yil once Dogu Asyali insanlar Guney Dogu Asya’ya goc etti, orada Avustralyali insanlar ile melezledi, ve bu sekilde Polinezyali insanlar yaratti. Ayrica, onlar Madagaskar’a gitti. Evet, o dev adanin ilk insanlar ve Polinezyali insanlar ayni, Guney Dogu Asya’dan geldi. Ne kadar ilginc! Aslinda Avustralyali insanlar kokensel olarak Guney Asya’dan geldi, onlar yaklasik kirk bin yil once Avustralya’ya ulasti. Ancak birkac bin yil once Beyaz insanlar Guney Asya’ya goc etti ve Avustralyali insanlar ile melezledi. Asagida iki tane resim var: bir tane ben yaklasik yirmi bes yil once yazdim, diger su anda Wikipedia web sitesinde var:

 

7/4/16

 

Gunaydin, Istanbul. En iyisini en sona sakla. Uc ay once kitaplar satin almaya Etiler’re gittim, Arkmerkez’de dort tane kitap buldum, iki tane roman, iki tane tarih kitabi. Maalesef, o romanlar begenmedim, onlar bitirmedim. Fakat tarih kitaplari cok begendim. Aslinda, simdiye kadar sadece bir tane bitirdim, su anda diger tarih kitabi okurum, ve bu en iyisi. Aslinda, Yuval Noah Harari’nin ‘Insan’ antropoloji hakkinda. Birinci bolum Cagdas insan, Neandertal ve Devoniyen adam arasinda mezlezleme hakkinda oldu, ve birkac gun once burada bu konu hakkinda yazdim. Mezleme sonucunda insanin dort buyuk irk yaratildi – Beyaz, Zenci, Dogu Asyali (KIzilderililer dahil) ve Avustralyali (Hintliler dahil). Evet, Avrasya’da Cagdas insan gelmeden once Neandertal, Devoniyen ve daha adamlar zaten cok uzun zaman boyunca vardi. Fakat Cagdas insan devam etti, hem Avustralya hem de Amerika ulasti. Avustralya ulasmaya onlar gemiler kullandi. Cok ilginc, bu yaklasik kirk yuz bin yil once oldu, son buzul cagi sonunda oldu, deniz seviyesi daha dusuktu, Endonezya gercek bir alt kita oldu, insanlar Avustralya ulasti, ancak hayvanlar icin imkansiz. Bu arada, o zamanlarda Avustralya sadece buyuk bir col degildi, kocaman bir otlak oldu, bol bol havanlar vardi – ama hepsi keseli. Mesela, vahsi bir keseli aslan oldu, ve dev kanguru, vombat ve kus. Ancak insanlar geldi, bu hayvanlari oldurdu, maalesef, Avustralya’nin ekolojisi cok hizli degistirdi . . .

 

6/4/16

 

Gunaydin, Istanbul. Bu haber gore Amerikan kadinlarin milli futbol takimi erkeklerin milli takimdan daha fazla para getiriyor, ve neden erkekler daha fazla para kazaniyor soruyor. Ilginc bir soru, ve ben internette bu konu aristirdim. Asinda, gecen yil Amerikan kadinlarin milli takimi erkeklerin milli takimdan daha fazla para getirdi, evet, cunku kadinlarin Dunya Kupasi oldu. Fakat iki yil once erkeklerin Dunya Kupasi oldu, ve o on kat daha fazla para getirdi. Bu yuzden, genellikle erkeklerin milli futbol takimi kadinlarin milli futbol takimdan cok fazla para getiriyor (ama her yil degil). Erkeklerin Dunya Kupasi neden cok daha populer? Bu cinsellik mi? Hayir. Butun dunyada yaklasik iki yuz altmis dort milyon futbolcu var, ancak sadece yaklasik yirmi sekiz milyon kadin futbolcu. Erkek futbol on kat daha fazla populer. ABD’deki kadinlarin futbol daha populer, orada iki bucuk milyon erkek futbolcu var, ve bir nokta yedi milyon kadin. Halbuki, erkeklerin maclari kadin maclarindan genellikle uc kat daha fazla seyirci getiriyor. O yuzden bana gore bu haber kesinlikle sacma. Tabii ki, su anda kadinlarin futbolu cok onemli bir spor, onlarin Dunya Kupasi cok popular, ve Amerikan kadinlarin futbol takimi cok basarili ve yetenekli. Bu biliyorum. Ancak erkeklerin futbol hala cok daha popular, ABD’deki dahil, ve genellikle cok daha para getiriyor. Maalesef, cok Amerikalilar feminizm iyi anlamiyor, orada cok sacmalik var, feminizm sadece baska bir endustri, televizyon ve dergiler sadece nefret ogretiyor, gercek feminizm hakkinda konusmuyor, bunun icin orada bazi kadinlar cok agresif ve kibirli olabilir…

 

5/4/16

 

Gunaydin, Istanbul. Bati Dunyasi medya gore Panama belgeleri ozellikle Vladimir Putin hakkinda. Fakat onlar Putin hakkinda degil, aslinda onlar Rus baskan hakkinda hic bir sey soylemuyor. Evet, onlar Putin’in arkadaslari hakkinda soyluyor, fakat ayni zamanda cok daha kisi hakkinda soyluyor – Ingiliz basbakanin babasi, mesela. Ne kadar ilginc! Bati Dunyasi medya neden Vladimir Putin nefret ediyor? Az once Rusya Suriye’de teroristleri yendi, sonuc olarak Suriye’nin korkunc ic savasi neredeyse bitti, hukumet askeri sehirleri ve tarihi yerleri yeniden ele gecirdi. Ancak Bati Dunyasi medya ne Putin ne Rusya kutladi, tebrikler soylemedi. Eger NATO teroristleri yenseydi, tabii ki Bati Dunyasi medya gore ona buyuk bir kahraman oldu, degil mi? Halbuki, NATO teroristleri yenmedi, aksine ona teroristleri yardim etti, Suriye’de hukumet darbesi istedi, ve bu sekilde ic savasi yaratti. Herkes bu biliyor, Suriye’de Rusya kahraman oldu, ama NATO sadece problemler yaratti. Bil bakilim – aniden Panama belgeleri geliyor!! Memleketimde Ingiliz egitim var ve bol bol American televizyon programlari ve filmleri var. Ayrica, ben hem Amerika’da hem de Ingiltere’de yasiyordum. Avrupa’da cok daha Ingiliz ve Amerikan kisi tanistim, cok arkadasim edindim.Bir sey iyi biliyorum, onlar Rusya hakkinda kesinlikle beyinleri yikanmis. Neden? Cetrefilsiz. ABD ve Ingiltere cok savas yapiyor, sayisiz kisi olduruyor, onlar kesinlikle cok kotu ulkeler. Bunun icin onlar diger ulkeleri ve liderleri suclamali, cunku sadece bu sekilde kendini hakli gorebilir. Bati Dunyasi icin Putin ve Rusya uygun bir dusman ve kolay bir hedef. Ama ne kadar ironik!

 

4/4/16

 

Gunaydin, Istanbul. Kirk dort yil once bir ucak Guney Amerika’nin And Daglari kaza yapti. Kirk bes yolcu vardi, sadece on alti hayatta kaldi, hepsi erkek – birkac Uruguayli ragbi oyuncu dahil. Onlar bir mac icin Sili’ye gidiyordu, fakat onlarin ucagi bir daga carpti. Hayatta kalan erkekler yaklasik bes bin yukseklikte yetmis iki gun kaldi, hava genellikle yaklasik eksi on derece ve kar yagisi oldu, birkac kisi kirilan kemikler ve baska zarar gordu. Bir genc erkek tip ogrencisi oldu, sadece on dokuz yasindaydi, ona herkes tedavi etti, tabii ki cok mesgul oldu, ve gercek bir kaharaman. Ondan sonra ona bir kitap yazdi, her sey acikladi, ve o kitap hakkinda en azinda iki tane unlu film var. Elbette hayatta kalan erkekler cok becerikli olmaliydi. Onlar hem kiyafet yapmaya ve hem de kar erimeye ucagin koltuklari kullandi, kirilmis on camdan gunes gozluklari yapti, ve ragbi toplari tuvalet olarak kullandi. Ayrica, onlar cok tartismali bir sey yapti – yamyamlik. Onlar cok zayifladi, cok gucsuz ve olume yakinda oldu, nihayet donmus cesedinleri yemeye basladi. Genc doktor her sey duzenledi cunku ona insan vucudu iyi biliyordu. Sonunda, iki hayatta kalan erkekler bir ciftlik ulasti. Butun dunya cok sasirdi, herkes hayatta kalan kisi yoktu dusundu, hic arama takimi gonderilmedi. Ayni zamanda bazi Hristiyanlar cok kizgin oldu, onlar gore yamyamlik kesinlikle yasak oldu. Ancak genc doktor gore, yamyamlik degildi, hayatta kalan erkekler hic kimse oldurmedi.

 

3/4/16

 

Gunaydin, Istanbul. Maalesef, memleketimde okulken kendi tarihi hakkinda ogrenmedik, biz sadece Avrupali tarihi ogrendik – ozellikle Ingiliz. Gercekten soykirim vardi, Ingilizler geldi, bazi yerel kabilelere tufekler verdi, ve o kabileler dusmanlari katletti. Ondan sonra Ingilizler katledilmis kabilenin topraklarini aldi. Sonuc olarak yerli nufusu yaklasik iki yuz binden yaklasik on bes bin’e dustu. Bu on dokuzuncu yuzyil boyunca oldu, yirminci yuzyil boyunca bu konu hakkinda biz cok az ogrendik. Okulda hic bir sey ogrenmedik. Ayrica medya’dan cok az ogrendik. Yaklasik yirmi bes yil oncesinde kadar memleketimde sadece hukumet televizyon vardi, ve ona genellikle Amerikan ve Ingiliz programlar gosterdi. Bunun icin biz Amerikan ve Ingiliz tarihi ve kultur cok iyi ogrendik, fakat kendi tarihi ve kultur ogrenmedik. Bu kulturel soykirim, degil mi? Aslinda okulda yerli dil yasak oldu. Seksenlerde her sey adim adim degistirmeye basladi. Mesela, her aksam kisa bir yerli dil haber program – ancak sadece bes dakika sure. Su anda okulda herkes yerli tarihi ve kulturu okuyabilir, ve yerli dil ogrenebilir, fakat genellikle beyazlar yerli dersler tercih etmiyor, henuz cok az kisi yerli dil konusuyor. Ayrica, bizim tarihi cok tartismali, beyazlar gore yerli insanlar ‘soykirim’ yapti, Ingilizler degildi, buna ragmen yerliler Ingiliz tufefler kullandi, ve bu sekilde Ingilizler Yeni Zelanda somurgeye yerlestirdi,..

 

2/4/16

 

Gunaydin, Istanbul. Dort tane buyuk etnik grubu var – Avustralyali, Zenci, Dogu Asyali ve Beyaz. Neredeyse tum insanlar bu gruplari dahil. On binlerce yil once Avustralyali insanlar Guney Asya’dan geldi. Hindistan alt kitasi’nda insanlar Avustralyali ve Beyaz karisiktir, birkac bin yil once Beyaz insanlar o alt kitasina istila etti. Bu sekilde hint-avrupa dilleri yaratildi. Orta Dogu ve Kuzey Afrika’da ayni, onlar Beyaz ve Avustralyali karisiktir. Buyuk Okyanus insanlar Avustralyali ve Dogu Asyali karisiktir – Yeni Zelanda’da dahil. Kizilderililer ve Dogu Asyali insanlar ayni etnik grupta, on binlerce yil once Kizilderililer Dogu Asya’dan geldi. Orijinal Turkmenler da ayni grupta. Zenciler Sahra Col ve Zambezi Nehri arasinda yasiyordu, fakat Guney Afrika’da baska bir etnic grup var – Busmanlar. Onlar Zenci degil, onlar kendi kucuk etnik grup, toplam sadece yaklasik doksan bin Busmanlar var. Bu arada, ilginc bir soru var: Neden dort tane buyuk etnik grubu var? Biz kesinlikle ayni tur, tabii ki. O yuzden, biz neden bu kadar farkli? Simdi Yuval Noah Harari’nin ‘Insan’ adli kitabi okuyorum, ve ona ilginc bir fikri var. Cagdas insanlar Afrika’dan yaklasik yetmis bin yil once geldi, fakat Avrasya’da zaten farkli insanlar vardi, Neandertal ve Denisovan insanlari mesela. Cagdas insanlari onlari yok etti, evet, halbuki biz da onlarla melezlestirdi. DNA gore Beyaz insanlar yaklasik yuzde iki Neandertal, hem Avustralyali hem de Dogu Asyali insanlar yaklasik yuzde bes Denisovan. Fakat, Zenci insanlar (ve Busmanlar) melezlestirmedi. Harari gore bu sekilde insanlarin dort buyuk etnik grubu yaratildi …

 

1/4/16

 

Gunaydin, Istanbul. Dun aksam Muhtesem Yuzyil’in altmis ikinci bolumu izledim. Genelde her bolum bir bucuk ve iki saat sure. Bunun icin simdiye kadar ben yaklasik yuz saat Muhtesem Yuzyil izledim, Altyazi yok, hersey Turkce, ve yeter anlayabilirim. Ayrica, daha ve daha anliyorum. Son birkac bolum boyunca ne oldu? Hadi bu bakalim: Maalesef, Valide Sultan oldu, zavalli Sultan Suleiman cok uzgundu, tabii ki. Ilk basta Suleiman Mahidevran yeni valide icin secti, Hurrem Sultan cok kiskanc ve kizgin oldu. Fakat olmeden once Valide Sultan Suleiman’in birinci karisi Gelfem Hatun secti, ve ona Mahidevran yerine gecti. Bu arada Suleiman’in diger kiz kardesi Fatma cenazi icin geri dondu. Ona Suleiman ile hala kizgin, cunku on yil once Suleiman Fatma’nin kocasi idam etti, veFatma saraydan ayrildi. Suleiman’in ucuncu kiz kardesi Hatice Sultan Pargali Ibrahim Pasa ile evlendi. Onceden cok problem vardi, ona kesinlikle delirdi, intihara tesebbus etti, Ibrahim Nigar Kalfa ile aldatti. Son zamanlarda problemler bitti, Ibrahim aldatmaya durdu, Hatice cok mutluydu. Ancak simdi buyuk bir problem var, Nigar Kalfa hamile – ve bu sir Hurrem Sultan ogrendi. Hurrem Ibraham nefret ediyor, Hatice icin bir mesaj yazdi!! Bu arada, Valide Sultan’in eski hizmetci Daye Hatun saraydan ayrildi ve intihar etti. Maalesef.

 

31/3/16

 

Gunaydin, Istanbul. Bati Dunya Ermeniler yuz yil once hakkinda konusmak istiyor. Bunun icin neden Bati Dunya Aborijinler iki yuz yil once hakkinda konusmak istemiyor? Neden Yeni Zelanda’nin yerli insanlar yuz elli yil once hakkinda konusmak istemiyor. Neden Hindistan, Kenya, Kore, Vietnam, Irak ve Libya konusmak istemiyor? Hem Avustralya’da hem de Yeni Zelanda’da Ingilizler sayisiz yerlileri oldurdu, bazi uzmanlar gore yaklasik yuzde doksan. Bu soykirim demek, degil mi? Ancak Ingilizler bu fikir kesinlikle kabul etmiyor. Ayrica, beyaz Avustralyalilar ve Yeni Zelandalilar bir fikir kabul etmiyor – ve o ulkelerde beyaz insanlar hala cok buyuk cogunluk. Yerli insanlar icin demokrasi faydasiz bir sey. Ne Avustralya’da ne Yeni Zelanda’da yerel basbakan oldu, ama Avustralya’nin son basbakan Ingiltere’de dogdu. Ne kadar ilginc! Yirmi birinci yuzyilda Avustralia’nin son basbakan Ingiliz oldu! Yirminci yuzyil kutlurel soykirim vardi, okullar sadece Ingilizce dil ogretti, televizyon dahil medya sadece Ingilizce kullandi, hem Avustralya’da hem de Yeni Zelanda’da yerel kultur unutuldu. Ingiltere cok ulkede ayni sey yapti, ancak ona hic bir sey icin ozur dilemedi. Eski basbakan Tony Blaiir Irak hakkinda ne yasadigi saldiri ne soykirim icin ozur diledi, sadece “hatalar” icin ozur diledi. Eski Avustralya basbakan ne soykirim ne irkcilik icin ozur diledi, sadece calinmis kusaklar icin ozur diledi. Amerika da hic bir sey icin ozur dilemedi. Aslinda, ona Vietnam’dan savas tazminati istedi. Ne kadar ironik! ABD cok zengin bir ulke, Vietnam’da saysiz kisi oldurdu, cok savas suclu yapti, ve Vietnam fakir. Bu arada Bati Dunya Ermeniler hakkinda konusmaya devam ediyor . . .

 

30.3.16

 

Gunaydin, Istanbul. Dun disciye gittim, benim tedavi bitti. Sadece uc kez gittim, alt azi disi dolgusu aldim. Toplam yaklasik dort yuz lira odedim. Aslinda, daha tedavi istedim. Ust azi dislerim da eski dolgusu kabetti, Ancak cok fazla uzun zaman bekledim, uc yildan beri disciye gitmedim, ve o dislerim kurtarildi olamaz. Maalesef! Simdi hic problem yok, agri yok, yeter dislerim var. Ust azi dislerim sadece yavas yavas parcalaniyor, zaten neredeyse bitti. Guzel bir gun oldu, cok gunesli, soguk degildi. Herzamanki gibi Uskudar’a feribot binerek gittim. Birincisi ogle yemegi yedim – corba ve lahmacun. Ondan sonra cay istedim, gunes gozluklu disarida oturuyordum ve guneslendim, fakat garsonlar gelmedi. Onlar degir musterileri gitti, hizmet verdi, fakat bana degildi. Lokanta penceriye iki kez vurdum, ama ascibasi rahatsiz gorunuyordu – ve henuz hic garson bana gelmedi. Ne kadar ilginc! Sorun ne? Ben cok fazla rahat gorunuyordu mu? Galiba oyle oldu. Genc garsonlar aptal olabilir, cok sacmalik var. Halbuki, tip merkezide cok iyi ve ucuz tedavi aldim, disciyim her zaman cok kibar ve nazik, bunun icin ben cok sansliyim. Oraya yaklasik bes yil boyunca gidiyordum, bir arkadasim tavsiye etti. Onceden Levent’te bir disciye gittim, ama ona ne kibar ne ucuz oldu, bunun icin geri donmedim

29/3/16

 

Gunaydin, Istanbul. On dort yil once Rusya’dan Ispanya’ya dondum. O zamanda Ispanya’da oturuyordum fakat yaz okulda calismaya Rusya’ya gittim. Aslinda, tren binerek St Petersburg’dan Finlandiya’ya gittim, ucak binerek Helsinki’den Bordeaux’a devam ettim, ve otobus binerek Bordeaux’a Bilbao’ya gittim. Bilbao Kuzey Ispanya’da, ayrica Bask Ulkesi’nde. Bask Ulkesi Kuzey Ispanya’da ve Guney Dogu Fransa’da bir ulke, orada genellikle farkli dil konusuyor ve bazilari bagimsizlik istiyor.O zamanda korkunc bir terorist grubu oldu. Bin dokuz yuz altmis sekiz yil’dan beri ETA yaklasik sekiz yuz elli kisi oldurdu. Halbuki onlar bir tane iyi sey yapti: Bin dokuz yuz yetmis uc yilda ETA Luis Carrero Blanco suikast yapti. Blanco Franco’nun sirdas ve istenilen halef oldu. Tabii ki, Franco korkunc bir diktator oldu, ve Blanco altinda her sey iyi bir sekilde devam edecekti. Yerine, ETA Blanco suikast yapti ve bin dokuz yuz yetmis bes yilda Juan Carlos kral oldu. Juan Carlos demokrasi tercih etti, herkes cok mutluydu, ona cok populer oldu, ve iki yil oncesinde kadar hukum surdu. Bu arada, Bilbao sehirde bir okul bana is teklif etmis, fakat geldigimde onlar fikir degistirdi, zaten baska bir kisi tuttu! Ben cok endise ettim, Rusya’da kotu bik okulda calistim, yetersiz saatler aldim, sadece az param vardi. En azinda, onlar benim ucak bileti ucreti parasini geri verdi. Internet kafe’ye gittim, benim e-posta baktim, ve hemen ayni bolgede baska bir is teklifi gordum. Masallah! O badire atlattim. Ancak Bask Ulke sevmedim, orada insanlar candan degildi, sonra yilda Barselona’ya tasindim.

 

28/3/16

 

Gunaydin, Istanbul. Evet, bahar geldi, dun Hristiyan dunyasi Paskalya kutladi. Hristiyanlar icin Paskala cok onemli bir dini tatil, o Isa’nin dirilisi kutlayor. Cuma gunu Isa oldu, uc gun sonra dirildi ve Cennet’e gitti. Halbuki, binlerce yil onceden beri butun Kuzey Yarimkure’de herkes zaten bahar kutladi, bu bahar noktasi hakkinda oldu. Antik dunya mevsimler cok iyi biliyordu. Onlar icin cok onemli bir konu oldu, herkes topragi isledi. Ayrica, onlar yildizlari cok iyi anliyordu. Antik dunyada ne televizyon ne bilgisayar vardi, aksamlar herkes yildizlari bakti – ve okudu. Yildizlar her sey acikladi, bahar noktasi’dan sonra sicak hava geliyor, yavru hayvanlar geliyor, bitkiler buyuyor ve meyveler geliyor. Ayrica, cicekler buyuyor, hersey cok renkli ve guzel. O yuzden herkes bahar mevsimi cok seviyor ve kutliyor. Ingilizce Paskalya ‘Easter’ olarak bilinen. Neden? Bazilari gore bu isim Sumer (eski Irak) mitolojiden geldi, ‘Istar’ ask ve bereket tanricasi oldu (resmi bak). Fakat bazilari gore bu isim eski Ingiltere’den geldi, orada ‘Oestre’ ask ve bereket tanricasi oldu. Bu arada, Akdeniz bolgesinde Paskalya ‘Pascha’ olarak bilinen (Ispanyolca ‘Pascal, Fransizca ‘Paques).’ Bu kelime Yahudi’den geldi, Israilin Misirdan hicreti kutladi. Her halde bir sey kesin olarak – Bati Dunya cikolata, yumurtalar ve Paskalya tavsani ile bu tatil kutlayor cunku onlar ask ve bereket sembolleri var.

 

27/3/16

 

Gunaydin, Istanbul. Bes gun once Bruksel’de uc terorist yirmi sekiz tane kisi oldurdu. Neden? Onlar sadece seytanli manyaklar mi? Hristiyanlar nefret ediyor mu? Bati Dunya nefret ediyor mu? Bizim ozgurluk nefret ediyor mu? Ya da belki onlar bizden nefret ediyor cunku son birkac on yil boyunca Bati Dunya yaklasik sekiz milyon Musluman oldurdu, birkac Musluman ulke kesinlikle imha etti, ve kocaman bir multeci dalgasi yaratti? Bu arada, hic kimse cezalandirmadi. Sadece Afrikali ve Slav savas suclulari Lahey’e gidiyor, Bati Dunya’nin savas suclulari degil. Bu da mumkun mu? O multeci nereye gitti? Genellikle onlar Bati Dunya’ya gitti, ve onlarin arasinda sayisiz travma gecirmis ve radikallestirdi insanlar var. Bati Dunya’ya karsi kac tane buyuk terorist saldiri vardi? Ikiz Kule, Mardid ve Londra metro, Paris ve Bruksel. Gercekten cok degil, toplam birkac bin hayat kaybetti. El Kaide ve ISID butun saldirilari duzenledi mi? Neden? Onlar ne istiyor? Haber gore ISID ‘Hilafet’ yeniden yaratmak istiyor, bu yuzden onlar hem Irak’taki hem de Suriye’deki savasiyor. Fakat ISID neden Paris ve Bruksel saldiri mi? Ne fark eder ki? Bu sekilde ISID ne kazanabilir? Belki ISID yapmadi, belki radikallestirdi insanlar butun saldirilari yapti, ve Bati Dunya kendi savaslarini hak vermeye ISID suclayor. Bu arada, su anda El Kaide nerede? Galiba onlar ne kocaman bir orgut ne kocaman bir ordu var, sadece radikallestirdi insanlar oldu.

26/3/16

 

Gunaydin, Istanbul. Gec kaldim, biliyorum, ama bu sabah mesguldum. Neden? Cunku dun aksam korkuc bir felaket oldu, bilgisayarim benim yeni roman projesi kaybetti, ve henuz yedekleme dosyasi yapmadim. Bu sekilde neredeyse iki hafta isi kaybettim. Bu her yazarin en kotu kabusun. Genellikle her hafta yedekleme dosyasi yaparim, fakat simdiye kadar sadece birkac isa bolum yazdim. Birinci hafta bir plan yaptim, butun roman icin cok detaylar vardi. O plan kesinlikle kaybettim, terkrar yapmayacagim. Galiba simdi her sey kafamda, ve bu hafta butun birkac kisa bolum yine yazdim, sadece yaklasik iki saat surdu, hersey benim bellek taze oldu. Daha iyi hissediyorum, ama dun aksam kaybettim, ve romanim plani kaybettim. Bundan sonra daha sik sik yedekleme dosyasi yapacagim. Bana daha once boyle bir sey hic olamdi, ve cok uzun zamandan beri bilgisayar ile yaziyordum. O yuzden bu felaket cok tuhaf. Gercekten, yeni bilgisayarim iyi degil, bu hic sevmedim. Nasil bir dosya kaybetebilir? Hic bir sey yapmadim. Bu kesinlikle anlamiyorum, ve simdi bu bilgisayar guvenmiyorum. En azinda ben tekrar basladim, ve bu en onemli, Asla vazgecme, her zaman devam et, engelleri as, ucma korkusunu yen, ve adim adim gelisecegiz, sonunda basarili olacagiz . . .

 

25/3/16

 

Gunaydin, Istanbul. Cocukken futbol oynadim. Ilk okulda her gun butun ogle arasi (bir saat) erkek sinif arkadaslarim ile futbul oynadim. Ayrica hafta sonlari bi kulup icin oynadim. O zamanlarda iyi arkadasim vardi. Memleketim yaklasik yuzde seksen insanlar Ingiliz. Fakat benim babasi Danimarkali, iyi arkadasimin babasi Hollandali oldu. Biz hem okulda hem de kulup icin beraber futbol oynadik. Bir yil bizim kulup takimi lige yukseldi, hic yenilmemis. Mevsim sonunda ucak binerek baska bir sehire gittik ve yerel sampiyonu karsi oynadik. Cok kotu mac oldu, beraber bitti. Bin dokuz yuz yetmis dort ilk defa icin Dunya Kupasi final televizyonda canli oldu. Ancak o mac Almanya’da, bunun icin Yeni Zelanda’da gecenin yarasinda oldu. O yuzden ben iyi arkadasimin evinde kaldim, ve gece saat ucte hepsimiz kalktik. Hollanda birinci gol atti, ve o gol iyi hatirliyorum – Johan Cruyff penaltiyi gol atti, guzel bir gol oldu, topu kavis yapmaya gorunuyordu, inanilmaz bir sey! Benden haric herkes mutluydu, ama ben gizlice Almanya kazanmak istedim. Aslinda sonunda Almanya kazandi, iki gol atti, mac iki-bir bitti, ben cok mutluydum. Halbuki, Hollanda kesinlikle sanssiz oldu. O zamanlarda onlar kesinlikle dunyanin en iyi takim oldu, ve onun en iyi oyuncu Johan Cruyff oldu – belki simdiye kadar Avrupa’nin en iyi futbolcu. Maalesef, dun Johan Cruyff altmis sekiz yasindayken kanserden oldu. Huzur icinde yat

 

24/3/16

 

Gunaydin, Istanbul. Bin dokuz yuz elliler boyunca Kuba’da bir diktatorluk vardi, ve Amerika o diktatorluk destekledi. Genellikle ABD diktatorlar tercih ediyor, cunku ona diktatorlar kontrol edebilir. O zamanlarda Amerika icin Kuba bir oyun alani gibi oldu, cok mafya vardi, cok gazino ve orospuluk. Fakat bin dokuz yuz elli dokuz yilda sosyalist devrimciler diktator Fulgencio Batista devirdi. ABD cok kizgin oldu. Baskan John F Kenny cok tehdit savurdu, ona CIA “terorizm kullan” emretti. Aslinda, bin dokuz yuz altmis bir yilda CIA Kuba’ya karsi bir saldiri duzenledi. Bu aday ‘Domuzlar Korfezi Cikarmasi’ olarak bilinen – ama basarisiz oldu. Tekrar tekrar ABD denedi. Bin dokuz yuz yetmis alti Kubali CIA ajan uis Posada Carriles bir Kubali yolcu ucagi ates edip dusurdu, yetmis uc hayat kaybett. Carriles cezasiz kaldi, Amerika’da yasiyordu, ve ABD onu savundu. Bu arada, altmis yil boyunca Washington Kuba’ya karsi siddetli yaptirimlar uygulardi, bunun icin iki Kubali kusak yoksulluk cekti. Neden? Cunku Kuba sosyalist oldu, ve Amerika bu ideoloji kabul etmedi. Ayrica, tum zamanda ABD Kuba bir parcasi tutmayi calisti, ve orada korkunc bir temerkuz kampi insa etti – Guantanamo Korfezi’de. Orada yaklasik doksan tane Musluman mahkum var. Amerikan baskan Barack Obama Guantanamo kapatmak icin soz verdi – ama hala bu yapmadi. En azinda, simdi Amerika ve Kuba gene arkaslar var, siddetli ekonomik yaptirimlar bitirdi, herkes Kuba’ya ziyaret edebilir. Masallah!

 

23/3/16

 

Gunaydin, Istanbul. Bir yil once annem Yeni Zelanda’dan Maori insanlar hakkinda bana kocaman bir kitap gonderdi. Aslinda, gondermeye satin almaktan daha pahali oldu! Fakat ben o kitap cok begendim. Maori Yeni Zelandali yerli insanlar, yaklasik bin yil once Tahiti’den Yeni Zelanda’ya geldi, dort bin kilometre bir yolculuk oldu. Inanilmaz bir sey! Yaklasik alti yuzyil sonra Avrupali insanlar Yeni Zelanda ‘kesfetti.’ O zamanlarda yuz binlerce Maori insanlar vardi. Fakat on dokuzuncu yuzyil boyunca cok savas oldu, Ingiliz askeri tufekler kullandi, ve ondan sonra sadece yaklasik on bes bin Maori insanlar vardi. Ingilizler onlarin topraklarini caldi ve sehirler insa etti. Yavas yavas Maori insanlar is icin sehirlere goc etti, ama orada onlar ‘yabancilar’ gibi oldu, sadece Ingiliz kultur vardi, hem dil hem de din Ingiliz oldu, okulda Maori dil yasakti. Adim adim Maori insanlar kendine kultur unuttu. Maalesef, kulturel soykirim oldu. Gazeteler, radyo ve televizyon sadece Ingiliz dil kullandi, haber sadece beyaz insanlar icin oldu, hem Ingiltere’den hem de Amerika’dan bol bol televizyon program vardi. Aslinda, Maori gencler Afrikali-Amerikali kulturu kabul etti cunku hic Maori kulturu yoktu. Halbuki, yaklasik otuz yil once hersey degistirmeye basladi, nihayet Yeni Zelanda Maori kultur kabul etti, ve su anda hem okulda hem de televizyonda Maori kultur var. Benim icin bu gec kaldi, ama ben cok kitap okudum, kendime herseyi ogrendim . . .

 

22/3/16

 

Gunaydin, Istanbul. Gercekten Rus askeri Suriye’deki cok iyi is yapti. Ona teroristler bombaladi ve ikmal yollari imha etti. Bu sekilde Suriyeli askeri teroristleri yenebilirdi. Ondan sonra, Rus askeri cekildi. Ne kadar muthis! Bu arada, Amerikan askeri Suriye’deki ne yapti? Ona teroristler yardim etti, egitim ve silah verdi. Bu sekilde Amerika Suriye’nin ic savasi baslamak yardim etti. ABD gore isyancilar ‘ozgurluk savascisi,’ fakat onlar kesinlikle sivil halk oldurdu, ve isyancilar arasinda ISID oldu. Amerika bu neden yapti? Cunku ona rejimin degismesi istedi. Evet, ABD her sey karar veriyor. Eger ona baska bir ulkenin lideri sevmezse, ona onu yikiyor, bir kukla yerleser, ve orada cok uzun zamanda kalir (Afganistan’da on bes yil, Irak’ta on uc yil, mesela). Genellikle ABD savas basliyor, sayisiz kisi olduruyor, multeci kriz yaratiyor, ve o lideri olduruyor. Amerika cok vahsi bir ulke, degil mi? Ona icin can, ozgurluk ve demokrasi onemli degil. O yuzden, kim iyi adamlar, kim kotu adamlar? Kim teroristleri karsi savasiyor, kim teroristleri yardim ediyor? Kim savas istemiyor, kim savas kesinlikle istiyor? Kim kendine savunmak istiyor, kim butun dunya kontrol etmek istiyor? Televizyon ve film cok etkili, ayrica onlar kocaman yalancilar, ve Bati Dunyada cok beyni yikanmis insanlar var . . .

 

21/3/16

 

Gunaydin, Istanbul. Evet, arkadaslarim, yaklasik alti yuz yil oncesine kadar dunyanin en buyuk kus Yeni Zelanda’da oldu. En buyuk moalar uc nokta alti metre ve iki yuz otuz kilo ulasti. Elbette moalar ucmaz kuslar, hicbir kanat birakmadi. Yeni Zelanda iki tane ada, Avustralya’dan yaklasik bin bes kilometre uzak. O yuzden, yaklasik bin yil oncesinde kadar hayvanlar yoktu, sadece kuslar, kertenkeleler ve bocekler oldu. Bunun icin cok kuslar ucmaz oldu – moanin kucuk kuzeni kivi dahil. Kivi Yeni Zelanda’nin milli kus, ve Yeni Zelanda’dan her seyi ‘kiwi’ olarak bilinen – insanlar ve meyve dahil. Yaklasik bin yil once ilk insanlar Tahiti’den Yeni Zelanda’ya geldi, dort bin kilometre yolculuk oldu, hayret bir olay! Bu insanlar ‘Maori’ olarak bilinen. Onlar Polinezyali – Hawaililer, Tahitililer ve Samoalilar gibi. Binlerce yil once onlar Guney Dogu Asya’dan Buyuk Okyanus’u goc etti. Onlar kendi hayvanlari getirdi, kopekler, domuz, domuzlar ve tavuklar dahil. Ayrica, onlar Guney Amerika’nin tatlipatates getirdi. Ne kadar ilginc! Fakat Yeni Zelanda cok dogal yemek yoktu. Maalesef, zavalli moalar neredeyse savunmasiz oldu, Maori insanlar onlari kolayca yakaladi. Bin yil once yaklasik elli bin tane moa vardi, ama uc veya dort yuzyil sonra onlar bitmis. Moa tukenmeden sadece iki yuzyil sonra, yil bin alti yuz kirk ikide, Hollandali kaptan Abel Tasman Yeni Zelanda’ya ulasti, Avrupa icin bu ulke “kesfetti.’

 

20/3/16

 

Gunaydin, Istanbul. Facebook problem devam ediyor, neredeyse hic bir sey yapamam. Dun burada baska bir terorist saldirisi oldu, bes hayat kaybetti, cok daha kisi yaralandi. Bu yuzden hukumet Facebook web sitesi yavasladi, yirmi dort saat sonra bu problem devam ediyor. Ayrica, birkac saat boyunca hukumet tum internet yavasladi, herkes haber istedi, ama internet neredeyse faydasiz oldu. Bu arada, bugun benim is yeride kapali, her sey iptal etti. Dun dersler vardi ama cok ogrenci gelmedi. Son yilda Turkiye’de birkac terorist saldirisi oldu. Gecen yil, Temmuz ayda, Suruc sehir’de (Sanslirfa bolgesinde) otuz uc hayat kaybetti, yuzden daha kisi daha yaralandi. Ekim ayda Ankara’da korkunc bir terorist saldirisi, yuz dort hayat kaybetti, yaklasik dort yuz kisi daha yaralandi. Gecen ay baskentte baska bir terorist saldirisi oldu, otuz hayat kaybetti, altmis kisi yaralandi, ve gecen hafta teroristler Ankara’ya gene vurdu, otuz yedi hayat daha kybetti, yuz yirmi bes kisi daha yaralandi. Bu arada, Ocak ayda Istanbul’da bir terorist saldirisi oldu, on uc hayat kaybetti (hepsi yabancilar) on dort kisi daha yaralandi. Toplam iki yuz hayat kaybetti, yuzler daha kisi yaralandi. Ne kadar garip! Ben Turkiye’de hemen hemen on bir yilda kaldim, ve on yil boyunca cok az problem vardi, genellikle bariscil oldu, en buyuk problem Gezi Park hakkinda, kocaman gosteriler vardi – ben cok biber gazi yedim (gostericim yoktu ama dairem cok merkezde) – ancak Gezi Parki direnisi terorism degildi, sadece bir protesto. Gercekten, dunku saldirisi buyuk bir felaket degil, sadece bes kisi oldu. O yuzden hukumet neden uzun zaman boyunca Facebook web sitesi yavasladi? Belki cunku Facebook’ta grafik resimler vardi.

 

19/3/16

Gunaydin, Istanbul. Dun aksam Muhtesem Yuzyil’n kirk dorduncusu bolum izledim. Her bolum bir bucuk ve iki saat boyunca surer, bunun icin simdiye kadar bu televizyon dizisinin yaklasik yetmis bes veya seksen saat izledim, buna ragmen cok daha bolum var. Son birkac bolum boyunca harem hizmetci Nigar Kalfa cok aptal olarak davraniyordu. Ona Pargali Ibrahim Pasa seviyor fakat Ibrahim Pasa Hatice Sultan ile evlendi. Hatice Sultan Suleiman’in kiz kardesi. Ayrica, ona hamile. O yuzden bence Nigar Kalfa cok bencil bir kadin – hamile kadinin kocasi istiyor. Ne kadar kotu! Kirk ikinci bolum boyunca Nigar Kalfa intiha etmeye calisti fakat Ibraham Pasa ona kurtardi. Hatice Pasa zaten bir bebek kaybetti, Hurrem Sultan onu zehirledi. Simdi Hatice Pasa deli olarak davraniyor, ama Hurrem Sultan ona yardim etti. Cok ironik! Sultan Suleiman Hurrem cok seviyor, Hurren haremin en guclu kadin. Suleiman haric, neredeyse herkes Hurrem Sultan nefret ediyor. Suleiman’in annesi ve Ibrahim Pasa Hurrem Sultan’a oldurmeye calisiyor – fakat basarisiz oldu. Bu arada, Hurrem Sultan Ibrahim Pasa gene oldurmeye calisiyor – fakat da basarisiz oldu. Kirk dorduncu bolumun sonunda Hatice’nin bebegi geliyor ama etrafinda hic kimse yok. Her zaman bir bebek geliyor ayni, etrafina hic kimse yok . . .

18/3/16

 

Gunaydin, Istanbul. Evet, Carsamba aksam, dersten sonra, arkadaslarim ile Kaset lokantaya gittim. Kaset bir zincir, Besiktas’ta iki tane kaset lokanta var, bir tane Barbaros’ta, bir tane carsi icinde. Bu bizim en sevdigimiz lokanta, cok lezzetli yemek var – domuz etti burger dahil! Ayrica, yabanci bira var, bizim en sevdigimiz bira Cek Cumhuriyet’ten siyah bira. Carsamba aksam ber tane arkadasim geldi, bir tane Amerikali (resmi bak), bir tane Avustralyali-Turk, bir tane Fransa’dan ve bir tane Iskocyali. Ne kadar ilginc! Biz Birlesmis Milletler gibiydi. Amerikan arkadasim Italyan puro getirdi, ve ben bir tane ictim (resmi bak). Iyi zaman gecirdi! Bu arada, dun ogleden sonra dis tedavisi basladim, birkac defa gitmeliyim cunku uc yildan beri disciye gitmedim. Dis tedavisi icin Uskudar Tip Merkezi”ye giderim, orada pahali degil, benim disci cok kibar bir basortulu kadin. Disci randevu once Turkcell dukkaniye gittim, yirmi bes lira kontorler istedim, ondan sonra ogle yemegi icin bir lokantaya gittim. Fakat kontorler gelmedi. Dukkaniye geri dondum, Turkcell tezgahtar ile konustum. Ona bana ‘Nar Paketi’ verdi. Neden bilmiyorum, ben sadece kontorler istedim. O yuzden cok kizdim, ancak tezgahtar bana yardim etmedi. Tam tersine, ona da kizdi, bagirmaya basladi, ve bir veya iki Ingilizce kelime kullandi. Ne kadar aptal! Fakat hicbir sey yapamadi, maalesef, baska dukkandan gercek kontorler satin aldim . . .

 

17/3/16

 

Gunaydin, Istanbul. iki gun once burada ilk hatiralarim hakkinda yazdim. Benim ilk hatiralarim korku bagli, korku cok guclu ve onemli bir duygu. Memleketimde bes yasindayken okula basliyoruz. Bes yasinda cok genc, elbette, okuldaki ilk gunlerim cok korktum. Ben yeni sinif arkadaslarimin onunde kisa pantolonum isedim. Bir gun sovalyeleri hakkinda bir oyunu izledik, ve ben sovalyelerden cok korktu, diger ogrenciler arkasinda saklanmaya calistim. Ablam ile otobus binerek okula gittim. Bazi daha buyuk cocuklar beni uyardi – ‘Dikkat et, disari deli bir baltaci var, eger kucuk cocuk gorurse, ona onu oldurur!’ Ben cok korktum, her zaman kotuk altindan saklandim. Fakat bir gun ablam her sey acikladi, deli baltaci yoktu, buyuk cocuklar yalan soyledi. Sinif arkadaslarimdan arasinda kucuk ama guzel kiz vardi, ben onu asik oldum, cok sirin bir kiz gorunuyordu. Bir gun siddetli yagmur vardi, ogle arasi boyunca herkes iceride kaldi. Baska bir siniftan iki tane kocaman erkek cocuk geldi. Onlar guzel kizin kardesler oldu, en azinda yedi veya sekiz yasindaydi. Guzel kiz masada oturdu, erkek sinif arkadaslari parmakla gosterdi ve onun kardesler o cocuklari saldirdi. Ben cok korktum! Merhametle guzel kiz bana isaret etmedi. Masallah! Ancak bundan boyle o kiz sevmedim, ondan sadece korkuyordum . . .

 

16/3/16

 

Gunaydin, Istanbul. Uzun zaman once Amerika’nin milyarderler kulubu karar verdi: Hillary Clinton sonraki baskan olacak. Fakat bu nasil olabilir? Clinton cok savasci ve yalanci bir bayan, Irak saldiri icin oy verdi, Libya imha etti (ondan sonra guldu e cok yalan soyledi), ve Honduras’daki darbe ve kanli rejim destekledi. Sadece iki hafta once o kanli rejim bir yerli kadin suikast yapti. Tebrikler, Hillary Clinton! Bunun icin Hillary Clinton baskan olmak nasil olabilir? Problem degil, milyarderler kulubu muhtesem bir plan yapti: Hillary Clinton Hukmen galip olarak baskan olacak. Demokratik liderlik icin Clinton’un en onemli rakip Bernie Sanders, fakat ona biraz gucsuz gorunuyor, ve onun dis siyaset da cok savasci. Sanders Israil destekliyor (ona bir Yahudi), ve Suriye Savasi da destekliyor, darbe istiyor – o yuzden ona teroristler destekliyor. Maalesef, Sanders Ingiliz siyasetci Jeremy Corbyn gibi degil, Corbyn hem Israil hem de Suriye Savas’a karsi cikiyor. Evet, Clinton mutlaka demokrat lider olacak. Oldu baska? Secim Clinton karsi Donald Trump olacak. Fakat Trump gercek bir siyasetci degil, ona bir milyarder, ona sadece bir oyuncu – ve iyi rol yapiyor! Herkes Trump inaniyor, ona cok irkci, ona cok kaba, ona Amerika’nin dusmanlar saygi gosteriyor. Ne kadar uygun! Butun dunya Trump nefret ediyor, Clinton kotunun iyisi olacak, ve bu sekilde Clinton baskan olabilir. Bu karar uzun zaman once verildi, baska hersey sadece sacmalik . . .

 

15/3/16

 

Gunaydin, Istanbul. Tum ilk hatiralarim korku bagli. Korku cok guclu bir duygu, korkudan ogreniyoruz. Yasli bir adam hatirliyorum, o adam benim kiz kardeslerim seker verdi. Ben uc veya dort yasindaydim, onu seker icin istedim – ama yasli adam beni ayak ile vurdu. Cok agrili oldu, ben cok agladim. Ayrica, bir konsuyum hatirliyorum, kocaman bir oglan – yaklasik alti veya yedi yasindaydi. Bir gun biz beraber dolastik, hava guzeldi, her sey harika oldu. Ancak aniden cok agresif oldu, beni vurdu ve beni yere tuttu. Her zaman bir araba geldi, komsuyum beni o onunda atmaya tehdit etti. Ben cok cok korktum, hala hatirliyorum. Bu arada, da yaklasik uc veya yasindaydim, bir havuc keserken neredeyse benim parmak kestim. Annem ile hemen doktoru gittim, bicak izi hala var! Bundan baska, korkunc bir firtina hatirliyorum, neredeyse bes yasindaydim. O gun buyuk kiz kardesim okulu gitmedim. Sabah kalktim ve kucuk kiz kardesim ile disari ciktim, buyuk bir camur birikintisinde hoplayip zipladik, cok eglenci oldu. Halbuki daha siddetli yagmur ve ruzgar geldi, bir agac benim salon odasi pencereyi carpti. Uvey babam geldi, ailem arabayla limana gittik, orada cok polis ve asker vardi. Neden? O gun bir feribot limanda batti, yaklasik elli hayat kaybetti

 

14/3/16

 

Gunaydin, Istanbul. Ingilizce haric, iki tane dil konusabilirim. Ispanyolca konusabilir cunku bes yil boyunca Ispanya’da oturdum. Is yeride disinda sadece Ispanyolca konustum. Ev arkadaslarim Ispanyollar ve Guney Amerikalilar oldu, biz her zaman Ispanyolca konustuk. Bu sekilde iyi Ispanyolca ogrendim. Turkce konusabilirim cunku burada neredeyse on bir yilda oturuyordum. Fakat burada genellikle Ingilizce konusurum – is yeride, evde, arkadaslarimla, falan. Lokantalarda ve dukkanlarda Turkce her zaman konusurum, buna ragmen zor olabilir, cok garson ve tezgahtar Ingilizce konusmak istiyor, ve sik sik Ingilizce cevap alirim. Bu yuzden Turkce cok yavas olara ogrendim, ama nihayet yuksek seviye ulastim. Bu arada, biraz Fransizca biliyorum, o dil kolay olarak okuyabilirim – Turkce’den daha kolay. Istanbul’da birkac yil once Fransizca okudum, ucretsiz bir kurs vardi, hafta dokuz saat boyunca okuduk. Bazi Fransizca konusabilirdim, ancak son uc yilda hic pratik yapmadim, ve simdi Fransizca kesinlikle konusamam. Bir gun Fransa’ya gitmek istiyorum, orada belki bir yilda oturacagim, ve galiba o dil hizli ogrenecegim. Bende uc tane yabanci dil yeter, baska bir dil ogrenmek istemiyorum, buna ragmen gelecegin ne getirecegi bilinmez . . .

 

13/3/16

 

Gunaydin, Istanbul. Dun aksam Muhtesem Yuzyil’in otuz altinci bolum izledim. Bu pembe dizisi kesinlikle cok melodram gibi, buna ragmen Turkce’yi dinlemeye cok faydali, bu sekilde cok ogreniyorum, benim dinlemek anlama cok gelistiriyor. Son zamanlarda ne oldu? Maalesef, her sey cok kotu gidiyor. Pargali Ibrahim Pasa ve Hatice Sultan bebek sahibi oldu ancak zavalli bebek hayatin kaybetti. Neden? Cunku Hurrem Sultan onu zehirledi. Hurrem Sultan Ibrahim Pasa nefret ediyor cunku Ibraham Pasa onun eski nisanlisi zehirledi. Hurrem Sultan kesinlikle intikam aldi, Ibraham Pasa cok hastaydi, ve Hatice Sultan cok morali bozuk oldu, deliye dondu, intihar etmeye calisti. Ibrahim Pasa bir hizmetci kadin ile iliskisi yapti. Bu arada, Sultan Suleyman bir esir Ispanyolca prenses ile asik oldu, Hurrem Sultan cok kiskanc ve kizgin oldu, ona prenses oldurmeye calisti, yilan gonderdi ve o yilan prensesi isirdi. Neyse ki Sultan Suleyman presesin hayatini kurtardi, Masallah! Ondan sonra Hurrem Sultan prenses Istanbul’dan kacmaya yardim etti – ama basarisiz oldu. Baska yerde, Malkocoglu Bali Bey cok sanssiz oldu. Ona   bir Osmanli asker, Armin Hatun ile asik oldu, ancak Armin’in babasi bu ask yasakladi. Sonunda, Malkocoglu ve Armin beraber oldu, ama Armin cok hastaydi, vebadan oldu. Evet, herkes icin felaket var . . .

12/3/16

 

Gunaydin, Istanbul. Evet, arkadaslarim, dun disciye gormeye feribot binerek Uskudar’a gittim. Benim disci Uskudar Tip Merkezi’nde calisiyor, ona cok profesyonel buna ragmen cok ucuz. Bes yil once orada cok tedavi aldim, kok kanali dahil, birkac defa gittim, ama toplam bin liranin altinda oldu. Onceden Levent’te ozel disciye gittim, ona cok pahali oldu, dis cektirmek icin bin uc yuz lira odedim. Ayrica o disci saldirgan bir erkek, ondan korkmustum! Fakat Uskudar’da yeni disciyim basortulu bir kadin, ona cok daha yumusak, her zaman anestezik kullaniyor, her zaman gulumser. O yuzden onu gormeye tekrar gidiyorum. Uc yil onceden beri disciye gitmedim, ve birkac problem var. Dun sadece randevu verdim, ertesi Persembe gunu tedavi baslayacak. Galiba birkac defa gitmeliyim. Bahar boyunca bu yolculuk cok guzel, Kabatas’a yururum, feribot binerim, ve Tip Merkezi Uskudar Iskele’yi karsisinda – maksimum yarim saat surer. Dun gunesli hava vardi, Bogaz manzarasi cok guzeldi. Aslinda, Yeni Zelandaliler genellikle kotu disler var. Neden? Galiba bizim diyet kotu, cok sekerli yemegi yiyoruz. Ayrica, eskiden bizim suda cok florur vardi, memleketimde musluk suyu icebiliriz ama disler icin bu cok kotu olabilir. Bu sey iyi biliyorum, dislerim iyi degil, simdiye kadar iki tane cektirdi, ancak birkac daha kotu bir durumda . . .

 

11/3/16

 

Gunaydin, Istanbul. Bu hafta yeni romanim projesi bitirdim, yazma yayineviye gonderdim. Aslinda, bu proje bir roman degil, o memleketim hakkinda bir kisa hikaye toplama. Son on yil boyunca Amerikan bir edebiyat web sitesinde neredeyse yirmi tane kisa hikayem yayimlandi, yaklasik yarim Yeni Zelanda hakkinda. Bu yuzden James Joyce’un ‘Dublinliler’ gibi bir toplama duzenledim, ver her sey edit ettim. Dort tane parca var, birinci bolum cocukluk hakkinda, ikinci bolum genclik hakkinda, ucuncu bolum yirmili yaslar hakkinda, son bolum otuzlu yaslar hakkinda. Tabii ki kendime deneyimler kullandim, ancak bu otobiyografik bir kitap degil, hepsi hayal. Oysa ki bir problem vardi, toplam sadece yaklasik elli bin kelime, en azinda altmis bin istedim (kitaplar icin bu en kucuk miktar). O yuzden yaklasik on bin kelime daha yazdim. Son on bin kelime hakkinda endise ediyorum, belki yeterince iyi degil. Herhangi bir sekilde, yazmaya egleniyorum ve devam edecegim. Asagi bir ornek var, bu dort yil once yayinlanan kisa hikaye cok tartismali bir ragbi tur hakkinda. Guney Afrika’da otuz bes yil once irkci hukumeti oldu, bunun icin onlarin milli ragbi takimi Yeni Zelanda’ya geldiginde kocaman gosteriler vardi. Fakat bana gore o cok iki yuzlulu bir durum oldu, cunku memleketimde da cok irkcilik vardi

 

10/3/16

 

Gunaydin, Istanbul. Evet, gencken memleketimde Amerikan futbol oynadim ve neredeyse yirmi bes yil once universitede okumaya Amerika’ya gittim. Onceden Avustralya’ya gittim, babamin ailesi ile birkac hafta boyunca kaldim. Babamin ailesi Danimarkali fakat yetmis yillardan beri Sydney sehirde yasiyordu. Sydney’den Los Angeles’a ucak binerek gittim, toplam yaklasik yirmi saat ucus suresi oldu, fakat yolda Hawai’de durdum, orada bir gece kaldim, Waikiki Plaj’a ziyaret ettim (ama denizde yuzmedim). Los Angeles’dan Houston’a devam ettim, ve sonunda Houston’dan Chicago’ya. Chicago’dan Nebraska eyalet’e Greyhound otobus binerek gittim, seyahat suresi da yaklasik on iki saat. Nihayet Lincoln Sehir’e ulastim, fakat gecenin yarisinda oldu, universite kentiye otobus yoktu. Bunun icin bir yirmi dort saatlik lokantada gittim, orada bekledim, bir yerli erkek ile satranc oynadim. Universitede edebiyat okudum ve Amerikan futbol takim ile antrenman yaptim. Ayrica, yemek karsiliginda hafta icin her gun kantinde iki saat boyunca calistim. Bu arada, bir ogretmenin evinde oturdum, biz beraber salon futbol oynadik. Kis mevsimi cok soguk oldu, birkac ay boyunca kar vardi, her sey bembeyaz oldu. Bir gun eksi yirmi alti derece ulasti! Ancak yazin cok sicak oldu, Istanbul gibi. Ben iki tane tatil yaptim: Noel icin Seattle sehir’e gittim, orada Polonyali kalem arkadasi ile bir hafta kaldim. Yazin ev arkadasim ile Amerika’nin Dogu Yakasi’ye gittim, Washington, New York ve daha sehirlere ziyaret ettik. Birkac gun sonra baska bir gezi yaptik, Detroit sehir ve Kanada’ya ziyaret ettik…

 

9/3/16

Gunaydin, Istanbul. Evet, Ikinci Dunya Savas’tan sonra ABD butun dunyasi kontrol etmeye basladi – Orta Dogu dahil. Soguk Savasi boyunca Sovyetler Birligi Orta Dogu tarafsiz bolgesi olmak istedi, fakat ABD bu fikir kabul etmedi, ABD gore Arap milliyetciligi kotu bir sey oldu – komunizm gibi. Ikinci Dunya Savas’tan sonra ABD Suudi Arabistan’dan Akdeniz’e boru hatti insa etmek istedi, ancak Suriye bu fikir kabul etmedi. Bunun icin ABD Suriye’deki hukumet darbesi duzenledi. Birkac yil sonra Suriye ayni lideri secti, ve bu kez o lider Sovyetler’den destek aradi. Bu arada, ABD Iran’in ilk demokratik lideri karsi bir darbe duzenledi. Ondan sonra ABD Suriye’yi istikrarsizlastirmaya calisti ama basarisiz oldu. Suriye onemli bir CIA ajani tuttu, ve ona her sey itiraf etti. Butun Arap Dunyasinda Amerika karsi ayaklanmalar vardi. Yine de, Amerika ve Ingiltere Suriye’nin hukumeti karsi calismak devam etti. Mesela, onlar birkac Suriye’li siyasetcilere suikast etmeye Muslumanlar Kardesleri isbirligine girdi. Tarih tekerrur eder! Yuzyilin donumunde Katar Turkiye’ye bir boru hatti insa etmek istedi, ancak Suriye bu fikir kabul etmedi. Tabii ki, Katar ve ABD cok iyi arkadaslar. Katar’da iki tane kocaman Amerikan askeri us var. Halbuki, Rusya Suriye’yi destekledi, onlar Iran’dan Lubnan’a bir boru hatti tercih etti. WikiLeaks gore, iki bin alti yilda ABD Suriye’yi istikrarsizlastirmaya calismak yine basladi. ASAGI BAK . . .

 

8/3/16

 

Gunaydin, Istanbul. Evet, arkadaslarim, bu fotograf yaklasik sekiz yil once Antalya’da cekildi, arkada Toroslar var, onunde Akdeniz. Antalya’da iki kez gittim, hem iki bin yedisinde hem de iki bin sekizinde, her iki kez Nisan ayinda gittim, denizde yuzmedim. Iki bin sekiz yilda benim arkadaslarim dugunu katilmaya gittim, Kemer’de guzel bir her sey dahil otelde kaldim, ikinci gunde hamama gittim. Aslinda, o yilda uc tane dugunu katildim. Ocak ayinda bir dugunu katilmaya Ankara‘ya gittim, o dugun Atakule binanin en ust kati oldu, ve yazin Istanbul’da baska bir dugunu katildim. Yil iki bin sekiz boyunca ben cok seyahat ettim. Ankara’dan sonra ben Hindistan’a gittim, yolda Birlesik Arap Emirlikleri’nde durdum, Sarika’da bir gece kaldim, Dubai’ye ziyaret ettim. Yazin Kuzey Kibris’a gittim, Gazimagusa’da yaklasik bir hafta kaldim, her gun kaplumbagalarla yuzdum. Sonunda, Kasim ayinda vize problem icin Yunanistan’a gittim, Gumulcine’de birkac gun kaldim, ondan sonra otobus binerek Bulgaria’ya gittim, hem Sofya’ya hem de Filibe’ye ziyaret ettim. Bulgaristan’dan Ispanya’ya otobus binerek gittim (iki gun surdu, yolda Balkanlar, Milano ve guney Fransa’ya gordum). Ispanya’da Madrid’e ziyaret ettim, ondan sonra Barselona’da eski is arkadasimin sahildeki cati kati dairesinde birkac ay boyunca kaldim. Bu sekilde iki bin sekiz yilda toplam alti tane ulkede ve on dort tane sehirde kaldim.

 

7/3/16

 

Gunaydin, Istanbul. Turkce bloglarim ne zaman ve neden basladim? Yaklasik yedi yil once basladim fakat o zamanlarda genellikle sadece uc veya dort cumle yazdim, yaklasik kirk veya elli kelime. Ayrica, Turk is arkadaslarimdan yardim aldim, biraz Turkce konustum ancak onceden yazma hic yapmadim. Cok zor oldu, ama Turkce yazmaya ogrenmek istedim, birkac yilda bu sekilde devam ettim. Sonunda cok daha kolay oldu, bunun icin yaklasik bir bucuk yil once daha uzun bloglar yazmaya basladim, her gun yaklasik iki yuz kelime – kisa bir makale gibi. Ayrica, bir Turkce blog web sitesi yarattim (ASAGI BAK…) ve simdi neredeyse bes yuz blog var, toplam neredeyse yuz bin kelime – uc yuz sayfa bir romani gibi. Evet, arkadaslarim, ben esdeger Turkce kitabi yazdim! Tabii ki bu “Turkce blog kitabi” yayinlanmayacak, sayisiz hata var, kalite yok, ve genellikle cok ilginc degil. Ne hakkinda yazarim? Ben her sey hakkinda yazarim. Zaman zaman zor olabilir, fikirlerim yok, ama her zaman bir konu bulurum. Mesela, dun karma dovus sanatlari hakkinda yazdim, iki gun once ‘Muhtesem Yuzyil’ televizyon dizisi hakkinda yazdim, ve uc gun once Amerikan savaslari hakkinda yazdim. Genellikle blog yazmaya otuz ve kirk bes dakika arasinda surer. Bazen biraz arastirmak yapmaliyim, ve sonra her zaman sozcuk kontrolu yaparim . . .

 

6/3/16

 

Gunaydin, Istanbul. Bu spor ne kadar aptal? Karma dovus sanatlari seyretmeye kim seviyor? Bana gore, bu spor sadece sokak catismasi gibi. Fakat kablolu televizyon geldi ve her sey olabilir, eger insanlar vahsi spor seyretmek istiyorsa, kablolu televizyonda vahsi spor olacak. Gencken boks seyretmeye seviyordum, ben Muhammed Ali ve Sugar Ray Leonard hatirliyorum, onlar sanatciler gibi oldu. Ayrica, ben biraz boks ve dovus sanat yaptim (sadece antrenman, hic maclari yoktu). Acaba neden insanlar bu spor yapiyor. Kendine savunma, galiba, fakat maclar cok agresif ve tehlikeli olabilir. Eger kendine savunmak istiyorsaniz, boks ve dovus sanatlari yapma! Aslinda, su anda boks seyretmeye sevmiyorum, son yirmi yilda hic sanatci gormedim, onlar sadece vahsi adamlar gibi gorunuyor – Mike Tyson mesela. Tabii ki, daha tehlikeli spor var. Doktorlar gore Amerikan futbol ve ragbi tehlikeli olabilir, cok sarsinti var, birkac eski sporcular intihar etti. Bu konu hakkinda bir film var. Gencken hem ragbi hem de Amerikan futbol oynadim, genellikle problem yoktu, ama bazen yaraldim – sarsinti dahil. Ben o sporlari izlemek hala seviyorum, buna ragmen belki sonraki yuzyilda onlar olmayacak. Istatistikler gore hangi spor en tehlikeli? Motor sporlari kesinlikle en tehlikeli, cok sporcu olduruldu, maalesef.

5/3/16

 

Gunaydin, Istanbul. Masallah! – dun aksam ‘Muhtesem Yuzyil’in’ yirmi besinci bolum izledim ve iki en kotu karakter olduruldu. Leo’nun karakteri kesinlikle aptal oldu, ona Hurrem Sultan’in eski nisanli, Kirim’dan geldi, sanatci olarak Sultan Suleiman’nin sarayina girdi, hala Hurrem’i seviyordu. Fakat Hurrem icin bu durum cok tehlikeli oldu. Ona Suleiman’in en sevdigi kadini, simdiye kadar dort tane cocugu yapti – uc tane erkek. Tabii ki Hurrem Leo ile kacmak istemedi. Ancak onlar mesajlari takas ediyordu, Pargali Ibrahim Pasa her sey ogrendi, nihayet Leo zehirlendi. Bu arada Sadika Hatun da olduruldu. Ona eski bir macar kontes, savas boyunca Suleiman onun nisanlisi oldurdu. Sadika intikam almaya geldi, ama bolum sonra bolum hic bir sey yapmadi, sadece bir kadin oldurdu. Sonunda, dun aksam ona Suleiman’a sadirdi, onun bogazina bicak koydu. Sadika ne kadar sabirli! Uzun zaman bekledi, cok dikkatli oldu, iyi bir plan yapti. Ancak ona Suleiman’a oldurmedi, sadece dik dik bakti, ve Suleiman onu yere atti. Sadika bogulda olarak idam edildi. Bu arada, Pargali Ibrahim Pasa’nin karakteri cok degistirdi, ona her zaman kizgin, cok siddetli davraniyor, cok bagiriyor. Neden bilmiyorum, fakat ona Hurrem Sultan’a nefret etti. Elbette Mahidevran Sultan da Hurrem Sultan’a nefret etti, ve bir gece onun hizmetcisi Gulsah Hatun Hurrem’i oldurmeye calisti – ama yanlis yapti, yerine Hurrem’in arkadasi Gulnihal Hatun’a saldirdi. Neyse ki Gulnihal’in hayatini kaldi . . .

 

4/3/16

 

Gunaydin, Istanbul. Ikinci Dunya Savas’tan beri Amerikan savaslari yaklasik yirmi milyon kisi oldurdu. Aslinda, sadece yil bin dokuz yuz doksan deni beri Amerikan savaslari yaklasik sekiz milyon Musluman oldurdu. Bu her sey biliyor. Fakat o kadar basit degil. Buna ek olarak, Amerikan gizli operasyon
ve kotu rejimleri icin destek sayisiz daha kisi oldurdu. Mesela, elli yil once ABD Endonezya’nin komunist soykirim destekledi, ve yirmi yil sonra o ulkenin Timor soykirim destekledi. Bu arada, ABD neredeyse butun Latin Amerika’daki kanli diktatorluklar destekledi, bu ‘Condor Plani’ olarak bilinen. Ayni zamanlarda ABD Afrika’daki da kanli diktatorluklari destekledi, ve ona Guney Afrika’daki irkci beyaz hukumeti destekledi. Amerika Iran’daki kanli Sah destekledi. Devrimden sonra Irak ve Iran vahsi bir savas oldu, ABD Irak destekledi, ona Saddam Husayin’i kimyasal silahlar verdi. Tabii ki, Amerika her zaman Israil’i destekliyor, ve o genc bir ulke hem etnik temizlik hem de duzenli katliamlari yapiyor (sadece bir bucuk yil once, mesela). Ayrica, Israil’deki irkci hukumet sistemi var, eski Guney Afrika gibi. Bundan baska, ABD Suudi Arabistan’a destekliyor, ve su anda o ulke Yemen’deki bombaliyor – okullar, hastaneler ve dugunler dahil, saysiz sivil kimse olduruyor. Amerika Suriye’deki teroristleri destekliyor, ve ona Misir’deki baska bir kotu rejimi destekliyor . . .

 

3/3/16

 

Gunaydin, Istanbul. Gec kaldim, biliyorum. Bu sabah yeni ev arkadasim geldi, uzun zaman boyunca konustuk. Ona genc bir Amerikan kadin, cok candan gorunuyor. Ayrica, ona cok bilgili bir kadin, Harvard Universitisinde siyaset okudu. Harvard dunyanin en prestijili universiteler arasinda. Yeni ev arkadasim Pensilvanya’da yasiyordu, yirmi uc yasinda var, ve ben tam yirmi uc yil once o eyalet ziyaret ettim. Ne tesaduf! Ancak, gecen sene ona Urdun’de oturdu, orada baskent’te kaldi, ve Arapca iyi biliyor. Galiba ona Istanbul’da sadece birkac ayda kalacak, gonullu calisma yapacak. Bunun icin simdi dairemizde iki genc kadin var, bir tane Turk, bir tane Amerikan. Ayrica Lubnanli erkek var, ama simdi ona memlekette. Aslinda, ona neredeyse bir yil boyunca burada oturuyordu, buna ragmen gecen yazdan beri ona genelde Lubnan’da kaldi. Halbuki bu ay sonunda ona Istanbul’a geri donecek. Dairemiz Taksim’de, cok merkezde, benim icin cok uygun. Her yere yururum, Besiktas’a yarim saat, Kabatas’a on dakika, Taksim Meydani ve Istiklal Caddesi’ye iki dakika. Su anda merkezde daireler biraz pahali – tabii ki, o yuzden gecen sene dairemizde yeni yatak odasi yapildi. Onceden buyuk bir salon vardi (simdi normal buyukluk). Maalesef, yeni oda biraz gurultu, sokak yaninda, ve Kazanci Cami’nin karsisinda. Bunun icin ben yeni odayi tasindim, ve alarmli saat icin kesinlikle ihtiyac yok . . .

 

2/3/16

 

Gunaydin, Istanbul. ABD secimler kesinlikle buyuk bir sirk, ‘Amerikan Idol’ televizyon gosterisiye benziyor. Birkac zengin ve orta yasli siyasetci cok konusma yapiyor, cok soz veriyor, fakat gercekten sadece yalan soyluyor – ve herkes bu biliyor. Buna ragmen, eskiden her zaman en azinda bir tane siyasetci iyi gorunuyordu – iki bin yilinda Al Gore iyi gorunuyordu, mesala, ama secimler kaybetti. Maalesef! Dort yil sonra John Kerry iyi gorunuyordu fakat ona da kaybetti. Nihayet, iki bin sekiz yilinda Barack Obama kazandi, herkes cok mutluydu, ona Nobel Baris Odulu aldi. Ona kesinlikle iyi gorunuyordu. Ben onun ‘Umudun Cesareti’ adli kitap okudum, ona cok iyi fikirler hakkinda yazdi. Fakat Obama cok hayal kirikligi oldu. Ona cok savas yapti, George Bush’ten daha! Obama hem Afganistan Savasi hem de Irak Savasi devam etti. Bundan baska, ona birkac yeni savaslar baslamak yardim etti – Libya’da, Suriye’de ve Ukrayna’da, mesela. Bu arada, Yemen’deki ABD Suudi Arabistan’in bombardimani destekliyor, sayisiz sivil kimse olduruldu, Filistin’deki ABD Israil’in bombardimani destekliyor, sayisiz sivil kimse olduruldu, Pakistan’daki ABD’nin insansiz hava araci saldirisi sayisiz sivil kimse oldurdu, ve Misir’deki ABD diktatorluk destekliyor. Bu yil her aday cok savasci gorunuyor – Bernie Sanders dahil. Evet, ona Suriye Savasi devam etmek istiyor ve Israil’i destekliyor (ona Yahudi). Bu orada Donald Trump ciddi bir siyasetci degil. Gercekten hic aday ciddi bir siyasetci degil, onlar sadece sozculer. Amerika’daki Wall Street ve milyarderler kulubu her sey kontrol ediyor . . .

 

1/3/16

 

Gunaydin, Istanbul. Simdiye kadar yirmi tane Muhtesem Yuzyil bolum izledim. Genellikle her aksam bir bolum izlerim, her bolum yaklasik bir saat kirk bes dakika. Bu benim Turkce icin cok faydali, altyazi kullanmiyorum, ihtiyac yok. Simdiye kadar ne oldu? Birinci bolum boyunca Kirim’de Tatarlar Aleksandra Lisowska kacirdi, onlar onu Osmanlilar’a gonderdi. Orada Aleksandra sultan’in haremi iceri girdi, ondan sonra ‘Hurrem’ olarak bilinen oldu. Harem tehlikeli bir yer oldu, cok komplo vardi, ozellikle Mahidevran ve Hurrem arasinda. Mahidevran Sultan Suleyman’nin birinci cocugu ve halefi dogurdu, fakat baska bir cocuk yapmadi. Hurrem ve Suleyman uc tane cocugu yapti (gelecek sultan Selim dahil). Ben harem komplolardan sikildim. Bu arada, iki tane yabanci sarayi iceri sizdi – Sadika ve Leo. Sadika bir Macar kontes oldu, ama savas boyunca Suleyman onun kocasi oldurdu. Ona kesinlikle intikam almak isitiyor, fakat bolum sonra bolum hic bir sey yapmiyor, sadece baska bir kadin oldurdu. Bu karakter biraz aptal ve sinir bozucu. Leo Kirim’den geldi, ona Hurrem’in eski nisanli. Tabii ki bu tarihi gercek degil, ve ona da biraz aptal ve sinir bozucu. Aslinda, zaman zaman bu dizi kesinlikle sikici, ancak son iki bolum daha heyecanli oldu, Osmanlilar ve Misir arasinda kriz oldu, Suleyman Misir’e yoluna dustu, fakat Yeniceri isyani bastirmaya geri dondu.

 

29/2/16

 

Gunaydin, Istanbul. Bugun Subat yirmi dokuzuncu, artik yil gun. Bu sadece her dort yilda geliyor. Sehir efsanesi gore bu gunde kadinlar erkeklere evlilik teklif edebilir. Tabii ki bu fikir sadece bir saka, kadinlar her zaman evlilik teklif edebilir. Fakat geleneksel olarak erkekler kadinlara evlilik teklif eder. Neden? Cunku eskiden erkekler her sey kontrol etti, patron gibi. Son kirk, elli yilda bu fikir kesinlikle degistirdi, su anda erkekler ve kadinlar esit. Buna ragmen,cogu zamanda erkekler evlilik teklif ediyor, galiba yuzde doksan dokuz zamanda, bu gelenek degistirmedi. Aslinda, su anda cok daha az insan evleniyorlar. Gercekten ihtiyac yok. Yirmi birinci yuzyilda hem erkekler hem de kadinlar calisiyor, herkes bagimsiz, eger beraber mutlu olsalar, beraber yasiyor, ve eger beraber rahatsiz olsalar, ayri yasabilir. Bu mantik. Elbette, cocuklarina bakmak icin bir sozlesme olmali, ama bu yeter. Halbuki Turkiye’de kadinlar icin bu durum daha zor olabilir, ozellikle Dogu Turkiye’de. Bu daha dinsel ve geleneksel bir ulke, toplumsal damgalar var, cok daha aile baskisi var, genelde kadinlar evlenme bekleniyor. Turkiye kesinlikle pedersahi bir ulke, cok feminist bir ulke degil. Belki, Istanbul’da bu durum degistiriyor, ama genellikle erkekler hala patron. Tabii ki bu durum egitim hakkinda, mesela Turk televizyonda cok feminizm yok . . .

 

28/2/16

 

Gunaydin, Istanbul. Geleneksel olarak ragbi cok muhafazakar bir spor, yirmi yuz yil boyunca cok yavas gelisti, doksanlari kadar amator oldu. Seksenleri kadar sadece sekiz tane onemli milli takim vardi – Guney Afrika, Yeni Zelanda, Avustralya, Ingiltere, Fransa, Galler, Irlanda ve Iskocya. Fakat Guney Afrika yasak oldu, orada irkci (beyaz) hukumet vardi. Halbuki yavas yavas daha ulkeler gelisti, ozellikle Arjantin, Kanada, Romanya ve Italya. O yuzden, yil bin dokuz yuz seksen yedi birinci Dunya Kupasi yapildi, on alti takim katildi – Japon, ABD, Zimbabwe ve Fiji dahil; fakat Guney Afrika degildi. Doksanlar profesyonel ragbi basladi, ve Guney Afrika’da irkci hukumet bitmis – Masallah! Yeni Zelanda uc tane Dunya Kupasi kazandi, Guney Afrika iki tane, Avustralya iki tane ve Ingiltere bir tane. Fransa uc kez final maca ulasti ama hepsi kaybetti. Ertesi Dunya Kupasi Japon’da yil iki bin on dokuz olacak. Gecen yil Ingiltere’de sekizinci Dunya Kapasi yapildi ve birkac surpriz oldu, mesela Japon Guney Afrika’ya yendi!! Gurcistan iki mac kazandi, ve Arjantin yarifinal maclari ulasti. Bu yil Arjantin Guney Yarikure’nin profesyonel kulup ligi katildi ve bu hafta sonu Guney Afrika’da ona birinci mac kazandi!! Simdi Dunya cevresinde neredeyse her ulke ragbi oynayor, Turkiye dahil. Bu arada, bu yil Brezilya’da ragbi (yediler versiyon) Olimpiyatlarda olacak. Dun Brezilya’nin milli takimi buyuk saskinlik yaratti, yeni Amerikalar Kupasi’nda ABD’yi yendi!! ASAGI BAK . . .

27/2/16

 

Gunaydin, Istanbul. Israil’in liderleri genellikle Dogu Avrupa kokenli oldu, ozellikle Ukrayna ve Polonya. Simdiki lider Benjamin Netanyahu’nun ailesi Polonya’dan Filistin’e goc etti, onun babasi Benzion Mileiowski Varsova’da dogdu, fakat Filistin’e geldiginde onun soyadi degistirdi. Benjamin Netanyahu Filistin’de dogdu. Ariel Sharon, Ehud Olmert, Yitzhak Rabin ve daha Israel lideri ayni, Filistin’de dogdu, aileleri Dogu Avrupa’dan geldi. Su anda Israel goc genellikle Orta Dogu ve Kuzey Afrika’dan geliyor. Yahudilik bir din, etnik bir sey degil. Araplar ve Yahudiler ayni irk, Arabistan’dan geldi, ve onlar ‘Semite’ (Afro-Asyatik ailesi) diller konusuyorlar. Israil’in birinci goc dalgasi Dogu Avrupa’dan geldi. yetmis yil once. O multeciler Hitler’den kacmadi, onlar Stalin’dan kacti. Evet, onlar Yahudi din izliyordu, ancak onlar etnik daha cok Avrupali, daha az “Yahudi” – Orta Dogu insanlar gibi kesinlikle gorunmadi. Ilginc bir benzetme yapacagim: Simdi Avrupa’da bol bol Muslumanlar var, onlar genelde Amerika’nin Orta Dogu savaslardan kacti. Tabii ki, bin yil once Avrupa’da cok Muslumanlar vardi, ozellikle Ispanya’da, Guney Fransa’da ve Guney Italya’da. Bunun icin, eger bugunun Musluman multeciler Avrupa’da kendi ulkesine isteseydi, ve cok siddetli bir sekilde o ulke yaratsaydi, etnik temizlik ve katliamlar yapsaydi, ve ondan sonra irkci bir yonetim sistemi yaratsaydi, o ulke Israel ayni kesinlikle olacak. Dusunebiliyor musunuz?

 

 

26/2/16

 

Gunaydin, Istanbul. On bir Eylul, yil iki bin bir, on dokuz terorist dort tane ucak kacirdi ve ABD’nin Ticaret Merkezi ve Pentagon saldirdi, Ticaret Merkezi binalar yikildi, neredeyse uc bin hayat kaybetti. Kim Yapti? On dort terorist Suudi Arabistan’dan, iki tane Birlesik Arap Emirlikler’den, bir tane Misir’den, bir tane Lubnan’dan. Onlarin lideri Osama bin Laden cok zengin Suudi Arabistanli aileden geldi – onun ailesi ve Amerikan baskan George Bush’un ailesi iyi arkadaslar oldu. Ayrica, Afgnistan’daki Osama bin Laden ve ABD askeri Sovyetleri karsi isbirligi yapti, bu sekildi ABD Taliban yaratti. On bir Eylul saldirilardan sonra Amerika ne yapti? Ona Suudi Arabistan’a saldirdi mi? Yok, ABD ve Suudi Arabistan hala cok iyi arkadaslar. Yerine, ABD Afganistan’a saldirdi. Neden? Cunku ona gore Osama bin Laden Afganistan’da saklandi. Bu yuzden ABD Afganistan’a saldirdi, ve on bes yil sonra o savasi devam ediyor – ve galiba uzun zaman daha devam edecek.Gercekten bu somurgelesme. Ondan sonra ABD Irak’a saldirdi. Neden? Conuku ona gore Irak baskani Saddam Huseyin kitle imha silahi
sahip oldu, Amerika’ya saldirmak istedi, ve El Kaide ile isbirligi yapti. Bu yuzden ABD Irak’a saldirdi, ve on uc yil sonra o savasi devam ediyor – ve galiba uzun zaman daha devam edecek. Bu arada, ABD daha Orta Dogu ulkleri saldirdi ve yikti, Libya ve Suriye dahil. Gercekten, onceden Amerika o ulkeleri kontrol etmedi, bunun icin problem vardi.

 

25/2/16

 

Gunaydin, Istanbul. Cocukken her gun futbol oynadim. Memleketimde en onemli spor ragbi oldu, fakat benim okulda biz sadece futbol oynadik. Ayrica, memleketimde futbol kis mevsimi bir spor, yaz mevsimi boyunca kriket oynandi, ama biz butun yilda futbol oynadik. Her ogle arasinda bir saat boyunca sinif arkadaslarimla futbol oynadim, ve bu cok eglendim. Hafta sonlari bir futbol kulubu icin oynadim. Futboldan baska, masa tenisi oynadim, her hafta bir masa tenisi kulubuyu gittim, cok mac oynadim. O spor da eglendim. Orta okulda her sey kesinlikle farkli, futbol saha yoktu, ogle arasinda sinif arkadaslarim kriket oynadi. Zaman zaman ben de kriket mac katildim, ancak o spor kesinlikle eglenmedim, genelde kotu oynadim. Bu arada, hafta sonlari futbol kulubu icin oynamaya devam ettim, buna ragmen masa tenisi biraktim. Lisede sinif arkadaslarim hic spor oynamadi, ve on dort yasindayken ben futbol da biraktim, hic spor oynamadim. Yirmi iki yasindayken ragbi oynamaya basladim, birkac yil boyunca devam ettim, fakat hic icgudulerim yoktu, genelde kotu oynadim. Ragbi sadece kis mevsimi boyunca oynandi, yazin baska bir sport oynamak istedim. Bunun icin yirmi dort yasindayken yeni bir Amerikan futbolu takimi yarattim. Gazeteye ilan verdim, yeter oyuncular buldum. Birinci uc yilda biz sadece antrenman yaptik. Memleketimde baska bir Amerikan futbolu takimi yoktu. Nihayet, ben baska bir takim yarattim, ve bir yil sonra ucuncu takim yarattim

 

24/2/16

 

Gunaydin, Istanbul. Evet, arkadaslarim, genetikcilerden cok ilginc haber geldi, Turkler ve kizilderililer arsinda baglanti var. Binler yil once uzak dogulu (eskiden ‘Mongoloid’ olarak bilinen) insanlar Siberya’dan Alasak’ya gitmisti. Buzul Cagi boyunca deniz seviyesi cok dustu, kara koprusu oldu. Bu arada, Guney Asyali (Ingilizce ‘Australoid’ olarak bilinen) insanlar hem dogu hem de bati gitti, Kuzey Afrika’ya ulasti, Buyuk Okyanusu’yu ulasti. Ayrica, binler yil once onlar Avustralya’ya ulasti, onlar orada ‘Aborijinler’ olarak bilinen. Guney Asya’daki Australoid ve beyaz insanlar karismis. Beyazlar Kafkasya’dan Iran’a ve Hindistan’a goc etti. Avrupali diller ve Hintce ve Farsca diller arasinda baglanti var. Dogu Bati Asya’da Australoid ve ‘Mongoloid’ insanlar karismisti, Buyuk Okyanusu Adalar’a gitti – Samoa, Tahiti ve Hawaii dahil; onlar orada ‘Polinezyalilar’ olarak bilinen. Sonunda yaklasik bin yil once onlar Yeni Zelanda’ya ulasti, onlar orada ‘Maori’ olarak bilinen. Ayrica, onlar Hint Okyanusu gitti ve yaklasik iki bin yil once Madagaskar’a ulasti. Ne kadar ilginc! Galiba Orta Asya’daki – Altay Daglari bolgesinde dahil – da ‘Mongoloid’ ve Australoid karismisti, ve genetikciler gore onlara Amerika’ya ulasti. Aslinda, birkac yil once bu konu hakkinda ilginc bir kitap okudum, o yazar gore Turk diller ve kizilderili diller cok kelime paylasiyor! O kitap icinde baska ilginc sey okudum –  o yazar gore Elvis Presley Turk koken oldu !!

 

23/2/16

 

Gunaydin, Istanbul. Pazar gunu bir kasirga Fiji adasiye vurdu, yirmi dokuz hayat kaybetti. Kasirga iki yuz seksen bes kilometre/saat ulasti, bu yeni bir rekor. Fiji Guney Pasifik bir adasi, nufus yaklasik sekiz yuz altmis bin, toplama uc yuz otuzdan daha adalar var, yuzde seksen yedi en buyuk iki adalarda oturuyorlar. Fiji Yeni Zelanda’dan yaklasik iki bin kilometre kuzeyine. Fiji’nin nufusu yaklasik yuzden elli bes Melanezyali yerliler ve neredeyse yuzde kirk Hintli koken. Melanezyali insanlar binler yil once Guney Dogu Asya’dan geldi, onlar Avustralyali Aborijinleri benzer. Simdi onlar genellikle Hiristiyanlar, hem Fijili hem de Ingilizce konusuyor. On dokuzuncu yuzyil boyunca Ingiliz Imparatorluk altinda cok Hintliler isciler olarak Fiji’ye gitti. Melanezyali yerliler ve Hintliler bazi siyaset sorunleri oldu, yil on dokuz yuz seksen alti Hintli basbakan karsi askeri darbe oldu, mesela, ve on yil once baska bir askeri darbe oldu (gecen yil o bitti). Melanezyalilar ragbi cok seviyor, onlar cok iyi ve yetenekli oyuncular, Fiji’nin milli takimi cok populer, muhtesem ragbi oynayor, her zaman ragbi Dunya Kupasi’nda katiliyor, ve iki kere ceyrek final maca ulasti. Komsu adalarda, Samoa ve Tonga, ragbi da cok populer, fakat onlarin yerliler Melanezyaliler degil, onlar Polinezyalilar, daha yakin zamanda Guney Dogu Asya’dan geldiler, onlar hem Avustralyali Aborijinleri hem de Guney Dogu Asyalilar benzer.

 

22/2/16

 

Gunaydin, Istanbul. Dun burada Muhtesem Yuzyil televizyon dizisi hakkinda biraz yazdim. Ben genellikle her aksam bir bolum seyrederim, her bolum yaklasik bir bucuk saat surer. Simdiye kadar on bir tane bolum seyrettim. Kac tane var bilmiyorum, fakat hepsi Youtube’de ve en az yuz otuz dokuz bolum var. O zaman, bu hobi cok uzun zaman boyunca devam edecegim. Neden bu dizi seyrediyorum? Ben o ozellikle dinlemek icin seyrediyorum, altyazi kullanmiyorum, yaklasik yuzde elli anlabilirim – ve bu yeter, ana fikir yuzde yuz anlabilirim. Ayrica, oyunculuk ve komplo gelisimi iyi. Fakat o kesinlikle melodram bir pembe dizi. Melodram diziler Ingilizce icinde ‘Soap Opera’ (Sabun Opera) olarak bilinen, cunku eskiden onlar ozellikle ev kadinlari icin yapildi, sabun icin (sampuan, camasir tozu, falan) cok reklam vardi. Son on bir bolum ozellikle Kanu Sultan Suleyman’in haremi hakkinda, biz neredeyse her zaman saray icinde. O kadinlar cok entrikaci, cok plan yapiyor ve bazen cok kotu sey yapiyor – zehirlenme, mesela. En kotu kadin Haseki Hurrem Sultan olarak bilinen, Rusya’da veya Polonya’da dogdu, tartarlar onu kole olarak Istanbul’a gonderdi. Ingilizce icin kole ‘slave’ demek ki – Slavlar’dan. Onun gercek isimi Aleksandra Lisowska oldu, ama da ‘Anastasia’ ve ‘Roxelana’ olarak bilinen. Bu konu hakkinda cok okudum, tabii ki sonunda Haseki Hurrem Sultan Suleyman evlendi, cok guclu oldu, ve onun oglu Sultan Selim II oldu.

 

21/2/16

 

Gunaydin, Istanbul. Kis mevsimi hemen hemen biterecek, bahar geliyor, degisim ruzgarlari esiyor. Cuma gunu yeni roman projesi bitirdim, simde her sey kontrol etmeliyim ve duzenlemeliyim. Aslinda, bu proejsi bir kisa hikaye koleksiyon, son on yillik sure bircogu New York’ta bir web sitesinde zaten yayinlandi. Toplam altmis bin kelime var, yaklasik yuz yetmis sayfa. Bu arada, gelecek ay yeni ev arkadasim bulmaliyim. Subat on sekizden sonra buyuk mobilyali yatak odasi bos olacak, kiralik sekiz yuz lira arti faturalar. Daireyim Taksim’de, cok merkezde. Bu hafta Lubnan’dan bir ev arkadasim Istanbul’a geri donecek. Ona yaklasik alti ay boyunca Lubnan’da kaldi (onun memleketi) ancak kiralik odemek devam ediyordu. Buna ragmen, iki ay boyunca baska kisiler o yatak odasi kiraladi. Is yeride bahar zaten basladi, bu ikinci hafta. Bir kere daha iyi bir program aldim, hem saatler hem de gruplar cok guzel. Neredeyse bes yil boyunca ayni is yeride calisiyordum, ve cok mutluyum. Carsamba veya persembe aksamlar is arkadaslarimla sohbet etmeyi bara giderim. Diger aksamlar evde kalirim, internet kullanirim. Aslinda son iki hafta boyunca her aksam bir parca ‘Muhtesem Yuzyil’ televizyon dizisi seyrederim. Simdi hepsi Youtube’de, her parca yaklasik bir bucuk saat ve genellikle her aksam bir parca seyrederim. Dinlemek icin cok faydali. Simdiye kadar on tane parca izledim.

 

20/2/16

 

Gunaydin, Istanbul. Cok en sevdigim romanlar var. Gencken James Michener’in ve Wilbur Smith’in romanlari ozellikle begendim. Michener tarihi hakkinda bol bol cok uzun romani yazdi, genellikle yaklasik bin sayfa uzunluk. Smith Guney Afrika hakkinda yazdi, ozellikle macera romanlari, ayrica antik Misir hakkinda birkac romani yazdi. Fakat nihayet bir sey anladim: Smith kesinlikle irkci oldi. Yirmili yasindayken Charles Dicken’in romanlari ozellikle begendim. Annem butun Dickens koleksiyon sahip oldu ve ben neredeyse hepsi okudum. Galiba ‘David Copperfield’ benim en sevdigim roman. Uiversitede edebiyat okudum, Homeros dahil klasikleri ve Fyodor Dostoyevski’nin ‘Suc ve Ceza’ ozellikle begendim. Universite’den sonra cok John Steinbeck, William Faulkner ve Ernest Hemingway romalari okudum. Ayrica cok daha kitaplari begendim. En sevdigim romanlari arasinda iki tane cok unlu roman var, her ikisi Afrika kokenli Amerikalilar hakkinda tarihi romani, yazarlar kadinlar oldu, onlar hem yetenekli hem de cok cesur oldu, ve her ikisi baska bir roman yazmadi. Ne kadar ilginc! Yil bin sekiz yuz elli iki Harriet Beecher Stowe ‘kolelik’ hakkinda ‘Tom Amca’nin Kulubesi’ yazdi, ve yil bin dokuz yuz altmis bir Harper Lee Amerikan kasabada irkilik hakkinda ‘Bulbulu Oldurmek’ yazdi. Maalesef dun gunu Lee oldu. Huzur icinde yat . . .

 

19/2/16

 

Gunaydin, Istanbul. Dunya haritasi neden Kuzey Yarikure her zaman ustunde, Guney Yarikure her zaman asagi? Antik Misirliler gore Afrika ustunde oldu, Avrupa asagi, cunku Nil nehri kuzey akiyor. Fakat antik Avrupaliler gore Avrupa stunde, Afrika asagi oldu, bu fikir astroloji hakkinda. Ne kadar ilginc! Polinezyalilar (Buyuk Okyanusu Adalarin yerli insanlari) gore Guney Yarikure ustunde oldu, Kuzey Yarikure asagi – antik Misirliler gibi. Galiba bu fikir da astroloji hakkinda, Hawaililer haric, onlar icin gunes her zaman kuzey oldu. Benim memleketim Wellington sehir, Yeni Zelanda’nin baskenti. Tabii ki, Wellington Ingiliz bir isim, Wellington Irlandali dogumlu bir Ingiliz asker oldu, iki yuz yil once ona Fransa imparatoru Napolyon yendi. Fakat Yeni Zelanda ‘Maori’ yerliler icin memleketim Wellington olarak bilinen degildi. Onlar icin o yer ‘Whanganui-a-Tara’ olarak bilinen – ‘Zirve’de Limani.’ Neden? Cunku memleketim Kuzey Ada’nin guney zirve’de, bunun icin Maori gore ona ustunde. Gercekten, ne Kuzey Yerikure ne Guney Yarikure ustunde veya asagi. Bu dunya uzayda bir kure. Ancak ilginc bir sey var: Kuzey Yarikure galaksi disari bakar, Guney Yarikure galaksi icinde bakar, o yuzden Guney Yarikurede cok daha yildiz bakabiliriz. Bazen gece gokyuzu neredeyse bembeyaz . . .

 

18/2/16

 

Gunaydin, Istanbul. Turkiye geldigimde her sey genellikle huzurlu.Tabii ki, Turkiye icinde bazi sorunlar vardi, ozellikle hukumet ve ordu arasinda, ondan sonra hukumet ve Gulen Hareketi arasinda, ve sadece uc yil once Gezi Parki protestorlari oldu. Fakat Turkiye komsularla hic problem yoktu. Maalesef zaman degisti. Arap Bahari boyunca ABD ve onlarin arkadaslari Suriye’de hukumet karsi isyancilar yardim etmeyi basladi. Bu sekilde ic savas yaratti, vu bu savas birkac yil boyunca devam ediyordu. Turkiye’ye milyonlarca multeci geldi, milyonlarca daha Avrupa’ya gitti – ancak cok hayat kaybetti, kocaman felaket. Bu arada, Turkiye’de birkac terorist saldirisi oldu, son yil boyunca dort tane buyuk terorist saldirsi yapildi. Gecen sene Temmuz ayda Suruc’te (Sanliurfa bolgede) bir terorist saldirisi otuz uc kisi oldurdu, cok universite ogrenciler dahil, ve yaklasik yuz tane kisi dahil yaralandi. Sadece uc ay sonra Ankara’da cok daha buyuk terorist saldirisi yapildi, o yaklasik yuz kisi oldurdu ve dort yuz daha yaralandi. Ironik olarak kurbanlar baris icin protesto ediyordu. Bu felaket secimlerden once sadece bir ay oldu. Gecen ay Sultanahmet’te (Istanbul’da) baska bir terorist saldiris oldu, on iki turist hayat kaybetti ve on dort tane daha yaralandi. Ben Taksim’den patlama duydum! Simdi Ankara’dan cok kotu haber geliyor, dun diger terorist saldirisi yapildi, yirmi sekiz kisi oldurdu, yaklasik almis tane daha yaralandi. Onlar huzur icinde yat

 

17/2/16

 

Gunaydin, Istanbul. Neden bilmiyorum ama son birkac gun birkac arkadasim benim eski bir foto begendi. Bu foto yaklasik dort yil once cekildi. Ben memleketim hakkinda bir kisa romani yazdim. Baslik ‘Dunyanin En Candan Insanlar’ oldu, fakat bu cok ironik, karakterler genelde candan degil. Ondan sonra o romani kendine yayinladim. Amazon web-sitesinde herkes bu ucretsiz yapabilir. Aslinda, yaklasik uc yil once baski bir kisa romani yazdim ve kendine yayinladim, bu da memleketim hakkinda oldu. Bu arada o romanlarimdan cok kisa hikaye cikardim, yaklasik on iki tane Amerikali bir edebiyat web sitesinde yayinlandi. O yuzden gecen yil yeni bir projesi basladim, benim iki kendine yayinlanan romanlardan en iyi bolumleri cikariyorum, ve James Joyce’un ‘Dublinliler’ gibi bir kisa hikaye toplama yapiyorum. Ayrica Amerika’daki yayinlanan kisa hikayelerim da kullaniyorum, toplam yirmi bes bolum var. Aslinda, bu proje hemen hemen bitti, galiba gelecek ay o bitirecegim. Ondan sonra o yayineviye gonderecegim. Muhtemelen yayineviye benim romani yayinlanmayacak, fakat denemekten zarar gelmez. Bundan baska, bu proje cok faydali, butun kisa hikayelerim duzenledim, onlar kaybetmek istemiyorum. Asagidi bir ornek var. Bu ‘Dogaustu Matador’ adli bolum/kisa hikaye ilk kendine yayinlanan romanimdan cikardim. Linke tikla:

 

16/2/16

 

Gunaydin, Istanbul. Son sekiz yil boyunca hastalik izni almadim, hic bir gun hasta olarak evde kalmadim. Gercekten, cok spor yaparim, benim salik sorunu yok. Tabii ki, zaman zaman grip veya nezle yakalanirim, fakat herhangi bir sekilde is yeriye giderim. Eskiden bazi tuhaf insanlarla calistim,. Mesela, bir kadin onun sevgili ile ayrildi cunku isten izni aldi. Baska bir kadin onun dogum gunu cunku isten izni aldi. Ve cok kadin grip veya nezle yakalandi cunku isten izni aldi. Halbuki Facebook’ta ne goruyoruz? Cok ‘mem’ gore ‘adam-grip’ problem var, hasta adamlar her zaman evdi kaliyor ve bebekler gibi davraniyor. Bu kesinlikle sacma, istatistik gore tam tersi, kadinlar erkeklerden yaklasik yuzde kirk daha hastalik izin alir. Elbette adamlar ve kadinlar farkli, elbette kadinlar cocuklara daha fazla bakiyor. Ancak neden cok propaganda var? Feminizm ve onyargi ayni sey degil, feminizm kadin haklari hakkinda, iki yuzluluk degil. Bu arada galiba ben cok sansliyim, orta yasliyim ama benim saglik sorunu yok. Cocuklugumdan hafif astim problem vardi, bunam ragmen ciddi degil. Ironik olarak su anda benim saglik sigortasi cok pahali – genclerden yaklasik iki kat fazla. Fakat bir sey unuttum: Son sekiz yil boyunca iki kere isten izni aldim. Neden? Ragbi Dunya Kupasi final maclari izlemek icin !!

15/2/16

 

Gunaydin, Istanbul. Kadikoy’nun Haydarpasa demiryolu neredeyse bir bucuk yuzyil once insa edildi, yil bin sekiz yuz yetmis ikinci acildi. Ilk yirmi yil boyunca trenler sadece Kadikoy ve Gebze arasinda gidiyordu. Fakat yil bin dokuz yuz doksan bu demiryolu Izmit sehire ulasti. Iki yil sonra o Ankara’ya uzatildi, gunluk servis basladi. Yuz on yil once Almanya imparator Wilhelm bir istansyon binasi insa etmeyi teklif verdi. Bu Birinci Dunya Savas’tan sadece birkac yil once oldu. Ingiliz Imparatorlugu Irak ile ticareti kontrol etti. Bunun icin, Wilhelm Istanbul ve Bagdat arasinda demiryolu insa etmek istedi. Yil bin dokuz yuz dokuz Haydarpasa Gari acildi. Tabii ki Ingiltere cok kizgin oldu, ve bes yil once bes yil once Dunya Savasi basladi, Almanya ve Osmanli Imparatorlugu ayni tarafta oldu. Elbette, savastan sonra Osmanli Imparatorlugu devam etmedi, yerine Turkiye Cumhuriyeti kuruldu. Ben Haydarpasa demiryolu uc defa kullandim. Ocak ay yil iki bin yedi Suriye’nin baskent’e gittim, Adana’ya kadar tren binerek gittim (ondan sonra otobusler kullandim). Ayrica, Adana’dan Istanbul’da tren binerek geri dondum. Tam bir yil sonra arkadaslarimin dugunu katilmaya Ankara’ya otobus binerek gittim, fakat o otobus rahatsiz oldu. O yuzden tren binerek Istanbul’a geri dondum. Birkac yil sonra dil arkadasimla Bogaz manzarali lokantada otururken cok kara renkli duman gordum. O gun Haydarpasa’da bir yangin oldu. Dedikolular gore o yangin tesaduf degildi, zengin adamlar Haydarpasa’da buyuk bir otel insa etmek istedi. Fakat simdi iyi haber geldi, Haydarpasa bir otel omayacak, o demiryolu olarak devam edecek.

 

14/2/16

 

 

Gunaydin, Istanbul. Iki gun once burada yas ve mutluluk hakkinda yazdim. Bir makale gore yasli insanlar en mutlu, orta yasli insanlar en mutsuz. Ben ozellikle orta yasli insanlar hakkinda yazdim. Onlarin cocuklari buyuyor, baba ve anne icin hem zor hem de pahali bir sey, ve bugunler insanlar genellikle daha sonra cocuklar yapiyor – otuz ve kirk yasinda arasina. Aslinda, bugunler gencler cok sansli, universiteden sonra onlar kesinlikle ozgur, evlenmiyor ama sevgililer olabilir, onlar spor yapabilir, barlara ve partileri gidiyor, yolculuklar edebilir, falan. Gencler icin tek problem var – para. Genellile onlar cok para yok, kariyerlerini sadece basliyor – kidemsiz isciler olarak. Ayrica, gencler gelecek zamanlar hakkinda cok endise ediyor. Bu arada, yasli insanlar neden cok mutlu? Ben yasli degilim, bunun icin in bilmiyorum, sadece tahmin ediyorum. Fakat yasli insanlar icin oyle ya da boyle hersey bitti. Bir sey bitince gecmise dusunebiliriz. Yasli insanlar gelecek zamanlar hakkinda endise etmiyor. Ben de gelecek zamanlari hakkinda artik endise etmiyorum, daha fazla zaman gecmise dusunmeyi harcarim.. Ben orta yasliyim ama bekarim, cocuklari hakkinda endise icin ihtiyac yok. Bundan baska, su anda saygisiz insanlar kesinlikle kabul etmiyorum, onlar artik hos gormem

 

13/2/16

Gunaydin, Istanbul. Yaklasik bin uc yuz elli yil once Musluman bolunme vardi, Peygamber’in kuzeni ve damati Ali Muhammad’in halefi olmak iddia etti. Fakat Emeviler bu kabul etmedi, ic savasi vardi, Ali olduruldu. Ali’nin oglu Huseyin da olduruldu, yirmi yil sonra. Emeviler kocaman bir imparatorluk yapti – Ispanya’dan Hindistan’a, baskent Sam oldu. Emeviler Sunni olarak bilinen, Ali’nin takipcileri Sii olarak bilinen. Simdi yaklasik bir bucuk milyar Sunni var (yuzde seksen bes Muslumanlar) ve iki yuz milyon Sii – ozellikle Iran’da ve Irak’ta. Bati Dunya propaganda gore Sunni ve Sii savasta her zaman vardi, fakat bu kesinlikle yanlis. Uzun zamandir baris vardi. Tabii ki, birkac yuzyil boyunca Osmanli-Iran savaslari vardi (Sunni karsi Sii), buna ragmen Osmanli Imparatorluk icinde Sunni ve Sii arasinda hic problem yoktu. Ayrica, Muslumanlar, Hiristiyanlar ve Yahudiler genellikle bariscil bi sekilde yanyana yasiyordu. Bu arada, iki tane onemli Hiristiyan bolunme vardi. Dogu ve Bati kiliselerinin ayrilmasi neredeyse bin yil once oldu, Bizans Ortodoks ve Roma Katolik ayni fikirler degildi cunku bolundu. Bugunler Ortodoks Hiristiyanlar genelde Dogu Avrupa’da yasiyor, Katolik Hiristiyanlar Guney Avrupa’da ve Latin Amerika’da yasiyor. Simdi, bin yil sonra ilk kez icin, Kuba’da onlarin liderleri bulusuyor. Ne kadar ilginc! Bu arada, yaklasik bes yuz yil once baska bir Hiristiyan bolunme vardi, Guney Roma Katolik ve Kuzey Avrupa’nin ‘Protestanlar’ ayni fikirler degildi, Protestanlar Roma’ya vergi odemek istemedi mesela. Cok protestanlar Kuzey Amerika’ya goc etti…

12/2/16

 

Gunaydin, Istanbul, bu makale gore orta yasli insanlar en mutsuz, yasli insanlar en mutlu. Fakat herkes farkli. Bu nedenli: Orta yasli insanlar cocuklarini hakkinda cok endise ediyor. Bugunler insanlar genellikle daha sonra cocuk yapiyor. O yuzden kirk ve altmis yasinda arasinda cok zor olabilir. Cocuklar buyuyor, bugunler her sey cok pahali, cok sorumluluk var. Gencler ozellikle zor olabilir, bugunler herkes universite gitmeli, ihityac var, ve genellikle bu ucuz degil. Tabii ki gencler sorunler olabilir, onlar uyusturucu, alkol ve sigara kullanmak istiyor, bara gitmek istiyor, sevgili bulmak istiyor. Bazilari psikolojik sorunlar olabilir. Bundan baska, gencler araba, bilgisayar, cep telefonu ve moda giysi istiyor. Herkes zengin degil, cok anne ve baba icin bu durum cok stresli olabilir. Neden boyle yasiyoruz? Cunku piyasa ekonomisi icinde yasiyoruz, buyuk sirketler bu durum yaratti, ve biz koleler gibi yasiyoruz. Annem ve babam icin her sey cok farkli oldu. O zamanlarda herkes daha erken cocuklar yapiyordu. Annem yirmi bes yasindayken uc cocugu vardi, mesela. Fakat cok daha az teknoloji vardi, ne bilgisayar ne mobil telefonu oldu, cok gencler universiteye gitmedi, on yedi veya on sekiz yasindayken is buldu, evi terketti. Bu arada, bazi insanlar cocuklar istemiyor, ve galiba onlar orta yasli boyunca mutsuz degil. Aslinda, benim icin bu iyi bir zaman. Cok sey ogrendim, cok biliyorum, ve ayni zamanda hala saglikli, genc adam gibi hissediyorum. Bu durum mukemmel, degil mi?

 

11/2/16

 

Gunaydin, Istanbul. Bin kirk bes yil once Dogu Anadolu’da Selcuklular Bizans ordusunu yendi. Bu Malazgirt Savasi olarak bilinen. Cok onemli bir savas oldu, ondan sonra her sey degismeye basladi. Selcuk Turkler Orta Asya’dan geldi, neredese butun Anadolu fethetti, Konya onun baskenti oldu. Bizans Avrupa’nin en guclu imparatorlugu oldu buna ragmen onemi azaldi. Aslinda Bizans sansli oldu, Mogollar geldi ve Selcuklular imha etti, Bizans Imparatorlugu neredeyse dort yuzyil daha devam etti. Fakat Orta Asya’dan Anadolu’ya daha Turk asiretler geldi, Osmanlilar dahil. Bizans gunleri sayili oldu. Bu arada, Avrupa’nin diger tarafta baska bir cok onemli savas oldu. Ortacag boyunca Iskandinavya’dan Vikingler geldi, cok savas yapti, Ingiltere’de, kuzey Fransa’da, guney Italya’da, Rusya’da, Kuzey Afrika’da ve Orta Dogu’du somurgelestirdi. Mesela, ‘Rus’ Isvec’ten bir asiret oldu. Kuzey Fransa’da Vikingler uzun zaman kaldi, Fransizca ogrendi ve kullanda. Onlar ‘Normanlar’ olarak bilinen. Tam bin elli yil once (Malazgirt Savas’tan sadece bes yil once) Normanlar Ingiltere’ye saldirdi ve isgal etti. Ingilizce dil Almanya’dan geldi, Romalilar ayrildiktan sonra, cok Alman Ingiltere’ye gitti, Ingilizler genellikle Alman kokenli. Normanlar Ingilizce ogrendi ve kullandi ama o dili cok degisti. Onlar sayisiz Fransizca kelime kullanmaya devam etti. Bunun icin simdi Ingilizce kelimeler yaklasik yuzde yirmi Latin. Ayrica, Fransizca kelimeler genellikle daha resmi . . .

 

10/2/16

 

Gunaydin, Istanbul. On bes yil once Ingilizce ogretmen olarak calismaya basladim. Fakat Ispanya’da uz bir yaz mola var, genellikle uc ay. O yuzden yaz donemi calistigi is icin aradim. Ispanya’da cok sicak oldu, daha serin bir ulkeye gitmek istedim. Cok sansliydim, St Petersburg’da is buldum – kuzey Rusya’da, Finlandiya yakinda. Mukemmel gorunuyordu. Fakat zor bir sey oldu. Vize icin Guney Ispanya’dan baskent’e iki kez gittim ama benim vize gelmedi! Nihayet bu firsat vazgectim, garson olarak calismaya Malaga’ya (Guney Ispanya’nin Akdeniz sahilde) gitti. Sonra gun benim vize geldi! Karar verdim, cok param yoktu, ancak Rusya’ya gormek istedim. O yuzden otobus olarak baskent’e geri dondum, vize aldim. Sonra gun Varsova’ya icin ucuz bir Polonyali otobus bindim. Iki bucuk gun sonra Polonyaya ulastik. Orada St Petersburg icin tren bileti satin aldim, fakat problem vardi, o tren Belarusya’ya yolu ile gitti, ve Belarusya icin viza almadim. O yuzden otobus binerek fakli yol gittim – ama ayni problem vardi, Letonya icin vize almadim. Litvanya’da bir gece kaldim, sonra gun St Petersburg icin baska bir tren bileti satin aldim. Bu tren da Belarusya’ya yolu ile gitti, cok endise ettim, halbuki hic problem yoktu, bir gun sonra Rusya’ya ulastim. Ilk birkac saat cok zor oldu, Pazar gunu oldu, benim Rus parasi yoktu ve dovis burosular kapatildi. Polis geldi ve karakoluyu gitmeliydim. Onlar cok soru sordu, cok endise ettim. Yaklasik bir saat sonra ben serbest birakildi, hemen taksi binerek okulu gittim. Ispanyol pesetasi ile odedim, sofuru kizgin oldu, fakat baska secenigi olmadi. Gercekten St Petersburg eglenmedim, cok eski gorunuyordu, yirmili yillar gibi. Her yerde insanlar alkol icti, ve bol bol dilenciler vardi. Rusya icin o zamanlar cok zordu. Ayrica, benim is yerinde iyi degil, yetersiz dersler aldim, cok param yoktu. En azinda, hava guzeldi, genellikle yaklasik yirmi derece oldu ve gunleri cok uzun oldu. Bir gun ogrencilerim Amerika’da saldiri hakkinda konustu, ben iyi anlamadim, cok merak ettim. Aslinda, onlar onbir Eylul terorist saldirisi hakkinda konusuyordu. Bir hafta sonu bir gezi katildim, yakindaki bir sehire gittik. O sehirde iki yuz yil once unlu sair Aleksandr Puskin yasadi, onun eviye ziyaret ettik. Puskin Etyopyali koken oldu. St Petersburg’da iki ay kaldim, ondan sonra Ispanya’ya geri dondum. Otobus binerek Finlandiya’ya gittim, oradan ucak binerek Ingiltere’ye gittim, havaalaninda bir gece kaldim, sonra gun ucak binerek guney Fransa’ya gittim, ve oradan otobus binerek Ispanya’ya geri dondum. Ne bir macera!

 

9/2/16

 

Gunaydin, Istanbul. Dun yeni calisma programim hakkinda yazdim ama bir hata yaptim. Iki hafta sonra kis mevsimi bitecek yazdim, fakat bu yanlis. Resmi olarak yaklasik alti hafta sonra kis mevsimi bitecek, Mart yirminci gunu (bahar noktasinda). Bunun icin simdi sadece kis ortasinda, kis sonunda degil – maalesef. Bu hafta hem soguk hem de gunesli hava var, aksamlar hala cok soguk. Birkac hafta once Ispanya hakkinda yazdim, orada kis boyunca cok kisi kalorifer kullanmiyor. ‘Burada Ispanya, ihtiyac yok,’ soyluyor. Fakat kis boyunca Ispanya cok soguk olabilir, Kuzey Ispanya’da kar yagmur var, Akdeniz sahilde kar yok ancak sadece uc veya dort derece olabilir. Genellikle benim ev arkadaslarim kalorifer kullanmadi, ben cok hastaydim, her kis mevsimi birkac defa kotu nezle oldum. Benim son yil orada benim yatak odasi icin elektrik sobasi satin aldim. Ev arkadaslarim Sili’den (ve issiz). Onlar kizgin oldu, ‘fatura cok daha yuksek,’ dediler. Ne kadar ilginc! On bir yil once Turkiye’ye geldim, ve burada her sey tam tersi. Birinci ev arkadasim kis mevsimi her zaman kalorifer kullandi. Bir gun yirmi derece ve gunesli oldu, disarda herkes sadece tisort giydi, ama ev arkadasim kalorifer kullandi! Ayrica, burada birkac ev arkadaslarim tisort giyerek kalorifer kullandi. Benim icin inanilmaz bir sey. Tabii ki, eger soguk hava varsa, kalorifer kullanmaliyiz. Halbuki onceden en azinda bir kazak giy . . .

 

8/2/16

 

Gunaydin, Istanbul. Kis mevsimi daha bitmedi, yaklasik iki hafta daha var, fakat bugun is yerinde bahar donemi basliyor. Ben hemen hemen bes yilda ayni is yeride calistim, ilkbahar iki bin on bir yilinda basladim. Tam zamanli calismiyorum, hazirlik dahil haftada yaklasik otuz saat. Bundan once baska bir is yerinde neredeyse alti yil boyunca calisiyordum. O benim rekor, fakat simdiki is yerindeyim cok mutluyum, galiba gelecek yil yeni bir rekor olacak. Ne kadar ilginc! Ispanya’dasadece bes yilda kaldim, ancak uc tane farkli sehirde oturdum, dort tane farkli okul icin calistim. Bu benim on birinci yil Turkiye’de ve tum zamanda ayni sehirde oturuyordum. On alti yil once Ingiltere’de kaldim, bir yil icinde dort tane farkli yerde oturdum, garson olarak dort tane farkli barda calistim. Memleketimde sayisiz farkli is yerinde calistim. Son is yerindeyim yaklasik uc bucuk yil boyunca spor gazeteci olarak calistim, bu benim eski rekor oldu. Onceden iki tane farkli gazetece icin yaklasik bir yilda genel gazeteci olarak calistim. Ayrica, gencken Avustralya’da bir yilda kaldim, orada dokuz ay boyunca bir depoda calistim – cok cok sikici oldu. Aslinda, gencken cok kotu is yaptim – insaat, fabrikada ve tazgahtar olarak, mesela. Hepsi cok sikici oldu. Bunun icin bende simdiki kariyer cok guzel gorunuyor, hem rahat hem de ilginc, her zaman sansli hissediyorum

 

7/2/16

 

Gunaydin, Istanbul. On alti bucuk yil once Guney Ispanya’da kaldim ve orada bir gun boga guresiye gittim. Yil bin dokuz yuz doksan dokuz Avrupa’da geldim. Ucak binerek Yeni Zelanda’dan Sinapur’u gittim, ve Singapur’dan Fransa’ya. Paris’te birkac gun kaldim, oradan tren binerek Guney Ispanya’ya devam ettim. Neden Guney Ispanya? Cunku o zamanda benim dayim Malaga’da oturuyordu. Malaga kucuk ve guzel bir sehir, Guney Ispanya’nin Akdeniz kiyisinda, bol bol plaj var, ve cok tarihi. Malaga cok geleneksel bir sehir, cok begendim. Orada birkac ay boyunca kaldim. Her hafta bogaz guresi vardi, ve ben bir gun gittim. Bogaz guresi merak ediyordum. Gencken Ernest Hemingway’nin ‘Ogleden Sonra Olum’ adli kitap okudum, ona boga guresi hakkinda her sey acikladi. Mesela, en iyi ve unlu boga gurescisiler arasinda bircok cingene vardi. Tabii ki, Guney Ispanya’da cok cingene var. Onlar ‘flamenko’ muzik basladi. Ayrica, Hemingway gore eski zamanlarda bogalar diger hayvanlar karsi kavga etti – filler ve aslanlar mesela. Aslinda, bu spor Roma Imparatorlugu zamanlarda basladi. Benim icin boga guresiye cok ilginc degildi, buna ragmen binicilik cok etkileyici oldu, atlar cok cesur oldu. Elbette o zalim bir spor, su anda Guney Ispanya’da haric neredeyse heryerde yasak.

 

6/2/16

 

Gunaydin, Istanbul. Internet aktivisi ve WikiLeaks editoru Julian Assange son uc yilda Londra’nin Ekvador Elcilik’ta kaldi. Neden? Cunku hem Afganistan’da hem de Irak’ta Amerikan askeri cok sivil kimse oldurdu ve onun WikiLeaks web-sitesi bu gosterdi. Ayrica, WikiLeaks cok daha kotu sey gosterdi. Bir bakmissin – Assange karsi bir Isvecli davasi acildi, ona tecavuz suclandi. Fakat o kadinlar gore hic bir sey olmadi, bir kadin gore polis zorbalik etti ve sahte kanit hazirladi. Bunun icin savci (bir kadin) davayi dusurdu. Yine de Assange goz altinda kaldi, Ekvador’da gidemedi – yasak oldu, ve karisini ve cocuklarini gormeye zor oldu. Bu sekilde uc yil boyunca kaldi. Tabii ki, baski Amerika’dan geldi. Orada Assange karsi suclamalar yaratmaya gercek bir orgut var. Assange’nin muhbiri, Bradley (Chelsea) Manning, genc bir Amerikan askeri oldu, ona otuz bes yil icin hapishaneye gitti. Ne kadar ilginc! Sekiz yil once ABD baskan Barack Obama ‘muhbirilik yasak degil’ dedi. Buna ragmen, son sekiz yilda Obama cok muhbiri suclari dava etti, yeni bir rekor kirdi. Maalesef, Obama sadece buyuk bir yalanci. Halbuki dun cok iyi haber geldi, Birlesmis Milletler Assange’nin lehine karar verdi, Assange hakki var, Ingiltere ve Isvec kesinlikle haksiz. Masallah! Nihayet hak yerine buldu. Assange ne kadar cesur, Ekvador Elcilik ne kadar cesur, ve Bradley Manning ne kadar cesur!

 

 

5/2/16

 

Gunaydin, Istanbul. Evet, Cin buyuk bir nufusu var, yaklasik bir milyar dort yuz milyon kisi, fakat en buyuk sehirler haric o ulke kalabalik degil. Aslinda Cin’in nufus yogunlugu sadece dunyanin sekseninci en yuksek. Ingiltere, Almanya ve Italya Cin’den daha kalabalik. Turkiye’de dunyanin yuz on birinci en kalabalik ulke. Tabii ki Cin dunyanin ucuncu en buyuk ulke, ABD ve Brezilya’dan daha buyuk. Hindistan dunyanin ikinci en buyuk nufusu var, yaklasik bir milya uc yuz milyon kisi, ve kisa surede sonra Cin’den daha buyuk olacak. Fakat Hindistan sadece dunyanin yedinci un buyuk ulke. Cin Hindistan’dan uc kat daha buyuk. Hindistan dunyanin otuz ucuncu en kalabalik ulke. Kentdevletleri (Makau, Monako, Singapur falan) ve ada ulkeleri (Bahreyn, Malta, Bermuda falan) haric, dunyanin en kalabalik ulke – Banglades. O kucuk ulkenin nufusu yaklasik yuz elli milyon, dunyanin on ikinci en yuksek nufus yogunlugu. Fakat Cin’de cok buyuk ve kalabalik sehirler var, tabii ki. Sanghay’da yaklasik yirmi bes milyon kisi var, ve cevreleyen bolgeleri on milyon daha var, toplam yaklasik otuz bes milyon. Halbuki, Guangzhou bolge (Guney Cin’de) dunya’nin en buyuk metropoliten alan. Guangzhou on bir milyon kisi var ama cevreleyen bolgeleri birkac daha buyuk sehir var, toplam neredeyse elli milyon kisi . . .

 

4/2/16

 

Gunaydin, Istanbul. Ikinci Dunya Savas’tan beri Amerika’nin savaslari yaklasik yirmi milyon kisi oldurdu. Son yirmi bes yil boyunca sadece Orta Dogu’da Amerika’nin savaslari yaklasik sekiz milyon Musluman oldurdu. Fakat o kadar basit degil. Buna ek olarak ABD daha cok fena rejimleri destekliyor. Orta Amerika’da ABD askeri diktatorlukleri destekledi, ve o diktatorlukler sayisiz yerlileri oldurdu. Guney Amerika’da ABD da askeri diktatorlukleri destekledi, Augusto Pinochet dahil, ve o diktatorlukler sayisiz gencler oldurdu, hapse atti, iskence yapti, tecavuz etti. Bu ‘Condor Plani’ olarak bilinen. Eskiden ABD Iranli Sah destekledi, ve devremden sonra ABD Saddam Huseyin’in Iran’a karsi savasi destekledi. Afrika’da ABD cok daha askeri diktatorlukleri destekledi ve deskliyor, Misir’de dahil, ve Guney Afrika’da ABD ikci beyaz hukumeti destekledi. Bu arada ABD Israil destekliyor, her yil milyarlar dolar gonderiyor, ve Israil etnik temizlik yapiyor, sadece bir bucuk yil once iki bin insanlar oldurdu, mesela, cok savas suclari yapti. Ayrica ABD Suudi Arabistan’a destekliyor, ve orada halka acik kafa kesme ceza var, ve cok iskence var – kirbac cezasi dahil. Suudi Arabistan teroristleri destekliyor, on bir Eylul Saldirilari mesela, ve hem ‘El Kaide’ hem de ‘ISID’ dahil. Bundan baska, su anda Suudi Arabistan Yemen bombaliyor, hastaneleri ve dugunleri dahil, cok sivil kimse oldurdu. Tabii ki, Suudi Arabistan ne ozgurluk ne demokrasi var, kadin haklari dahil. Ancak ABD ve Suudi Arabistan cok iyi arkadaslar .

 

3/2/16

 

Gunaydin, Istanbul. Bugun hava cok guzel, ilkbahar gibi, haber gore on sekiz derece ulasacak. Maalesef, is yeriye gitmeliyim, dersim yok, konusma sinavlari vermeliyim. Umarim iyi hava devam edecek cunku benim icin yarin, Cuma ve Pazar gunleri bos olacak. Evet, is yeride tek ders haric kis donem bitti, ertesi hafta ilkbahar donem baslayacak. Sadece Cumartesi gunu calismaliyim, tek ders vermeliyim. Bos gunleri boyunca ne yapacagim? Hic bir sey yapmayacagim. Evde kalacagim ve rahat edecegim. Sabahlari saat dokuz ve on arasinda kalkacagim, dus alacagim, dislerimi fircalarim, kahve yapacagim, ve butun sabah boyunca internette haber okuyacagim, televizyonda NTV haber izleyecegim, kahve ve cay icecegim. Ogleden sonra roman projesi yazacagim. Tost yeyecegim, daha cay icecegim, ve televizyon haberi seyretmek devam edecegim. Yaklasik saat ucte ogle yemegi icin cikacagim, Cihangir’de bir lokantada lahmacun yeyecegim ve kitap okuyacagim. Simdi Orta Dogu hakkinda bir tarihi kitap okuyorum, cok ilginc. Yarin aksam sabah rutinim tekrarlayacagim – fakat kirmiz sarap icecegim (kahve ve cay degil). Belki internette bir film izleyecegim. Cuma ve Pazar gunleri ayni seyler yapacagim, buna ragmen Cuma gunu her zaman temizlik ve alisveris yaparim, ayrica camasir yikarim . . .

 

2/2/16

 

Gunaydin, Istanbul. Dun Nijerya’da bir terorist salidirisi hakkinda yazdim. Fakat Suriye’de baska bir buyuk terorist saldirisi oldu, altmis hayat kaybetti. O baskentin Sayyidah Zeinab mahallesi oldu. Dokuz yil once ben Suriye’e gittim, baskentte birkac gun kaldim ve Sayyidah Zeinab mahalle ziyaret ettim. O mahalle ucuncu dunya gibi gorunuyordu, hersey cok basit, asfalt olmayan sokaklar, dukkanlarda elektrik yoktu, evler cok eski. O zamanda bol bol multeci vardi, Irak’tan ozellikle, onlar Amerikan isgaldan kacti. Suriye Sunni cogunluk bir ulke, fakat o multeciler Sii oldu, ve Sayyidah Zeinab Sii cogunluk bir mahalle. Elbette Zaynab peygamberin torunu oldu, Sayyidah Zeinab mahallede cok guzel bir cami var, Sii Muslumanlar gore Zainab gomuldu. Maalesef, multeciler icin kacis yoktu, birkac yil sonra savas da Suriye’ye geldi. Ne kadar kotu! O zavalli insanlar hem Irak’tan hem de Suriye’den kacmaliydi. Neden? Cunku ABD ve onun arkadaslari rejimen degismesi istedi. Amerikan liderler gore rejimen degismesi ‘ozgurluk ve demokrasi’ getiriyor. Tabii ki bu kocaman bir yalan. Rejimen degistmesi bombalar ve savas getiriyor, olume sebebiyet veriyor, ulkeleri imha ediyor. Sonuc ne? ABD yeni liderleri kontrol edebilir, bu sekilde o ulkeleri kontrol edebilir. Bu arada, sayisiz kisi olduruldu, sayisiz daha multeci yaratildi

 

 

1/2/16

 

Gunaydin, Istanbul. Dun Nijerya’da bir terorist salidirisi hakkinda yazdim. Fakat Suriye’de baska bir buyuk terorist saldirisi oldu, altmis hayat kaybetti. O baskentin Sayyidah Zeinab mahallesi oldu. Dokuz yil once ben Suriye’e gittim, baskentte birkac gun kaldim ve Sayyidah Zeinab mahalle ziyaret ettim. O mahalle ucuncu dunya gibi gorunuyordu, hersey cok basit, asfalt olmayan sokaklar, dukkanlarda elektrik yoktu, evler cok eski. O zamanda bol bol multeci vardi, Irak’tan ozellikle, onlar Amerikan isgaldan kacti. Suriye Sunni cogunluk bir ulke, fakat o multeciler Sii oldu, ve Sayyidah Zeinab Sii cogunluk bir mahalle. Elbette Zaynab peygamberin torunu oldu, Sayyidah Zeinab mahallede cok guzel bir cami var, Sii Muslumanlar gore Zainab gomuldu. Maalesef, multeciler icin kacis yoktu, birkac yil sonra savas da Suriye’ye geldi. Ne kadar kotu! O zavalli insanlar hem Irak’tan hem de Suriye’den kacmaliydi. Neden? Cunku ABD ve onun arkadaslari rejimen degismesi istedi. Amerikan liderler gore rejimen degismesi ‘ozgurluk ve demokrasi’ getiriyor. Tabii ki bu kocaman bir yalan. Rejimen degistmesi bombalar ve savas getiriyor, olume sebebiyet veriyor, ulkeleri imha ediyor. Sonuc ne? ABD yeni liderleri kontrol edebilir, bu sekilde o ulkeleri kontrol edebilir. Bu arada, sayisiz kisi olduruldu, sayisiz daha multeci yaratildi 1/2/16

 

Gunaydin, Istanbul. Nijerya’da neredeyse iki yil once Boko Haram teroristler iki yuz yetmis alti kiz kacirdi. Kocaman protesto vardi, bol bol haber vardi, birkac hafta boyunca bu konu hakkinda herkes konustu – dunyanin en onemli siyasetci dahil, buyuk gosteriler vardi. Bu arada, Amerika, Ingiltere, Fransa ve Israil “yardim etmeye” Nijerya’ya askeri gonderdi. Cok ironik, tabii ki, cunku o ulkeler her zaman kadinlari olduruyor. Ayrica, Nijerya cok buyuk bir ulke, nufusu yaklasi yuz yetmis bes milyon, ve kendine ordu var. Aslinda, yabanci askerleri Nijer’da hic bir sey yapmadi. Yaklasik elli kiz Boko Haram’dan kacti, evet, ama yardim almadan. Iki yuz on dokuz daha hala bulunmayan. Boko Haram ISID gibi bir terorist grubu, asiri Selefilik Islamci destekliyor (bence ‘Islam’ degil), hilafet istiyor. Boko Haram on dort yil once kuruldu, fakat bes yil sonra onun kurucu ve lider olduruldu. O zamandan beri Boko Haram cok terorist saldirisi yapti, saysiz kisi oldurdu – erkekler, kadinlar ve cocuklar. Genellikle erkekler ilk olduruldu, sokakta idam edildi. Bati Dunya icin bu onemli haber degil, bol bol haber yok, hic kimse bu konu hakkinda konusmuyor, dunyanin en onemli siyasetci hic bir sey soylemiyor, buyuk gosteriler yok. Ancak, eger Boko Haram birkac yuz kiz kacirsaydi, her kes cok kizgin. Ne kadar ilginc . . .

 

31/1/16

 

Gunaydin, Istanbul. Dun ‘Revenant’ filmi hakkinda yazdim, benim icin gercekci bir film yoktu, sadece baska bir kovboy filmi, kizilderililer at sirti savascilar – herzamanki gibi. Neredeyse elli yil once Amerikan yazar Dee Brown ilginc bir kitabi yazdi, ‘Kalbimi Oraya Gomun,’ ona kizilderililerin perspektiften Amerikan tarihi hakkinda yazdi. Onlar cok cesur ve vahsi at sirti savascilar yoktu, onlar beyazlardan korktu ve kacti, beyaz bayrak cekti, merhamet diledi. Fakat ABD askeri amansiz oldu, kizilderililer avi yapti, soykirim oldu. Kizilderililer at sirti savascilar degildi, sadece yuk tasiyan atlari kullandi – Guney Amerikan yerliler gibi. Ilginc bir sey var: Son buzul cagi boyunca kocaman dag buzulu vardi, deniz seviyesi cok dustu, Sibirya ve Alaska arasinda kara koprusu vardi, Sibirya’dan Alaska’ya insanlar gitti, ayrica filler, gergedanlar, buyuk kediler ve cok daha hayvan gitti. Bu arada, Alaska’dan Sirbirya’ya ayilar, kurtlar, atlar ve cok daha hayvan geldi. Evet, atlar Amerika’dan geldi. Ancak on binler yil once Amerika’daki atlar soyu tukendi, sadece Asya’daki hayatta kaldi. Bundan baska, Amerika’daki hem filler hem de gergedanlar soyu tukendi. Yaklasik bes yuz elli yil once atlar beyazlar ile Amerika’ya geri dondu. Gercekten, beyazlar at sirti savascilar oldu, kizilderililer atlardan cok korktu, onlar daha once bu hayvan hic gormedi. O yuzden benim icin ‘Revenant’ filmi gercekci bir film degil . . .

 

30/1/16

Gunaydin, Istanbul. Dun askam internette ‘Revenant’ (Hortlak) filmi izledim. O biyografik bir film, Hugh Glass hakkinda. Ona iki yuzyil once Amerika’da yasamis. Fakat elestirmenleri gore bu film gercekci degil. Mesela, gercekten Hugh Glass bir kizilderili oglu yoktu. Bence ‘Revenant’ filmi fena degil ancak bir sey dusundum – neden? O sadece baska bir kovboy filmi, beyaz erkekler ve kizilderililer bir savas var, kizilderililer cok korkunc savascilar, atlari biniyor, at sirti olarak yay ve ok kullaniyor, her zamanki gibi. Gercekten Amerika’da beyazlardan once atlar yoktu, beyazlar atlar Avrupa’dan getirdi. Kizilderililer cok korkunc at binicilik savascilar yoktu, genellikle onlar beyazlardan kacti, sadece yuk atlari kullandi. Ayrica, bu film gore Fransiz askeri haric beyazlar guclu Amerikan aksan ile konustu. Fakat Amerika’da iki yuz yil once beyazlar cok cesitli dil ve aksan ile konustu, cunku onlarin cogu Avrupa’dan geldi. Bu arada, bu film gore Fransiz askeri haric beyazlar cok serefli oldu, sadece tek kotu adam vardi (hikaye icin ihtiyac var). Gercekten Amerika’da beyazlar soykirim yapti, serefli insanlar degildi. Leonardo DiCaprio Hugh Glass’in rol iyi yapti, fakat pek bir ozelligi yok, sakal giydi ve agir Amerikan aksan ile konustu, evet, cok bagirdi ve haykirdi. Bu arada, ‘Revenant’ cuk uzun bir film ve biraz inanilmaz, sonunda ozellikle. O tavsiye etmiyorum.

 

29/1/16

 

Gunaydin, Istanbul. Ocak ay neredeyse bitti, hava daha iyi, gunesli ve cok soguk degil, ama kis mevsimi bir ay daha devam edecek. Okulda derslerim neredeyse bitti, ertesi hafta tatil gibi olacak ama birkac sey yapmaliyim, sadece Persembe, Cuma ve Pazar gunleri kesinlikle bos olacak. Ondan sonra ilkbahar donemi baslayacak. Zaman ucup gidiyor! Ertesi hafta ne yapacagim? Evde kalacagim. Romanim projesi devam ediyor, galiba sadece iki uc ay daha gerekiyor. Simdi evimde sakin, sadece ben ve yeni ev arkadasim burada. Fransiz ev arkadasim Turkiye’den ayrildi, Lubnanli ev arkadasim hala Lubnan’da ve baska bir ev arkadasim da onun memleketinde (Izmir’de). Son birkac ay boyunca her sey iyi gecirdi, iyi ev arkadaslarim vardi, herkes candan ve yardimsever. Fakat bazi elektrik problem var, mutfakta hic elektrik yok, her sey icin salondan uzatma kablosu kullanmaliyiz. Ayrica, evde birkac isik calismiyor. Bunun icin ertesi hafta bu problem cozmeye tamirci bulmaliyim. Baska bir planim yok. Genc degilim, su anda biraz tembelim, sadece evde rahat etmek istiyorum, televizyon izlemek ve internette kullanmak egleniyorum. Benim icin bilgisayar ve internet cok faydali, haber okuyabilirim, diller pratik yapabilirim, film ve belgesel izleyebilirim. Internet ile asla sikilmiyorum

 

28/1/16

 

Gunaydin, Istanbul. Birkac hafta once buyuk bir kitap avi yaptim. Eskiden en sevdigim kitabevi Pandora oldu, o magaza cok yakina ve cok Ingilizce kitabi vardi. Aslinda, iki tane Pandora magaza vardi, bir tane Turkce, diger Ingilizce. Maalesef, yaklasik bir yil once Ingilizce kitaplar magaza kapali, simdi sadece Turkce kitaplar magaza var – buna ragmen bir katta Ingilizce kitaplar var. Orada cok romalar yok, iyi bir kitap bulamadim. O yuzden farkli bir kitabevi aradim. Besiktas’ta iki tane kitabevi var, eskiden iyi bir secme vardi – ama su anda degil, maalesef. Arkadaslarim gore Taksim’de en iyi Salt Sanat Merkezi. Fakat o kitabeviye bulamadim. Cok garip oldu. Istaklal Caddesi’nde yukari asagi yurudum, cok kisi ile konustum, ‘Salt Sanat Merkezi nerede?’ sordum. Nihayet o magaza buldum – ancak o kapali oldu. Ne kadar ilginc! dusundum. Cuma gunu oldu, yaklasik saat bes’te, ve populer bir kitabevi zaten kapali! Halbuki, dun ilginc bir makale okudum, Salt Sanat Merkezi yaklasik bir yil boyunca kapali oldu, hukumet duzenlemeleri icin. O magaza bulamadim cunku her zaman kapali oldu, ne isiklar ne isaretler vardi. Acaba neden dune kadar haber yoktu, ben bilmedim, arkadaslarim bilmedi, hatta yerel dukkanci bilmedi! Sonunda Etiler’e taksi binerek gittim, Akmerkez’den dort tane iyi kitap satin aldim.

 

27/1/16

 

Gunaydin, Istanbul. Su anda Avrupa’da cok multeciler var, ve cok problem var. Danimarka’nin hukumeti multecilerin mucevheratlari el koymak istiyor, mesela. Tabii ki, bu cok irkci fikir, skandal var. Bu arada, Almanya’da erkek multeciler cinsel saldiri yapti. Islamofobi artiyor, simdi Avrupa’da terorist alarma var. Bu kesinlikle kotu bir durum. Fakat Avrupa’da neden cok Musluman var? Elbette cunku Orta Dogu’da cok savas var. Bu savaslar kim basladi? Elbette Bati Dunya bu savaslar basladi. ABD hem Afganistan’a hem de Irak’a saldirdi ve imha etti, NATO (ozellikle Ingiltere ve Fransa) Libya’ya saldirdi ve imha etti, ve ABD Suriye’de isyancilara destekledi, bu sekilde ic savasi basladi. Bati Avrupa her zaman Amerika’ya destekliyor. Aslinda, neredeyse tum Bati Avrupa ve birkac Dogu Avrupa ulkeler NATO katildi. Ancak bu yeni bir durum degil. Bu problem Birinci Dunya Savas’tan sonra basladi, Ingiltere hem Suudi Arabistan hem de Israil yaratti. Suudi Arabistan gercek bir terorist fabrikasi ve simdi Yemen’i bombaliyor. Israil etnik temizlik yapiyor. Fransa Cezayir’i isgal etti, vahsi bagimsizlik savas oldu. Ondan sonra Musluman hukumeti vardi ama Cezayir askeri darbe yapti, ve Bati Dunya onlara destekledi. O yuzden, cok Cezayirli Fransa’ya gitti. Ingiltere ve ABD Misir’deki ayni sey yapti, onlar her zaman askeri diktatorluk destekliyor, demokrasi istemiyor. Bu sekilde onlar Misir’e kontrol edebilir.  Bunun icin Avrupa’da cok Musluman var.

 

26/1/16

 

Gunaydin, Istanbul. Bugun Avustralya Gunu kutlaniyor. Yaklasik iki yuz otuz yil once Ingiliz gemiler Avustralya’ya geldi. Aslinda, hem Avustralya’da hem de Yeni Zelanda’a birinci Avrupalilar Hollanda’dan geldi. Fakat Hollanda kucuk bir ulke, somurge kurmadi. Yerine Ingiltere hem Avustralya hem de Yeni Zelanda somurge kurdu. Avustralya’da Ingiliz askeri Aborijinler (yerli halka) katletti, korkunc bir soykirim yapti. Bazi Aborijinler Ingilizler’e karsi kendi savundu, ancak Ingilizler tufekler kullandi ve kolay kazandi. Ayrica, onlar Aborijinler’re iskence yapti, onlar zevk icin Aborijinler’in cinsel organlar kesti, mesela. Bunda Baska, Ingilizler spor icin Aborijinler’e avlandi. Yil bin dokuz yuz altmis yedi’ye kadar Aborijinler ‘Hayvanlar ve Bitkiler’ kategorize edilmis, onlar oy hakki yoktu. Bu arada, Avustralya’nin hukumeti sayisiz Aborijinler’in cocuklari beyaz ailelere verdi, bu ‘Calinmis Kusaklar’ olarak bilinen. Birkac yil once Avustralya’nin basbakan ozur diledi, ama hic bir sey degistirmedi. Avustralya’da Aborijinler kucuk bir azinlik, kesinlikle haklarini kaybetmis, cok sosyal problem var, Avustralya zengin bir ulke ama Aborijinler Ucuncu Dunya’nin insanlari gibi yasiyor, cok hastalik var, ve sayisiz Aborijinler alkol ve uyusturucu icin hapishanede. Maalesef, cok Aborijinler hapishanede intihar eder. Bugun Avustralya bu kutlayor . . .

 

25/1/16

 

Gunaydin, Istanbul. Gecen hafta sonu Putlocker web sitesin’de iki tane film izledim. Putlocker cok iyi bir web site, sayisiz film var, ve yeni film cok hizli geliyor. Ayrica, o cok kolay bir web site, kaydetme icin ihtiyac yok. Cumartesi aksam ‘Frida’ izledim, o film Meksikali sanatci Frida Kahlo ve onun kocasi Diego Rivera hakkinda. Ilginc bir film, ama cok uzgun. Gencken Frida Kahlo korkunc bir kazaya karisti, agir yaralandi, ondan sonra sakat oldu. Ayrica, onun evlilik kotuydu, cok problem vardi, Diego Rivera sadik kalmadi. Frida Kahlo biseksuel kadin oldu ve cok alkol icti. Bana gore oyuncu Salma Hayek bu rol iyi yapti. Sasirdim, cunku onceden onu sadece ‘Gun Batimindan Safaga’ filmde gordum ve sadece bir dansci kiz oldu. Dun aksam ‘Lord Jim’ film izledim, o eski bir film, yaklasik elli yil once yapildi, Peter O’Toole ‘Lord Jim’ rol oynadi – cok yetenekli. Aslinda, ‘Lord Jim’ cok unlu bir roman, yazar Joseph Conrad Polonya’dan, on dokuz yuzyil boyunca ona deniz askeri olarak cok seyahat etti, Guney Dogu Asya’ya dahil. ‘Lord Jim’ filmde Ingiliz bir deniz askeri hakkinda, ona Muslumanlar mekke’ye tasimak yardim etti, fakat kaza vardi, Lord Jim gemiyi terketti – korkak gibi. Ondan sonra ona her zaman cesur, savas boyunca yerli insanlar yardim etti. Bu film fena degil, fakat bana gore Asya’da beyaz bir kahraman irkci fikir

 

24/1/16

 

Gunaydin, Istanbul. Yeni Kanadali basbakan Justin Trudeau gore biz ‘feminist’ (kadin haklari savunucusu) kelime korkmayiz. Bravo, Justin bey. Feminizm ne demek? Gercekten bu kelime sadece kadin esitlik demek. Ben kesinlikle feminist. Galiba yirmi birinci yuzyilda neredeyse herkes feminist. Bunun icin basbakan Trudeau neden boyle konusuyor? Ona cok populer olmak istiyor, tabii ki. Fakat kim ‘feminist’ kelime adini lekeledi? Gercekten Amerikan medya bu kelime adini lekeledi. seksenler ve doksanlar boyunca ABD bol bol erkek dusmanligi gunduz sohbet programi yapti. O programlar gercek feminizm hakkinda degildi. Onlar erkek dusmanligi hakkinda, ve bu sekilde ‘feminist’ kelime kotu adini lekeledi. ABD neden bu yapti? Daha izleyici istedi, tabii ki. Ancak baska bir sebep vardi. Amerika cok savas yapiyor, su anda ozellikle Orta Dogu’da savas yapiyor, ona son yirmi bes yil boyunca yaklasik sekiz milyon Muslumanlar oldurdu. Bu arada cok propaganda var. Amerikan medya gore Musluman ulkeler cok sovenist, erkekler her sey kontrol ediyor, kadin haklari yok. Bu nedenle beyaz (Hiristiyan) erkekler kahverengi (Musluman) erkeklerden Musluman kadinlar kurtarmali. Cok propaganda var – televizyon programlar, filmler, gazeteler ve kitaplar dahil – “ABD kadin haklari savunuyor!!” Bu yeni bir taktik yok.Ingiltere hem Afrika’da hem de Hindistan’da ayni sey yapti . . .

 

23/1/16

 

Gunaydin, Istanbul. Birinci iki ay Istanbul’da Sultanahmet’te bir otelde kaldim. Birinci iki hafta boyunca cok guzel bir oda vardi, benim sirketim odedi. Ondan sonra ayni otelde daha ucuz ve cok kotu bir bodrum kat odada kaldim, ben odedim. Onemli degildi, cunku planim Ispanya’ya donmeyi oldu. Fakat fikrimi degistirdim, Istanbul’da kalmaya devam ettim. Sirketim Tunel’de bir lojman buldu, oraya tasindim. Aslinda, o lojman cok seviyordum, buyuk oda ve cift kisilik yatak vardi. Ayrica, Istiklal Caddesi cok yakinda oldu, cok iyi zaman gecirdi. Ancak birkac ay sonra sarhos iken saldirildim, sonuc farkli bir yere bulmaliydim. Iki ay boyunca iki tane is arkadasimla kaldim, onlarin dairesi cok merkezde, ama benim oda cok kucuk, dolap gibi. Ikinci yil Istanbul’da Sisli’de bir daire buldum, Turk kadin ile paylastim. Fakat Sisli sevmedim, sonra ay Cihangir’de bir firsat vardi, bir is arkadasim gore kucuk ve ucuz bir daire mevcut oldu. Oraya tasindim, ama o bodrum kat ve karanlik daire sevmedim, cok yalniz hissediyordum. O yuzden birkac hafta sonra Sisli daireye geri dondum. Sadece bir ay sonra ev arkadasim haber verdi, ona Taksim’de guzel bir daire buldu, oraya tasindik. Ne sans! Orada neredeyse bir yil boyunca oturdum, iyi zaman gecirdi. Ucuncu yil boyunca Harbiye’de oturdum. Birkac ay boyunca baska bir Ingilizce ogretmen ile bir daire paylastim, ondan sonra bir Turk kadin ile farkli bir daire paylastim. Harbiye ucuz bir yer fakat o daireler guzel degildi. Ondan sonra Cihangir’de cok guzel ama daha pahali bir daireye tasindim, bir Turk erkek ile paylastim. Ondan sonra, Ispanya’ya gittim, orada birkac ayda kaldim. Geri dondugumde Ortakoy’de guzel bir lojmanda kaldim, birkac is arkadasimla paylastim, buyuk bir Bogaz manzarasi teras vardi, cok mutluydum. Maalesef, birkac ay sonra o lojman satilmis oldu, gene farkli bir yere bulmaliydim. Bu daire buldum, Taksim’de, bir futbol arkadasim ve baska bir erkek ile paylastim. Bes bucuk yil sonra, hala buradayim!

 

22/1/16

Gunaydin, Istanbul. Yeni Zelanda hakkinda cok yanlis fikir var. Yeni Zelanda Buyuk Okyanus’ta, en yakin ulke Avustralya. Bunun icin Yeni Zelanda cok kucuk gorunuyor. Aslinda, Yeni Zelanda Birlesik Krallik’tan daha buyuk, kuzeyden guneye yaklasik bin bes yuz kilometre var – Edirne’den Kars’a gibi. Ayrica, Yeni Zelanda ve Avustralya yakin degil, bu da bin bes yuz kilometre, ucak binerek uc saat – Istanbul’dan Berlin’e gibi. Yeni Zelanda Guney Pasifik’ta, Avustralya’dan guney dogu, fakat cok guney degil. Yeni Zelanda ve Turkiye ekvatortan ayni uzaklik. Aslinda, Yeni Zelanda ve Ispanya tam zitliklar. Halbuki Yeni Zelanda cok sicak bir ulke degil. Kuzey Yeni Zelanda’nin hava Ege Deniz benziyor, evet, ama orta Yeni Zelanda (memleketim dahil) cok ruzgarli ve yagmurli olabilir – Karadeniz gibi. Kuzey Ada’da kar yagmur yok, ancak Guney Ada’da kar var. Guney Ada cok guney degil – kuzey Ispanya ve Fransa ekvatordan ayni uzaklik – ancak orada cok buyuk dag var, orada ‘Yuzuklerin Efendesi’ film yapildi. Guney Ada Ingiltere’den daha buyuk ama nufus sadece yaklasik bir milyon. Kuzey Ada’nin nufusu yaklasik uc bucuk milyon. Toplam dort bucuk milyon. Tabii ki, kalabalik bir ulke degil, apartmanlar yok, herkes bahceli mustakil var, buyuk sehirde dahil

21/1/16

 

Gunaydin, Istanbul. Memleketimde benim son birkac yil boyunca kucuk kasabada calisiyordum. Orada oturuyordum, buna ragmen her hafta iki kere baskent’e gittim, geceyi gecirdim. Benim isim iyi oldu, fakat o kasaba cok sikici. Ayrica, bazi insanlar cok cocukca oldu, cok macoluk vardi, bazi erkekler her zaman kabadayi gibi davraniyordu. Bu cok cocukca. Ayrica, cok cadoloz kisi vardi, ve sadece kadinlar degil. Aslinda, memleketimde bol bol cadoloz kisi var, orada cadoloz konusan kisi cok zeki dusunuldu. Tabii ki bu aptallik sadece Yeni Zelanda’da degil. Ingiltere’de yaklasik bir yil boyunca oturdum, ve orada ayni davranis var. Aslinda, orada bazi insanlar cok kibir ve kaba olabilir, cok arkadan bicaklama ve iki yuzluluk var. Galiba bu benim kultur. ABD ve Avustralya’da cok macoluk var, fakat daha az cadoloz. Halkuki, Ispanya’da tam tersi, orada macoluk gormedim, ama cok cadoloz kisi var. Bask Ulkesinde bir yil boyunca oturdum ve orada cok cocukca ve cadoloz insanlar vardi. Guney Ispanya’da ve Barselona’da insanlar kaba olabilir, ancak daha az cadoloz. Istanbul’a geldigimde cok arkadaslarim vardi, ozellikle yabancilar, ve onlar arasinda birkac cocukca ve yalanci kisi vardi. Mesela, o zamanlarda barlara cok gittim, ve zaman zaman benim bira gozden kayboldu. Sonunda bir sey anladim, birkac arkadasim benim bira caliyordu. O arkadasim genc degildi, lakin onlar kesinlikle cocuklar gibi davraniyordu . . .

 

20/1/16

 

Gunaydin, Istanbul. ISID gercek bir orgut mu? Emin degilim. ISID bir terorist grubu ya da sadece bir kuramci mi? ISID Paris ve daha yabanci ulkeyi saldirdi mi? Galiba yok. Neden? Kim gore? Sosyal medya gore. Ondan sonra Fransa “ISID karsi savasi’ katildi – tabii ki. O zaman ISID cok aptal olmali. Gercekten, ISID Paris ve daha yabanci ulkeyi saldirmadi. Gercekten sadece radikallesmis gencler bu yapti, ve Bati Dunya medya o durum el koydu.ISID Turkiye’ye saldirdi mi? Gercek iddia var mi? Hayir, onlar bunu iddia etmedi. Neden? Aslinda, ISID Suriye’nin hukumeti karsi kavga ediyor, Irak istikrarsizlastiriyor (bu sekilde ic savasi devam ediyor, ABD askeri geri dondu) ve calinan benzin satiyor. Bu arada, ISID Israil karsi hic bir sey yapmadi. ABD icin ISID cok uygun bir orgut, degil mi? Ne kadar ilginc! Belki ISID NATO katilmali, ayni hedefleri paylasiyor. Kesin olan bir sey var – ‘ISID’ ve ‘Daesh’ gercek adlar degil, onlar sadece Bati Dunya medyanin isimler. ISID bir motosiklet cetesi degil. Bence ISID sadece bir CIA gizli operasyon olabilir. ABD tum Orta Dogu kontrol etmek istiyor, zaten Afganistan’i isgal etti, zaten Irak’i imha etti, zaten Libya’yi saldirdi, orada ic savasi basladi. ABD Suriye’de daha dikkatli oldu, farkli bir stateji kullandi, bir temsili savas yapti, sozde ‘ISID’ dahil isyancilara destekledi ve bu sekildi bir ic savasi basladi

19/1/16

 

Gunaydin, Istanbul. Kizilderili ve Aborijin soykirim, kole ticareti, iki Dunya Savasi, Vietnam Savasi ve sayisiz daha korkunc mezalim hakkinda merak ediyoruz. Nasil oldu? Insanlar neden cok kotu seyler yapti? “Bir daha asla!” diyebiliriz. O korkunc mezalimler eskiden oldu, simdi her sey farkli, simdi biz uygar adamlariz. Bu fikir kabul etmiyorum. Insanlar hala cok kotu seyler yapiyor, korkunc mezalimler devam ediyor. Yirmi birinci yuzyilda Orta Dogu’da kocaman insanlik krizi yapildi, Afganistan, Irak, Libya, Suriye ve Yemen kesinlikle yikildi, milyonlarca hayat kaybetti, milyonlarca insan daha yaralandi, yerinden edilmis, matemli ve travma gecirmis, ve simdi sayisiz multeci Avrupa’ya gitti, daha problemler var, herkes multecileri suclayor. Sorumlu kim? Bati Dunya kesinlikle sorumlu. ABD ve onun en yakin arkadaslari bu korkunc mezalimler yapti. NATO hem Afganistan’a hem de Libya’ya saldirdi, ABD ve Ingiltere Irak’a saldirdi. Suriye’deki Amerika isyancilar destekliyor, bu sekilde ic savasi basladi, ve Yemen’deki Amerika Suudi Arabistan destekliyor. Bu arada, Amerika Israil destekliyor, ve Israil etnik temizlik yapiyor. Fakat Bati Dunya icin bunlar korkunc mezalimler onemli degil, hic bir sey yapmiyoruz, ayni siyasetciler icin oy veriyoruz, herkes vatansever, elestiri kabul etmiyor, inkarcilik kesinlikle devam ediyor. Gercekten hic bir sey degistirmedi, cunku biz degistirmedik . .

 

18/1/16

 

Gunaydin, Istanbul. Evet, kar gene geldi, sakin bir sabah, cocuklar bugun okulu gitmiyor. Ben galiba bu aksam is yeriye gitmeliyim, ve bu tercih ediyorum, rutin seviyorum. Bu arada, bu ogleden sonra romanim projesinin ikinci taslak baslayacagim. Iki gun once ilk taslak bitirdim, nerdeyse altmis bes bin kelime yazim. Aslinda, bu projesi gercek bir roman degil, o memleketim hakkinda bir kisa hikaye toplama, James Joyce’nin ‘Dublinliler’ gibi. Son sekiz, dokuz yil boyunca bircok kisa hikayem Amerikan bir edebiyat web sitesinde yayinlandi – yaklasik yarisi Yeni Zelanda hakkinda – ama bu bir kitap icin yetersiz. O yuzden daha hikaye yazdim, temelde benim hatiralarim yazdim. Hem benim erken cocukluk donemi hem de gazetecilik donemi hakkinda yazdim. Ancak, bu benim hedef degildi, kisa hikayeler yazmak istedim, yerini sadece hatiralarim yazdim. Bunun icin memnum degilim. Bugun ikinci taslak baslayacagim ve en onemli hatiralarim degistirmeliyim, kisa hikayeler yaratmaliyim. Gercekten, hatiralar cok faydali, bu sekilde kendine hakkinda cok ogrenebilir, daha iyi perspektife alabilir. Fakat kisa hikayeler ve hatiralar farkli bir sey, oyle ya da boyle karara vermeli. En azinda zamanim var. Her yil bir romanim projesi yaparim, Eylul ayda baslarim, ilkbahar boyunca bitiririm. Simde sadece kis ortasi, yari yolda .

 

17/1/16

 

Gunaydin, Istanbul. Yil iki bin on alti geldi. Zaman nasil da geciyor! Bu benim on birinci yil Istanbul’da, bu benim on yedinci yil Avrupa’da. Ayrica, bu benim altinci yil ayni evde, ve benim besinci yil ayni is yeride. Cok ilginc bir durum. Istanbul’dan once Barselona’da uc yil boyunca oturuyordum, fakat Barselona’dan once sik sik tasindim. Hem Guney Ispanya’da hem de Kuzey Ispanya’da bir yilda kaldim, ve daha once Ingiltere’de toplam yaklasik dokuz ayda kaldim – ama her birkac ay tasindim, farkli bir yerde calistim (garson olarak). Bu is yerinden once baska bir okula neredeyse alti yil boyunca calisiyordum. Fakat Ispanya’da dort tane okulda calistim, bir yil haric her yil is yeride degistim. Bu arada, Ispanya’da her yil dairem degistim. Birinci yil Ispanya’da iki tane genc erkek ile oturdum, cok iyi Ispanyolca ogrendim. Ikinci yil Kuzey Ispanya’ya gittim ve orada bir Ispanyol erkek ile oturdum. Ondan sonra Barselona’ya tasindim, birinci yil bir aile ile oturdum, biraz zor oldu. Ikinci yil Barselona’ya iki tane Uruguayli muzisyen ile oturdum, cok eglendim, biz cok Ispanyolca konustuk. Ucuncu yil Barselona’da birkac issiz Silili gencler ile oturdum, fakat onlar neredeyse her aksam parti yapti, benim icin uygun degildi. Istanbul’da birinci bes yil boyunca birkac farkli yerde oturdum, iki tane lojmanda dahil, her yil tasindim . . .

 

16/1/16

 

Gunaydin, Istanbul. Dun birkac daha John Pilger’in belgesel izledim. Pilger cok deneyimli siyasal gazeteci – ve gazetecilik elestirmen. Ona gore son elli yil boyunca gazetecilik daha az durust ve daha yolsuz oldu. Amerika’daki ozellikle siyasal gazetecilik sadece hukumet propaganda. Turkiye’de cok gazeteci hapishanede, cok kotu durum, tabii ki. Fakat ABD’deki gazeteciler cesur degil, sadece hukumet icin calisiyor – halk icin degil, cok yalan soyluyor ve suclu savaslar kesinlikle destekliyor. Ne kadar kotu! Her gun Amerika icin cocuklar olduruluyor ve gazeteciler hic bir sey yazmiyor. Onlar Rusya ve Ukrayna krizi hakkinda kesinlikle gercegin tersine yaziyor. ABD Ukrayna’da bir darbe duzenledi. Onceden Rusya-yanlisi bir hukumet vardi. Yeni hukumet Bati Dunya-yanlisi. Fakat yeni hukumet da cok yolsuz, hem Naziler hem de fasistler onlara destekliyor. Darbeden sonra ic savasi vardi, cok kisi olduruldu, bir ucak ates edip dusurdu ve tabii ki Bati Dunya’nin meyasi Rus isyancilar sucluyor – ama hic delil yok. Bu arada ABD askeri Ukrayna’ya geldi. Evet, onlar Dogu Avrupa’da. Soguk Savas’tan sonra ABD ‘Dogu Avrupa’ya asla girmeyecegiz’ soz verdi, lakin o sadece baska bir yalan. Evet, Amerikan askeri simdi Ukrayna’da, Rusya’nin komsu, buna ragmen ABD gazeteciler gore Rusya saldirgan bir ulke. Aptal degiliz!

15/1/16

Gunaydin, Istanbul. Baska bir cok iyi John Pilger belgesel izledim. Pilger Avustralyali bir gazeteci, o Vietnam Savasinda calismaya basladi. O zamandan beri ona birkac kitap yazdi ve bircok belgesel yapti. Bu belgesel Avustralya siyaset hakkinda. Avustralya cok buyuk bir ulke, ama nufus buyuk degil sadece yirmi dort milyon. Hem Birinci hem de Ikinda Dunya Savaslarina Avustralya Ingiltere’yi yardim etti. Sayisiz Avustralyali asker olduruldu – Cannakale’de dahil. Pilger ‘neden?‘ soruyor. Ingiltere iyi bir ulke degil, o cok saldirgan bir ulke, cok savas yapiyor. Ikinci Dunya Savas’tan beri Avustralya her zaman Amerika’yi yardim ediyor. Sayisiz daha Avustralyali asker olduruldu – ozellikle Vietnam’da. Pilger gene ‘neden’ soruyor. Amerika iyi bir ulke degil, o cok saldirgan bir ulke, cok savas yapiyor. Ayrica, hem Ingiltere hem de ABD Avustralya’da nukleer deneme yapti, ve uzmanlar gore cok kisi kanser icin olduruldu. Aborijinler (yerli halka) nukleer deneme hakkinda hic bir sey bilmedi, ve ondan sonra cok Aboriginler olduruldu, cok daha hastalandi. Vietnam Savasinda ABD kimyasal silahlar kullandi, fakat Avustralyli askeri hic bir sey bilmedi, ondan sonra cok asker olduruldu ve cok daha hastalandi. Evet, Avustralya cok buyuk bir ulke, buna ragmen ona kucuk bir somurge gibi devam ediyor . . .

 

14/1/16

 

Gunaydin, Istanbul. Sultanahmet terorist bir Suudi oldu, ona on tane Alman turist oldurdu. Fakat Bati Dunya’nin haberi Ruslar hakkinda konusuyor, mansetler gore ‘uc tane Rus terorist yakalandi!’ Ne kadar ilginc. Gercekten, teroristler genellikle yalniz calisiyor, onlar genellikle deli, radikallestirdi, haklarini kaybetmis ve cok, cok kizgin. Halbuki, hukumetler icin iyi bir firsat var, onlarin dusmanlarini suclayor. Evet, Sultanahmet terorist bir Suudi oldu, ama Bati Dunya Suudi Arabistan’a cok seviyor, o benzin zengin bir ulke. Ayrica Ikiz Kule teroristler Suudi Arabistan’dan geldi, neredeyse on bes yil once on sekiz tane Suudi Arabistanli terorist Amerika’ya saldirdi. ABD kim sucaladi? Suudi Arabistan degil. ABD Afganistan sucladi, ayni yil ona Afganistan’a saldirdi, ve neredeyse on bes yil sonra Amerikan askeri hala Afganistan’da, o savas devam ediyor. Gercekten, simdi Afganistan bir Amerikan somurge. Ondan sonra ABD Irak sucladi, ona gore Saddam Huseyin teroristler yardim etti. O kesinlikle sacma oldu, ve butun dunya baska bir savasa karsi oldu. Amerika icin butun dunya onemli degil, ve ona Irak’a da saldirdi. On uc yil sonra o savas da devam ediyor, en az bir milyon hayat kaybetti. Bu arada, ABD ve Suudi Arabistan hala cok yakin arkadaslar. Gercekten, hukumetler icin teroristler cok uygun, cok faydali

 

13/1/16

 

Gunaydin, Istanbul. Dun burada kopekleri hakkinda yazdim ama hikayem bitirmedi. Ben on uc, on dort yasindayken evde bes tane kopek vardi. Dun bahsettigim gibi, annem bir bulteriyer sahip oldu, ablam bir Bedlington teriyer sahip oldu ve ben bir labrador sahip oldum. Sonraki, kucuk kiz kardesim bir kopek aldi, barinaktan kucuk bir melez kopek aldi – ona bir kopek “kurtarmak” istedi. Ancak o kopek biraz agresif oldu, her zaman opossumlar ile kavga etti, cok opossum oldurdu. Bu arada, annem bir basibos alman cobani buldu, sadece bir yavru – ve cok sinirli oldu. Memleketimde apartman yok, herkes mustakilde yasiyor, genellikle bahce var. Bahcemiz gercek bir hayvanat bahcesi gibi gorunuyordu! Annem kopek mamasi icin kasaptan domuz kafalari aldi, cok ucuz oldu. Tabii ki, kopekler egzersiz gerekiyor, bunun icin her gun okuldan sonra ben ve kardeslerim kopekleri gezdirdik. Kis mevsimler boyunca zor bir is oldu, memleketim cok yagmurli ve ruzgarli olabilir. Ayrica, zaman zaman kopekleriz baska kopekler ile kavga etti, problemler vardi. Bir gun kucuk kardesimin melez kopegi bir kedi gordu ve kovaladi, alman cobani takip etti, ve onlar o kedi oldurdu. Kedinin sahipleri her sey gordu ve cok kizgin oldu. Sonucta alman cobani baska bir aileyi verdik, gercekten bes tane kopek cok fazla oldu. Ancak bu gune kadar annem kopekleri var . . .

 

12/1/16

 

Gunaydin, Istanbul. Son birkac yildir burada gunluk Turkce blog yazdim ve gokkubbenin altindaki neredeyse her seyi hakkinda yazdim. Fakat her zaman daha konular var, be begun kopekler hakkinda yazacagim. Annem kopekler seviyordu, cocukken her zaman birkac kopek vardi. Ben dort yasindayken annem bir Bedlington teriyer sahip oldu, fakat bir gun o kopek bulamadik. Heryerde aradik, sokakta uzun yol yuruduk. Evde dondugumde bir adam bekliyordu, ona arabali annem kopegi cignedi, onun vucutu getirdi. Annem cok agladi – iyi hatirlayorum. Bes yasindayken iki tane sosis kopekler vardi, fakat biz ciftlik yaninda oturduk ve bir gun o kopekler bir kuzu oldurdu. Cok kotu bir durum oldu. Sonra birkac yil boyunca kopekleriz yoktu. Ancak dokuz yasindayken annem uc tane kopek aldi. Ona kendisi icin bir bulteriyer aldi, cok cirkin ama nazik bir kopek oldu, annem onu ‘Cicek’ adini verdi! Ablam bir Bedlington teriyer aldi, ve ben bir labrador aldim. Benim kopek sadece bir yavru oldu, ama cok zeki ve onu egitim verdim. Evet, her pazar gunu ailem kopek okullu gittik. kopekleriz egitim verdik. Benim labrador bir odul kazandi. Cok mutluydum. Halbuki, problemler vardi. Kopekler cunku astim aldim, mesela. Ayrica, bir gun annem kopek bir cocuk aglatti, ve o cocugun amcalari tufek ile evimize geldi, o kopek oldurmek istediler, ama uvey babam onlari kovdu . . .

 

11/1/16

 

Gunaydin, Istanbul. Birkac gun once benim kis tatillerim hakkinda yazdim, ozellikle Hindistan’da sekiz yil once. Fakat bir yil onceden da cok ilginc tatil yaptim, Aralik otuz birinci gecesi, yil iki bin alti, Haydarpasa Gari’ye gittim, Adana icin bir tren bindim. O zamanlarda haftalik Istanbul’dan Sam’a direkt tren vardi – ama sadece hafta icin, bence faydasiz. O yuzden Istanbul’dan Adana’ya tren binerek gittim, yolda Eskisehir ve Konya gordum, Her yerde bembeyaz oldu, cok kar vardi. Toroslar ve Cukurova da gordum. Ilginc bir yolculuk oldu. Adana’da bir gece kaldim, guzel bir sehir gorunuyordu, kucuk ‘Istanbul’ gibi. Bir lokantada Adana kebap yedim, geleneksel muzik ve dans vardi, o cok begendim. Sonra gun otobus binerek Antakya’ya gittim, yolda Iskenderun gordum. Antakya’da Suriye icin bir otobus bindim, ancak sinirda bir sorun vardi. Ben hic bir sey anlamadim, ama Ingiliz bir erkek ve onun Suriye’li karisini tanistim, ve onlar her sey acikladi – otobus dolu degildi, bunun icin o gecemedi. Antakya’ya geri donduk, iki, uc tane daha kisi bulduk, ve gene sinire gittik. Maalesef, otobus henuz dolu degildi, o gecemedi. Sonunda Ingiliz erkek ve onun karisini ile Suriye’ye taksi binerek gittim. Halep’ten Sam’a otobus binerek gittik. Baskentte birkac gun kaldim, o cok sakin bir yer, merkezde Fransa’ya benziyordu. Bir gun Ingiliz erkek ile ‘Sii bolge’ye’ gittim, orada Ucuncu Dunyasi gibi gorunuyordu, cok Irakli multeci vardi.

 

10/1/16

 

Gunaydin, Istanbul. Evet, dun Akmerkez’den dort tane kitap aldim – Anthony Doerr’in ‘Goremedigimiz Tum Isiklar’ adli romani, Aldous Huxley’nin ‘Ada’ adli romani, James Barr’in ‘Kum icinde bir Cizge’ adli tarih kitabi ve Yuval Noah Harari’nin ‘Insan’ adli tarihi kitabi. Doerr Amerikan bir yazar, Goremedigimiz Tum Isiklar ikinci Dunya Savas zamanlar hakkinda, Pulitzer odul kazandi. Huxley Ingiliz bir yazar oldu, yaklasik elli yil once oldu, genellikle bilimkurgu yazdi, birkac odul kazandi. Ben sadece onun en populer ‘Cesur Yeni Dunya’ adli romani okudum – ve cok begendim. Barr da Ingiliz bir yazar, Kum icinde bir Cizge Sykes-Picot Anlasmasi hakkinda (yuz yil once Ingiltere ve Fransa Orta Dogu paylastirdi). Yuval Noah Harari bir Israilli yazar, evrim hakkinda yaziyor, Insan bir uluslararasi en cok satilan kitabi. Gercekten evde zaten yeter tarih kitaplar var, ama daha romanlar istiyorum. Hem Taksim’de hem de Besiktas’ta her yerde aradim ama iyi romanlar bulamadim. O yuzden dun aksam Akmerkez’e gittim, orada daha iyi secme vardi, fakat sadece iki ya da uc tane simdiki uluslararasi en cok satilan romanlar. Hala cok daha uluslararasi en cok satilan romanlar bulamiyorum. Bu arada, bu kitaplar ucuz degildi, toplam yuz altmis lira odedim. En azinda, onumuzdeki birkac ay icin evde yeterli kitaplar var

 

 

9/1/16

 

Gunaydin, Istanbul. Evet arkadaslarim, benim buyuk kitap avi devam ediyor. Su anda Istanbul’da iyi romanlar bulamiyorum. Eskiden evime yakinda iki tane Pandora kitabevi vardi – bir tane Turkce, bir tane Ingiliz. Yillarca sadece tepede yurudum, ve Pandora’nin Ingiliz kitabevinde bol bol iyi romanlar buldum. Maalesef, simdi Ingiliz kitabevi yok, sadece Turkce (bir katta Ingiliz kitaplar var ama iyi secme yok). Dun aksam Istiklal’da yaklasik iki saat boyunca iyi kitabevi icin aradim, ancak su anda her yerde kucuk secme var, genellikle klasikler (onlara zaten okudum), en cok satilan romanlar yok. Sadece Salt (Robinson Crusoe) dukkana gitmedim – o kapali cunku. Ne kadar ilginc! Cuma aksam, saat bes bucukta, Istiklal’da bir kitap evi kapatildi. Aslinda, bence tum durum biraz tuhaf oldu. Istiklal’da her zaman cok turistler var, bol bol yabancilar, ama su anda iyi bir Ingiliz kitapci yok. Gecen hafta Besiktas’ta iyi kitaplar icin aradim, eskiden orada iki tane kitabevinde cok Ingiliz kitap vardi, ama simdi onlar da sadece kucuk secmeler var. O yuzden galiba gelecek hafta Etiler’e gidecegim, Akmerkez’de benim buyuk kitap avi devam edecek. Bir arkadasim gore orada cok guzel secme var. Bu arada, simdi Istanbul hakkinda bir tarih kitap okuyorum, yazar John Freely bu sehir hakkinda cok kitap yazdi . . .

 

 

8/1/16

 

Gunaydin, Istanbul. Hastalik dorduncu gun: Bos gunum var – masallah! Son iki gun biraz zordu, is yeride cok hapsirdim, burnum bir musluk gibi oldu, ve dun aksam atesi oldum. Bu bir nezle degil, bu kesinlikle bir virus. Aslinda bu problem birkac gun once basladi, dalgali dereceler boyunca. Onceden cok arkadasim hastaydi, galiba bu virus bulasici hastalik. Pazartesi ve Sali gunleri cok enerjim yoktu, ama farkli bir sekilde fena degildim. Carsamba ve dun aksam hapsirik problem oldu. Bir gece rahatsiz ettim, garip ruya gordum. Dun aksam arkadaslarimla bara gittim, iyi hissettim, enerjim geri dondu, galiba iyilesiyorum, dusundum. Yuruyerek evimde dondum, ama cok zordu, enerjim yoktu. Evde yataga gittim, birkac saat boyunca uyudum, cok yorgun hissettim, atesi oldum. Halbuki, saat uc bucukta uyandim, uyumak istemedim, sonra birkac saat boyunca bilgisayarim kullandim, haber okudum, romanim projesi calistim. Yaklasik saat alti bucukta yataga gene gittim, bes saat daha uyudum. Bugun evde kalacagim ve rahat edecegim, sadece ogle yemegi icin cikacagim. Ayrica, birkac sey odemeliyim – yeni romanlar dahil. Heryerde iyi Ingiliz romanlar icin aradim ama bulamadim. Bugun Beyoglu’da bir kitabeviye denecegim. Simdi Istanbul hakkinda bir tarihi kitap okuyorum, yazarin torunu biliyordum, birkac yil once ona Istanbul’da ogretmenlik yapti

 

7/1/16

 

Gunaydin, Istanbul. Hafif bir nezle oldum, son birkac gun cok enerjim yoktu, dun aksam cok hapsirdim, burun akintisi oldu – musluk gibi. Surpriz olmadi, derece cok degistiriyor, bir hafta on bes derece, sonra hafta eksi uc ve kar yagmur, sonra hafta gene on bes derece. Cok garip hava! Hem is yeride hem de evimde neredeyse herkes hastaydi, bende sadece an meselesi oldu. Galiba ondan sonra daha bagisiklik olacagim. Gecen yil kotu bir grip olmadim, sadece hafif nezleler. Fakat iki yil once Kasim ay boyunca denizde yuzdum ve zaturree oldum! Turkiye’de herkes kalorifer kullaniyor ancak Ispanya’da ev arkadaslarim kalorifer kullanmadi, orada her kis mevsimi cok hastaydim. Gercekten orada benim ev arkadaslarim cok fazla tutumlu oldu, kalorifer vardi ama o hic kimse kullanmak istemedi. Bu kesinlikle sacma – kisin Ispanya cok soguk olabilir, zaman zaman sifirin altinda ve kar yagmur var. Bir kez kendime elektrik sobasi satin aldim, ama ev arkadaslarim o kabul etmedi, yasak etti. Memleketim kis mevsimi cok soguk degil, kar yagmur yok, ama herkes kalorifer ya da yangin yeri kullaniyor. Gencken yangin yeri icin ben her zaman odun kirmaliydim, o benim sorumluluk odlu. Bu arada, bu aksam dersim var ama yarin bos gun olacak, evde kalacagim ve rahat edecegim. Insallah hafta sonunda daha iyi olacagim . . . .

6/1/15

 

Gunaydin, Istanbul. Eskiden kis mevsimi boyunca tatil yapiyordum. Mesela sekiz yil once futbol arkadasimla Hindistan’a gittim. Istanbul’dan Sarika’ya ucak binerek gittik. Sarika Birlesik Arap Emirlikleri’nin ucuncu en buyuk sehir. Fakat orada alkol yok, bu yuzden taksi binerek Dubai’ye gittik, orada bira ictik. Dubai’dan Bombay’a ucak binerek gittik. Orada sicak oldu, yaklasik yirmi alti, yirmi sekiz derece. Orada arkadasimin arkadasi tanistim. Onlar dugun katilmaya ucak binerek Kalkuta’ya gitti, ben tren binerek Yeni Delhi’ye gittim. Baskentte soguk oldu, yaklasik on, on iki derece. Cok ucuz bir otelde kaldim, sicak su yoktu, biraz zordu, ama bir kitabevinde cok guzel bir Hindistan tarihi hakkinda kitap buldum, her gun cok sayfa okudum. Birkac gun sonra arkadaslarim geldi, Taj Mahal ziyaret etmeyi tren binerek Agra’ya gittik. Orada sadece bir gun kaldik, ama o gun balik yedim, ondan sonra hastaydim. Agra’dan Jaypur’a araba binerek gittik. Aslinda, tren biletleri satin aldik ama o tren gelmedi, birkac saat gec kaldi, biz beklemedik. Jaipur cok guzel bir sehir, her yerde hayvan vardi – maymun, fil, deve, okuz, inek ve at. Orada guzel bir otelde kaldik, puspus taksi bindik, ve bir parkta fil bindik! Sonra gun kasabaya gittik, ve bisiklet binerek birkac tapinaklara ziyaret ettik. Jaipur’dan Bombay’e ucak binerek geri donduk, sonra gun Sarika’ya gittik, ve Sarika’dan Istanbul’a geri donduk.

 

5/1/15

 

Gunaydin, Istanbul. Evet, arkadaslarim, dun yeni bir ceket satin aldim. Eski ceketim hala iyi ama biraz kotu gorunuyor. O ceket yaklasik dort bucuk yil once Waikiki dukkandan satin aldim, yuz lira odedim. Yeni ceket icin sadece seksen lira odedim, indirim vardi, cok sansliyim. Ayrica, dan sac tirasi oldum. Aslinda gecen hafta (Noel yada Yilbasi bayrami boyunca) sac tirasi istedim fakat hava cok soguktu, o yuzden bekledim. Bu arada, yeni romanlar almak istedim, ve eskiden Besiktas’ta iki tane iyi kitabevi vardi, cok Ingiliz romanlar vardi. Maalesef, su anda o kitabevlerinde cok az Ingiliz romanlar var. Takisim’de en sevdigim kitabevinde ayni problem var. Neden bilmiyorum. Arkadaslarim gore Ingiliz kitaplar icin Beyoglu’nun ‘Salt’ kitabevi ve Etiler’in Akmerkez kitabevi cok iyi. Galiba Cuma gunu Salt kitabeviye gidecegim. Eger orada iyi kitaplar bulmayacagim, Akmerkez’e gidecegim. Dun baska bir sey yaptim: Nihayet internet bankaciligiyim problem cozdum. Yaklasik alti hafta once yeni (ve kotu) bir bilgisayar satin aldim, aniden internet bankaciligiyim problem vardi, hic bir sey yapamadim. Bankaya gittim ama problem devam etti. Dun bankaya geri dondum, musteri sorumlusu ile konustum, ve simdi internet bankaciligiyim problem bitirdi. O kadin Ingilizce konusmak istedi, fakat ben Turkce her seyi acikladim

 

4/1/16

 

Gunaydin, Istanbul. Kar yagmur dun aksam devam etti, sokaklarda hala kar var. Bu kar yagmur cok hizli geldi, sadece birkac gun onceden on dort, on bes derece oldu, ve haber gore guzel hava devam edecek. Hava tahmini degistirdi, haber ‘kar geliyor ama sadece Persembe ve Cuma gunleri. Gercekten, kar dort gun boyunca devam etti, butun hafta sonu dahil. Galiba bu hafta daha kar olmayacak, haber gore ertesi hafta gene on dort, on bes derece olacak. Istanbul’da hava cok hizli degistiribilir, eger kuzey ruzgar varsa, cok soguk olabilir, eger guney ruzgar varsa, cok sicak olabilir. Bunun icin cok kisi hastalaniyor. Hem is yeride hem de dairemde cok kisi hasta, ve bende bugun biraz hasta hissediyorum – galiba grip geliyor, buna ragmen simdi buyuk bir problem yok. Aslinda, her zaman saglikli oldum, cok spor yapiyorum, o yuzden benim icin hastalik buyuk bir problem degil. Yeni is yeride neredeyse bes yilda calisiyordum, hastalik izni hic almadim. Eski is yeride neredeyse alti yilda calisiyordum ve sadece bir gun hastalik izni aldim. O gun yaklasik on yil once, bir gece sarhos oldum, ben arkadan saldiriya ugradi, dustum ve omuz kirdim. Sonra gun is yeriye gitmedim, fakat kirilan kemik ile onumuzdeki birkac hafta calismaliydim. Saldirgan cezalandirmadi, herkes gore benim hatam oldu cunku sarhos oldum. Ne kadar ilginc…

 

3/1/16

 

Gunaydin, Istanbul. Yeni ev arkadas bulduk, Dogu Turkiye’den bir erkek, o Besiktas’ta bir otelde calisiyor. Ona bugun geliyor. Aslinda zor bir sey degildi. Baska bir genc erkek oda istedi, ve birkac daha kisi ilgilendi. Tabii ki, dairemiz cok merkezde, bos oda buyuk ve mobilyali, ve cok pahali degil. Gecen ay Misirli bir kadin geldi, bos oda istedi, ben ona kabul ettim, ancak ona gelmedi. Ne kadar ilginc. Bu apartmanda bes bucuk yilda oturdum, cok ev arkadas vardi, yaklasik yarim yabancilar, yarim Turkler. Genellikle Turkler iyi ev arkadaslar, onlar genellikle saygili ve sikayet etmiyor. Bence en kotu ev arkadas Amerikan ve Alman oldu. Amerikan ev arkadaslarim tembel oldu, hic bir sey yapmadi, ve Alman ev arkadaslarim biraz kibirli oldu. Tabii ki, bu genellestirme, herkes farkli. Burada birkac Fransiz ev arkadaslarim vardi, birkac Arap, bir tane Yunanli kadin. bir tane Ingiliz erkek, bir tane Trinidad ve Tobago’li erkek, ve kisaca sure bir Kirgiz kadin. Yaklasik yarim ev arkadaslarim kadin oldu, bana gore ev arkadas olarak kadinlar ve erkekler ayni, onlar arasinda buyuk bir fark yok. Gercekten benim icin Istanbul yasami cok zengin bir kulturel deneyim, sadece Turkiye hakkinda ogreniyorum degil, dunya halki hakkinda da ogreniyorum. Su anda genellikle milliyet hakkinda sanmiyorum, insanlar insandir.

 

2/1/16

 

Gunaydin, Istanbul. Tam yirmi yil once Yeni Zelanda’da kucuk bir kasabada gazeteci olarak calisiyordum. Cok ilginc oldu, cunku o kasaba Yeni Zelanda’nin Kuzey Ada’nin ortasinda, baskent ve en buyuk sehir arasinda, bu yuzden cok unlu insanlar geldi. Is arkadaslarim yasli erkekler oldu, onlar icin unlu insanlar ilginc degildi. Ancak ben hem genc hem de tecrubesiz oldu, benim icin cok iyi firsatlar vardi. Bir gun basbakani Jim Bolger roportaj yaptim, baska bir zaman baska partinin lideri Winston Peters roportaj yaptim. Ayrica, unlu sporculari roportaj yaptim, uluslararasi ragbi yildiz Zinzan Brooke ve Olimpiyat halter efsane Precious McKenzie, mesela. Gazeteci olarak benim ikinci yil ve ikinci is oldu. O kasabanin nufusu sadece on bes bin kisi, baslangicta Iskandinav bir yerlesim oldu. Ben genel gazeteci olarak calisiyordum, pazartesi gunleri hafta sonu suc haber almaya karakola gittim, Sali gunleri koyun satis haber almaya stok sahasiye gittim, carsamba gunleri davalar hakkinda yazmaya mahkemiye gittim, cumartesi gunleri ragbi hakkinda yazmaya maclara gittim. O gazete icin tam bir yilda calistim – Mayis bin dokuz yuz doksan besten Mayis bin dokuz yuz doksan altiye kadar. Ondan sonra daha buyuk gazete icin calismaya daha buyuk kasabaya gittim, ve yeni is yeride uc bucuk yil boyunca devam ettim.

 

1/1/16

 

Gunaydin, Istanbul. Evet, yil iki bin on alti geldi. Sadece bir numara, hic bir sey demek, hayat devam ediyor. Bu benim on yedinci yil Avrupa’da, bu benim on birinci yil Istanbul’da, ve bu benim altinci yil ayni apartmanda. Benim icin bu sasirtici. Yil bin dokuz yuz doksan dokuz Avrupa’ya geldim, Ispanya’da oturmak istedim fakat gercek planim yoktu, sadece bir suredir garson olarak calisiyor ve Ispanyolca orgeniyor, mesela. Ancak Ispanya’da is bulamadim, tecrubesiz oldum, calisma iznim yoktu, ve Ispanyolca bilmedim. O yuzden Ingiltere’ye gittim, orada bir yilda garson olarak calistim, tecrube kazandim. Sonunda Ispanya’ya geri dondum, ama garsonluk yapmadim, Ingilizce ogretmenlik kursu yaptim, ve ondan sonra Ispanya’da bes yil boyunca Ingilizce ogretmen olarak calisiyordum. Bu arada, yaz okulda calismaya hem Rusya’ya hem de Cin’e gittim, cok ilginc oldu. Yil iki bin bes yaz okulda calismaya Turkiye’ye geldim, ama ilk olarak Istanbul begenmedim, Barselona’ya geri donmeyi cok istedim. Halbuki, ogrencilerim beni sevdi, arkadaslar edindim, ve Adalari kesfettim. Ayrica, burada cok daha iyi maas kazandim. Bunun icin karar verdim, bir yilda Istanbul’da kalacagim. On bucuk yil sonra hala buradayim!! Ilk bes yilda bazi apartmanda oturdum, her birkac ayda degistim.Bes bucuk yil once hizli bir sekilde yeni yere bulmaliydim, bunun icin buraya tasindim. Eskiden bir futbol arkadasim burada oturuyordu, ve bos yatak odasi vardi. Neden bilmiyorum, fakat emin olmadim, baska bir daire neredeyse sectim. Sonunda bu daire sectim ve buraya tasindim. Bes bucuk yil sonra hala buradayim!!

31/12/15

 

Gunaydin, Istanbul. Evet, Noel geldi, Yilbasi da geldi, bu yil iki bin on bes icin benim son Turkce blog. Ama endise etme, yarin yil iki bin on alti icin ilk Turkce blog yazacagim. Noel icin iki tane guzel hediye aldim – mavi kazak ve kucuk bir bardak (ASAGI BAK). Bu kazak bir ogrenci bana verdi, ona gore ben disarida her zaman tisort giyer ve kis mevsimi icin kazak gerekiyor. Bu bardak bir is arkadasim bana verdi, ona Yunanli-Amerikan bir erkek, Yunanistan’da tatil yapti ve hediyeler ile geri dondu. Bu arada, kar yagmur geldi, gercek bir surpriz oldu, cunku sadece birkac gun once on dort, on bes derece oldu – ve ucun sureli hava tahmini gore guzel hava Ocak sonuna devam edecek. Fakat Istanbul’da hava cok hizli degistirebilir, eger Rodos (guney) ruzgar varsa, cok sicak olabilir, eger Poyraz (kuzey) ruzgar varsa, cok soguk olabilir. Televizyon haber gore bugun eksi bes derece ulasacak, ve yarin bu hava devam edecek. Umarim bu hafta sonu kar olmayacak ve her sey normale donecek, is yeride iptallar istemiyorum. Bu aksam ne yapacagim? Hic bir sey yapmayacagim. Eskiden her zaman Yilbasi partiye gittim, cok alkol ictim, sarhos oldum, ve sonraki gunu cok kotu hissettim. Ama simdi evde kalmaya tercih ediyorum, genc degilim, sadece rahat olmak istiyorum. Herkes mutlu yillar !!

 

30/12/15

 

Gunaydin, Istanbul. Gecen ay yeni bir bilgisayarim satin aldim, ucuz bir model, ve biraz problem vardi. Ilk olarak bol bol reklam geldi ve hic bir sey yapamadim. Bilgisayar dukkaniye geri dondum, tezgahtar ile konustum, ama ona yardimsever degildi, ona gore bu sadece ucuz bir bilgisayar, ve eger anti-virus yazilim istersem, birkac yuz lira daha odemeliyim. Fakat anti-virus yazilim satin almak istemedim, ihtiyac yoktu, bedava programlar var. Yerine bir ev arkadasim ile konustum, ve ona butun reklamlar cikardi. Ondan sonra yeni bilgisayarim daha iyi ancak hala biraz yavas, kullanmaya kolay degildi. Gercekten, eski bilgisayarim daha iyi. O yuzden dun yeni bilgisayarim is yeriye goturdum, ve orada bir is arkadasim cok daha faydasiz programlar cikardi. Burada neler oluyor? Neden yeni bilgisayarlar cop dolu? Bana gore bu kesinlikle bir duzenbazlik. Dukkanlar cop dolu bilgisayarlar satiyor, ve eger bir musteri sikayet ederse, tezgahtar yardim etmiyor, sadece saha programlar satmaya calisiyor!! Gencler icin buyuk bir problem degil cunku onlar teknoloji iyi anliyor, ama cok kisi teknoloji iyi anlamiyor, ve onlar icin kapanalar var. Iki yil once yeni bilgisayar satin aldim, cok problem vardi, dukkaniye geri dondum, tamirciye gittim, fakat cozum yoktu, o bilgisayar hic kullanmadim. Bu arada, simdi yeni bilgisayarim cok daha iyi, umarim daha problem olmayacak – Insallah!

 

29/12/15

 

Gunaydin, Istanbul. Yeni ev arkadas buldum, Cuma gunu bir Misirli-Turk kadin geliyor, ona Misir’de dogma buyume ama onun memleketi Turkiye, ve Turkce ogrenmek istiyor. Mutluyum cunku Craigslist blok devam ediyor. Evet, neden bilmiyorum, ama su anda ev arkadaslar bulmaya en faydali web sitesi Turkiye’de engellendi. O yuzden bos yatak odasi hakkinda cok az kisi geldi, endise etmek basladim. Bu benim altinci yil burada, eskiden ev arkadaslar kolay buldum, buna ragmen kis ve ilkbahar mevsimler kesinlikle daha zordu, daha az kisi geliyordu. Halbuki, her yil kira zammi var, eskiden sadece yuz lira, fakat son birkac yilda iki yuz, ve simdi uc yuz. Bunun icin herkes icin biraz pahali oldu, yeni ev arkadaslar bulmaya daha ve daha zor oldu. Sonunda, bu yil yeni yatak odasi insa edildi, bu sekilde herkes icin daha ucuz. Yazdan sonra iyi ev arkadaslar buldum, cok kolay oldu, ve son birkac ay cok guzel gecti. Aslinda, bir tane ev arkadasim yazdan beri Beyrut’ta kaldi (ona Lubnanli). Bu arada Fransiz bir delikanli burada oturuyordu, ancak Subat ay sonunda ona memleketine geri donecek. Misirli-Turk kadin Ocak ay boyunca Lubnanli adamin yatak odasi kiralayacak, ondan sonra Fransiz delikanlinin yatak odasina tasinacak. Mukemmel! Diger ev arkadasim genc bir Turk kadin, ona burada oturmak devam ediyor . . .

28/12/15

Gunaydin, Istanbul. Bir eski is arkadasim Belarusya’ya tasindi, su anda ona orada Ingilizce ogretmen olarak calisiyor. Bu arkadasim orta yasli bir Amerikan yerlisi, gencken ABD deniz askeri oldu, eskiden ona Istanbul’da oturuyordu. Ona Belarusya seviyor, ona gore herkes cok durust ve mutlu. Belarusya kucuk degil ama nufusu sadece yaklasik on milyon. Belarusya ve Rusya hem cografi olarak hem de siyasi olarak cok yakin. Bunun icin, Belarusya’ya cok az turistler gidiyor, Belaruslular hala yabancilar kabul ediyor, onlar Bati Dunya’dan kesinlikle farkli ve Bati Dunya gibi olmak istemiyor. Ayrica, Belaruslular durust olmak tercih ediyor, ve bu sekilde devam etmek istiyor. Belaruslular gore su anda Ukrayna Bati Dunya gibi, insanlar durust degil, her zaman para istiyor. Ukraynalilar gore Belaruslular ‘sade’ insanlar, onlar icin komik bir sey, cok saka yapiyorlar. Halbuki arkadasim gore Belaruslular Bati Dunya gibi olmak istemiyor. Bu arada, Bularuslular genellikle saygin giysi giyiyor, Amerikan moda – Tisort ve bol pantalon, mesela – tercih etmiyor, dovmeler populer degil. Ne kadar guzel! Belarusya cok idilik bir ulke gibi gorunuyor. Tabii ki, orada kis mevsimi cok soguk, bol bol kar yagmur var, fakat arkadasim gore kuresel isinma nedeniyle su anda kis mevsimleri fena degil . . .

 

27/12/15

 

Gunaydin, Istanbul. Noel bayrami bitti, bugun is yeriye donmeliyim, fakat gelecek hafta baska bir bayram olacak – Yilbasi. Dun gene cok az yaptim. Romanim projesi calismaya devam ettim, baska bir bolum bitiridim. Son birkac hafta boyunca gazeteci olarak benim ilk is hakkinda yazdim, ama bu bir biografi degil, bazi sey degistim. Bu bolum toplam yirmi sayfa var, romanim (aslinda bir kisa hikayeler toplama) toplam yuz otuz sayfa var. Simdi gazeteci olarak benim ikinci is hakkinda yazmaya basliyorum, ondan sonra gazeteci olarak benim ucuncu is hakkinda yazmaya baslayacagim. Ayrica dun J D Salinger’in ‘Gonulcelen’ adli kisa romani yeniden okumaya bitirdim. O roman yaklasik yirmi yil once okudm, fakat internette yeniden okudum cunku o ‘ses’ gene istedim. Bu arada eski yazar Lev Nussimbaum hakkinda baska bir kitap okuyorum, ona cok gizemli bir adam, Ukraynali Yahudi, Birinci Dunya Savas boyunca ona hem Avrupa’da hem de Orta Dogu’da cok seyahat etti – Turkiye’ye dahil. Dun aksam internette ‘Marsli’ filmi izledim, ama cok sikilyordum. Bu yeni bir film, bir uzayci Mars’ta birakildi, ona kurtarma beklerken yalniz hayat kalmali. Maalesef, o film cok kalipmasmis ve ongorulebilir, siradan bir hikaye var, ve her karakter cok zeki ve komik – ‘melekler gibi.’ Birinci saat izledim, ikinci saat atladim, ve ongorulebilir mutlu bitis seyrettim. Bu film kesinlikle tavsiye edemiyorum…

 

26/12/15

 

Gunaydin, Istanbul. Bugun Noel bayrami devam ediyor, Noel’in ertesi gunu ‘Boxing Day’ olarak bilinen, herkes hediyelerin (kutular) aciyor. Maalesef, hava guzel degil. Birkac gun once burada ‘Ocak’a kadar guzel hava devam edecek’ yazdim, ama bugun iyi bir ornek degil. En azinda, cok soguk degil, kar yagmur yok. Dun hic bir sey yapmadim, sadece ogle yemegi icin disari gittim. Evde kaldim ve yeni bilgisayarim kullandim, romanim projesi calistim (cok yaptim), Facebook’tan cok haber okudum, ve Turk televizyon seyrettim. Son birkac ayda neredeyse her gun hem baskan hem de basbakan uzun zaman boyunca televizyonda konusuyor. Ne kadar ilginc! Memleketimde baskan yok, ve basbakan genellikle sadece secim kampanyasi boyunca televizyonda bu kadar konusuyor. Bu arada, dun ogleden sonra bir kisi bos odamiz gormeye geldi, ama sadece bir kisi cunku en faydali web sitesi (Craigslist) engellendi. Bu da cok ilginc. Ondan sonra internet bankaciligi yapmak istedim – ancak internet bankaciligi benim detaylarim kabul etmedi. Neden bilmiyorum, ama galibi cunku yeni bilgisayarim kullaniyorum. Internet bankaciligi sistemi kesinlikle karisik. Ayni para kartim var, ayni sifre, ayni telefon numera, fakat farkli bir bilgisayar kullaniyorum, o yuzden hic bir sey yapamadim. Pazartesi gunu cozum bulmaya bankaya gidecegim. Dun aksam basim agridi, kirmizi sarap ictim ve yataga gittim.

 

25/12/15

 

Gunaydin, Istanbul. Herkes Mutlu Noel gunu. Simdi Hiristiyan Dunyasi Isa’nin dogusu kutlayor. Hiristiyan zamanlardan once her kes kis gondonumu ve yilin en kisa gunu kutladi. Simde kis sadece basladi, fakat yilin en kisa gunu bitti ve her gun daha ve daha uzun. Evet, Noel gunu geldi, ve her yerde Noel Baba’nin goruntu var, bu sekilde her sey reklam ediyor. Gercekten bu bayram satis hakkinda. Noel Baba kim? Aslinda, iki tane var. Iskandinavya’da Noel Baba kis gunesi temsil ediyor, kirmizi takim elbisi giyer, gokyuzunde ucar, bacalari asagi iner. Bu arada, guney Avrupa’da farkli bir Noel Baba vardi, aziz Nicholas Antalya’dan Yunanli bir piskopos oldu, cok seyahat etti ve herkese hediyelere verdi. Avrupa’da Noel Baba ve aziz Nicholas kesinlikle farkli, ancak Amerika’daki her sey karisikti, orada onlar ayni adam, kirmizi takim elbise giyer, gokyzunde ucar, bacalari iner ve herkese hediyeler verir. Bunun icin su anda Bati Dunya’da Noel Gunu uc tane farkli sey kutlaniyor – Isa’nin dogusu, kis gondonumu ve aziz Nicholas’in seyahatlari. Memleketimde Noel Gunu sadece aileler icin. Aralik yimi besinci yaz gundonumu – kis gundonumu degil, din onemli degil, hic kimse gercek Baba Noel ve aziz Nicholas hakkinda bilmiyor. Ayrica, Yilbasi farkli bir bayrami. O gun gelecek hafta kutlanacak . . .

 

24/12/15

 

Gunaydin, Istanbul. Yeni ev arkadasim icin ariyorum. Son birkac ayda her sey mukemmel oldu, uc tane ev arkadasim var, herkes hem candan hem de yardimsever. Hic problem yoktu. Aslinda, bir tane ev arkadasim yazdan beri Lubnan’da kaldi, onun memleketi, buna ragmen yatak odasi tuttu. Fakat bu ay Fransiz bir kadin onun yatak odasi kiraladi. Bu arada, Fransiz delikanli yazdan beri burada oturdu, ama Ocak sonunda Fransa’ya geri donecek. O yuzden onun yatak odasi Subat ayda bos olacak. O yatak odasi cok buyuk, bol bol mobilya var – cift kisilik yatak dahil. Kiralik sekiz yuz lira (arti faturalar). Eger birisi hemen tasinmak isterse, Ocak ay boyunca Lubnan adamin odasi kullanabilir, ondan sonra Fransiz delikanlinin odasi tasinabilir. Baska ev arkadasim var, genc bir Turk kadin, ona da yazdan beri burada oturdu. Dairemiz cok merkezde, Taksim Metro’dan sadece iki dakika, Kabatas Iskele’den sadece on dakika. Bunun icin her zaman ev arkadaslar bulabiliriz, zor bir sey degil, ancak simdi buyuk bir problem var – ilan icin en faydali web sitesi kapatildi. ‘Craigslist’ uluslararasi bir web sitesi, ve sadece Turkiye’de kapatildi. Galiba Turk hukumeti bu yapti, ama neden bilmiyorum. Craigslist cok faydali ve kar etmeyen bir web sitesi, her sey bedava, ve neredeyse her sey alim-satim . . .

 

23/12/15

Gunaydin, Istanbul. Hava ne kadar guzel! Kis mevsimi resmi olarak bu hafta basladi, Kis dondunumu (yilin en kisa gunu) iki gun once oldu, fakat haber gore bugun on bes derece ulasacak. Ayrica, genellikle gunesli oldu. Yurumek icin bu hava kesinlikle mukemmel, ve ben cok yururum – her gun en az yedi, sekiz kilometre (bir saatten fazla). Sonbahar hava ilginc hava oldu, Eylul sonunda bir gun sadece on sekiz derece oldu, Ekim ay boyunca genellikle on bes ve yirmi uc derece arasinda oldu, ve Kasim ay boyunca her gun on iki ve on dokuz derece arasinda oldu. Aslinda, Kasim sonunda sadece on iki, un uc derece oldu. Ancak simdi on bes derece var, ve haber gore bu hava devam edecek – Ocak ay boyunca dahil! Cok sansliyiz. Butun Avrupa’da guzel hava var, bu hafta Fransa’da yirmi derece ulasti, Rusya’da da mevsimsizce sicak. Bu kuresel isinma mi? Halbuki, gecen hafta Istanbul’da biraz soguk oldu, her gun sadece on ve on iki derece arasinda. Gecen cuma gunu gunesli degildi, ben disari gittim ve cok soguk hissettim. Uzun doneme tahmin gore Ocak sonunda kesinlikle soguk olacak, yirmi dorduncu ve yirmi besinci kar yagmur olabilir. Bu normal, tabii ki. Kis mevsimi yeni basladi, uc ay daha var, ve erken Ilkbahar boyunca her sey olabilir, iki kere Nisan ay boyunca Istanbul’da kar yagmur gordum.

 

22/12/15

 

Gunaydin, Istanbul. Maalesef yeni bilgisayarim iyi degil. O kullanabilirim ama ne hizli ne kolay. Aslinda, eski bilgisayarim yeni bilgisayarimdan daha hizli ve kolay. Nasil olabilir? Yeni bilgisayar hem hizli hem de kolay olmali, degil mi? Fakat bu bilgisayar eski bir bilgisayar benziyor. O  gecen ay  satin aldim. Hemen problemler vardi, sayisiz reklam geldi, hic bir sey yapamadim. Bunun icin Tekno dukkani’ye geri dondum, fakat tezgahtar gore bu sadece ucuz bir bilgisayar (yaklasik bin lira odedim), ve eger problemleri istemiyorsam, virus-onler yazilim satin almaliyim, birkac yuz lira daha odemeliyim. Bu kesinlikle santaj, degil mi? Fakat ben yabanci, tezgahtar ne yardimsever ne kibar oldu, beni yardim etmek kesinlikle istemedi. Iki yil once Saturn Demiroren alisveris merkezden baska bir bilgisayari satin aldim, ve o cok daha kotu oldu. Ona hic kullanamadim, galiba virus vardi. Tamirciye gittim, birkac yuz lira daha odedim, fakat problemler devam etti, caresiz oldu. Galiba eger iyi bir bilgisayar istersem, cok para odemeliyim, ve anti-onler yazilim almaliyim. Halbuki, eski bilgisayarim yaklasik bes yil once satin aldim, sadece yaklasik bin lira odedim, ve genelde cok az problem vardi, ilk iki, uc yil boyunca hic problem yoktu, o bilgisayar hem hizli hem de kolay. Bunun icin o defa sansliydim, son iki defa kotu sans vardi . . .

 

21/12/15

 

Gunaydin, Istanbul. FIFA baskani Sepp Blatter ve UEFA baskani Michel Platini sekiz yil futboldan men, Blatter elli bin Isvicre frangi (yaklasik yuz elli bin lira) odemeli, Platini seksen bin (yaklasik iki yuz kirk bin lira). Bana gore bu buyuk bir ceza degil. Tabii onlar futboldan men, fakat sekiz yil cok az. Onlar cok yolsuzluga karisti, futbol guverilirligini sarstiler. Ayrica, galiba onlar icin para ceza da cok buyuk degil, galiba onlar futboldan milyonlarca dolar kazandi, galiba cok rusvet vardi. Mesela, yil iki bin yirmi iki’de Dunya Kupasi Katar’da olacak. Bu kesinlikle sacma. Katar cok kucuk bir ada, iyi milli futbol takim yok, ona futbol Dunya Kupasi’nda hic oynamadi. Ayrica, orada her zaman cok sicak. Halbuki, Katar cok benzin zengin bir ulke, ona son birkac yilda Dunya Kupasi icin birkac yeni stadyum insa etti. Maalesef, buyuk bir acele var, yabanci isciler cok tehlikeli is yapmali ve bu sekilde cok hayat kaybetti. Sorumlu kimin? En sonunda, sorumlu Sepp Blatter’in. Cocukken futbol Dunya Kupasi en sevdigim spor olay oldu. Yil bin dokuz yuz yetmi dort ve iki bin alti arasinda her Dunya Kupasi final maci gordum. Bunda baska, cok daha maci seyrettim, tabii. Cok guzel Guney Amerikali takimlar ve oyuncular hatirlayorum – Maradona dahil. Ancak son iki Dunya Kupasi final maci gormedim, istemedim. Su anda Avrupa hersey kontrol ediyor, bunun icin Avrupali takimlar her zaman kazanir. Ne kadar sikici!

 

20/12/15

 

Gunaydin, Istanbul. Bes gun sonra Bati Dunya Noel Gunu kutlayacak. Bayram olacak, fakat benim icin normal cunku cuma gunleri calismiyorm. Aslinda, iki gun bayram olacak, Bati Dunya’da Aralik yirmi alti bayram devam ediyor. Noel izleyen gun ‘Boxing Day’ olarak bilinen cunku eskiden herkes Aralik yirmi alti tarihinde herkes hediyelerini (kutular) acti. O yuzden benim icin gelecek Cumartesi gunu tatil gibi olacak. Bir hafta sonra neredeyse butun dunya yilbasi kutlayacak, ama bu da Cuma gunu olacak, benim icin ekstra tatil olmayacak. Halbuki, bu bayram persembe gunu baslayacak, Aralik otuz bir tarihinde, aksamlar dersler olmayacak, benim icin tatil gibi olacak. Bunun icin benim icin gelecek iki hafta boyunca iki tane ozel tatil olacak – Noel izleyen gun ve yilbasi gecesi. Ne yapacagim? Hic bir sey yapmayacagim. Ne Noel gunu ne yilbasi kutlayacagim. Benim icin bu bayramlar onemli degil. Ben sadece evde oturacagim, roman projesi calismak devam edecegim, internette uluslararasi haber okuyacagim, ve yerel televizyon izleyecegim. Tabii ki, ogle yemegi icin cikacagim, fakat baska bir sey yapmak istemiyorum. Ben orta yasliyim ve su anda biraz tembelim. Yazma haric neredeyse her sey icin motivasyonu kaybettim. Belki bu bilgisayar ve internet bir sonuc. Emin degilim, ama bu sekilde rahat ediyorum . . .

19/12/15

 

Gunaydin, Istanbul. Internette cok cesitli haber okuyabiliriz. Tabii ki, cok ulke Ingiliz dil kullaniyor – ABD, Ingiltere, Hindistan, Guney Afrika, Kanada ve Avustralya mesela, Ayrica, su anda bircok ulke’de Ingiliz dil gazeteler var. Bunun icin eger Ingilizce biliyorsaniz, internette cok ulke’den haberleri okuyabilirsiniz. Bu arada, eger baska dil biliyorsaniz, daha firsatlar var. Ben sansliyim, cunku birkac dil okumayi ogrendim, Ispanyolca ve Fransizca dahil, ve onlar da uluslararasi diller. Aslinda, su anda uluslararasi haber okuma benim en sevdigim hobim. Ben eski gazeteci, ve zaman zaman makaleler yazmaya devam ediyorum. Son iki ayda Guney Afrika’li bir gazete icin birkac makale yazdim, ve gecmis yillarda Hurriyet Daily News icin bircok makale yazdim. Bu sekilde uluslararasi haberler iyi analiz edebilirim, ve bir sey apacik: Amerikan yaygin medya buyuk bir yalanci. Cin’de ve Turkiye’de hapishanede cok gazeteci var, ve bu kesinlikle kotu bir durum. Fakat Amerika’da gazeteci cesur degil, sadece hukumet icin yaziyor, her zaman baskan destekliyor – kopekler gibi. Orada basin ozgurlugu yok, cunku gazeteciler kesinlikle hukumetin kontrol altinda. O yuzden, Amerika’da ozgurluk yok, cunku insanlar gercek haber bilmiyor. Mesela, bu hafta ABD askeri yaklasik otuz Irakli asker oldurdu, ama Amerikan medya hic haber yoktu. Gecen hafta ABD askeri yaklasik otuz Suriye’li sivil kimse oldurdu, ama Amerikan medya hic haber yoktu. Inanilmaz bir durum – George Orwell ile ilgili .

 

18/12/15

 

Gunaydin, Istanbul. Evet, WikiLeaks editor ve sozcu Julian Assange gore yaklasik on yil once Amerika Iran ve Hizbullah zayiflatmaya Suriye’nin rejimi degistirmek icin plan yapti. Israil ve birkac daha ulke Amerika’ya bu plan ile yardim etti. Israil Suriye’nin Golan Tepelerinin isgal etti, ve orada cok benzin bulundu. Assange Avustralyali bir adam ancak son uc bucuk yilda Londra’nin Ekvador Elcilik’te kaldi, hem Amerika hem de Isvec’ten siginma istiyor. Amerika cok kizgin cunku WikiLeaks ABD’nin savas suclari birakti, ve ABD cok cok kotu seyler yapti – toplu katliam, iskence ve tecavuz dahil. Assange’nin muhbirisi Chelsea Manning otuz bes yil icin hapse girdi (gercek savas suclulardan daha uzun zaman)! Tabii ki Amerika cok kizgin, ona Assange kesinlikle nefret ediyor. O yuzden Assange karsi tecavuz davasi fabrikasyon yapildi. Gercekten “kurban” gore tecavuz yoktu, Isvec polis hic bir sey yapmaya karar verdi. Fakat ABD bu davasi cok istiyor, ve Iskandinavya kesinlikle Amerikan kontrol altinda. Efsanevi Avustralyali gazeteci John Pilger gore Assange buyuk bir kahraman, cok cesur bir adam ve kesinlikle durust bir gazeteci. Efsanevi Amerkan yazar ve siyasal feylesof Noam Chomsky bu kabul ader. Ben ayni fikirdeyim, tebrikler Julian Assange ve cok tesekkurler !

 

17/12/15

 

Gunaydin, Istanbul. Gelecek yil icin ne istiyorum? Sadece problemsiz bir yil istiyorum. Sadece yazmaya devam etmek istiyorum. Genc degilim, sakin ve rahat bir hayat istiyorum. Tabii ki yaz tatil yapacagim, baska bir Yunanli adaya gidecegim. Hangi ada bilmiyorum, ama bu kere Turkiye yakin bir adaya gidecegim. Son iki kere ucak binerek gittim, biraz pahali oldu, ayrica daha uzun zaman kalmak olabilirdi, ama onceden bilmedim, ucak biletleri zaten satin aldim. Ders aldim, gelecek yaz Yunanli adaya otobus ve feribot binerek gidecegim, eski zamanlardeki gibi. Bu sekilde eger daha uzun zaman kalmak isteyeceksem, bu mumkun olacak. Galiba baska bir tatil yapmayacagim. Kuba ve Meksika hakkinda merak ediyorum, ama su anda benim oncelik para biriktirmek. Ayrica, yazin o ulkeler cok sicak, eger oraya gideceksem, kis boyunca olmali. Ancak yazmaya kis mevsimi en uygun, en rahat, ve benim icin bu daha onemli. Evde her sey iyi, su anda iyi ev arkadaslarim var, Insallah bu durum devam edecek. Bu yil saglik problem yoktu, Insallah bu durum devam edecek. Is yeride mutluyum, Insallah bu durum da devam edecek. Bu arada, Suriye Savas bitirmek istiyorum, multeci krizine cozum bulunmak umarim. Tabii gelecek yil Rio de Jenaryo Olimpiyat olacak, yuzyilda ilk kez icin ragbi oynanacak . . .

 

16/12/15

 

Gunaydin, Istanbul. John Pilger cok unlu ve deneyimli bir Avustralyali gazeteci. Ona Vietnam Savas hakkinda raporu yazdi, ve nerdeyse elli yil sonra devam ediyor. Pilger hem makaleler yaziyor hem de belgeseller yapiyor. Son belgesel film Aborijinler hakkinda, ‘Utopya’ cok ironik bir baslik, gercekten Aborijinler hayat cok zor, Ucuncu Dunyasi gibi. Pilger gazetecilik hakkinda buyuk bir kritik, Amerika’daki ozellikle. Ona gore yaklasik seksen yil once kurumsal reklamcilik yeni bir gazeteci yaratti, bu gazeteci sadece sirketler kapris yapmak istedi, her zaman milliyetci oldu, her zaman hukumeti destekledi. Gercekten, hukumet haberleri kontrol etmek basladi. Otuz yil once otuz sirket Bati Dunya’nin yaygin basin sahip oldu. On bes yil once sadece bes tane (buyuk) sirket Bati Dunya’nin yaygin basin sahip oldu. Yuzde doksan Amerikan haber Irak savasi destekledi. Bir unlu ve onemli bir gazeteci Judith Miller cok yalan soyledi, mesela. Ingiltere’de Gizli Haberalma Servisi BBC kontrol etti, bu sekilde Ingiliz hukumeti kedine makaleler yazdi, cok yalan soyledi, ve BBC Irak Savasi yuzde doksan sekiz destekledi! Eger durust bir medya olsaydi, Irak Savas olmazdi, yaklasik bir milyon hayat kaybetmedi. Soguk Savas boyunca Ruslara saka soyledi: ‘En azinda, biz bizim medya cok yalan soyluyor biliyoruz!’ Amerikan medya kesinlikle hukumet’in kontrol altina.

 

15/12/15

 

Gunaydin, Istanbul. Evet, arkadaslarim, Cumhuriyetci partisi aday Donald Trump sadece bir sapinc degil, gercekten ona Amerika iyi temsil ediyor. Amerika’da cok irkcilik var, Donald Trump cok irkci bir adam. America’da cok Islamofobi var, Donald Trump kesinlikle Islamofobik bir adam. ABD cok kibirli ve bencil bir ulke, Donald Trump cok kibirli ve bencil bir adam. Amerika ne isterse yapar, Donald Trump ne isterse yapar. On dort yil once ABD Irak saldirdi, neredeyse butun dunya gore o savas yanlis, Birlesmis Milletler gore o savas yasak. Fakat ABD hem cok kibirli hem de dikkatsiz olarak devam etti, Irak saldirdi, yaklasik bir milyon kisi oldurtu, hem iskence hem de tecavuz yapti. Bu seklide ABD cok teroristler yaratti ve multeci kriz basladi. Kim sorumlu? Hic kimse sorumlu tutmadi. ABD bir milyon kisi oldurdu, cok savas sucu yapti, ancak hic kimse cezalandirmadi. Bunun icin Amerika’dan cok propaganda geliyor, ana medya her zaman savas destekliyor ve cok yalan soyluyor. Amerika da Rusya nefret ediyor. Neden? Cunku eger Rusya nefret etmiyorsa, kendine kotuluk kabul etmeli – ve Amerika neredeyse butun dunyada kotu sey yapiyor. Evde Amerika daha problem va: polis siddeti ve aptal silah yasalari, mesela. Ancak onlar hic bir sey yapmiyor, sadece ozgurluk ve demokrasi hakkinda konusuyor. Gercekten orada ne ozgurluk ne demokrasi var, Amerika hem oligarsi hem de polis devleti . . .

 

14/12/15

 

Gunaydin, Istanbul. Baska bir yil neredeyse bitirdi, ve bu yilda ne yaptim? Kis ve ilkbahar boyunca cok az yaptim, fakat cok para biriktirdim. Bu onemli bir sey, tabii ki. Genc degilim, yurt disinda oturayorum, bankada kriz icin parasi gerekiyor. Ayrica, baska bir roman projesi bitirdim, fakat tekrar yayinlanmadi. Bu cok zor bir sey. Yazin sadece bir yurt disi seyahati yaptim, Yunanli Adalar’a gittim (her yaz gibi), Girit Adasi’nda bir hafta kaldim, cok guzel oldu, o tatil cok eglendim. O hafta haric, her bos gunum yuzmeyi Burgazada’ya gittim. Yazdan sonra yeni bir roman projesi basladim. Aslinda, bu kez sadece tum memleketim hakkinda kisa hikayem toplayorum ve duzeltiyorum. Son on yilda Amerikan bir edebiyat web site cok kisa hikayem yayinlandi. Maalesef, birkac ay once o web site kapatti. Bu arada gecen ay Guney Afrika’da bir gazetiye icin makale yamaya basladim, simdiye kadar bes tane makalem yayinlandi, altinci gonderdim, cevap icin bekliyorum. Ilkbahar boyunca yeni ev arkadaslar icin aradim ama cok zor oldu, ev sahibi kiraya yuzde on zam yapti, su anda uc kisi icin bizim daire ucuz degil. Bunun icin salonda dorduncu yatak odasi yapildi, ben o yatak odasiye tasindi. Ondan sonra yeni ev arkadaslar hemen buldum. Sonunda, iki hafta once yeni bilgisayar satin aldim, simdi o kullaniyorum

 

13/12/15

 

Gunaydin, Istanbul. Simdi elektrik var ve yeni bilgisayarim ile problem yok. Gecen hafta cok kotu, evde uc gun boyunca elektrik kesildi. Ayrica, yeni bilgisayarim problem vardi, cok reklam geldi, hic bir sey yapamadim. Bilgiisayar magazasi bana yardim etmedi, ancak ev arkadasim reklam problem cozdu. O yuzden simdi her sey normale dondu. Maalesef, bu ucuz bir bilgisayar ve hala mukemmel degil, eski bilgisayarim kullanmaya biraz daha kolay, ama iki calistirma bilgisayar istedim ve simdi iki calistirma bilgisayarim var. Bu arada, evde biraz daha elektrik problem vardi. Mesela, iki tane yatak odasi’nda lamba calismadi, elektrikciye cagidim, ona geldi ve lambalar tamir etti, sadece otuz lira odedik. Fakat dun mutfakta bir sigortayi attirdi, ondan sonra baska bir lamba ve iki tane elektrik prizi calismadi. Gercekten, evimde elektrik problemler normal bir sey, galiba bizim elektrik sistemi cok eski ve karisik. Neysi ki, her yerde elektrikciye var, ve onlar hem ucuz hem de etkili. Bilgisayar tamirciler kesinlikle farkli, onlar ne ucuz ne etkili, cok para odemeliyiz ve problemler devam ediyor. Son yirmi yedi yil oyunca cok bilgisayar sahip oldum, birkac diz ustu dahil, buna ragmen bu teknoloji hala anlamiyorum. Halbuki, su anda sansiyim cunku ev arkadasim bilgisayar iyi anliyor, ve is yeride iyi bir tamirci var.

12/12/15

Gunaydin, Istanbul. Ilk olarak Facebook cok az kullandim, sadece sakalar yaptim, zaman zaman fotograflar yapistirdim. Bu suredir benim Facebook sayfa kapatmak hakkinda dusundum. Fakat bir fikir geldi: Facebook’ta Turkce pratik yapabilirim, bircok Turkce arkadaslarim vardi – dil arkadaslar dahil. O yuzden her sabah birkac Turkce cumle yazdim. Cok cok zor oldu. O zamanlarda biraz Turkce biliyordum, biraz Turkce konusuyordum, fakat yazmak pratik yapmadim. Eski okulda Turkce is arkadaslarim bana yardim etti. Yavas yavas Turkce yazmaya ogrendim. Sonunda zor degildi, zaman zaman Facebook’ta Turkce dil icinde Turk arkadaslarim ile sohbet ettim. Yaklasik bir yil once kara verdim: sadece uc veya dort cumle yetersiz, gercek bir blog yazmak istedim. Bu yuzden, son yilda her sabah en azinda yuz kelime yaziyorum. Ayrica, bir Turkce blog web sitesi yaptim (ASAGI BAK). Bu arada, bazi arkadaslarim Facebook’un ‘Zaman Tuneli’nde’ haber yapistirdi, o haber okumaya basladim, zaman zaman o begendim. Adim adim daha ve daha haber okuyordum, bazilari kendime Facebook sayfada yapistirdim – Turkce, Fransizca ve Ispanyolca haber dahil. Her sey okudum, ve bu sekilde cok ogrendim. Aslinda, su anda Guney Afrika’nin bir gazetesi icin bloglar yaziyorum, ve bu fikir geldi sadece cunku Facebook’ta cok haber okuyorum11/12/15

 

Gunaydin, Istanbul. Tam iki hafta sonra Hiristiyan Dunyasi Noel Kutlanacak. Ayrica, Kis mevsimi baslayacak. Bu hafta biraz soguk ancak resmi olarak Kis yaklasik iki hafta sonra baslayacak. Aslinda, Noel cok eski bir bayram, Hiristiyan zamanlardan once herkes ‘ekinoks’ kutladi – yillin en kisa gun. Neden? Cunku o gunden sonra her gun daha uzun olacak. Fakat Kis mevsimi sadece basliyor, Mart sonuna kadar devam ediyor. Bunun icin, Kuzey Avrupa’da herkes Baba Noel kutlayor. Baba Noel Iskandinavya’dan, ona kirmizi elbise giyiyor, geyikler ile gokyuzunde kizak biniyor – gunes gibi – aksamda bacalara iniyor. Bu arada, yaklasik bin bes yuz yil once Hiristiyanlik Avrupa’ya geldi, her sey degistirdi, Hiristiyanlar gore Noel gunu Isa’nin dogum gunusu, herkes Isa kutlamali, Noel dindar bi gun (Holiday – Holy Day/Dindar gunu demek). Antalya’dan unlu bir Yunanli piskopos geldi, isim Nicholas oldu, ona herkes icin hediyeler getirdi, o yuzden cok kisi Saint Nicholas (Santa) kutlayor. Fakat Amerika’daki Baba Noel ve Santa karistirdi, orada onlar ayni adam oldu! Bunun icin su anda sadece bir tane Baba Noel var, ona Iskandinavya’dan (veya Kuzey Kutbu’dan) geldi, geyikler ile gokyuzunde kizak biniyor, aksamda bacalara iniyor – ve herkes icin hediyeler birakiyor. . .

 

10/12/15

 

Gunaydin, Istanbul. Bu hafta ABD askeri Suriye’de otuz dort sivil kimse oldurdu, cocuklar ve kadinlar dahil. Bu cinayet, degil mi? Kesinlikle bir toplu katliam. Fakat Amerika’dan hic bir haber gelmedi. Ne kadar fena! Amerika ne kadar iki yuzlu, ne kadar soguk kanli! Suriye ABD askeri ne davet etti ne kabul etti, ama ABD askeri Suriye’ye geldi ve sivil halk oldurdu. Bu arada, eger Rusya sadece bir sivil kimse oldurseymis, Amerika’dan cok haber var, onlar cok kizgin, ona gore Rusya ‘Naziler’ gibi. Iki ay once ABD askeri Afganistan’da bir hastaneye saldirdi, otuz kisi oldurdu. Bu kesinlikle inanilmaz! Onlar yarim saat boyunca bir hastaneye bombaladi, hem doktorlar hem de hastalar oldurdu. Eger Rusya bu yapsaydi, Amerikan haber ne soyluyor? Herkes bir sey anlamali – Amerika kesinlikle bir imparatorluk, ve imparatorluklar butun dunya kontrol etmek istiyor. Amerikan medya cok buyuk bir yalanci, Amerikan filmler cok buyuk yalanci, ve bazi Amerikan edebiyat da buyuk bir yalanci. ABD Irak’ta yaklasik bir milyon kisi oldurdu. Gercekten ona Naziler benziyor. Fakat Amerikalilar icin bu onemli degil, onlar gore butun dunya sadece ‘anti-Amerikan.’ Amerika her zaman Israil’e destekliyor, ancak Israil etnik temizlik yapiyor. Amerikalilar icin bu onemli degil, onlar sadece hambugerler yiyor ve gormezden geliyor

9/12/15

 

Gunaydin, Istanbul. Evde elektrik problemler devam ediyor. Dorduncu gun icin insaat isciler bizim elektrik kesildi. Bu yuzden is yeriye gene erken geldim. Turk ev arkadasim onlar ile konustu, onlar gore bugun son elektriksiz gun olacak, fakat emin degilim. Hayal kirikligina ugradim. Kis mevsimi dort gozle bekledim cunku yazmaya cok seviyorum, ve bu icin kisin en uygun zaman. Fakat kis geldi ve cok teknoloji problem var, romanim projesi biraz yavas gidiyor. Bu arada, iyi haber var – yeni bilgisayarim simdi iyi calisiyor. Baska ev arkadasim, genc bir bilgisayar programcisi ogrenci, reklam virus cikti. Insallah, o problem bitti. Gercekten inanilmaz bir durum oldu, yeni bilgisayar satin aldim ama reklam virus vardi, magazasiye geri dondum, ama tezgahtar gore yeni bilgisayarim ucuz bir model, ona bana yardim etmedi. Romanim projesi haric, su anda Guney Afrika’nin Cape Times gazetesi icin makaleler yaziyorum, simdiye kadar bes tane yayinlandi ve altinci makale gonderdim – cevap icin bekliyorum. Ayrica, biliyorsunuz ki, her gun Facebook’ta Turkce blog yazarim, Turkce pratik yapmaya onemli. Burada cok haber yapistiriyorum, hem alternatif hem de yaygin. Bazi arkadaslarim gore bu haber cok ilginc, galiba bazi arkadaslarim icin cok fazla, fakat Facebook seceneklar var, eger istemiyorsaniz, bu haberi gormek ihtiyac yok . . .

 

8/12/15

 

Gunaydin, Istanbul. Evet, Guney Afrika’nin Cape Times gazetesi baska bir makalem yayinlandi. Bu o gazeti icin benim besinci makale, ve simdi altinci makalem neredeyse bitirdim. Bu kere Orta Dogu savaslari hakkinda yazdim. El Kaide ve ISID gercek degil, yazdim. Terorism var, tabii ki, fakat onlar sadece isyancilar veya radikal gencler. Son yirmi yil bounca ABD kesinlikle Orta Dogu somurgeye yerlestiriyor, Afganistan, Irak, Libya ve Suriye’de savas yapti, Iran’a karsi Irak yardim etti, Filistin’i karsi Israil yardim ediyor, ve Yemen’i karsi Suudi Arabistan yardim ediyor. Her yerde ABD savas yapiyor – ama neden? Amerika Orta Dogu’da yok, ABD Kuzey Amerika’da var, o yuzden neden ona butun dunyada savas yapiyor? Suriye’nin hukumeti ABD askeri davet etmedi, ve bugun ABD askeri yaklasik otuz sivil kimse oldurdu – kadinlar ve cocuklar dahil. Ancak, Amerikan haber hic bir sey soylemedi, Amerikalilar hic bir sey soylemedi. Halbuki, eger Rusya kotu bir sey yapsaydi, onlar cok kizgin. Amerika ne kadar iki yuzlu! Gercekten ABD Afganistan’da gaz boruyolu insaat ediyor, Orta Asya’da cok gaz var. Belki ABD Suriye’deki ayni sey yapmak istiyor, Korfez’de cok gaz ar. Bu arada, hem Irak’ta hem de Libya’da cok benzin var, tabii ki . . .

 

7/12/15

 

Iyi aksamlar, arkadaslarim. Evet, bugun “Gunaydin, Istanbul” yoktu. Evde son iki gun elektrik kesildi, yandaki binada insaat calismak devam ediyor. Iki hafta once iki gun boyunca internet yoktu. Bu hafta elektrik kesildi. Ne kadar kotu! Onlar hic bir sey soylemiyor, sadece bizim elektrik kesiyor, hic bilgi yok. Dun ev arkadasim ‘Saat kacta elektrik donecek?’ sordu. Isciler ‘Saat dort’te,’ cevap verdi. Ancak yaklasik saat on’da (aksam) elektrik geri dondu, ve bugun yine kesildi. Bu yuzden, evde neredeyse hic bir sey yapamadim – dus yapmak dahil. Bu arada, yeni bilgisayarim icinde virus var. Cok reklam geliyor ve bazi sayfa kullanamam. Ev arkadaslarim beni yardim etti, ve onlar iyi bir takim – bir tane Turk kiz, bir tane Fransiz bilgisayar programcisi ogrenci, ancak problem devam ediyor, bu virus cok agresif. Bugun magazasiye gitti, problem acikladim, fakat yardimci gore yeni bilgisayarim sadece ucuz bir model, anti-virus ve reklam blok programlari ekstra, onlar ayri satin almaliyim. Inanilmaz! Eskiden yeni bilgisayarlari satin aldim, ucuz modeller, ve bu problem yoktu. Fakat son bilgisayar satin aldim kesinlikle cop oldu, asla kullanmadim. Simdi baska bir bilgisayar satin aldim, problem var, ve satici yardim etmek istemiyor. En azinda, eski bilgisayarim kullanabilirim, su anda o iyi calisiyor, ve burada – is yerideyim – daha bilgisayar var

 

6/12/15

 

Gunadyin, Istanbul. Dun yeni bir bilgisayar satin aldim, ucuz bir Acer dizustu model. O sekiz nokta bir program kullaniyor. Fakat evde hic bir sey anlamadim. Turkce anliyorum ama teknoloji iyi anlamiyorum. Yeni bilgisayarim kesinlikle mantiksiz gorunuyor. Bugun ev arkadasim beni yardim ediyor, klavye Turkce’den Ingilizce’ye degistirdik, internet aldik, ‘Chrome Google’ sayfa indirdik. Sadece bir problem var – ‘word belgesi’ alimiyorum. Bu olmaz gorunuyor. Ne kadar aptal. Herkes ‘word belgesi’ kullanmak istiyor, ama bu program indirmeye cok zor. Galiba tasarimciler her zaman bir sey daha satmak istiyor, bu yuzden her sey karistiriyor. Simdi eski bilgisayarim kullaniyorum ve problem yok, gecen hafta o yeniden duzenlendi. Buna ragmen, benim icin bilgisayar cok onemli bir sey cunku cok yazarim ve cok haber okurum. Belki daha pahali bilgisayar satin almaliyim. Iki yil once baska ucuz bir Acer dizustu bilgisayar satin aldim – ve o bilgisayar asla kullanamadim. O tamirciye getirdim, birkac yuz lira daha odedim, ama problemler devam etti. Maalesef, o bilgisayar kesinlikle cop oldu, paranim israfi ettim. Aslinda, genellikle sadece internet ve ‘word belgesi’ kullanarim, basit seyler, ve her bilgisayar bu kullanmali. Teknoloji neden bu kadar zor olmali?

 

5/12/15

 

Gunaydin, Istanbul. Yeni ev arkadasim var, dun Fransiz bir kadin geldi. Aslinda, zaten uc tane ev arkadasim var, ama bir tane yil sonuna kadar yurt disarda. Ona gelecek ay Turkiye’ye donecek, ancak Ocak ay sonunda diger bir ev arkadasim Turkiye’den birakacak. Bu yuzden, Ocak ay problem olabilir, belki yeni ev arkadasim Ocak ay boyunca baska bir yerde oturacak, fakat Subat ayda her sey normal olacak. Simdi burada iki gencler var, Fransiz erkek ve Turk kiz, ve baska ev arkadasimiz Lubnan’da. Herkes candan ve yardimsever, o yuzden mutluyum. Bugun Fransiz erkek ragbi oynamaya Ankara’ya gitti. Ona gelecek ay Fransa’ya donecek. O zamanda kadar, iki tane Fransiz ev arkadasim var, galiba biraz Fransizca duyacagim. Benim icin iyi bir firsat olacak, birkac yil once Fransizca okudum. Bu arada, gelecek zaman hakkinda endise ediyorum, Turk ‘Craigslist’ web sitesi kapatildi. Maalesef, o cok faydali bir web site, ev arkadaslar bulmaya her zaman kullandim. Ayrica, ucretsiz oldu. Craigslist Amerika bir web site, ama cok ulkede subeler var. Sadece Turk sube kapatildi, neden bilmiyorum, ama cok emlakci o web site kullandi, belki onlar problem yaratti. Aslinda, proxy web site ile Turk ‘Craigslist’ hala bulunabilir, ama galiba cok daha az kisi o kullanacak…

 

4/12/15

 

Gunaydin, Istanbul. Dun baska bir makelem Gunay Afrika’nin Cape Times gazetisinde yayinlanndi. Bu Cape Times icin benim dorduncu makale. Simde internet versiyon yok, makalem sadece kagit baski icinde. Fakat eger benim isim ve ‘Cape Times’ arayacaksan, tum dort makalem bulabilirsin. Bu kez dillar hakkinda yazdim. On alti yil once Avrupa’ya geldim, birinci haftada Paris’te kaldim, orada genellikle insanlar Ingilizce konusmak istemedi. Bu kesinlikle anliyorum. Ispannya’da bes yil boyunca ve is yeride haric her yerde her zaman sadece Ispanyolca kullandim, hic problem yoktu, ve bu sekilde Ispanyolca iyi ogrendim. Ancak on yil once Turkiye’ye geldim be burada her sey kesinlikle farkli. Gercekten benim icin Turkce ogrenmek sadece bir hobi gibi. Burada neredeyse her yerde Ingilizce kullanarim. Eskiden dil arkadaslarim vardi, ve bu sekilde biraz Turkce ogrendim, ama hala Ispanyolca Turkce’den daha iyi konusabilirim. Birinci birkac yilda burada sokakta, dukkanda, lokantada falan, Turkce konusuyordum ama zor oldu, ve genellikle Ingilizce cevaplar aldim. Bunun icin konusmaya ogrendim fakat dinlemeye ogrenmedim. Buna ragmen yavas yavas Turkce ogrendim. Zaman zaman problemler devam ediyor, bir kisi benimle Ingilizce konusmak istiyor, Turkce kabul etmiyor. Bu arada bazilar kiskanc olabilir, eger bir yabanci Turkce konussa, onlar sinirli olabilir (yabancilar dahil). Elbette su anda Ingilizce dunyanin ortak dil

3/12/15

 

Gunaydin, Istanbul. Maalesef, dogru, ABD Ikinci Dunya Savas’tan beri yaklasik yirmi milyon kisi oldurdu. Gercekten, cok daha olabilir. Kore, Vietnam ve Kambocya savaslari boyunca ABD on ve on iki milyon kisi oldurdu. Hem Afganistan’da hem de Irak’ta ABD en az bir milyon kisi oldurdu. Afrika’da – ozellikle Angola, Cad, Zaire, Sudan, Somali ve Libya’da – ABD yuz binlerce kisi oldurdu. Hem Guney Amerka’da hem de Orta Amerika’da ABD’nin ‘Condor Plani’ sayisiz daha kisi oldurmeye yardim etti. Endonezya’da ABD iki tane soykirim destekledi, birinci komunist karsi, ikinci Timor yerlileri karsi. Ayrica, Filistin’de ABD baska bir yerli soykirim destekliyor. Bu arada, su anda ABD Suriye’de, Yemen’de ve Ukranya’da yeni savaslar yapiyor, cok daha kisi oldurmeye yardim ediyor. Her yerde Amerika diktatorlar ve krallar destekliyor, demokrasi imha ediyor, ve bu sekilde ona neredeyse butun dunya kontrol edebilir. Galiba ISID sadece baska bir CIA gizli operasyon. Onlar Hollywood-gibi filmler yapiyor, Amerikali kamyonlar ve silah kullaniyor, NFL-gibi forma giyiyor. Onlar hem Irak’taki gem de Suriye’deki, bunun icin ABD o ulkeler bombadimen ediyor, oraya askeri gonderiyor. Bu arada, IsID benzin caliyor, Amerika’nin en iyi arkadaslari o benzin satin aliyor. Onlar icin ne kadar uygun, ne kadar guzel!

 

2/12/15

 

Gunaydin, Istanbul. Evet, gec kaldim, bilgisayarim problem var, o yuzden is yeriye erken geldim, burada bilgisayar kullaniyorum. Biraz sonra konusma sinavlar vermeliyim. Bu aksam dersim var. Aslinda, bilgisayarim biraz eski, yaklasik dort yil once satin aldim, zaman zaman problemler var. Iki yil once yeni bilgisayar satin aldim ama o bilgisayar kesinlikle cop, o asla iyi calismadi, kesinlikle para israfi oldu. Hem dun aksam hem de bu sabah o bilgisayar kullanmak calistim, ama cok yavas oldu, cok az yapabilirdim. Benim icin bilgisayar cok onemli cunku her zaman yazarim. Fakat simdi tamir etmek icin uygun bir zaman, son romanim ucuncu bolumu az once bitirdim. Yaklasik yuz yirmi sayfa yazdim. Sadece bir bolum daha yazacagim, galiba baska bir kisa roman olacak – yaklasik yuz altmis sayfa. Ayrica makaleler yaziyorum. Guney Afrika’nin Cape Times gazete uc tane makalem yayinlandi ama dorduncu hala kullanmadi. Simdi cevap icin bekliyorum, o yuzden, bir kere daha, bilgisayar tamir etmek icin bu uygun bir zaman. Asagida bazi makalerim, bloglarim ve hikayelerim yayinlandim. Birkac yil once Hurriyet Ingiliz Gazete icin bircok makale yazdim. O zamanlarda bir American edebiyat web sitesi icin cok kisa hikaye yazdim. Ayrica, kendime blog web sitesi yarattim.Halbuki, simdi yeni bir blog web sitesi kullaniyorum

 

1/12/15

 

Gunaydin, Istanbul. Jamaikali yazar Marlon James gore beyaz olmayan yazarlar kadinlara kapris yapmali. Neden? Cunku bayanlar – “ozellikle beyaz bayanlar” – erkeklerden iki kat fazla okuyor. Bayanlara ne istiyor? Onlar genellikle kurban olmak istiyor. Yazar Claire Vaye Watkins gore kadin yazarlar erkeklere kapris yapmali, fakat Marlon James ayni fikirde degil, ona gore kadinlarin piyasaya hakim, yayimcilar sadece tek bir tip kitaplar istiyor. Galiba ona hakki var. Isvecli yazar Stieg Larsson (Ejderha Dovmeli Kiz) ve American yazar Halit Huseyni (Bin Muhtesem Gunes), mesela, kesinlikle kadinlara kapris yapmali, bayan kurbanlara hakkinda yaziyor. Tabii ki, eskiden yazalarlar genellikle erkekler icin yaziyordu – Ingiliz yazar Charles Dickens (Nicholas Nickleby) ve American yazar Ernest Hemingway (Yasli Adam ve Deniz) mesela. O yuzden eger modern yazarlar kadinlar icin yazmak isterse, buyuk bir problem degil. Fakat bu gercek sanat degil, bu sadece orospuluk. Maalesef, Bati Dunyada bol bol orospu yazarlar var, ve cok az gercek sanatcilar. Bu kapitalizm. Marlon James’in Bob Marley suikast girisim hakkinda ‘Yedi Cinayet’ten Kisa Tarih’ adli ucuncu romani James Booker odul kazandi. Ben o kitap henuz okumadim, ama simdi cok merak ediyor.

 

30/11/15

 

Gunaydin, Istanbul. Tatil bitti, bugun is yeriye donmeliyim. Aslinda, yeni donemi dort gozle bekliyorum. Benim iyi bir program, gecen donemden bir tane ders daha az ancak diger hersey ayni. Sabahlar bos olacak, her zamanki gibi, ve benim icin bu en onemli. Su anda hem romanim projesi hem de makaleleri yaziyorum, bos zaman icin ihtiyac var. Gecen hafta diller hakkinda bir makale yazdim, cevap icin hala bekliyorum. Bu arada, Orta Dogu siyaset hakkinda baska bir makale yaziyorum, zaten neredeyse biterdi. Bu neden kis mevsimi tercih ediyorum, cok yazarim, yazmak icin uygun durum, rahat ediyorum. Yazin yuzmeye Adalara gidebilirim, spor cok onemli tabii ki, buna ragmen gercekten yazma daha begeniyorum. Bu benim on birinci yil Istanbul’da fakat sadece benim onuncu kis mevsimi olcak. Yedi yil once butun kis boyunca Berselona’da kaldim. Benim icin soguk hava problem yok. Yagmur sevmiyorum fakat Istanbul’da cok yagmur degil. Memleketim Istanbul’da cok daha yagmurli. Ayrica, memleketim cok daha ruzgarli. Burada kis boyunca en buyuk problem kar yagmur. Eger kar varsa, derslerim iptal olabilir. Ben aliskanliklarin bir erkek, benim icin iptal edilmis dersler uygunsuz bir sey. Bu arada, her gun is yeriye yuruyerek giderim, gidis-donus toplam yaklasik yedi, sekiz kilometre, saglik icin cok faydali, ama kar yagmur boyunca cok zor olabilir . . .

 

29/11/15

 

Gunaydin, Istanbul. Turkiye bir dakkika bile sikici gecmez! Son hafta ne oldu? Dun unlu bir Kurt insan haklari avucat suikast yapildi. Iki gun once iki tane onemli gazeteci vatana ihanetle suclada ve tutuklandi. Onlar gore Turkiye Suriyeli insyancilara destekliyor. Gecen hafta Turkiye bir Rus savas ucagi vurdu, bir tane pilot olduruldu. O savas ucagi isyancilara karsi kavga ediyordu. Aslinda, Rusya ozellikle ISID’e karsi kavga ediyor, gecen hafta bircok calinmis petrol tankerleri bombaladi. Tabii ki ISID o petrol satmak istedi. O yuzden, Rusya cok iyi is yapti, degil mi? NATO neden cok kizgin? ABD, Ingiltere, France ve Turkiye neden Rusya ile birlikte calismak istemiyor? Galiba propaganda ve irkcilik icin. Bati Dunya cok kis Rusya’dan nefret ediyor, Amerikan ve Ingiliz medya, filmleri ve kitaplari gore Rusya cok kotu bir ulke. Fakat kim Guney Dogu Asya’da korkunc savaslari yaptim? Kim Guney ve Orta Amerika’da cok diktatorlari destekledi? Kim Afrika’daki cok diktatorlari (ve aparthayd) destekledi? Kim Orta Dogu’da cok korkunc savaslari yapiyor? Rusya degil. Bati Dunya cok iki yuzlu. Paris terorist saldirinden sonra bazi kisi Facebook profil resmileri degisti, Fransiz bayrak renkleri yapti. Ancak, kim terorisleri karsi kavga ediyor? Gercekten sadece Rusya

 

28/11/15

 

Gunaydin, Istanbul. On iki yil once yaz okulda calismaya Sangay’i gittim. Sangay Cin’in en buyuk sehir, dunyanin en buyuk sehirler arasinda ve galiba Istanbul’dan daha buyuk, fakat o baskent degil. Baskent Pekin. Sayngay subtropikal, Kuzey Afrika gibi, oraya yazin gittim, ve her gun yaklasik kirk derece vardi. Ayrica, cok nemli oldu, ve kirli hava icin gok neredeyse her zaman gri – mavi degil. Barselona’dan Paris’e ucak binerek gittim, Paris’ten Pekin’e devam ettik, ondan sonra Pekin’den Sangay’i. Toplam yaklasik on sekiz saat. Yaz okul ucak biletlerim icin odedi cunku o zamanlarda Cin’de tehlikeli bir virus vardi, yaklasik sekiz yuz kisi olduruldu. Fakat Cin’de sekiz yuz kisi Yeni Zelanda’da alti kisi gibi dusundum, o yuzden cok tehlikeli degil. Ayrica, butun zamanda (iki ay) basit ama iyi bir otelde kaldim, oda ici banyo, iki kisilik yatak, televizyon, buzdolap ve klima dahil, ve okul bu icin da odedi. Hafta uc gun calistim, uc gun bos oldu. Sabahlar is yeriye taksi binerek gittim, fakat aksamlar (gunes batisinden sora) otele yuruyerek geri dondum. Yolda lokantada yemegi yedim, ve bazen bir Avustralyali is arkadasimla bira ictim. (O arkadasim fotografta, sol tarafta). Bir gun baska bir is arkadasim ve birkac ogrenciler ile tren binerek Suzhou binerek ziyaret ettik, o cok tarihi bir sehir, Ipek Yol’un giris, ve orada cok imparator yasiyordu. ASAGI BAK

27/11/15

 

Gunaydin, Istanbul. Tamam, memleketim burada guzel gibi gorunuyor. Evet, yazin, o guzel bir sehir. Fakat kisin memleketim cok ruzgarli ve yagmurli, guzel degil, kar yagmur yok ama ruzgarin sogutma etkisi cok sert olabilir, zaman zaman sifirin altinda gibi hissediyor. Birkac guzel plaj var, buna ragmen Yeni Zelanda Guney Buyuk Okyanus icincde, deniz neredeyse her zaman soguk, sadece Aralik ve Marta aylar arasinda yuzebilir. Wellington’un nufusu yaklasik dort yuz bin – Trabzon gibi. Bu foto sadece merkez gosteriyor. Buyuk bir liman var, diger tarafta cok daha kisi yasiyor. Ayrica, tepeler arasinda Tasman Denizi’ye kadar cok daha varoslar var. Annem Tasman Denizi sahilde oturuyor, merkezden yaklasik kirk kilometre, orada en guzel plajlar var. Ben memleketimde neredeyse her yerde oturuyordum, Tasman Deniz sahilde, Buyuk Okyanus sahilde, limanin her iki tarafta, falan, ve her zaman mustakil icinde oturuyordum. Yeni Zelanda’da cok az apartman var, bu yeni bir sey ve sadece merkezde. Bu arada, merkezde cok bar ve kafe var, Akdeniz bir sehir gibi, ama benim icin Yeni Zelanda’nin kulturu biraz sikici, ne kozmopolit ne geleneksel degil, cok kisi hem muhafazakar hem de dar fikirli, bunun icin onu kesinlikle ozlemiyorum…

 

26/11/15

 

Iyi aksamlar, Istanbul. Ozur dilerim, arkadaslarim, dun Rusya ve Turkiye kriz hakkinda “Gunaydin Istanbul” blog yazdim ama henuz o yapistirmadim cunku evde internet yoktu.Dun sabah internet baglantisi kesildi. Turk ev arkadasim hem ev sahibi hem de internet sirketi aradi, ve ona gore az once bizim internet baglantisi geri dondu. Hemen yan evde insaat devam ediyor, her gun cok gurultu, saat sekizden aksama kadar. Muhtemelen insaat icin bizim internet kesildi. Cok can sikici oldu, cunku dun bos gunum vardi, romanim projesi calismak istedim, ayrica baska bir Cape Times makale yaziyorum ve devam etmek istedim. Bu kez diller hakkinda yaziyorum. Genellikle romanim projesi icin internet ihtiyac yok, ancak bu yil eski kisa hikayelerim yeniden yaziyorum ‘(Dubliners’ gibi bir ‘roman’ yapmak istiyorum), ve onlar online olarak. Sonunda okula geldim, biraz calistim. Bugun okula gene geldim, ama bugun konusma sinavlar veriyorum. Bu hafta mola var, cumartesi ogleden sonra haric derslerim yok, fakat Sali gunu konusma sinavlar verdim ve bugun ayni sey yapiyorum. Insallah yarin evde internet baglantisi iyi olacak, romanim projesi ile devam edebilirim ve yeni makale bitecegim. Belki gelecek hafta Suriye ve ISID kriz hakkinda baska bir makale yazacagim, ama emin degilim. Birincisi diller hakkinda makale bitmeliyim . . .

 

25/11/15

Gunaydin, Istanbul. Suriye’nin lideri Esad ISID ve isyancilara karsi kavga etmek yardim etmeyi Rusya’ya davet etti. Fakat NATO Esad devirmek istiyor ve inyancilara destekliyor. Isyancilar arasinda Turkmenler var, ve Turkiye icin onlar kardesler gibi. Bunun icin NATO ve Rusya baska bir temsili savas var. Rusya kuzey Suriye’de bir hava ussu kullaniyor, Turkiye cok yakinda, ve Turkiye gore dun bir Rus savas ucagi tam on yedi saniye boyunca Turkiye’nin hava araligi iceri girdi. Bunun icin Turkiye uyari olmadan o savas ucagi ates edip dusurdu. Bu cok uzun zaman boyunca ilk kez bir NATO ulke Rusya’ya saldirdi. Galiba ihtiyac yoktu. Uc yil once bir Turk savas ucagi Suriye’nin hava araligi iceri girdi, ve Suriye uyari olmadan o ates edip dusurdu. Turkiye cok kizgin oldu, basbakan ‘Neden?’ sordu. ‘Tehdit yoktu!’ Kisa sure sonra Turkiye bir Suriyeli savas ucagi ates edip dusurdu. Basbakan ‘Intikam aldik!’ dedi. Bunun icin endise ediyorum. Burada neler oluyor? ISID karsi kim kavga ediyor? Kesinlikle Rusya ve Suriye’nin Kurtler. Gecen hafta Rusya yuzlerce ISID hedeflere vurdu, bircok petrol tankleri yikti. ISID o petrol caldi ve satiyor. O yuzden Rusya baskan Putin cok sasirdi ve kizgin. Simdi Turkiye ve Rusya arasinda onemli bir kriz var, Turk ekonomi icin kotu olabilir, Rusya Suriye’ye savas gemisi gonderiyor. Ucuncu Dunya Savasi geliyor mu?

24/11/15

 

Gunaydin, Istanbul. Dun cocukken hakkinda yazdim. Ilk okulken futbol oynayordum ve cok eglendim. En iyi arkadasim ile bir futbol kulupu katildim. O yil bizim takimi her mac kazandi. Mevsim sonunda butun takim ucak binerek baska bir sehire gittik. O benim ilk defa ucak bindim. Baska sehirde onun sampiyon karsi oynadi, berabere bitti. Okulda ben kanat oynadim, cok gol attim, fakat kulup takimi icin savunucu oynadim ve zaman zaman sikilyordum. Ikinci yilda en iyi arkadasim ile farkli bir takim icin oynadim. Bu yeni takim oldu, oyuncular cok kotu. Ben ve en iyi arkadasim alt sinifi indirildi, anladim. Ne kadar kotu! Okulda ben onunde oynadim ve cok basariliydim. Fakat kulup takim icin savunucu oynamak zorunda, ve gol atmaya firsatlar yoktu. En azinda, yeni takim icin onunde oynayabilirdim – okulda gibi. O yil cok daha iyi oynadim, cok gol attim, ve maclar cok daha eglendim – asla sikilmiyordum. Mevsim sonunda kulupunun odulleri vardi, her takim icin en iyi oyuncu odul vardi. Benim icin cok buyuk surpriz geldi – ben bizim takimin en iyi oyuncu odul kazandim! Cok guzel bir aksam oldu. Futbol cok seviyordum. Okulda ogretmen ogrencileri sordu ‘buyuyunce ne olmak istiyordunuz?’ Ben ‘futbolcu’ cevap verdim. Sinif arkadaslarim kahkaha atti, benim fikiri ‘aptal,’ dediler. Ayrica, bizim ogle yemegi zamani maclari boyunca biraz kiskanclik vardi, bir kez bir kavga karistim, baska kez en iyi arkadasim bir gol engellemeyi bilerek beni faul yapti, ben cok kizdim!!

 

23/11/15

 

Gunaydin, Istanbul. Baska bir makalem Guney Afrika’nin ‘Cape Times’ gazetisi yayinladi. Cape Town Guney Afrika’nin ikinci ya da ucuncu en buyuk sehir, nufus yaklasik dort milyon, ve ‘Cape Times’ onun en onemli gazetisi. O yuzden cok heyecanliyim, cok kisi benim makalelerim okuyabilir. Simdiye kadar uc tane makale yazdim, bir tane ragbi hakkinda, bir tane dunya siyaseti hakkinda, ve bu kez memleketim hakkinda. Gencken Guney Afrika’nin milli ragbi takimi Yeni Zelanda’ya geldi. Cok heyecanli oldu, cunku Guney Afrika ve Yeni Zelanda dunyanin en iyi ragbi takimlari oldu. Fakat bir problem oldu – Guney Afrika’daki irkci beyaz hukumeti vardi. Cok kisi o ragbi maclari karsi protest etti, polis ile kavga etti. Ayni zamanda, cok kisi o maclari destekledi, stadyum’a gitti, televizyonda maclari izledi. Ancak benim icin bu durum kesinlikle ironik oldu, Yeni Zelandaliler cok iki yuzlu. Neden? Cunku memleketimde da irkcilik vardi – ama onlar icin onemli degil. Mesela, okulken bizim yerli insanlari hakkinda hic bir sey ogrenmedim, televizyonda onlarin kultur ve dil yoktu. Ayrica, bizim yerlilerin tarihi hakkinda cok az biliyordum. Gercekten, Ingilizler soykirim yapti, fakat Yeni Zelanda’nin hukumeti bu kabul etmiyor, ona gore soykirim yoktu. Maalesef, memleketimde irkcilik devam ediyor. Bu arada, bu hafta dort bos gunum var, baska bir makale yazacagim – galiba diller hakkinda . . .

 

22/11/15

 

Gunaydin, Istanbul. Haber gore bugun Istanbul’da yirmi uc derece olacak. Inanilmaz! Bu ay hava ne kadar guzel! Buna ragmen, dun biraz ruzgarli oldu. Istanbul’da iki tane onemli ruzgar var – Lodos ve Poyraz. Eski Turkcesinde Lodos ‘Rodos’ (Yunan Adalar’da) demekti, bu ruzgar Akdeniz’den geliyor ve sicak hava getiriyor. Poyraz ‘Burgas’ (Bulgaristan’li bir sehir) demekti, ve bu ruzgar Karadeniz’den geliyor, soguk hava deliyor. Eger Lodos varsa, yazin kirk derece olabilir, kisin yirmi derece. Eger Poyraz varsa, yazin yirmi bes derece olabilar, kisin kar yagmur olabilir. Benim icin ruzgar normal bir sey, memleketim cok ruzgarli. Aslinda, memleketim ve Istanbul ekvatordan ayni uzaklik, ancak memleketim ne cok sicak ne cok soguk, yazin genelikle yirmi ve otuz derece var, kisin kar yagmur yok. Halbuki, kisin hem yagmur hem de ruzgar var. Memleketim cok ruzgarli, ‘Guney Yarikure’nin Sikago’ gibi. En erken hatiralarim arasinda korkunc bir firtina var, limanda bir gemisi batti, yaklasik yedi yuz yolcu vardi, elli uc hayat kaybetti. O felaket neredeyse yarim yuzyil once oldu, ve hala o gun hatirlayorum. Ben kalktim ve yagmur oynamaya disari gitti. Bir agac evimize carpti. Uvey babam geldi, biz araba binerek limana gitti, sokaklarda gercek bir sel vardi, limanda gemi ve kurtarildi yolcular gorduk. ASAGI BAK . . .

21/11/15

 

Gunaydin, Istanbul. Dun Mali’da bir hotelde silahli adamlar yaklasik yuz yetmis yehin aldi, toplam yirmi yedi hayat kaybetti – teroristler dahil. Kayiplar arasinda bazi yabancilar var, ancak yedi Turk havayolu isciler kurtardi. Masallah! Bu saldiri kim yapti ve neden? Haber gore teroristler hem Tuareg hem de El Kaide. Tuareg Libya’nin yerli insanlar – Fasli ve Cezayirli Berberi gibi. Al Kaide sadece Suudi Arabistan-destekli Vahabi teroristleri icin bir isim. Tuareg insanlar Mali’ye gitti cunku Libya’da cok problem var, dort yil once NATO Libya’ya bombaladi, efsane baskan Muammer Kaddafi suikast yapmaya yardim etti. Kaddafi kesinlike bir diktator oldu, fakat ona altinda Libya cok zengin ve esitci bir ulke oldu. Ayrica, ona Tuareg yerliler korudu. Simdi Libya korkunc bir karmasa icinde, ve Tuareg yerliler icin korunma yok. Bunun icin onlar Mali’ye gitti, orada yeni ana yurt istiyor, ve bazilar teroristler ile birlikte calisiyor. On dort yil once teroristler New York’un Ikiz Kuleler saldirdi, ve o zamandan beri ABD Orta Dogu’da bol bol savas yapti, butun Orta Dogu’nun istikrarisi bozdu, kocam multeci krizler yaratti. Mali’da saldiri sadece baska bir sonu – Paris’te saldiri gibi, Lubnan’da saldiri gibi. Tabii ki, Afganistan’da, Irak’ta, Suriye’de, Yemen’de, Filistin’de ve Libya’da bu durum ‘normal,’ siradan terorist saldiri var . . .

20/11/15

 

Gunaydin, Istanbul. Her sey harika! Yaz bitti ama gunesli hava devam ediyor, bu hafta her gun neredeyse yirmi derece oldu, ne sicak ne soguk, yurumek icin mukemmel hava, disarda oturan okuma da mukemmel. Ayrica, sabahlar evde kalirim, her gun uluslararasi haber okurum, romanim projesi calisarim, ve burada Turkce blog yazarim. Cuma gunlleri calismiyorum, su anda her Cuma gunu Guney Afrika’nin ‘Cape Times’ gazetesi icin bir makale yazarim. Bugun memleketimin tarihi ve sosyal problemleri hakkinda yazacagim. Evde her sey guzel, uc tane ev arkadasim var – ancak bir tane son birkac ayda Lubnan’da oldu. Onlar hem candan hem de kibar insanlar, bunun icin mutluyum. Son birkac yilda bazi kotu ev arkadasim vardi, hem soguk hem de tembel insanlar, bazilar geceler boyunca cok gurultu oldu. Gercekten, endise ettim: ‘Neden bu kadar problemler var?’ merak ettim. Bu daire alti yil boyunca kiraladim, birinci birkac yilda cok az problem vardi. Halbuki, her yil kiraya yuzden on zam yapildi, ve son birkac yilda daha az insanlar burada oturmak istedi. Fakat iki ay once baska bir yatak odasi yapildi, su anda dairem daha ucuz, ve tekrar ev arkadaslarim secebilirim. Sadece bir problem var – yeni yatak odasi hem salon hem de sokak yaninda ve biraz gurultu. Bu yuzden ben yeni oda aldim. En buyuk problem sabah duasi oldu, cok yakinda bir cami var. O yuzden bu hafta kulak tikaclari satin aldim. Bu arada, is yeride sonbahar donem pazar biterecek, ondan sonra bir haftalik mola olacak. Insallah guzel hava devam edecek!

 

19/11/15

 

Gunaydin, Istanbul. Simdiye kadar dunyanin en iyi ragbi oyuncu kim? Emin degilim. Fakat simdiye kadar dunyanin en unlu ragbi oyuncu kim? Sadece bir cevap var – Jonah Lomu. Yirmi yil once, ucuncu ragbi Dunya Kupasi’nda, ona sadece yirmi yasinda vardi, ve kocaman bir yildiz oldu. Ona birkac muhtesem ‘try’ (gol) atti, ve daha muhtesem try yaratti. Yari final macta, Ingiltere karsi, ona dort tane muhtesem try atti. Jonah Lomu neredeyse iki metre boyunda, yuz on bes kilo, ve yuz metre on bir saniye altinda kostu. Ayrica, ona hem yetenikli hem de agresif. – durdurulamaz gorunuyordu. O Dunya Kupasi Guney Afrika oldu, orada yeni bir hukumet vardi, birinci zenci baskan dahil – Nelson Mandela. Final mac Guney Afrika karsi Yeni Zelanda oldu. Herkes gore Yeni Zelanda kazanacak, fakat Nelson Mandela Guney Afrika’yi destekledi. Bu konu hakkinda ‘Invictus’ adli Amerikan bir film var, Clint Eastwood o yonetti. Buyuk bir surpriz vardi – final mac uzatmaya gitti, sonunda Guney Afrika kazandi. Bu arada, Jonah Lomu devam etti, sonra birkac yil boyunca milli takim icin oynadi, bol bol muhtesem try atti. Dorduncu Dunya Kupasi’nin yari final macta Yeni Zelanda karsi Fransa oldu, Jonah Lomu iki try atti, ancak tekrar buyuk surpriz vardi – Fransa kazandi. Birkac yil sonra Jonah Lomu cok hasta oldu, neredeyse oldu. Bobrek nakli ameliyat aldi, on bir yil daha yasiyordu, fakat dun Jonah Lomu kirk yasindayken oldu. Huzur icinde yat . . .

 

18/11/15

 

Gunaydin, Istanbul. Evet, arkadaslarim, Guney Afrika’nin Cape Times gunluk gazete icin makaleler yaziyorum. Cok heyecanliyim. Cape Times Cape Town sehir’in en onemli gazete, Cape Town’un nufusu neredeyse dort milyon. Bu yuzden cok kisi benim fikirlerim okuyor. Eskiden Hurriyet’in Ingilizce gazete icin cok makale yazdim. Memleketimde, alti yil boyunca, gazetecilik yaptim, fakat genellikle kendine fikirlerim hakkinda yazmadim, sadece haber hakkinda reporlar hazirladim. Birinci iki yilda kasabada calistim, her sey hakkinda yazdim – siyaset, ciftcilik, egitim, suc dahil – fakat ondan sonra daha buyuk gazeteci icin calistim ve sadece spor hakkinda reporlar hazirladim. Gecen ay Yeni Zelanda sekizinci Ragbi Dunya Kupasi kazandi. Bana gore son otuz yil boyunca Yeni Zelanda’nin milli takimi cok gelisti. Neden? Cunku Buyuk Okyanusu Adalar’dan cok multeci geldi, ve onlar cok buyuk ve atletik insanlar, cok erkek yetenikli ragbi oyuncular. (Aslinda, en unlu Buyuk Okyanusu Adalar’dan ragbi oyuncu dun oldu, Jonah Lomu sadece kirk yasinda oldu, yirmi yil once ona dunyanin en iyi ragbi oyuncu – iyi hatirlayorum). Bu yuzden bir makale yazdim, Cape Times o kabul etti, gecen hafta yayinladi. Ondan sonra dunya siyaseti hakkinda bir makale yazdim, Cape Times bu da kabul etti, dun yayinladi. Devam etmek istiyorum, bu hafta baska bir makale yazacagim

 

17/11/15

 

Gunaydin, Istanbul. Turk hukumeti Suriye’nin lideri Bessar Esad kabul etmiyor. Bati Dunya gore Bessar Esad ayin ‘Hitler’i’ (Saddam Huseyin ve Muamer Kaddafi gibi). Fakat Bessar Esad kim? Birkac yil once ona Ingiltere’ye gitti, kralice ve basbakan Tony Blaire ile bulustu. Ayrica, ona eski Papa tanisti, ve bazi Amerikan lideri. Neden Esad yeni ayin ‘Hitler’i?’ Ona bir diktator mu? Galiba evet. Ona kendini insanlari oldurdu mu? Galiba evet. Ancak hem Suudi Arabistan’da hem de Misir’de cok daha kotu diktatorlar var ve Bati Dunya onlari destekliyor. Israil gecen yil iki bin yerli Muslumanlar oldurdu ve ABD onlari destekliyor – her yil Israil’e milyarca dolar veriyor. Gercekten, ABD (ve Israil) neredeyse butun Orta Dogu kontrol ediyor, sadece iki tane onemli istisna var – Iran ve Suriye. Bessar Esad nereden geldi? Tabiki onun babasi onceki baskan oldu. Elli iki yil once Hafiz Esad’in Baas Partisi oligarsi karsi askeri darbe yapti. Neden? Cunku onceden sadece yuzde iki insanlar yarim zenginligi vardi, nufusun ucte ikisi topraksiz koylular oldu. Bu durum eski Fransiz manda sistemi yaratti. Azinliklar icin o durum en kotu – Arap Alevileri dahil. Esad aile Arap Aleviler. Bu arada Soguk Savasi boyunca hem Sovyetler Birligi hem de Iran Esad’in hukumeti destekledi. Fakat Suriye’nin nufusu yaklasik dortte uc Sunni Musluman, bu yuzden cok kisi mutlu degil . . .

 

16/11/15

Gunydin, Istanbul. Gecen haftanin Paris’te teror saldirisi kesinlikle cok korkunc bir felaket oldu, yaklasik yuz otuz hayat kaybetti, uc yuz kisi daha yaralandi. Son dort gun boyunca Paris’ten bol bol haber geldi, dunyanin siyasal liderleri mesajlar gonderdi, her yerde herkes bu durum hakkinda konusuyor, Facebook’ta cok kisi onlarin profil resmini degisti – kirmizi, beyaz ve mava. Cok guzel, teror saldirisi hakkinda herkes buyuk sok oldu, herkes cok uzgun, bende dahil. Bu arada, iki hafta once Lubnan’da korkunc bir teror saldirisi oldu, neredeyse elli hayat kaybetti, fakat cok haber gelmedi, dunyanin siyasal liderleri mesajlar gondermedi, herkes bu durum hakkinda konusmadi, Facebook’ta hic kimse onun profil resmini degismedi. Neden? Avrupa Orta Dogu’dan daha onemli mi? Beyaz insanlar Araplar’dan daha onemli mi? Galiba genel kamu icin her ulke ayni, her ulkenin insanlari ayni, ancak Bati Dunya’nin yaygin medyasi icin Avrupa en onemli kita, belki beyazlar en onemli insanlar. Tabii ki, Fransa Avrupa’da. Tabii ki, cok ulke Fransizca konusuyor, bu yuzden onlar icin Fransa cok onemli bir ulke. Anca neden Amerika ve Avustralya icin (mesela) Avrupa Orta Dogu’dan daha onemli. Ayrica, Afganistan’da, Irak’ta, Libya’da, Suriye’de ve Yemen’de teror saldiri siradan birsey. Bu arada, Fransa Suudi Arabistan’a silah satiyor, ve Suudi Arabistan dunyanin en buyuk teror finansor. Ne kadar ironik!

15/11/15

Gunaydin, Istanbul. Bugun Istanbul Maraton var, yarismacilar Asya’dan Avrupa’a kosacak, yolda Bogaz Koprusu’yu karsiye gececek. Ne kadar guzel! Bugun hava cok guzel – cok gunesli, ne sicak ne soguk. Guzel bir manzara olacak! Benim ev arkadasim bugunun maraton katildi, ona genc bir erkek, dun bir ragbi mac katilmaya ona Erdine’ye gitti, Istanbul ‘Ottomans’ takim kolay kazandi. Ben maraton katilmadim. Bugun is yeriye gitmeliyim. Ayrica, kosmak istemiyor. Benim icin cok zor ve sikici bir spor. Benim agirlik yaklasik doksan bes kilo, kosmak icin uygun degil. Gencken birz ince oldum, yaklasik seksen kilo – ve benim yukseklik bir metre seksen). Her hafta sonu ragbi oynadim, hafta icin boyunca sokakta kosuyordum. Ancak bacak problemler vardi. Bunun icin yirmi uc yasindayken farkli bir spor denedim – aerobik. Onceden her zaman ‘aerobik sadece kadinlar icin’ dusundum. Ayrica, yaklasik yuzde doksan katilimcilar kadin oldu. Fakat kolay degildi, tam tersi, birinci dersim cok zordu. Ondan sonra haftada uc, dort kez aerobik yaptim. Birkac hafta sonra dersler zor degildi ve cok eglendim – ozellikle adim-aerobik. Birkac ay sonra her zaman iki ders yaptim, bir tane aerobik, bir tane adim-aerobik. Bu sekilde cok saglik ve ince kaldim, ve on uc yil boyunca devam ediyordum! On alti yil once Ispanya’ya tasindim, orada bes yil boyunca ayni sey yaptim, Fakat on yil once Turkiye’ye geldim, iyi bir aerobik ders bulamadim. O yuzden saha futbol takim katildim, sekiz yil boyunca her pazar aksam futbol oynadim. Halbuki genci degilim ve iki yil once emekli oldum, sun anda yerine her yere yuruyorum.

14/11/15

Gunaydin, Istanbul. Paris’ten cok kotu haber geldi, dun aksam buyuk bir terorist salidiri oldu, yaklasik yuz yirmi ve yuz elli arasinda hayat kaybetti. Benim ev arkadasim genc bir Parisli erkek, haberden yarim saat once ona bana her sey acikladi. Onemli bir futbol mac vardi, France karsi ve Almanya, hem oyuncular hem de seyirciler bombalari duydu, bazilar panik yapti, fakat mac devam etti. Ne kadar ilginc! Gecen hafta Beyrut’ta baska bir terorist saldiri oldu, yaklasik elli hayat kaybetti, ve gecen ay Ankara’da korkunc bir terorist saldiri oldu, yuzden daha kisi olduruldu. Ayrica, birkac ay once Guney Dogu Turkiye’de bir terorist saldiri oldu, otuz uc kisi oldu. Kim yapti? Galiba ISID hepsi yapti. ISID nereden geldi? Bazi siyasal uzmanlar gore ISID Irak’taki yaratilmis, savasin bir sonucu olarak. Ondan sonra Suriye’ye gitti, hukumet karsi isyancilar katildi, ancak onlar da cok sivil kimse oldurdu. Bunun icin ABD onlari ‘bombaladi,’ fakat bir bucuk yil sonra ISID devam ediyor. Ne kadar ilginc! Simdi Rusya onlari bombaliyor – ve cok daha basarili gorunuyor. ISID neden Paris saldirmak istiyor? Emin degilim. Fransa Suriye’nin hukumeti karsi isyancilar yardim etti, ama ISID da hukumeti karsi. Bu cok karisik bir durum. Bana gore, ISID ve El Kaide ayni, ve onlar gercek bir ordu degil. Galiba onlarSuudi-destekli Vahabiler ve parali askeri . . .

13/11/15

Gunaydin, Istanbul. Bugun Cuma on ucuncu. Bazi insanlar icin bu gun cok kotu sansli. Aslinda, bir ‘Cuma On Ucuncu’ Hollywood korku filmi dizi var. Ben on yedi yasindayken birinci ‘Cuma On Ucuncu’ filmi izledim. Cok daha batil inanc sey var, mesela siyah kediler, merdiven altinda yuruyus, bir ayna kirma ve ev icinde semsiye acarak. Bu arada, iyi sansli seyler var, mesela at nali ve dort yaprakli yonca. Turkiye’de mavi goz iyi sansli. Ayrica, eger bir kus senin kafasa kaka yapiyor, bu da sansli bir sey olabilir. Birkac yil once Barselona’ya gittim, orada bir kus benim kafada kaka yapti, ve ondan sonra iyi sansliydim! Fakat ben batil inanc inanmiyorum, bu sadece kafasinda buyutuyor. Belki guven icin batil inanc yardimsever olabilir, cok bati inancli sporcu var. Ancak bir kotu sansli gun olmaz, bir kotu sansli numara olmaz, bu fikir kesinlikle sacma. Evet, cok uzun zaman once ben birinci ‘Cuma On Ucuncu’ filmi izledim, ama benim secenek degildi. On yedi yasindayken yeni arabam satin aldim, benim ilk araba – eski bir Ford – ve bir kiz sinemaya davet ettim. O kiz benim davet kabul etti ve ‘Cuma On Ucuncu’ filmi secti. Benim icin o film iyi degildi, biraz sikilyordum, ve baska bir ‘Cuma On Ucuncu’ filmi asla gitmedim. Ayrica, o kiz tekrar gormedim. Neden? Cunku ona sinemaya bir arkadas ile geldi, ve o arkadas candan degildi. Gencler ne kadar ilginc!

12/11/15

Gunaydin, Istanbul. Klasik edebiyat ya da savas propaganda mi? Afganistan dogumlu Amerikali yazar Halit Huseyni’nin ilk romani iki bin uc yayinlandi ve dort yil boyunca ABD’nin en cok satilan kitap kaldi. Ayrica, bir film versiyon var. Fakat bu roman ne anlatiyor? Pestunlar kotu insanlar mi? Hazaralar kurbanlar mi? Bas dusman bir Alman erkek, ona her zaman Hitler ve Naziler hakkinda konusuyor. Ne kadar aptal! Sonra Alman erkek Taliban katildi. Bu da kesinlikle gercekci degil. En cok Taliban Suudi Arabistan ve Pakistan’dan geldi, ABD onlar Sovyetleri karsi destekledi. Gercekten, ABD Taliban yaratti. Onceden sosyalist hukumeti vardi, ama ABD ona kabul etmedi ve yabanci cihatcilar yardim etti. Fakat bu novel, Taliban altinda Afganistan hakkinda hic bir sey anlatmiyor. Sadece bir Nazi yanlisi bas dusman var. O zaman “Nazi-gibi” Talibani karsi Amerikan askeri iyi adamlar olmali, degil mi? Bana gore bu kesinlikle savas propaganda. Karakterler nasil? Bana gore onlar genellikle bir yonlu, inanilir degil. Aslinda, cocukken bas oyuncu cok kotu seyler yapti, yetisken zamanda Afganistan’a geri dondu, ve super kahraman gibi intikam aldi. Ancak bu parca kesinlikle aptal – sadece Hollywood icin. Bu arada, onun babasi cok irkci oldu: ona gore Araplar “sadece agliyor” ama Amerikalilar, Ingilizler ve Israilliler “gercek adamlar” gibi davraniyor. Neden? Bombalama cesur bir sey mi? Gercek adamlar baska ulkeleri saldiriyor ve cok sivil kimse olduruyor mu? Tabii ki yok, Halit Husyeni sadece bir savas sucu apolojist.

11/11/15

Gunaydin, Istanbul. Gecen hafta sonu bir Guney Afrika’li gazete benim ragbi Dunya Kupasi hakkinda makale yayinlandi (ASAGI BAK). Gecen ay Yeni Zelanda ucuncu kez Dunya Kupasi kazandi. Yeni Zelanda neden cok basarili? Tabii ki, Yeni Zelanda’da ragbi en enomli spor. Fakat hem Ingiltere’de hem Fransa’da Yeni Zelanda’dan daha ragbi oyuncu var. Ayrica, Guney Afrika’da Yeni Zelanda’dan daha oyuncu var. Aslinda, eskiden, uzun zaman boyunca, Guney Afrika dunyanin en basarili milli ragbi takim. Fakat son yirmi bes yilda her sey degistirdi, Yeni Zelanda genellikle dunyanin en basarili milli ragbi takim. Bana gore neden aciktir: Yaklasik elli yil once Buyuk Okyanusu Adalar’dan Yeni Zelanda’ya cok multeci geldi. Buyuk Okyanusu Adalarli insanlar cok buyuk ve atletik (Afro-Amerikali insanlar gibi). Onlarin cocuklar Yeni Zelanda’da buyudu ve cok erkek cocuk ragbi oynayordu. Otuz yil oncesine kadar Yeni Zelanda’nin ragbi takim icindi neredeyse hic Buyuk Okyanusu Adalarli oyunca vardi. Ancak simdi Yeni Zelanda’nin takim yaklasik ucte biri Buyuk Okyanusu Adalarli. Ayrica, o takimin en buyuk yildizlari arasinda cok Buyuk Okyanusu Adalarli oyuncu var. Bu sekilde Yeni Zelanda Guney Afrika’ya gecti, bu sebep icin Yeni Zelanda dunyanin en basarili milli ragbi takim. Bu arada, bu hafta ayni gazeteyi icin bir siyasal makale yazacagim, onlar zaten beni davet etti . . .

10/11/15

Gunaydin, Istanbul. Bu Ispanyolca makale gore Turkce ogrenmeye on tane sebep var. Birinci sebep: Turkce gramer cok kolay, kurallar her zaman ayni, istisnalar yok. Ikinci sebep: Turkce icinde cok zengin kelimeler var, Arapca ve Farsi’den kelimeler dahil. Ayrica Turkce Dogu Asya dillerden ilgilidir. Ucuncu sebep: Turkce Islam dinin uc en onemli dil arasinda var. Eger kimse Turkce ogrenecekse, ona Uzbekistanli, Azerice ve daha Turk dillerini kolay ogrenebilir. Dorduncu sebep: Turkiye’nin ekonomisi cok guc, su anda Turkce uluslararasi is ve ticaret icin onemli bir dil. Turkiye’de cok okulda yabanci ogretmenler icin ihtiyac var. Besinci sebep: Turkiye”de cok guzel be geleneksel muzik var, eger kimse bu muzik anlamak isteyecekse, ona Turkce dil ogrenmeli. Altinc sebep: Turkiye’de bol bol turistik yerler var, eger kimse Turkiye’de gezmek isteyecekse, ona Turkce dil ogrenmeli. Yedinci sebep: Turkiye’den birkac guzel televizyon dizisi var. Eger kimse Turk dizisi anlamak isteyecekse, ona Turkce dil ogrenmeli. Sekizinci sebep: Ogenciler icin Turkiye cok ilginc bir ulke, burada cok ogrenebilir – siyaset hakkinda ozellikle. Dokuzuncu sebep: Turkiye’de bol bol tarih var, eger kimse bu tarihi anlamak isteyecekse, ona Turkce dil ogrenmeli. Fakat, eger kimse Osmanli tarihi cok iyi anlamak isteyecekse, ona Osmanli dil (eski Turkce) ogrenmeli. Son sebep: Eger kimse Turk kulturu anlamak isteyecekse, ona Turkce dil ogrenmeli, sadece bu sekilde baska bir ulkenin kulturu iyi anlayabilir.

9/11/15

Gunaydin, Istanbul. Yeni Zelanda’da iki tane buyuk ada var, Ingiliz isimler ‘Kuzey Ada’ ve ‘Guney Ada,’ Maori yerlilerin isimleri ‘Maui’nin Baligi’ ve ‘Buyuk Kano.’ Maori insanlar yaklasik bin yil once Tahiti Adalar’dan gelmisti. Onlar kocaman katamaranlar kullandi, dort bin kilometre yolculuk yapti. Birkac yuz yil once onlar Tahiti Adalar’dan Hawaii Adalar’a ulasti, yaklasik iki bin kilometre yolculuk oldu. Belki onlar da Guney Amerika’ya ulasmisti; Maori insanlar Yeni Zelanda’ya Guney Amerikan tatli patates getirdi. Ayrica, onlar Yeni Zelanda’ya domuzlar, kopekler ve buyuk fareler getirdi. Aslinda, Buyuk Okyanusun yerli insanlar binlerce yil once Guney Dogu Asya’dan gelmisti, bazi hayvanlar getirdi. Maori’den once Yeni Zelanda’da hayvanlar yoktu; sadece kuslar, kertenteler ve bocekler vardi. Onlar arasinda dunyanin en buyuk kus ve en buyuk bocek vardi. ‘Moa’ kuslar uc metre boyu ulasmisti, bunun icin Maori insanlar onlari cok avdi. Yaklasik alti yuz once son moa kus olduruldu. Avrupalilar sadece yaklasik yuz yil sonra Yeni Zelanda’ya ‘kesfetti,’ fakat onlar hic moa kus gormedi. Halbuki, Moa’nin kuzenler var: Kiwi kuslar. Kiwi da ucmaz ama cok daha kucuk – tavuk gibi. Bu arada, hala dunyanin en buyuk bocek var. Buyuk ‘wetalar’ yaklasik on santimetre uzun olabilir, onlar hamambocegi gibi gorunuyor . . .

8/11/15

Gunaydin, Istanbul. Haber gore gelecek hafta Instabul’da kar yagmur olacak. Ne kadar ilginc! Kar icin Kasim ay cok erken, simde sadece orta sonbahar, kis mevsimi yaklasik alti hafta sonra baslayacak. Genellikle kar Aralik ve Subat arasinda geliyor. Gecen yil Ocak sonunda cok kar yagdi. Ben Istanbul’da dokuz tane kis mevsimi geldim, birinci neredeyse on yil once, o kis bol bol kar yagdi, on tane gun boyunca okul kapali oldu, cok sansliyim. Yedi yil once kis boyunca Istanbul’da oturmadim, dort ay boyunca Barselona’da kaldim, orada kar yoktu, Subat ay boyunca gunesli hava vardi, her gun yaklasik yirmi derece. Mart ayda Turkiye’ye geri dondum, ve sonra ay kar yagdi. Cok garip oldu – Nisan ay bounca kar vardi. Aslinda, bes yil once ayni, Istanbul’da Nisan ay boyunca kar yagdi. Burada her sey olabilir. Mesela, gecen ay kotu hava vardi, genellikle Ekim ay boyunca deniz icinde yuzerum – ama bu yil olmaz, soguk hava erken geldi. Memleketimde kar yok, ben on uc veya on dort yasindayken kayak tatili yaptim, ilk kez icin kar gordum. Gencken universitede okumaya Amerika’ya gittim, iki yilda Nebraska eyalette oturuyordum, Orta Bolgesinde, ve orada butun kis mevsimi boyunca kar vardi. Kasim aydan Mart’a kadar her sey beyaz oldu, bir gun eksi yirmi alti derece ulasti! Orada yeter kar gordum.

7/11/15

Gunaydin, Istanbul. Amerikan vergi mukellefler kim destekliyor? Onlar en cok Israil’i destekliyor, ABD her yil Israil’i uc milyardan daha dolar veriyor. Fakat Israil zengin bir ulke. Ayrica, Israil etnik temizlik yapiyor. Israil bu para ile Amerikan silah satin aliyor, ve bu silah ile yerli Filistinlileri olduruyor. O yuzden Amerika Kizilderilileri karsi kendine suclarini hem bilerek hem de isteyerek tekrar yapiyor. Bu arada, Amerikan vergi mukellefler Misir’i her yil bir bucuk milyardan daha dolar veriyor. Fakat Misir vahsi bir askeri diktatorluk altinda. Eskiden baska bir diktator vardi, Husnu Mubarek, ve ABD onu otuz yil boyunca destekledi. Sonunda dort yil once devrim vardi, yaklasik on iki yuz hayat kaybetti, yaklasik alti bin bes yuz kisi yaralandi, nihayet Mubarek istifa etti, demokrasi geldi. Halbuki, ABD (ve Suudi Arabistan) yeni hukumeti desteklemedi, onlar Misir’i hic para vermedi, bu yuzden yeni hukumet hic bir sey yapamadi. Askeri darbe vardi, yine bir diktator geldi, ve simdi Amerika Misir’i bol bol para veriyor. ABD neden demokratik hukumeti desteklemedi? Cunku demokratik hukumet Israil’i karsi oldu. Gercekten ABD demokrasi desteklimiyor, diktator tercih ediyor. Amerika insanlari kontrol edemez, ama diktatorlar kontrol edebilir, ve diktatorlar insanlar kontrol edebilir. Bu arada, Amerikan vergi mukellefler her yil Afganistan’a bir milyardan daha dolar veriyor. Orada sadece kukla hukameti var, Taliban var, savas agalari var, fakat ABD askeri on dort yil boyunca Afganistan’da kaldi ve hala gercek demokrasi yok . . .

6/11/15

Gunaydin, Istanbul. Yalanci yalanci sana kimse inanmaz. Amerika’dan cok cok progaganda geliyor, ABD’nin medya cok cok yalan soyluyor. Amerika’nin ilk Irak Savas’tan once genc bir Kuveytli ‘hemsire’ ‘Irak askeri bebekleri oldurdu! O ben gordum! dedi, ve agladi. Gercekten o kiz bir hemsire degil, Kuveyt’te yasamadi. Ona Kuveytli buyukelcinin kiz oldu, Amerika’da oturuyordu. Fakat onun ifadesi cok onemli oldu! ABD’nin ikinci Irak Savas boyunca haber gore Irakli askerler bir Amerikan kadin asker saldirdi, o kadin cok cesurca savasti, ancak Irakli askerler onu hem silah hem de bicak ile vurdu, ondan sonra onlar onu iple bagladi, hastaneye gitti, ve orada bir doktor Amerikan kadin askeri saldirdi. Bir hafta sonra Amerikan askerler geldi, Irakli askerleri karsi cok cesurca savasti, ve o kadin helikopterle kurtaradi. Baskan George Bush gore o kadin askeri cok cesur bir kahraman. Hollywood o kadin hakkinda bir film yapmak istedi. Bir haber gore Irakli askerler onu tecavuz etti. Ancak savastan sonra uluslararasi gazeteciler Irak’a gitti, orada doktorlar ile konustu. Gercekten Amerikan kadin sadece kirilan kemikler oldu, ne silah ne bicak ile vuruldu, tecavuz edilmedi. Amerikan doktorlar ayni sey soyledi. Aslinda, Irakli doktorlar o kadin askerinin hayati kurtardi, onlar cok candan ve yardimsever oldu. Onlar Amerikan kadin askeri ambulansla ABD ussune goturdu, ABD’nin askeri ates acti ve Amerikan kadin neredeyse oldurdu! Ondan sonra televizyon icin sahte ‘kurtarma’ duzenledi! Inanilmaz . . . !

5/11/15

Gunaydin, Istanbul. Bugun Kasim bes ve Ingiltere’de her yilda bu gun kutlaniyor. Neden? Cunku dort yuz on yil once ‘Guy Fawkes’ adli bir katolik asker Ingiltere’nin meclis binasi patlatmaya calisti. Fakat Guy Fawkes Basarisiz oldu, Kasim besinci, yil bin alti yuz bes o yakalandi ve her sey itiraf etti. Ingilizler onu asarak oldurdu. Guy Fawkes’in zamanlarda Avrupa’daki buyuk bir dinsel bolunme vardi, Kuzey Avrupa’da cok kisi Roma’nin Katolik Papa kabul etmedi, onlar yeni bir Hristiyan dil kurdu – protestan ‘protesto’ demek. Aslinda bu Hristiyan dilin ikinci buyuk bolunme; birinci yaklasik bin yedi yuz yil once Roma ve Bizans arasinda oldu. Yil bin bes yuz altmis sekiz ve bin alti yuz kirk sekiz arasinda Katolik Ispanya karsi Protestan Hollanda uzun bir savas vardi – Hollanda bagimsizlik istedi. Guy Fawkes Ispanya’ya gitti ve Katolik askeri katildi. Ingiltere protestan bir ulke. Bu yuzden Ingiltere’de ve daha ulkelerde – memleketim dahil – her yil Havai fisek gosterisi var, bizim icin cok onemli bir bayram, bu sekilde Gay Fawkes hatirliyoruz. Bu arada su anda ‘Anonymous’ adli uluslararasi bir Hukumet karsi hacker grubu var. Anonymous isimsiz demek, ve onlar ‘Guy Fawkes’ mask kullaniyor. Aslinda, memleketim sonbahar boyunca iki tane onemli bayram var – diger ‘Cadilar Bayrami’ Ekim otuz birinci kutlaniyor. Cadilar Bayrami olum gunu gibi, Irlanda’dan geldi, her yilda ‘Cadilar Bayrami’ partiler var . . .

4/11/15

Gunaydin, Istanbul. Haber gore Isvecliler gene dunyanin en iyi Ingilizce konusan halki. Yaklasik yuzde yetmis bir Isvecliler Ingilizce biliyor. Hem Hollanda’da hem de Danimarka’da yaklasik yuzde yetmis insanlar Ingilizce konusabilir. Almanya’da yuzde altmis bir kisi Ingilizce biliyor. Turkiye’de yaklasik yuzde kirk seksen insanlar Ingilizce konusabilir, Avrupa’da sadece Azerbaijan Turkiye’den daha kotu – orada yuzde kirk altmis kisi Ingilizce biliyor. Kuzey Avrupa’da herkes okulda Ingilizce okuyor – ve iyi ogreniyor. Orada cok Amerikan televizyon program var, ve genellikle orijinal dilinde. Secmeli altyazi var, ama gencler icin ihtiyac yok. Babam ailesi Danimarka’da yasiyor, ben on bes yil once onlara ziyaret ettim, bir ayda kaldim. Orada yaslilar haric herkes iyi Ingilizce biliyor – Amerikalilar veya Ingilizler gibi – gencler kesinlikle ikidilli. Fakat bu sadece yetmis yil once basladi, Ikinci Dunya Savas’tan sonra. Danimarka’da buyuk annem tanistim, ona hic Ingilizce bilmiyordu. Buyuk annem Almanca biliyordu cunku onun cocukken Naziler Danimarka isgal etti. Aslinda on bes yil once buyuk annem cok yasli oldu, ona hic konusamiyordu, sadece bir yil sonra o oldu. Ayrica buyuk amcam ve teyzem tanistim, onlar da Ingilizce bilmiyordu. Amcam ve teyzem Ingilizce biliyor, fakat mukemmel degil – babam ayni. Halbuki, Kuzey Avrupa’da elli yasin altinda heredeyse herkes akici Ingilizce konusuyor.

3/11/15

Gunaydin, Istanbul. Ahmet Davutoglu kucuk ve zayif bir adam gibi gorunuyor, gozluk takiyor, takim elbise giyiyor, entellektuel bir adam gibi gorunuyor. Fakat Ahmet Davutoglu vahsi bir aslan gibi bagiriyor! Devlet Bahceli ayni – ve ona cok yasli bir adam gorunuyor (aslinda sadece altmis sekiz yasinda var, ama yetmis sekiz gibi gorunuyor) – ancak ona da vahsi bir aslan gibi bagiriyor, her zaman cok kizgin gorunuyor. Turk siyasetciler neden cok bagiriyor? Onlar neden kizgin gorunuyor? Bu guc demek mi? Bence gurultu guc demek degil. Ne Avrupali siyasetciler ne Amerikan siyasetciler bagiriyor. Gercekten Turkiye’de erkekler cok bagiriyor, her gun sokakta bagirarak erkekler duyuyoruz. Bazen gece boyunca bagirarak erkekler duyuyoruz. Neden onlar cok bagiriyor? Tabii ki, Istanbul cok buyuk sehir, her zaman gurultu var. Ihtiyac var mi? Su anda sabah erkenden dahil ezan her zaman cok gurultu (eskiden yoktu). Neden? Neredeyse her gun is yeride sokaktan ambulans sireni duyuyoruz, ancak trafik kesinlikle sikismis, arabalar hic bir sey yapamaz, ambulans hic bir sey yapamaz. Buna ragmen siren uzun zamanda devam ediyor. Neden? Taksi sofuru sik sik kornaya basiyor ama ihityac yok. Motosiklitciler sik sik ara gazi veriyor. Neden? Bu guc demek mi? Veya ben sadece yaslaniyorum ??

2/11/15

Gunaydin, Istanbul. Evet, arkadaslarim, gecen hafta sonu alisveris yaptim, yeni spor ayakkabi ve iki tane kitap satin aldim. Birinci sac tirasi oldum, Cihangir’de berbere gittim. Yedi yil once Cihnagir’de oturuyordum, o berbere her zaman gittim, ve hala zaman zaman ayni yere giderim. Ondan sonra Pandora kitabeviye gittim, yaklasik bir saat boyunca iyi kitaplar icin aradim, ama cok zor. Eskinde iki tane Pandora kitabevi vardi, bir tane Turkce, bir tane Ingilizce. Maalesef, su anda sadece bir tane var, uc kat Turkce kitaplar icin, tek kat Ingilizce kitaplar icin, o yuzden cok daha az Ingilizce kitaplar var. Sonunda iki tane kitap sectim, bir tane Filistin hakkinda siyasi kitap, bir tane Hindistan hakkinda roman. Siyasi kitap kucuk, sadece iki yuz sayfasi var, ancak yazarlar cok iyi – American feylesof Noam Chomsky ve Israilli yazar ve elestirmen Ilan Pappe. Onlar cok saygi gosteriyorum. ‘Duz Arazi’ adli Hindistan hakkinda romanin yazari Jhumpa Lahiri Londra’da yasiyor, ama onun memleketi Kalkuta, ve ona o sehir hakkinda yazdi. Ben yaklasik sekiz yil once Hindistan’a gittim, Hurriyet (Ingilizce) gazetiye icin iki tane yazi yazdim, ve benim icin o ulke her zaman cok ilginc. Bu arada, yeni spor ayakkabi cok guzel, cok rahat. Neden? Cunku bu kez daha pahali ayakkabi satin aldim. Istanbul’da on yildan daha oturuyordum, ve her zaman spor ayakkabi icin yetmis lira ve yuz lira arasinda odedim – asla yuzden fazla. Ama su anda her sey cok daha pahali, son spor ayakkabilirim cok ucuz (ve satici kibar degildi, Ingilizce konusmak istedi). Bunun icin bu kez farkli bir dukkaniye gittim, daha iyi kalite ayakkabi satin aldim, neredeyse yuz otuz lira odedim – ama alti tane ucretsiz corap aldim !!

1/11/15

Gunaydin, Istanbul. Evet, dun Ragbi Dunya Kupasi James Joyce Irlanda Bar’da izledim, Yeni Zelanda Avustralya’ya otuz dort – on yedi yendi. Yeni Zelanda iki tane yeni rekor kirdi – birinci ulke uc tane kupayi kazandi, birinci ulke ikisi bir arada kupayi kazandi. O mac Londra’da oldu, kocaman stadyum cok kalabalikti. Aslinda, bir arkadasim bulusmaya Korner Bar’a gittim, fakat o bar kalabalik oldu, arkadasim bulamadim. Bu yuzden James Joyce Bar’a gittim, orada da kalabalik, sadece ayakta duracak yer. Iki kez garson ile konustum, bira istedim, ama bira gelmedi. Ne kadar ilginc! Butun mac barda seyrettim, ama hic bir sey icmedim! Gercekten hata yaptim. Mactan once alis veris yaptim, bara gec kaldim. Yeni spor ayakkabi satin aldim, ve iki tane kitap – bir tane Hindistan hakkinda roman ve bir tane Filistin hakkinda siyasi kitap. Fakat kitabevide uzun zaman kaldim, iyi bir kitap bulamadim. Yaklasik bir saat boyunca ilginc biir kitap icin aradim. Gelecek sefer kesinlikle farkli bir kitabeviye gidecegim. Eskiden iki tane Pandora kitabevi vardi, bir tane Turkce, diger Ingilizce, ama su anda tek Pandora kitabevi var, ve cok daha az Ingilizce kitaplar. Maalesef. Ayrica, mactan once sac tirasi oldum. Bunun icin bara gec kaldim, kotu zaman yonetimi. Bu arada, final begendim, guzel bir mac oldu, en yi takim kesinlikle kazandi.

31/10/15

Gunaydin, Istanbul. Beyaz kadinlar feminizm adini kotuye cikariyor mu? Bazen feminizm kirli kelime gibi gorunuyor. Neden? Cunku zaman zaman feminizm esitlik hakkinda degil, sadece daha cinsellik. Gercekten bu kadinlarin hata degil. Amerika’da ve birkac daha ulkelerde, memleketim dahil, feminizm buyuk bir endustridir, bu konu televizyon programlari ve dergileri satiyor. O yuzden problemler icin her zaman ihtiyac var. Mesela, cinsiyet maas farkiye cok haber var, televizyon programlar ve kadinlarin dergiler gore bu cinsellik icin. Ancak gercek basvurma gore cinsiyet maas farki kesinlikle kariyer secimeye hakkinda. Erkekler icin maas cok daha onemli, geleneksel olarak erkekler eve ekmek getirdi. Ayrica, farkli basvurma kadinlar zengin ve ‘basarili’ erkeklere tercih ediyor. Bana gore bu iyi bir sey degil. Benim icin para onemli degil. Aslinda kadinlari saygi gosteriyorum – cunku onlar icin maas daha az onemli. Eger bir problem varsa, o kadin egemen kariyerler icin yetersiz maas var – hemsirelik ve ogretmenlik mesela. Universiteken sosyal psikoloji okudum, bir gun bizim ogretmen ‘Cuma aksam politikada kadinlari hakkinda bir toplantisi olacak, kim gelmek istiyor?’ soyledi. Sadece tek kadin ‘evet’ cevap verdi. Gercekten, toplantisi yoktu, o ogretmen (bayan) sadece bir sayi yapti. Tabii ki, feminizm cok onemli bir sey, ve cok ulkelerde cinsellik kesinlikle devam ediyor – Turkiye dahil. Maalesef, Amerikan televizyon ve dergiler bu konu yardim etmiyor . . .

30/10/15

Gunaydin, Istanbul. Neredeyse dokuz yil once tren ve otobus binerek Istanbul’dan Sam’a gittim. Yolda Adana’da bir gece kaldim. O guzel bir sehir gorunyordu, merkezde cok modern, Istanbul ve Izmir gibi. Adana’dan otobus binerek Antakya’ya gittim, ve orada Suriye’ye otobus bindim. Fakat cok problem vardi, iki kez Suriye siniri gittik, ama sinir devriyesi biz kabul etmedi, geri donderdi. Neden? Cunku o otobus dolu degildi. Cok garip bir durum oldu! Sonunda biz otobus’ten indik, iki tane dolmus bindik, lakin ayni problem vardi – bizim dolmus dolu degildi. Nihayet, iyi tane otostopcu bulduk, Suriye’ye gitmek icin izin aldi. Bu arada bir tane Ingiliz fotografci ve onun Suriyeli esi tanistim. Ayrica, iki tane Urdunlu erkek tanistim – her ikisi uzun boyut oldu, Araplar gibi gorunmuyordu. Onlarin atalari Cecenistan’dan gelmisti. Biz beraber otobus binerek Halep’ten baskente gittik. Sam yaklasik on bin yilda meskun oldu – dunyanin en eski meskun sehir. Suriye yaklasik dort yuzyil boyunca Osmanli rejim altinda oldu, ondan sonra Birinci Dunya Savas’tan Ikinci Dunya Savas’a kadar o Fransiz rejim altinda oldu. Merkezde Sam Fransiz bir sehir benziyor. Benim ikinci gun orada yolda tanistigim Ingiliz erkek geldi, biz Sayyida Zeynab mahalleyi gittik, cok fakir gorunuyordu, ucuncu dunyasi gibi. O Sii Musluman bir mahallede sayisiz Irak’tan multeci vardi . . .

29/10/15

Gunaydin, Istanbul. Evet, bugun Cumhuriyet Bayrami var, bu gunu doksan iki yil once Mustafa Kemal Ataturk Turk Cumhuriyeti kurdu. Ayrica, bu Pazar gunu secimler olacak, herkes memleketini gitmeli, o yuzden kamu isciler icin dort gun mola var. Ben kamu isci degilim, bu Pazar is yeriye gitmeliyim, buna ragmen bugun, yarin ve Cumartesi gunu is yeriye gitmeyecegim. Benim icin uc gun mola var. Neden? Cunku bugun Cumhuriyet Bayrami, Cuma gunleri calismiyorum, ve Cumartesi Ragbi Dunya Kupasi final maca izleyecegim – baska bir ogretmen benim derse verecek. Son dort bucuk yilda ben hic hastalik izni almadim – fakat Ragbi Dunya Kupasi final sagliktan cok daha onemli!! Maca izlemek haric, bu mola boyunca hicbir sey yapmayacagim; sadece evde kalacagim, romanim projesi ile devam edecegim. Maalesef, bu ay hava iyi degildi, adalara gitmedim, ayrica bu hafta oraya gitmeyecegim. Bu benim on birinci sonbahar Istanbul’da, ve bu yildan once her Ekim ayda adalara gittim. Ne kadar ilginc! Bu arada, ev arkadaslarim burada olmayacak, Fransiz ev arkadasim Dogu Kara Deniz tatil yapiyor, Turk ev arkadasim secim icin Izmir’e gitmeli, ve Lubnanli ev arkadasim memleketinde – son birkac ayda ona Istanbul’da nadiren var. O yuzden, bu hafta sonu ben evde yalniz kalacagim, cok sakin bir mola olacak.

28/10/15

Gunaydin, Istanbul. ABD ve Suudi Arabistan neden hastaneleri bombaliyor? Son iki hafta boyunca ABD Afganistan’da ve Suudi Arbistan Yemen’de hasteneleri bombaladi, bircok doktor ve hastalar oldurdu. Ayrica, bu tesaduf degil, onlar hastaneler nerede kesinlikle biliyordu, fakat uzun zaman boyunca hastaneleri bombaladi. Tabii ki bu bir savas sucu, ama ABD ve onlarin arkadaslar icin problem yok, hic ceza olmayacak, her zamanki gibi. Galiba onlar hastanelerde dusmanlar vardi dusunuyordu. Sinir Tanimayan Doktorlar herkes tedavi ediyor. Bunun icin, ABD ve Suudi Arabistan onlarin hastaneleri bombaladi. Amerikan medya Yemen’de hastane hakkinda haber yok. Bir, iki ay once Suudi Arabistan Yemen’de iki tane dugun bombaladi, sayisiz sivil kimse oldurdu – cok kadin ve cocuk dahil. Bu kesinlikle bir savas sucu, ama Amerikan medya onemli degildi, cok az haber vardi. ABD ve Suudi Arabistan cok iyi arkadaslar, her iki ulkede idam cezasi var, Suudi Arabistan kafasini kesmek kullaniyor. Amerika gore Saddam Huseyin ve Muammer Kaddafi cok kotu diktatorlar oldu, ve simdi ABD gore Bessar Esad ‘Hitler gibi’ be diktator. Tabii ki bu sadece propaganda. Saddam Huseyin cok kotu sey yapti, ama eskiden ABD onu destekledi (Iran karsi, mesela). Kaddafi altinda Libya Afrika’nin en zengin ulke oldu. Maalesef, su anda hem Irak hem de Libya ucuncu dunyasi ve ic savaslar devam ediyor. Suriye ayni. Bu arada hem Suudi Arabistan’da hem de Misir’de cok vahsi diktator var, ozgurluk yok, demokrasi yok, ve ABD onlari destekliyor . . .

27/10/15

Gunaydin, Istanbul. Galiba hem internette hem de Facebook’ta haberin cogunu Amerika’dan geldi. Fakat dikkat et, Amerikan yaygin medya icinde cok hukumet propaganda var, onlar her zaman ABD hukumeti destekliyor, ozellikle savas hakkinda. Dunya icin bu cok tehlikeli bir sey. Amerikan siyaset feylesof ve yazar Noam Chomsky gore Turkiye’de cok cesur gazeteciler ve yazarlar var cunku onlar hukumeti elestiriyor. Bunun icin Turkiye’de cok gazeteci hapishanede curuyor. Ancak Bati Dunya’da gazeteciler genellikle cesur degil, hukumeti elestirmiyor – ABD’daki ozellikle, o yuzden cok gazeteci hapishanede degil (Wikileaks gazeteciler haric). Gercekten, Turkiye’de gazeteciler daha durust, ABD’nin gazeteciler cok yalan soyleyor. Gercekten ABD’daki konusma ozgurlugu yok. Gercekten Amerikan haber ozellikle aptal – onlar her zaman Israel ve Suudi Arabistan destekliyor, Rusya ve Cin elestiriyor, mesela. Ayrica cok igrenc kultur var – unlu dedikodusu ozellikle! Ancak internette ve Facebook’ta her yerde Amerikan haber var. Aslinda, bende cok Amerikan haber paylasiyor. ABD dunyanin en guclu ulke, Ingilizce dunyanin en cok konusalan dil. Fakat secici davranmaliyiz, denge olmali, bunun icin ben bol bol alternatif (karsilik) haber paylasarim. Ayrica, diger ulkelerin haberi paylasarim – bazen baska dil icinde dahil. Bu cok onemli.

26/10/15

Gunaydin, Istanbul. Yil bin dokuz yuz dort Namibya’nin Alman hukumeti soykirim basladi, yaklasik yuz bin yerli insanlar oldurdu. Namibya’nin yerliler zenci degil, onlar kesinlikle farkli, ozel bir etnik grubu. Bu yirminci yuzyilin ilk soykirim. Almanyalilar toplama kamplari kullandi, medikal deneyler yapti, mahkumlar cok calisiyordu, ancak cok az yemek vardi. Ayrica, cok cok sert ceza vardi. Kisin hava cok soguk oldu, sayisiz mahkumlari hayatini kaybetti. Toplam yaklasik yuzde yetmis bes mahkumlar hayatini kaybetti. Bu arada, sayisiz yerliler acliktan oldu. Geleneksel olarak Namibya’nin sigir cobanilar oldu, onlar Alman rejim kabul etmedi, o yuzden Almanyalilar etnik temizlik basladi. Alman askeri mahkumlari infaz etti. Ayrica, sivil kimseler da infaz etti. Bu arada, cok tecavuz vardi. Almanya icin Namibya onemli oldu cunku orada cok elmas vardi. Sonraki on yil boyunca etnik temizlik devam etti, fakat Birinci Dunya Savasi boyunca Guney Afrika Namibya aldi, ve yirmi bes yil once Namibya bagimsizlik kazandi. Otuz yil once Birlesmis Milletler bu soykirimi tanidi. Buna ragmen, Alman baskan Roman Herzog ozur dilemedi. Nihayet, yil iki bin dort – soykirimin yuzuncu yildonumu – bir Alman siyasetci ozur diledi, soykirim tanidi. Namibya’nin yerlileri tazminat istiyor, fakat Almanya hala hic tazminat odemedi. Almanya sadece ozur diledi, ama yaklasik yuz bin hayat kaybetti. Ne kadar kotu!

25/10/15

Gunaydin, Istanbul. Evet, bu benim memleketim, Yeni Zelanda’nin baskent, Wellington, nufus yaklasik dort yuz bin. Bu isim neden? Wellington Ingiliz bir asker oldu, Waterloo Savas’ta Napoleon yenmeye yardim etti. Aslinda, iki tane isim var: Yerli Maori insanlar icin bu sehir ‘Whanganui-a-Tara’ ‘(Zirvede Liman’ demek). Yeni Zelanda’da iki tane buyuk ada var, memleketim Kuzey Ada’nin guney zirvede, ve Maori insanlar icin guney yukari, kuzey asagi. Fotografta Oriental Bay varos gorebilirsiniz. Orada kucuk ama guzel bir plaj var, gencken o plaja sik sik gittim, ama denizde uzun zaman boyunca yuzmedim – maksimum yirmi, otuz dakika boyunca. O deniz Guney Pasifik Okyanusu’nun bir parcasi, her zaman soguk, orada sadece Aralik’tan Mart’a kadar yuzebilir. Ayrica, Wellington Limani gorebilirsiniz, diger tarafta Miramar Varos var, ‘Yuzuklerin Efendisi’ filmlerin yonetici Peter Jackson orada oturuyor. Ancak o filmler Yeni Zelanda’nin Guney Ada’da yapildi. Bu arada, Hollywood yildiz Russell Crowe da Wellington sehirden. Aslinda, ben ve ona ayni sehirde ve ayni yilda dogduk! Russell Crow’in kuzenleri Yeni Zelanda’nin milli kriket takimi icin oynadi, bir tane kaptan oldu. Bundan baska unlu yazar Katherine Mansfield da Wellington sehirden, ona yuz yil once yasadi, Ingiltere’ye gitti, orada D H Lawrence ve Virginia Woolf ile arkadaslik etti. Maalesef, Mansfield genc oldu.

24/10/15

Gunaydin, Istanbul. Bugun Ingiltere’de birinci Ragbi Dunya Kupasi yari final mac olacak. Saat bes’te Yeni Zelanda ve Guney Afrika oynayor. Maalesef, dersim var, bu mac seyretmeyecegim, ancak gelecek hafta final maca izleyecegim. Yeni Zelanda ve Guney Afrika ragbi’nin en basarili ulkeler. Cocukken Guney Afrika genellikle bir numara. Yil bin dokuz yuz seksen bir Guney Afrika’nin ragbi takimi Yeni Zelanda’ya geldi, fakat cok kisi protesto etti cunku o zamanlarda Guney Afrika’da irkci hukumet sistemi vardi. Iyi hatirlayorum, her yerde kocaman gosteri vardi. Yeni Zelanda ve Guney Africa uc tane mac oynadi, Yeni Zelanda iki tane kazandi, Guney Afrika bir tane, ancak ucuncu macta Yeni Zelanda cok sansli oldu, son dakika icinde kazandi, ben cok cok endise ettim. Halbuki su anda Yeni Zelanda desteklimiyorum. Bana gore Milliyetcilik biraz cocukca ve faydasiz bir sey. Aslinda, yirmi yil once Guney Afrika ve Yeni Zelanda ucuncu Dunya Kupasi’nda final mac oynadi, Guney Afrika son dakika kazandi, ve ben cok mutluydum. Neden mutluydum? Cunku Guney Afrika’da irki hukumet sistemi bitirdi, Nelson Mandela baskan oldu (Mandela Dunya Kupasi’nin final maca katildi). Su anda Yeni Zelanda genellikle bir numara cunku bizim takim icinde cok Pasifik Adalilar var – onlar cok buyuk ve atletik insanlar. Bunun icin neredeyse her kes gore Yeni Zelanda bugun kazanacak, ve gelecek hafta final maca kazanacak. Ancak benim icin kim kazancak onemli degil…

23/10/15

Gunaydin, Istanbul. Kuresel isinma ne oldu? Bugun yagmurli, bulutlu ve sadece on dort derece. Gecen yil, ayni tarih, gunesli ve yirmi iki derece oldu. Bu benim on birinci sonbahar Istanbul’da, ve her zaman Ekim ay sonuna kadar denizde yuzdum. Fakat bu yil degil. Bu yil sonbahar erken geldi, butun Ekim ay bounca hava kotu oldu, denizde yuzmedim. Cuma gunleri calismiyorum ancak bugun adalara gitmiyorum. Aslinda, gelecek ilkbahara kadar oraya gene gitmeyecegim, yuzme mevsimi kesinlikle bitirdi. Bu hafta sonu Ingiltere’de Ragbi Dunya Kupasi’nin yari final maclari olacak, Yeni Zelanda karsi Guney Afrika, Avustralya karsi Arjantin, ancak dersim var, maclara seyretmeyecegim. Kotu sansliyim. Onemli maclara boyunca ben her zaman calisarim. Buna ragmen, final maca kesinlikle izleyecegim, o gun baska ogretmen benim dersim veriyor. Aslinda, gelecek hafta kamu isciler icin dort gun ‘bayram’ olacak – Cumhuriyet gunden secime kadar (ve ragbi Dunya Kupasi final gunu dahil). Ancak benim is yeride sadece Cumhuriyet gunu bayram olacak. Bu ragbi’nin sekizinci Dunya Kupasi, ve ben tum final maca seyrettim. Son iki final maclara James Joyce Irlanda barda izledim, galiba bu yillin final maca ayni yerde seyredecegim. On iki yil once final maca Barselona’da bir Irlanda barda izledim, on alti yil once final maca Ingiltere’de bir tatil kampisinda izledim, ve birinci uc final maclara memleketimde seyrettim.

22/10/15

Gunaydin, Istanbul. Alti yildan daha be dairede oturuyordum. Gecen ay yeni bir yatak odasi insat edildi, simdi uc tane ev arkadasim var – bir Fransiz ogrenci, bir Turk kadin ve bir Lubnanli is adam. Lubnanli erkek uzun zaman kaldi, neredeyse bir yilda. Aslinda, bir yil once farkli bir Fransiz ogrenci vardi, ve Aralik sonuna kadar genc bir Amerikali is arkadasim burada kaldi. Iki yil once bir Suriyeli multeci ve bir Trinidad ve Tobago’dan Ingilizce ogretmen burada oturdu, her ikisi birkac ay kaldi. Uc yil once bir Turk kadin ve issiz bir Alman erkek vardi, Turk kadin burada yaklasik bir bucuk yilda kaldi, Alman gencler sadece birkac ayda. O Turk kadin Manisa’dan, Alman erkek ile evlende, Almanya’ya tasindi. Ona burada bol bol mobilya birakti (cok sansliyim). Dort yil once ayni Turk kadin vardi, ayrica bir Yunanli kadin burada oturdu. Yunanli kadin yaklasik bir yilda kaldi – ona cok candan ve yardimsever oldu. Bes yil once iki tane Turk erkek burada kaldi, her ikisi Manisa’dan, bir tane yaklasik bir yilda kaldi, ona da cok candan ve yardimsever. Alti yil once genc bir Amerikali erkek burada kaldi, ve baska bir Manisa’dan Turk erkek vardi!! O erkek benim futbol arkadasim oldu, bunun icin ben alti yil once bu daireye tasindim. Aslinda, benim simdiki Turk ev arkadasim Izmir’den. Burada toplam yaklasik sekiz tane Ege’den ev arkadasim oldu. Ne kadar ilginc!!

21/10/15

Gunaydin, Istanbul. Ingiltere’de bir Turkce konusan multeci saldirilmis. Diller neden insanlar icindeki en kotu seyleri ortaya cikariyor? Bu problem sadece Ingiltere’de degil. Cok kisi gore Fransa’da her kes Fransizca konusmali, eger bir kisi Fransizca bilmiyorsa, bazi Fransizlar kaba olabilir. Bence Turkiye’de tam tersi; eger bir yabanci Turkce konusuyorsa, bazi insanlar kaba olabilir. Aslinda, bu durum cok ilginc. Ispanya’da ben okulda haric her zaman Ispanyolca konusuyordum, hic problem yoktu, ancak Turkiye’de birkac Ispanyollari rastladim, ve genellikle onlar benimle Ispanyolca konusmak istemedi, Ingilizce tercih etti. Ayrica, bir kez Istanbul’da Turkce konusuyordum, Amerika’li bir erkek cok kaba oldu, ona icin Turkce konusan yabanci kesinlikle bir problem. Bazi arkadasim gore Dogu Avrupa’daki yabancilar Ingilizce konusmali, eger bir yabanci yerli dil konusuyorsa, bazi insanlar kaba olabilir. Ayrica, bir arkadasim gore Kuzey Afrika’daki yabancilar Ingilizce konusmali, eger bir yabanci Arapca konusuyorsa, bazi Kuzey Afrika’lilar icin bu bir ‘hakaret’ olarak goruldu – onlar ‘biz Ingilizce biliyoruz; aptal degiliz’ dusunuyor. Bana gore bu problem hem irkcilik hem de kibirlilik hakkinda. Cok kisi yabancilari kontrol etmek istiyor – onlar ‘bu benim ulkem; burada ben patron!’ dusunuyor. Maalesef. Ayrica, diller hakkinda cok kisi hem kiskanc hem de cocukca olabilir – yabancilar dahil . . .

20/10/15

Gunaydin, Istanbul. Evet, sekizinci Ragbi Dunya Kupasi devam ediyor, bu hafta sonu yari finallar olacak, ver tum dort takim Guney Yarikure’den. Ne kadar ilginc! Bu Dunya Kupasi Ingiltere’de – Kuzey Yarikure’de – fakat hic Avrupa’li takim yari finallara ulasmadi. Aslinda, bu Dunya Kupasi cok iyi ve cok ilginc. Japon uc tane mac kazandi – Guney Afrika’ya karsi dahil – fakat tek mac kaybetti ve ceyrek finallara ulasmadi – kotu sansli oldu! Ceyrek finallar dort tane Guney Yarikure’den ulke dort tane Avrupa’li ulkeyi karsi oldu, Guney Yarikure’den takimlar hespi kazandi: Yeni Zelanda Fransa’yi imha etti, ve Arjantin Irlanda’yi kolay yendi (baska bir surpriz). Ayrica, Avustralya ve Guney Afrika ceyrek finallar maclarini kazandi, buna ragmen her ikisi cok sansli oldu. O yuzden, ertesi hafta sonunun yari finallar Yeni Zelanda karsi Guney Afrika ve Avustralya karsi Arjantin olacak. Ilk kez dort tane Yarikure’den ulke yari finallara ulasti, Avrupa icin bu durum cok kotu ve utangac. Genellikle Ingiltere ve Fransa Avrupa’nin en iyi takim. On iki yil once Ingiltere Dunya Kupasi kazandi, dort yil once Fransa final maca ulasi – Yeni Zelanda Fransa sekiz-yedi kazandi, cok yakin bir mac. Fakat bu yil ev sahibi ulke Ingiltere ceyrek finallara ulasmadi, ve Yeni Zelanda Fransa’yi altmis iki-on uc kazandi!! Simdiye kadar Yeni Zelanda, hem Guney Afrika hem de Avustralya iki tane dunya kupasi kazandi, Arjantin hic final maca ulasmadi . . .

19/10/15

Gunaydin, Istanbul. Biliyor muydunuz: Yahudi olmayan Israilliler arazi ne kira edebilir ne satin alabilir; butun dunyanin Yahudiler Israil’de oturabilir, ancak yerli Filistinliler donemez; Yahudi olmayan Israillilarin arabasi plakalari farkli bir renk olmali; ABD ve BM dahil butun dunya gore Dogu Kudus, Bati Seria, Gazze ve Golan Tepeleri Israil’in degil; Israil hukumeti Yahudiler icin yuzde seksen su veriyor, filistinlileri icin sadece yuz on bes su verioyr; her yil Amerikan vergi mukellefler Israil icin bes milyar dolar veriyor, Israil bu para ile Amerikan silah satin aliyor, ve Israil cok kez bu silah yasadisi olarak kullandi; Israil haric her Orta Dogu ulke nukleer antlasmasi imzaladi; yuksek rutbeli Israil’li askerler gore Israil yargisiz infaz ve iskence yapiyor; Israil Amerikan diplomatik tesisini ve savas gemisi saldirdi, toplam iki yuz hayat kaybetti, ABD hukumet hic bir sey yapmadi; Israil altmis dokuz tane BM kararlari karsi geliyor; Israil’li anayasa gore o ‘Yahudi bir ulke;’ Isail’li mahkeme gore eski baskan Ariel Saron Lubnan’da ‘Sabra ve Satilla Katliam’ icin sorumlu, yaklasik uc bin bes yuz sivil kimse olduruldu; yil bin dokuz yuz doksan Israil’li askerler Filistin’li iscileri soguk kanlilikla oldurdu, hic kimse cezalandirmadi; Israil’de sadece Yahudi icin isler var; Israil guzel bir imaj icin Amerikan halkla iliskiler sirketleri oduyor; eski Guney Afrika’li baskan Nelson Mandela gore Israil’deki irkcilik var – Guney Afrika’nin eski beyaz rejimden daha kotu . .

18/10/15

Gunaydin, Istanbul. Maalesef Bati Dunya’li medya buyuk bir yalanci, ve bazi Turk gazeteleri ve televizyon kanallari bu propaganda kullaniyor. Ayrica, bazi arkadasim ayni propaganda kullaniyor – ama alternatif medya kabul etmiyor. Gercekten insanlar cok beyni yikanmis. Gecen hafta’nin Bati Dunya’li haber gore Rusya veya Rusya’li isyancilar gecen yil bir Malezyali ucak ates edip dusurdu. Neden? Cunku fuze Rusya’da uretilmistir. Fakat cok ulkede o fuze var. Ayrica, cok ulke Amerikan silah var. Bu hafta Turkiye bir insansiz ucak ates edip dusurdu, hem Amerikan medya hem de Turk haber gore o insansiz ucak muhtemelen Rusya’li. Neden Rusya’li? Hicbir delil yoktu. Rusya gore o insansiz ucak Rusya’li degildi. ABD neden Rusya nefret ediyor? Tabii ki onlar dusmanlar, ama simdi ABD icin Rusya buyuk bir problem, Suriye’deki Rusya teroristleri karsi kavga ediyor ve cok iyi is yapiyor. Butun Dunya icin bu cok iyi haber, Suriye’den Turkiye’ye ve Avrupa’ya bol bol multeciler geldi. Bu arada NATO ISID teroristler hakkinda neredeyse hic bir sey yapmadi, ABD ve onun arkadaslar Suriye’nin baskan devirmeye isyancilari destekliyor – ve bu sekilde ISID yaratti! O yuzden, simdi Rusya cok iyi gorunuyor, ABD cok kotu gorunuyor, ve Amerika’lilar hem utangac hem de kizgin. Keske onlar Rusya bizim dusman degil bilseydi! Fakat eger onlar bu bilseydi, kendi ulkesi cok kotu kabul etmek zorunda . . .

17/10/15

Gunaydin, Istanbul. Yedi, sekiz yil once iyi bir is arkadasim vardi. Matt Iskocyali bir Musluman, sadece yirmi dort yasindaydi ancak Musluman Dunyasi ve tarihi hakkinda cok cok biliyordu, ayrica Arapca iyi konustu. Hafta sonlari biz her zaman Buyuka’ya gittik, orada bisiklet bindik, ve Orta Dogu hakkinda cok konustuk. Bu arada, Pazar aksamlar biz beraber futbol oynadik. O zamanlar ben Hurriyet (Ingilizce) gazeteyi icin duzenli blog yazdim, ve bir kez arkadasim Matt hakkinda bir yazi yazdim (ASAGI BAK). Ona neden Musluman din tercih etti? Cocukken Matt bir Hiristiyan oldu, fakat on yedi yasindayken Iskocya’da ona bir camiye gitti, eski bir rahibi dinledi, o rahip Islam hakkinda konustu, ve Matt her sey begendi. Ona gore o dininden dondurmedi, ‘sadece bir tanri var,’ dedi. Ona Islam icin cok mutlu; Iskocya’da cok kisi ayni karar verdi, dedi. Turkiye’den once Matt Suriye’de, Misir’de ve Fas’ta oturuyordu ve okudu. Istanbul’da tek yilda kaldi, ondan sonra Ingiltere’ye geri dondu, Pakistanli bir kadin ile evlendi. Ondan sonra onlar Oman’a gitti, orada birkac yilda oturdu, Matt Ingilizce ogretmenlik yapti, ama su anda onlar Suudi Arabistan’da oturuyor. Iki yil once Matt Istanbul’a ziyaret etti, biz bir lokantada bulustuk (RESMI BAK) ve cok konustuk. Ona gore Oman cok guzel ancak hayat cok fazla kolay, meydan okuma istedi – bunun icin Suudi Arabistan’a tasindi.

16/10/15

Gunaydin, Istanbul. Gelecek yil BM Guvenlik Konseyi’ninda bes tane yeni ulke olacak – Misir, Ukrayna, Japon, Senegal ve Uruguay. Ne kadar ilginc! Misir’deki vahsi bir askeri diktatorluk var, sayisiz sivil kimse oldurdu, Ukrayna yolsuz bir kukla baskan var – da cok sivil kimse oldurdu. Tabii ki, ABD hem Misir hem de Ukrayna’ya destekliyor. Misir’deki ne demokrasi ne insan haklari var, ama ABD o ulkeyi bir bucuk milyar dolar veriyor (sadece Israil’i daha veriyor). Bu arada, ABD Ukrayna’da bir darbe duzenledi, Rusya taraftari hukumeti cikardi, Bati taraftari hukumeti yapti, ve bu sekilde ic savasi basladi, sayisiz hayat kaybetti. O yuzden, BM neden Misir ve Ukrayna secti? Tabii ki, Amerika Birlesmis Milletleri kontrol ediyor. BM Ikinci Dunya Savas’tan sonra yaratildi, ve onlarin askeri Kore Savasi, Vietnam Savasi ve Kambocya Savasi boyunca ABD yardim etti. Bu arada, BM Avrupa’li Siyonistleri Filistin yarisi verdi. Inanilmaz! Bu somurgelik oldu, sonuc – etnik temizlik, tabii ki! Altmis yedi yil sonra bu problem devam ediyor, ve BM hic bir sey yapmadi cunku ABD her zaman veto ediyor! Ayrica, Afrika’daki BM askeri ABD yardim etti; Kongo’daki yil bin dokuz yuz altmis basbakan Patrice Lumumba’nin cinayetine dahil edildi, mesela. Lumumba cok iyi basbakan oldu, demokrasi ve insan haklari yapti, fakat ABD kontrolunu kabul etmedi. O yuzden ABD, Belcika ve BM askeri onun cinayetine duzenledi. Namibya’da, Angola’da ve Somali’de ABD ve BM birlikte cok daha kotu sey yapti . . .

15/10/15

Gunaydin, Istanbul. Bu yil sonbahar erken geldi. Genellikle sicak hava Ekim sonuna devam eder, genellikle Ekim ay sonuna denizde yuzmeyi devam edebilirim. Fakat gecen ay adalara gitmedim, hava kotu oldu, ve galiba bu hafta gene gitmeyecegim. Emin degilim. Aslinda, benim kis programi zaten basladi, sabahlar roman projesi yapirum, simdiye kadar yaklasik yirmi bes sayfa yazdim, ama cok daha yazmaliyim, benim sabah rutin devam etmeli. Evde her sey iyi. Bu ay yeni yatak odaya tasindim, fena degil, sabahlar gunesli, cift kisilik yatak ve biraz mobilya icin yeterli yer var. Sadece bu problem, bu yatak odasi sokaga bakan, zaman zaman gurultu icin uyandirdim – ver neredeyse her sabah, cok erken, ezan icin uyandirdim. Cok yakinda bir cami var, cok yuksek sesle mikrofon kullaniyor. Benim baska secenek yok, ezan dinlemeliyim. Bu arada, yeni ev arkadaslarim cok iyi, iki gencler var, bir Turk kadin (hem ogretmen hem de ogrenci) ve bir Fransiz bir erkek (universite ogrenci), onlar sakin ve yardimsever, her gun okullu gidiyorlar. Ayrica, Lubnanli erkek burada kalmak devam ediyor, ama genellikle burada degil. Son birkac hafta boyunca ona sadece tek gece burada kaldi, onceden Lubnan’da oldu, simdi Adana’da – cok mesgul bir erkek. Bu arada, is yeride her sey iyi, bol bol saatlerce var, bu ay para biriktirmeye yine baslayacagim, ve gelecek yaza kadar devam edecegim . . .

14/10/15

Gunaydin, Istanbul. Gecen yil Ukranya’da bir ucak carpti, ates edip dusurdu, neredeyse uc yuz hayat kaybetti. Bati Dunya Rusya sucluyor – tabii ki, ve Rusya Ukranya sucluyor – tabii ki. Hollanda, Belcika, Avustralya ve Ukrayna birlikte arastirma yapti. Hollanda ve Belcika NATO uyeler; aslinda onlar NATO kurucu uyeler. Bu dort ulke gizlilik anlasmasi imzaladi, eger onlar bir delil kabul etmeseydi, o delil paylasmiyor. Ayrica, onlar Rusya’nin arastirma kabul etmedi. Bu arada, onlar ne buldu? Onlar sadece silah ve durumlar arastirdi, kimin sorumlu degil. Onlar gore fuze Rusya’da uretilmistir, ama Ukranya’dan ates edilmisti. Evet, galiba fuze Rusya’da uretilmistir, ama o fuze cok ulke’de var. Ayrica cok ulke Amerikan, Avrupa’li ve Israil’li silah kullaniyor. Yine de, ABD medya hemen Rusya sucladi. ABD medya cok heyecanli cunku Suriye’deki Rusya teroristler ve isyancilara karsi kavga ediyor. ABD Suriye’nin hukumeti devirmek istiyor, bunun icin isyancilar yaratti ve destekliyor, simde ona icin Rusya buyuk bir problem. Aslinda, ABD Ukrayna’da yaklasik ayni sey yapti. Orada eski basbakan Avrupa kabul etmedi, Rusya tercih etti. O yuzden ABD bir darbe duzenledi, eski basbakan devirdi, ve simdi kukla basbakan var. Ikinci Dunya Savas’tan beri ABD yaklasik elli tane ulkede yaklasik ayni sey yapti veye yapmaya calisti – Mussadik’in Iran ‘dan Saddam’in Irak ve Kaddafi’nin Libya’ya kadar. Bu sekilde Ukrayna’da ic savasi basladi, ve bu savas boyunca bir ucak ates edip dusurdu – Maalesef . . .

13/10/15

Gunaydin, Istanbul. ISID nereden geldi? Birkac ulke Suriye’nin hukumeti devirmek istedi, bu yuzden isyancilari yardim etti, silah ve egitim verdi. Fakat bazi isyancilar terorizm yapti, onlar sivil kimseler oldurdu. Yine de, birkac ulke isyancilari yardem etmeye devam etti, ve bu sekilde ISID yaratti. Seksenlerde ayni ulkeler Afganistan’da yaklasik ayni sey yapti, Afganistan’in hukumeti devirmek istedi, bu sekilde Taliban yaratti. Uzun zaman boyunca Taliban Afganistan’a kontrol etti. seriat kanunu yapti, cok kotu. Son on dort yil boyunca dunya’nin en guclu ulke Taliban’a karsi kavga etti, ama dunya’nin en guclu ulke hala kazanmadi. Ne kadar ilginc! Dunya’nin en guclu ulke orada cok onemli bir petrol boru hatti insa etti, ve o hatti iyi savundu, ancak Taliban problem devam ediyor. Simdi Suriye’deki yaklasik ayni durum var, dunya’nin en guclu ulke ISID’i karsi kavga ediyor, ama dunya’nin en guclu ulke hala kazanmadi. Ne kadar ilginc! Yerine, Rusya’nin askeri Suriye’ye geldi, ve onlar cok daha basarili. Rusya’nin askeri Suriye’nin hukumeti destekliyor, hem ISID hem de isyancilara bombaliyor. Bati Dunyasi gore bu cok kotu, cunku ona isyancilara destekliyor. Bunun icin, kim Suriye’nin istikrari bozmak istiyor? Kim savas icin sorumlu? Kim multeciler icin sorumlu? iyi adamlar kim? Kotu adamlar kim? Gercekten ISID parali asker, onlar para icin calisiyor. Birkac ulke icin ISID cok faydali . . .

12/10/15

Gunaydin, Istanbul. Evet, Musluman Dunyasi’nda su anda cok sivil kimse olduruyor. Turkiye’de iki gun once korkunc bir katliam oldu, neredeyse yuz baris eylemci hayat kaybetti. Birkac ay once Suruc sehirde ayni sey oldu, yaklasik otuz sivil kimse olduruldu. Suudi Arabistan Hac boyunca yaklasik bin bes yuz kisi izdiham oldu. Sadece iki hafta once vinc bir camiye carpti, neredeyse dort yuz hayat kaybetti. Suudi Arabistan icin onemli degil, galiba, sonra gun onlar Yemen’i bombaladi, cok sivil kimse oldurdu. Uc kez Suudi Arabistan Yemen’de dugun’u bombaladi, sayisiz kisi oldurdu – kadinlar, cocuklar, erkekler. ABD Suudi Arabistan’a destekliyor. Onlar iyi arkadaslar. Bu arada ABD Afganistan’da bir hastaneyi bombaladi, birkac isciler ve hastalar oldurdu. Bu bir hata gibi kesinlikle gorunmuyor, cok supheli. Tabii ki Suriye’deki her gun sayisiz sivil kimse olduruyor, orada ABD ve Suudi Arabistan isyancilar/teroristler destekledi, bu sekilde onlar o savas basladi. Filistin’deki baska bir katliam var, Israil asker cok sivil kimse oldurdu, kadinlar ve cocuklar dahil. Israil kesinlikle cok korkakca bir ulke, etnik temizlik yapiyor, ve ABD onu destekliyor. Maalesef, Orta Dogu cok sanssiz bir bolge, burada bol bol benzin var, ve Bati Dunyasi o benzin istiyor. ABD son yirmi bes yil boyunca dort milyon Musluman oldurdu, bazi uzman gore sekiz milyon.

11/10/15

Gunaydin, Istanbul. Evet, dun Turkiye icin cok kotu bir gun, baskentte teroristler baris toplantasi’ye saldirdi, yaklasik yuz kisi oldurdu, yaklasik iki yuz elli daha yaralandi. Bu Turkiye’nin en buyuk terorist saldiri. Uc ay once Suruc’ta yaklasik ayni sey oldu, teroristler baris toplantasi’ye saldirdi, otuz uc kisi oldurdu, cok daha yaralandi. Fakat teroristler neden baris toplantasi’ye saldirdi? Eski latin atasozu var – ‘Cui Bono?’ (kim yarar)? Hukumet gore PKK veya ISID suclu olabilir. Suruc katliamdan sonra askeri hem PKK hem de ISID bombaladi. Muhalefet lideri Kemal Kilicdaroglu gore Turkiye Orta Dogu’da cok fazla dahil oldu, simdi bedel oduyor. Bu arada, HDP lideri Selahattin Demirtas hukumeti elestirdi. Birkac hafta sonra Turkiye’de secimler olacak, ve secim burosu gore koalisyon olacak. Halbuki, bu hukumet koalisyon kesinlikle istemiyor, Haziran secimlerden sonra koalisyon yapmaya reddetti. Maalesef, su anda her yerde sivil kimseler olduruldu – Suudi Arabistan Yemen’de uc kez dugunu bombaladi, cok kisi oldurdu, ve ABD Afganistan’da bir hastaneye bombaladi, birkac sivil kimse oldurdu. Insanlar ne kadar kotu olabilir! Bu arada, bugun Facebook cok yavas, Suruc katliamdan sonra hukumet Facebook’un hizini kesti, neden bilmiyorum, ama galiba bugun ayni sey yapmis…

10/10/15

Gunaydin, Istanbul. Evet, Guney Pasifik Okyanusun adalarda dovmeler cok geleneksel ve populer, memleketimde dahil. Su anda eski Polinezyali dizayn cok moda – erkekler icin ozellikle, onlar kollarinda geleneksel Polinezyali dovmeler tercih ediyor. Su anda butun dunyada bu dizayn cok populer. Fakat gencken Polinezyali dovmeler populer degil, sadece Polinezyali insanlar o dizayn tercih etti (onlarin dovmeler geleneksel olarak yapildi – yuzunde dahil, cok agrili). O zamanlar erkekler icin hayvan dovmeler cok populer oldu – kaplan veya kartal, mesela. On sekiz yasindayken ben depo iscisi olarak calistim, is arkadaslarim hayvan dovmeler vardi. Onlar benden daha yasli, ben onlar gibi olmak istedim. Bunun icin tattoo evi gittim, sag kolumda hayvan dovme aldim. Ben akrep dovme sectim, ama bu benim burcunum degil. Katalogda guzel bir akrep dizayn gordum. Benim dovme makineyli yapildi, neredeyse agrisiz oldu. Ilk olarak benim dovme cok seviyordum, is yeride grubun bir parcasi gibi hissediyordum. Ayrica, delikanlilar cok kavgaci olabilir, zaman zaman bir erkek beni kavga etmek istedi, benim dovmeyi gordu, ve fikrini degistirdi! Halbuki, yirmili yaslarim benim dovme nefret ettim, profesyonel bir mesleki istedim. Otuz yasindayken gazetecilik mesleki basladim, ondan sonra benim dovme hakkinda neredeyse asla dusundum. Zaman zaman birisi benim dovme hakkinda bir soru soruyor ve ben sasiriyorum – benim dovme kesinlikle unuttum!

9/10/15

Gunaydin, Istanbul. Ekim dokuzuncu geldi, ve benim icin bu ozel bir gun. Cocukken iyi bir arkadasim vardi, ve Ekim dokuzuncu benim arkadasimin dogum gunu oldu. Aslinda bu tarihte tam elli yil once benim arkadasim dogdu. Cocukken neredeyse her gun okuldan sonra biz otobus binerek halka acik yuzme havuzu gittik, birkac saat boyunca beraber yuzduk, biz yuzme cok eglendik. Yazin biz plaja gittik, orada yuzduk. Cocukken ailem kopekleri vardi, benim kopegim cok zeki ve nazik bir labrador oldu, arkadasimin kopegi agresif bir melez kopek oldu. Neredeyse her gun biz kopekleri yuruyuse cikartik, bazen plaja gittik, bazen parka gittik. Bu arada annem sokakta baska bir kopek buldu, basibos bir alman cobani, ve ben o kopek baktim. Bir gun parktan eve giderken bizim kopekleri bir kedi oldurdu, kedinin sahibi cok kizgin oldu – tabii ki, o yuzden annem benim alman cobani baska bir aileyi verdi. Ben utaniyordum, gercekten arkadasimin melez kopegi takip basladi, fakat annem dogru seyi yapti. Evet, bol bol hatiralarim var, o arkadasim ile buyudum. Ona cok zeki ve komik bir kiz oldu, sik sik beni guldurdu. Ayrica, ona cok bagimsiz ve hassas oldu. Gencken ona biraz isyanci oldu, kotu erkek arkadasi ile Avustralya’ya gitti, orada hasta oldu, yirmi iki yasinda oldu. Huzur icinde yat, benim arkadasim

8/10/15

Gunaydin, Istanbul. ABD ordu on dort yilda Afganistan’da kaldi. Neden? Ona Taliban karsi savas yapiyor mu? Inanilmaz. Dunya’nin en guclu ordu Taliban yenmez? Tabii ki ABD Taliban yaratti. Seksenler Afganistan’da sosyalist hukumeti vardi – cok ilerlemis oldu, kadin haklari vardi. Ancak ABD sosyalizm kabul etmiyor, o yuzden ona Afganistan hukumeti devirmeye Cihatci isyancilar ve teroristler yardim etti. O Cihatcilar Afganistan’li degil, orada Cihatcilar yoktu. Aslinda, o Cihatcilar Pakistan, Misir ve Suudi Arabistan’dan geldi. Onlar cok kotu sey yapti – kiz okullari saldirdi, mesela, ve ABD onlara destekledi (su anda ABD Suriye’deki yaklasik ayni sey yapmaya calisiyor – ama Rusya araya girdi)! O zamanlar Soguk Savasi vardi, Afganistan ic savasi bir temsili savasi oldu, gercekten ABD Sovyetler Birligi karsi kavga etti. Soguk Savas’tan sonra ayni Cihatcilar ABD saldirdi, cok ironik, ama onlarin cogu Suudi Arabistan’dan geldi, Afganistan’dan degil, Osama bin Laden dahil. O zaman, ABD neden Afganistan’a saldirdi? Bu sadece bin Laden hakkinda? Inanilmaz. Orta Asya’da cok cok benzin ve gaz var, ve ABD icin Hazar Deniz’den Hint Okyanusu’yu sadece bir mumkun yol var – Afganistan yolu ile. Eski ABD baskan yardimci Dick Cheney neredeyse yirmi yil once bu konu hakkinda konustu. ABD Afganistan’da Hazar Deniz’den Hint Okyanusu’yu uzun bir boru hatti projesi yapti, ve bu sekilde Orta Asya’dan bol bol benzin ve gaz tasiyor.

7/10/15

Gunaydin, Istanbul. Yuz yil once Birinci Dunya Savasi vardi. Bana gore, o sadece kocaman bir Avrupa savasi oldu. Osmanli Imparatorlugu cokerken, Avrupa’nin imparatorluklar somurgeler hakkinda savas yapti. Okulda biz ‘Ingiltere ozgurluk ve demokrasi icin savas yapti! Ingiltere savas kazandi!’ fakat o kesinlikle buyuk bir yalan oldu. O savas boyunca iyi adamlar degildi, Ingiliz Imparatorlugu dunyanin en buyuk ve en kotu imparatorluk oldu. Almanya savas kazaniyordu, o yuzden ABD Ingiltere’ye ve Fransa’ya yardim etti. Ikinci Dunya Savasi Birinci Dunya Savas’in ikinci yarisi, yaptirimlar Almanya’nin ekonomi kesinlikle yikti, bunun icin Almanya’li gencler cok radikal oldu. Bir kez daha Almanya savas kazaniyordu, fakat Rusya’ya isgal etmeye calisti ve bu sekilde Ikinci Dunya Savas kaybetti. Okulda biz ‘Ingiltere ozgurluk ve demokrasi savas yapti! Ingiltere savas kazandi!’ Baska bir yalan oldu. Savastan sonra Soguk Savasi basladi, ABD Dogu Asya’da savaslar yapti – Kore’de, Vietnam’da, Kambocya’da – ve her zaman ona ayni yalan soyledi: ‘Biz ozgurluk ve demokrasi icin savas yapti! Biz savas kazandik!’ Yirmi bes yil once Soguk Savasi bitirdi, biraz sonra ‘Terore Karsi Savas’ basladi. ABD icin ne kadar uygun! Su anda ona Orta Dogu’da savaslar yapiyor – Afganistan’da, Irak’ta, Suriye’de – ve her zaman ona ayni yalan soyleyor: ‘Biz ozgurluk ve demokrasi icin savas yapiyor! Biz savas kazanacagiz!’ Gercekten ne Ingiltere ne Amerika iyi adamlar, onlar ozgurluk ve demokrasi icin asla savas yapmadi, onlar sadece baska ulkelerin kaynaklari icin savas yapti . . .

6/10/15

Gunaydin, Istanbul. Dairemde her sey bitti, yeni yataklar geldi, yeni odasi’nin kapisi tamir edildi. Nihayet normal hayat devam edebilir, benim roman projesi konsantre olabilirim. Her yil bir roman projesi yapiyorum, bazen yeni roman yazarim, bazen eski romanim yine yazaarim. Bu yil tum memleketim hakkinda kisa hikayelerim topluyorum, James Joyce’nin ‘Dubliners’ gibi bir romani yapmak istiyorum. Son dokuz yil boyunca sayisiz kisa hikaye yazdim, cok New York’ta bir edebiyat web sitesinde yayinlandi (ASAGI BAK). Aslinda, yaz rutinim neredeyse bitti, kis rutinim zaten basladi. Is yeride daha saatler calisiyorum, para biriktirmeye yine baslayacagim. Temmuz aydan beri hic para biriktirmedim, yazin Yunanistan’a gittim, tatil yaptim, bayramlar vardi. Ayrica, bu ay hem ikamet hem de saglik sigorta icin odedim. Bu arada, hava zaten sonbahar gibi gorunuyor – bulutlu, bazen yagmurli, sicak degil. Elbette, sonbahar mevsimi iki hafta once basladi, fakat Instanbul’da sicak hava genellikle kasim ay kadar devam eder. Umarim Cuma gunu denizde yuzebilirim, genellikle Ekim sonuna kadar denizde yuzmeye devam ederim. Marmara Deniz cok kucuk, gol gibi, ve yazdan sonra en azinda bir ay daha su derece rahat. Buna ragmen, dikkatli olmaliyim, iki yil once Kasim ay boyunca denizde yuzdum, ve ondan sonra zaturreeye yakalandim! Simdi hafif bir nezle oldum, ama galiba Cuma gunu daha iyi olacagim.

5/10/15

Gunaydin, Istanbul. Sirtim agrisi neredeyse bitti, ama dikkatli olmaliyim. Hala yuzde yuz degil, agir seyler kaldirmam. Bugun yeni yatak geldi. Cumartesi gunu Basiktas’ta iki tane ikinci el yatak cercevesi satin aldim, ve bir saat once onlar teslim edildi. Toplam iki yuz lira odedim – teslim dahil. Fena degil. Gecen ay dairemde yeni bir yatak odasi yapildi, ve o zamandan beri biraz mesguldum. Iki tane yeni ev arkadas buldum, bazi mobilya attim, bazi mobilya aldim, ver hersey yeniden duzenledim. Bu arada yeni roman projesi baslamak calistim – fakat biraz zor. Yazmak icin rahat ve sakin bir durum ihtiyac var, bunun icin sadece yarimgun calisarim, sabahlar bos istiyorum. Halbuki, dairemde biraz daha sey yapmaliyim, bugun yeni yatak odasi’nin kapi tamir edildi istiyorum; isciler kotu bir is yapti, problem vardi. Gercekten ben cok tembel, kendi dairem istemedim. Alti yil once bir futbol arkadasimin daireye tasindim, yaklasik bir yil sonra o arkadasim evden tasindi, ve o zamandan beri ben bu daire baktim. Burada cok rahat hissediyorum, dairem cok merkezde, ve is yeriye yuruyerek gidebilirim. Ayrica, su anda baska bir kisinin evde yasamak istemiyorum, o icin cok fazla yasliyim. Bu arada kucuk bir nezle oldum. Surpriz degil. Son iki hafta hava cok degisti, bir gun otuz iki derece, birkac gun sonra sadece on yedi! Bugun guzel, fakat haber gore bu hafta yagmur geliyor . . .

4/10/15

Gunaydin, Istanbul. Ragbi Dunya Kupasi devam ediyor. Dun aksam daha surprizler vardi, Avustralya ev sahibi ulke Ingiltere cikardi, ve Japon baska bir mac kazandi. Bu arada, Yeni Zelanda’nin milli ragbi takim her mactan once cok unlu ve populer dans yapiyor. ‘Haka’ dans geleneksel bir yerli dans. Ayrica, Canakkale’de her yil Anzac askeri hatirlamaya Yeni Zelanda’li turistler bir haka dans yapiyor. Fakat gercekten haka dans ne demek? Yeni Zelanda’nin milli ragbi takim yeni bir haka dans yazdi, ragbi hakkinda, ve simdi telif hakki var. Bu versiyon cok goz korkutucu. Gercekten bu versiyon televizyon icin yapildi. Onceden bu ragbi takim fakli bir haka dans yapiyordu, o haka dans bir yerli sef yazdi, ona onun dusmanlardan kacti, ondan sonra haka dans yaparak kutladi. Aslinda o sef cok unlu oldu, cunku cok savas kazandi, ama nasil kazandi? Ingiliz tufekler ile savaslar kazandi, ve ondan sonra Ingiltere bos arsa aldi! O goz korkutucu bir haka dans degildi, eskiden ragbi takim goz korkutucu bir haka dans yapmadi, ama televizyon geldi, ve yavas yavas haka dans degistirdi. Beni yanlis anlama, ragbi icin haka dans iyi bir sey, butun dunyada ragbi taraftar haka dans cok seviyor. Halbuki, ragbi takimin haka dansi otantik degil, neredeyse hersey su anda gibi o televizyon icin yapildi. Eske haka dans gormek icin, ASAGI BAK .

3/10/15

Gunaydin, Istanbul. Kotu bir sirtim arisi var. Birkac gun once bazi mobilya attim, buyuk bir buzdolap ve iki tane kanepe dahil. Ayrica, daha mobilya yeniden duzenledim. Kucuk bir buzdolabi tasirken sirtim yaralandim. Dun adalara gittim, denizde yaklasik kirk dakika boyunca yuzdum. Plaj kesinlikle bombos oldu, ancak deniz guzel oldu, soguk degildi. Maalesef, yuzme sirtim agrisi yardim etmedi, ondan sora bu problem devam etti, Bunun icin, sabirli olmaliyim, bu da gecer. Gencken birkac yil boyunca cok agir is yaptim. Mesela, on yedi yasindayken insaat isi yaptim, her sabah saat yedi-de kalktim, is saat sekiz’de basladim, beton karistirdim ve el arabasi ile tasindim, ayrica cok tugla ve tahta tasindim, butun gun calistim, gercekten yagmur ve camur demeden, saat bes’te veya bes bucuk’ta bitirdim. Co zor is oldu, o kesinlikle nefret ettim, cok sikilyordum, ve sirtim problemler basladi. Fakat son yirmi yil boyunca agir is yapmadim, alti yil boyunca gazetecilik yaptim, ve son on bes yilda Ingilizce orgetmen olarak calisiyordum. Sirtim problemler soyle boyle bitti, buna ragmen zaman zaman dikkat etmem ve sirtim agrisi geri donar. Bu arada, farkli bir kanepe oturuyorum, belki bu kanepe sirtim icin iyi degil. Ayrica, benim yeni yatak odasinda yakat yok, sadece dosek. Bu sirtim icin da kotu. Yeni bir yatak cercevesiye almaliyim…

2/10/15

Gunaydin, Istanbul. ABD ve Avrupa ne kadar iki yuzlu! Onlar cok ulkeyi bombali saldiriyor ve sayisiz sivil kimse olduruyor. Ayrica, onlar hem Israil hem de Suudi Arabistan’i destekliyor, ve o ulkeler da cok sivil kimse olduruyor. Israil etnik temizlik yapiyor, ve orada irkci siyasal sistemi var. Suudi Arabistan’da demokrasi yok, ozgurluk yok, kadin haklari yok, vahsi idam var. ABD ve Avrupa icin problem yok, Israil ve Suudi Arabistan onlarin iyi arkadaslar, beraber cok pazarlik yapiyorlar – ozellikle benzin ve silah ticareti. Halbuki, ABD ve Avrupa icin Suriye buyuk bir problem. Neden? Cunku onlar Suriye’nin hukumeti kontrol etmiyor. Afganistan’da, Irak’ta ve Libya’da ayni problem vardi. Eger ABD bir ulkeyi kontrol etmeseydi, onu yikiyor. Gercekten, NATO, Israil ve Suudi Arabistan Suriye’deki savasi basladi. Onlar isyancilari yardim etti, silah ve egitim verdi, ve bu sekilde ISID yaratti. Suriye’nin hukumeti guclu bir cevap verdi, tabii ki. ABD icin bu buyuk bir suc, Suriye’nin baskan devirmek istiyor. Fakat ABD ‘terore karsi savas’ boyunca cok ulkeyi bombali saldirdi, milyonlarca kisi oldurdu. Gercekten ABD ve onlarin arkadaslari Suriye’nin baskan devirmeye bu savas basladi! Bu arada, onlar icin yeni bir problem var: Rusya Suriye’nin hukumeti yardim ediyor. ABD gore bu durum cok cok kotu; Rusya isyancilar ve teroristler karsi savasi katildi. Ne kadar ironik!

1/10/15

Gunaydin, Istanbul. Dun nasil Ingiltere Osmanli Imparatorlug’un istikrari bozmaya Vahabizm kullandi hakkinda yazdim. Aslinda, ABD Orta Asya’da ayni sey yapti. Yetmisli yillar boyunca Afganistan’da Sovyet destekli sosyalist hukumet vardi. O hukumet hem demokratik hem de laik oldu. Ayrica, o hukumet cok ilerici, kadin haklari vardi. Ancak ABD o hukumet kabul etmedi. Bunun icin ABD baskan Jimmy Carter Afganistan’in istikrari bozmaya kocaman bir terorist orgutu yaratti. Carter’in Ulusal Guvenlik Danismani Zbigniew Brzezinski gore ABD Pakistan’da terorist egitim okullari milyarlarci dolar harcadi. Ingiltere yardim etti, ve bu sekilde ABD ve Ingiltere Taliban’i yaratti. Uzun zaman boyunca ABD ve Ingiltere destekli teroristler Afganistan ve Sovyetler Birligi karsi savas etti. Sonunda taliban kazandi, Afganistan’in hukumeti devirdi, baskani idam etti – sokakta asildi. Tabii ki, Taliban altinda demokrasi kesinlikle yoktu, kadin haklari kesinlikle yoktu, sadece asiri tutuculuk vardi – Ortacag zamanlar gibi. Fakat ABD icin bu onemli degil, ABD ve Taliban cok iyi arkadaslar oldu, beraber cok pazarlik yapti. ABD cok mutlu ve kendini begenmis oldu, cunku o savas Sovyetler Birligi yikmaya yardim etti. Elbette, sadece birkac yil sonra teroristler ABD saldirdi, ve onun ‘lideri’ Osama Bin Laden Afganistan’da saklandi, bunun icin ABD Afganistan’a saldirdi, ve yaklasik on dort yil boyunca bu savas devam ediyordu . . .

30/9/15

Gunaydin, Istanbul. Evet, Ingiltere Birinci Dunya Savas boyunca Suudi Arabistan’da Vahabizm kurdu. Aslinda Ingiltere Osmanli Imparatorlugu istikrari bozmaya butun Orta Dogu’da Vahabizm dahil asiri tutucu kimse gercek Islami karsi kullandi. Bu bol ve yonet politikasi oldu. Tabii ki, Ingiltere ve Fransa modern Orta Dogu duzenledi, onlar sinirler ve ulkeler yaratti. Ingiltere Arabistan kurdu. Birinci Dunya Savas boyunca Hasimi kabile Osmanli karsi kavga etti, ancak savastan sonra Suudi kabile Hasimi kavga etti, Ingiltere Hasimi’ye yardim etmedi, ve bu sekilde Suudi kabile Arabistan kontrolu ele aldi. Gercekten Ingiltere Suudi kabile tercih etti. Birinci Dunya Savas boyunca Ingiltere Orta Dogu bagimsizlik olacak soz verdi, bunun icin Hasimi Osmanli karsi kavga etti, fakat savastan sonra Ingiltere bu soz kesti. Ona krallar yerlestirdi, demokrasi yoktu, ve bu sekilde Orta Dogu kontrol etmeye devam etti. Su anda ABD kesinlikle ayni sey yapiyor, her yerde krallar ve diktatorler var. Eger ABD bir diktator kontrol etmeseydi, savas basliyor, ona oldurdu. Bu sekilde sayisiz hayat kaybetti, ama bu ABD icin onemli degil. Bu arada, eger ABD bir diktator kontrol etseydi, ona her sey yapabilir – savas yapabilir, sivil kimseler oldurabilir, zulum yapabilir – problem degil, hicbir ceza yok. Tabii ki, Suudi Arabistan iyi bir ornek. Bu hafta o ulke Yemen’de bir dugun bombaladi, yaklasik yuz otuz bes hayat kaybetti, cok kadin ve cocuk dahil .

29/9/15

Iyi aksamlar, Istanbul. Evet, arkadaslarim: Bayram bitti, yaz mevsimi bitti, bu hafta is yeriye dönmeliyiz, gelecek yaza kadar başka buyuk bayram olmayacak; gelecek yaza kadar başka bir seyahat yapmayacagim. Gelecek birkaç hafta boyunca yüzmeye adalara gitmeye devam edeceğim, galiba cok sicak olmayacak, ama benim için yirmi ve yirmi bes derece arasinda mükemmel. Iki gun once cumartesi gunu hakkında yazdım, kotu bir gun, vapur kalabalık ve kapildi, en sevdiğim ada’ya gitmedim (olmaz), yerine Heybeliada’ya gittim. Pazar gunu her sey cok daha iyi oldu, vapur kalabalık değildi, en sevdiğim ada’ya gittim. Ayrica, yolda bir Fransiz arkadasim rastlandim, biz beraber Burgazada’ya gittik. Ondan sonra hizli feribot olarak geri donduk, benim evde cay ictik, uzumler ve kek yedik, ve yeni Fransiz ev arkadasim ile konuştuk. Iyi zaman geçti. Son iki gun evimde internet yoktu, problem vardi, bu yüzden dairem düzenlemeye devam ettim, yeni yatak odasiye tasiniyorum. Bol bol sey attim, bugun ben ve yeni Fransiz ev arkadasim buyuk bir buzdolap ve iki tane kanepe attik, merdivende cok zordu, dairemiz ucuncu kat. Simdi cok yorgunum!

27/9/15

Gunaydin, Istanbul. Bayram boyunca her gun yuzmeye adalara gittim, bugun oraya gene gidiyorum. Ekim ayda gitmek devam edecegim, fakat haftada sadece tek bos gunum olacak, bu yuzden bur firsat aliyorum. Maalesef, dun iyi bir gun degildi, Sehir Hatlari vapur kalabalik ve kapali old. Burgazada’ya gitmek istedim – ama olmaz. Sonraki vapur bir saat sonra oldu, beklemek istemedim. Cok kotu bir durum oldu, iskelede cok kisi bekliyordu, ben ‘sonraki vapur saat kacta gidiyor?’ sormak istedim, fakat bir sey biliyordum – eger ben Turkce konussaydim, Ingilizce cevaplar geliyor. O yuzden diger insanlari dinledim – ancak hic kimse anlatti. Sonunda bir kiz bu soru sordum, ona Ingilizce cevap verdi!! Ayrica, baska kisi Ingilizce cevap verdi. Cok kizgindim, “Pardon, Ingilizce bilmiyorum,” soyledim – ve baska bir kisi ayni soru sordum. O kisi Turkce cevap verdi: “Sonraki vapur bir saat sonra gidecek.” Ne kadar kotu! Ben baska bir iskeleye gittim, yarim saat sonra adalara icin kucuk bir vapur vardi. O feribot bindim, lakin sadece Heybeliada ve Buyukada’ya gitti. Bunun icin Heybeliada’da indim, o ada seviyorum, eskiden benim en sevdigim ada oldu, buna ragmen su anda deniz biraz pis; Burgazada’nin plaja kesinlikle tercih ediyorum. Bugun Iskeleye daha erken gidecegim, Insallah ayni problemler olmayacak !

26/9/15

Gunaydin, Istanbul. Suudi Arabistan’da yaklasik yedi yuz haci izdiham oldu. Sorumlu kim? Suudi Arabistan gore Afrika’li hacilar sorumlu oldugu, fakat baska ulkeler gore – Turkiye dahil – Suudi Arabistan sorumlu oldugu, duzenleme iyi degildi. Ayrica, sadece iki hafta once Suudi Arabistan’da vinc kazasi oldu, yuzden daha hayat kaybetti. O yuzden bu hac boyunca sekiz yuzden daha kisi olduruldu. ABD ve Avrupa Suudi Arabistan cok seviyor, orada cok benzin var, ve kraliyet ailesi her zaman pazarlik yapmak istiyor. Fakat demokrasi yok, kadin haklari yok, konusma ozgurlugu yok, ve idam cezasi var – kafasini kesme dahil. Su anda Suudi Arabistan bir genclik idam etmek istiyor. Neden? Cunku cocukken ona kral karsi protesto katildi. Bu arada Suudi Arabistan Yemen bombaliyor, bu sekilde sayisiz sivil kimse oldurdu, ve Suriye’deki onlar isyancilar ve teroristler destekliyor. Gercekten Suudi Arabistan dunyanin en buyuk terorizm sponsor. Al Qaeda ne demek? Bir ordu degil, bir orgut degil, sadece Suudi-destekli teroristler. Tabii ki, ‘Eylul Onbir’ (yil iki bin bir) teroristlerin cogu Suudi oldu. Osama Bin Laden Suudi oldu! Fakat ABD hangi ulkeler saldirdi? Afganistan ve Irak – Suudi Arabistan degil! Suudi Arabistan ve Amerika cok iyi arkadaslar. Ne kadar ironik! Suudi ailesi neden Arabistan (ve baska ulkeler) yonetiyor? Birinci Dunya Savas boyunca Hasimiler Osmanli karsi kavga etti, Suudiler degil – onlar asiri oldu. Halbuki, Hasimiler bagimsizlik istedi, o yuzden Ingiltere ve Fransa Suudi ailesi tercih etti . . .

25/9/15

Gunaydin, Istanbul. Evimde her sey harika. Iki tane yeni ev arkadasim buldum, Lubnanli ev arkadasim burada kalmaya devam edecek. Ilk olarak ev arkadas bulmaya zor oldu cunku kiralik biraz pahali. Son iki yil boyunca bu problem vardi. Onceden bizim kiralik pahali degildi, gercekten biraz ucuz oldu, her yil sadece yuz lira zam vardi. Yeni ev arkadas bulmaya kolay oldu, bazen cok kisi geldi, bos odasi istedi, ve ben en uygun kisi sectim. Halbuki, son iki yilda iki yuz lira kiralik zam vardi, yeni ev arkadas bulmaya daha zor oldu, cok kisi gelmedi, bazen sadece bir, iki kisi bos odasi istedi – issiz kisi dahil – ve onlar kabul ettim, baska secenek yoktu. Gecen ay bos odasi bakmaya Italyan bir kadin geldi, sanat ogretmen olarak calisti, bos odasi istedi, ancak birkac gun sonra ev sahibi kirayi zam yapti, o kadin fikiri degistirdi. Cok endise ettim. Eski ev arkadasim, zeki bir Kurt akademik, ev sahibi ile konustu, ve ev sahibi yeni bir yatak odasi yapilmaya kabul etti. Bizim salon cok buyuk oldu, sol tarafta kullanmadik, bu yuzden orada yeni yatak odasi yapildi. Ben yeni yatak odasinda oturacagim. Bu sekilde herkes icin kiralik cok daha az, gercekten biraz ucuz – eski gunlerdeki gibi. Cok kisi bos odalari bakmaya geldi, ve neredeyse herkes ilgilendi. Secim yapabilirdim. Ay sonunda bir Fransiz ogrenci ve bir Turk kadin geliyor …

24/9/15

Gunaydin, Istanbul. Herkese Eid Mubarak! Evet, iki gun once sonbahar geldi, baska bir yaz mevsimi bitirdi. O benim onbirince yaz mevsimi Istanbul’da. Yil iki bin bes yaz okulda calismaya buraya geldim, adalara kesfettim, Istiklal Caddesiye kesfettim, sayisiz guzel kiz gordum, burada kalmaya karar verdim. Ikinci yaz mevsimi butun Agustos ayda Barselona’da kaldim, ancak hem Temmuz hem de Eylul ayda Istanbul’da oturdum, adalara cok gittim. Ucuncu yaz mevsimi Istanbul’da kaldim, ilkbahar boyunca iki tane yolculuk yaptim (Marmaris-Rodos-Antalya’ya ve Izmir-Efesus-Sisam Adasiye), ama yaz boyunca seyahat yapmadim, yerine Buyukada’ya cok gittim. Dorduncu yaz mevsimi haftalik tatil icin Kuzey Kibris’e gittim, ama besinci yaz boyunca seyahat yapmadim, Heybeliada’ya cok gittim, Altinci yil yaz okulda calismaya Ingiltere’ye gittim, ondan sonra hem Amsterdam hem de Budapeste’ye ziyaret ettim. Yedinci yaz mevisimi Istanbul’da kaldim, buna ragmen sonbahar boyunca hem Midilli Adasi hem de Kastamonu’ya yolculuk yaptim. Sekizinci yaz mevsimi butun Agustos ay boyunca Guney Amerika’ya seyahat yaptim (Brezilya-Arjantin-Uruguay’ya), ve ondan sonra Lubnan’a bir haftalik tatil icin gittim, ama Temmuz ay boyunca Istanbul’da kaladim. Dokuzuncu yaz mevsimi Bodrum ve Kos Adasi’ye gittim, gecen yil arkadasimin dugunu katilmaya Aegina Adasi’ye gittim (ilkbahar boyunca Zenzibar’a ziyaret ettim), ve bu yil haftalik tatil icin Girit Adasi’ye gittim . . .

23/9/15

Gunaydin, Istanbul. Iyi bayramlar, arkadaslarim! Kurban Bayrami ne demek? Hem Incil hem de Kuran icinde Ibrahim hakkinda bir hikaye var, ona Tanri icin kendine oglu kurban kesmeye istekli oldu. Bugun Arife gunu, herkes ziyafet hazirliyor, ondan sonra dort bucuk gun bayram baslayacak. Bayram boyunca herkes akrabalarini ziyaret ediyor. Ayrica, cok kisi camide dua ediyor ve sadaka veriyor. Ne kadar ilginc – Hristiyan bayramlar boyunca herkes bir sey istiyor, cocuklar ozellikle. Noel gunu hediyeler var, Paskalya cikolata yumurtalar var. Tabii ki, herkes hediyeler ve cikolata da veriyor, ama sadece ailelerine ve arkadaslarine; genellikle sadaka vermiyor. Ayrica, cok kisi kilisede dua ediyor. Aslinda, eskiden ne hediye ne cikolata yumurta vardi, onlar kis mevsimi ve ilkbahar icin dinsiz gelenektir. Eskiden Noel Gunu ve Paskalya cok dinsel gunler oldu, herkes kiliseye gitti, Isa’nin olumu ve dirilis hatirliyordu. Ingilizce kelime ‘holiday’ (bayram) ‘holy day’ (dinsel gunu) demek. Bu arada, Muslumanlar bayramlari boyunca sadaka vermeye tercih ediyor. Kurban Bayram boyunca onlar bir koyun veya keci kurban kesiyor, onun eti hem aile ile hem de fakirlere ile paylasiyor. Geleneksel olarak cocuklar yeni elbise aliyor ve eski elbise fakirlere veriyor. Bayram boyunca okullar ve bircok sirket kapali, buna ragmen Istanbul’da dukkanlar genellikle acik kaliyor.

22/9/15

Gunaydin, Istanbul. Aslinda, gec kaldim, sabah bitirdi. Yeni ev arkadasim icin ariyorum ve bu sabah Alman bir ogrenci ile gorusme yaptim. Zaten iki tane yeni ev arkadasim buldum, Fransiz bir ogrenci ve bir Turk Ingilizce ogretmen, onlar ay sonunda gelecek. Turk kadin Izmir’den, cok ilginc, cunku Izmir’den (ozellikle Manisa’dan) bircok ev arkadasim vardi. Ayrica, Fransiz erkek ragbi seviyor, Istanbul’un ‘Osmanli’ takimi icin oynayacak. Gecen yil baska bir Fransiz ogrenci bu dairede oturdu, ona ayni ragbi takim icin oynadi! Cok tesaduf var! Bunun icin, su anda ben biraz mesgul. Aslinda, gecen Cumartesi gunu Turkce blog yazmadim, kesinlikle unuttum – butun gun calistim ve ondan sonra bos yatak odasi icin gorusme yaptim. Yarin bayram baslayacak – Masallah! Gelecek bes gun yuzmeye adalara gidecegim. Hava cok sicak degil, ama nem devam ediyor, deniz soguk degil, ve bende yuzme icin bu hava mukemmel. Bu arada yeni roman projesi basladim, simdiye kadar sadece bir bucuk sayfa yazdim, bayram boyunca rutin yeniden baslamak istiyorum, gelecek yaza kadar her gun devam edecegim. Bayram boyunca baska bir sey yapmayacagin, buna ragmen ragbi Dunya Kupasi devam ediyor, belki bir, iki mac seyretmeye bara gidecegim. Simdiye kadar hic mac izlemedim, sadece internette mac ozetleri gordum . . .

21/9/15

Gunaydin, Istanbul. AMAN DIKKAT, arkadaslarim! Su anda Facebook’ta propaganda var. Cok kisi Suriye savas hakkinda bir video paylasiyor, ancak bu video gore Suriye’nin hukumeti o savas basladi. Bu kesinlikle kocaman yalan. Gercekten Arap Bahar boyunca hukumeti karsi isyancilar/teroristler kuzeyden geldi, cok sivil kimse oldurdu, ve bu sekilde Suriye savasi basladi. Suriye’nin hukumeti gucle cevap vardi – tabii ki – fakat onlar o savas kesinlike baslamadi. Isyancilar kim destekledi? Bu bir sir degil, her kes biliyor – ABD, Suudi Arabistan ve birkac daha ulke isyancilari destekledi. Aslinda, bugunun Hurriyet gazetesinde bu konu hakkinda bir hikaye var: ABD isyancilari desteklemeye devam ediyor, egitim ve silah veriyor. Inanilmaz – daha teroristler olacak! Bu sekilde ISID yaratilmis, onlar ABD silah ve arac kullaniyor. ABD hukumet bu problem iyi biliyor, ama ayni sey yapmaya devam ediyor. Bu arada, ABD Suriye’nin hukumeti sucliyor. Ne kadar ironik! Gercekten, ABD Suriye’nin hukumeti devirmek istiyor, ve kukla hukumeti yerine koymak – Afganistan gibi, Irak gibi, Libya gibi, Ukranya gibi, ve cok daha ulke gibi. Ondan sonra ABD Suriye’nin dogal kaynaklar kontrol edecek, askeri-endustriyel kompleks cok cok para kazanacak (silah saticisiler ozellikle), ve Iran daha izole olacak. Bu arada, ABD ve Suudi Arabistan icin multeciler onemli degil, multeciler Avrupa’nin sorunu …

19/9/15

Gunaydin, Istanbul. Evet, dun aksam Ingiltere’de sekizinci Ragbi Dunya Kupasi basladi. Ingiltere Fiji yendi, otuz bes – on bir. Yirmi takim var, her kitadan. Favori takimlar kim? Yeni Zelanda birinci ve yedinci Dunya Kupasi kazandi, ve neredeyse her zaman favori var, fakat yurt disinda hic Dunya Kupasi kazanmadi. Avustralya ikinci ve dorduncu Dunya Kupasi kazandi – her ikisi Avrupa’da – ama bu yuzyil hic Dunya Kupasi kazanmadi. Guney Afrika ucuncu ve altinci Dunya Kupasi kazandi, ve Ingiltere besinci Dunya Kupasi kazandi. Fransa uc kez final maci ulasti, dort yil once dahil, fakat hic Dunya Kupasi kazanmadi. Galler dort yil once yari finale ulasti, Arjantin sekiz yil once yari finale ulasti – ucuncu sirada aldi. Turkiye’de ragbi var, ama sadece amator, populer degil. Gecen yil Turk milli takimi Avrupa’da oynamaya basladi, simdiye kadar tek mac kazandi – Bulgaristan karsi. Yuzden fazla ulke ragbi oynayor, Japon’da, Gurcistan’da ve Pasifik Adalar’da bu spor cok popular. Aslinda Ragbi Dunya Kupasi dunyanin ucuncu en populer spor olayi (Futbol Dunya Kupasi ve Olimpiyatlar’dan sonra), kocaman stadyumlar var – maclar icin genellikle kalabalik, ve yuz milyonlarca daha kisi televizyonda maclari izleyor. Ben sadece iki tane Dunya Kupasi maci gittim: yirmi sekiz yil once, birinci Dunya Kupasi boyunca, Avustralya’da bir yari final maci gittim, ve on alti yil once, dorduncu Dunya Kupasi boyunca, Britanya’da ucuncu sirada maci gittim. Televizyonda sadece en onemli maclari izleyorum (simdiye kadar her final maci seyrettim), ama grup maclari biraz sikici, her zaman yaklasik ayni sey oldu. Ragbi futbol gibi degil, cok az surpriz var . . .

18/9/15

Gunaydin, Istanbul. Dairemiz yeniden dekore etme bitirdi – Masallah! Salonda yine oturabilirim, televizyon yine izleyebilirim, dairemiz kalabalik degil, her yer toz yok, boya gibi kokmuyor. Duvarlari bembeyaz boyandi, hem pencereleri hem de isikleri tamir edildi, ve yeni yatak odasi var. Karar verdim – ben yeni yatak odasi tasiniyorum. Yatak yok, fakat dairemizde bes tane kanepe var, baslarda kanepede uyuyacagim, bu arada yeni yatak icin arayacagim. Ayrica, yeni oda salon yaninda, ben sabahlar salonda televizyon izlemeye seviyorum, ama ev arkadaslarim rahatsiz etmek istemiyorum. Bu yuzden en iyi cozum – ben yeni yatak odasi almak. Bu sekilde kucuk yatak odasi sadece bes yuz elli olacak. O yatak odasi kucuk ve karanlik, ama mobilya var, yatak dahil. Benim simdiki yatak odasi yedi yuz lira olacak. O yatak odasi cok buyuk degil, ama cift kisilik yatak ve kapali ‘balkon’ var. Yeni yatak odasi icin ihtiyac vardi, dairemiz cok merkezde ve bizim kiralik pahali, hic kimse kucuk odasi istemiyor. Baska bir problem var – su anda yanindaki yeni bina insa ediliyor, cok gurultu var. Eskiden ev arkadaslarim sectim, lakin son iki yilda secenek yoktu, eger bir kisi bos yatak odasi isteseydi, ona kabul ettim. Simdi kucuk odasi cok ucuz – ozellikle Taksim’de – galiba birkac kisi ilgili olacak, en uygun kisi secebilirim, eski gunlerdeki gibi

17/9/15

Gunaydin, Istanbul. Yeniden dekore dorduncu gunu (ASAGI BAK): Dekoratorlar bu aksam her sey bitirecek – Insallah! Bu hafta cok zor oldu, her sabah yatak odamda kalmaliyim, televizyon yok, sadece bilgisayar kullanabilirim, her yerde toz var, her sey kirli, ve butun ev boya gibi kokuyor. Tabii ki, ondan sonra cok guzel olacak. Bir tane daha yatak odasi yapildi, o zaman herkes icin kiralik (ve masraflar) daha ucuz olacak. Salon daha kucuk simdi, ama hala iki tane kanape, iki tane koltuk, kahve masasi ve televizyon icin yeter yer var. Ayrica, hem salon hem de yeni yatak odasi cok gunesli. Aslinda, bu hafta yeni romanim projesi baslamak istedim – ancak imkansiz. Simdi basim donuyor; evimde yeniden dekore devam ediyor, yeni ev arkadas icin aramaliyim, yeni yatak odasi icin baska bir ev arkadas aracagim ve yeni mobilya satin almaliyim. Ayrica, is yeride yeni program basladi, bu donem cok dersim var, mesgul olacagim, ve simdi yeni ikamet basvurmaliyim, birkac sey yapmaliyim. Galiba gelecek hafta normal hayat yine baslayacak. Bayram olacak, bazi kisi icin butun hafta bos olacak, ama benim icin sadece Carsamba’dan Pazar’a kadar. Ne yapacagim? Tabii ki adalara gidecegim, her gun denizde yuzecegim. Bu firsat kullanmaliyim, cunku Kurban Bayram’dan sonra uzun zaman boyunca baska bir tatil olmayacak . . .

16/9/15

Gunaydin, Istanbul. Dairemde yeniden dekore devam ediyor. Biraz zor, sadece benim yatak odasinda oturabilirim, televizyon yok, zaman zaman ne mutfak ne tuvalet kullanabilirim. Galiba dekoratorlar Cuma gunu bitirecek – Insallah! Ondan sonra onlar yeni yatak odasi yapacak, ve baska bir ev arkadas icin arayacagim. Bunun icin, toplam dort kisi olacak, biraz kalabalik (tek banyo var), ama bu daire cok merkezde ve simdi bizim kiralik biraz pahali. Herkes depozito vermeli, onlar ayrilirken yeni ev arkadas’tan depozito geri alir. O yuzden yeni yatak odasi icin ozellikle, yeni mobilya satin almaya dorduncu ev arkadasin depozito kullanacagim. Bu arada, bir tane yeni ev arkadasim var, Fransiz ogrenci, depozito odedi ve ay sonunda gelecek, ve ucuncu odasi icin baska bir kisi icin ariyorum. Cok kisi geldi, genellikle ogrenciler, galiba bunun icin problem olmayacak. Halbuki, hem kis hem de ilkbahar mevsimlerde yeni ev arkadas bulmaya cok zor olabilir. Bu yuzden dorduncu yatak odasi icin ihtiyac var. Aslinda, hersey gecikmis, ben burada alti yilda kaldim, onceden daire yeniden dekore edilmedi, bizim mobilya biraz eski ve rahatsiz. Evet, ertesi gelecek gun cok zor olacak, ama ondan sonra dairemiz yepyeni gibi gorenecek, kiralik daha az pahali olacak, ve sonunda normal hayat yine baslayacak, yeni romanim projesi baslayacagim. Bu da gecer . . .

15/9/15

Gunaydin, Istanbul. Istanbul’da hava cok ilginc, ne cok sicak ne soguk, bulutlu ve hala biraz nemli. Zaten sonbahar gibi gorunuyor, fakat yaz mevsimi bitirmedi, resmi olarak yaz bir bucuk hafta daha devam edecek. Tabii ki, Istanbul’da sicak hava genellikle ekim ay boyunca devam ediyor. Belki gelecek dort, bes hafta yuzmeye adalar gitmeye devam edecegim. Sonbahar calisma programim aldim ve uc bos gunu vardi, ama simdi baska bir ders aldim, bunun icin sadece cuma gunu bos olacak. Problem degil, gelecek hafta bayram olacak, birkac bos gunu olacak – cok sansliyiz! Bu arada dairemiz hakkinda iyi haber var, ev sahibi yeniden dekore etme duzenledi. Ayrica isciler bazi problem tamir ediyor. Ondan sonra salonda sol tarafta yeni yatak odasi olacak, bir tane daha ev arkadasim olcak – lakin bu sekilde herkes icin kiralik daha az olacak. Su anda kiralik biraz yuksek, ev arkadasim bulmaya biraz zor. Halbuki, dun bir tane yeni ev arkadasim buldum (ay sonunda Lubnanli ev arkadasim memlekete geri donecek), baska bir Fransiz ogrenci, ona ragbi cok seviyor. Bu hafta sonu Ingiltere’de sekizinci Ragbi Dunya Kupasi baslayacak, galiba biz maclar hakkinda cok konusacagiz! Evet, yeni ev arkadasim var, dairemiz yeniden dekore edildi, yeni is programim var. Cok guzel. Yeni roman projesi bu hafta baslamak istedim, ama simdi uygun zaman degil, galiba Kurban Bayram boyunca yeni projesi baslayacagim . . .

14/9/15

Gunaydin, Istanbul. Tatilden geri dondum. Girit Adasi’ye, Yunanistan’da, gittim, Hanya’da alti gun kaldim, baskent Heraklion’da bir gece kaldim. Hanya cok guzel, kucuk bir sehir (nufus yaklasik elli bin). Orada guzel plajlar var, her gun yaklasik dort saat boyunca denize yuzdum. Sabahlar sahildeki kafelere gittim, kitap okudum ve Italyan kahve ictim, her aksam sahildeki lokantalara gittim, Yunanli yemegi yedim, kirmizi sarap ictim, bir puro ictim. Aslinda, iki yil once puro biraktim – tatil boyunca haric! Iyi zaman gecirdi, bir tane kaba garson haric bu tatil cok eglendim. Halbuki, Hanya biraz pahali, son gece Heraklion’da aksam yemegi yedim, daha ucuz oldu. Baskent Hanya’dan cok daha buyuk (nufus neredeyse iki yuz bin), ama galiba daha az turistik, merkezde plaj yok. Su anda doviz kuru kotu, bir avro neredeyse dort lira, bunun icin cok para harcamadim. Ancak, uc tane tisort ve iki tane kucuk takvim satin aldim. Son gece havaalaninda uyudum, biraz rahatsiz ettim, ama benim ucak erken gitti. Dun aksam Istanbul’a geri dondum, cok yorgunum, buna ragmen dun aksam yeni ev arkadas icin aramaya devam ettim, kisi geldi. hepsi ogrenciler. Bu arada, yeni calisma programim aldim, cok sansliyim, sonbahar boyunca hafta uc tane bos gunum, var, yuzmeye Burgazada’ya gitmeye devam edebilirim – bugun dahil. Resimde ben Turk Camiye (Turkce Yiali Tzami veya ‘Kucuk Hasan Pasa’ cami olarak bilinen) yakinda, bir Ermeni mimar o duzenledi (Sinan degil).

7/9/15

Gunaydin, Istanbul. Ozur dilerim arkadaslarim, ama bu hafta baska bir Turkce blog yazmayacagim. Bugun haftalik tatil icin Yunanistan’a gidiyorum. Bir yildan daha boyunca yurt disari gitmedim, biraz heyecanliyim. Son kez, Augstos ayda, gecen yil, arkadasimin dugunu katilmaya farkli bir Yunanli adayi gittim. Bugun Girit Adasi’ye gidiyorum. Orada nerede oturacagim emin degilim. Baskent Heraklion biraz buyuk, nufus neredeyse iki yuz bin, belki tatil icin uygun degil. Ben sadece plaja gitmek, denizde yuzmek ve rahat etmek istiyorum. O yuzden, belki ikinci en buyuk sehir Hania’ya gidecegim. onun nufusu sadece yaklasik elli bin. Otubusle Hania Heraklion’dan iki saat, kirk bes dakika surer. Benim donus ucusu cok erken gidecek, saat sekiz ceyrek geciyorda. Bunun icin son gun baskent’e gitmeliyim. Bir hafta kisa bir sure, zaman kaybetmek istemiyorum. Tabii ki, Heraklion veya Hania cok onemli degil, orada ulastigimda kara verecegim. Haber gore Girit adasi’nda yaklasik otuz uc derece bun, ve bu hava devam edecek. Istanbul’da daha az sicak fakat daha nemli. Bu Yunanistan’a benim dokuzuncu gezi olacak; Sakiz, Rodos, Sisam, Midilli, Kos ve Aegina adalari gittim, arti Atina ve Gumulcine’ye zaten gittim. Hepsi sadece kisa sura kaldim, ve genellikle tisort(ler) satin alarim. Evet, tisortler cok onemli!

6/9/15

Gunaydin, Istanbul. Bugun Burgazada’ya gidecegim. Inanilmaz bir sekilde, bu yil hizli feribot kullanmak son kez olacak. Yarin bir haftalik tatil icin Yunanli Adalar’a gidecegim. Hizli feribot’un yaz tarifesi gelecek hafta bitirecek. Zaman ucup gidiyor. Ayrica, tatilden sonra is yeriye donecegim, sonbahar programi baslayacak, galiba haftada sadece bir bos gunum olacak. Sanirim Ekim ay sonuna kadar Burgazada’ya gitmeye devam edecegim, denizde yuzecegim, ve Kurban Bayrami boyunca birkac bos gunu olacak – Sehir Hatlari vapur binerek adalara gidecegim. Bu yaz mevsimi cok ilginc oldu. Burgazada’da en sevdigim plajda son iki haftada neredeyse bos oldu, her gun sadece birkac kisi vardi – genelde yasli erkekler ve ciftler. Neden, bilmiyorum. Yaz kesinlikle bitirmedi, televizyon haber gore bugun otuz bes derece olacak. Aslinda, yarin yagmur geliyor ve sadece yirmi yedi, yirmi sekiz derece olacak, ama resmi olarak yaz mevsimi iki hafta sonra bitirecek, ve Istanbul’da sonbahar boyunca sicak hava genellikle devam eder – ozellikle birinci birkac hafta boyunca. Bu arada, Burgazada’da en sevdigim plajda hafta icin cay bahce kapali; sadece hafta sonlari acik. Gecen hafta sonu Mogolca bir kadin ve onun Turk kocasi tanistim, biz Turkce konustuk. Ben cay siparisi verdim. mudur cay getirdi, ve o kadin saka ederek sikayet etti: ‘Sen bizden once yabanci servis yapti!’ Saka ederek, evet, ama cok garip ve ironik, ona da yabanci oldu!

5/9/15

Gunaydin, Istanbul. Yeni ev arkadasim ariyorum. Simdi iyi bir zaman, yaz sonunda cok kisi Istanbul’a geliyor, cok kisi tatilden donuyor. Aslinda, oda ayin sonunda bos olacak, fakat zaten ilanlar verdim, ve zaten uc kisi geldi – iki tane Italyan kadin ve bir Fransiz kiz. Birkac daha e-postalar aldim. Italyan kadinlar uygun gorunuyordu, onlar is var. Inanilmaz bir sekilde, son iki yil boyunca hicbir ev arkadasim ‘dokuzdan bese bir is vardi. Tam alti yilda bu dairede oturdum, birinci dort yil boyunca neredeyse tum ev arkadaslarim isleri vardi. Cok guzel. Genellikle sabahlar evde yalniz kaldim, televizyon izledim, roman projesi ile calistim. Aksamlar ve hafta sonlari is yeredeyim; ev arkadaslarim evde yalniz kaldi. Mukemmel bir durum oldu. Ev arkadaslarim genelde daha uzun zaman boyunca kaldi – dokuz ay ve bir bucuk yil arasinda. Herkes mutlu gorunuyordu. Ancak son ik yilda hersey degistirdi. Neden degistirdi bilmiyorum. Aslinda birinci issiz ev arkadasim iki bucuk yil once geldi, genc bir Alman erkek, her gun evde kaldi, cok az disari gitti, birazdan ona sikayetler etti, rahatsiz gorunuyordu, fakat benim dairede kalmaya devam etti. Ne kadar ilginc. Bu arada, birkac Ingilizce ogretmen burada kaldi, ama sadece kisa sure boyunca, uc tane kendi dairesi ariyordu, iki tane Turkiye’den ayrildi. Iki tane ogrenci burada kaldi, her ikisi dokuz ay boyunca. Ikinci ogrenci Fransiz bir erkek oldu, neredeyse her gun evde kaldi – yagmur veya gunes – issiz ev ardadaslarim gibi . . .

4/9/15

Gunaydin, Istanbul. Bu hafta yeni ayakkabilar satin aldim. Son dort bucuk yilda ayni ayakkabi dukkaniye gidiyordum. O dukkan Besiktas’ta, benim icin cok uygun cunku son dort bucuk yilda neredeyse her gun Besiktas’a gidiyordum. Fakat, o dukkana yine gitmeyecegim. Neden? Hepiniz dinleyin: Her kez o dukkana gittim Turkce konustum – sadece Turkce; asla Ingilizce kullanmadim. Bu hafta o dukkana gittim, satis yardimcisi ile cok konustum – marka, boyut ve fiyat hakkinda. Ondan sonra tezgaha gittim, tezgahtar beni iyi biliyor – ama o gun ona Ingilizce konustu. “Neden?” sordum. “Turkce konusuyorum. Ben Ingiliz degilim.” Ancak ona Ingilizce konusmaya devam etti. Benim icin bu davran hem kaba hem de aptal. Aslinda, o gun tezgahta baska bir erkek vardi, ne satis yardimcisi ne musteri oldu. Sanirim tezgahtar gosteris yapmak istedi. Ona cok zeki, ya! Cok akilli o tezgahtar, devamli musteri geldi, ve ona onu hakaret etti. Bu davran kesinlikle anlamiyorum, ve cok dukkanda ve lokantada yaklasik ayni sey oldu. Birkac yil once Fransiz Konsolosugunda Fransizca okudum, cok iyi bir firsat vardi cunku benim icin ucretsiz oldu. Neredeyse bir bucuk yilda devam ettim. Sadece bir problem vardi. Bazi ogrenciler benimle Ingilizce konusmak istedi. Inanilmaz bir durum oldu. Ben Turkiye’de Fransizca okuyordum, ve bazi sinif arkadaslarim benimle Ingilizce konsumaya calisti!!

3/9/15

Gunaydin, Istanbul. Gecen hafta sehirlestirme hakkinda yazdim. Su anda dunyanin insanlarin yarisindan fazlasi buyuk sehirde yasiyor. Endustriyellesmis ulkelerde cok daha insanlar buyuk sehirde yasiyor – yaklasik yuzde yetmis ve doksan arasinda. Tamam, benim Agustos otuz blog her sey anlatti. Bu arada, galiba sehirlestirmenin en onemli kurbani yerli kultur oldu. Gercekten, dunyanin buyuk sehirlerde yaklasik ayni kultur var, bu kultur ne ulusal ne geleneksel; bu kultur kesinlike Avrupa‘li-Amerikan. somurgelestirme boyunca hem soykirim hem de toprak hirsizligi vardi, ancak ondan sonra Avrupa’li yerlesimciler ve yerliler yanyana yasiyordu. Yerlesimciler yerlileri anlamaya basladi – onlarin kulturlerini ve dillerini anlamaya basladi. Maalesef, sehirlestirmeden sonra, yerlesimcilerin cocuklari ve torunlari yerli kulturlerini unuttu. Onlar Avrupa’li egitim aldi, Amerikan televizyon ve filmleri izledi, ve bu sekilde kesinlikle beyni yikanmisti. Bu bir tesaduf degil. Bu durum hukumetler istedi ve destekledi. Yerliler buyuk sehirlere genellikle daha sonra geldi, cunku onlarin dunyasi degil, bu beyaz insanlarin dunyasi; buyuk sehirde yerliler ‘yabanci’ gibi gorunuyordu, uyumsuz ve basarisiz bir azinlik. Onlarin imaji kesinlikle degistirdi; simdi yerliler ‘alkolik,’ ‘siddetli’ ve ‘suclu.’ Bu sekilde kulturel soykirim devam etti, ve sonunda yerliler kendine kulturlerini ve dillerini unutmaya basladi…

2/9/15

Gunaydin, Istanbul. Sayisiz multeci Avrupa’ya gitmek calisiyor, neredeyse her gun kotu haber geliyor, daha multeciler oldu, denizde ya da kamyonlar icinde boguldu – cok cocuk dahil. Bu Ikinci Dunya Savas’tan beri dunyanin en buyuk multeci kriz. Neden sayisiz multeci var? Genelde onlar Suriye’den, Afganistan’dan, Irak’tan, Libya’dan, Filistin’den ve simdi Yemen’den. Tum bu ulkelerde savas var. Multeciler savastan kaciyor. Hem deniz hem de kamyonlar tehlikeli, ama savas cok, cok daha tehlikeli. Kim bu savaslar basladi? Tum bu savaslar ABD/NATO icerisinde bulunuyor. Ayrica, genellile Suudi Arabistan ve Israil dahil bulunyor. ABD Afganistan’daki Taliban yarattii, baslangicta Sovyet karsi Taliban destekledi, fakat ondan sonra Taliban daha buyuk problem oldu, ve ABD on dort yildan beri Taliban karsi kavga ediyordu. Suriye’deki ABD ve Suudi Arabistan ayni taktik kullandi, hukumet karsi kavga etmeye isyancilar destekledi – yabancilar dahil – ve bu sekilde ‘ISIS’ yaratti. Libya’daki NATO El Kaide’ kullandi, ve su anda orada cok terorist var. Aslinda, ‘El Kaide’ ne ordu ne orgut var, sadece Suudi destekli teroristler. Eylul on bir, yil iki bin bir’den beri ABD’nin savaslari yaklasik bir bucuk Musluman oldurdu. Son yirmi bes yil boyunca ABD’nin savaslari yaklasik dort milyon Musluman oldurdu. Tabii ki, cok daha yaralandi, aelisi kaybetti, ev kaybetti, travma gecirmis. Bu arada, bazi yerde sinir kontrolu yok. Bunun icin, sayisiz multeci var.

1/9/15

Gunadyin, Istanbul. Eylul geldi, yaz mevsimi neredeyse bitti. Bir hafta sonra Girit Adasi’nda olacagim. Son dort gunu Burgazada’ya gittim, cok spor yaptim, her gun tepede yurudum, denizde yuzdum. Plaj neredeyse bombos oldu. Sasirdim. Pazar gunu Turkiye’de resmi bayram vardi, fakat adalar kalabalik degildi. Cuma gunu ve dun Sonbahar gibi, plajda sadece birkac kisi vardi, ve cay bahcesi kapali oldu. Genellikle yaz mevsimi orta Eylul’a kadar devam ediyor. Bugun is yeriye gitmeliyim, ancak yarin Adalar’a donecegim. Girit Ada’ya erken gidebilirim – ucak biletini degistirebilirim, ya da otobus ve feribot binerek gidebilirim. Halbuki yeni ev arkadasim icin ariyorum. Bugun bir kisi gelecek, belki iki tane. O yuzden gelecek hafta icin bekliyorum. Ben onemli bir karar verdim – gelecekten Yunanli Adalar’da ucak binerek gitmeyecegim; sadece otobus ve feribot binerek. Bu sekilde ne gitmek istiyorum gidebilirim, ne donmek istiyorum donebilirim. Hem gecen yil hem de bu yil daha cok zaman tatile gecebilirdim ama bilmiyordum. Onceden her zaman sadece Turkiye yakin Yunanli Adalar’a gittim, planlar icin ihtiyac yoktu. Bu arada, sonraki dort gunu Adalar’a gene gidecegim. Tabii ki, Adalar cok seviyorum, ve benim tatilden sonra hizli feribot servis olmayacak. Sansini kullanmaliyim. Elbette, bu ay Kurban Bayrami kutlanacak, birkac bos gunu olacak. Galiba ben Sehir Hatlari vapurlari binerek Adalar’a gidecegim.

31/8/15

Gunaydin, Istanbul. Benim Yeni yil kararim sekerli yiyecek birakmak oldu. Simdiye kadar basariliydim. Bu yilden once, butun hayatim boyunca cok sekerli yiyecek yedim. Kisin her zaman cok cikolata, kek, biskuvi ve tatli yedim. Yazin her gun dondurma yedim, zaman zaman iki tane. Sekerli yiyecek cok, cok lizzetli. Tatliya duskunum. Babam ailesi Danimarka’dan, cok soguk bir ulke, ve orada herkes cok sekerli yiyecek yiyor. Bazi akrabam cok sisman. Fakat benim icini sismanlik en onemli problem degil. Bana gore, eger sisman olmak isteseymissin, spor yapmalisin. Eger cok spor yapsaydin, sekerli yiyecek yeyebilirsin, sismanlik problem olmayacak. Ancak sekerli yiyecek kalp hastaligi sebep olabilir, ve bu orta yasli erkekler icin ozellikle tehlikeli. Ayrica, bilimsel arastirma gore sekerli yiyecek kansere sebep olabilir. Aslinda, benim ailem icinde genellikle ne kalp hastaligi ne kanser problemleri var. Kesinlikle sansliyiz. Buna ragmen, son birkac yilda sekerli yiyecek hakkinda cok dusundum. Bu ne? Saglik degil, dolgu degil, sadece kucuk bir parca seker; dislerim icin kotu, kalbim icin kotu, bel genisligiyim icin kotu. Evet, sekerli yiyecek cok lezzetli, fakat bu sade birkac saniye boyunca, ondan sonra kesinlikle faydasiz. Yuz yil once insanlar cok daha az sekerli yiyecek yedi, iki yuz yil once insanlar neredeyse hic sekerli yiyecek yemedi. Son yetmis, seksen yil boyunca buyuk sekerli yiyecek endustri var, ozellikle ABD’deki, ve her yerde reklam var. Neden? Parar kazanma icin, tabii ki.

30/8/15

Gunaydin, Istanbul. Bugun dunya’da yuzde elli dort insanlar buyuk sehirlerde yasiyor. gelismis ulkelerde genellikle cok daha kisi buyuk sehirlerde yasiyor – yuzde yetmis ve yuzde seksen arasinda. Turkiye’de yuzde yetmis uc insanlar buyuk sehirlerde yasiyor – sadece Istanbul’da neredeyse yuzde yirmi. Memleketim’de yuzde seksen alti kisi sehirlerde yasiyor – sadece en buyuk sehirde neredeyse yuzde otuz. Amerika’daki yuzde seksen bir insanlar buyuk sehirlerde yasiyor. Son elli yil boyunca kocaman donusturum oldu. Yil bin dokuz yuz altmis dunya’da sadece yuzde otuz dort insanlar buyuk sehirlerde yasiyordu. Son birkac kusak buyuk bir goc etti. Turkiye’de herkes Istanbul’a geldi, herkes farkli bir memleket var – Malatya, Diyarbakir, Sivas, Kara Deniz, Trakya, Balkanlar falan. Yeni Zelanda’da herkes Auckland sehir’e gitti. Cocukken Auckland’in nufusu sadece alti yuz bin oldu, bugun Auckland’da yaklasik bir milyon uc yuz bin kisi var! Herkes gore Yeni Zelanda’lilar genellikle koyun ciftciler. Orada yaklasik kirk milyon koyun var (ve sadece dort milyon kisi)! Ancak su anda Yeni Zelanda’lilar genellikle koyun ciftciler degil, onlar genellikle buyuk sehirlerde yasiyor, koyun hakkinda hic bir sey bilmiyor. Yirmi yil once kirsal bolgelerde Gazetecilik yaptim, her yerde bombos oteller vardi. Eskiden ciftlik iscisiler bu otellerde oturdu, fakat su anda ciftlik isciler yok. On uc yil once Ispanya’da kucuk bir koyde Ingiliz ogretmenlik ise basvurdum. O koyde neredeyse herkes Guney Amerika’dan. Cok sasirdim. Ispanya’lilar orada oturmak istemedi, buyuk sehire tasindi. Ben de! Barselona’ya gittim

29/8/15

Gunaydin, Istanbul. Agustos ay neredeyse bitirdi, yaz sadece birkac hafta daha var. Zaman ucup gidiyor. Yarin milli bayram olacak, ve Pazartesi gunu dersim olmayacak. Bunun icin Eylul’e kadar tatildeyim. Cok guzel. Ne yapacagim? Bugun, yarin ve Pazartesi gunu denizde yuzmeyi Burgazada’ya gidecegim. Dun Burgazada’ya gittim, plaj neredyse bombos oldu, deniz cok temiz ama biraz soguk – sasirdim. Sali gunu mesgul olacagim, iki tane dersim arti toplanti olacak. Halbuki, sali gunu sonra yaklasik iki hafta boyunca ozgur olacagim. Gelecek hafta sonu tatil icin Girit Ada’ya gidecegim, orada bir hafta kalacagim. Maalesef, bu tatil birkac ay once duzenledim, ve sadece bir hafta olacak dusundum. Gercekten neredeyse iki hafta var. Ucak biletini degistirme hakkinda dusundum, ancak dun yeni haber geldi, Eylul sonunda bir tane ev arkadasim dairemizden ayrilacak. Bunun icin yeni ev arkadasim icin aramaliyim; iki hafta tatil olmaz. Onemli degil. Su ana kadar bu yaz gecen yazdan cok daha iyi. Gecen yil bazi saglik sorunlarim vardi, fakat bu yil keyifli hissediyorum. Ayrica bu yil calisma programim cok daha iyi. Evet, Girit Adasi’nda bir hafta kalacagim, galiba sadece baskentte oturacagim, her gun plaja gidecegim, her aksam lokantalara gidecegim. Her yil farkli bir Yunan’li Ada’ya giderim, ayni sey yaparim. Tatildan sonra, normal hayat devam edecek, is yeriye donecegim, evde yeni romanim projesi baslayacagim. Dort gozle bekliyorum

28/8/15

Gunaydin, Istanbul. Su anda New York’un Times Meydani’nda yeni bir turistlerin cazibe odagi var – ustsuz kadinlar. Belediye baskani bu hakkinda cok kizgin. Neden? Bu kesinlikle anlamiyorum. Neredeyse yirmi yil boyunca Times Meydani’inda ‘Ciplak Kovboy’ var, ona gitar caliyor, sadece kulot giyiyor, hic problem yok. Ayrica, o erkek cok unlu, Irlanda’li bir ragbi macta performans verdi, bir defa siyasete girdi, hic kimse sikayet yapmadi. Fakat su anda Times Meydani’inda ustsuz kadinlar var, ve belediye baskani icin problem var. Amerika cok garip ve mantiksiz bir ulke. Onlarin eglence sektoru cok buyuk, butun dunya Amerikan televizyon programlari ve filmleri izliyor, ve genc kadinlar her zaman cok guzel ve seksi olmali. Kadin pop yildizlar televizyonda neredeyse ciplak gorunuyor. Ayni zamanda, sokakta kadinlarin vucudu tabu gibi. Bu cinsiyetci mi? O zaman, Ciplak Kovboy da cinsiyetci olmali. Sadece kadinlar kurban olabilir mi? Kim bu karar verir? Erkekler bu karar verir – ama bu konu kadinlarin vucudu hakkinda, kadinlar kendineleri karar vermeli. Tabii ki, bu kadinlar ustsuz olmak istiyor, ve bu durum kesinlikle zararsiz. Avrupa’da cok kadin plajda ustsuz olmak tercih ediyor, problem degil, bu kesinlikle dogal bir sey, cinsiyetci yok. Bana gore, ABD’deki ustsuz kadinlardan daha onemli sorunlar var – irkcilik, silahlar ve hapishane endustriyel kompleks mesela . . .

27/8/15

Gunaydin, Istanbul. Kavga cok cocukca bir sey, buna ragmen bazen kendini savunmak gerekir. Cok insanlar boks, kikboks ya da karate yapiyor, ama bir problem var: Bu spor biraz tehlikeli – galiba onlar sokaktan daha tehlikeli. Aslinda, cok erkek boks, kikboks ya da karate yapiyor cunku kavga etmek seviyor, diger insanlar yenmek cok seviyor. Eger kendine savunmak isteseymissin, boks, kikboks ve karate yapma. Gercekten, davranis daha onemli – kendine guven ozellikle; genellikle kavga icin ihtiyac yok. Ayrica, efer bir erkek silah kullansaydi, yada buyuk erkekler grubu sana saldirsaydi, gercekten yapabilecegin hicbir sey yok. Evet, Istanbul’da bu hafta bir Irlanda’li turist cok kisi dovdu, ancak ona profesyonel boksor oldu, galiba ona kavga etmek egleniyor. Aslinda, ondan sonra ona geri dondu, baska bir kavga basladi. Bana gore, ona gercek kahraman degil, ona biraz aptal. Tabii ki, hepsi aptal – Neden on iki tane erkek bir turist saldirdi? Neden sopa gerek? Bu cesur degil. Evet, kavga cocukca bir sey, ama en azinda bire bir kavga et; ve silah kullanma. Turkiye’de cok erkek bicak kullaniyor, ve bu sekilde cok kisi olduruyor. Birkac arkadasim burada bicaklandi, bir tane Ingiliz arkadasim neredeyse oldu. Ben burada birkac defa saldirildi, birinca defa cok sarhos oldum, bana arkadan saldirildi, dustum omuzum kirdim. Herkes gore o benim hatam cunku sarhos oldum. Ne kadar aptal . . .

26/8/15

Gunaydin, Istanbul. ‘Yalanci yalanci sana kimse inanmaz.’ Gecen haftanin Paris’te tren saldiri kahraman kimdi? Haber gore uc Amerika’li erkek kahraman vardi. Birkac gun sonra haber gore da bir Ingiliz kahraman vardi. Cok guzel, kucuk bir ‘NATO grubu’ gibi. Ancak, bir tane ‘gizli’ kahraman vardi. Neden gizli? Gercekten o ‘gizli’ kahraman en onemli – ona saldirgan silahsiz birakti, ona yaralandi. Fakat birkac gun boyunca haberler sadece ‘uc Amerika’li erkek’ hakkinda konustu, Fransiz basbakan onlari Seref Nisani verdi, Amerikan baskan onlari cok ovdu. Bu arada, herkes merak ediyordu: neden Fransiz yolcular hic bir sey yapmadi? Nihayet, neredeyse bir hafta sonra, yeni haber var – ‘gizli’ kahraman Fransiz oldu, ve ona saldirgan silahsiz birakti! Ayrica, eger ona saldirgan salahsiz biraksaydi, gercekten Amerika’li erkekler (ve Ingiliz kisi) ne yapti? Galiba cok az yapti, sadece yardim etti. Tabii ki, yardim iyi bir sey, onlarla benim bir sorun yok, onlar kesinlikle dogru seyi yapti. Halbuki, Fransiz basbakan, ABD baskan ve Bati Dunya’nin haber ajansi buyuk yalancilar. Bu arada, saldirgan neden ‘terorist’ mi? Ona ‘yolcular soymaya istedim,’ dedi. Bu ‘terorism’ mi? Bati Dunya haberi gore saldirgan kalasnikof kullandi, ancak alternatif haber kaynagi gore onun silah bir kalasnikof degil. Bati Dunya haberi gore ona teror baglantilari vardi, ama alternatif haber kaynagi gore teror baglantilari yok. Aslinda, bu saldirgan bir Musluman, bunun icin Bati Dunya haberi gore ona ‘terorist’ olmali…

25/8/15

Gunaydin, Istanbul. ABD’deki insanlar icin ilginc terminoloji kullanir. Beyaz insanlar kesinlikle ‘Amerikan,’ fakat Latin Amerika’li insanlar ‘Hispanik.’ Neden ‘Latin’ Amerika? Neden ‘Hispanik?’ Bu yabanci gibi gorunuyor – Ispanya’dan; baska bir kitadan. Tabii ki, Brezilya haric onlar genellikle Ispanyolca dil kullanir. Ama onlar Ispanyolca etnik koken mi? Bil bakalim. Ekvador’da yuzde seksen bes kisi yerli koken ya da yerli-melez koken, Peru’da yuzde seksen iki kisi yerli koken ya da yerli-melez koken. Meksika’da, Guatemala’da, Nikaragua’da ve Honduras’ta yaklasik yuzde yetmis kisi yerli koken ya da yerli-melez koken. Panama’da yuzde altmis iki kisi yerli koken ya da yerli-melez koken, ve hem Sili’de hem de Kolombia’da yaklasik yuzde elli kisi yerli koken ya da yerli-melez koken. Bunun icin, ‘Latin’ America yerine, ‘Yerli Amerika’ olarak bilinen olmali. Onun insanlar ‘Hispanik’ yerine, ‘yerli Amerikan’ olarak bilinen olmali. ABD’de sadece yaklasik yuzde bir kisi yerli koken ya da yerli-melez koken. Onun insanlar genelde ‘Amerikan’ degil, onlar genelde ‘Avrupa’li.’ Gercekten, onlar yabancilar, onlar baska bir kitadan. Ne kadar ironik! Fakat bu sekilde ABD insanlar gocmenlik ve baska sorunlar hakkinda sucluluk hissetmiyor. Onlar gore Latin Amerika’li insanlar ‘Hispanik’ ya da ‘Latino’ – yabancilar gibi . . .

24/8/15

Gunaydin, Istanbul. Cocukken yaz mevisim boyunca her zaman plaja gittim. Memleketimde cok plaj var, sadece birkac yuz metre yurumeliydim, Bir yil plajda cocuklar icin buyuk bir yarisma vardi. Kucuk mavi diskler kum aldinda gomuldu. Eger bir disk bulsaydi, odul kazanacak – bisiklet, mini televizyon, radyo, fotograf makinesi, kol saati, mesela. Ben bisiklet cok istedim, her oglan cocugu gibi. O yarisma katildim, plaja gittim, giris ucreti odedim, kazmaya basladim. Cok kararliydim – ve sonunda bir disk buldum! Cok heyecanliydim. Ne kazandim, merak ettim – kol saati mi? radyo mi? belki bir fotograf makinesi. Galiba bisiklet kazanmadim – sadece tek bisiklet vardi, o birincilik odulu. Ayni zamanda, her sey mumkun. Ben duzenleyiciye benim disk verdim. Benim odul ne? Bir cift yesil corap – erkek boyut. Ben cok uzgun hissettim. Evime gittim, butun gun agladim. Benim odul ne kadar kotu! dusundum. Neysi ki, cocuklar cabuk unutur – balik gibi – ve sonraki gun yarisma unutuldu. Memleketim yaz boyunca Noel kutlanir. Genellikle Noel icin kucuk hediyeler aldim. Ailem zengin degildi. Ancak o yil benim icin buyuk bir surpriz vardi, Noel icin yepyeni mavi renkli bir bisiklet aldim! Cok mutluydum. O yaz her gun yeni bisikletim bindim. Okul basladiginda okula bindim. Fakat bir gun yeni bisikletim unuttum, evime yurudum. O aksam bisiklet hatirladim, ama ertesi gune kadar bekledim. Maalesef, yeni bisikletim kayboldu

23/8/15

Gunaydin, Istanbul. ‘Ne mutlu Turkum diyene.’ Turk Cumhuriyet’in onuncu yildonumu kutlamasinda, Mustafa Kemal bu soz ecat etti. Bir yil sonra, Soyadi Kanunu boyunca, ona ‘Ataturk’ soyadi aldi. Merak ediyorum: Turkler icin Turk olcutler ne? Galiba, ulke sinirlari hakkinda, buna ragmen cok kisi Bulgaristan’dan ve Balkanlar’dan Turkiye’ye goc etti – ve onlar Turkler olarak kabul edilir. Tabii ki, Bulgaristan ve Balkanlar Osmanli Imparatorlugunun vardi. Fakat Suriye ve baska Arap ulkeler da Osmanli Imparatorlugunun vardi, ve onlar ‘Turkler’ degil. Etnik hakkinda olamaz, Turkiye buyuk bir etnik karisim, orijinal Turkmen son derece nadir. Hatta Istanbul’un fethinden once, Turkmen kendi imparatorlugunun azinlik vardi. DNA arastirma gore, bugunun Turkler genellikle beyaz irk (Avrupalilar gibi). Din hakkinda olamaz, cunku yuzde iki Turkler Musluman degil. Ayrica, Musluman Dunyasi cok buyuk, bir nokta alti bilyon Musluman var (Dunya’nin nufusunu neredeyse dortte bir), ve tabii ki hepsi ‘Turk’ degil. Dil hakkinda olabilir, Turkiye herkes Turkce konusmali, ancak diyaspora Turkler olarak kabul edilir – Turkce bilmeyen insanlar dahil. Ayrica, cok yabanci Turkce konusabilir, ama onlar kesinlikle Turkler degil. Acaba, eger iki yabanci burada cocuklari yapsaydi, ve o cocuklar Turkiye’de buyuseydi, Turkce dil ogrenseydi, onlar ‘Turkler’ olacak mi? Muhtemelen. Arkadaslarim, sizin icin Turk olmak hangi olcutler en onemli?

22/8/15

Gunaydin, Istanbul. Bana gore takim elbise cok aptal bir sey. Ben asla takim elbise giymedim. Kravat kesinlikle aptal bir sey, bu hem rahatsiz hem de faydasiz. Neden erkekler kravat giymeli? Universiteden once bir bucuk yilda bir magazada calistim, kravat gerekli oldu – yaz mevsimi dahil. Ama ben kravat nefret ediyordum – ozellikle yaz boyunca. Neyse ki takim elbise gereksiz oldu, ama tabii ki uzun pantalon ve resmi gomlegi gerekli oldu. Memleketimde ya boyunca hava sicak olabilir, ama tropikal degil. Fakat cok tropikal ulkelerde is adamlar takim elbise giymeli. Bu kesinlikle sacma. Yazin kirk derece olabilir, ve onlar resmi gomlegi, kravat ve uzun pantalon giyiyor. Inanilmaz! Takim elbise Ingiltere’den, Ingiltere cok soguk bir ulke, onlar icin problem yok. Ondan sonra bazi Hollywood’un ‘kahramanlar’ her yerde takim elbise giyiyordu. Gercekten, bu sinifcilik hakkinda oldu. Sadece ‘basarili, zengin ve onemli’ erkekler takim elbise giyiyordu. Su anda ‘beyaz yakali’ ve ‘mavi yakali’ hakkinda konusuyoruz, bu kesinlikle sinifcilik. Takim elbise is adamlar uniformasi gibi, genellikle gri, bazen siyah yada diger kara renk, ancak asla yesil, kirmizi, sari ya da mor. Bazi kadin gore erkek is elbiseleri sikici. Dogru, ama is adamlar icin baska secenek yok. Buyuk sirketler bu karar veriyor, onlar bagimlilik ve benzerlik istiyor – ordu gibi. Maalesef.

21/8/15

Gunaydin, Istanbul. Orta yasli bekar adamlar icin hayat biraz zor. Onun arkadaslari evli, ailesi var. Bekar insanlar genellikle daha gencler, ve orta yasli insanlar icin gencler biraz sikici gorunuyor, sadece aptal seyler hakkinda konusuyor. Orta yasli insanlar icin olgun arkadaslar bulmaya zor olabilir. Orta yasli bekar insanlar genellikle yalniz yasamaya tercih ediyor, bu bir daire paylasmaktan daha pahali, ama onlar icin bagimsizlik onemli, bencil ve tembel ev arkadaslar istemiyorlar. Ayrica, gencler farkli fikirleri var. Orta yasli insanlar televizyon izlemek istiyor, ama onlar haber ve belgeseller tercih ediyor, dizileri ve diger aptal programlari sevmiyor. Gencler daha az televizyon izliyor, onlar bilgisayari tercih ediyor, Skype kullanmak istiyor, bilgisayar ile filmleri ve dizileri izliyorlar, ve muzik dinliyor, ve onlar butun gun evde kalabilir, sadece bilgisayari kullaniyor. Orta yasli adamlar butun gun evde kalmak imkansiz, onlar disari gitmeli. Bunun icin, orta yasli insanlar icin daire paylasmak cok zor olabilir. Orta yasli insanlar hayat ve dunya hakkinda cok ogrendi, ama gencler saygisiz olabilir, dinlimiyor, gencler her zaman her sey biliyor. Orta yasli insanlar icin gencler zaman zaman kaba gorunuyor. Bazi insanlar suphe ile orta yasli bekar adamlari bakar, onlar merak ediyor, endise ediyor, orta yasli bekar adam bir ‘cinsel avcisi’ olabilir, dusunuyor…

20/8/15

Gunaydin, Istanbul. Dun her zamanki gibi evime Besiktas’a yuruyerek gittim. Evimden Besiktas Balik Pazar’a sadece otuz dakika surer. Fakat ben Barbaros Bulvari kadar devam ederim, bes, on dakika daha gerekiyor. Aksamlar Besiktas’tan evime yuruyerek geri donerim. Yazin cok terlerim, tabii ki, Kisin kar yagmur olur, fakat bu her gun yaparim, iyi bir spor, ve benim icin spor onemli. Halbuki, dun problem vardi, Dolmabahce Sarayi’de terorist saldiri oldu, hic kimse oldurmadi – Masallah – ve teroristler yakalandi, fakat yayalar icin yol kapali oldu. Bu arada, arabalar icin yol acik oldu. Ne kadar ilginc! Taksi binerek devam edebilirdim, ama trafik cok kalabalik ve yavas oldu. Polis yayalar yardim etmedi, ne problem ne farkli yol aciklamadi. Neyse ki ben Istanbul’da uzun zaman kaldim, ve birkac yil once bir arkadasim ile Besiktas’tan Taksim’e farkli yol yurudum. O yol gitmeye basladim, ama daha kolay yol buldum! Yolda birkac kisi ile konustum, tavsiye istedim, ve bir erkek haric herkes cok yardimci oldu. Bir erkek Turkce anlamadi, Amerika’li oldu, kizgin gorunuyordu. Maalesef, bazi insanlar diller hakkinda cok cocukca olabilir. Sonunda Besiktas’a ulastim, sadece on, on bes dakika kaybettim. Cok mutluydum! Balik Pazar’da ogle yemegi yedim, corba ve lahmacun (her zamanki gibi), ve ondan sonra Barbaros Bulvari’ye devam ettim. Dun aksam Besiktas’tan evime geri dondum, Dolmabahce Caddesi acik oldu, hic problem yoktu.

19/8/15

Gunaydin, Istanbul. Tam bir yil once arkadasimin dugunu katilmaya Yunanli Adalar’a gittim. Aegina Adasi’nda bir hafta kaldim. Istanbul’dan Atina’ya ucak binerek gittim. Biletler biraz gec satin aldim, ucuz degildi. Havaalanindan Pire Liman’a otobus binerek, ve iki kadin ile konustum tavsiye istedim. Biz ingilizce konustuk, ancak ondan sonra onlar beraber konustu. Sasirdim – onlari anladim! Nasil olur? Yunanca dil bilmiyorum. Daha dikkatle dinledim, onlar Ispanyolca konusuyordu. O kadinlar Guney Amerika’dan oldu, ancak Atina’da yasadi. Liman’dan Aegina Adasi’ye hoverkraft binerek gittim, cok ilginc. Onceden sadece tek kez hoverkraft bindim – Ingiltere’den Jersey Adasi’ye (Mans Adalar’da, Fransa yakinda) on bes yil once. Aegina Adasi’nda merkezde ve ucuz bir otel buldum. Ben her yaz Yunanli Adalar’a giderim ve her zaman yirmu, yirmi bes avro icin guzel bir otel buldum, fakat Aegina Adasi daha zor oldu, galiba cunku o ada Atina cok yakin. Benim otel bodrumda, guzel degildi – ancak yeter. Her gun tepelerde yurudum, denizde yuzdum. Hava cok cok sicak, maalesef, bazi saglik sorunlarim vardi – ozellikle bacaklarim ve sinuslerim ile. Neyse ki eczaneden sinus sorunlarim icin iyi ilac aldim, problem bitirdi. Buna ragmen,tepelerde yurumek devam ettim, ve bacaklar sorunlarim devam etti. En azdinda yuzme cok eglendim, plajda atlamak icin eski ve iyi bir iskele’yi buldum. Son gun orada arkadasimin dugunu gittim. Ondan sonra kutlamaya hepsimiz tekne binerek kucuk bir adaya gittik

18/8/15

Gunaydin, Istanbul. Eski Amerikan baskani Jimmy Carter kanser hastasi. Ona doksan yasinda. Su anda cok kisi gore ona Ikinci Dunya Savas’tan beri ABD’nin en iyi baskan oldu. Fakat bu ‘en guzel sisman kiz’ gibi. Carter baskan iken Dogu Timorlu soykirim boyunca Endonezya destekledi. Dogu Timor’un nufusu yaklasik bir milyon, iki yuz bin – genellikle Polinezyali-Melanezyali. Yil on dokuz yuz yetmis bes ve on dokuz yuz doksan dokuz arasinda Endonezya yuz binlerce ve uc yuz binlerce kisi arasinda oldurdu. ABD, Ingiltere, Avustralya ve Yeni Zelanda hic bir sey yapmadi. Aslinda, Endonezya ABD’dan cok silah satin aldi, Carter’in baskanlik boyunca dahil. Ayrica, Carter Nikaraguali Samoza diktatorlugu destekledi. O kuck bir Orta Amerikan ulkede Sandanista siyasi parti en populer oldu, ancak ABD onlari kontrol edemedi, o yuzden gizli operasyonlar yapti, Samoza ailesi yardim etti, sayisiz kisi olduruldu. Bu arada, Carter da Iran Sahi destekledi. Muhammed Riza Pahlevi cok vahsi bir Sah oldu, fakat Amerika icin onemli degildi, ona benzin is yapti. Yil on dokuz yuz elli uc Iran demokratik bir hukumeti secildi. Ancak populer baskan Muhammed Musaddik ABD ve Ingiltere ile benzin is yapmak istemedi. Onceden Ingiltere Iran’in benzin endustri kontrol ediyordu. Bunun icin Winston Churchill cok kizgin oldu, ona darbe yaptmak istedi, yardim icin Amerika istedi. ABD gizli operasyon yapti, darbe basarili oldu, Iran Sahi geri dondu. Evet, Carter ona destkledi. Halbuki Carter hic bir savas yapmadi, ve baskan oldu sonra cok iyi sey yapti – Israil cok elestirdi, mesela

17/8/15

Gunaydin, Istanbul. On alti yil once Avrupa’ya geldim.Birinci birkac ay boyunca Guney Ispanya’da oturdum. Zengin bir dayim orada yasadi. Ona Ingiliz oldu, cok zeki adam, eskiden Amerika’da yasadi ve orada bilgisayar teknolojisi gelisme yardim etti – bu sekilde cok zengin oldu. Malaga sehirde plaj yakinda ona guzel havuzlu ve bahceli bir ev sahip oldu. Her gun havuzda yuzdum, her aksam bahcede oturdum, bir puru ictim, ve yakindaki bir kasabadan flamenko muzik dinledim. Ayrica, garsonluk olarak is icin aradim. Eski bir araba satin aldim, her gun sahile gittim, barlarda ve lokantalarda is icin basvurdum. Fakat calisma iznim yoktu, Ispanyola konusmadim, ve garsonluk hic yapmadim. Ben basarisiz oldu. Dayim Ispanya’da her zaman BBC televizyon izledi. Benim ikinci ay orada Turkiye’den korkunc haber geldi – kocaman bir deprem oldu, binlerce hayat kaybetti. Butun gun bu haber canli devam etti, Turkiye Ucuncu Dunyasi bir ulke gibi gorunuyordu. Unutulmaz bir gun oldu. Bu arada, hem dayim hem de onun karisi hastaydi, maalesef. Dayim tekerlekli sandalye kullandi, karisi meme kanseri oldu. Iki yil icinde her ikisi olmus. Onlar tanismaya iyi sansliydim. Aslinda, sonraki yil Danimarka’ya gittim, buyukannem tanistim, ona cok hastaydi, bacaklari yoktu, konusamiyordu (ve Ingilizce anlamadi). Yaklasik bir bucuk yil sonra ona olmus.Tam on bes yil once ben Ispanya’ya geri dondum, Ingilizce ogretmenlik kursu yaptim, sonraki bes yil boyunca orada Ingilizce ogretmen olarak calistim . . .

16/8/15

Gunaydin, Istanbul. Dun adalara gittim ama mukemmel bir gun degildi. Birincisi iskeleye bir saat erken gittim. Su anda hizli feribot genellikle kalabalik ve birkac hafta once kapilari kapildi, Sehir Hatlari feribot binmeliydim. Iskelede Araplar bir grup vardi. Bir murettebati geldi, ‘yirmi dakika olacak,’ anlatti. Araplar anlamadi, bunun icin ben onlar icin tercumesi yaptim. Araplar bana tesekkur etmedi. Ben onlara ‘nerelisiniz’ soru sordum. Onlar ‘Biz Londra’dan,’ cevap verdi. Adalar’da ogle yemegi yedim, plaja ada etrafinda yurudum. Fakat enerjim yok, biraz yoruldum. Hava cok sicak, tabii ki, yaklasik otuz bes derece ve nemli. Buna ragmen, baska bir problem vardi. Denizde yuzmeye basladim, tekrar cok yorgun hissettim. Gecen hafta uc kez adalara gittim, cok yuzdum, cok guclu hissettim. Ancak dun yoruldum, kaslarim agriyordu, ve simdi benim sag omuc rahatiz duyuyor. Ayrica, plajda bir ayagime kesildi. Zor bir gun oldu. Yaklasik bir bucuk saat boyunca yuzdum. Deniz biraz pis oldu, cok deniz yosunu ve deniz anasi vardi. Plajda cok kisi vardi ama denizde sadece birkac. Bir aile denize geldi ve tam ayni yerde yuzdu, biraz rahatsiz edici oldu. Saat tam bes’te iskeleye gittim ve feribot icin bekledim. Bugun adalar’da gene gidecegim. Insallah hava daha az sicak olacak, deniz daha temiz, enerjim var ve kaslarim daha iyi hissetecek. Bundan baska, eger yabanci bir grup icin Turkce tercumesi yaparsam, umarim onlar ‘tesekkurler’ edecek

15/8/15

Gunaydin, Istanbul. Bugun Bill Bryson’dan daha ilginc gercekleri hakkinda yazacagim. Dun gezegenler arasina uzakliklar hakkinda anlattim. Eger bu Dunya bir misket boyutu olsa, Ay bir metre uzak olacak, Mars ve Venus elli metre uzak olacak, Gunes yuz yirmi metre uzak olacak (plaj topu boyutu), Neptune uc bucuk kilometre uzak olacak, Pluto yedi kilometre uzak olacak, ve Gunes Sistemin kenari on dort kilometre uzak olacak. Sonraki en yakin gunes sistemi yirmi alti bin kilometre uzak olacak (Dunya’nin cevresi arti iki bin kilometre)! Bilim uzmanlari gore en yuksek hizli hayal edebilir – nukleer tahrik – sonraki en yakin gunes sistemi ulasmaya seksen bes yil gerekiyor. Fakat simdi nukleer tahrik sadece bir hayal. Gunumuz teknolojisi ile en yakin gunes sistemi ulasmaya yaklasik yuz altmis bes bin yil gerekiyor! Bu arada, Bryson bu Dunya dort bucuk bilyon yasinda var acikladi. Eger bu zaman sadece bir gun olsa, hayat saat tam dortte baslayacak, fakat sonraki on alti saat boyunca sadece tek hucreli organizmalar olacak – bakteriler gibi! Nihayet, o aksam saat sekiz bucuk ve dokuz arasinda deniz yosunu ve denizanasi gelecek. Yaklasik bir saat sonra birinci kara hayvanlari gelecek, saat on bucuk kanatli bocekler gelecek, saat tam on bir’de dinozorlar gelecek – fakat kirk bes dakika sonra onlar kaybolacak ve on iki’ye ceyrek kadar memeliler gelecek. Insanlar sadece son dakika ve on yedi saniye var, ve butun kayitli tarihi sadece birkac saniye.

14/8/15

Gunaydin, Istanbul. Bu kitaplar (resme bak) iki ay once stin aldim ve zaten iki tane okudum. Heredot’un ‘Tarihi’ cok begendim, Amy Tan’in ‘Keyif Sans Kulubu’ daha az begendim ama fena degil. Simdi ucunu kitabi okuyorum, Bill Bryson’un ‘Hemen Her Seyin Kisa Tarihi,’ yaklasik iki yuz sayfa yuzdum (birkac yuz sayfa daha var). Aslinda, hem ‘Tarihi’ hem de ‘Hemen Her Seyin Kisa Tarihi’ onceden okudum, fakat unuttum, ve bu kez sadece biraz hatirliyorum. Bunun icin problem degil. Aslinda, bu kez Heredot cok daha ilginc gorunuyordu, cunku antik Yunanistan cok daha iyi anliyorum, bazi yere gittim – Heredot’un kendi memleketi mesela – Halikarnus (Bodrum). Bill Bryson’un kitap tum tarihi hakkinda degil, sadece bilim ve bilim uzmanlari hakkinda. Benim icin bu kitap cok ilginc degil, ama biraz komik ve fena degil. Evrenin buyuklugu cok ilginc bir sey. Eger bu Dunya misket boyutu olsa, Ay yaklasik bir metre uzak olacak, Gunes yaklasik yuz yirmi metre uzak olacak, Mars yaklasik elli metre olacak, Jupiter alti yuz metre uzak olacak, Saturn bir kilometre, iki yuz metre uzak olacak, Neptune uc bucuk kilometre uzak olacak. Pluto’dan Guney sadece baska bir yildiz gibi gorunuyor. Bu arada, eger bu Dunya misket boyutu olsa, sonraki en yakin gunes sistemi yaklasik yirmi bes bin kilometre uzak olacak (Londra ve Sidney arasinda on yedi bin kilometre var). Galiba bu kitap gelecek ay okumaya bitirecegim. Ondan sonra Jose Saramago’nun ‘Umut Tarlalari’ adli romani okumaya baslayacagim . . .

13/8/15

Gunaydin, Istanbul. Turkiye’de on yildan beri oturuyordum, hem Ege’de hem de Akdeniz’de tatiller yaptim, fakat iki yil oncesine kadar Bodrum’a hic gitmedim. Ancak, iki yil once Bodrum’a iki kez gittim, Temmuz sonunda ve Eylul basinda. Aslinda, Eylul basinda, sadece yarim gun Bodrum’da kaldim. O kez Kos Adasi’ya (Yunanistan’da) devam ettim ve orada bir hafta kaldim. Halbuki, Temmuz sonunda tam bir hafta kaldim – ve cok iyi bir tatil yaptim. Yuzmeyi cok seviyorum, ve Bodrum’da her gun denizde yuzdum. Iki tane tekne turu yaptim, cok guzel plajlara gittik, kum bembeyaz, deniz masmavi, temiz ve soguk degil, ve her plajda uzun sure boyunca yuzdum – toplam birkac saat boyunca. O aksamlar cok yoruldum, halim kalmadi! Ayrica, bir gun otobus binerek Torba’ya gittim ve orada cok yuzdum. Fakat en sevdigim plajlar Kleopatra Plaj (RSEME BAK) ve Tavsan Adasi oldu. Efsaneye gore antik Misirli Kral Kleopatra Bodrum’un denizi genc tuttu inanmisti. Emin degilim, ama orada yuzerken kesinlikle cok genc hissettim – bir cocuk gibi! Hava cok sicak oldu – tabii ki – ve her gun iki tane kocaman dondurma yedim. Aksamlar Bodrum Kalesi manzara ile plaj lokanta’da yemegi yedim, ve bir aksam ‘Halikarnus’ gece kulubu’ne gittim. Gercekten Halikarnus antik bir Yunanli sehir oldu, cok unlu bir anitkabir var. Cok iyi tatil oldu, buna ragmen son iyi yilda Bodrum’a donmedim. Tatil icin her zaman yeni bir yerde tercih ediyorum

12/8/15

Gunaydin, Istanbul. Bati Dunyada insanlar cok televizyon izliyor, ve bu sekilde hukumetleri insanlarin beynini yikayabilir. Bati Dunyada insanlar haftada genellikle yaklasik yirmi saat televizyon izliyor. Cocuklar okulda haftada yirmi saat harciyor (arti her gun bir saat mola ogle yemegi icin var), fakat cocuklar sadece yaklasik on iki yil boyunca okula gidiyor, ve belki ondan sonra uc, dort yilda daha universiteye gidiyor – toplam on bes, on alti yil. Bu arada, insanlar butun hayat boyunca televizyon izliyor, bunun icin insanlar televizyondan cok daha ogreniyor. Ancak insanlar televizyondan ne ogreniyor? Milliyetcilik kesinlikle ogreniyor. Kendi ulkesi sevmeyi ve diger ulkeleri nefret etmeyi ogreniyor. Bati Dunyada insanlar Rusya, Cin ve Araplari nefret etmeyi ogretildi, mesela – ama Israil savunmayi ogretildi. Neden? Cunku Rusya ve Cin Amerika’nin rakipleri, Arap Dunyasinda cok benzin var, ABD icin Israil stratejik olarak cok onemli bir arkadas. Gazetelerde da cok propaganda var. Oysa ki Batililar ‘her sey biliyor.’ Bazi ulkelerde irkcilik devam ediyor ama televizyonda haber yok. Yerine televizyon her zaman erkekler seytanlastiriyor. Bu feminizm degil, bu sadece daha nefret, sadece baska bir duman perdesi. Maalesef, insanlar cok dar fikirli ve kibirli olabilir. Tabii ki Batililar her sey bilmiyor, cok propaganda ogrendi, genellikle ne tarih ne uluslararasi politika iyi anlar. Sadece iyi kitaplar, alternatif medya ve belgesellerden gercegi ogrenebiliriz, ama zaman ve caba gerekiyor, acik fikirli cok gerekli, milliyetcilik ve baska onyargilarina yikmaliyiz . . .

11/8/15

Yeni Zelanda’nin basbakan yeni milli bayragi istiyor. Simdilik bayrakta Ingiliz bayragi var. Tabii ki Yeni Zelanda eski bir Ingiliz Somurgesi oldu. Ancak bu ne demek? Ingilizler soykirim yapti. Yilda bin sekiz yuz yaklasik iki yuz bin yerli ‘Maori’ insanlar vardi. Kirk yil sonra sadece yaklasik on bes bin yerli ‘Maori’ insanlar vardi. Bugun yaklasik uc yuz bin Yeni Zelanda’li biraz Maori soy var, ama muhtemelen hicbir yuzde yuz Maori insanlar artik yok. Bu arada Yeni Zelanda neredeyse yuzde doksan Ingiliz (ve Irlanda’li). Benim cocukken bizim hukumeti daha ve daha Ingiliz insanlar istedi, onlara tesvikler verdi. Bu arada, su anda Yeni Zelanda’da yeni bayrak dizayni bazi yarisma var. Genellikle egrelti otu cok populer, bu Yeni Zelanda’nin milli bitkisi, bizim milli spor takimlar bu motif kullaniyor. Ayrica, bizim milli spor takimlar genellikle siyah uniforma giyiyor. Bu yuzden yeni bayrak icin siyah renk cok populer. Buna ragmen, cok kisi kirmizi, beyaz ve mave renkler kalmak istiyor – bunlar geleneksel – ve diger kisiler yesil tercih ediyor cunku o doga bir sembolu. Guney Yarimkurede unlu bir takimyildiz var – ‘Guneyhaci.’ Simdilik bayrakta bu takimyildiz var, ve cok kisi o kalmak istiyor. Benim icin en guzel dizayn yesil ve siyah ya da kirmizi ve siyah, hem egrelti otu hem de Guneyhaci var, Ingiliz bayragi yok. Bu arada, cok kisi milli bayragi degistirmek istemiyor, cok pahali olacak ve onlar gore ihtiyac yok, bu yuzden belki yeni bayrak olmayabilir

10/8/15

Gunaydin, Istanbul. Evet, tam uc yil once bu renkli bir mahalleyi ziyaret ettim. Benim Guney Amerika’li tur boyunca Arjantin’de bir hafta gecirdim – bir gun Iguazu Selalesi, alti gun Buenos Aires’te. Baskent’te cok merkezde bir lojmanda kaldim. Guney Amerika’da Agustos kis ortasi, tabii ki, ve ucuz otel vardi, halbuki Ispanyolca pratik yapmak istedim, ve lojmanlarda her zaman cok kisi var. Yaklasik yedi, sekiz kisi ile bir yatak odasi paylastim! Hava biraz yagmurli fakat soguk degildi, genellikle on bes ve yirmi derece arasinda. Her gun cok yurudum. Buenos Aires cok Avrupa’li gibi gorunuyor – Milano gibi, mesela. Arjantin’da Ispanyolca konusuyor, ama yaklasik yuzde elli kisi Italyan kokenli var. Ayrica, cok kisi biraz ‘yerli’ gibi gorunuyordu. Maalesef, o ulkede zor ekonomik sorunlar oldu, insanlar genellike mutlu gorunmuyordu. Gumus Nehir’e gormeye istedim, o unlu nehir Arjantin ve Uruguay arasinda, ve cok yakin oldu – ama Buenos Aires merkezde gorulemez, her yer ozel mulkiyetler vardi, girmek yasaktir. Sadece bir yat limaniye gordum. Bu arada, bir gunesli gunu ‘Boca’ mahalleyi yurudum. Boca hem merkezde hem de unlu. Futbol yildiz Diego Maradona ‘Boca’ kulubu icin oynadi. Ilginc bir mahalle oldu, her yerde eski tahta evler vardi, ve o evler cok renkli (resme bak). Bundan baska, komik insanlar modelleri vardi. Orada alisveris yaptim, ogle yemegi yedim, Bir gun siddet yagmur yagdi, bunun icin lojmanda kaldim, tum Olimpiyat boks finale izledim

9/8/15

Gunaydin, Istanbul. Dun aksam internette Turkce, Ispanyolca ve Fransizca sinavlari yaptim. Sonuclar biraz sasirtici oldu. O sinavlar guvenli degil, tabii ki, sadece elli, altmis tane bosluk doldurma ve coklu secim soru var. Birincisi Turkce sinav yaptim, yaklasik dortte uc soru dogru cevapladim. O sinav gore benim seviye orta. Son kez internette Turkce sinav yaptim benim seviye ortanin ustu oldu! O zaman kotulestim! Aslinda, dort yil once is yerde orta seviye kurs yaptim, zor degildi, her sey anlattim. Benim problem, son iki yilda Turkce cok az pratik yaptim, sadece televizyon izliyorum, internette makaleleri okuyorum, Facebook’ta bloglari yaziyorum. Ancak bu sekilde yeni gramer ogrenmiyorum. Ayrica, su anda cok az Turkce konusuyorum, sadece dukkanlarda ve lokantalarda. Bu arada, benim Ispanyolca sinav sonuc yuksek, sadece bir hata yaptim. Ispanya’da bes yil boyunca oturdum ve Ispanyolca iyi ogrendim. O ulkeyi on yil once ayrildim ama Ispanyolca iyi hatirliyorum. Neden? Cunku Ispanya’da is yerde haric her yerde Ispanyolca konustum. Ev arkadaslarim Ispanyol ya da Guney Amerika’li oldu ve biz sadece Ispanyolca konustuk. Ayrica, orada benim arkadaslarim Ispanyol ve biz da Ispanyolca konustuk. Bu arada, benim Fransizca sinav sonuc iyi oldu, sadece iki hata yaptim, fakat o basit bir sinav oldu. Birkac yil once Fransiz Konsoloslukta Fransizca okudum, yaklasik bir yil boyunca. Ilginc bir sey – Fransizca kolay okuyabilir cunku her gun internette Fransizca makale okuyorum, ama Fransizca konusamiyorum cunku pratik yapmiyorum.

8/8/15

Gunaydin, Istanbul. Bu yil abur cubur biraktim, sekerli yiyecek yemiyorum. Aslinda, ben kesinlikle tatliya duskunum, sekerli yiyecek cok seviyorum. Eskiden cok fazla abur cubur yedim, yazin her gun en azinda bir tane dondurma yedim (bazen iki tane), kisin her gun cikolata ve biskuviler yedim. Ayrica, hafta sonlari cok sekerli tatlilar yedim, ve genellikle cok daha sekerli yiyecek yedim. Vucudum bu yiyecek istiyordu, sicak hava boyunca soguk bir dondurma cok guzel bir sey, soguk hava boyunca birkac kilo daha ekstra kazak gibi. Fakat abur cubur ne saglik ne doyurucu, kesinlike faydasiz bir sey. Tabii ki, yuz yil once abur cubur yoktu, insanlar cok daha az seker yedi. Abur cubur sadece kocaman bir endustri – her yerde sekerli yiyecek icin reklamlar var. Gercekten, seker bagimlilik yapan olabilir, arastirma gore sonuc kanser olabilir. Bunun icin sekerli yemegi biraktim. Bundan baska, zayiflamak istiyorum, ama sekerli yiyecek yerine daha ekmek ve yogurt yiyorum. Ben neden tatliya duskunum? Galiba cunku babam ailesi Danimarka’dan, cok soguk bir ulke, orada herkes cok sekerli yiyecek yiyor. Aslinda, Danimarka pastasi cok unlu, Amerika’da ‘Danimarka’li’ ‘pasta’ demek ki! Bazi Danimarka’li akrabalarim cok sisman. Buna ragmen, onlar hic kalp hastaligi yok, galiba genetik ile cok sansli bir aile. Bu arada, sekerli yiyecek disler icin kotu, tabii ki, ve benim dislerim iyi degil. Son iki yil boyunca disciye gitmedim, ve simdilik iyi, dislerim problemi yok

7/8/15

Gunaydin, Istanbul. Yil bin yedi yuz yetmis dokuz, Guney Pasifik Okyanus’ta, ‘Bounty’ adli bir Ingiliz gemide cok unlu bir isyan oldu. Ekmek agaci almaya o gemi Tahiti Adalar’a gitti, fakat orada onun murettebati cok eglendi, guzel kadinlar vardi, hayat cok rahat ve ozgur oldu. Onlar Tahiti Adalar’dan ayrilmak istemedi, kaptan karsi isyan etti. Isyan’in lideri Fletcher Christian oldu. Ancak murettebat Tahiti’den kalmadi, onlar birkac Tahiti’li kadinlar ile Pitcairn Adalar’i gitti, fakat o adalar cok kucuk, ana toprak sadece kirk yedi kilometre kare. Orada murettebat kotu seyler yapti, cok kavga etti, sonunda sadece bir tane Ingiliz adam vardi – John Adams. Adams altmis bes yasindayken oldu. Halbuki, isyancilar bircok cocuklar birakti, o cocuklar karisik irk oldu – Ingiliz ve Polinezyali. Tam otuz yil once ben insaat calismalari yaptim. Is arkadaslarim arasinda bircok garip erkek vardi, onlar Italyan ya da Ispanyol gibi gorunuyordu – kesinlikle Avrupa’li ama esmer – ancak eski Ingilizce aksan ile konustu (Iskocyali gibi). Ayrica, onlar bana “Biz Hindistancevizimiz!” dedi. Memleketemde ‘Hindistancevizi’ Polinezyali kisi icin argo. Ne kadar ilginc! Kafam cok karasikti. Onlar bana guldu ve acikladi: Onlar Pitcairn Adalar’dan oldu. Evet, onlarin atalari ‘Bounty’ geminin murettebati oldu. Bir adam’in ismi ‘Ruben Christian’ oldu, onun ata Fletcher Christian oldu! Dunya cok kucuk bir yer! Bu arada, o insaat alaninda sadece birkac ay boyunca calisyordum. Cok

6/8/15

Gunaydin, Istanbul. Evet, arkadaslarim, dun iki tane kisa pantalon satin aldim. Iki hafta once giyim alisversi yaptim, uc tane pantalon ve iki tane gomlek satin aldim – ve bir sirt cantasi (resme bak) – fakat dogru boyut kisa pantalon bulamadim. Inanilmaz! Cok buyuk adam degilim, cok sisman degilim, ancak benim boyut yoktu. Gelecek ay Yunanli Adalar’a gidecegim, ve o zamana kadar beklemeyi karar verdim. Yunanli Adalar’da kisa pantalon cok moda, sayisiz kisa pantalon var. Aslinda, eski kisa pantalonum Yunanli Adalar’da bir yil once satin aldim. Halbuki, dun Besiktas’ta kisa pantalonlar buldum (resme bak). Birincisi beyaz pantalon gordum, fiyat sadece yirmi lira, ve en buyuk boyut benim boyut. Cok multuydum! Bunun icin iki tane satin aldim, bir tane beyaz, diger yesil. Tezgah’ya gittim, ancak toplam fiyat elli lira oldu. Kafam karasikti, ‘neden elli lira?’ sordum. ‘Yesil kisa pantalon otuz lira,’ satici anlatti – ama beyaz pantalon ve yesil pantalon kesinlikle ayni. Onemli degildi, sadece on lira daha oldu, o yuzden hem beyaz kisa pantalon hem de yesil kisa pantalon satin aldim. Bu hafta sonu Burgazada’ya gidecegim (her zamanki gibi) ve yeni kisa pantalon giyecegim. Cok heyecanliyim! Ayrica, Yunanli Adalar’i yeni kisa pantalonlarim giyecegim. Eger orada daha guzel kisa pantalon varsa, onlari da satin alacagim, ve bol bol kisa pantalonlarim olacak, galiba sonra birkac yil icin yeterli . . .

5/8/15

Gunaydin, Istanbul. Erkekler ve kadinlar farkli sekilde dusunuyor mu? Emin degilim. Bu konu hakkinda cok makale yazildi, cok televizyon belgesel yapildi, fakat bu sadece eglence, galiba ciddi degil. Bilimsel arastirma gore erkekler ve kadinlar yaklasik ayni sekilde dusunuyor. Amerikan eglence sektoru erkekler ve kadinlar hakkinda cok propaganda yapiyor. Neden? Cunku kadinlar icin bu konu ilginc. Birkac yil once cok populer bir komedi skec vardi. O skec gore erkekler beyninin bir tarafinda dusunuyor ve diger tarafinda konusuyor, ama kadinlar ayni tarafinda hem dusunuyor hem de konusuyor. O yuzden, kadinlar erkeklerden cok daha fazla konusuyor – her gun yaklasik yedi bin kelime (erkekler sadece yaklasik iki bin bes yuz). Ayrica, erkekler beyninin bir tarafinda dinliyor, kadinlar iki tarafinda kullaniyor. O yuzden, erkekler iyi dinlemiyor. Bu arada, kadinlar alisveris cok seviyor. Neden? Cunku magara adami zamanlarda kadinlar toplayiciler oldu – yuz binler yil boyunca – ve alisveris toplama cok benziyor. Erkekler alisveris sevmiyor, onlar avcilar gibi alisveris yapiyor – sadece bir sey odiyor, ondan sonra evine donuyor. Erkekler spor yapmaya tercih ediyor cunku spor avlama benziyor. Bu arada, dunyanin en unlu dahiler genellikle erkekler. Neden? Cunku erkekler cok zeki olabilir ya da cok aptal olabilir. Kadinlar genellikle ortasinda. Fakat bu sadece eglence sektoru gore, ve eglence sektoru cok aptal, cok yanlis bilgi veriyor, maalesef

4/8/15

Gunaydin, Istanbul. Cocukken yaz mevsim uzun bir zaman surecek gibi gorunuyordu. Memleketim yaz mevsim Aralik’tan Subat’a kadar. Aralik’in ortasinda okullar kapandi, alti hafta mola basladi. Aralik sonunda hem Noel hem de Yilbasi kutladik, Noel gunu cok hediye aldik, Ocak ay boyunca tatil yaptik, plaja gittik, denizde yuzduk. Subat ay sicak hava devam etti fakat okul’u donemliydik. Evet, cocuklar icin mevsimler cok uzun gibi gorunuyor. Tabii, alti yasinda cocuklar sadece yirmi dort mevsim gordu, galiba sadece yarisi hatirlayabilir. Orta yasli insanlar yuzler mevsimi gordu, bunun icin bizim icin bir mevsim sadece kisa bir zaman surecek gibi gorunuyordu. Benim icin bu yaz yeni basladi gibi gorunuyordu. Gercekten bu yaz yarisini bitirmis oldu, sadece yaklasik alti hafta daha var. Bu hakkinda mutluyum, cunku nemli hava nefret ediyorum. Sonbahar mevsimi dort gozle bekliyorum. Yaz’dan sonra yeni bir roman projesiye baslayacagim, ve roman yazmak cok begeniyorum. Aslinda, roman yazarken her zaman romanin sonuna dogru calisiyorum. O yuzden, ben her zaman gelecege dogru bakiyorum, gelecek zaman icin bekliyorum, zaman hizla gecmek istiyorum. Bana gore, rutinleri ile zaman daha hizla gecmek gibi gorunuyor. Eger her gun ayni sey yaparsa, zaman ucup gidiyor. Gencken rutinlerim yoktu, cok farkli isleri yaptim, cok farkli yerlerde oturdum, cok farkli arkadaslarim vardi, ve benim gencken cok uzun bir zaman surecek gibi gorunuyordu. Fakat son yirmi yil boyunca rutinlerim tercih ediyordum, ve bu zaman cok daha hizli gitti . . .

3/8/15

Gunaydin, Istanbul. Amerikan aktivist, dil bilimci, filozof, mantikci, siyasi elestrimen, tarihci ve yazar Noam Chomsky gore ABD dunyanin en buyuk terorist. Tabii ki, ABD bir cok ulkenin bombaladi, son yirmi bes yil boyunca yaklasik dort milyon kisi oldurdu, Afganistan’da on dort yilda isgal etti, Irak kesinlikle yikti, ve hem Pakistan’da hem de Yemen’de sayisiz insansiz hava araci saldirisi yapti (bu sekilde onlar cok daha sivil kimse oldurdu). Ayrica, ABD Israil’i destekliyor, ve Israil etnik temizlik yapiyor, ABD Misir’in diktatorlugunu destekliyor, ve Misir sayisiz Musluman idam etti, sayisiz daha idam edecek, ABD Ukranya’nin darbe duzenledi, asiri sagci radikallari destekledi, ic savasi baslamaya yardim etti, ve ABD kesinlikle ‘ISID’ yaratmaya yardim etti. Aslinda, ABD Afganistan’da Sovyetleri karsi savasmaya Taliban yaratmaya yardim etti. Galiba Suudi Arabistan, Israil ve daha ulkeler da ISID destekliyor. Suudi Arabistan ‘Al Kaide’ yaratti, ve ‘ISID’ ve ‘Al Kaide’ ayni. Hedef ne? Hedef Suriye’li baskan Bessar Esad. Simdi en azinda yarim milyon kisi olduruldu, ve yaklasik dort milyon multeci var – yarisi Turkiye’de. Sayisiz multeci Avrupa’ya gitmek istiyor, denizde bir cok boguldu. Bu arada Bati Afrika’da ‘Boko Haram’ teroristler var, onlar cok kisi oldurdu, hukumetler ve ordulari onlari durduramaz. Bati Dunya gore onlar Muslumanlar. Gercekten, cok Hristiyan Boko Haram var, ve Boko Haram cok Musluman’i oldurdu, fakat Bati Dunya icin sadece kacirildi kizlar onemli. Kim Boko Haram’i deskliyor? Yeni haber gore Fransa ve Bahreyn onlari deskekliyor. Fransa NATO icinde, kim NATO’ya kontrol ediyor ??

2/8/15

Gunaydin, Istanbul. Evet, Agustos geldi. Gecen hafta benim Agustos, iki bin on iki yillin Guney Amerika’da tatil hakkinda burada yazdim. Iki yil once erkek kardesimin dugunu katilmaya Ingiltere’ye gittim. Londra’da sadece birkac gun kaldim, ama neredeyse butun ailem gordum. Onceden son kez annem gordum Barselona’da, yil iki bin bes oldu. Iki tane erkek kardesim var, bir tane on iki yil boyunca gormedim, diger erkek kardesim sadece iki yil onceden gordum – Guney Ingiltere’de. Agustos ayda, bes yil once, yaz okulda calismaya Ingiltere’ye gittim, bir gun biz ogle yemegi icin bulustuk. Ablam erek kardesiminiz dugunu gelmedi, maalesef, ona Yeni Zelanda’da yasiyor, yaklasik on alti yil onceden beri ona gormedim. Fakat diger kiz kardesim geldi, yaklasik on alti yilda ona gormedim. Ona uc tane cocuk var, benim tek erkek yegenim dahil, ama onlar hic gormedim, erkek kardesimin dugunu gelmedi. Ayrica Londra’da bir tane eski arkadasim ile bulustum. Ona Ingiliz ama Istanbul’da uzun zamanda oturuyordu. Istanbul’da beraber futbol oynadik, ve yedi bucuk yil once beraber Hindistan’da tatil yaptik. Ancak alti yil once ona Ingiltere’ye geri dondu (ve simde Almanya’da yasiyor). Agustos ay, gecen yil, gene yurt disariya gittim, baska bir futbol arkadasimin dugunu katilmaya Yunanli Adalar’a gittim. O arkadasim da Ingiliz, ama onun karisi Yunanli. Ben orada bir hafta kaldim, her gun tepelerde yurudum ve denizde yuzdum. Ancak cok sicak oldu, saglik sorunlarim vardi. Ben genc degilim, daha dikkat etmeliyim . . .

1/8/15

Gunaydin, Istanbul. Dun dersim iptal edildi, adalara gittim, plaj neredeyse bombos oldu, deniz cok guzel, yaklasik iki saat boyunca yuzdum. Ondan sonra iki tane eski is arkadasim ile bulustum, bir tane bes bucuk yildan beri Barselona’da oturuyordu. Ben Barselona’da uc yil boyunca oturdum, yil iki bin iki ve iki bin bes arasinda. Bunun icin biz Barselona hakkinda cok konustuk. Ona bisiklet binmek cok seviyor. Maalesef, Istanbul bisiklet binmek icin uygun degil, cok fazla trafik var, genellikle bisiklet yolu yok. Fakat Ispanya’da her yerde bisiklet yolu var, ayrica cok park ve baska yesil yer var. Ben neden Barselona’dan ayrildim? Galiba cunku benim son yil orada kotu bir varosta oturdum, merkezde degil, insanlar candan degildi. Genelde Ispanyol insanlar seviyorum, onlar mutlu, candan ve rahat, ancak Katalan insanlar biraz farkli, zaman zaman kibirli ve kaba olabilir. Onlar ‘yarim Fransiz’ gibi gorunuyor. Halbuki, Barselona’dan once Bask Ulkesi’nde bir yil boyunca oturdum – ve onlar daha kotu. Barselona merkezde cok kozmopolit; cok Guney Amerika’li, Kuzey Afrika’li ve Romanya’li insanlar vardi, mesela. Son iki yilda orada Guney Amerika’li ev arkadaslarim vardi, Uruguay’li ve Sili’li, ve biz her zaman Ispanyolca konustuk. Ancak son yil orada mutlu hissetmedim. Benim ilk yil Ispanya’da Endelus’ta oturdum, orada cok seviyordum, Guney Ispanya’ya donmek istedim. Ama Endelus’ta is bulamadim. Bunun icin Ispanya’ya geri donmedim, Istanbul’da kaldim. Bugun adalara gene gidiyorum, ve yarin ayni sey yapacagim

31/7/15

Gunaydin, Istanbul. Evet, uzaylilar kesinlikle var, fakat uzaylilar insanlar gibi kesinlikle gorunmuyor. Nasil biliyorum? Cunku bu mantikli. Insanlar maymunlardan geldi, gercekten biz maymunlariz, ve maymunlar boyle gorunuyor cunku agaclarda yasiyor. Uzaylilar ve insanlar ayni tarihi var mi? Tabii ki yok. Uzaylilar bizden kesinlile farkli. Bircok kisi ‘uzaylilar’ gordu dusunuyor, uzaylilar ‘buyuk kafali yesil insanlar’ gibi gorunuyor, diyorlar. Bu bir hata. ‘Buyuk kafali yesil insanlar’ uzaylilar degil, onlar cok uzak gelecekten insanlar. Binler yil sonra insanlar zaman yolculugu ogrenecek, fakat sadece gecmis zamanda, Einstein gore eger insanlar isik hizindan daha hizli giderse, onlar gecmis zamanda yolculugu yapabilir. Zaman ve isik hizinda ayni sey. Ancak insanlarin vucutlari zaman yolculugu yapamaz, onlar hologramlar kullanmali. Belki cok uzak gelecekte insanlar vucutlari olmayacak. Onlarin hologramlar gecmis zamanda yolculugu yapabilir buna ragmen hic bir sey degistiremez, bu kesinlikle olmaz. Onlar sadece merak ve arastirma icin zamanda yolculugu yapiyor. Gercekten, onlar icin bizim zaman ilginc degil, biz sadece savasi yapiyoruz. Uzak gelecekten insanlar icin tas devri, dinozor zamanlari ve ‘Buyuk Patlama’ cok daha ilginc. Bunun icin onlar hakkinda endise etme. Gercek uzaylilar var, fakat onlar biz benziyor degil, belki bazilari goremiyoruz, ve galiba onlar dunyaya gelmedi . . .

30/7/15

Gunaydin, Istanbul. Cok kitli yok olusu oldu. Mesela, yaklasik iki yuz elli milyon yil once ‘Permiyen-Triyas’ yok olusu oldu. Dunyanin kitalar carpisti, kocaman ‘Gondwana Kitasi’ yapti, cok sahil yok oldu, cok korkunc volkan vardi, ve yuzde doksan alti hayvanlar olduruldu. Onceden surungenler cogunlukta oldu, cok buyuk surungenler dahil. Ondan sonra dinozorlar ve kuslar geldi. Ayrica, memeliler geldi, ama hepsi cok kucuk oldu, dinozorlar onlarin gelisme engelledi. Memeliler fareler benziyordu. Oysa ki, yaklasik altmis bes milyon yil once baska bir kitli yok olusu oldu, ‘Kretase-Tersiyer’ yok olusu, kocaman meteorit dunyaya vurdu, yaklasik yuzde yetmis bes hayvanlar olduruldu – butun dinozorlar dahil. Ondan sonra memeliler gelistirmeyi basladi, bazi agaca tirmanmaya basladi – onlarin on ayaklar degistirmeyi basladi, bu sekilde kollar gelistirdi. Bizim icin o meteorit cok sansli oldu! Sonunda, yaklasik elli bes milyon yil once, cagdas insanlar geldi. Biz ne yaptik? Cagdas insanlar Afrika’dan cikti, hem Avrupa’ya hem de Asya’ya gitti, Neandertaller ve diger eski ‘insanlari’ yok etti. Ayrica, onlar cok hayvanlar yok etti – mamutlar dahil. Asya’dan cagdas insanlar on binler yil once hem Kuzey Amerika’ya hem de Avustralya’ya ulasti. Simdi insanlar icin her yil sayisiz hayvanlar kaybediyoruz. Sadece son kirk yil boyunca yuzde elli vahsi hayvanlar yok edildi, ve gelecek elli yil boyunca yuzde elli daha yok edebilir. Baska bir kitli yok olusu olacak mi? Eger oyleyse, biz ‘meteorit’ gibi olacagiz!

29/7/15

Gunaydin, Istanbul. Amerikan baskan Barack Obama Afrika’da kadin haklari ve yolsuzluk hakkinda konusuyor. Tabii ki, herkes kadin haklari desteklemeli, her kes yolsuzluk karsi olmali. Afrikali insanlar aptal degil. Obama neden boyle konusuyor? ABD’daki cok sosyal sorunlar var – irkcilik mesela. Afrikali liderler Amerika’nin irkcilik sorunlar hakkinda konusuyor mu? Eger beyaz bir lider Afrika’da kadin haklari ve yolsuzluk hakkinda konussaydi, Afrikalilar gore bu irkcilik olurdu. Aslinda, eskinde bu durum vardi, beyaz insanlar Afrika’ya gitti ve yerlilere nutuk atti. Ne kadar kibirli! Tabii ki Obama beyaz degil, onun babasi Kenyali oldu. Ancak, Obama ABD’nin baskan, ve Amerika yaklasik yuzde yetmis bes beyaz. Bunun icin, Obama beyaz bir ulke temsil ediyor. Bana gore ona Afrikalilari nutuk atma, bu kesinlikle uygun degil. Gercekten Obama cok kotu bir baskan, Orta Dogu’da ona birkac ulke bombaladi, sayisiz kisi oldurdu. Gercekten, Obama Misir’in diktatorluk ve Israil’in savas suclu destekliyor cunku ABD o ulkelere cok para gonderiyor. Ayrica, ABD rejimin degismeyi hem Ukranya’da hem de Suriye’de ic savaslari baslamak yardim etti. Obama’nin savaslari kac tane kadinlar oldurdu? O kadinlarin haklari nerede? Bu arada, cocuklarin haklari onemli degil, onlar secimlerde oy yok, cocuklar ne televizyon haberleri izleyor ne gazeteleri okuyor. Bunun icin cocuklarin haklari hakkinda hic kimse konusmuyor . . .

28/7/15

Gunaydin, Istanbul. Temmuz ay zaten neredeyse bitirdi, zaman nasil da geciyor! Agustos ayda gecen yil arkadasimin dugunu katilmaya Yunanli Adalar’a gittim. Temmuz sonunda iki yil once Bodrum’a ilk defa icin gittim, ve Agustos ayda erkek kardesimin dugunu katilmaya Londra’ya gittim. Agustos ayda uc yil once Guney Amerika’ya gittim. Antarktika haric, her kita zaten siyaret ettim, Guney Amerika son kita oldu. Istanbul’dan Zurih’e ucak binerek gittim, ondan sonra Zurih’den Sao Paulo’ya. Sonunda Sao Paulo’dan Rio de Jenaryo’ya gittim – sadece bir saat surdu, fakat onceden ucakta birkac saat bekledik cunku iki biletsiz gencler bindi! Bir yolcu cok kizgin oldu, ucaktan indi. Rio de Jenaryo’da otobus binerek Copacabana Plaj’a gittim, ucuz bir otel kolay buldum cunku Brezilya’da Agustos ay kis mevsimde, turist mevsimde yok. Halbuki, her gun yirmi bes ve otuz derece oldu, benim icin mukemmel, hafta icin plaj kalabalik degildi, her gun denizde yuzdum. Copacabana’da bir hafta kaldim, ondan sonra otobus binerek Iguazu Selalesi’ye gittim, Parana Nehirde (Bati Brezilya ve Kuzey Dogu Arjantin sinirda). Aslinda, Iguazu Guney Amazon’da, yaban hayati parkiye ziyaret ettim, kisa bir tekne gezisi yaptim (Selale altinda)! Sonra gun otobus binerek Buenos Aires’e gittim, Arjantin baskent’te birkac gun kaldim, Ispanyolca pratik yaptim. Orada sadece on uc, on dort derece vardi, zaman zaman yagmurli. Buenos Aires’ten Montevideo’ya feribot binerek gittim, Uruguay baskent’te iki gun kaldim. Montevideo’den Guney Brezilya’ya otobus binerek gittim, Porto Alegre sehirde iki gun daha kaldim. Bu arada problem vardi, benim parakart iptal edildi, problem oldu. Cok endise ettim cunku yetersiz nakit param vardi. Garanti Banka ile iki kez telefonda konustum, birinci onlar bana yardim etmedi, fakat icinci kez onlar benim parakart blokaji acti – Masallah! Rio de Janeryo’ya otobus binerek geri dondum, Copacabana’da bir hafta daha kaldim.

27/7/15

Gunaydin, Istanbul. Gercekten Birinci Dunya Savasi gercekten Avrupali imparatorluklarinin bir savasti. Avrupa icin on dokuzuncu yuzyil baris ve refah zaman oldu. Ancak Osmanli imparatorluk icin on dokuzuncu yuzyil cok zor zaman oldu, can cekisti, icsel devrim basladi. Uzun zaman boyunca Avrupa bu durum hakkinda endise etti, eger Osmanli imparatorluk cokusu varsa, onlarin Orta Dogu somurgeleri hakkinda kocam savas olacak. Sonunda o durum kacinilmaz oldu. Birinci Dunya Savas ozgurluk ve demokrasi hakkinda degildi, iyi adamlar yoktu. Aslinda, o savastan sonra daha az ozgurluk vardi, sonuclar sinir devriyesi, pasaportlar, vizeler ve calisma izniler dahil oldu. Savastan Rusya cikarmaya, Almanya Lenin’in Bolsevik Devrimi yardim etti. O zamanlarda Yahudiler icin Almanya iyi bir yer oldu, onlar cok basarili oldu, Almanya’nin siyaseti uzerinde cok kontrol etti – bugunun Amerika gibi. Almanya savasi kazaniyordu, fakat Siyonistler icin o iyi degildi. Eger Almanya kazansaydi, Osmanli Imparatorluk devam edebilirdi, fakat eger Almanya kaybetseydi, Orta Dogu herkese bulbilirdi. Bu yuzden Almanya’nin Siyonistler ABD savasa katilmaya istedi. Amerikan insanlar Birinci Dunya Savasi katilmak istemedi, ama ABD hukumeti Ingilere’yi yolcu gemisi icinde silah gonderdi. Tabii ki, Alman askeri o gemiye bombaladi, ve bu sekilde America Birinci Dunya Savasi katildi. Savastan sonra Almanya’ya karsi yaptirimlar cok sert oldu, onun ekonomisi kesinlikle yikti, Alman gencler radikallestirdi. Herkes biliyordu, yirmi yil sonra baska bir savas olacak. Neden yirmi yil? Cunku savasmaya daha genc erkekler icin ihtiyac vardi.

26/7/15

Gunaydin, Istanbul. Evet, dun adalara gittim, ve bugun adalara gene gidecegim. Dun sabah iskeleye neredeyse bir saat erken gittim. Bir hafta once iskeleye kirk bes dakika erken gittim ama feribot zaten doluydu, kapilar kapali oldu. Tabii ki, gecen hafta Seker Bayrami oldu, ancak yaz mevsimi devam ediyor ve dun iskelede da cok kalabalik oldu, feribot yarim saat erken gitti. Yolda Pakistanli bir kiz tanistim, biz Turkce konustuk, iyi bir pratik oldu. Benim icin bu cok faydali. Daha Turkce konusmaliyim, ama son bir bucuk yilda az pratik yapiyordum. Adalarda kalabalik degildi, birinci ogle yemegi yedim, corba ve lahmacun siparis verdim, corba hemen geldi, ancak lahmacun icin beklemeliydim. Neden? Cunku baska bir musteri geldi, lahmacun istedi, ve garson ona benim lahmacun verdi!! Kizgindim. Gecen yil adalarda bazi problem vardi. Bir gun pastanede pogacalar satin aldim, ama bir kadin sirada beklemek istemedi, biz kucuk bir tartisma yaptik. Sonra gun adalara gittim, ayni pastaneye gittim, ve mudur bana azarladi. Ne kadar ilginc! O kadin kaba oldu, kesinlikle denim hatam degildi. Sonra kez o pastaneye gittim mudur bana hizmet etmedi, birkac dakika sonra bir kadin geldi, mudur ona hemen hizmet etti. Bana gore bu irkcilik, o pastaneye hic donmedim. Bu arada, dun ogle yemekten sonra, plaja yurudum, yaklasik bir bucuk saat boyunca yuzdum. Deniz guzeldi, ama bazi yosun ve denizanasi vardi

25/7/15

Gunaydin, Istanbul. Dun alisveris yaptim. Collezione’den uc tane pantalon satin aldim. Indirim var, uzun pantalon sadece on dokuz lira. Aslinda, daha hafif pantalon istedim, ama dogru boyut bulamadim. Ne kadar ilginc! Cok buyuk adam degilim ama zaman zaman benim boyutum bulamam. Lacivert ya da bej renkli istedim, fakat hepsi cok fazla kucuk oldu, kahverengi, gri ve siyah renkli kabul etmeliydim, baska secenegim yoktu. Ayrica, kisa pantalon istedim, ama benim boyutum bulamadim, hepsi cok fazla kucuk oldu. Farkli bir magazada iki tane gomlek satin aldim, bir tane mor ve beyaz cizgili, bir tane lacivert ve beyaz cizgili. Her iki, uc ay ayni magazadan iki tane gomlek satin alarim, onlar cok ucuz, bunun icin onlar sadece iki, uc ay boyunca giyerim, ondan sonra onlara cop atarim. Bu arada, ayni magazada elli bes lira icin yeni bir sirt cantasi satin aldim. Toplam yaklasik yuz kirk lira harcadim – uc tane pantalon, iki tane gomlek ve bir tane sirt cantasi icin. Cok ucuz, degil mi? Ondan sonra is yeriye gittim. Her gun Inonu Sokak’ta yururum. Eskiden problem yoktu, ama simdi yeni bir otel var, kaldirim ‘ozel araba yolu’ gibi, o taksiler her zaman kullaniyor ve taksiler cok hizli geliyor, gosterge lambalar kullanmiyor. Bu tehlikeli olabir. Dun iki kez bir araba bana neredeyse carpti, suruculer bakmiyordu. Tabii ki, suruceler kornaya basti, cok kizgin oldu. Ancak ben kaldirimda yuruyordum, benim haklarim nerede?

24/7/15

Gunaydin, Istanbul. Gencken arkeoloji ve antropoloji hakkinda cok kitabi okudum. Bir konu hakkinda cok merak ettim – Yeni Zelanda’nin ‘Maori’ yerlileri nerden geldi? Okulken onlar hakkinda hic bir sey ogrenmedik. Ayrica, eskiden okulda yerli dil yasak oldu, hic bir Maori kelime ogrenmedik. Sadece bir sey biliyorum – Maori Yeni Zelanda’ya yaklasik bin yil once ulasti, tabii ki Pasifik Adalar’dan, ama hangi ada hic kimse bilmedi. Bunun icin kutuphane’ye gittim, arastirma yaptim, ve bu sekilde cok ilginc bir ‘seyahat’ basladim. Aslinda, Maori insanlar Tahiti Adalar’dan geldi, yaklasik dort bin kilometre uzak! Onlar nasil yapti? Tahiti Adalar’da bin yil once gercek bir medeniyet vardi, onlar kulube ile kocaman katamaranlar insa etti, denizde birkac ay boyunca kaldi, yildizlar ile gezdi, Yeni Zelanda’ya, Havai’ye, Paskalya Adasiye ve cok daha adayi ulasti (ve belki Guney Amerika). Cok ilginc. Ama arastirma devam ettim. Tahiti yerlileri hakkinda merak ettim, onlar nereden geldi? Daha kitabi okudum, Tahiti yerlileri yaklasik iki bin yil once Samoa’dan geldi, ve onceden, yaklasik dort, bin yil once Guney Dogu Asya’dan geldi. Dunya’da dort tane buyuk irk var – beyazlar, zenciler, Dogu Asya’lileri (Cin gibi) ve ‘Australoid’ (Aborijin gibi). Australoid Guney Asya’dan geldi, Hindistan’da ve Orta Dogu’da insanlar hem Australoid hem de beyaz – karisik. Guney Dogu Asya’da ve Pasifik Adalar’da insanlar hem Dogu Asya’li hem de Australoid. Madagaskar yerlileri da hem Dogu Asya’li hem de Australoid, onlar yaklasik iki bin yil once Guney Dogu Asya’dan Madagaskar’a ulasti. Kizilderililer on binlerce yil once Asya’dan Kuzey Amerika’ya ulasti, onlar Dogu Asya’li irk, ancak yeni arastirma gore bazi Australoid DNA var.

23/7/15

Gunaydin, Istanbul. ISID nereden geldi? Ilginc bir soru. On iki yil once ABD ve Ingiltere Irak’a saldirdi. Neredeyse butun dunya bu savasi istemedi, onlar ‘Orta Dogu icin cok tehlikeli olacak,’ uyardi, Saddam kotu bir diktator – ancak dunyada cok diktator var ve ABD bazilari destekliyor. Aslinda, yirmil yil onceden ABD ve Bati Dunya Saddam destekledi – Iran’i karsi! Tabii ki ABD ve Ingiltere benzin icin Irak’a saldirdi, simdiye kadar yaklasik iki milyon kisi olduruldu. Bu arada, kukla hukumet var, Sunniler kontrolunu kaybetti. Onlarin askerleri ne yapti? Tabii ki onlar isyancilari oldu. Kukla hukumeti karsi savas yapti, Bati Dunya icin ‘El Kaide’ olarak bilinen. Ondan sonra ‘Arap Bahar’ katilmaya Suriye’ye gitti, Esad’a karsi savas yapti, Bati Dunya icin ‘ISID’ olarak bilinen. ABD, Suudi Arabistan, Israil ve daha ulkeler ISID destekledi, hem silah hem de egitim verdi. ABD icin ISID cok faydali, ABD askerlerine Irak’taki kalmak istiyor, ve ABD Suriye’ye saldirmak istiyor. Cok profesyonel videolari (Hollywood gibi) ISID Ingiliz, Israilli ve Japonca askerleri kafa kesme gosterdi, bunun icin Ingiliz askerleri Orta Dogu’ya geri dondu, bunun icin Israilli ve Japonca askerleri ABD’ye deskekliyor. Ne kadar uygun! ISID ‘teroristler,’ bu yuzden ABD, Ingiltere, Israil ve Japon ‘iyi adamlar’ gibi gorunuyor. Gercekten ne ‘El Kaide’ ne ‘IDID’ var, onlar sadece ABD, Suudi ve Israil desteklenen isyancilar, ve onlar ayni. Afganistan’daki Taliban var, ABD onlari Sovyetler’e karsi savasmaya yaratti. Ayni sey…

22/7/15

Gunaydin, Istanbul. Bin dokuz yuz doksanlardan beri Amerikan savaslari yaklasik dort milyon Musluman oldurdu. Bu kesinlikle soykirim gibi. Neden? Tabii ki Orta Dogu’da cok benzin var. ABD ve Israil Orta Dogu kontrol etmek istiyor. Bu arada, Amerika icin savas cok karli bir is, orada kocaman askeri endustriyel kompleks var, ve dunyanin en zengin ve guclu is adamlar bu endustri kontrol ediyor. Yirmi bes yil once Soguk Savas ‘bitirdi, sadece kisa sure sonra Amerika Irak’i saldirdi, o zamandan beri ABD Orta Dogu’da daha ve daha savasi yapti. Ayrica, silah ticareti da cok karli bir is; ABD, Ingiltere ve Fransa cok buyuk silah saticisi. Onlar icin savaslar icin ihitiyac var. Tarih boyunca eger savas varsa, propaganda var, dusman seytan gibi gosterildi. Bunun icin, son yirmi bes yil boyunca ABD’nin haber ve eglence sektorlere Muslumanlari seytanlastirdi. Mesela, Amerikan film ve televizyon gore Islam cinsiyetci bir din, erkekler dort tane kadin olabilir, kadinlar carsaf giymeli, Kadinlar araba kullanamaz, tecavuz edildi kadinlar taslayarak olduruldu, kadin sunneti var – ve benzeri gibi. Tabii ki, ABD’nin haber ve eglence sektorlere cok etkili, neredeyse butun dunya Amerikan’in filmleri ve televizyon programlari izleyor. Maalesef, ABD cok yalanlar soyleyor. Cok Musluman kadin carsaf giymiyor. Sadece Suudi Arabistan’daki kadinlar araba kullanamaz – ve benzin zengin Suudi Arabistan ABD’nin iyi arkadasi! Bazi Hristiyan ulkede kadin sunneti var, bu genelde Afrika’li bir problem, Musluman bir problem degil. Fakat genelde Amerikalilar Islam hakkinda cok az biliyor, onlar filmler ve televizyon programlari inaniyor . . .

21/7/15

Gunaydin, Istanbul. Seker Bayrami boyunca her gun adalara gittim. Bu benim on birinci yaz mevsimi Istanbul’da, ve her yil, Haziran’dan Ekim ayina kadar her hafta sonu adalara giderim. Aslinda, benim birinci yil Istanbul’da butun yilda her bos gunum adalara gittim – Ekim’den Haziran ayina kadar dahil. Karli bir gun hatirliyorum, Burgazada’ya gittim, tepenin ustunde derin kar vardi, cok eglendim. Ayrica, cok ruzgarli bir gun hatirlayorum, denizde cok dalgali oldu, benim koltukan disari atildim! Baska bir kis gunu adalara gittim – fakat geri donemedim, feribot iptal edildi! Cok endise ettim, cunku sonra gun sabah dersim vardi. Sukur ki, yaklasik bir saat sonra ozel bir feribot duzenlendi, sadece Bostanci’ye gitti, fakat coook mutluydum, Bostanci’dan Taksim’e dolmus binerek geri dondum. Benim ikinci yaz Istanbul’da her bos gunum adalara gitmeyi devam ediyordum, ancak Ekim’den sonra sadece pazar gunleri adalara gittim, Cumartesi gunleri yerine evimde kaldim. Neden? Cunku yeni bilgisayar aldim, kis boyunca Cumartesi gunleri evimde kaldim, internette sorf yaptim, kisa hikayeleri yazdim, Hurriyet (Ingilizce) icin bloglari yazdim (ASAGI BAK). Aslinda, birkac yil boyunca yazin sadece Pazar gunleri adalara gidiyordum, Cumartesi gunleri bilgisayarim kullandim ve dil arkadaslarim bulustum. Bu arada, kis mevsimi boyunca adalara gitmedim. Halbuki, son iki yil boyunca dil arkadaslarim yoktu, ve su anda Haziran’dan Ekim’e kadar her bos gunum adalara giderim.

20/7/15

Gunaydin, Istanbul. Seker Bayrami bitti, bugun is yeriye donmeliyiz, Agustos sonunda’ya kadar baska bir bayram olmayacak. Son dort gun boyunca ne yaptim? Tabii ki her gun adalara gittim. Persembe ve Cuma gunleri problem yoktu, Burgazada’ya gittim, ne feribot ne plaj kalabalikti. Sasirdim, cunku Seker Bayrami Persembe aksam basladi. Halbuki, Cumartesi gunu kotu bir surpriz vardi, iskeliye kirk bes dakika erken gittim, feribotlar doluydu, kapilar kapildi, ekstra feribotlar yoktu. Biraz sonra bir Sehir Hatlari feribot vardi ama sadece Heybeliada ve Buyukada’ya gitti, bunun icin ben Heybeliada’ya gittim. Donuste feribot ile ayni problem oldu, Sehir Hatlari feribot bindim, baska secenegim yoktu. O yuzden dun iskeleyi cok cok erken gittim – yaklasik bir saat yirmi dakika erken – ama ihtiyac yoktu, kapilar kalkistan sadece yirmi bes dakika once kapildi. Plaj guzeldi, bircok kisi vardi ama kalabalik degildi, yaklasik bir bucuk saat boyunca yuzdum, ondan sonra iskeleyi bir saat erken gittim. Tekrar ihtiyac yoktu, cok kisi vardi lakin kalkis’a kadar kapilar acik kaldi. Ne kadar ironik! Neden herkes Cumartesi gunu adalara gitmek istedi? Dun normal bir Pazar gunu oldu, Persembe ve Cuma normal bir gunleri gibi, fakat Cumartesi gunu yaklasik bir milyon kisi adalara gitmek istedi!! Aslinda, Istanbul’da bayram boyunca cok problem vardi, ev arkadasim gore Kilyos trafik cok kotuydu, donuste yaklasik bes saat surdu, mesela. Bayram icin daha Sehir Hatlari ve IDO feribotlar olmali – Kabatas ve Kilyos arasinda dahil …

19/7/15

Gunaydin, Istanbul. Evet, dun adalara gittim fakat cok kotu bir gun oldu. Kabatas’a kirk bes dakika erken gittim ama IDO feribot zaten dolu ve kapali oldu. Sasirdim, cunku Cuma gunu kirk bes dakika erken gittim ve problem yoktu. Bayram Persembe aksam basladi, galiba Cuma gunu herkes onlarin ailesi ziyaret etti. Dun herkes adalara gitmek istedi. Maalesef, ekstra hizli feribot yoktu. IDO ne katerine dar aptal ve miyop! Yaz geldi, bayram geldi, fakat sadece normal hizli feribot servisi var! Bunun icin Sehir Hatlari feribot binerek adalara gittim. Ancak, birinci feribot da hem dolu hem de kapali. Baska bir feribot vardi, yirmi dakika sonra, ama sadece Heybeliada ve Buyukada’ya gitti. Ben Burgazada’ya gitmek istedim lakin baska secenegim yoktu. Heybeliada’ya saat iki’de ulastim, fena degildi. Orada cok cok kalabalik oldu. Yaklasik alti yil boyunca her yaz bos gunlerim genellikle Heybeliada’ya gittim, ama her yil en sevdigim plaj daha ve daha pis oldu, bunun icin son uc yilda Burgazada’ya gittim. Dun eski en sevdigim plaja gittim, deniz cok pis, sadece bir saat boyunca yuzdum. Iskeleyi yirmi bes dakika erken gittim ama ayni problem vardi, IDO feribot zaten dolu ve kapali oldu. Cok can sikici! Sehir Hatlari iskeleyi gittim, cok kalabalik oldu, hava sicakti, neredeyse bir saat boyunca biz inekler gibi feribot icin bekledik. Feribot cok kalabalik, ve bir Arap erkek bana kaba oldu – ama onemli degildi. Aslinda, dun yolcular genellikle sabirli ve kibarli oldu (sasirdim), buna ragmen donerken garip bir sey oldu: Bebek ile hamile bir kadin bebek ile cok agresif oldu, bazi kadin ona ile kizgin oldu, buyuk tartisma oldu. Ben cok uzgun hissettim, o kadin ne kadar aptal, zavalli cocuklar! Bu arada, yarin adalara gene gidecegim, yaklasik bir saat on bes dakika erken gidecegim !!

18/7/15

Gunaydin, Istanbul. Evet, bugun Nelson Mandela’nin dogum gunu, Mandela yaklasik bir bucuk yil once oldu. Mandela Guney Afrika’nin irkci hukumeti karsi kavga etti, muhtemelen ona birkac kisi oldurdu, ve yedi yil once’ye kadar ABD gore ona bir ‘terorist’ oldu. Tabii ki, ABD Guney Afrika’nin irkci hukumeti destekledi. Gencken memleketimde Guney Afrika’yi karsi kocaman gosteriler vardi. Yeni Zelanda ve Guney Afrika her zaman dunyanin en iyi milli ragbi takimlar. Yil bin dokuz yuz seksen yedi’de Ragbi Dunya Kupasi basladi, fakat onceden ne zaman Yeni Zelanda ve Guney Afrika oynadi herkes gore o maclar ‘dunya sampiyonasi’ gibi. O zaman, hem Yeni Zelandaliler hem de (beyaz) Guney Afrikalilar o maclar cok onemli. Yil bin dokuz yuz seksen bir Guney Afrika’nin milli ragbi takimi Yeni Zelanda’ya geldi, cok mac oynadi, uc tane uluslararasi mac dahil. Fakat her macta kocaman gosteri oldu, on binlerce kisi polis karsi kavga etti. Bu arada, stadyum icinde on binlerce kisi mac seyretti. Gercek bir ic savasi gibi, insanlarsin yarisi maclar kesinlikle istemedi, diger yarisi maclar kesinlikle istedi. Gostericiler ve taraftalar arasadina cok kavga vardi. Yeni Zelanda iki mac kazandi, bir mac kaybetti, fakat son mac cok yakin, Yeni Zelanda cok sansli, son dakika penalti aldi ve bu sekilde kazandi. Ondan sonra Guney Afrika’nin irkci hukumet icin Yeni Zelanda ve Guney Afrika birkac yil boyunca ragbi maclar oynamadi. Bu konu hakkinda bir kisa hikaye yazdim, ona New York’ta bir web sitesinde yayimlandi (ASAGI BAK):

17/7/15

Gunaydin, Istanbul. Herkes iyi bayramlar. Evet, Ramazan bitti, Seker Bayrami basladi, herkes tatil yapiyor. Trafik cok kalabalik ve tehlikeli, zaten birkac kisi trafik kazasi icin olduruldu. Trafik kazasi cok trajik. Kanser, kalp hastiligi ve trafik kazasi Bati Dunya’nin en buyuk oldurucu, fakat trafik kazasi icin ihtiyac yok – genellikle cunku hizli, sabirsiz ve dikkatsiz suruculeri var – ve cok gencler ve cocuk bu sekilde olduruldu. Bugun denizde yuzmeyi feribot binerek adalara gidecegim. Dun adalara gittim ve plaj neredeyse bombos, sasirdim. Galiba bugun adalar daha kalabalik olacak, fakat cok Turk memleketi ve yazli evi gidiyor. Insallah adalar cok kalabalik olmayacak. Dun aksam internette ‘Col Aslani’ filmi izlemeyi bitirdim, Libya bedevi isyanci Omer Muhtar hakkinda. Yirmi yil boyunca Omer Muhtar Italyan askeri karsi kavga etti, ama sununda ona yakalandi ve asilarak idam edildi. Anthony Quinn Omer Muhtar rol oynadi. Su anda birkac Libya’li ogrencilerim var, onlar bu film tavsiye etti, ve ben o begendim. Bu aksam ‘Cagri’ filmi ilzeyecegim, baska bir Muslumanlar hakkinda film, Anthony Quinn onemli rol oynayor. Galiba yarin ve Pazar gunleri ayni sey yapacagim, denizde yuzmeyi adalara gidecegim, ondan sonra evimde filmi izleyecegim. Pazartesi gunu normal hayati yine baslayacak, Eylul’a kadar baska bir tatil olmayacak. Eylul ay dort gozle bekliyorum, Yunan Adalar’a gidecegim, ondan sonra Kis programim baslayacak, yeni bir roman projesi baslayacagim

16/7/15

Gunaydin, Istanbul. Turkiye’de hangi problemler artiyor? Tabii ki cevre kirliligi artiyor, ozellikle Istanbul’da – burasi yaklasik on yedi milyon kisi ve iki milyon araba var. Ayrica, cok fabrika ve insaat var. Istanbul’da hem hava kirliligi hem de gurultu kirliligi artiyor. Buyuk sehirde suca da artiyor, ozellikle hirsizlik ve siddet. Tabii ki cok fakirlik var. Kirsal bolgelerin halki genellikle kendine aile uyesileri destekliyor, issiz akrabasi yardim ediyor. Ancak Istabul’da cok kisi yalniz yasiyor. Bundan baska buyuk sehirde hem alkol uyusturucu problemler artiyor, ve ayni sebeple – onlar yalniz yasiyor, aile destegi yok, hic kimse onlari yardim etmiyor. Aile ici siddet artiyor mu? Su anda neredeyse her gun bu problem hakkinda yeni haber var, ozellikle kadina karsi siddet. Belki eskiden cok aile ici siddet vardi fakat hem polis yardim etmedi, medya icin onemli degildi, haber yoktu. Halbuki su anda kadinlar is yerde calisiyor, onemli tuketici var, bunun icin kadina karsi siddet hakkinda cok daha haber var. Maalesef, cocuk karsi siddet hakkinda hala yetersiz haber var, cocuklar is yerde calismiyor, onemli tuketici yok. Turkiye’de evsizlik buyuk bir problem mi? Galiba eskiden yok. Fakat su anda Turkiye’de cok savas multeci var, ozellikle Suriye’den. Yazin onlar sokakta ya parkta uyuyabilir, ama kisin hava cok soguk olabilir, onlar nerede uyuyor? Bu problem kesinlikle artiyor. Buyuk sehirde daha ve daha problem var, herkes cevap ararken buraya geliyor, ancak tasi topragi altin degil.

15/7/15

Gunaydin, Istanbul. Ben artik hafta ici yogurt yemeyecegim. Yilin basinda karar verdim, sekerli yemekleri birakacagim, ve bu basarli yaptim. Yerine daha ekmek ve yogurt yemeye basladim. Her aksam benim aksam yemegi ile tam bugday ekmegi yerim, ve ondan sonra bir karton yagsiz yogurt yerim. Alti ay sonra kesinlikle zayiflamadim, belki birkac kilo aldim. Bu yuzden, bundan sonra sadece hafta sonlarinda yagsiz yogurt yeyecegim. Benim icin degistirmmeyi kolay, her zaman bir sey ya da baskayi birakiyorum. On bes yasindayken sigara icmeyi basladim, yaklasik uc yil boyunca her gun bir paket (yirmi tane sigara) ictim, fakat astimi oldum, sonunda sigarayi biraktim. Ayrica, alkol icme biraktim. Benim icin alkol problem yoktu, alkolik degilim, ama zaman zaman kotu aliskanlik baslarim. Aslinda, yirmili yaslarindayim ne sigara ne alkol ictim. Fakat otuzlu yaslarindayim puro icmeyi basladim ve alkol icmeyi yine basladim. Ispanya’da bes yilda oturdum, ve orada her aksam bir puro ictim ve iki, uc bardak kirmizi sarap ictim. On yil once Turkiye’ye geldim, puro icme biraktim. Ancak yeni arkadaslar edindim, cok heyecanli zaman gecti, sik sik barlara gittik, alkol ictik, puro icmeyi yine basladim. Iki yil once puro icme gene biraktim, problem yoktu, en azinda bir yil boyunca puro icmedim, ama su anda haftada bir, iki tane puro icerim – sadece bos gunlerim, hafta icin degil. Yogurt icin ayni cozum var . . .

14/7/15

Gunaydin, Istanbul. Tebrikler, Muslumanlar. Son ay boyunca yoksullar hatirlamaya cok ulkelerine cok Musluman oruc tutuyordu. Galiba bu yil Ramazan cok zor oldu, yaz basladi, hava sicak, gunler uzun. Muslumanlar yuce fedakarlik yapiyordu. Tabii ki, Ramazan sonuna iki gun daha var. Ondan sonra bayram baslayacak, birkac gun boyunca tatil olacak. Benim icin dort bos gun olacak, Persembe’den Pazar’a kadar. Ne yapacagim? Kesinlikle Adalara gidecegim. Televizyon haber gore yaklasik otuz derece olacak. Muhtemelen feribotlar kalabalik olacak ancak IDO hizli feribot binecegim, biraz pahali (tek yol on lira, gidis-gelis yirmi lira) ama herkes icin koltuk var. Ayrica, klima var. Sadece bir ay once yaz programim basladim, Ilkbahar boyunca ben motivasyon yoktu, her bos gunum evimde kaldim, fakat simdi Adalara gitmeyi dort gozle bekliyorum. Yurumeyi ve yuzmeyi cok egleniyorum, ve saglik icin cok faydali. Bu yil cok daha az seker yedim, cikolata, kek ve dondurmayi biraktim. Halbuki, daha ekmek yiyorum, ve her aksam bir karton yagsiz yogurt yiyorum. Galiba bu diyet daha iyi, ama gercekten zayiflamadim – belki birkac kilo daha aldim. Bunun icin spor cok onemli, en azinda daha guclu ve saglikli hissediyorum, motivasyon ve enerjiyim geri dondu. Su anda her zaman Burgazadayi giderim, adanin etrafina tum yol yuruyorum, denizde yaklasik bir bucuk saat boyunca yuzuyorum.

13/7/15

Gunaydin, Istanbul. Evet, gec kaldim, sabah bitti, ogleden sonra basladi. Fakat sicak hava boyunca bilgisayarim yavas olabilir. Turkce Blog yazmadan once her zaman haber okurum – ve internet’te bol bol haber var. Eger bilgisayirim ile problem varsa, haber okumak icin butun sabah gerekiyor. Aslinda, bu bilgisayar birkac yil once odedim, ve genellikle problemler yok – sicak hava boyunca haric. Iki yil once yeni bilgisayar satin aldim, ama o bilgisayar cok kotu. Tamirci gittim, cok para harcadim, ragmen problemler devam etti. Ne israf! Bunun icin, o bilgisayar hic kullanmiyorum, bu bilgisayar daha iyi. Toplam dort tane dizustu bilgisayari satin aldim. Birinci dizustu bilgisayari on sekiz yil once, o sadece yazma icin kullanmadim, internet yoktu. O bilgisayar Yeni Zelanda’da satin aldim, cok pahali oldu, o Avrupa’ya getirdim ve yaklasik dokuz yil boyunca kullandim. Sonunda, dokuz yil once ikinci dizustu bilgisayari satin aldim – ve o hem yazma hem de internet icin kullandim. Ilk defa icin evimde internet baglanti aldim! O bilgisayar dort, bes yil boyunca kullandim, sonunda sicak hava boyunca cok fazla problemler vardi, bu bilgisayar satin aldim. Dizustu bilgisayarim once, birkac normal bilgisayari sahip oldum. Birinci bilgisayarim ‘Komodor Altmis Dort’ model oldu, sadece bir kaset gibi, ekran icin eski bir televizyon kullandim. Simdi o bilgisayar cok komik, fakat yirmi sekiz yil once ona sihir gibi, ekranda kelimeleri duzeltebilirdim! Daktilo’dan sonra ‘Komodor Altmis Dort’ ne kadar kolay!!

12/7/15

Gunaydin, Istanbul. Dun burada en sevdigim yurtdisi tatillar hakkinda yazdim. Benim icin en guzel tatillar plaj tatillar, ve Yunan Adalari ozellikle seviyorum cunku onlar sok sakin. Simdieye kadar alti tane Yunan adayi ziyaret ettim. On yil once Turkiye’ye geldim ve sadece birkac ay sonra birinci kez icin Yunanistan’a gittim. Hem izmir hem de Yunanistan hakkinda merak ettim, bu yuzden Izmir’e ucak binerek gittim, orada uc gun kaldim, ondan sonra feribot binerek Cesme’den Sakiz Adasi’ye gittim, orada dort gun kaldim. Maalesef hava guzel degildi, plaja gitmedim, gezi yapmadim, sadece merkezde kaldim ve rahat ettim. Iki ay sonra Yunanistan’a geri dondum, ancak o kez adalara gitmedim, tren binerek Atina’ya gittim, iki tane arkasim ile Akropol’u ziyaret ettim. Iki yil sonra hem Rodos hem de Sisam Adasiye gittim. Ilkbahar yil iki bin yedi otobus binerek Turkiye’nin Akdeniz bolgesi gezi yaptim. Marmaris’ta uc kun kaldim, feribot binerek Rodos Adasiye gunubirlik gezi yaptim, sadece eski sehire gordum. Yazin feribot binerek Istanbul’dan Izmir’e gittim, minibus binerek Efes’e gittim, ve ayni gun feribot binerek Kusadasi”den Sisam Adasiye gittim. Sisam Adasinda her sabah tepelerde yurudum, her ogleden sonra denizde yuzdum, cok guzel bir tatil oldu, cok eglendim. Sonra birkac yil boyunca Yunan Adalari’ye geri donmedim, tatil icin farkli ulkeleri gittim. Ancak dort yil once Yunan Adalari’ye gitmeyi yine basladim, otobus binerek Ayvalik’a gittim, feribot binerek Midilli Adasi’ye devam ettim, orada bir hafta kaldim, her gun tepelerde yurudum, denizde yuzdum. Iki yil once otobus binerek Bodrum’a gittim, feribot binerek Kos Adasi’ye gittim, bir hafta kaldim, ayni sey yaptim. Gecen yil arkadasimin dugun katilmaya ucak binerek Atina’ya gittim, feribot binerek Aegina Adasi’ye devam ettim, orada bir hafta kaldim, her gun tepelerde yurudum, denizde yuzdum. En sevdigim ada hangisi? Galiba Sisam!

11/7/15

Gunaydin, Istanbul. Turkiye’ye gelmeden once duzenli yurtdisi tatillar yapmadim. Memleketimde yurdisi tatillar cok pahali, en yakin ulke Avustralya yaklasik bin bes yuz kilometre uzak, ucak binerek uc saat, ve pahali. Son bes yilda gazetecilik yaptim, iyi maas aldim, ancak sadece bir yurtdisi tatil yaptim – Melbourne’de (Guney Avustralya’da) bir hafta kaldim. Aslinda, Yeni Zelanda’dan o benim tek yurtdisi tatil oldu. Ispanya’da bes yilda oturdum, ogretmenlik yaptim, fakat genellikle iyi maas almadim. Ispanya’dan sadece kucuk tatillar yaptim – Tanca’da (Kuzey Fas’da) bir gece kaldim, Andorra’ya (Pirene Daglari’nda) bir gunubirlik gezi yaptim, ve tren binerek Roma’ya gittim, birkac gun kaldim. Hepsi bu. Fakat Turkiye’den cok yurtdisi tatil yaptim – Misir’e, Suriye’ye, Lubnan’a, Kuzey Kibris’e, Yunanistan’a (sekiz kez), Bulgaristan’a (iki kez), Romanya’ya, Macaristan’a, Hindistan’a, Guney Amerika’ya ve Tanzanya’ya, mesela. Ayrica, dokuz yil once uzun bir tatil icin Ispanya’ya geri dondum. Benim en guzel tatil nerede? Roma’da cok eglendim, cok tarih var, tabii ki. Misir’de da cok eglendim, Piramitleri gordum, deve bindim, Nil nehri gemi yolculuk yaptim, Oryantal dans gordum, Alexandria sehire ziyaret ettim, muzeye gittim. Bulgaristan’in Kara Deniz sahilde hem Burgas’ta hem de Varna’da tatil yaptim, cok guzel oldu. Hindistan’a iki tane arkadasimla yolculuk ettim, Bombay, Yeni Delhi, ve Racasthan’a ziyaret ettik, Taj Mahal gorduk, fili bindim, bisiklet binerek tapinaklara ziyaret ettik. Ayrica, orada cok hayvan var, ozellikle maymunlar ve okuzler – buyuk sehirde dahil. Cok ilginc! Guney Amerika’da Copacabana Plaj’da iki hafta kaldim, cok guzel. Ayrica, Arjantin ve Uruguay’i ziyaret ettim. Tanzanya’nin Zanzibar adasinda bir hafta kaldim, her gun plaja gittim, cok guzeldi. Gercekten, en sevdigim tatillar plaj tatillar oldu, bunun icin Yunan Adalari en sevdigim tatil beldesi. Cok sansliyim, onlar cok yakinda, ve bu yaz oraya gene gidecegim

10/7/15

Gunaydin, Istanbul. En iyi okudum kitaplari arasinda Dee Brown’in ‘Kalbimi Vatanima Gomun’ yer aliyor. Bu kitap gercek Kizilderili tarihi aciklayor. Televizyon kocaman bir beyin yikama makinesi, ve bu sekilde ABD butun Bati Dunyasini beyinleri yikanmisti. Cocukken cok kovboy filmi izledim, beyazlar her zaman hakli, cesur ve yakisikli, Kizilderililer her zaman vahsi, savasci ve coskulu oldu. O filmleri gore cok savas vardi, cok beyaz kahraman – Komutan Custer mesela. Ayrica, televizyonda Kizilderili savascilari genellikle guzel atlari bindi ve ‘Hispanik’ gorunuyordu. Gercekten, beyaz adamdan once Amerika’da atlar yoktu, Kizilderililer genellikle savasci degildi, ve bu filmleri ‘Hispanik’ aktorler kullandi cunku Kizilderililer icin kovboy filmleri buyuk bir yalan, kocaman bir hakaret. Dee Brown gore Kizilderililer beyaz adamdan kacti, onlar cok korktu, beyaz askeri atlari bindi ve tufekler kullandi, ve sayisiz beyaz askeri vardi. Kizilderililer antlasma istedi, sadece yalniz kalmaya istedi, barislik icin yalvardi. Fakat beyaz askeri merhamet gostermedi, onlar canavar gibi oldu. Amerika’daki beyaz insanlar etnik temizlik yapti, ondan sonra buyuk yalan soyledi. Bu sekilde ABD yaratilmisti, ve bu sekilde ABD devam ediyor. ABD hic degistirmedi! Ikinci Dunya Savas’tan sonra ABD Dogu Asya’yi bombaladi, milyonlarca kisi oldurdu, ve ondan sonra o savaslari hakkinda cok filmi yapti, cok yalan soyledi. Su anda ABD Orta Dogu’da ayni sey yapiyor, birkac ulkeyi bombaladi, milyonlarca kisi oldurdu. Filistin’deki ABD yardim ile Israil ayni sey yapiyor, etnik temizlik var, Israil Araplarin anayurtu caliyor, Araplar bugunun Kizilderililer…

9/7/15

Gunaydin, Istanbul. Orta yasliyim, ama ‘orta yasli’ ne demek? Kirk bes ve altmis bes yasinda arasinda orta yasli mi? Emin degilim. Belki kadinlar ve erkekler icin orta yasli farkli, belki Turkler ve Avrupalilar orta yasli farkli. Ne degisti? Benim icin neredeyse hic bir sey degismedi. Ben bekarim, o yuzden benim hayat bicimim degismedi, her sey yaklasik ayni, iki kisi ile bir daire paylasiyorum, ayni isi yapiyorum, hala cok spor yapiyorum – futbol haric. Kafam olarak ayni hissediyorum, benim fikirlerim yaklasik ayni. Fakat kucuk degisiklikler var. Futbolu neden biraktim? Fiziksel olarak problem yoktu, fiziksel olarak hala genc gibi hissediyorum. Ancak gencler vardi, bazi sadece on sekiz, on dokuz yasinda, sonunda utangac hissettim. Ayrica, bazi oyuncu bana emretmeyi istedi, sonunda onlardan biktim. Bu arada, evde ev arkadaslarim var, ve simdi cok iyi, onlar gencler degil. Fakat son ev arkadasim bir ogrenci oldu, ve benim icin son birkac ayda cok zordu, ona asla temizlik yapmadi, daire icin hic bir sey satin almadi, sik sik eve gec geldi (genellikle sarhos) ve zaman zaman fatura parasi cok gec verdi. Onlar icin ben hem madur hem de temizlikce oldu, hem banka hem de tupcu. Ondan once daha gencler burada kaldi, yaklasik ayni fikirleri vardi. Genclerden kesinlikle biktim. Bu arada, benim eski arkadaslarim genellike evlende, bazi Istanbul’dan ayrildi. Eskiden barlara sik sik gittim, arkadaslarimla sohbet ettim, ama sonunda cok sikilyordu, bazi kisi her zaman tartismaya istedi, saygisiz oldu. Benden gecmis bunlar. yalniz olmaya tercih ediyorum, ve su anda gelecegini daha az dusunuyorum, gecmiste cok daha dusunuyorum. Galiba bu ‘orta yasli’ demek ki . . .

8/7/15

Gunaydin, Istanbul. Istanbul’da neredeyse her kes farkli bir memleketi var. Bu cok ilginc bir konu. Ben her zaman ogrencilerime bir soru sorarum: ‘memleketin neresi?’ Onlar neredeyse her zaman farkli bir sehir cevabi verir – Hatay, Malatya, Erzurum, Karadeniz, Kafkasya, Sivas, Izmir, Trakya, Yunanistan ve Bulgaristan, mesela. Cok ilginc, cunku Kafkasya ve Bulgaristan kesinlikle farkli, sadece bir ortak sey: eskiden her ikisi Osmanli Imparatorlugu icinde oldu. Fakat burada onlar ayni, hepsi Turkler. Tabii ki, cok ogrenciler Istanbul’da dogdu, gencler ozellikle, ve bazi kendi memleketi gormedi, ancak hala kendi memleketi hakkinda konusuyor. Bu arada, eger onlarin babasi ve annesi farkli sehirden gelseydi, onlar genellikle babasinin memleketi hakkinda konusuyor. Benim memleketim Wellington, Yeni Zelanda. Neden? Cunku orada dogdum. Ailem dogumundan sadece birkac ay once oraya geldi; annem benimle hamile oldu. Annem Manchester’den (Kuzey Ingiltere’de), babam Danimarka’dan, ama bana gore ne Manchester ne Danimarka benim memleketim var. Her ikisiye ziyaret ettim, Manchester sadece bir gece kaldim, orada akrabam yok, Danimarka’da bir ay kaldim, orada akrabam var, lakin hic bir baglantisi hissetmedim. Ayrica, bir tane buyuk buyuk babam Norvec’ten geldi, bir tane buyuk buyuk buyuk annem Isvicre’den geldi, o yuzden nasil tek memleketim olabilir? Alsinda, su anda Wellington artik benim memleketim gibi hissetmiyor, on alti yil onceden beri o sehire gormedim, ve yaklasik yirmi yil onceden beri orada oturmadim. Turkiye’de Kuzey Avrupali gibi hissediyorum, burada her kes ben Kuzey Avrupa’dan dusunuyor, ve gercekten bu dogru

7/7/15

Gunaydin, Istanbul. Sicak hava geldi, nihayet yaz basladi, Istanbul’da Temmuz ve Agustos ay boyunca bu hava normal ama benim icin gelecek iki ay cok rahatsiz olacak. Son iki hafta sonu denizde yuzmeyi adalara gittim ancak hava cok sicak degildi, bir gun yagmur yagdi. Bu arada Bati Avrupa’da gercek bir sicaklik dalgasi oldu, Almanya ve Akdeniz bolgesi kirk derece ulasti, Kuzey Avrupa’da yaklasik otuz bes, otuz alti derece. Televizyon haber gore bu hafta sonu Istanbul’da yaklasik otuz bes derece ulasacak. Aslinda Istanbul genellikle cok sicak degil, ama cok nemli, Barselona gibi. Istanbul, Barselona ve benim memleketim (Yeni Zelanda’nin baskenti) ekvatordan neredeyse ayni uzaklik. Benim icin inanilmaz bir sey cunku memleketim ne sicak ne nemli, Buyuk Okyanusu ile cevrilidir, kisin cok yagmurli ve ruzgarli olabilir fakat hic kar yok. Universiteken Nebraska’da oturuyordu, bu eyalet ve benim memleketim ekvatordan da yaklasik ayni uzaklik, fakat Nebraska’daki yazin cok sicak ve nemli – Antalya gibi – ve kisin cok soguk, uc ay boyunca bol bol kar yagdi, genellikle sifirin altinda, bir gun eksi yirmi alti derece oldu!! Halbuki, benim icin cok soguk hava problem degildi, cok sicak hava kesinlikle daha rahatsiz oldu. En sicak yasadigim yerde nerede? Gencken Sidney’de (Avustralya’da) yaklasik bir yilda oturdum. O yaz cok, cok sicak, galiba Kuzey Afrika gibi. Sidney ve Kuzey Afrika ekvatordan yaklasik ayni uzaklik. Ayrica, on bir yil once Sangay’da (Cin’de) bir yaz okulda calistim, o sehir ve Sidney ekvatordan da yaklasik ayni uzaklik, her gun otuz bes ve kirk derece arasinda oldu, cok nemli, fakat gunesli degildi – her zaman sisli oldu (kirlilik icin), gokyuzunu goremedim!!

6/7/15

Gunaydin, Istanbul. Evet dun aksam Yunanlilar kurtarma icin ‘hayir’ oy verdi. Onlar icin ‘kemer sikma’ politikasi cok zor oldu, yuzde yirmi bes ekonomik daralma oldu, emeklilik yariya indirdi. Zenginler problem yok, bircok yurtdisinda oturuyor, ancak fakirler icin gercek bir felaket oldu. Ne kadar ironik! Zenginler Yunanli ekonomik problemleri sebep oldu. Simde ne olacak? Yunanistan Avrupa Birligi’den cikacak mi? Yeni Yunanli basbakan Alexis Tsipras ‘hayir’ oy istedi, ve ona icin bu sonuc onemli bir zafer, fakat bugun onun maliye bakani istifa etti. Yunanistan kurtarma parayi gerekiyor, ya da borc senedi ile emekliler ve isciler odemeli. Fakat Avrupa Birligi kurtarma icin kati kurallar istiyor, bu ‘kemer sikma’ politikasi demek ki. Alman liderleri cok kizgin, onlar gore Yunanistan icin ‘hayir’ oy buyuk bir felaket olacak. Bu arada Yunanistan’da banklar kapali devam ediyor, kurtarma parayi gerekiyor, ama Yunanlilar kurtarma reddetti. Bu demokrasi, degil mi? Ayni zamanda, herkes kendini borclarini odemeli. Eger Yunanistan Avrupa Birligi’den cikarsa, ne olacak? Ispanya ayni sey yapabilir mi? Yunan drahmisi geri donecek? Emin degilim. Galiba Yunanistan Avrupa Birligi’den cikmayacak, uzman degilim, ancak bana gore bu durum sadece bir blof gibi, sonunda Avrupa Birligi daha comert kurtarma paketi teklif edecek, borc yardimi dahil. Iki ay sonra bir haftalik tatil icin Yunanli Adalar gidecegim. Cok ilginc olacak . . .

5/7/15

Gunaydin, Istanbul. Dun ve Cuma gunu adalara gittim, bugun adalara gene gidecegim. Yazin her bos gunum ayni sey yaparim. Bazen sikilyorum, tabii ki, ancak spor yapmaliyim. Gencken denizde cok az yuzdum. Memleketim cok plaj var, fakat deniz genellikle soguk ve dalgali, sadece Ocak ve Subat boyunca yuzdum, ve her her bos gunum yoktu. Yerine spor salonu gittim. Aslinda, yaklasik on alti yil boyunca spor salonu surekli gittim, haftada uc, dort kere. Tabii ki, zaman zaman sikilyordum fakat saglik icin cok onemli. Agirlik kaldirmadim, benim icin bu cok sikici ve faydasiz. Genellikle makineler kullanmadim. Her zaman adim-aerobik yaptim. O cok zor bir spor, bol bol terledim, ama butun vucut icin cok cok faydeli – kalp ve bacak kaslar ozellikle. Yeni Zelanda’da on uc yil boyunca spor salonu surekli gidiyordum, Ispanya’da uc yilda devam ediyordum. Ayrica, Yeni Zelanda’da kum torbasi cok kullandim, ancak Ispanya’da kum torbasi bulamadim. Aslinda, Barselona’da iyi ve yakin bir spor salonu bulamadim, spor yapmaya her zaman tren binerek sehir merkeziye gittim, tren istasyonundan yaklasik iki kilometre yurudum. Cok zaman harcatan oldu, kesinlikle sikilyordum. Ispanya’da son iki yilda spor salonu gitmedim. Turkiye’de spor salonu sadece tek kere gittim, aerobik yaptim (adim yoktu), cok kolay oldu, terlemedim, gene gitmedim. Yerine futbol oynamak basladim, ve iki yil oncesine kadar devam ettim. Bu arada, her yaz yuzmeyi ve yurumeyi adalara giderim. Dun iyi bir gun degildi, yagmur yagdi, ancak ayni sey yaptim . . .

4/7/15

Gunaydin, Istanbul. Bugun adalara gidiyorum. Dun Burgazada’ya gittim, yaklasik bir bucuk saat boyunca yuzdum. Plaj bombos oldu. Hava bulutlu ve yaklasik yirmi iki derece, sicak degildi ama deniz soguk degildi. Galiba bugun adalarda daha kisi olacak. Fakat Ramazan devam ediyor, Ramazan’dan sonra cok kalabalik olacak, galiba. Simdi memleketimde Guney Yarikure ragbi mac oyunuyordu, birinci kat neredeyse bitirdi, iyi degil, diger takim kazaniyor. Butun yil benim takim en iyi takim oldu, fakat en onemli mac geldi ve onlar kotu oynayor. Benim icin bu normal. Her zaman spor taraftar olarak kotu sansliydim. Ama gercekten spor onemli degil, sadece bir eglence. Gencken uc bucuk yil boyunca spor gazeteci olarak calistim. Kucuk bir kentte oturuyordum, cok sikici, eglence icin sadece spor vardi. Orada cok, cok spor izledim, en sevdigim takimlar genellikle en onemli maclar kaybetti. O yuzden, Avrupa’da son on alti yilda cok az spor seyrettim. Futbol Dunya Kupasi her zaman kotu, son ragbi Dunya Kupasi iyi degildi, ve memleketimin ragbi takimi her zaman en onemli maclar kaybediyor. Bunun icin hayal kirikligi aliskinim, su anda spor ciddiye almaya calisarim. Halbuki, bu yil neredeyse her hafta memleketimden yeni haber geldi, takimiz gene kazandi, cok iyi oynadi, Guney Yarikure sampiyon olacagiz! O yuzden gene ilgi gosteriyorum, ve bu benim hata, cunku simdi kotu haber var . . .

3/7/15

Gunaydin, Istanbul. Ingilizler neden yer ismiler degisti, ve biz neden Ingilizce yer ismiler kullanmak devam ediyoruz? Avustralya’da, mesela, en buyuk sehir ‘Sydney’ olarak bilinen. Fakat ‘Sydney’ onun orijinal isim degil, onun orijinal isim ‘Warrang’ oldu. Avustralya’nin ikinci en buyuk sehir ‘Melbourne’ olarak bilinen, ama onun orijinal isim ‘Narmm’ oldu. Avustralya’nin ucuncu en buyuk sehir ‘Brisbane’ olarak bilinen, ama orijinal isim ‘Meanjin’ oldu. Sydney, Melbourne, Brisbane ne demek? Hepsi Ingiliz siyasetciler oldu. Ne kadar sikici! Memleketimde ayni problem var. Benim ulke ‘Yeni Zelanda’ (Yeni Deniz Topak) olarak bilinen, ancak yerli Maori insanlar icin bu ulke ‘Aotearoa’ (Uzun Beyaz Bulutlu Toprak) olarak bilinen. Yeni Zelanda’nin en buyuk sehir ‘Auckland’ olarak bilinen, ama onun orijinal isim ‘Tamaki Makaurau’ oldu. Baskent ve ikinci en buyuk sehir ‘Wellington’ olarak bilinen, orijinal isim ‘Whanganui-a-Tara’ oldu (Zirvesinde Liman). Auckland Ingiliz bir siyasetci oldu, Wellington Ingiliz bir asker oldu. Wellington kuzey adanin guney zirvede bulunan. Yeni Zelanda’da iki tane buyuk ada var, her ikisi Ingiltere’den daha buyuk. Onlarin Ingilizce isimler ‘North Island’ ve ‘South Island’ var – cok sikici, ya! Yerli Maori insanlar icin kuzey ada ‘Te-Ika-a-Maui’ (Maui’nin balik) olarak bilinen oldu, guney ada ‘Te-Wai-Pounamu’ (Buyuk Kano) olarak bilinen oldu. Yerli isimler kesinlikle daha ilginc oldu. Ingilizler neden hepsi degisti? Ne kadar kibirli ve yakisiksiz!

2/7/15

Gunaydin, Istanbul. Yaklasik yuz bin yil once cagdas insanlar Afrika’dan Asya’ya ve Avrupa’ya ulasti. Orada daha insanlar karsiladi, Avrupa’da ozellikle Neandertal ve Asya’da ozellikle Denisovan insanlari karsiladi, cagdas insanlar farkli insanlari fethetti ve isgal etti, sonucta biz onlari sildi. Fakat melezleme vardi, simdi Avrupali insanlarin DNA yaklasik yuzde iki bucuk Neandertal, Asyali insanlarin DNA yaklasik yuzde bes Denisovan. Buzul Cagi boyunca Asya ve Kuzey Amerika’da kocaman dag buzullari vardi, dunyanin deniz seviyeleri yaklasik uc yuz metre dustu, Siberya ve Alaska arasinda kara koprusu vardi, Endonezya ve Avustralya arasinda sadece dar bogazlar vardi. Hem insanlar hem de hayvanlar Asya’dan Kuzey Amerika’ya gitti. Ayrica, insanlar Asya’dan Avustralya’ya ve Buyuk Okyanuslu Adalara ulasti. Gercekten Aborijinleri ve Hintli insanlar yaklasik ayni, fakat Hindistan’da yerli insanlar ve beyaz insanlar arasinda melezleme vardi, Buyuk Okyanus’ta yerli insanlar ve Dogu Asyali (Cinli gibi) insanlari melezleme vardi. Ama Kuzey Amerika’da cok ilginc, Kizilderililer ve Dogu Asyali insanlari ayni mi? Bana gore onlar biraz farkli. Bazi uzmanlar gore Amerika’daki cagdas insanlar gelmeden once zaten farkli insanlar vardi, belki Amerika’da onlar ve Asyali insanlari arasinda melezleme vardi. Halbuki, DNA testleri gore Dogu Asyali insanlari ve Kizilderililer kesinlikle ayni, hem Denisovan hem de Neandertal DNA var – ama cok az. Ilginc bir konu . . .

1/7/15

Gunaydin, Istanbul. Temmuz ay geldi. Bir yil once Istanbul’dayim oldu, sadece iki gun once Tanzanya’dan geri dondum, Zencibar adasinda kisi bir tatil yaptim. Futbol Dunya Kupasi devam ediyordu, Zencibar’da birkac mac izledim, ancak Istanbul’da hic mac izlemedim, son birkac sonuc cok kotu oldu, su anda Avrupa’li takimlar her zaman Kupayi kazaniyor, en zengin lig ve kulupler Avrupa’da, dunyanin en iyi oyuncular burada oynayor. Gencken her sey farkli oldu, Guney Amerika’li oyuncular Guney Amerika’da oynadi, Brezilya ve Arjantin cok guc oldu, Brezilya hem yil bin dokuz yuz doksan dort hem de yil iki bin iki Dunya Kupayi kazandi, Arjantin hem yil bin dokuz yuz yetmis sekiz hem de yil bin dokuz yuz seksen alti Dunya Kupayi kazandi – iyi hatirlayorum. Dunya’nin en iyi futbolcular Guney Amerika’da oldu. Bana gore Dunya’nin en iyi futbolcular hala Guney Amerika’li, fakat su anda onlar genellikle Avrupa’da oynamak tercih ediyor, cok daha para kazanabilir, onlar icin sadece para onemli, onlar sadece para hakkinda dusunyor. Ayni zamanda cok Afrika’li futbolcular Avrupa’li kulupleri icin oynayor, ve su anda Afrika’li takimlar fena degil. Cocukken Afrika’li futbol takimlar iyi degildi – Yeni Zelanda gibi. Aslinda, cocukken, Avustralya, ABD, Japonya, Turkiye, Isvicre, Danimarka ve Norvec iyi degildi, zaman zaman cok kotu oldu. Fakat yaklasik otuz yil once her sey degistirmeyi basladi, aniden butun Dunya’nin en iyi oyuncular Avrupa’da oynamaya basladi. Su anda her kitasinda iyi milli takimlar var, ancak en zengin lig ve kulupler Avrupa’da, bunun icin Avrupa’li milli takimlar icin buyuk bir avantaj var . . .

30/6/15

Gunaydin, Istanbul. Amerika’dan Iyi haber geldi, orada escinsel evliligi yasal. Tebrikler, ABD. Fakat Amerika’dan once yirmi ulkede escinsel evliligi zaten yasal oldu, memleketim dahil. Iyi bir sey ama gercekten ne demek? O ulkeler iyi ulkeler mi? Yok, o ulkeler kesinlikle iyi degil. Mesela Ingiltere ve Fransa cok savas yapiyor, cok musluman oldurdu, hem Brezilya’da hem de Guney Afrika’da insan haklari problemler var, memleketim irkcilik problemler devam ediyor. Evet, Amerika‘daki escinsel evliligi yasal var, ancak Amerika kesinlikle iyi bir ulke degil. ABD cok savas yapiyor. Iki Dunya Savas’tan beri yaklasik yirmi milyon kisi oldurdu, sayisiz milyon kisi daha yaralandi, yerinden edilmis, ailesi kaybetti, travma gecirdi. Ayrica, cok tecavuz ve iskence oldu. Bu durum devam ediyor, ABD daha ve daha savas yapiyor – Afganistan’da, Pakistan’da, Irak’ta, Suriye’de, Libya’da, Ukranya’da, mesela. Uzmanlar gore son on bes yilda ABD en azinda iki milyon musluman oldurdu. Bu arada ABD hala cok irkci bir ulke, polis neredeyse her gun zenci erkek oldurdu, bu ay beyaz bir erkek dokuz zenci kisi oldurdu, ve hapishanede yuz binlerce zenci erkek var – ozellikle uyusturucu icin. Ancak Amerika’da escinsel evliligi yasal – ve simdi cok Amerikalilar ‘Amerikan olmak gururlu duyuyorum!’ soyluyor. Benim icin onlar Hitler’in Nazilar benziyor. Benim icin onlar Ingiliz emperyalistler benziyor. Milliyetcilik ve delilik tipatip ayni…

29/6/15

Gunaydin, Istanbul. Evet, dun iyi bir gun oldu. Yeni ev arkadas buldum, bir Turk erkek, otuz yedi yasinda var, memleketi Malatya yakinda ama son yirmi iki yilda Londra’da yasiyordu. Ona birkac ay boyunca Instabul’da calisacak – belki butun yil. Rahatlayorum, iyi bir mobilyali dairemiz var, cok merkezde, pahali degil, ama neredeyse hic kimse bizim ilanlara cevap verdi. Ev arkadas bulmaya yazin her zaman zor. O yuzden, evimde her sey harika, iki tane olgun ev arkadasim var. Bu arada, is yerideyim yaz programi geldi, hafta icin her aksam ders verecegim, hafta sonlara bos olacak. Cok iyi, Cumartesi ve Pazar gunleri yuzmeyi adalara gidebilirim. Bu yil Eylul kadar tatil yapmayacagim. Gecen yil Agustos ayda tatil yapti, ve sonra iki, uc hafta boyunca cok az calistim. Son yil iyi biriktirdim, o para bankada tutmak istiyorum. Su anda adalarda sakin, ancak Seker Bayrami ve Agustos ay boyunca cok kalabalik olacak, hafta sonlarinda ozellikle. Son uc gun adalara gittim – Cuma gunu bulutlu, plaj neredeyse bombos, deniz biraz kirli, sadece bir saat boyunca yuzdum; Cumartesi gunu gene bulutlu, plajda daha kisi vardi, deniz kirli degil ama biraz soguk, sadece bir saat boyunca yuzdum; Dun hava guzel, plajda bazi kisi vardi (ozellikle hippiler), deniz ne kirli ne soguk oldu, yaklasik iki saat boyunca yuzdum. zaten daha guclu hissediyorum, gelecek hafta sonu adalara donecegim, dort gozle bekliyorum ( – ::

28/6/15

Gunaydin, Istanbul. Dun adalara gene gittim, yaklasik bir saat boyunca yuzdum. Hava bulutlu, cok sicak degildi ama biraz nemli. Birkac hafta once adalara gitmeyi baslamaliydim, dusundum, fakat simdi belki bir, iki hafta daha beklemeliydim, dusunuyorum. Cok eglence degil, buna ragmen spor yapmaliyim, son sekiz ayda ben biraz tembel oldu. Cuma gunu deniz cok pis oldu, dun deniz cok pis degildi, birkac balik gordum – ama soguk, uzun zaman boyunca yuzmedim. bugun adalara gene gidiyorum. Bu arada yeni is arkadas icin hala ariyoruz. Neredeyse hic cevabi almadim, sasirdim, yazin her zaman zor, ancak bu yil cok, cok zor. Birkac haftada ilan veriyordum, sadece bir kisi geldi. Bu aksam bir Turk adam Ingiltere’den Istanbul’a geri donecek, bos oda bakmaya buraya gelecek. O adam birkac mesaj gonderdi, cok ilgili gorunuyor. Umarim ona bizim bos odasi kabul edecek. Eski ev arkadasim, Fransiz bir ogrenci, iki gun once Fransa’ya geri dondu. Simdi dairemiz cok sakin gorunuyor, o delikanli neredeyse her zaman evde kaldi, sadece aksamlar evden cikti, ama ona temizlik yapmadi, kesinlikle sorumsuz oldu. Galiba onun ailesi zengin, ve zengin gencler genellikle simartildi. Ben simartildi zengin genclerden kesinlikle biktim!! Bu arada okulda yarin yaz donem baslayacak. Yazin daha az saat calisarim, genellikle on bes ve yirmi saat arasinda, adalara gitmeyi iki ya da uc bos gunum tercih ediyorum. Belki yarin calismayacagim, simdi bilmiyorum.Eger oyleyse, adalara gene gidecegim.

27/6/15

Gunaydin, Istanbul. Evet, dun nihayet yaz programi basladim, adalara gittim, tepede yurudum, denizde yuzdum. Her yil hizli feribot zam var, su anda tek yonlu bilet on tl, gidis gelis yirmi tl. Iki yil once akbil ile sadece yedi tl oldu. Simdi akbil olmaz, kart gerekiyor. O yuzden, jetonlar aldim. Feribot kalabalik degildi, Burgazada’da neredeyse bombos. Sasirmadim, Ramadan geldi, turizm sezonu gelecek hafta baslayacak. Orada ne dondurma ne kek yedim, o gunler geride kaldi. Sadece corba ve lahmacun yedim. Yeni deniz gozlugu satin aldim, ve en sevdigim plaja yurudum. Yaklasik kirk dakika sonra plaja ulastim, orada hemen hemen bombos, sadece iki tane yasli adam vardi. Yeni deniz gozlugu ayarlamak calisirken onlari kirdim! Ayrica, dun benim gunes gozlugu kirildi. Kotu bir gun! Gercekten, hem deniz gozlugu hem de gunes gozlugu cok ucuz, onemli degildi. Denizde yaklasik yarim saat yuzdum, cok soguk degildi, ama cok pis, cok denizyosunu vardi, hic baliklar gormedim. Cay bahcesinde oturdum, puro ictim, cay ictim, Herodotusun ‘Tarihi’ okudum. Ondan sonra yarim saat daha yuzdum. Bu sekilde toplam yaklasik bir saat boyunca yuzdum, genellikle adalarda en azinda iki saat boyunca yuzerim, ancak yaklasik sekiz ay onceden beri yuzmedim. Dun aksam cok yorgun hissettim, yataga erken gittim, iyi uyudum. Bugun ve yarin adalara geri donecegim, ayni sey yapacagim – gozlukler kirmak haric!

26/5/15

Gunaydin, Istanbul. Bugun Fransiz ev arkadasim dairemizden ayrildi. Fakat dun aksam ona bara gitti, bu sabah uykudan gec kaldi. Ben ona uyandirdi. Onun ucagi saat on bir’de havalandi, ve ona saat on’a ceyrek var’de gitti. Ne oldu bilmiyorum. Galiba bir saat on bes dakika yetersiz. O genc erkek burada yaklasik dokuz ayda oturdu, temizlik asla yapmadi. Bu daire icin depozito sistemi var. Ben ona ‘eger depozito geri almak istiyorsun, temizlik yapmali’ dedim. Tabii ki, ona temizlik yapmadi, depozito geri almak istedi, ve ben ona depozito verdim. Benim problem – cok fazla iyi huylum, ve herkes avantaj elde ediyor. Bu arada, daha onemli problem var, hala yeni ev arkadas icin ariyoruz. Aslinda, sadece birkac cevabi aldim, yazdan once zor bir zaman. Yarin aksam bir Turk erkek Ingiltere’den Turkiye’ye geri donecek, ona dairemizin fotograflari gonderdi, ona dairemiz sevdi – yarin aksam buraya gelecek, dedi. Insallah! Diger ev arkadasim, Lubnanli erkek, burada oturmak devam ediyor. Cok iyi, ona olgun erkek, temizlik yapiyor. Simdi ona oruc tutuyor. Bu arada, dun is yeredeyim Ilkbahar donemi bitirdi, Pazartesi gunu yas donemi baslayacak. Bugun ve bu hafta sonu calismayacagim, uc bos gunum var. O yuzden, yurumeyi ve yuzmeyi adalara gidecegim. Bugun yaz programim basliyor, yarin ve Pazar gunu ayni sey yapacagim. Son birkac ayda tembel oldum, kilo aldim, simdi spor yapmaliyim ve zayiflamaliyim . .

25/6/15

Gunaydin, Istanbul. Yirmi yil once Guney Afrika ragbi Dunya Kupasi kazandi. O gun iyi hatirlayorum, cok multuydum. Final mac Guney Afrika ve Yeni Zelanda arasinda oldu, Yohanesburg’da, stadyumda yaklasik altmis bes bin izleyici vardi, uzatmaya gitti, toplam neredeyse iki saat oynandi. Cok zor bir mac oldu, herkes sasirdi. Cocukken Guney Afrika dunya’nin en iyi ragbi takim, Yeni Zelanda her zaman ikinci en iyi. Fakat Guney Afrika’da irkci hukumet oldu, bunun icin az mac vardi. Yil bin dokuz yuz seksen bir Guney Afrika Yeni Zelanda’ya geldi, kocaman protesto edildi, uc tane uluslararasi mac oynandi, Yeni Zelanda birinci mac kazandi, Guney Afrika ikinci mac kazandi, Yeni Zelanda ucuncu mac son dakika kazanda – cok dramatik! Ondan sonra Guney Afrika yalnizlasti, uluslararasi maclar oynamadi. Ancak birkac yil sonra o ulkenin irkci hukumeti bitirdi, gercek demokrasi basladi, Nelson Mandela ilk zenci baskan oldu. Guney Afrika uluslararasi maclar yine oynadi, ama iyi degildi, cok mac kaybetti. Yil bin dokuz yuz doksan bes ona ucuncu ragbi Dunya Kupasi ev sahipligi yapti. Yeni Zelanda kesinlikle en iyi takim gorunuyordu, ona her mac kolay kazandi, yari final Ingiltere’ye kesinlikle yendi – dev, genc ve cok hizli oyuncu Jonah Lomu dort ‘try’ (gol) yapti. Bu arada Guney Afrika ve Fransa cok zor bir yari final oynadi, Guney Afrika kazandi – fakat cok sansli oldu. O yuzden neredeyse herkes Yeni Zelanda final mac kazanacak dusundu. Ancak ben Guney Afrika kazanmak istedim, Mandela’nin yeni hukumet icin iyi bir sey olacak, dusundum. Is yerideyim ‘Dunya Kupasi’ piyango duzenlesmisti, ben Guney Afrika sectim – ve butun para kazandim !!

24/6/15

Gunaydin, Istanbul. Dun burada Yeni Zelanda’nin yerli soykirimi hakkinda yazdim. Yeni Zelanda o soykirim kabul etmiyor, o katliam hakkinda konusmuyor – ve dunya icin onemli degil. Ne kadar ilginc! Soykirimdan sonra ne oldu? Hadi bakalim: Antlasma vardi, ancak Ingilizler yalan soyledi, sozunu tutmadi, butun topragi caldi. Bugun bu problem devam ediyor. Ayrica, soykirimdan sonra kultur soykirimi basladi. Okulda cocuklar Maori yerlileri hakkinda hic bir sey ogrenmedi, Maori dil yasak oldu, cocuklar sadece Ingiliz egitim aldi, sadece Ingiliz tarihi ve kultur ogrendi, sadece Ingiliz dil kullandi. Gazeteler ve devlet radyosu da sadece Ingiliz haber verdi. Altmisli yillarda en kotu, televizyon basladi, ama sadece devlet televizyonu, ve ona da sadece Ingiliz haber verdi, sadece Ingiliz (ve Amerikali) tarihi ve kultur hakkinda acikladi, sadece Ingiliz dil kullandi. Haftada Yeni Zelandalilar yaklasik yirmi dort saat televizyon izledi, ve neredeyse otuz yil boyunca sadece devlet televizyonu vardi! Bu sekilde hukumet Yeni Zelandalilari kesinlikle beyin yikadi, Maori tarihi, kultur ve dil gomdu. Yeni Zelanda programlar vardi, Maori genellikle olumsuz isik gosterilen, siddetli, alkolik, ceteci, falan. Bu arada Yeni Zelandalilar Guney Afrika’nin irkci hukumeti karsi protesto etti, dunyanin cevresel problemleri karsi protesto etti, erkekler dusmanligi yapti, ve saplak yasakladi – ama hepsi sadece baska bir yalan, cok iki yuzlu, cunku Yeni Zelanda’da irkcilik devam ediyor . . .

23/6/15

Gunaydin, Istanbul. Yeni Zelanda’da soykirim oldu, ama Yeni Zelanda’da soykirim inkar var. Yeni Zelanda yerli (Maori) insanlar yaklasik bin yil once Tahiti’den geldi. o dort bin kilometre yolculuk oldu. Tahitililer birkac yuz yil once zaten Hawai kesfetti. Yil bin alti yuz kirk iki Hollandali kaptan Abel Tasman Yeni Zelanda’ya ulasti. Ona Yeni Zelanda’ya gormeyi ilk Avrupali kisi oldu. Fakat Hollanda Yeni Zelanda istemedi, cok uzak oldu, Maori yerliler cok savasci. Yuz yirmi yedi yil sonra Ingiliz kaptan James Cook Yeni Zelanda’ya ulasti. Ondan sonra Ingilizler Yeni Zelanda’ya gelmeyi basladi. Yil on sekiz kirk bes ve on sekiz yetmis iki arasinda Ingilizler ve Maori yerliler arasinda uzun ve zor bir savas oldu. Ingilizler tufekler kullandi, ve onlara yardim etmeyi Ingiltere’den on sekiz bin daha askeri geldi. Savastan once Maori nufusu yaklasik iki yuz bin oldu. Resmi kaynaklara gore savastan sonra Maori nufusu yaklasik kirk bin oldu. Pulitzer Odul kazanan tarih ve bilim yazar Jared Diamond gore savastan sonra Maori nufusu sadece yaklasik on bes bin. Diamond gore soykirim oldu. Ayni fikirdeyim. Ancak Yeni Zelanda hukumet o soykirim asla kabul etmedi, beyaz Yeni Zelandalilar bu fikir genellikle reddetir, onlar cok kizgin olabilir. Gercekten neredeyse hic kimse Maori soykirim hakkinda konusmuyor. Ingiltere icin bu konu ne ilginc ne onemli, beyaz Yeni Zelandalilar icin bu konu ne ilginc ne onemli, ve dunya icin bu konu ne ilginc ne onemli

22/6/15

Gunaydin, Istanbul. Yaz yil iki bin on bes geldi. Yaz yil iki bin bes Barselona’dan Istanbul’a geldim. Turkiye hakkinda neredeyse hic bir sey bilmedim. Ne olacak bilmedim. Birinci iki ayda Sultanahmet’te bir otelde oturdum. Birinci gun eski sehir gezdim, Marmaris sahilde yurudum, fakat iyi hissetmedim, Ispanya ozledim, guzel plajlar ve ‘kafe kulturu’ ozledim, Barselona’ya geri donmek istedim. ‘Hata yaptim,’ dusundum, ‘Gelecekte yazin Ispanya’da kalacagim.’ Ne degisti? Neden Istanbul’da on yilda kaldim – ve devam ediyorum? Birincisi is yerideyim sevdim. Bana gore Turk ogrenciler Ispanyol ogrencilerden daha iyi, daha motivasyonlu. Derslerim kolay oldu, ogrenciler beni seviyordu. Patronum beni devam etmeyi istedi. Ikinci olarak Adalar’a kesfettim. Her bos gunum farkli bir adaya gittim – Buyukada’ya, Heybeli’ye, Burgaz’a ve Kinali’ye – hem yurudum ve denzde yuzdum, Kinali haric cok eglendim. Sonunda baska bir ogretmen ile iyi arkadas oldu. Ona Amerika’li, cok egitimli, ve muzik yapiyordu. Her hafta sonu ona Taksim barlarda konser verdi. Ben onun konserleri her zaman gitti, cok daha kisi tanistim, iyi zamanlar gecirdi. O yuzden, karar verdim – bir yilda Istanbul’da kalacagim. Ancak o yil cok heyecanli oldu, neredeyse her aksam barlara gittim, neredeyse her bos gunum adalara gittim, ve tatiller icin Atina’ya, Yunanli Adalar’a, Bulgaristan’a ve Misir’e gittim. Yil sonunda karar verdim – Ispanya’ya geri donmeyecegim, Istanbul cok daha keyifli . . .

21/6/15

Gunaydin, Istanbul. Evet, ben otuz dort ulkeyi ziyaret ettim, fakat dunyada toplak neredeyse iki yuz ulke var, ben sadece yaklasik yuzde on yedi ulkeyi gittim. Bazi ulkeyi bir kezden daha ziyaret ettim. Yunanistan’a sekiz kez gittim, Ingiltere’ye bes kez gittim, Avustralya’ya, Ispanya’ya ve Bulgaristan’da uc kez gittim, mesela. Buyuk Okyanus’ta memleketim haric sadece Avustralya’ya gittim (ve Hawai eyalet). Kuzey Amerika’da da sadece iki ulke’yi gordum, ABD universitede okumaya iki yilda kaldim, bu arada Kanada’da cok kisa bir gezi yaptim. Guney Amerika’ya da tek kere gittim, Brezilya’da iki hafta kaldim, Arjantin’a ve Uruguay’a gezi yaptim. Afrika’da da uc ulkeyi gittim, fakat ayni yolculuk boyunca degil. Fas’a yil iki bin bir gittim, Misir’e yil iki bin alti gittim, ve Tanzanya’ya gecen yil gittim. Asya’da alti ulkeyi gordum, Turkiye dahil. On iki yil once yaz okulda calismaya Cin’de iki ay kaldim, sekiz bucuk yil once tatil icin Suriye’ye gittim, yedi bucuk yil once Hindistan’a gittim (yolda Birlesik Arap Emirliklerinde ziyaret ettim), ve ucu yil once Lubnan’da bir hafta kaldim. Avrupa’da on sekiz ulkeyi gordum. Ispanya’da bes yilda oturdum, ve Ingiltere’de toplam yaklasik bir yilda gectim. Yaz okulda calismaya Rusya’da iki ayda oturdum, ve akraba tanismaya Danimarka’da bir ay kaldim. Fransa’ya iki kez gittim, toplam yaklasik iki hafta kaldim, Macaristan’da bir bucuk hafta kaldim, ve Norvec’te, Italya’da ve Romanya’da birkac gun kaldim.

20/6/15

Gunaydin, Istanbul. Yunanistan cok seviyorum. O ulke en cok kez ziyaret ettim. Sekiz kez Yunanistan’da gittim, ve Eylul ayda oraya gene gidecegim. Aslinda, Eylul ayda on yil once Yunanistan’a ilk kez icin ziyeret ettim. Istanbul’dan Izmir’e ucak binerek gittim, Izmir’de iki birkac gun kaldim, ondan sonra Cesme’den Sakiz Adasiye gemi binerek gittim, orada birkac gun daha kaldim. Sakiz Adasi’nda guzel ve ucuz bir otel buldum, mudur Yeni Zelanda’li! Iki ay sonra Istanbul’dan Atina’ya tren binerek gittim, orada iki tane is arkadasimla bulustum, biz ayni otelde kaldik, beraber Akropol’u ziyaret ettik. Sonra yil Yunanistan’a gitmedim, fakat sekiz yil once hem Rodos hem de Sisam Adasiye ziyaret ettim. Rodos Marmaris’tan sadece gunubirlik gezi yaptim, eski sehire gordum. Fakat Sisam Adasi’nda butun hafta kaldim, denizde her gun yuzdum, cok eglendim. Belki Sisam en sevdigim ada, fakat hic donmedim, daha adalara gormek istedim. Yolda hem Efes hem de Kusadasi gordum. Yedi yil once Yunanli Adalar’a gitmedim, ancak Kuzey Ispanya’da birkac gun kaldim – Komotini’de. Ayrica, Kuzey Kibris’e gittim. Fakat yil iki bin on bir’e kadar Yunanli Adalar’a geri donmedim. O yil, Eylul ayda, Midilli Adasiye gittim, bir hafta kaldim. Yolda Ayvalik ziyaret ettim. Midilli Adasi’nda cok Turk turist vardi. Lokanta’da menuler Turkce yazildi, musakka (geleneksel Yunanli yemegi) istedim, garson patlican getirdi! Iki yil once Kos Adasiye gittim (asagi bak), bir hafta kaldim, denizde cok yuzdum, ve gecen yil arkadasimin dugunu katilmaya Aegina Adasiye gittim (Atina cok yakinda), orada bir hafta kaldim. Bu yil Girit Adasiye gidecegim, dort gozle bekliyorum ( – ::

19/6/15

Gunaydin, Istanbul. Yaslaniyorum herhalde. Yaz hemen hemen geldi ama hala yaz programim baslamadim, Adalara gitmedim, denizde yuzmedim. Motivasyonum yok. Aslinda, bugun bos gunum var fakat hava cok sicak degil. Simdi bulutlu ve ruzgarli hava var. Kuzey’den Poyraz ruzgar geldi. Birkac gun once cok sicak ve nemli oldu, Guney’den Lodos ruzgar esti, ancak bos gunum yoktu. Cok ironik. Buna ragmen hava onemli degil. Yazin genellikle her bos gunum Adalar’a giderim, denizde yuzerim. Bu benim on birinci yaz Istanbul’da, son birkac yilda yazin basinda ayni problem oldu, motivasyonum yok. Ilk kezden sonra, devam edecegim, her bos gunum ayni sey yaparim. Bu benim karakter, bir uc noktadayim ya da baska. Genc degilim,su anda tembel hissediyorum, evde rahat etmeye tercih ediyorum. Bil bakalim – yalniz degilim. Ev arkadaslarim ayni sey yapiyor, ve onlar genc erkekler. Su anda yeni ev arkadas icin ariyoruz ama simdi cok zor, bakmaya neredeyse hic kimse gelmedi. Bugun temizlik yapmaliyim. Bu arada, camasir makinesi problem var, bugun benim camasir yapamam. Galiba tamirci aramaliyim. Bu yuzden evde kaliyorum, bugun sadece ogle ve aksam yemegi icin disari gidecegim. Sicak hava en azinda uc ay sonra devam edecek, Adalar’a gitmeyi cok firsat olacak, bol bol yuzme yapacagim, ve galiba yazin sonunda hem Adalar’dan hem de denizden sikilecegim

18/6/15

Gunaydin, Istanbul. Birlesmis Milletler gore gecen yil yaklasik altmis milyon kisi yerinden edilmis, yarisindan fazla cocuklar oldu. Sadece Irak ve Suriye’de yaklasik on bes milyon kisi yerinden edilmis. On iki yil once Amerika Irak’i saldirdi, o zamandan beri yaklasik bir bucuk milyon kisi olduruldu, ve savas devam ediyor. Suriye’deki ABD ve onun arkadaslar isyancilar ve teroristleri yardim etti, egitim ve silah verdi, bu sekilde ic savasi basladi. Simdi ABD hem Irak’taki hem de Suriye’deki ayni isyancilar ve teroristleri bombaliyor. Ne kadar ironik! Bu kesinlikle deli bir durum. Kim kazaniyor? Askeri endustriyel kompleks kazaniyor, silah saticilar kazaniyor, Bati Dunya’nin petrol sirketleri kazaniyor. ABD hem Afganistan’da hem de Libya’da ayni sey yapti, ve Filistin’deki Israil’in savas suclari destekledi, her zaman ki gibi. Gecen yil iki yuz binlerden fazla kisi Akdeniz karsiya gecti, onlar Avrupa’ya gitmek istedi, ancak yolda sayisiz kisi olduruldu. Rusya’da yaklasik iki yuz otuz bin Ukranyali multeci var. Eski Ukranyali baskan Avrupa’ya sirtini cevirdi, Rusya tercih etti. Bu yuzden CIA isyancilar ve Neo Nazilari yardim etti, egitim ve silah verdi, bu sekilde baska bir ic savasi basladi. Yeni Ukranyali baskan sadece bir Amerikan kukla (Misirli ve Filistinli baskanlari gibi). Gercekten Amerikan Imparatorlugu var, ve bu imparatorluk Ingiliz Imparatorlugu cok benziyor, maalesef. Ona butun dunyayi kontrol etmek istiyor…

17/6/15

Gunaydin, Istanbul. Evet, New York’ta edebiyat web sitesinde baska bir kisa hikayem yayimlandi. Fakat, bu baski Ken Again’in son baski. Neden, bilmiyorum. Web sitesinde aciklama yok. Galiba editorler yorgun. O kar amaci gutmeyen bir web site, ben hikayelerim icin hic para almadim. Fakat benim icin o cok faydali bir web site oldu, motivasyonum yardim etti, cok roman bolumlerim kisa hikaye olarak yayimlandi (toplam yaklasik yirmi tane hikayem yayimlandi). Yeni hikayem ceza ve savas hakkinda. Bir erkek ulkeyi hakaret icin cezalandirildi, ustune katran surup tuy yapistirdi, sokaklarda yurudu edildi, O giyotin ile idam edilecek, ancak dusman savas ucaklar geldi, merkez’e bombalada, cok kisi olduruldu ve yaralandi, tutuklu erkek kacti. Gercekten, bu hikaye milliyetcilik ve savas hakkinda. Maalesef, Ken Again edebiyat web sitesi devam etmeyecek. Ama sansliyim, cunku son hikayem son romanimdan cikardim, ve o romanim az once biterdim (yayineviden cevabi bekliyorum). Sonbahar’a kadar uzun bir mola yapiyorum. Eylul ayda, Girit tatildan sonra, yeni bir roman projesi baslayacagim. Fikirlerim var, galiba bu defa memleketim hakkinda yazacagim, bazi eski hikayelerim yeniden yazacagim, bazi yeni hikaye yazacagim. Belki basarili olacagim, belki basarili olmayacagim. Herseye ragmen, yazmaya egleniyorum, ve bu en onemli bir sey. Ne olursa olur. ASAGI BAK . . .http://kenagain.freeservers.com/PROSE.HTML#poulsen

16/6/15

Gunaydin, Istanbul. Bu hafta sonu yaz mevsimi baslayacak. Pazartesi yaz gundonumu olacak – yillin en uzun gun. Bazi insanlar gore yaz Haziran, Temmuz ve Agustos ayda fakat bu yanlis, En sicak gunler yaz gundonumu ve sonbahar noktasi (Eylul yirmi uc) arasinda. Bu yil Muslumanlar icin yazin birinci ay zor olacak, Ramazan Persembe baslayacak, ve bir ay boyunca Muslumanlar oruc tutacak, gunduz vakti boyunca ne yiyor ne iciyor. Bu yoksullari hatirlamak icin. Benim icin yaz ile ask-nefret iliskisi var. Sicak ve nemli hava nefret ediyorum, sivrisinekler da nefret ediyorum. Fakat yazin denizde yuzebilirim ve tatilleri cikabilirim. Gecen yazin basinda Zanzibar’a gittim, orada bir hafta kaldim. Agustos ayda futbol arkadasimin dugunu katilmaya Yunanli Adalara gittim, gene bir hafta kaldim. Iki yil once erkek kardesimin dugunu katilmaya Londra’ya gittim. Ayrica, plaj tatil icin hem Bodrum hem de Yunanli Adalara gittim. Uc yil once Guney Amerika’ya gittim, Rio de Janeiro’nin Copacabana Plaj’da iki hafta kaldim, her gun denizde yuzdum. Bu arada iki hafta boyunca gezdim, hem Arjantin hem de Uruguay’e ziyaret ettim. O yillin yaz sonunda Lubnan’a gittim, orada bir hafta kaldim. Dort yil once sadece kucuk bir tatil yaptim, Midilli Adasi’nda bir hafta kaldim, her gun denizde yuzdum. Bu yil yaklasik ayni olacak, sadece Girit Adasi’ye gidecegim, orada alti gun kalacagim . . .

15/6/15

Gunaydin, Istanbul. Tam bir yil once bir hafta icin Zanzibar’a gittim. Zanzibar bir Tanzanya’li ada. O benim ilk zaman Sahra Alti Afrika’da, onceden sadece Fas ve Misir’e gittim. Tanzanya’nin nufusu neredeyse elli milyon, yarim Musluman, yarim Hiristiyan. Zanzibar’in nufusu sadece bir milyon, yuzde doksan dokuz Musluman. Zanzi Farsi bir kelime, ‘zenci’ demek (Turkce da kullanildi). Tanzanya’da iki tane resmi dil var – Swahili ve Ingilizce. Aslinda, benim icin o tatil cok kolay oldu. Asi tutmaya ihtiyac yok, havaalaninda vize aldim, ve herkes Ingilizce biliyor. Istanbul’dan Darusselam’a direkt ucus var, cok pahali degil, sadece yedi saat surer. Darusselam Havaalaninda iki Sirbistanli kisi tanistim, biz beraber iskeleye taksi binerek gittik, orada feribot biletleri satin aldik, feribot binerek Zanzibar’a gittick. O cok guzel bir seyahat, feribottan Afrika’nin sahilde baktim, film gibi gorunuyrdu – cok yesil, sadece orman vardi. Bu arada, denizde sayisiz gencler vardi, cok basit gemiler kullandi. Yaklasik bir bucuk sonra Zanzibar’a geldik, merkezde guzel bir otel buldum. Guney Yarimkuresinde Haziran ayda kis mevsimi basliyor, ama Tanzanya tropikal bir ulke, kis mevsimi yok, her gun yaklasik otuz derece var, ben her gun denizde yuzmeyi plaja gittim. Aksamlar bira icmeyi ve futbol Dunya Kupasi seyretmeyi bara gittim, yerel halk tanistim, biz futbol hakkinda konustuk. Onlar candan ve rahat insanlar gorunuyordu. Iyi zaman gecti

14/6/15

Gunaydin, Istanbul. Bu hafta birkac daha Kanada’li ‘Freedomain’ radyo programi izledim. Bana gore sunucusu Stefan Molyneux cok zeki ve durust bir adam, ona cok istatistik kullaniyor. Benim kulturu icin kolelik sadece Kuzey Amerika (Karayipler dahil) hakkinda, sadece Kuzey Amerika’da oldu, tum kole sahibi beyaz, tum kole zenci oldu. Tabii ki bu cok aptal bir fikir. ‘Kole’ icin Ingiliz kelime ‘Slave’ Islav demek. Neden? Islavlar Kuzey Dogu Avrupa’da beyaz insanlar. Antik donemlerde hem Romalilar hem de Muslumanlar Islavlar koleleri ticareti yapmisti. Aslinda, Muslumanlar birkac yuzyil boyunca buyuk bir koleleri ticareti yapiyordu, Avrupa’dan beyaz koleleri aldi, ve Afrika’dan zenci koleleri aldi. Cok vahsi oldu, sayisiz kole oldurulmustu. Ayrica, yerli halklar kendine kolelik ticaret yapti, Afrika’da ve Amerikalar’da dahil, ve bu gecen yuzyil’a kadar devam etti. Memleketimde yerli ‘Maori’ insanlar koleleri sahib oldu. onlar kolelerin kafalarini dovme yapti, kesti ve beyazlari satti. Ne kadar vahsi! Tabii ki, Atlantik kolelik ticareti cok, cok kotuydu, sayisiz kole oldurulmustu. Yaklasik dort milyon zenci insanlar Brezilya’ya gitti, ve su anda Brezilya’nin nufusu yaklasik yarim zenciler. Bu arada, Arjantin’da su anda cok az zenciler var cunku kolelik zamanlardan sonra o ulke zencileri cikardi! Afrika’dan yaklasik bucuk milyon zenciler ABD’ya gitti. Kuzey ABD’deki sadece yaklasik yuzde bir bucuk beyaz insanlar koleleri sahib oldu, Guney ABD’deki sadece yaklasik yuzde dort beyazlar koleleri sahib oldu. Diger bir deyisle, cok az beyaz insanlar koleleri sahib oldu – sadece en zengin insanlar. Aslinda, zenci koleler cok pahali oldu. Ingiltere Irlandali koleleri tercih etmek basladi, ve cok Irlandali kole Kuzey Amerika’ya gonderdi. Gercekten, cok beyazlar kolelik istemedi, cunku kolelik iscilik gideri dusurdu. Fakat ABD hukumet koleleri serbest birakmaya yasadisilastirdi. Halbuki, ic savasi boyunca hukumet Guney ABD zayiflatmaya kolelik yasakladi.

13/6/15

Gunaydin, Istanbul. Dun eski tarihi hakkinda ilginc bir makale okudum. Bazi uzman gore Plato’nun ‘Atlantis’ adli kayboldu kitasi Kiklad Adalari oldu – Santorini haric. O Yunanli adalari Ege Deniz’de, Yunanistan ve Turkiye arasinda. Atlantis hakkinda bol bol teori var, Guney Amerika’da ya da Guney Kutbu’da oldu dahil! Fakat genellikle uzmanlar gore Santorini adasi en mantikli. Binler yil once, Buzul Cagi sonunda, deniz seviyesi yaklasik uc yuz metre daha asagi oldu. Endonezya buyuk bir kita oldu, Siberya ve Alaska arasinda kara koprusu vardi, Ingiltere Avrupa kitasinda oldu, ve Akdeniz kupkuruydu, mesela. Avustralya haric, hayvanlar her kitayi gidebilirdi. Insanlar da her kitayi ulasti – Avustralya dahil.Tabi, o zamanlarda Santorini adasi cok daha buyuk oldu, fakat ‘kita’ gibi degildi. Halbuki, yakindaki Kiklad Adalari beraber kocaman bir ada olusturdu – simdilik Kibris gibi. Yeni arastirmak gore o adalar binler yil once Platon’nun ‘Atlantis’ kesinlikle benziyordu. Buzul Cagi bitti, deniz seviyesi yukselmek basladi, cok ada ve toprak kayboldu, Galiba kocaman seller oldu, ve Antik Dunyasinda seller hakkinda cok efsaneler var (Nuh, mesela). Ingiltere Avrupa’dan ayrildi, Siberya Alaska’dan ayrildi, ve Endonezya bir grup adalar degistirdi. Ayrica, kocaman ‘Kiklad Adasi’ bir grup kucuk adalar degistirdi, cok toprak kayboldu. Galiba, bu Plato’nun ‘Atlantis’ kitasi…

12/6/15

Gunaydin, Istanbul. Evet, bilim adamlari gore insanlar cok karisik, on binlerce yil once bizim atalari baska ‘insanlar’ melezlesti – Neandertal dahil. Avrupalilar genellikle yaklasik yuzde bir bucuk ve yuzde iki arasinda Neandertal DNA var, Asyalilar ve Kizilderililer daha Neandertal DNA var, ve Avustralyali Aborijinler ve Melanezyalilar yaklasik yuzde alti Neandertal DNA var. Fakat Zenciler hic Neandertal DNA yok. Bu melezleme Avrasya’da oldu. Bu arada, Asya’da baska onemli bir ‘insanlar’ grubu vardi – ‘Denisovan.’ Bilim adamlari gore Aborijinler ve Melanezyalilar yaklasik yuzde bes Denisovan DNA var. Asyalilar ve Kizilderililer da Denisovan DNA var ancak daha az. Neandertal Avrupa’da yasadi, zeki, kisa boyut ve sanatsal oldu. Onlar konustu, magara resmileri yapti, ve makyaj kullandi. Neandertal yaklasik iki yuz bin yil boyunca devam etti, fakat yaklasik altmis bin yil once insanlar Afrika’dan geldi, sadece birkac bin yil sonra Neandertal kayboldu. Ne kadar ilginc! Galiba biz onlar oldurdu. Insanlar buyuk hayvanlari avladi, mamutlar dahil. Neandertal sadece kucuk hayvanlari avladi. O yuzden, insanlar daha buyuk silah kullandi. Denisovanlar Orta Asya’da yasadi – ozellikle Siberya’da ve Altay Daglarinda. Onlar da yuz binlerce yil boyunca devam etti, fakat yaklasik kirk bin yil once kayboldu. Yeniden, insanlar geldi, sadece birkac bin yil sonra Denisovanlar soylari tukendi . . .

11/6/15

Gunaydin, Istanbul. On alti yil once Avrupa’ya geldim. Yil bin dokuz yuz doksan dort ve bin dokuz yuz doksan dokuz arasinda kasabada oturuyordum, gazeteci olarak calisiyordum, ve coook sikilyordum. Buyuk sehirde gazeteci icin firsatlar yoktu. O zamanlarda uydu televizyon ve internet basladi, Yeni Zelanda’da cok gazete kapatti. Kotu sansliyim. Gazeteci calismaya kucuk kentlerde yasamaliydim, ama arkadaslarim yoktu, sosyal hayatim yoktu, bos zamanim sadece spor salonu gittim. Galiba bu benim birinci orta yas krizi oldu! Otuz bes yasindayken Yeni Zelanda’dan Avrupa’ya ucak binerek geldim. Paris’te birkac gun kaldim, ondan sonra tren binerek guney Ispanya’ya gittim. Orada bir dayim oturdu. Ona Ingiliz oldu, cok zengin, fakat o zamanlarda cok hastaydi. Ona ile sadece bir ayda oturdum. Havuz vardi, her gun cok yuzdum. Ayrica, plaj cok yakinda oldu, sik sik oraya gittim. Aksamlar televizyon izledim, Turkiye’den kotu haber geldi, Izmit’te korkunc depremi oldu, on binlerce hayat kaybetti. Bu arada is icin basvurdum, ozellikle garson olarak, ama bosuna bekledim. Ikinci ayda Ispanyolca kurs yaptim, kalacak yer dahil – cok merkezde. Ucuncu ayda az param vardi, is bulamadim, ciftlik isi bulmaya Guney Fransa’ya gittim, lakin isi bulamadim. Guney Ispanya’ya geri dondum, dayimin evisinde bir hafta daha oturdum, ondan sonra Ingiltere’ye gittim, ikinci gun orada mutfak yardimci olarak isi buldum

10/6/15

Gunaydin, Istanbul. Bu hafta daha Kanada’li Freedomain radyo programi dinledim. Dun aksam sunucusu Stefan Molyneux Karl Marx hakkinda acikladi. Marx ekonomisi ve calisma hakkinda yazdi, fakat Molyneux gore ona asla calismadi ve para ile cok kotuydu. Onun ailesi zengin oldu, gencken Marx her zaman ailesinden para borc aldi ama o para geri vermedi. Yetiskin olarak ona bir metres tuttu, bebek yapti, ancak o kadin ve bebegi desteklemedi, hic para vermedi. Ayrica, ona cok boclarina vardi, kasap, ekmekci, manav ve bakkal borclar vardi, ama Marx asla para geri vermedi. Gercekten ona iscileri istismar. Ne kadar ironik! Bu arada, Iki, uc gun once Abraham Lincoln hakkinda bir programi dinledim. Molyneux gore Lincoln’un babasi cok siddetli bir erkek oldu, oglunu cok vurdu. Cocukken Lincoln’un annesi oldu, onun babasi yeni bir kadin aramaya gitti, Lincoln ve onun kiz kardesi alti ay boyunca bekledi, evde hic yemek yoktu, onlar neredeyse oldu. Yetiskin olarak Lincoln her zaman cok uzgun bir erkek oldu. Bazen onun karisi ona vurdu! Nihayet onun karisi bir akil hastanesiye gitti. Ayrica, ona cok irkci oldu, beyaz insanlar ve zenciler kesinlikle farkli, soyledi, beraber asla yasamayacak. Gercekten Lincoln kolelik destekledi. Fakat guney birlesik devletleri ile problem vardi, ic savasi basladi, ve guney birlesik devletleri zayiflatmaya koleler serbest birakildi.

9/6/15

Gunaydin, Istanbul. Tam on yil once Turkiye’ye geldim. O zamanlarda Ispanya’da oturdum, Turkiye’ye yaz okulda calismaya geldim. Onceden yaz okulda calismaya Rusya, Cine’e ve Ingiltere’ye gittim. Ayrica, bir yaz Madrid’de bir yaz okulda calistim. Rusya begenmedim, yaz okul kotuydu, orada hayat cok zor oldu, insanlar uzgun gorunuyordu, cok evsizlik ve alkolizm vardi, her yerde mafya vardi. O on dort yil once oldu, demokrasiye degisiklik cok hizli oldu. Galiba su anda her sey daha iyi. Bunun icin, sonra yaz Ispanya’da kaldim, baskentte bir yaz kampinda calistim. O da cok kotuydu, bir esir kampi benziyordu. Bu yuzden, sonra yaz gene yurt disari gittim, bu kere Cin’e. Neden Cin? Cunku o zamanlarda Cin’deki salgin hastalik vardi, ve bir okul ‘ucretsiz ucak biletleri’ teklif etti. Aslinda, Cin eglendim, yaz okul guzeldi, insanlar cok mutlu gorunuyordu, ve genellikle cok kibar. Orada cok farkli bir dunya, ben unlu kisi gibi hissetim, guzel bir otelde oturdum, her yere taksi binerek gittim, her aksam lokandada yedim. Halbuki, Ispanya’ya geri donmeyi dort gozle bekledim. Bir yil sonra Turkiye’ye gelmek istedim, fakat o yaz okul yetersiz maas teklif etti. Yerine Londra’ya gittim. Benim icin Ingiltere ilginc degil, ancak para gerekli oldu, ve orada iyi maas aldim. Ancak, sonra yil Turkiye’ye geldim, daha iyi teklif aldim. Neden Turkiye? Cunku (ikinci) ABD-Irak Savas’tan sonra Musluman dunyasi hakkinda cok merak ettim, bir Musluman ulkeyi gitmek istedim. Sonunda Istanbul’da is buldum. Cok heyecanlandim. Turkiye hakkinda bir tarihi kitabi satin aldim, Turkiye’nin haritalar uzun zaman boyunca okudum. Gelmeden once bir ruya gordum, benim ucak dustu, hayatimi kaybettim. Bu bir kehanet degildi. Bu sadece bir bolumun sonunda sembolu oldu. Tabii ki, Ispanya’ya geri donmedim

8/6/15

Gunaydin, Istanbul. Dun aksam baska bir Kanada’li ‘Freedomain’ radyo programi dinledim. Sunucusu Stefan Molyneux bir yazar, filozofu ve tarihci. Bana gore ona cok zeki ve durust bir adam. Bu program gecen yuzyillin dunya savaslari’ hakkinda. Molyneux gore onlar ayni savas oldu, ‘ayni macta iki yarisi’ oldu. Ikinci Dunya Savasi Birinci Dunya Savas’tan yirmi yil sonra basladi. Neden? Cunku Birinci Savas’tan sonra Avrupa yikilmis, genc erkekler oldurulmus, yaralandi, travma gecirmis ve morali bozulmus oldu. Avrupa yeni kusak icin bekledi. Dunya Savaslar ozgurluk ve demokrasi hakkinda degildi. Gercekten Birinci Dunya Savas’tan once Avrupalilar daha ozgur oldu – pasaportlar yoktu, vizeler yoktu, calisma izni yoktu, gelir vergisi yoktu, enflasyon yoktu, askeri endustriyel kompleks yoktu. Her kes her yere gidebilirdi, her yerde yasabilirdi, her yerde calisabilirdi, cocuklarin okulu secebilirdi. Birinci Dunya Savas’tan sonra her sey degistirdi, ozgurluk kaybetti. Ayrica, Rusya’da Bolsevik Devrimi oldu, ozgurluk kesinlikle kaybetti. Birinci Dunya Savasi imparatorluklar ve somurgeler hakkinda. Almanya hemen hemen kazandi, fakat ABD o savasi katildi. Neden? Ilginc bir soru. Genellikle Amerikan insanlar Birinci Dunya Savasi katilmak istemedi, onlar gore o savasi Avrupa’nin problemi. Ondan sonra, Alman ekonomisi kriz oldu, cok yuksek inflasyon vardi, para neredeyse degersiz oldu. Almanya radikallestirdi. Ikinci Dunya Savasi neden basladi? Almanya Polonya’ya saldirdi, Ingiltere savasi katildi. Tabii ki bu ‘ozgurluk ve demokrasi’ hakkinda degildi. Ikinci Dunya Savas’tan sonra Polonya ve butun Dogu Avrupa ozgurluk kaybetti. Onlar icin Dunya Savaslari sadece totaliterlik getirdi . .

7/6/15

Gunaydin, Istanbul. On yil once Turkiye’ye geldim, Turkiye hakkinda neredeyse hic bir sey bilmedim. Sadece bir Turk hakkinda biliyordum – Kanuni Sultan Suleyman. Okulken Viyana Kusatmasi hakkinda ogrendim, Tabii ki, Canakalle Savasi hakkinda biliyordum, ancak sadece bir savas oldu biliyordum, kim kazandi, kim kaybetti bilmiyordum, hic kimsenin isimlerini bilmiyordum. Turkiye’ye geldigim hemen bu ulke hakkinda okumaya basladim. Cok kitap okudum, her gun Hurriyet’in Ingilizce baski okudum, her televizyon haberi izledim. Turkce ogrendim, birkac yil sonra Turk gazeteleri okumaya basladim. Simdi Turkiye hakkinda cok biliyorum, hem tarih hem de siyaset anliyorum, hem kultur hem de dil anliyorum, bol bol unlu Turk inanlari hakkinda biliyorum. Evet, burada uzun zaman kaldim, uc tane secim gordum (simdi ki dahil). Turkiye’ye geldigim zamanda basbakan Tayyip Erdogan oldu, televizyonda her zaman Tayyip gordum. On yil sonra baskan Tayyip Erdogan, hala televizyonda neredeyse her gun Tayyip goruyorum. Ne kadar ilginc! Ispanya’da sadece bes yilda oturdum, bir secim gordum, hukumeti degistirdi. Bunun icin bes yil boyunca iki tane basbakan gordum (Ispanya’da kral var, baskan yok). Secimden sonra eski basbakan unuttum, televizyonda sadece yeni basbakan gordum. Bu normal, degil mi? Memleketimde ayni, ABD’deki ayni, Avustralya’da ayni. Ancak burada farkli, her zaman Tayyip var . . .

6/6/15

Gunaydin, Istanbul. Bugun disari gittim, yildirim ve siddetli yagmur vardi, semsiye kullandim, buna ragmen cok islandim. Birincisi lokantaya gittim, corba ve lahmacun yedim, Gelibolu savasi hakkinda bir tarih kitap okudum. Fakat o kitaptan sikilyordum. Yemekten sonra kitabeviye gittim, dort tane yeni kitap sectim – Amy Tan’in ‘Ask Sans Kulubu’ adli Amerika’daki Cin gocmenleri hakkinda romani, Jose Saramago’nun ‘Topraktan Yukseltilmis’ adli Portekiz ciftcileri hakkinda romani, Bill Bryson’un ‘Hemen Her Seyin Kisa Tarihi’ adli genel bilim hakkinda tarih kitabi, ve Herodot’un ‘Tarihler.’ Herodot yaklasik iki bin bes yuz yil once Bodrum’da yasadi (o zamanlarda ‘Halikarnas’ adli Yunanli bir sehir oldu), Yunan-Pers Savaslari yazdi. Gencken onun tarihler okudum ancak iyi anlamadim, devam etmedim. Simdi bu tarihi iyi anliyorum. Bu kitap yarin okumaya baslayacagim. Bu arada, yildirim ve yagmur bitti, o yuzden seyahat acentasiye gittim, Girit Adasi (Yunanistan’da) ucak biletleri satin aldim. Neredeyse her yaz Yunan adalari giderim, bu benim sekizinci Yunan ada olacak! Fakat Eylul ayda gidecegim, sadece alti gun icin, ve bu yaz baska bir tatil yapmayacagim. Aslinda, para biriktirmek istiyorum. Bu yaz butun donem boyunca calisacagim, tatil yaz ve sonbahar donemleri arasinda yapacagim. Tabii ki, cok sansliyim. Buyuk bir tatil gitmiyorum, sadece Girit Adasinda kisa bir tatil yapacagim, ama Yunan adalari ne kadar guzel! Dort gozle bekliyorum 5/6/15 Gunaydin, Istanbul. Simdi yeni ev arkadasim icin ariyorum fakat buyuk problem var. Yandaki yeni bir bina insaat basladi. Her gun cok gurultu var, her sabah matkaplar sesi uyanarim. Bilmeliydim. Iki yil once eski apartman yikildi. O yuzden, yeni ev arkadas bulmaya zor olabilir. Kendine dairemi almak hakkinda dusunuyorum, ancak Istanbul’da ev sahiplari guvenmiyorum. Cok arkadaslarim onlarin ev sahipleri ile sorunlari vardi – bazi buyuk sorunlari, onlar cok para kaybetti. Yabancilar icin ozellikle zor bir sey, polis ve mahkemeler genellikle yabancilar desteklemiyor. Aslinda, simdiki dairem seviyorum, alti yilda burada kaldim, neredeyse hersey mukemmel. Halbuki gencler anlamiyorum. Son iki, uc yilda her zaman burada disari gitmez bir ev arkadasi var. Benim ilk yil Istanbul’da evimde sadece uyudum! Her askam barlara gittim, her hafta sonu adalara gittim – ve ben genc degildim. Genc erkekler Turkiye’ye geliyor, bu dairede oturuyor, ve neredeyse asla disari gitmiyor. Onlar calismiyor, disaridan yemek siparis ediyorlar, butun gun ve her gun sadece bilgisayari kullaniyor – guzel hava boyunca dahil. Inanilmaz bir sey. Son iki, uc yilda evimde ben neredeyse asla yalniz. Eskiden benim icin bu bir problem yoktu, fakat son yilda evimde daha zaman geciyordum ve bu durum farkettim. Tabii ki, cuma haric her gun is yeriye giderim, ve cuma gunleri hem ogle yemegi hem de aksam yemegi icin disari giderim. Ben butun gun evde gecirmek olmaz, cok sikici olurdu!

4/6/15

Gunaydin, Istanbul. Son iki gun benim ilk ikinci yil Avrupa’da hakkinda yazdim. Birinci yilda iki kez hemen hemen parasiz kaldim, ve ikinci yil sonunda ayni sey oldu, fakat cok sansliydim, her kez son dakikada is buldum! Ayrica, param sorunlari devam etti. Ucuncu yil Avrupa’da Kuzey Ispanya’da bir okulda calistim, ama cok dersleri almadim. Hayat icin yeter maas aldim fakat cok az biriktirdim. Ispanya’da okullar yaz boyunca kapatiyor, o yuzden yaz isi icin basvurdum. Bir yil once yaz okulda calismaya Rusya’ya gittim ama iyi deneyim degildi. Bunun icin Ispanya’da kaldim, Madrid’de Ingilizce yaz kampinda is buldum. Halbuki, o yaz kampi sadece bir ay boyunca oldu. Ondan sonra Kuzey Ispanya’ya geri dondum, iki ay boyunca hic bir sey yapmadim. Aslinda, o zamanda benim Ispanyolca cok gelistirdi, cunku her gun sadece Ispanyolca konusuyordum, Ispanyolca dusunmeye basladim. Bu arada internette is aradim (Eski patronum beni tekrar kabul etmedi). Eylul ay sonunda gene hemen hemen parasiz kaldim. Fakat Barselona’da iki firsat vardi. Otobus binerek Barselona’ya gittim, birinci okulda is aldim. Ayrica, bir ogretmenin evinde bos bir oda vardi. Cok sansliydim, cunku kiralik icin yetersiz param vardi, ama o ogretmen icin bu bir problem yoktu, ay sonunda odeyebilirdim! Bundan baska, onun evi plaj yakinda bir buyuk terasli cati oldu. Ne kadar guzel! Buna ragmen sadece birkac ay sonra Ispanyol aile ile baska eve tasindim. Benim icin Ispanyolca ogrenmeye en onemli sey oldu. O zamandan beri param sorunlari yoktu, son on uc yilda cok daha dikkatliydim, ve Turkiye’de Ingilizce okullar kapatmiyor

3/6/15

Gunaydin, Istanbul. Dun benim ilk yil Avrupa’da hakkinda yazdim. Tam on alti yil once Avrupa’yi geldim ve o yilda iki kez hemen hemen parasiz kaldim fakat son dakika is buldum, yiyecek ve yatacak dahil. Ondan sonra Ingilizce Ogretmenlik kursu yaptim, son on bes yilda Ingilizce ogretmen olarak calisiyordum. Buna ragmen, Avrupa’da ilk yildan sonra param problemler devam etti. On bes yil once Guney Ispanya’da ogretmenlik meslek basladim. Ancak Ispanya’da yaz mevsimi icin okullar genellile kapatiyor. Bunun icin yaz isi buldum. Yazin Guney Ispanya’da cok sicak, cok rahatsiz ettim, o yuzden Guney Avrupa’da isi aradim – ve St Petersburg, Rusya’da isi buldum. Fakat vize almaya cok zor, iki kez baskent’te gittim, uzun zaman bekledim. Temmuz ay geldi, vize gelmedi, cok kotu durum oldu. Sonunda umudunu kaybettim, garsonluk isi aramayi Akdeniz sahile gittim. Sonra gun benim Rusya vize geldi! Baskent’e geri dondum, vize aldim, ayni gun Polonya icin ucuz bir otobus bileti satin aldim. Uc gun sonra Varsova’ya ulastim, Polonya’dan Litvanya’ya otobus binerek devam ettim, ama Letonya icin farkli bir vize gerekiyordu, devam edemedi! Litvanya’ya geri dondum, cuma aksam oldu, elcilik kapat oldu. O yuzden Rusya icin tren bileti satin aldim, cok endise ettim, cunku o tren Letonya’da durudu, fakat sansliydim, problem yoktu. Nihayet Rusya’ya ulastim, ama okul cok kotuydu. Yetersiz dersleri aldim, bunun icin az maas aldim. Bu arada, Guney Ispanya’ya donmek istemedim, yerine internette Kuzey Ispanya’da farkli okulda isi buldum. Iki ay sonra otobus binerek Finlandiya’ya gittim, Guney Fransa icin ucuz bir ucak bileti satin aldim (Londra’da bir gece kaldim), Guney Fransa’dan Kuzey Ispanya’ya otobus binerek gittim. Fakat buyuk bir problem vardi – Kuzey Ispanya’da okul mudur yalan soyledi, beni kabul etmedi! Cok endise ettim, param tukeniyordu. Halbuki, gene sansliydim. O mudur benim Finlandiya’dan ucak bileti icin geri odedi, ve ayni gun internette yakinda bir sehirde isi buldum

2/6/15

Gunaydin, Istanbul. Evet, tam on alti yil once memleketimde evimi ve isimi biraktim ve Avrupa’ya geldim. Ispanya’da bir dayim vardi, onun evinde birkac ay kaldim. Fakat Ispanya’da is bulamadim. Nihayet, cok az param vardi. Bunun icin otobus binerek Ingiltere’ye gittim. Bir erkek kardesim Londra’da fotografci olarak calisiyordu. Ancak, otogarda ona bulamadim. Otogarda uzun zaman bekledim, cok endise ettim. Londra’da bilmedim, cebimde sadece yaklasik yuz pound (Ingiliz lirasi) vardi. Sonunda iki Avustralyali erkek otogara geldi, ucuz bir otel hakkinda bana bilgi verdi. O otelde iki gece kaldim. Bu arada, bir gazete aldim, o gazete icinde is icin sayisiz ilan vardi – ozellikle garsonluk icin. Neredeyse butun gun bir telefon kulubesinde kaldim, cok ilana basvurdum. Iki tane teklif aldim, bir tane Londra’da, diger Guney Ingiltere’de. Aslinda, Guney Ingiltere’de isi kabul ettim. Neden? Cunku o is bir yaz kampinda, bir adada, her sey dahil (yemek ve ev dahil). Londra cok pahali bir sehir, ve orada kalmaya yeter param degildi. Son param ile tren bileti satin aldim. Cok sansliyim, cunku calisma iznim yoktu, lakin onlar icin problem yoktu. Maalesef, o is cok kotu, garsonluk yoktu, mutfakta calistim, cok cok sikilyordum. Uc ay sonra o isi biraktim, Irlanda Denizi bir adada gercek garsonluk isi buldum. Orada garsonluk ogrendim, cok para biriktirdim, ancak mudurler kotu insanlar, uc ay sonra o isi biraktim, akraba tanismaya Danimarka’ya gittim. Danimarka’da is bulamadim icin, Ingiltere’ye geri dondum, baska bir adada (Fransa cok yakin) garsonluk isi buldum. Orada iki haftada calistim, ama bir gun mudur benim calisma izni istedi. Maalesef, o guzel bir adayi birakmaliydim, hic maas almadim. Londra’ya geri dondum, cebimde sadece yaklasik yuz pound vardi!! Ayni otelde bir gece kaldim, baska bir gun telefon kulubesinde kaldim, garsonluk isi icin iki tane teklif aldim. Her ikisi kasabada, birince mudur beni kabul etmedi – neden bilmiyorum. Son param ile tren bileti satin aldim, ikinci yere gittim. Masallah! O mudur beni kabul etti. O barda birkac ayda calistim, bu arada Ispanya’da bir Ingilizce ogretmenlik kursu icin basvurdum ve kabul edildim. Bu sekilde Avrupa’da benim ilk yilda atlattim

1/6/15

Gunaydin, Istanbul. Haziran ay geldi. Haziran ayda yil bin dokuz yuz doksan dokuz Avrupa’ya geldim. Evet, tam on alti yil boyunca Avrupa’da kaldim! Ayrica, Haziran ayda yil iki bin bes Turkiye’ye geldim. Evet, tam on yil boyunca Turkiye’de kaldim. Uc hafta sonra yaz mevsimi baslayacak. Bu benim on birinci yaz Turkiye’de olacak. Son birkac hafta’da hava cok guzeldi, ancak yaz programim henuz baslamadim. Yaz icin henuz hazir degilim. Simdi yeni ev arkadasim icin bulmaliyim. Ay sonunda Fransiz ogrenci ev arkadasim dairemizden ayrilacak, Fransa’ya geri donecek. Ona yaklasik sekiz, dokuz ay boyunca burada kaldi. Diger ev arkadasim Antalya’da, gelecek hafta Istanbul’da geri donecek. Iki, uc hafta sonra hizli feribot servis yine baslayacak. Tabii ki, yaz programi kesinlikle baslayacagim, bos gunlerim yurumeyi ve yuzmeyi Burgaz’a veya Heybeliada’ya gidecegim. Eskiden her zaman Heybeliada’ya gittim ama en sevdigim plaj cok pis oldu, zaman zaman kaba insanlar geldi. Bunun icin son iki yilda Burgaz’a gidiyordum, guzel ve temiz plaj var. Halbuki, gecen yil kotu musteri servisi oldu. O yuzden, bu yil hangi adaya gidecegim emin degilim. Buyukada yurumeyi cok fazla buyuk, Kinaliada cok fazla kucuk, Galiba Burgazada’ya gidecegim ve farkli dukkanlara gidecegim. Aslinda, cok sansliyiz. Istanbul cok buyuk sehir, fakat cok yakinda sakin ve dogal adalar var, orada kasaba gibi, rahat edebiliriz, hem yurumek hem de yuzmek icin cok uygun…

31/5/15

Gunaydin, Istanbul. Bugun John Newsinger’in ‘Kan Asla Kurutulmus’ adli Ingiliz Imparatorlugu tarih kitabi hakkinda gene yazacagim. Birinci Irak Savasi boyunca Ingiltere Amerika’ya destekledi, beraber onlar iki yuz elli hedefi bombaladi. O savas Kuveyt savunmaya oldu, Ingiltere Birinci Dunya Savas’tan sonra Kuveyt yaratti. Birinci Irak Savas’tan sonra Ingiltere yaptirimlari destekledi, ve o yaptirimlar yuz binlerce cocuklar oldurdu. On iki yil once ABD ve Ingiltere Iraki gene saldirdi. Onlar gore Irak’taki kitle imha silah vardi, fakat uluslararasi denetciler hic kitle imha silah bulamadi. Bunun icin, ABD ve Ingiltere diktatorluk ve terorism hakkinda konustu. Ancak Irak’taki terorism yoktu, ve yirmi yil daha once ABD ve Ingiltere ayni diktator (Saddam Huseyin) destekledi!! ABD ve Ingiltere cok yalan soyledi, butun dunya’da milyonlarca kisi savasa karsi gosteri yapti. Halbuki ABD ve Ingiltere ‘ozgurluk ve demokrasi’ icin Iraki gene bombaladi. Bu savas on iki yilda devam etti – ve kesinlikle uzun zaman boyunca devam edecek. Zaten yaklasik bir bucuk milyon hayat kaybetti. Bir BBC gazeteci gore ‘hukumet yalanlar soyledi.’ O gazeteci isini kaybetti. Hukumet icin problem yoktu, hic sorumluluk yok.Bu kitabin son bolum, ama Ingiltere ayni sekilde devam ediyor . . .

30/5/15

Gunaydin, Istanbul. Gencken cok antropoloji kitabi okudum. O benim hobim oldu, ve cok ilginc seyler ogrendim. Bir sey hakkinda cok merak ediyordum – Yeni Zelanda’nin ‘Maori’ yerlileri nereden geldi? Onlar yaklasik bin yil once Yeni Zelanda’ya gelmisti, ama nereden bilmedin. Maori mitoloji gore onlar ‘Hawaiki’den geldi, fakat Hawaiki nerede bilinmedi. Okulken Maori hakkinda hic bir sey ogrenmedik. Okuldan sonra kitaplari okumaya basladim. Sonunda her sey ogrendim. Hawaiki Tahiti Adalar’da. Maori Tahiti Adalar’dan gelmisti. Ayrica, Hawai’nin yerlileri Tahiti Adalar’dan gelmisti. O zaman, Tahiti’nin yerli insanlar nereden geldi? Onlar yaklasik iki bin yil once Samoa’dan geldi, ve Samoa’nin yerli insanlar birkac bin yil once Guney Dogu Asya’dan gelmisti. Cok ilginc. Etnik olarak onlar Aborijin ve Dogu Asya’nin insanlara arasinda. Inanilmaz bir sekilde, onlar yaklasik iki bin yil once Guney Dogu Asya’dan Madagaskar’a gitti! Baska bir sey ogrendim. Guney Asya’nin insanlara etnik olarak Aborijin ve Avrupa’nin insanlara arasinda. Binlerce yil once, galiba Guney Rusya’dan, beyaz insanlara hem Iran hem de Hindistan’a goc etti. Bu icin ‘Hint-Avrupa’ dil ailesine var. Son buzul cagi boyunca Aborijinler Dogu Guney Asya’dan Avustralya’ya ulasti. Bu arada, Kuzey Dogu Asya’nin insanlara Siberya’dan Kuzey Amerika’ya ulasti. Amerika’ya ulasan ilk beyaz insanlar kim? Vikingler yaklasik bin yil once Gronland’dan Dogu Kanada’ya ulasti, yaklasik elli yilda kaldi.

29/5/15

Gunaydin, Istanbul. Bugun John Newsinger’in “Kan Asla Kurutulmus” adli Ingiliz Imparatorlugu tarih kitabi hakkinda yazacagim. Ikinci Dunya Savas’tan sonra Japonya Vietnam’dan ayrildi. Fransa Japonya yerini geldi, Ingiltere onlara yardim etti, sayisiz Vietnamli isyanciye oldurdu. Hem Endonezya’da hem de Malezya’da hemen hemen ayni sey oldu. Japonya Endonezya’dan ayrildi, ondan sonra Ingiliz askeri binlerce kisiye oldurdu – hem isyancilar hem de sivil kimse dahil. Sonunda Ingiliz savas gemiler Endonezya’ya bombaladi, cok daha sivil kimse hayat kaybetti. Endonezya’da o katliam cok onemli, her yil ‘Kahraman Gunu’ hatirlayor. Fakat Ingiltere’de o katliam kesinlikle unutulmus. Ondan sonra Ingiltere diktator Suharto komunistleri karsi destekledi. Suharto kocaman ve korkunc bir katliam yapti, yaklasik bes yuz bin kisi oldurdu. Ingiltere icin problem degildi. Hem Kore Savasi boyunca hem de Vietnam Savasi boyunca Ingiltere Amerika’ya destekledi. Kore Savasi boyunca milyonlarca insanlar olduruldu, bombalar butun sehirleri ve kasabalari yikti, cok savas suclari oldu. Vietnam’da hemen hemen ayni sey oldu, ve orada ABD cok kimyasal silah kullandi, bugun saglik problemleri hala devam ediyor. Ayrica, ABD Kambocya ve Laos bombaladi ve kimyasal silah kullandi. Ingiliz Imparatorlugu bitti, ancak su anda Ingiltere Amerikan Imparatorlugu bir parcasi olarak destekliyor…

28/5/15

Gunaydin, Istanbul. Kanada’li Freedomain Radyo programlari dinlemek devam ediyorum. Bana gore sunucusu Stefan Molyneux cok zeki ve durust bir erkek. Dun aksam iki tane kisa programi dinledim, bir tane aile ici siddeti hakkinda, diger Ukranya-Rusya catisma hakkinda. Molyneux gore Ukranya askeri muhtemelen gecen yil Malezyali ucak vurdu. On dort yil once Ukranya bir Rus yolcu ucagi vurdu. Aile ici siddeti hakkinda, Molyneux Kuzey Amerika, Ingiltere ve Yeni Zelanda’da evli ciftler icin cok istatistik verdi. Genellikle kadinlar daha siddeti basliyor, silah cok daha kullaniyor. Aslinda, benim icin yeni haber degil. Birkac kez ayni sey okudum. Fakat bu istatistikler hakkinda cok az haber var. Televizyonda sadece kadin kurbanlar var. Neden? Molyneux gore men sikayet etmek istemiyor, onlar icin utangac bir sey, ayrica hem polis hem de mahkeme genellikle kadinlar destekliyor. Tabii ki, eger dava varsa, kadinlar neredeyse her zaman cocuklari koruma kazaniyor. Halbuki, anneler cocuklara karsi siddeti en sorumlu. Molyneux gore bazi erkekler cocuklar hakkinda endise ediyor icin sikayet yapmiyor. Erkek siddeti sik sik kadin siddeti icin intikam var (onceden kadin adama saldirdi). Kadin siddeti sik sik adamin sozlu tacizi icin intikam var (onceden erkek kotu sey soyledi). Ilginc. O ulkelerde erkek siddeti dusuyor, fakat kadin siddeti dusmuyor. Neden? Cunku kadin siddeti hakkinda cok az haber var. . .

27/5/15

Gunaydin, Istanbul. Yaz geldi gorunuyor. Her gun sicak, simde biraz nemli, cok terliyorum, ve bu sadece Mayis ayda! Galiba bes ay boyunca sicaklik devam edecek – neredeyse yarim yil! Benim icin bu rahat degil. Kis mevsimi tercih ediyorum. Gecen yaz boyunca birkac saglik problem oldum – fakat kis boyunca hic problem yoktu! Hala problemler yine basladi, bu hafta karin agrisi oldum, fena degil, ama biraz yorgun hissettim. Sicak hava boyunca baska bir problem var: Istanbul buyuk sehir, her zaman, her yerde, cok gurultu var. Evde pencereleri acmaliyim, tabii ki, ancak cok insaat var, cok motosiklet var, erkekler bagiriyor, kopekler havliyor, bazen kedi kavga var. Karsida bir cami var. Son iki yilda ezan sesli cok artti, simdi cok yuksek. Neden bilmiyorum, fakat zaman zaman gecede ezan bana uyaniyor. Genellikle saat bir ve iki arasinda yataga giderim, saat sekiz ve dokuz arasinda kalkarim. Birinci ezan saat dort bucukta – benim icin gecenin yarisinda. Ama benim yataktan, pencereleri kapatli dahil, gecede ezan duyabiliyorum. Is yerede ayni problem var. Simdi klima iyi degildi, bunun icin pencereleri acmaliyim, ama disarda buyuk sokak var, cok trafik, cok motosiklet dahil, ve sik sik ambulanslar siren kullaniyor. Bu arada, karsida bir cami var, son iki yilda ezan sesli kesinlikle artti, su anda cok yuksek. Bana oyle geliyor ki Turkler gurultu cok seviyor.

26/5/15

Gunaydin, Istanbul. Son birkac gun Kanada’li Freedomain Radyo’nun programlari dinledim. Sunucusu Stefan Molyneux Irlanda’da dogdu, Ingiltere’de ve Kanada’da buyudu. Bana gore ona hem cok zeki hem de cok durust bir adam. Iki gun once onun Irak savasi hakkinda programi hakkinda yazdim, ona cok bilgi verdi – mesela yaklasik bir bucuk milyon kisi oldu, neredeyse uc milyon yerinden edilmis. Birinci Dunya Savas, Libya’da savas ve Suriye’de savas hakkinda programlari da dinledim. Ayrica, bazi unlu kahramanlari hakkinda programlari dinledim – mesela Gandi, Martin Luther King, Che Guevara ve su anki Dalay Lama. Hepsi utanilacak bir sir var. Gandi Guney Afrika’da buyudu, Ingiliz ordu katildi, o zulular katliam yardim etti. Molyneux gore Gandi cok irkci oldu, Hintliler ve Avrupalilar beraber Guney Afrika’ya yonetmek istedi, zenciler saygi gostermedi. Hindistan’da Gandi cok garip sey yapti, mesela ciplak genc kizlarli yatti, bazen akraba, fakat hic seks yoktu, Gandi gore bir sinav gibi oldu!! Bu arada, Molyneux gore Martin Luther King aldatan erkek oldu, seks partisi yapti, cok kadinla seks yapti. Che Guevara’nin gelince, gencken ona fakir kiz tecavuz yapti, ve yetiskinlik daha kadin tecavuz yapti. Ayrica, isyanci olarak ona sayisiz kisi idam etti, cocuklar dahil, Molyneux gore yaklasik on dort bin olur. Kuba’da onun savaslari genelde efsane oldu. Bu arada, su anki Dalay Lama kesinlikle bir milyoner, fakat Tibet’te cok fakirlik var. Altmisli yillarda Ona CIA’nin maas bordrosu oldu, Hindistan’dan Cin’e karsi savasi duzenledi, yoksullar ve kesisler asker olarak kullanildi. Dalay Lama’nin arkadaslar Naziler, diktatorleri ve teroristleri dahil.

25/5/15

Gunaydin, Istanbul. Ispanya’da on bes yil once Ingilizce ogretmenlik kursu yaptim. Ben tam on alti yil once Avrupa’ya geldim ancak ilk yil burada cok zor. Ispanya’da garson olarak calismak istedim ama is bulamadim. Tabii ki, birinci yil Ispanya’da Ispanyolca konusmadim. Ayrica, garsonluk onceden yapmadim, deneyim yoktu. Sonunda Ingiltere’ye gittim, orada garsonluk ogrendim, dokuz ay boyunca garson olarak calisiyordum. Fakat benim icin garsonluk sadece gecici is oldu, uzun saat calistim, cok sikilyordum. Ingilizce ogretmenlik endustri hakkinda hic bir sey bilmedim. Memleketimde bu meslek hakkinda haber yoktu, orada herkes Ingilizce biliyor. Ama bir gun Guardian gazeteyi okurken Ingilizce Ogretmenlik kursu icin bir ilan gordum. O kurs Ispanya’da oldu! Hayat degistiren deneyim oldu. Uc ay sonra yeter param vardi, Ispanya’ya gittim, kursu yaptim, Ingilizce ogretmen olarak calismak basladim. Birinci is basarisiz oldu, Madrid’de is Ingilizcesi dersleri verdim, patronum genc bir Amerikan adam (sirket yoktu, okul yoktu), ve birkac yalan soyledi. Birinci ay sonunda o is kaybettim, sadece yarim maas aldim, Halbuki, baska firsat aldim. Guney Ispanya’da bir Ingilizce okul ogretmen acilen gerekli oldu. Cok sansliyim, oraya gittim, dokuz ay boyunca calistim, Ingilizce ogretmenlik iyi ogrendim, ve Ispanyolca ogrendim (okul haric, o kucuk sehirde neredeyse hic kimse Ingilizce bilmedi). Orada cocuklari dersleri verdim, basarili oldum, fakat sonunda o sehirden sikilyordum. Ikinci yilda Kuzey Ispanya’da calistim, ayni sey oldu. Ucuncu yilda Barselona’da calistim, cok eglendim, uc yil boyunca orada kaldim. Ancak on yil once bir yaz okulda calismaya Turkiye’ye geldim, ve burada tercih ediyorum.

24/5/15

Gunaydin, Istanbul. Dun evde kaldim, birkac Freedomain radyo programi internette seyrettim – Irak, Suriye ve Libya hakkinda. Irak programi ozellikle ilginc ve bugun o hakkinda yazacagim. Irak nufusu otuz milyon. Savas boyunca bir bucuk milyon hayat kaybetti, iki milyon sekiz yuz bin kisi yerinden edilmis – yuzde seksen kadinlar ve cocuklar. Ayrica, cok doktor, ogretmen ve muhendis Irak’tan ayrildi ya da hayatin kaybetti. Yaklasik bir milyon cocuk annesi ve/veya babasi kaybetti, yuzde yetmis cocuklar travma gecirdi, yuzde otuz uc kiz eksik beslenmis. Sayisiz kisi hapishaneye gitti, fakat yuzde doksandan daha sucsuz. Hapishanede cinayet, tecavuz ve iskence var. Savastan once ABD dokuz yuz otuz bes yalan soyledi – nukleer programi hakkinda, el kaide hakkinda, ve tabii ki kimyasal silah hakkinda dahil. Ayrica, Birlesmis Milletler gore bu savas yasak. Fakat sorumluluk yok, hic kimse sorumlu tutulmadi. Yil iki bin on uc yuzde altmis Amerikan insanlar gore bu savas yanlis, sadece yuzde yirmi doksan insanlar gore dogru. Her gun binlerce petrol varil kaybetti (bes milyon ve on bes milyon dolar gibi), Dick Cheney’nin eski sirketi Halliburton neredeyse bir bucuk milyon dolar fiyati fazla yukselti. Ayrica, General Electric ve Microsoft bu savastan cok para kazandi. General Electric’in en buyuk musteri Donald Rumsfield!! Tabii ki, ABD medya bu savas neredeyse yuzde yuz destekledi, cok, cok yalan soylediler. Yolsuzluk icin ABD otuz bir milyar ve altmis milyar dolar arasinda kaybetti. Teroristler ve suclular binlerce milyon dolar ve binlerce ton patlayici caldi,Terorism cok artiyordu. ABD askeri her gun on bes milyon galon petrol kullaniyor. Irak savasi yaklasik uc trilyon dolar mal oldu (Afganistan savasi gibi). Her Amerikan aile ayda yaklasik yuz dolar oduyor. Eger bu savas iki yil daha devam ederse, her Amerikan kisi toplam on bir bin, altmis yuz yirmi yedi dolar odeyecek. ABD bir kopru bombaladi, on bes tane petrol ve gaz borusu vardi, on bes milyon dolar kaybetti, fakat ABD daha hata yapti, toplam yuz milyon dolar kaybetti. Cevre icin bu savas kocaman bir felaket, ABD ve Ingiltere endustriyel siteleri bombaladi, petrol kuyusu yakti, kanalizasyon yikildi, hem nehirler hem de ormanlar yikildi. Irak’taki cok hastalik var, tifo, kanser ve akciger rahatsizligi cok artiyordu, ABD ve Ingiliz bombalamaktan radyasyon dort bilyon yildan daha devam edecek!!

23/5/15

Gunaydin, Istanbul. Burada son iki ayda John Newsinger’in ‘Kan Asla Kurutulmus’ adli Ingiliz Imparatorlugu tarih kitabi hakkinda birkac blog yazdim, son kez Kenya ve temerkuz kampasi hakkinda yazdim, cok, cok kotu bir durum oldu. Bugun ayni kitabi hakkinda baska bir blog yazacagim. On dokuzuncu yuzyil sonunda Ingiltere’nin ‘Guney Afrika Sirketi’ Zimbabwe’ye fethetti, sayisiz kisi oldurdu. Ingiliz askeri makineli tufekleri kullandi, yerliler sadece mizraklari kullandi. Ingiliz is adami Cecil Rhodes cok kotu bir erkek, hem katili hem de hirsiz oldu, hem ceteci hem de cocuk tacizcisi oldu, Zimbabwe’de ona birkac katliam oldu. Ayrica, Izci kurucusu Baden Powell yardim etti, ona baska bir irkci katili oldu. Sangane’de yil bin dokuz yuz doksan uc Ndebele kabile ayaklandi, Ingiliz askeri iyi tane korkunc katliam yapti. Onlarin felsefe, ‘her sey zenci oldur’ oldu. Powell ‘bizim Guney Afrika’daki somurgelesme en guzel parca arasinda hatirlanacak’ yazdi. Ayrica, Shona kabile da ayaklandi, Ingiliz askeri makineli tufekleri ile baska bir katliam yapti. Sonunda, beyaz insanlar ‘Rodezya’ olarak bilinen Zimbabwe yil bin dokuz yuz yetmis dokuz kadar kontrol etti, Nihayet, o yilda yerel insanlar beyazlari devirdi. Maalesef, sadece birkac yil sonra Robert Mugabe baskan secildi, ve onlar o zamandan beri devam ediyordu. Nasil olabilir? Tabii ki ABD ona destekliyor . . .

22/5/15

Gunaydin, Istanbul. Hava cok guzel, bos gunum var, adalara gitmek hakkinda dusundum, fakat sonunda adalara gitmedim, motivasyonu kaybettim, belki biraz tembelim. Gercekten yaz icin henuz hazir degilim. Sadece bir hafta once romanim projesiye bitirdim, hala kis rutin tercih ediyorum, daha rahat. Birkac yil once ben cok motive oldum, cok hobiyim vardi – futbol, gitar, Turkce dil, Fransizca dil fakat son yilda sadece bir hobiyim devam etti – yazma. Genc degilim. Su anda gelecek zaman hakkinda daha az dusunurum, gecmisi zaman hakkinda daha dusunurum. Simdi cok daha anliyorum. Ben cok okudum, cok seyahat yaptim, cok ogrendim. Diger yandan, yasli degilim, eger istersem, eski hobiyim yine yapabilirim, ancak simdi istemiyorum. Galiba gelecek ayda yaz programim baslayacagim, bos gunlerim adalara gidecegim, belki bir, iki tane dil arkadasim bulmaliyim. Son yilda Turkce konusmak pratik yapmadim, muhtemelen iki, uc yil once daha iyi Turkce konustum. Buna ragmen su anda daha iyi Turkce yazabilirim, cunku bu yil Facebook’ta daha uzun bloglarim yazmaya basladim. Turkce blog yazmaya yaklasik bes, alti yil once basladim, ama eskiden sadece birkac cumle yazdim (yaklasik elli kelime). Simdi genellike uzun bir paragraf yazarim, yaklasik iki yuz ve uc yuz kelime arasinda – gazete bloglari gibi.

21/5/15

Gunaydin, Istanbul. Evimde su yok. Zaman zaman hafta sonu boyunca suyu kesilde, burada etrafinda cok insaat var. Fakat genellikle saat on’da kesilir. Bugun hafta icin, ve ben saat dokuz’da kalktim – su yoktu. Ne kadar kotu! Saat dokuz’da cok kisi is yeriye gitmek hazirlayor, gec degil. Ben sansliyim, cunku sabahlar calismiyorum, ancak biraz sonra is yeriye gitmeliyim, onceden dus yapmak istiyorum, ama henuz su yok. Son birkac hafta boyunca suyu birkac defa kesildi. Buna ragmen, bu apartmanda alti yilda oturdum, genellikle cok problem yok. Sekiz yil once Taksim’de baska bir dairede oturdum, orada her zaman problem vardi – bir gun su yok, sonra gun elektrik yok, ondan sonra gaz yok. Ayrica, o apartmanda son bir, iki ayda internet ile cok problem oldu. Uc tane ev arkadasim vardi, ve bir erkek cok ofkelendi. O erkek Ispanyolca, pilot olarak calisiyordu. Ne kadar ilginc! Bir pilot bizim dairede oturdu, ve her zaman cok kizgin oldu. Sonunda biz buyuk bir tartisma yaptik, ayrilmadan once o kendine yastiklar ve kalorifer yikti, cocuk gibi. Aslinda, o daire benim degildi, ben sadece bir oda kiraladi, ve bende son bir, iki ay biraz zordu. Ondan sonra Harbiye’de baska bir ogretmen ile bir dairede oturdum. ayni sey oldu, son bir, iki ayda cok problem vardi. Bir gece su kesildi, ust komsulariminiz musluklari acik birakti, sonra sabah bizim salon su altinda oldu! Tabii ki, elektrik kesildi, internet yoktu, salon cok kotu kokuyordu. Ben gene tasindim . . .

20/5/15

Gunaydin, Istanbul. Evet, ben Vikipedideyim. Neden? Cunku gencken memleketimin ilk Amerikan futbolu kulupu kurdum. Aslinda, uc tane Amerikan futbolu kulupu kurdum, ondan sonra bir lig duzenledim. Ilk birkac yilda biraz zor. Yerel gazeteye bir ilan verdim: ‘Kim Amerikan futbolu oynamak istiyor?’ Yaklasik yirmi tane cevap aldim, haftada antrenman duzenledim. Fakat bir problem vardi: ben Amerikan futbolu hakkinda cok az biliyordum! Bir antrenor buldum, ama ona sadece birkac kez geldi. Aslinda, ilk iki yil cok zordu, sadece bir takim vardi, malzemesi yoktu, biz sadece antrenman yaptik. Bir gun benim burnum kirildi! Sonunda yeter malzemesi aldik. Bu arada, Yeni Zelanda’nin en buyuk sehirde zaten bir Amerikan futbolu ligi vardi, yaklasik on takim dahil, ancak o sehir memleketimden yaklasik alti yuz kilometre uzak. Buna ragmen, ucuncu yilda biz oraya gittik, nihayet ilk resmi mac oynadik! Ayni yilda o takim memleketime geldi, baska resmi mac oynadik – yerel gazetede bas sayfa foto ve haber vardi! Aniden, cok daha kisi Amerikan futbolu oynamak istedi. Bu yuzden, dorduncu yilda ikinci kulupu kurdum. O takim cok basarili oldu, malzemesi icin sponsor buldum, bol bol oyuncu geldi, ilk kulupu karsi birinci mac kazandik. Bunun icin, besinci yilda baska bir kulupu kurdum. Ayni yilda bir kucuk Amerikan universite takimi memleketime geldi, iki mac oynadik, yerel gazetede bas sayfa foto ve haber vardi, ben her sey duzenledim, ondan sonra ulusal radyoda reportaj yaptim.

19/5/15

Gunaydin, Istanbul. Farrokh Bulsara bir Parsi oldu, Zencibar’da dogdu, ailesi Zerdusti. Ona Hindistan’da buyudu, lisede muzik caldi, Ingiltere’ye tasindi, ve ‘fulya gibi escinsel’ kendine anlatti. Bu ‘Freddie Mercury’ olarak bilinen erkek ”Sampiyonlariz’ adli sarki yazdi ve sarki soyledi. O zamandan beri butun dunyada spor maclardi bu sarki kullandi. Ingiltere’de, Kuzey Amerika’da, Avustralya’da ve Yeni Zelanda’da maclarda bu sarki ozellikle populer. Ama kelimeleri dinle – ‘Sonuna kadar kavga etmek devam ediyoruz,’ ‘Kaybeden kimse icin zamanlariz yok …’ Ne kadar kotu! Ayrica, son elli yilda profesyonel spor cok, cok ciddi ve rekabetci’ oldu, on binlerce kisi stadyumlara gidiyor, yuz milyonlarca kisi televizyonda spor seyrediyor. Simdi cok problem var- yolsuzluk, uyusturucu, durustsuz oyuncular ve holiganlar dahil. Su anda spor cok fazli onemli, sadece para hakkinda. Eger yeter para varsa, sampiyon olabilir, yerel yetenek onemli degil. Tabii ki Freddie Mercury bu iyi anlatti, ona cok zeki erkek oldu. Bana gore bu sarki kesinlikle hiciv, kelimeler cok ironik, bu felsefe cok yabanil ve kesinlikle faydasiz. Bundan baska, bu sarki sadece spor hakkinda degil, galiba da siyaset, ticaret ve savas hakkinda. Maalesef, dunya bu sarki iyi anlamadi. Birkac yil once Hurriyet’in ‘Daily News’ adli Ingilizce gazete icin bloglari yazdim, bu konu hakkinda dahil.

18/5/15

Gunaydin, Istanbul. Sonunda biraz para biriktiriyorum. Zengin degilim, zengin olmak istemiyorum, fakat yaklasik otuz yil boyunca calisiyordum, hic para biriktermedim. Liseden sonra fabrikalar, insaat alanlari, depolar ve alisveris merkezlerinde calisiyordum, cok zor, uzun saat calisiyordum, ancak cok az maas kazandim, sadece kiralik, yemek, ve birkac daha ihtiyaclar icin yeterli param vardi. Araba istedim, yaklasik alti ay boyunca para biriktirdim, ve sadece eski bir ikinci el araba icin yeterli param vardi. Ondan sonra, benzin ve tamirati vardi. Lise ve universite boyunca yaklasik on yilda calisiyordum, birkac eski araba sahip oldum, bir yil Avustralya’ya gittim, ama bankada cok az para biriktirmedim. Halbuki, yirmi sekiz yasindayken Amerikali bir universite’de okumaya yeterli param vardi. Ondan sonra Yeni Zelanda’ya geri dondum, yaklasik alti yil boyunca gazeteci olarak calisiyordum. Bu is hem rahat hem de ilginc, cok eglendim, ama sadece kucuk gazeteler icin calisiyordum ve cok maas kazanmadim. Aslinda, o zamanlarda guzel araba sahip oldum, neredeyse yeni, ayrica bilgisayar ve daha teknoloji satin aldim, fakat bankada cok para biriktirmedim. Avrupa’ya gelmeden once arabam sattim, bankada birkac bin Yeni Zelanda dolar vardi. Buna ragmen, Ispanya’da uc ay sonra param neredeyse bitti. Ingiltere’ye gittim, yaklasik bir yilda garson olarak calistim, sonunda Ingilizce ogretmenlik kursu yapmaya yeterli param vardi, Ispanya’ya geri dondum, sonra bes yilda Ingilizce orgemnlik yaptim. Ancak Ispanya’da Ingilizce ogretmenler cok maas kazanmiyor, sadece kiralik, yemek ve birkac daha ihtiyaclari icin yeter. Ayrica, yazin is yoktu. Genellikle yaz okul calismaya baska ulkelere gittim – Rusya, Cin ve Ingiltere’ye, mesela. Aslinda, yaz okul calismaya Turkiye’ye geldim. Sasirdim, burada maas cok daha iyi. Bunun icin, burada calismaya devam ettim. Ilk birkac yilda cok sosyallesme ve seyahat yaptim, o yuzden cok para biriktirmedim. Ondan sonra tam zamanli olmayan calismaya basladim, tabii ki cok para kazanmadim. Bu sekilde devam ediyorum, ama son bir bucuk yilda sosyallesme yapmadim, ve simdi iyi biriktiriyorum. Nihayet!

17/5/15

Gunaydin, Istanbul. On dokuzuncu yuzyillin sonunda Amerikan bir gemide buyuk patlama oldu. ABD Ispanya’ya sucladi, kisa bir savas oldu, ABD kazandi. Bu sekilde America bazi Karayip adalar aldi, Porto Riko dahil, Castro devrime kadar Kuba kontrollunu kazandi, ve korkunc bir savas sonunda Filipin adalar aldi. Fakat ABD buyuk bir yalan soyledi, gemide patlama sadece bir kaza oldu. Buna ragmen, ABD Imparatorluk basladi. Birinci Dunya Savas boyunca cok Amerikan kisi bir gemi binerek Ingiltere’ye gitti, ancak Almanya o gemi bombaladi, yaklasik bin hayat kaybetti. O yuzden, Amerika Almanya’ya karsi savasa katildi. Fakat ABD baska bir yalan soyledi. O gemi Ingiltere icin cok silah tasiyordu. Ayrica, Almanya Amerika’ya uyarmisti. Ikinci Dunya Savas boyunca Japonya Hawaii’ye saldirdi, bir cok Amerikan askeri oldurdu. Bunun icin, ABD savasa katildi. Ancak bazi uzman gore Hawaii saldiri bir surpriz degildi, Amerika onceden uyardi edildi. Yil bin dokuz yuz altmis dort ABD haber gore Tonkin Korfezi’de Kuzey Vietnam gemiler bir Amerikali gemiye saldirdi. Maalesef, bu sadece baska bir Amerikan yalan oldu, ve bu sekilde ABD Vietnam savasa katildi. Amerika’da yirmi dort yil once bir Kuveytli kiz “Irak askeri cok korkunc sey yapmisti – bebeklere oldurme dahil” – anlatti. Ondan sonra ABD Irak’a bombaladi. Fakat o kiz sadece bir oyuncu, Kuveyt buyukelcisinin kiz cocugu, buyuk yalan soyledi. Daha ornek var.

16/5/15

Gunaydin, Istanbul. Sicaklik geldi, bugun neredeyse otuz derece ulasti, ve haber gore bu hava devam edecek. En azinda, henuz nemli yok. Benim icin bu hava guzel, memleketin yaz gibi. fakat simdi sadece bahar mevsimi, yaz gelecek ay sonunda baslayacak. Sekiz yil once Mayis ay sonunda kirk derece ulasti, iyi hatirlayorum. Ben gemi binerek Izmir’e gittim, Izmir’den mini-bus binerek Selcuk, Efes ve Kusadasi’ye gittim – ayni gun!! – ve o aksam gemi binerek Sisam Ada’ya (Yunanistan‘da) gittim. O nasil yaptim bilmiyorum, fakat zor bir gun oldu, Sisam Adasinda bir otel buldum, sonra gun ogleden sonra kadar uyudum. Buna ragmen, cok guzel zaman gecti, sicak hava devam etti, her gun tepe zirveye yurudum, ondan sonra denizde yuzdum. Aksamlar sahilde lokantada oturdum, Yunanli yemek yedim, puro ictim, kirmizi sarap ictim, ve Yunan mitolojisi hakkinda okudum. Istanbul’da on yilda kaldim, ve neredeyse her yaz Yunanli Adalara giderim. Gelecek yaz baska bir Yunanli adaya gidecegim, ancak hangisi henuz bilmiyorum. Bu arada gelecek hafta sonra yaz programi baslayacagim. Bugun romanim projesi bitirdim!! Son sekiz bucuk ay boyunca cok calistim, ama bugun romanim yayineviye gonderdim. Simdi sadece cevap icin beklemeliyim. Sonbahar’a kadar mola verecegim. Hizli feribot yaz programi Haziran baslayacak, buna ragmen eger sicak hava devam ederse, gelecek hafta adalara gidecegim . . .

15/5/15

Gunaydin, Istanbul. Bugun John Newsinger’in ‘Kan Asla Kurutulmus’ adli Ingiliz Imparatorlugu tarih kitabi hakkinda baska bir blog yazacagim. Ingiltere on dokuzuncu yuzyillin sonunda Dogu Afrika’da isgal etmisti, ve Kenya beyaz goc icin acti. Bu amacla Ingiliz askeri sayisiz yerlileri oldurdu. Yil bin dokuz yuz bes korkunc bir katliam oldu, Ingiliz askeri makineli tufekler kullanmisti, yerlileri sadece mizraklar. Ikinci Dunya Savas’tan sonra buyuk bir ayaklanma oldu. Neden? Cunku otuz bin beyaz insanlar en guzel ciftlik alani sahip oldu. Ingiliz propaganda gore ‘Mau Mau Ayaklanma’ cok vahsi oldu. Benim cocukken otuz yil sonra herkes Mau Mau hakkinda hala cok korkunc hikayeler anlatti. Tabii ki, bu baska bir Ingiliz yalan oldu, gercekten Ingiliz askeri cok korkunc sey yapti, onlar cok vahsi oldu. Yaklasik yetmis yedi bin yerliler esir kampiye gitti (sayisiz cocuklar dahil) ama sadece yaklasik sekiz yuz kampi vardi, hepsi cok kalabalik, kirbac cezasi, iskence, sakatlanma (kastrasyon dahil), tecavuz ve idam sik sik gitti. Askeri cok kotu iskence yapti, elektrik soku ve kadin sunnetini dahil. Onlar arabalarin arkasinda erkekler surukledi! Inanilmaz. Cok, cok nefret vardi. Aslinda, isgali boyunca yuzbinlerce Kenyalilar esir kampiye gitti, ozellikle erkekler fakat yaklasik otuz bes bin kadin dahil, ve sayisiz cocuklar. Binden fazla kisi asilmisti; her ay yaklasik elli kisi idam edildi. Ayaklanma boyunca yaklasik on bir bin bes yuz yerlileri ve sadece elli bir Ingilizleri oldurulmustu. Cok ilginc, bu ayaklanma Winston Churchill zamanlar boyunca basladi, Almanya’da Nurnberg Uluslararasi Askeri Ceza Mahkemesi vardi, fakat Bati Dunya icin Kenya onemli degildi, Zenciler onemli degildi, hicbir onemli Ingiliz siyasetci veya asker cezalanmadi

14/5/15

Gunaydin, Istanbul. Bir, iki hafta once benim dairem hakkinda yazdim, hersey iyi, problem yok. Evet, dogru. Iki tane ev arkadasim var, yeni ev arkadasim hem temiz hem de sorumlu, diger ev arkadasim burada yaklasik alti ay kaldi. Maalesef, uzun zaman kalan ev arkadasim gelecek ay sonunda Turkiye’den ayrilacak. O genc bir ogrenci, Istanbul’da universitede okudu, Fransa’ya donecek. Bunun icin, bir ay sonra yeni ev arkadasim bulmaliyim. Dairem Taksim’de cok merkezde, buyuk salon ve kucuk balkon var, bol bol mobilya var – yatak odalar icinde dahil. Bos yatak odasi kiralik yedi yuz on bes lira (arti fatura) olacak, Yazin yeni ev arkadaslar bulmaya biraz zor, cok hareket var, ancak her yaz mevsimi ayni, yeni ev arkadas(lar) bulmaliyim. Gecen yil ozellikle zordu, birkac kisi burada sadece bir, iki ay kaldi. Buyuk problem degildi, ama kisa sure kalan ev arkadaslar genellikle sorumsuz ve temiz degil. Gercekten, benim dairem seviyorum, burada cok rahat, buna ragmen su anda kendi dairem bulmaya hakkinda dusunuyorum. Burada alti yilda kaldim, ilk uc, dort yil iyi oldu, fakat son iki yilda pek cok saygisiz ev arkadasim vardi. Bu davranis icin cok fazla yasliyim, su anda kusak farki var. Bende salonda televizyon seyretmek istiyorum. Gencler bilgisayarini kullanmak tercih ediyor – ama kulak tikaci kullnamak istemiyorlar. Bu kesinlikle anlamiyorum. Neden onlar kulak tikaci kullanmak istemiyor. Ben o kullaniyorum. Bu daireden once ben her zaman baskalariniin dairelerde kaldim ve her zaman onlarin kurallari saygi gosterdim – veya farkli daire buldum.

13/5/15

Gunaydin, Istanbul. Bugun John Newsinger’in ‘Kan Asla Kurutulmus’ adli Ingiliz Imparatorlugu hakkinda tarihi kitabi hakkinda baska bir blog yazacagim. Ikinci Dunya Savas’tan sonra Ingiliz Misir’de isyanlar vardi. Yeni baskan Cemal Abdul Nasir Suveys Kanali millilestirmek istedi. Ancak Ingiltere icin Suveys Kanali cok onemli, bunun icin Ingiliz askeri Misir’e saldirdi, bombalar, tanklar ve tufekler ile cok isyanci oldurdu. Ayrica, Ingiliz askeri cok Misir polis oldurdu, ve sayisiz evi yikildi. Yil bin dokuz yuz elli alti Ingiltere, Fransa ve Israil gizli plan yapti – ‘Sevr Protokolu.’ Israil Misir’e saldirecek, Ingiltere ve Fransa “baristirici” olarak Suveys Kanali isgal edecek, ondan sonra Misir’in populer yeni baskan Nasir devirecek. Aslinda, bu plan cok iyi basladi, Israil Misir’e saldirdi, cok Misirlilari oldurdu, Ingiltere ve Fransa Misir’e aptal bir ultimatom gonderdi, Misir ultimatom kabul etmedi – tabii ki, ve Ingiltere ve Fransa Misir’e bombalamaya basladi, cok daha Misirlilari olduruldu. Fakat bir problem vardi: ABD cok kizgin oldu. Ikinci Dunya Savas’tan sonra America dunyanin en guclu ulke, ABD yeni bir Ingiliz Imparatorluk istemedi, ayrica Sovyetleri hakkinda endise etti. O yuzden Amerika Ingiltere’ye ve Fransa’ya hasladi, onlar Misir’den ayrilmaya emretti. Bu sekilde Sevr Protokolu plani basarisiz oldu. Misirlilari gore Nasir buyuk bir kahraman oldu, Misir’e kurtardi, ona baskan olarak on dort yil daha devam etti . . .

12/5/15

Gunaydin, Istanbul. Teknoloji hem iyi hem de kotu, fakat galiba ben sansliyim, cunku genc degilim ve teknoloji hayati kolaylastiriyor. Gencken bir roman yazmak istedim, fakat elle yazilmis olarak cok zordu, basarili degildim. Yirmi bes yasindayken ilk bilgisayari aldim, ayni yilda ilk roman yazdim. Su anda herkes ‘Komodor Altmis dort’ bilgisayar hakkinda saka soyluyor, fakat benim icin o bilgisayar buyu gibi oldu, ekranda her sey duzenlemek olabilirdi, cok kolay oldu. Ancak son dokuz yilda evimde internet var, ve su anda evimde cok daha zaman harcayorum. Problem degil. Genc degilim. Halbuki, bana gore gencler icin problem var. Son birkac yilda birkac yabanci delikanli benim daire kaldi – ve neredeyse asla disari gitmedi, her zaman bilgisayarlarini kullanarak evde kaldilar. Inanilmaz! Bu arada, su anda herkes internet ile cep telefon var, bazi insanlar telefonlarini sik sik kullaniyor. Okulda buyuk bir problem var. Cocuklar her zaman telefonlarini kullanmak istiyor. Yetiskinler da ders boyunca telefonlarini kullaniyor, ve bazen sinif bir cagri merkezi gibi gorunuyor! Cep telefonum var ama o neredeyse asla kullanmiyorum. Ilk cep telefon on yil once aldim, internet yoktu, foto makinesi yoktu, sadece cagrisi ve mesaji icin kullandim. Simdi, ucuncu cep telefonum var, ve genellikle sadece internet veya foto icin kullaniyorum !!

11/5/15 Gunaydin, Istanbul. Memleketimde herkes gore Ingiltere “iki tane Dunya Savasi kazandi,” hem Birinci Dunya Savasi hem de Ikinci Dunya Savasi, Ingiltere iki defa “butun dunyayi kurtardi.” Tabii ki, Yeni Zelanda yaklasik yuzde seksen Ingiliz. Onlar gore Ingiltere her zaman iyi adamlar, Almanya her zaman kotu adamlar oldu. Fakat Amerika’dan cok savas filmi geldi, ve o filmler gore ABD “iki tane Dunya Savasi kazandi,” onlar “butun dunyayi kurtardi.” Aslinda, gencken universitede okumaya Amerika’ya gittim ve herkes ayni sey dusundu – ABD hem Birinci Dunya Savasi hem de Ikinci Dunya Savasi kazandi. Ne kadar ilginc! Iki tane ulke anyi sey soyluyordu – fakat bu kesinlikle olmaz. Son on, on bes yil boyunca cok tarih kitaplari okudum, internette cok tarih belgesel izledim ve sayisiz haberi okudum, ve simdi bir sey gun gibi ortada: Ingiltere hem de ABD cok, cok yalan soyluyor. Birinci Dunya Savasi ozgurluk ve demokrasi hakkinda degildi. Birinci Dunya Savasi Avrupali Imparatorluklar arasinda, iyi adamlar yoktu. Almanya Ikinci Dunya Savasi basladi, evet, onlar kesinlikle kotu adamlar oldu, fakat Almanya o savasi neden kaybetti? Almanya Ikinci Dunya Savasi kaybetti cunku Rusya’ya saldirdi, yaklasik yirmi milyon kisi oldurdu, ancak Almanya o savasi kazanamadi, Ruslar Kavga devam etti, sonunda Almanlar yenildi. Bu sekilde Almanya Ikinci Dunya Savasi kaybetti, ancak Bati Dunya dogruluk kabul etmedi, yalan soylemek tercih ediyor…

10/5/15 Gunaydin, Istanbul. Mayis iki yil once Gezi Parki protestolari basladi. Iyi hatirlayorum. Ben protestolari katilmadim, ancak Taksim’de oturuyorum ve bikac hafta boyunca cok biber gaz yedim. Ben ve bir is arkadasim her Cumartesi aksam beraber is yeriden Taksim’e yuruduk. Bazen cok zordu. Is arkadasim Ingiliz adam, evli ve cocuklu oldu, fakat eve gelmek olmazdi. Ne kadar kotu! Ben her gun deniz gozlugu ve esarp tasiyordum, ve onlar cok faydali oldu. O biber gaz cok guc oldu! Evde problemler devam etti, cunku daireyim cok merkezde, disarda her zaman cok gosterici vardi, cok gurultu. Hava sicak ama biber gaz icin pencerleri acilamadi. O zamanlarda yeni bir ev arkadasim vardi, bir Ingiliz gencler, ve ona protestolari katildi. Ne kadar ilginc! Ona sadece az once Turkiye’ye geldi, cok az bilmedi, fakat hukumet karsiti protestolari katildi. Ben protestolari katilmadim, cunku burada ben bir misafir, benim icin Turkiye iyi oldu. Daha arkadasim protestolari katildi, fakat bana gore onlar kesinlike iki yuzlu. Ayni kisi kendine ulkeleri savunuyor (ABD ve Ingiltere dahil)! Bazi Israil savunuyor – ve Israil’deki etnik temizlik var, protestolar yasak, askerler gosterileri olduruyor. Eger Gezi Park protestoya katilsaydi, nasil Israil’i savunabilir? Bu kesinlikle iki yuzlu…

9/5/15 Gunaydin, Istanbul. Evet, dun iki tane yeni kitap aldim, her ikisi romanlar. Gecen ay Yeni Zelanda Maori yerliler hakkinda kocaman tarih kitabi bitirdim. Ondan sonra Japonca yazar Haruki Murakami’nin kisa hikaye toplama okumaya basladim, uc tane hikaye okudum – yaklasik yetmis sayfa – fakat bende ilginc degildi, begenmedim. Evde daha romanlar var, ancak karar verdim, Pandora kitabeviye gittim, iki tane romani sectim. Birinci roman, Neel Mukherjee’nin ‘Baskalarinin Hayati’ Hindistan hakkinda, yazar Londra’da yasiyor fakat Kalkuta’dan. Daha bilmiyorum. Bugun o roman okumaya baslayacagim. Diger yeni romanim Sue Monk Kidd’in ‘Arilarin Gizli Yasami’ Amerika’daki irkcilik hakkinda. Galiba yazin o kitabi okuyacagim. Genellikle bir roman okurum, ondan sonra bir tarih kitabi, ondan sonra bir roman, ondan sonra bir tarih kitabi. Evde yeter tarihi kitaplari var, ‘Baskalarinin Hayati’nden sonra, bir tarih kitabi okuyacagim, ve ondan sonra ‘Arilarin Gizli Yasami’ okuyacagim. Her yil yaklasik yirmi ve otuz arasinda kitabi okurum. Hizli okumuyorum, ama her gun yaklasik bir saat boyunca okurum (yaklasik yirmi sayfa), ve bu sekilde cok kitabi okuyorum. Sadece bir problem var: Cok, cok romani okudum, klasikler dahil, bunun icin su anda iyi romanlar bulmaya cok zor olabilir. Insallah ‘Baskalarinin Hayati’ ve ‘Arilarin Gizli Yasami’ iyi olacak.

8/5/15 Gunaydin, Istanbul. Alti yildan beri ayni evde oturuyordum. Bu benim icin kesinlikle yeni bir rekor. Onceden dort yildan daha ayni evde asla oturmadim. Simde her sey harika, iki tane ev arkadasim var, bir tane Fransiz, diger Lubnan’li. Fransiz erkek universite ogrencisi, yaklasik alti aydan beri burada kaldi. Son iki yilda hic kimse burada alti aydan daha oturmadi. Fakat ona devam ediyor, bir, iki ay daha.. Yazin yeni ev arkadas bulmaliyim, her zamanki ayni. Lubnan’li ev arkadasim burada uc ay oturdu ve devam ediyor. Mukemmel bir ev arkadas, cok kibar ve caliskan, her hafta temizliyor. Mutluyum. Gecen yil ve iki yil once biraz problem vardi. Bir alman kiz kisa sure burada oturdu, ve biraz kaba oldu, geceler cok gurultu yapti. Aslinda, iki yil once bir Alman erkek burada birkac ayda oturdu, ona da kibar degildi. O issiz bir erkek her zaman evde kaldi, disari neredeyse asla gitmedi, adim adim daha problem vardi. Bir sey anlamiyorum. Eger bir kisi benim dairesi paylasmak istiyorsa, fakat problem varsa, ona neden burada kalmak devam ediyor? Neden farkli bir apartman bulmuyor? Rahatsiz olmak istemiyorum. Bu arada, gecen yil uc tane Amerika’li gencler burada oturdu, ayni zamanda degildi, hespi kisa sure boyunca. O gencler kesinlikle tembel ve saygisiz oldu, temizlik yapmadi. Iki yil once bir Suriye’li multeci burada birkac ayda oturdu. O issiz erkek disari neredeyse asla gitmedi, cok ev partisi yapti, geceler cok gurultu yapti (komsu sikayet yapti), ve tabii ki temizlik yapmadi. Inanilmaz!

7/5/15 Gunaydin, Istanbul. Yeni haber geldi, bir yayinevi benim romanim bakacak. Fakat cok heyecanli degilim. Son yirmi bes yilda ayni yayinevi birkac romanim bakti, hic kabul etmedi. Iki, uc defa ona pozitif cevap verdi, benim roman begendi, fakat roman piyasasi cok zor. Aslinda, bu yil yeni bir roman yazmadim, eski romanim yeniden yazdim, ve gecen yil ayni yayinevi bu roman bakti, kabul etmedi. Buna ragmen, denemekten zarar gelmez. Eger ona romanim kabul etmezse, galiba Amazon kisisel yayincilik kullanacagim. Bu arada, son duzeltme bitirmedim, iki, uc hafta daha gerekiyor. Ondan sonra ne yapacagim. Tabii ki yaz programi baslayacagim. Eylul’a kadar mola verecegim, bos zamanim adalara gidecegim, spor yapacagim, zaman zaman aksamlar arkadaslarimla bulusacagim. Sicak hava boyunca bilgisayarim iyi degil, o daha az kullanacagim. Halbuki, Facebook kullanmak devam edecegim, haberler okuyacagim, Turkce bloglar yazacagim. Dun aksam bir blog web sitesinde yeni bir sayfa yarattim, ve orada Turkce bloglarim koyacagim. Simde bu devam eden isler. Sayisiz blog yazdim, ve hepsi bulmaya uzun zaman gerikoyor. Yaklasik alti, yedi yil boyunca Facebook’ta Turkce blog yaziyordum, ancak son bir, iki yilda buyuk blog (yaklasik iki yuz elli ve uc yuz kelime arasinda) yaziyordum, ve sadece onlari arayacagim.

6/5/15 Gunaydin, Istanbul. Dun bir lokantada bir garson benim masada oturdu. Ne kadar ilginc. Yemek yerken okumak ya da dusunmek istiyorum. Dun yemek yerken sadece dusunuyorum, sokak ve insanlara seyrediyordum – ve bir garson bana karsida oturdu. Ben Ingiltere’de garsonluk yaptim, ve bu davranis kesinlikle olmaz. Ben rahatsiz ettim, yemek bitirmedim, lokantadan ayrildim. Onceden corba yiyordum, garson lahmacun getirdigi, fakat ona sadece masayi koymadi, hayir, ona masada her sey yeniden duzenledi. Neden? Ihtiyac yoktu, ben corba yiyordum. Pahali lokantalar haric, Istanbul’da garsonlar genellikle gencler, galiba egitimsiz. Onlar icin en onemli sey – masa temizliyor, bu musteriden daha onemli. Zaman zaman bir sey bitirmedim ve onlar o aliyor. Tabii ki, burada farkli bir kultur var. O zaman, garsonlar neden benimle her zaman Ingilizce konusmak istiyor? Ben ‘Turkce konusabilirim’ kibarli aciklayor, fakat ondan sonra bir oyun gibi, bazi garson Ingilizce kullanmak devam ediyor, cok komik bir sey, cok, cok zeki… Zaman zaman lokantada garsonlar yuksek sesle telefonda konusuyor. Inanilmaz! Bir kez tuvalet’e gittim – ancak bir garson onumde gitti, yaklasik bes, alti dakika bekledim, ondan sonra tuvalet sigara dumani doluydu. Inanilmaz! Maalesef, burada musteri servis iyi degil. Farkli bir kultur, tabii ki. Ingiltere’de garson olarak calisirken ben her zaman cok kibardi, ama musteriler bana bazen kaba, bu da iyi bir sey degildi. Orada eger bir garson kaba olsaydi, is kaybetti. Burada yok. Galiba Istanbul’da garsonlar cok az para aliyor galiba cok garson yonetimin ailesi veya arkadaslarin ailesi. Bunun icin sorumluluk yok. Birkac yil once bu garsonlar hakkinda yazi yazdim:

5/5/15 Gunaydin, Istanbul. Amerikali filozof, dil bilimci, mantikci, siyasi elestirmen, tarihci ve yazar Noam Chomsky gore, Ikinci Dunya Savas’tan beri her ABD baskan savas suclusu oldu. Dwight Eisenhower hem Iran’da hem de Guatamala’da darbeler duzenledi, demokratik hukumetleri devirdi, ve vahsi diktatorlar destekledi. Bu arada Endonezya’da ABD terorizm yapti, diktatorluk ve askeri destekledi, demokrasi engel oldu. John F Kennedy Vietnam’a saldirdi, kimyasal silhlar kullandi. Ayrica, ABD Kuba’da cok terorizm yapti, Ucuncu Dunya Savasi neredeyse basladi. Lyndon Johnson Vietnam Savasi genisletti, toplam yaklasik uc, dort milyon kisi oldurdu, demokrasi engel olmaya Dominik Cumhuriyeti’ye saldirdi, ve Israil’in Filistin’de isgalini ve etnik temizlige destekledi. Richard Nixon cok kotu sey yapti, Vietnam’da dahil, mesela Kambocya’ya saldirdi, neredeyse uc milyon tonlari bombalari dustu (butun Ikinci Dunya Savasi boyunca toplam iki bucuk tonlari bombalari kullandi), yuz binlerce kisi oldurdu. Gerald Ford sadece iki yilda ABD baskani oldu, fakat o zaman boyunca Endonezya’nin Dogu Timor’da soykirimi destekledi, Birlesmis Milletler engel oldu, Endonezya ile silah ticareti devam etti. Jimmy Carter da Endonezya’nin Dogu Timor’da soykirimi destekledi, ABD Endonezya’ya daha silahlar gonderdi, Yuzde yirmi bes Dogu Timor’un nufusu olduruldu. Ronald Reagan cok kotu sey yapti, ozellikle Nikaragua’da, o kucuk ulkeyi saldirdi, cok terorizm yapti. Birinci George Bush Panama’da ayni sey yapti, ayrica Irak’a saldirdi, biyolojik savasi yapti, soykirimsal yaptirimlar basladi. Bill Clinton Sudanli kimya tesisi bombaladi, Israil’in savas suclusu devam etti. Ikinci George Bush cok kotu sey yapti, ozellikle yasadisi Irak Savasi, en azinda bir milyon kisi oldurdu. Barack Obama cok savas yapti, hem Libya’daki hem de Suriye’deki bombaladi, isyancilar ve teroristleri destekledi, ic savaslari basladi. Bu arada Ukranya’da darbe duzenledi, demokratik hukumeti devirdi, bu sekilde baska bir ic savasi basladi . . . https://www.youtube.com/watch?v=NdD9uSrNFT4&feature=youtu.be

4/5/15 Gunaydin, Istanbul. Bugun John Newsinger’in ‘Kan Asla Kurutulmus’ adli Ingiliz Imparatorlugu hakkinda tarihi kitabi hakkinda baska bir blog yazacagim. Ikinci Dunya Savas’tan sonra Ingiltere Iran’in benzini hala kontrol ediyordu. Savas boyunca Ingiltere icin Iran’li benzin cok onemli oldu. Bu arada, Iran’daki cok fakirlik vardi. Yil bin dokuz yuz elli bir Iran’in Ingiltere yanlisi basbakan suikasta ugratti. Iran sahi cok korkmustu, demokratik hukumeti icin izin verdi. Yeni basbakan Muhammed Mussadik cok populer oldu, cok zeki ve barisci bir adam, Iran’in ilk gercek demokratik lideri, benzin endustri millilestirdi. Ingiliz basbakan Winston Churchill cok kizgin oldu, Iran’a saldirmak istedi, ancak ABD bu plani kabul etmedi. Yerine ABD bir darbe duzenledi, Ingiltere yardim etti, ve yil bin dokuz yuz elli uc Mussadik devirdi. Ondan sonra ABD Iran’in benzini kontrol etti, Ingiltere’nin parcasi sadece yuzde yirmi dort (iki yil once Ingiltere’nin paracasi yuzde elli uc oldu). Sah Muhammed Riza Pehlevi yeniden Iran’i kontrol etti, cok vahsi ve baskici oldu, ve ABD Sah Pehlevi’ye kontroll etti. Gercekten ABD ve Ingiltere icin demokrasi kotu bir sey cunku insanlar kontrol edemez. Halbuki, onlar diktatorlari kontrol edebilir, ve bu sekilde ulkeleri kontrol ediyorlar. Nihayet Iran’daki yil bin dokuz yuz yetmis dokuz devrim oldu, Sah Pehlevi kacti, Musluman kural geri dondu, ama o ‘Islam devrimi’ degildi, o kesinlikle Bati Dunyasi karsi bir devrim oldu. Ondan sonra Bati Dunya Irak Iran’a saldirmaya yardim etti, Irak kimyasal silahlar kullandi, yuz binlerce genc erkek olduruldu… https://www.youtube.com/watch?v=a8Jg41szSg4

3/5/15 Gunaydin, Istanbul. Son iki ayda burada John Newsinger’in ‘Kan Asla Kurutulmus’ adli Ingiliz Imparatorlugu tarihi kitabi hakkinda birkac blog yazdim. Bugun Hindistan Ikinci Dunya Savas’tan sonra hakkinda yazacagim. Hintliler baris gosteriler yapti, hic siddet yok. Fakat Ingiliz askerler cok agresif, sopalar kullandi, gostericileri vurdu, onlarin kafataslari ve omuzlari kirdi. Ghandi goz altinda boyunca, Ingiliz askeri yirmi bes barisci gosterici oldurdu, ve ondan sonra daha gostericiler kirbacladi ve idam etti. Aslinda, Ingiliz basbakan Winston Churchill cok irkci bir adam oldu, Hintlileri nefret etti, Ghandi dahil. Baska bir ayaklanma vardi, Ingiltere otuz bin asker gonderdi, onlar cok kisi oldurdu, erkekleri iskence yapti, kadinlari tecavuz etti, evleri yandi, ve on iki bin gosterici tutukladi. Uzmanlar gore toplam yirmi bes bin kisi olduruldu. Bu arada, Banglades’te kocaman kitlik vardi, Ingiltere yardim etmedi, yaklasik uc bucuk milyon hayat kaybetti. O zamanlar Banglades Hindistan’da oldu, Ingiliz kurali vardi, lakin Churchill icin o kitlik onemli degildi. Fakat nihayet Hintlilerin barisci yontemi basarili oldu, Ingiliz askeri Hindistan’dan ayrildi. Ondan sonra Hindistan bolundu, Muslumanlar icin ‘Pakistan’ ulke yaratti. Maalesef, cok zor oldu, yaklasik on dort milyon insanlar yerinden edilmis, yuz binlerce kisi olduruldu. Bu sekilde yuzyillar yabanci kurali bitti. Halbuki Hindular ve Muslumanlar arasinda problemleri devam ediyor . .

2/5/15 Gunaydin, Istanbul. Evet, zaman ucup gidiyor. Istanbul’da on yil oturdum. Buraya yaz okulu icin geldim, on yil sonra hala buradayim. Maalesef, yillar boyunca bazi iyi arkadasim Turkiye’den ayrildi. Gecen ay bir Kanada’li is arkadasim Turkiye’den ayrildi, memlekette geri dondu. O erkek cok komik ve her zaman mutlu. Sadece bir ay onceden iki tane daha is arkadasim Turkiye’den ayrildi. Her ikisi Ingiliz kadin, bir tane Romanya’ya gitti, diger kadin Bulgaristan’da gitti. Ne kadar ilginc! Romanya’ya gitti kadin uzun zamam biliyordum, yaklasik alti yil once biz baska bir okulda beraber calistik. Aslinda, gecen yil cok eski arkadasim Turkiye’den ayrildi. Ona baska bir Ingiliz kadin, burada evlendi, bebegi oldu, ve memlekette geri dondu. Bes yil once yakin bir futbol arkadasim ayni sey yapti – bebegi oldu, Ingiltere’ye geri dondu. Ona buyuk erkek, alti yil once biz tatil icin beraber Hindistan’a gittik. Bu siradisi bir sey degil. Istanbul buyuk ve kozmopolit bir sehir, burada cok arkadaslarim yabanci. Ispanya’da kesinlikle farkli oldu. Orada arkadaslarim genellikle Ispanyol ya da Guney Amerika’li oldu. Yabanci arkadaslarim istemedim, sadece Ispanyolca ogrenmek istedim, bunun icin is yeride haric sadece Ispanyolca konustum – ev arkadaslarim ile dahil. Burada olmaz. Turkce dil cok daha zor, ve Turk kultur kesinlikle farkli.Benim arkadaslarim hem de ev arkadaslarim genellikle yabancilar ya da Ingilizce konusan Turklar. O yuzden Turkce dil cok yavas ogrendim.

1/5/15 Gunaydin, Istanbul. Mayis geldi, sicak ve nemli hava gene geliyor. Zaman nasil da gidiyor! Sali gunu yirmi alti derece ulasti, fakat carsamba gunu daha nemli, hemen hemen yaz gibi. Tabii ki, su anda cok sicak degil, ancak birkac hafta sonra hersey olabilir. Sekiz yil once Mayis ayda kirk derece ulasti. Iyi hatirlayorum. Ben gemi binerek Istanbul’dan Izmir’e gittim, guvertesinde uyudum. Izmir’de daha sicak oldu. Minibus binerek Selcuk, Efes ve Kusadasi’ye gittim, ve ayni gece gemi binerek Sisam adli Yunanli adaya gittim. Cok, cok yorgun hissettim. Otel buldum ve sonra gun ogleden sonrada kalktim!! Istanbul’da Mayis ay sonunda hizli feribot servis baslar. Budur ne zaman benim yaz programi baslar, her hafta sonu yurumeyi ve yuzmeyi Prens Adalar’a giderim, cok egleniyorum. Bu arada, romanim projesi henuz bitirmedim. Aslinda simdi baska bir bolum yaziyorum. Galiba bugun yeni bolum bitirecegim. Ondan sonra her sey duzeltmeyi devam edecegim, iki, uc sonra daha gerekiyor. Mukemmel zamanlama. Evet, yaz programi cok egleniyorum, fakat benim icin nemli hava cok rahatsiz, Is yeride ventilator var – masallah! Turkiye’de bazilari ventilatorlerden korkuyor – ‘Hasta olacagiz!’ diyorlar – ancak benim icin cok onemli, is yeride uzun pantalon ve uzun kollu gomlek giymeliyim. Her zaman ventilator yirmi dort derece kullanarim, bu soguk degil… http://www.hurriyetdailynews.com/air-conditioning-cleavage-…

30/4/15 Gunaydin, Istanbul. Bugun kocaman bir ‘Tangata Whenua’ adli Yeni Zelanda Maori yerlileri hakkinda tarihi kitabi okumaya bitirdim. Asagi cok ilginc bir resim var. Maori insanlar yaklasik bin yil once Yeni Zelanda’ya Tahiti Adalar’dan gelmisti. O yolculuk yaklasik dort bin kilometre. Tahiti Adalar’da bin yil once gercek bir medeniyet vardi, hiyerarsi ve din cok onemli oldu. Ayrica, onlar buyuk yelken ile ‘katamaran’ kanolar yapti, Gercekten, katamaran iki kano beraber oldugunu. Kanolar arasinda bir kulube ile platform vardi. Bu kanolar cok erkek ve bol bol yemek tasiyabilirdi. Bu sekilde, onlar yildizlarin okuyarak neredyse butun Buyuk Okyanusu gezdi, sayisiz adalara kesfetti. Mesela, onlar yaklasik bin alti yuz yil once Hawai adalara gelmisti, Tahiti Adalar’dan iki bin alti yuz kilometre bir yolculuk! Ayrica, Paskalya adalara ulasti, yaklasik dort bin, iki yuz kilometre uzak (Yeni Zelanda gibi). Inanilmaz! Aslinda, Paskalya adalardan Guney Amerika’ya sadece uc bin alti yuz kilometre, ve bazi uzmanlara gore onlar Guney Amerika’ya gidebilirdi. Neden? Cunku Polinezyalilar Guney Amerika’li bitkileri kullandi, tatli patates, mesela. Yeni Zelanda, Hawai ve Paskalya – bu ‘Polinezya Ucgenin’ olarak bilinir. Yeni Zelanda’da iki tane buyuk ada var, onlar beraber Birlesik Krallik’tan daha buyuk. O yuzden, Maori yerliler daha adalara icin aramadi, herkes icin yeter toprak vardi. Ayni sekilde, Hawai adalar Tahiti Adalar’dan daha buyuk. Fakat Paskalya’daki cok garip bir durum oldu. O kucuk bir adasinda onlar tum agaclar kesti, sonunda yeni kanolar yapamadi, artik kesfetmek degildi – olmaz!

29/4/15 Gunaydin, Istanbul. Baltimore’de cok kotu bir durum var, polis bir zenci erkek tutukladi, siddetli vurdu ve oldurdu. Amerika’da bu siradan bir sey, polis sayisiz zenci erkek olduruyor. ABD’deki her yil polis yuzlerce kisi oldurdu, cok silahsiz zenci erkek dahil. Birkac ay once Phoenix sehirde polis bir baba oldurdu, onlar onun ilac sisesi bir silah oldugunu dusundu. Cleveland’da polis bir cocuk oldurdu, onlar onun oyuncak tabanca gercek bir silah oldugunu dusundu. New York’ta polis bir silahsiz erkek kedine apartman icinde oldurdu, ne oldu hic kimse bilmiyor. Gecen yaz Amerikali polis birkac zenci erkek oldurdu – bazi tutuklanmasindan sonra – bir tane, Michael Brown, kacirken. Maalesef, ABD’dek polis siddeti ve irkcilik hala kocaman problemler. Yaklasik yirmi yil once universite okumaya Amerika’ya gittim, Nebraska eyalet’te kaldim. Aslinda, yazin bir arkadasim ile araba kullanarak Dogu Sahil’e gittik, Washington sehirden York York sehire yolculuk ettik. Baltimore’de bir otopark’ta uyumak istedik, fakat yasak oldu, polis geldi! Bu arada, Nebraksa’da hic problem yoktu. Tabii ki, Nebraska cok az kisi var, ve neredeyse herkes beyaz (yuzde doksan Alman koken). Fakat o zamanlar buyuk bir mucadele oldu, Los Angeles sehirde polis bir zenci erkek, Rodney King, cok siddetli vurdu. Cok ofke vardi, kocaman ayaklanma oldu. Neden? Cunku o olay videoda yakalandi. Su anda neredeyse herkes cep telefon sahip oluyor, genellikle videoya cekebilir. Bunun icin polis siddeti ve irkcilik hakkinda cok haber var. Galiba eskiden polis cok daha siddetli ve irkci oldu, ama ne video ne haber vardi.

28.4.15

Gunaydin, Istanbul. Bati Dunya ne kadar iki yuzlu! Turkiye’ye yuz yil once hakkinda konusmak istiyor ancak bugun ne oluyor? Israil Filistin’deki etnik temizlik ve somurgelesme yapiyor, ABD Israel’i destekliyor, Avrupa ulkeler Israil ile ticaret devam ediyor (silah dahil), savas suclulari cezasiz kaliyor. Bu arada Bati Dunya Turkiye yuz yil once hakkinda konusmak istiyor. ABD ve Ingiltere Irak’ta savas yapti, sonuc yaklasik bir milyon hayat kaybetti, milyonlarca kisi daha yaralandi, evsiz, agir travma geciriyor. Fakat sorumluluk yok. Bati Dunya Turkiye yuz yil once hakkinda konusmak istiyor. ABD ve Avrupa ulkeler Libya’da, Suriye’de, Afganistan’da ve daha ulkelerde ayni sey yapiyor. Uzmanlar gore son yirmi bes yil boyunca onlar yaklasik dort milyon Musluman oldurdu, on dort milyon yerinden edilmis, ve simde Akdeniz’de sayisiz multeci hayat kaybediyor. Savas suclulari cezasiz kaliyor, sorumluluk yok. Bati Dunya Turkiye yuz yil once hakkinda konusmak istiyor. Beni yanlis anlama. Turkiye savunmuyorum, ama iki yuzluluk nefret ediyorum. Tabii ki, yuz yil once Turkiye yoktu, Osmanli Imparatorlugu vardi. Ayrica, Avrupa imparatorluklari vardi, ve onlar neredeyse butun dunyada kotu sey yapti, sayisiz yerlileri oldurdu. Ingiltere Kuzey Amerika’da, Avustralya’da ve Yeni Zelanda’da soykirim yapti, fakat suclulari cezasiz kaldi, sorumluluk yoktu. Ingiltere anyi sekilde devam etti. Altmis yil once, mesela, onlar Kenya’da temerkuz kamplari yapti, sayisiz erkek, kadin ve cocugu oldurdu. iskence ve tecavuz yapti, lakin sorumluluk yoktu. Bazi Ingiliz arkadaslarim bu konu hakkinda konusmak istemiyor, Israil hakkinda konusmak istemiyor, bazi kizgin ve kaba olabilir. Onlar Turkiye yuz yil once hakkinda konusmak tercih ediyor. Bu arada, uzmanlar gore Ikinci Dunya Savas’tan beri ABD’nin savaslari yaklasik yirmi milyon kisi oldurdu. Onlar Vietnam’da ve Kambocya’da milyonlarca bomba dustu, kimyasal silahlar kullandi, ve orada hala problemler var. Ancak suclulari cezasiz kaldi, sorumluluk yoktu. Amerikalilar Turkiye yuz yil once hakkinda konusmak tercih ediyor. Tabii ki, Ingiliz ve Amerikali suclari hakkinda hem konusabiliriz hem de yazabiliriz, yasak degil. Aslinda, ABD tarihi hakkinda cok durust bir ulke. Halbuki, ABD bugun hakkinda daha az durust, daha az ozgur, cok propaganda var. Bradley (Chelsea) Manning Amerika’nin savas suclari aciga cikarmak icin hapishaneye cok uzun zaman icin gitti, mesela… http://www.voltairenet.org/article187299.html
27/4/15
Gunaydin, Istanbul. ‘Tangata Whenua’ adli Yeni Zelanda Maori yerli insanlar hakkinda tarih kitabi hala okuyorum. Bu kocaman bir kitap – sadece bes yuz sayfa, fakat her sayfa yaklasik bin kelime var (normal dort yuz). Yaklasik dort yuz sayfa okudum, yaklasik yuz sayfa daha var. Aslinda, simdi yetmisler ve seksenler hakkinda okuyorum, ve o yillar iyi hatirlayorum. Yetmisler (benim cocukken) buyuk arazi hakli gosteriler oldu. On dokuzuncu yuzyil boyunca Ingilizler neredeyse butun Yeni Zelanda arazi caldi, yerli insanlar cok kizgin oldu, kendine arazi istedi. Son kirk yil boyunca Maori insanlar cok arazi geri aldi, fakat hepsi degil, ve bu problem devam ediyor. Bu arada, yil bin dokuz yuz seksen bir, Guney Afrika’nin milli ragbi takim Yeni Zelanda’ya geldi, cok tartismali oldu, cunku o zamanlar Guney Afrika’da irkci hukumeti vardi. Yeni Zelanda’da kocaman ayaklanma oldu, yuz binlerce kisi katildi, hem Maori hem de beyzlar, polis karsi kavga etti. Ayni zamanda, Guney Afrika’nin ragbi takim Yeni Zelanda’da on dort mac oynadi (gosteriler icin iki tane mac daha iptal etti), her mac icin stadyumlar kesinlikle dolu. Ne kadar ilginc! Stadyum icinde on yuzlerce tarafta ragbi mac izledi (yuz binlerece televizyon’da seyretti), ve stadyum disarda binlerce gosterici polis karsi kavga etti (tum ulkede yuz binlerce gosterici). Ic savasi gibi oldu! Sukur ki hic kimse oldurulmedi. Uc yil once bu olay hakkinda kisa hikaye yazdim
26/4/15
Gunaydin, Istanbul. Evet, dun Kemer’de Turkiye milli ragbi takim Avrupa’nin ikinci seviye ligi icinde ilk kez icin kazandi.Turkiye Bulgaristan yirmi sekiz, yirmi alti yendi. Bulgaristan dunya’nin seksen altincisi ragbi takim. Turkiye resmi bir uyesi degil, hala sirada degil, Cok heyecanli bir mac oldu, yari zamanda on uc, on uc, son dakika Turkiye penalti atti. O Turkiye’nin ucuncu mac. Birinci mac Edirne’de Bosna Turkiye otuz dort, yirmi bes yendi, ikinci mac Sofya’da Bulgaristan Turkiye yirmi alti, on dokuz yendi. Onceden Turkiye Avrupa’nin ucuncu seviye ligi oynadi, her mac kolay kazandi – Azerbeycan ve Slovakya karsi. Ayrica Estonya’da bir dostluk mac oynadi, Turkiye Estonya kirk dokuz, bes yendi! Avrupa’nin ikinci seviye ligi icinde iki tane daha takim var – Norvec ve Finlandiya. Galiba Turkiye kazanacak, onlar dunya’nin seksen dokuzuncusu ve doksaninci takimlar. Dun Bosna Finlandiya yirmi dokuz, yedi yendi. Turkiye’de iki tane amator ligi var, bu ay Ankara’da ODTU Kadikoy yendi, sampiyonlugu kazandi. Simdi ne cocuklar ligi ne gencler ligi var, ancak planlar var, ve gecen hafta Izmir’de bir lise mac oldu. Ayrica, Istanbul’da her yil uluslararasi ‘ragbi yediler (her takim sadece yedi oyuncu kullaniyor)’ yarisma var, hem erkekler hem de kadinlar icin. Bu arada yurt disinda cok Turk ragbi oyuncusu var, bazi Turkiye’nin milli takim icin oynayor.
25/4/15
Gunaydin, Istanbul. Son birkac hafta boyunca burada John Newsinger’in ‘Kan Asla Kurutulmus’ adli Ingiliz Imparatorlugu hakkinda kitap hakkinda birkac blog yazdim. Bugun Filistin hakkinda yazacagim. Birinci Dunya Savas’tan sonra Ingiltere ve Fransa Osmanli Orta Dogu somurgeler aldi. O zamanlar Filistin’de yuzde doksan uc Arap, hem Hiristiyan ve Yahudi azinlik vardi, Avrupa’nin Birinci Dunya Savasi haric cok bariscil oldu. Fakat Ingiltere Filistin’e Avrupa’dan Siyonist somurgelesme icin acti. Onemli bir problem vardi – Arap yerlileri bu durum kabul etmedi. Araplar ayaklanma ve grev yapti. Ingiliz askeri yirmi bes gostericiler oldurdu. Ayrica Ingiliz askeri ve Yahudi siyonistler cok daha Arap kisi iskence yapti. Buyuk Isyan basladi, Ingiliz askeri isyancilara bombaladi ve binlerce Filistinli hapse atti. Ingilizler bir koy yandi ve makineli tufeklerle yerlileri oldurdu. Bu arada, Yahudiler ceteler ve olum mangasilar kurdu, onlar cok Filistinli idam etti. Ayrica, Yahudiler terorizm yapti, merkezleri bombaladi, sayisiz sivil kimse oldurdu. Bu sekilde Ingilizler ve Yahudiler binlerce Araplar’a oldurdu. Sonuc – buyuk Araplar goc basladi, yedi yuz bin kisi evlerini kacti. Yahudi ceteler ve olum mangasilar uyeleri arasinda gelecekteki siyasetcilar vardi, basbakanlar dahil. Yil bin on dokuz yuz kirk alti onlar King David Hotel’e bombaladi, doksan bir kisi hayatin kaybetti, kirk alti daha yaralandi. Simdiki basbakan Benjamin Netenyahu gore o terorist faaliyet “hakli” oldu. Bir yil sonra Birlesmis Milletler ‘Paylasim Plani yapti, yaklasik yarim Filistinli topragi ‘Israil’ icin verdi. Bu karar Araplar kabul etmedi, savas vardi, Yahudiler daha toprak aldi. Bugun Israil neredeyse butun Filistinli topragi isgal ediyor, hem somurgelesme hem de etnik temizlik devam ediyor . . .
24/4/15
Gunaydin, Istanbul. Ben her zaman okurum, her gun birkac saat boyunca, zaman zaman daha. Her gun internet’te cok makale okurum cunku internet’te sayisiz ilginc makale var. Benim icin dunya haber ozellikle ilginc. Emin degilim, fakat galiba her gun internet’te yaklasik yirmi ve otuz arasinda makale okurum – Turkce, Fransizca ve Ispanyolca icinde dahil. Ayrica, su anda internet’te bir Guney Amerikahakkinda tarihi kitap okuyorum. ‘Latin Amerika’nin Acik Damarlari’ kirk dort yil once yayinlanmisti, Uruguay’li yazar Eduardo Galeano bu ay oldu. Yeni bir sey ogrendim; Bagimsizliktan sonra Latin Amerika’nin en buyuk problem Ingiliz Imparatorluk oldu, Ingilizler Latin Amerika’nin ekonomi kontrol etti, bu sekilde cok zengin oldu, fakat Latin Amerika cok fakir oldu. Kotu zamanlar, ayaklanmalar ve savaslar vardi. Bu arada her gun lokantada ya da is yeride yaklasik bir saat boyunca ‘Tangata Whenua’ adli Yeni Zelanda Maori yerlileri hakkinda tarih kitap okuyorum (ASAGI BAK…). Bu cok buyuk bir kitap, annem o Yeni Zelanda’dan gonderdi, ve cok ilginc, cunku okulda Maori hakkinda hic bir sey ogrenmedik. Bundan baska – ve en onemli – kendine romanim provasini okuyorum, her gun uc tane bolum. Bunun icin her gun yaklasik yetmis, seksen sayfa okuyorum. Zaman zaman gozlerim biraz yorgun hissediyor, ancak cok sansliyim, gozluk kullanmiyorum, hala ihtiyac yok .
23/4/15
Gunaydin, Istanbul. Evet, dun sabah erkek yegenim dogdu – isim Oliver. Ona benim altinci yegenim, fakat sadece ikinci erkek yegenim. Oliver Londra’da dogdu. O benim en kucuk erkek kardesimin ilk cocugu. En kucuk erkek kardesim Londra’da oturuyor, neredeyse iki yil once orada evlendi. Onun dugunu katildim. Diger erkek kardesim bekar, cocuklar yok. Ona Yeni Zelanda’da oturuyor ama cok seyahat ediyor, fotografci olarak calisiyor ve Guney Dogu Asya’da cok zaman harcayor. Yeni Zelanda’da iki tane kiz kardesim var. Ablam iki tane kiz var, onlar buyudu, bir tane yirmi sekiz yasinda var, diger yirmi bes. Isimler Lara ve Tove. Onlarin babasi Maori (Yeni Zelanda’li yerli) erkek oldu. Her ikisi kuafor olarak calisiyor, hala bekar. Kucuk kiz kardesim uc tane cocuk var, bir erkek ve iki kiz. Onun erkek cocugu on bes yasinda var, isim Seamus, o buyuk bir erkek, ragbi oynayor. Ancak ona hic gormedim, cunku ben on alti yil once Yeni Zelanda’dan ayrildim. Kucuk kiz kardesimin kiz cocuklarin yaslari bilmiyorum, onlar cok kucuk. Avustralya’da benim iki tane kiz kardesim daha, onlar hakkinda az biliyorum. Bir tane evlendi dusunuyorum, ama onlar cocuklari yok. Emin degilim. Avustralya’da iki tane kuzenim var, her ikisi evlendi, ancak cocuklari yok. Danimarka’da baska bir kuzenim var, ona iki tane erkek cocugu var, her ikisi buyudu, bir tane cok buyuk – yaklasik iki metre. On bes yil once onlara tanistim.
22/4/15
Gunaydin, Istanbul. Son birkac hafta boyunca John Newsinger’in ‘Kan Asla Kurutulmus’ adli Ingiliz Imparatorlugu tarihi kitabi hakkinda burada birkac blog yazdim – Karayipler kole ticareti, Irlanda’li patates kitligi, Cin’de ‘Afyon Savaslar,’ ve Hindistan’daki hem de Kuzey Afrika’daki iskence ve cinayet dahil. Bu suclar yuz yil onceden daha oldu, fakat Birinci Dunya Savas’tan sonra Ingiltere ayni sekilde devam etti. Irlanda’da yil bin dokuz yuz yirmi bir Ingiliz polis ve askeri bir futbol stadyum gitti, seyircileri ates acti. Bu Irlanda’nin ‘Kanli Pazar’ oldu. Bu arada, Misir’deki Ingiliz askeri isyancilari bombaladi, yaklasik bin kisi oldurdu, bin bes yuz daha idam etti – kurbacla vurdu dahil – ya da hapse atti. Ayni yil Hindistan’da binlerce gosterici huzurlu bir toplantasi yapti, ancak Ingiliz askeri onlara ates acti, on dakika boyunca devam etti, sayisiz kisi oldurdu – cok kadinlar ve cocuklar dahil. Irak’ta baska bir ayaklanma oldu, Ingiliz askeri onlara bombaladi, bin ton bomba dustu, kimyasal silahlar kullandi, yaklasik on bin kisi oldurdu. Ayrica, Cin’deki Ingiliz asker gostericileri makineli tufeklerli ates acti. Bu arada, Filistin yuzde doksan uc Arap oldu, Ingiltere Avrupali Siyonistler Filistin’e goc etmeye izin verdi, ve Siyonistler orada savas ve terorizm yapti, etnik temizlik basladi. Yetmis yil sonra bu problem devam ediyor. Aslinda, Ingiltere ve Israil birlikte calismak devam ediyor, cunku Ingiltere’de sorumluluk yok . . .
21/4/15
Gunaydin, Istanbul. Bugun yeni okul donemi basliyor, ben iyi programi gene aldim, cok mutluyum, her sabah hem de Cuma gunleri bos. Her sey harika. Tam dort yil once is yeriye degistim, ve cok iyi karar verdim. Benim icin saatler en onemli sey. Tabii ki, her kes icin saatler cok onemli. Fakat ben tam zamanli calismak istemiyorum cunku yazmaya rutin cok onemli. Genellikle buyuk projesi yapmaya rutin onemli. Bir roman yazmak icin en azinda birkac ay gerekiyor, genellikle bir yil ya da daha, bu kocaman bir proje. Galiba cok kisi ‘cok fazla is olacak, bunu asla bitirmeyecegim, yeter zamanim yok’ dusunuyor. Ancak eger rutin varsa, her gun bir saat yeter. Genellikle her gun yaklasik bir saat boyunca yazarim, bir saat daha duzenlerim, toplam iki saat. Bu sekilde her gun neredeyse bir sayfa yazarim, ayda yaklasik yirmi bes sayfa (on bin kelime), sekiz, dokuz ay sonra romanim bitti. Halbuki, eski is yeride bu biraz zordu, cunku hem sabahlar hem de aksamlar calisiyordum, rutin imkansizdi. tam zamanli ya da yari zamanli, farketmezdi. Aslinda, eski is yeride hafta sonlarim her zaman bos oldu. Eger hafta sonlari calissaydim, belki daha iyi program oldu. Yeni okulda hafta sonlari cok calasarim, hem ogleden sonralar hem de aksmalar. Bu yuzde elli benim is, hafta icin sadece aksamlar calisarim. Benim icin cok uygun bir program
19/4/15
Gunaydin, Istanbul. Dun uzun bir yolculuk hakkinda yazdim. Guney Ispanya’dan Rusya’ya otobus ve tren binerek gittim. Cok zor oldu, neredeyse bir hafta surdu. Fakat birkac daha uzun yolculuk yaptim. Mesela uc yil once Guney Amerika’da dort tane uzun otobus yolculugu yaptim. Birinci Rio de Jenaryo’dan Iguazu Selalesi’ye gittim. Iguazu ve Paraguay cok yakin, ve Paraguay otobus sirket en ucuz. Otubus cok basit, ve sadece on dort, on bes yolcu vardi. Sonra gun Iguazu’ye ulasti, ve ben Parana Nehir’e karsiye gectim, Arjantin tarafta bir gece kaldim. Sonra gun Iguazu’dan Buenos Aires’e otobus binerek gittim. O otobus cok luks ve pahali. Iguazu sadece kucuk bir kent ve baska secenek yoktu. Sonra gun baskent’e ulastik, orada neredeyse bir hafta kaldim. Buenos Aires’ten gemi ve otobus binerek Uruguay’ye gittim, ve Uruguay’dan Rio de Janeryo’ye otobus binerek geri dondum. Son yolculuk iki gun surdu, yolda Porto Alegre’de (Guney Bresilya’da buyuk sehir) bir gece kaldim. Bu arada, alti yil once Bulgaristan-Turkiye sinirden Ispanya’ya otobus binerek gittim, iki gun surdu, ayni yilda Bombay’dan Yeni Delhi’ye tren binerek gittim. Dokuz yil once Istanbul’dan Adana’ya tren binerek gittim, Adana’dan Sam’a (Suriye baskent) otobus binerek gittim, toplam iki gun surdu. Sam’da birkac gun kaldim, ondan sonra ayni sekilde Istanbul’a geri dondum. Daha uzun yolculuk yaptim, tabii ki, mesela on bes yil once Guney Ispanya’dan Londra’ya gittim, bir bucuk gun surdu, otobus cok kalabalikti, cok zor oldu . . .
 18/4/15
Gunaydin, Istanbul. Dun aksam romanim yeniden yazmaya bitirdim. Simdi butun romani duzeltma yapmaliyim Bunun icin galiba yaklasik iki hafta daha gerekiyor, ay sonunda her sey bitmis olacak. Sekiz ay once bu projeyi basladim, yazdan once bitirmek istedim. Aslinda, o yaklasik bir ay erkek bitirecegim. Mutluyum, son sekiz ayda neredeyse her gun calistim, cok calistim, cok sey degistim. Sadece bir problem oldu, bu roman cok kisa, yaklasik yuz yetmis sayfa (yetmis bin kelime) – hafif romani gibi. Daha uzun yapmak istedim, farkli seyler denedim, yeni bolumler ve diyalog, ama iyi hissetmedim, ondan sonra genellikle onlar sildim. Buna ragmen, simdi romanim kesinlikle cok daha iyi, baskiya gene verecegim. Tabii ki, beklentiyim yok, yirmi alti yil onceden beri yaziyordum, bu benim hobiyim ve hayat tarziyim. Bu Avrupa’ya geldim neden, Turkiye’ye geldim neden. Aksi halde, Yeni Zelanda hala oturuyorum, gazetecilik yapiyorum. Aslinda, Avrupa’da oturmak ve ogretmenlik yapmak cok daha ilginc hem de keyifli. Bu arada, yeni romanim projesinden birkac bolum kisa hikaye olarak bir New York’ta edebiyat web sitesinde yayinlanmis, simdi dahil (ASAGI BAK).Ayrica bugun iyi haber aldim: yaz mevsimi baskiye icin, baska bir bolum kisa hikaye olarak kabul edildi.
17/4/15
Gunaydin, Istanbul. Dun aksam romanim yeniden yazmaya bitirdim. Simdi butun romani duzeltma yapmaliyim Bunun icin galiba yaklasik iki hafta daha gerekiyor, ay sonunda her sey bitmis olacak. Sekiz ay once bu projeyi basladim, yazdan once bitirmek istedim. Aslinda, o yaklasik bir ay erkek bitirecegim. Mutluyum, son sekiz ayda neredeyse her gun calistim, cok calistim, cok sey degistim. Sadece bir problem oldu, bu roman cok kisa, yaklasik yuz yetmis sayfa (yetmis bin kelime) – hafif romani gibi. Daha uzun yapmak istedim, farkli seyler denedim, yeni bolumler ve diyalog, ama iyi hissetmedim, ondan sonra genellikle onlar sildim. Buna ragmen, simdi romanim kesinlikle cok daha iyi, baskiya gene verecegim. Tabii ki, beklentiyim yok, yirmi alti yil onceden beri yaziyordum, bu benim hobiyim ve hayat tarziyim. Bu Avrupa’ya geldim neden, Turkiye’ye geldim neden. Aksi halde, Yeni Zelanda hala oturuyorum, gazetecilik yapiyorum. Aslinda, Avrupa’da oturmak ve ogretmenlik yapmak cok daha ilginc hem de keyifli. Bu arada, yeni romanim projesinden birkac bolum kisa hikaye olarak bir New York’ta edebiyat web sitesinde yayinlanmis, simdi dahil (ASAGI BAK). Ayrica, bugun iyi haber aldim: yaz mevsimi baskiye icin, baska bir bolum kisa hikaye olarak kabul edildi.
16/4/15
Gunaydin, Istanbul. Burada John Newsinger’in ‘Kan Asla Kurutulmus’ adli Ingiliz Imparatorlugu tarihi kitabi hakkinda birkac bolum yazdim. Simdiye kadar Karayipler kol ticareti, Irlanda’da kitligi, Cin’de ‘Afyon Savaslari’ ve Hindistan’da mezalimleri hakkinda yazdim. Bugun on dokuzuncu yuzyil Kuzey Afrika’ya hakkinda yazacagim. Misir’deki kitlik vardi, binlerce kisi oldu, fakat Ingilizler ve Fransizlar orada cok rahat yasadi, dayak, iskence ve hapse olarak Misirlilar’dan yuksek vergiler aldi. Isyan basladiginda, onlar iki bin Misirli kisi oldurdu ya da yaraladi. Savas basladiginda onlar binlerce Misirli askeri oldurdu. Kral Victoria cok mutluydu! Bu arada, Sudan’da, Ingiliz askeri makineli tufekler ile yerel asiret savascilari katliam yapti. Ingiliz askerleri arasinda Winston Churchill oldu. Birinci Dunya Savasi demokrasi ve ozgurlugu hakkinda degildi. O buyuk bir yalan. Birinci Dunya Savasi ‘Buyuk Oyun’un’ zirvesi oldu, Avrupa’li imparatorluk donemin en yuksek noktasi. Aslinda, ‘Buyuk Oyun’ sadece Ingiltere karsi Rusya oldu. Gercekten birkac Avrupa’li ulkeleri dahil edildi, kendi kolonilerini savunmak istedi. Bu arada, Osmanli Imparatorlugu neredeyse bitmis, butun gozler Orta Dogu’da oldu. Birinci Dunya Savas’tan sonra Ingiltere Misir’i kontrol etmeye devam etti, askeri bomba ve makine tufeklerle yaklasik bin kisi oldurdu, bin bes yuz daha idam etti ya da hapse etti . . .
15/4/15
Gunaydin, Istanbul. Papa neden yuz yil once hakkinda konusmak istiyor? ABD ve AB ayni, neden yuz yil once hakkinda konusmak istiyor? Tabii ki, bu bir yuzyillik, yil bin dokuz yuz on bes Dunya Savasi vardi, cok kotu sey oldu. Halbuki, su anda da cok savas var, Dunya Savasi degil, ancak Orta Dogu icin simdiki durum kesinlikle dunya savasi benziyor. Irak’taki en azinda bir milyon kisi olduruldu. Neden Papa bu katliam hakkinda konusmuyor? Neden ABD ne AB Irak hakkinda konusmak istiyor? Cunku ABD ve Ingiltere bu uzun ve korkunc savasi basladi. Afganistan’da, Suriye’de ve Libya’da ayni – Hristiyan ulkeler Musluman ulkelerde savas yapti. O savaslar devam ediyor, her gun cok kisi hayat kaybediyor, fakat Hristiyan Papa sadece yuz yil once hakkinda konusmak istiyor. Ne kadar iki yuzlu! Ingiltere kac tane soykirim yapti? Onlar Kuzey Amerika’da, Avustralya’da, Yeni Zelanda’da, Irlanda’da, Bangaldes’te ve Kenya’da boyle bir sey yapti, mesela. ABD kac tane soykirim yapti? Onlar Kore’de, Vietnam’da, Kambocya’da, Nikaragua’da ve Irak’ta boyle bir sey yapti, mesela, ve daha soykirim destekledi – Endonezya iki kez, mesela. ABD soykirim ile basladi, tabii ki! Papa bu konular hakkinda neden konusmuyor? Yuz milyonlarca insanlar Papa’ya dinleyor, her sey inaniyor. Fakat ona sadece bir dini lider, siyasetci degil. Ayrica, Vatikan neden Roma’da? Neden Vatikan Kudus’te degil? Cunku romalilar Hristiyanlik icat etti. Galiba bu Iznik Konsey’de (Bursa yakinda), yil uc yuz yirmi bes oldu – Imparator Konstantin altinda. Onlar insanlar kontrol etmeye Yahudi dini bir gunes tanri ekledi, bu sekilde yeni bir dini baslamisti. Galiba Papa ve Bati Dunya’nin siyasetcileri birlikte calisiyor …
14/4/15
Gunaydin, Istanbul. Hillary Clinton ABD baskani olacak mi? Eger oyleyse, iyi bir sey ya da kotu bir sey olacak mi? Bana gore Clinton cok kotu bir kadin, Muammer Kaddafi’nin cinayet hakkinda saka yapti, fakat bir Amerikan buyukelcinin intikam cinayet hakkinda cok kizdi. Ne kadar iki yuzlu! Ona Libya’da savas destekledi ve yonetti. Sonuc, korkunc bir ic savasi, ve baska bir petrol zengin Musluman ulke – Afrika’nin en mureffeh ulke arasinda – kesinlikle yikti, Afganistan gibi, Irak gibi, Suriye gibi. Fakat bu Amerika icin onemli degil. Secmenler icin dis siyaset onemli degil. Onlar icin ekonomi onemli, egitim onemli, saglik onemli, vergi onemli, fakat Orta Dogu halki kesinlikle onemli degil. Halbuki, kadinlar icin baskan olarak Hillary Clinton iyi bir sey olabilir. Afrikali-Amerikalilar imaji ve guveni icin Barack Obama iyi oldu. Maalesef, ona cok yalan soyledi, cok savas yapti, sayisiz sivil kimse oldurdu. Fakat gercekten her baskan ayni.Neden? Cunku ABD baskanlar sadece kuklalar ve oyuncular, gercek siyasetciler degil. Multimilyarder ve buyuk sirketler bu kararlar veriyor. Bunun icin, baskan kim farketmez, dis siyaset ayni olacak. O yuzden, dunyanin en guclu ulke icin kadin baskan iyi bir fikir olabilir. Turkiye’de yirmi yil once kadin basbakan oldu, Tansu Ciller. Ogrencilerim gore ona iyi bir basbakan degildi. Ben bilmiyorum, fakat bana gore Turk kadinlar kendileri hakkinda cok guvenli degil. Kadin ogrencilerim gore erkekler daha iyi siyasetciler, daha iyi patronlar, daha iyi suruculeri. Bati Dunyada kadinlar bu sekilde asla konusmuyor. Tam tersi. femenizim buyuk bir endustri, cok dergi ve televizyon magazin programi satiyor. Hepsi gercek feminizm degil, tabii ki, kesinlikle onyargi var – ABD’daki ozellikli…
13/4/15
Gunaydin, Istanbul. Yaklasik altmis bin yil once insanlar Afrika’dan Avrasya’ya geldi, ondan sonra onlar hem Avustralya’ya hem de Amerika’ya ulasti. Insanlar gelmeden once Avrasya’da bol bol hayvan vardi, yunlu mamut, yunlu gergedan, kocaman ayi ve kilic disli kaplan dahil. Ayrica, Neandertal insani vardi. Fakat yirmi yedi, yirmi sekiz bin yil once tum bu hayvanlar kayboldu, Neandertal da kayboldu. Ne oldu? Galiba insanlar bu yapti. Insanlar Neandertal’dan daha buyuk silah vardi, onlar yunlu mamutlar avladi ve oldurdu. Bundan baska, insanlar kurtlar ile arkadaslar oldu, onlar kurtlar kullandi. Biz tum Neandertal oldurduk mu? Muhtemel olmayan. Galiba insanlar Neandertaller ozumsedi. Uzmanlar gore Sahra Alti Afrika haric, tum insanlar yuzde bir ve yuzde dort Neandertal DNA var. O zaman, Neandertal insani bizim ata ya da bizim kuzen? Gercekten Neandertal insani her ikisi oldu, ama ozellikle bizim kuzen. Neandertal cok zeki oldu, insanlar gibi, fakat insanlar daha buyuk ve guclu oldu. Ayrica, daha insani gruplar vardi, ancak onlar da kayboldu – sadece biz devam etti. Insanlar yaklasik kirk bin yil once Avustralya’ya ulasti, ve yaklasik yirmi bin yil once Kuzey Amerika’ya ulasti. Son Buzul Cagi boyunca Sibirya ve Alaska arasinda bir kara koprusu oldu. Yunlu mamut ve gergedan da Amerika’ya ulasti, fakat orada onlar soyu tukenmis oldu. Buyuk kediler da Amerikaya ulasti. Bu arada toynaklilar Amerika’dan Avrasya’ya geldi, atlar dahil (atlar Amerika’da soyu tukenmis). Ayrica, ayi ve kurt Amerika’dan Avrasya’ya geldi . . .
12/4/15
Gunaydin, Istanbul. Istanbul’da yasayan Paris’te ve Kahire’de ayni zamanda yasayan gibi. Burada hem dogu’dan hem de bati’dan en iyi sey var, kultur ve tarih cok karisik. Burada insanlar Musluman ve cok cami var, ancak hukumet sistemi avrupa gibi demokrasi, herkes ozgur, kadinlar dahil. Yemek cok lezzetli ve cesitli, Asya’dan et yemekleri var, Orta Dogu’dan kebaplar var, ve Akdeniz’den cok balik yemek var. Turkce dil Orta Asya’dan geldi, Mogolca, Japonca ve Korece ayni dil aile icinde. Bu dil ogrenmeye cok zor, ama ben Turkce ogrendim. On yilda burada oturdum, cok egitici deneyim oldu. Turkiye’nin kultur, din ve tarihi hakkinda cok ogrendim. Bu sekilde Bati Dunya’nin kultur, din ve tarihi cok daha iyi anlabilirim, Turkiye’ye tesekkur. Tabii ki, her sey mukemmel degil, ve zaman zaman bikmis hissediyorum. Ben burada her zaman bir yabanciyim, ve herkes benimle Ingilizce pratik yapmak istiyor. Ancak bu problem haric, genellikle cok mutluyum burada. Cok yabanci her sey hakkinda sikayet etmek istiyor, ne siyaset ne din sevmiyor. Ayni zamanlar onlar kendine ulkeleri hakkinda cok savunmali olabilir, elestiri kabul etmiyorlar. Bazilari Turkiye’yi elestiyiror ve Israil savunuyor, cok ironik! Onlar kesinlikle beyni yikanmis. Elestriri normal bir sey, hic kimse ve hic ulke mukemmel degil. Fakat, bana gore, eger yabancilar Turkiye’de oturmak istiyorsa, Batili siyasi gundem birakmali . . .
11/4/15
Gunaydin, Istanbul. Evet, elli dort yil once Kongo’nin ilk demokratik basbakani Patrice Lumumba olduruldu. Kim yapti? Tabii ki, ABD bu sucu yapti, Belcika, muhtemelen Ingiltere, ve Kongolu suc ortaklari yardim etti. ABD cok demokratik basbakani oldurdu ya da devirdi, fakat Patrice Lumumba en onemli arasinda. Bin sekiz yuz seksen dort yilindan beri Belcika Kongo kontrollu etti, milyonlarca kisi oldurdu, ve ABD Belcika her zaman destekledi. Neden? Cunku Kongo’da cok uranyum vardi, Soguk Savasi boyunca ABD bu uranyum bomba yapmaya kullandi. Maalesef, Patrice Lumumba Kongo icin bagimsizligi istedi, Kongo’nin dogal kaynaklar uzerinde kontrol etmek istedi. Ona Amerika’ya gitti, bu konu hakkinda konustu, fakat ABD ve Belcika cok kizgin oldu. Onun suikast hem Kongo hem de butun Afrika kitasi icin cok kotu bir sey. ozgurluk ve demokrasi umutlarini yikildi. Olmeden once, Ingiliz siyasetci ve ajan Daphne Park her sey kabul etti, bu suikast Ingiltere duzenlemek yardim etti. Daphne Park gore Patrice Lumumba buyuk bir hata yapti, ona Sovyetleri yardim istedi, bu yuzden ABD baskani Dwight Eisenhower onu oldurmek istedi. Amerikan ve Ingiliz ajanlari Patrice Lumumba oldurmeye Kongolu isyancilar odedi, ve onlar bu yapti. Patrick Lumumba yil bin dokuz yuz altmis bir oldu, sadece otuz bes yasinda vardi . . .
10/4/15
Gunaydin, Istanbul. Simdi her sey harika. Hava cok ilginc, bu hafta cok soguk, zaman zaman gunesli, zaman zaman yagmurli, fakat benim icin rahat. Her gun Taksim’den Besiktas’a yuruyerek gidip gelerim, toplam yaklasik bir saat, yirmi dakika, ama soguk hava boyunca az terlerim. Bu arada romanim projesi neredeyse bitti. Galiba bir ay daha gerekiyor. Toplam elli bir bolum var, zaten elli tane yeniden yazdim. Bir tane daha var. Halbuki, bir tane daha bolum yazmak istiyorum. Ondan sonra butun roman duzeltmeliyim. Mukemmel zamanlama, gelecek ay sicak ve nemli hava gelecek, sanirim, ve sicak hava boyunca yazmak istemiyorum, disari cikmaya tercih ediyorum. Bunun icin, uc dort ayda mola olacak. Eylul yeni bir projesi baslayacagim, fakat ne yapacagim simdi bilmiyorum, karar vermedim. Bu arada, evde her her sey iyi, yeni Lubnan’li ev arkadasim mukemmel. Diger ev arkadasim, bir Fransiz genclik, yaklasik alti ay kaldi – ve devam ediyor. Son iki yilda hic kimse alti ay kaldi, sadece bir ve bes ay boyunca. Bu yuzden, cok mutluyum, yazmaya konsantre olabilir. Ayrica, is yeride her sey cok iyi, okul donemi Sali gunu bitecek, sonra bir kac gun tatil olacak. Bu tatil yazmaya iyi bir firsat olacak, baska bir planim yok. Bu arada ‘Tangata Whenua’ adli Yeni Zelanda’nin Maori yerliler hakkinda tarihi kitabi okuyorum, o buyuk bir kitap, yaklasik yarim okudum. Son yilda sosyal hayatim yok, aslinda ihtiyac yok, ben genc degilim. Para biriktirmek istiyorum, son yilda iyi yaptim…
9/4/15
Gunaydin, Istanbul. Somali’nin problemleri uzun ve karmasik tarihi var. Tarih boyunca Somali balikcilar bir ulke oldu. Maalesef, Somali Afrika boynuzundu, o kitada ve Arap yarimadasinda arasinda, bol bol gemi trafik var, ve Avrupa’li gemiler, ozellikle, Kirmizi Deniz’e zehirle cop atiyor. Somali’nin balikcilik endustrisi yikilmisti. Balikcilar ne yapabilirdi? Bazilari silahli sahil ‘polis’ oldu, gecisi parasi aldi. Baskent’te ceteler kurdu, sonunda ABD destekli onlar Somali hukumet devirdi, ondan sonra sadece kaos vardi. Ayrica, Kirmizi denizde cok korsanlik vardi. ABD, Etiyopya ve Kenya somaliye isgal etti, cok sivil kimse olduruldu. Somali’de onemli mineraller var, Afrika boynuzundu onemli bir gaz boruhatti var, ve ABD icin Afrika’nin benzini cok onemli. Sonuc olarak ‘El Sebab’ kurdu. Dort yil once Kenya askeri Somaliye isgal etti, El Sebab ihtar etti, onlar “intikam olacak” dedi. Iki yil once onlar Nairobi’nin Westgate alisveris merkeze saldirdi, altmis yedi kisi oldurdu, yaklasik yuz yetmis bes yaralandi. Buna ragmen, ABD destekli Kenya Somali’ye saldirmaya devam ediyor, Gecen hafta El Sebab Kenya’nin Garissa Universite’ye saldirdi, yuz kirk yedi ogrenci oldurdu. Tabii ki, o kesinlikle terorizm, korkunc bir katliam oldu, cok gencler hayatin kaybetti. Yuz kirk yedi sadece bir numara degil. Eger bu felaket anlamak istiyorsa, butun durumu ve tarihi anlamali. ASAGI BAK . . .
8/4/15
Gunaydin, Istanbul. Turkiye’nin Haziran secim adaylarin bir Yezidi kadin, bir Ermeni kadin ve bir Cingene dahil. Bravo, Turkiye! Iyi haber. Siyasetciler her kokenden geliyor, hem erkekler hem de kadinlar. Haber gore Feleknas Uca dunyanin ilk Yezidi milletvekili, Ozcan Purcu Avrupa’nin ilk Cingene milletvekili. Cingeneler yaklasik bin yil once Hindistan’dan Avrupa’ya geldi. Onlar Hint-Avrupa dil konusuyor, Hintce gibi. Eskiden onlar nereden geldi hic kimse bilmedi, fakat bazi kisi Misir’den dusundu, bunun icin Ingiltere’de ‘Gypsy’ kelime kullanilan, Ispanya’da ‘Gitano’ kelime kullanilan. Ispanya’da Musluman isgal boyunca Cingeneler vardi, ve ondan sonra Cingeneler flamenko muzik ve dans yaratti. Galiba, bu muzik Musluman muzikten esinlenilmistir. Bu arada, Wikipedia gore Yezideler Kurt insanlar, ve Kurtler birkac bin yil once Iran’dan Turkiye’ye geldi. Onlar da Hint-Avrupa dil konusuyor, Farsca gibi. Hint-Avrupa dil cok buyuk bir aile, dunyada yarisindan daha insanlar bir Hint-Avrupa dil konusuyor. Bu dil ailesi Sanskritce’den geldi. Birkac bin yil once beyaz ‘Arian’ insanlar Kaftkasya’dan Guney Asya’ya goc etmisti, karisik irk ve din yaratti, ancak kendine dil kullanmak devam etti. Onceden Guney Asya’dan yerliler Avustralya’li aborijinleri aynidi. Aslinda Iran ‘Arian’ demek. ‘India’ (Hindistan) ‘Nehir’ demek. Her ikisi Sanskritce kelime . . .
7/4/15
Gunaydin, Istanbul. Son zamanlarda John Newsinger’in ‘Kan Asla Kurutulmus’ adli Ingiliz Imparatorlugu hakkinda tarihi kitabi hakkinda burada birkac blog yazdim. Birinci bolum Karayipler kol ticareti hakkinda, ikinci bolum Irlanda’nin ‘patates kitligi’ hakkinda, ucuncu bolum Cin’de ‘afyon savaslari’ hakkinda. Dorduncu bolum Hindistan hakkinda, ve orada Ingiliz askeri ‘Nazi’ gibi kotu davrandi, olduruyordu, soyuyordu, tecavuz ediyordu, iskence ediyordu. Onlar on binlerce Hint askeri oldurdu. Cok Sihler, ozellikle, hayatin kaybetti. Isyan yil bin dokuz yuz elli yedi basladi, Ingiliz altinda Hint askerleri inek ve domuz yagi yaglanmis fisekler kullanmak reddet etti. Sonuc – yaklasik alti bin erkek, bayan ve cocuk hayatin kaybetti – ciplak asilmis, yanarak oldu, bayonet ile olduruldu dahil. Ingiliz asker Hint erkekler aileleri onunde oldurdu, ve onlar bir cesur isyancinin agizina domuz etti doldurdu ve ona kirbaclayarak oldurdu. Bu arada Ingilizler yaklasik bes yuz Hint askeri idam etti, teslim olanlar dahil, bazi top mermisi olarak. Neden bu kitap hakkinda yaziyorum? Cunku cok kisi bu tarihi iyi bilmiyor. Neden onemli? Cunku bugunu anlamaya tarihi okumali. ABD Ingiliz Imparatorlugu kesinlikle benziyor. Ingiltere asla sorumlu tutulmadi, asla ozur dilemedi, yerine cok propaganda yapti. Onlar her zaman baska ulkeleri elestiriyor ve mahkum ediyor. Fakat bir deyim var: ‘Sirca koskte oturan komsusuna taslar atmamali.’
6/4/14
Gunaydin, Istanbul. Haber gore bugun on dokuz derece olacak fakat simdi on dokuz derece degil, galiba yaklasik on dort, on bes derece. Ayrica, bugun gunesli degil, bulut var. Hava haber bazen yanlistir, tabii ki, o zor bir sey. Yarin ve Carsamba gunu daha soguk olacak, haber gore sadece on iki, on bir derece. Belki firtina geliyor. Firtinadan onceki hava genellikle sicak, firtinadan sonra hava genellikle cok daha soguk. Ilkbahar sadece iki hafta once geldi, simdi gece gunden biraz daha uzun. Nisan ayda hersey olabilir. Bu benim onuncu Nisan ay Istanbul’da, ve iki kez Nisan boyunca kar yagmur gordum, bir kez cok siddetli. Ayni zamanda, Nisan ayda sicak hava olabilir, yirmi dort, yirmi bes derece mesela. Benim icin bu hava rahat cunku Nisan ayda nem yok. Gelecek ay, ve ozellikle Haziran ay boyunca, nem cok artacak, ve Temmuz, Agustos aylarinda fena olacak. dun Hiristiyanlar Paskalya kutladi. Genellikle Paskalya cikolatali yumurta ile kutlandi, ve ‘Paskalya Tavsan’ var, cunku gercekten Hiristiyanlardan once bu tatil Ilkbahar hakkinda. Tabii ki, Hiristiyanlar gore Paskalya dini bir gun, herkes kiliseye gitmeli ve Isa’nin dirilisi hatirlayor. Ne kadar sikici! Aslinda, su anda Avrupa’da, Avustralya’da, Yeni Zelanda’da ve baska yerde, cok az kisi kiliseye gidiyor,neredeyse herkes icin Paskalya gene Ilkbahar hakkinda, Hiristiyanlik degil..
5/4/15
Gunaydin, Istanbul. Dilleri hakkinda insanlar cok aptal olabilir. Onlar kaba ve kiskanc ve cocukca olabilir. Eskiden Ingilizce konusan yurtdisinda insanlar diger dil bilmedin icin alay edildi. Bu Avrupa Kitasinda ozellikle cok komik bir sey, Ingilizce konusan insanlar baska bir dil konusamiyor!! Ayni zamanda cok kisi Ingilizce bilmedi, ve galiba onlar da cok alay edildi. Fakat su anda her sey degistirdi. Herkes Ingilizce ogreniyor, ve su anda cok kisi Ingilizce konusan insanlar ile kendine dil konusmak istemiyor, sadece Ingilizce konusmak istiyor. Ingilizce konusan turistler cok sansli, her yerde, herkes Ingilizce biliyor, yurtdisinda tatil cok kolay, baska dilleri ogrenmeye ihtiyac yok. Halbuki, yeni bir problem var, su anda Ingilizce konusan yurtdisinda insanlar sadece Ingilizce konusabilir, cok yerel halk bizimle kendine dil konusmak istemiyor, bazilari kibar degil. Aslinda, Ispanya’da on, on bes yil once bu problem yoktu, benimle neredeyse herkes Ispanyolca konusuyordu. Ancak birkac yil once bir Ispanyol erkekli tanistim, Ispanyolca konustum, ve ona cok ofkeli ve kaba oldu. Neden? Cunku ona Ingilizce biliyordu. Ne kadar ilginc! Ben Ispanyolca (ve Turkce) biliyordum, ona Ingilizce biliyordu, fakat Istanbul’da biz Ingilizce konusmaliydi… Birkac yil once iyi Turkce bilmiyordum, cok zor oldu, neredeyse heryerde neredeyse herkes Ingilizce cevap verdi. Bir guvenlik gorevlisi agresif oldu, o ‘Burada Turkiye! Biz Turklar!’ Ingilizce bagirdi. Cok ironik! Su anda genellikle cok daha kolay, cunku daha iyi Turkce biliyorum. Buna ragmen, bu problem kesinlikle devam ediyor . . .
4/4/15
Gunaydin, Istanbul. Bugun John Newsinger’in ‘Kan Kurutulmis’ adli Ingiliz Imparatorlugu hakkinda tarih kitabi hakkinda baska bir Turkce blog yazacagim. Zaten Karayip kole ticareti ve Irlanda’nin patates kitligi hakkinda yazdim. Bugun Cin hakkinda yazacagim. Ingiliz Imparatorlugu en buyuk uyusturucu saticisi oldu. Yaklasik iki yuz yil once Ingilizler Cin’e cok afyon kacirdi. Bu para ile Hindistan’da Ingiliz Yonetimi devam etti. Bu sekilde Ingilizler Cin insanlara zehirliyordu. Cin hukumeti iki secenek vardi – zehirlenmek ya da katledilmek! Ne kadar kotu! Bunun icin Cin hukumeti onlara durdurmaya calisti. Fakat Ingilizler cok daha iyi silah vardi, onlar Cin’e bombalada, yaklasik iki bin kisi oldurdu, tecavuz ve yagma etti. Ingiltere ve Cin arasinda uc tane ‘Afyon Savasi’ oldu, Ingilizler cok Cin insanlara oldurdu. Ayrica, Ingiliz askeri bir Cin sehir zapt etti, ondan sonra onlar Mancu askeriye yaklasik otuz bin Cin mahkumlari katliam yapmaya izin verdi. Yil bin yedi yuz altmis Ingiltere yaklasik altmis bin kilo afyon Cin’e kacirdi, yil bin sekiz yuz yirmi dort yaklasik yedi yuz yirmi bin kilo, yil bin sekiz yuz otuz sekiz yaklasik iki bucuk milyon kilo, yil bin sekiz yuz altmis yaklasik dort milyon kilo, ve yil bin sekiz yuz seksen yaklasik yedi bucuk milyon kilo. Ingiltere doksan sekiz yil once kadar Cin’e afyon kacirmaya devam etti . . .
3/4/15
Gunaydin, Istanbul. Maalesef, baska bir arkadasim Turkiye’den birakiyor. John Kanada’ya geri donecek. Biz yaklasik bir yilda ayni is yeride calisiyorduk. Ona cok bilgili ve komik adam, Facebook’ta her zaman kelime oyunu yapiyor. Dun aksam Besiktas’ta veda partisi yaptik. Ben dort tane buyuk ve dolu bardak kirmizi sarap ictim, iki tabak patates tavas yedim!! Hava cok guzeldi, disarda oturduk, ben yaklasik saat on ikiye kadar kaldim. Bu parti bir Birlesmis Milletler toplantisi gibi oldu, neredeyse herkes farkli bir ulkeden geldi. Baska bir Kanada’li kisi vardi, ona ve John ayni kucuk bir sehirden geldi. Ne kadar ilginc! Iki tane Amerika’li kisi vardi, bir tane Ingiliz, bir tane Irlanda’li, bir tane Avustralya’li, ve ben Yeni Zelanda’liyim. Benim gibi, John Iskandinav kokenli var, ona Isvec ve Norvec’li, ben Danimarka’li ve Norvec’li. Aslinda benim buyuk buyuk buyukbabam Laponya’dan geldi – Kuzey Norvec’te, Kuzey Kutubu yakinda! Ona orada balikci olarak calismisti. Bir halam gore, buyuk buyuk buyukbabam cok kotu bir adam oldu, Danimarka’ya gitti, evlendi, ve her zaman kizgin. Buyuk buyuk buyukannem kopeklerle yedi, masada degil! Ayni halam gore iki tane buyuk buyuk amcam Amerika’ya gitti, ama her ikisi olduruldu, bir tane vuruldu, bir tane at arabasi kazasinda. Bu arada, buyuk buyuk halam Amerika’ya gitmek istedi, fakat onun gemisi batti. O gemi ‘Titanik’ oldu, halam dedi, fakat kim bilir?
2/4/15
Gunaydin, Istanbul. Birkac gun once John Newsinger’in ‘Kan Kurutulmus’ adli tarihi kitabi hakkinda yazdim. Newsinger Ingiliz Imparatorlugu hakkinda yazdi. Ben Karayipler kole ticareti hakkinda ilk bolum acikladim. Ikinci bolum Irlanda’nin ‘Patates Kitligi’ hakkinda. O felaket yil bin sekiz yuz kirk uc oldu, yaklasik bir milyon hayat kaybetti – ve Irlanda kucuk bir ada, sadece birkac milyon kisi vardi. Ayrica, o zamanlarda Irlanda fakir bir ulke, Ingiliz kontrol altinda, ve patates cok onemli. Maalesef, bir yil patates mahsul basarisiz oldu. Halbuki, Ingiltere onlara yardim etmedi. Tam tersi, Ingilizler Irlanda’dan inekler ve misir ithal etmeye devam etti. Irlanda’da her yerde insanlar acliktan olduruyordu. Cok kisi delirdi, ot yedi, kendine cansiz bebeklerini yedi. Bu arada, yaklasik bir milyon kisi daha Kuzey Amerika’ya gitti, cok zor oldu, onlar ac ve neredeyse hic bir sey ile Kuzey Amerika’da ulasti. Ingilizler neden onlara yardim etmedi? Bir siyasetci gore Ingiliz hukumet icin Irlanda’nin kitlik iyi bir sey, daha az Irlandali olacak, bunun icin daha az isyan. Her kes icin yeter yemek vardi, ancak butun yemegi Ingiltere’ye gitti. Bugun iki tane Irlanda var. Irlanda Cumhuriyeti bagimsiz, yaklasik dort bucuk milyon kisi var. Kuzey Irlanda Britanya dahil, yaklasik bir bucuk milyon kisi var. Gecen yuzyil Kuzey Irlanda’da cok problem vardi, Ingiliz askeri ve polis katliamlar yapti, isyancilar teroristler oldu
1/4/15
Gunaydin, Istanbul. Turkiye’de dun garip bir gun oldu. Neredeyse butun ulkede birkac saat boyunca elektrik kesildi. Neden? Hala hic kimse bilmiyor. Bu arada, bir savci kacirildi ve olduruldu. Bugun televizyonda sadece savci hakkinda haber var, elektrik kesintisi hakkinda haber yok. Bugun hem elektrik hem de internet var, ancak Facebook coook yavas ve burada cok az yapabilirim. Bu durum buyuk bir felaket ya, her sabah Facebook’ta cok haber okurum, bazi makale paylasiyorum, zaman zaman Facebook arkadasim ile haber hakkinda sohbet ediyorum. Dun olmaz. Bugun olmaz, baglanti coook zayif. Eger bir sayfa acmak istersem, birkac dakika beklemeliyim. Ayrica, eger bir makale paylasmak istersem birkac dakika beklemeliyim. Benim mesajlarim kesinlikle goremez. Bu arada Nijerya’dan cok ilginc haber geldi, yeni baskan var, Muhammadu Buhari. Ona Musluman ve eski bir asker, yaklasik otuz yil once askeri darbe katildi, neredeyse iki yilda baskan oldu. Nijerya’daki buyuk bir terorizm problem var. Son baskan Goodluck Jonathan bir cozum bulamadi. Galiba cok kisi gore Buhari daha etkili olacak. Ben emin degilim. Nijerya’da yil bin dokuz yuz altmis yedi ve bin dokuz yuz yetmis arasinda korkunc bir ic savasi oldu, belki uc milyon sivil kimse olduruldu. Insallah orada baska bir ic savasi olmayacak . . .
30/3/15
Gunaydin Istanbul blog bugun mumkun degildi. Neden? Turkiye’de buyuk bir elektrik kesintisi var. Haber gore siyasetciclar problem icin ariyor. Onlar gore terorizm ya da bilgisayar saldiri olabilir, ancak baska haber gore hukumet elektrik faturalar odemedi!! Bu arada, herkes icin kotu bir durum. Ne metro ne metrobus var, tren problemler var, cok daha problem var. Simdi is yerideyim. Son iki gun evde elektrik problem vardi. Dun sabah ve aksam “yol calismasi” cunku evde elektrik yoktu. Mumlari kullandim, dogal gaz ile yemek pisirdim, ve bilgisayar pil ile kullandim, romanim projesi calisdim. Fakat sonunda sikilyordum, yatagi erken gittim. Bu sabah elektrik geri dondu, dus yaptim, kahve yaptim, internette biraz haber okudum, ama yaklasik saat on bucukta elektrik gene kesildi. Bunun icin Besiktas’a yuruyerek geldim – ancak burada da elektrik yok! En aslinda is yeride jenerator var, burada internet kullanabilirim. Cok sansli. Ondan sonra ders hazirlamaliyim, elektrik yoksa zor olacak.Su anda elektric cok onemli, neredeyse her sey icin o gerekiyor, bilgisayar icin, fotokopi makinesi icin, asansor icin, ve tabii ki isik icin. Ayrica, aksamlar ders verecegim. Eger elektrik yoksa, olmaz olacak. Su anda eger elektrik yoksa, her sey imkansiz. Biz elektrik kesinlikle gerekiyor, ya da cok problem var .
29/3/15
Gunaydin, Istanbul. Evet, Amanda Knox kesinlikle cinayet yapip cezalandirilmadi. Neden cezalandirilmadi? Ona zengin beyaz Amerikali kadin cunku. Bir Ingiliz kadin olduruldu, polis gore cinayet birden fazla kisi yapti, ama sadece bir kisi hapishanede var – kurbanin Afrikali erkek arkadasi. Ne kadar ilginc! Knox’un DNA cinayet silahi bulundu, onun erkek arkadasin DNA kurbanin ic camasiri bulundu. Knox ve onun erkek arkadasi cok yalan soyledi. Onlar ‘butun gece uyudu’ dedi, mesela. Fakat kayitlar gore o gece onlar hem biligisayar ve telefonlar kullandi, disari gitti, panik yapti. Knox cinayet icin bir bar sahibi sucladi, onu zenci bir erkek, iki hafta boyunca hapishanede oturdu, fakat Knox yalan soyledi. Ona gore polis iskence altinda bar sahibi sucladi, ama simdi Knox o bu da yalan kabul ediyor. Bar sahibi isi kaybetti, Italya’dan Polonya’ya gitmeliydi. Italyan mahkemesi hem Knox ve onun Italyan erkek arkadasi suclu buldu. ABD medya cok kizdi, onlar gore bu cok kotu bir karar, Knox kesinlikle sucsuz. Onlar icin Ingiliz kadin kesinlikle onemli degil. Eger beyaz Amerikali kadin tecavuze veya olduruldu ise, onlar cok kizgin, ‘erkekler’ mahkum etmek istiyorlar. Halbuki, eger onun askerler ya da baska bir Amerikali kisi cinayet veya tecavuz yaparsa, ABD medyasi suclu savunuyor, kurban onemli degil, cunku simdi ‘Amerika’ hakkinda. Simdi Italyan mahkemesi karar degisti, suclu bulma iptal etti, Knox ozgur. Bu arada, kurbanin Afrikali erkek arkadasi hapishanede hala oturuyor, uzun bir hapis cezasini cekiyor.
28/3/15
Gunaydin, Istanbul. Bahar geldi, hava daha sicak, bu sabah yaz saati basladi. Ne kadar guzel. Sonra iki, uc ay guzel olacak, fakat ondan sonra sicaklik, nem ve bocekler gelecek. Benim icin burada yazin hem zor hem de eglence. Hafta sonlari deniz icinde yuzecegim, tatil yapacagim. Bu arada romanim projesi neredeyse bitti. Toplam elli iki kucuk bolum var, kirk dokuz duzelttim. Uc tane daha bolum duzeltmeliyim, ve ondan sonra butun romani prova okuyacagim. Galiba yaklasik bir ay daha gerekiyor. Bu projesi gecen Eylul ayda basladim, birkac bolum bir New York edebiyat web sitesinde kisa hikaye olarak yayinlandi (ASAGI BAK). Aslinda, bu roman bir yil once yazdim, bu yil o sadece duzeltiyorum. O bir genc adamin ruya hakkinda – universitede okumaya yurtdisina gitmeden once. Temalar beyin yikama, uyma, onyargi ve savas dahil. Toplam neredeyse iki yuz sayfa yazdim. Son dokuz yilda Ken Again web sitesinde yaklasik otuz kisa hikayem yayinlandi, genellikle romanlarimdan cikardim. Bu amator, tabii ki, ancak motivasyon icin iyi bir sey. Belki birkac yil sonra benim kisa hikayelerden bir antoloji yapacagim, buna ragmen ben bir kisa hikaye yazarim degil, ben bir romanlar yazarim. Bu iki kesinlike farkli. Asagi bir universite kardeslik kabul toreni hakkinda kisa hikayem var, Ken Again’in Ilkbahar, yil iki bin onbes baskisinde yayinlandi . . .
27/3/15
Gunaydin, Istanbul. Birkac yil once ilginc bir kitabi okudum – John Newsinger’in ‘Kan Asla Kurutulmus’ adli Ingiliz Imparatorlugu tarihi. Amerika’da ABD tarihi hakkinda benzer ve unlu bir kitap var, fakat Ingiltere’de Newsinger’in kitabi cok unlu degil. Ona gore, Kuzey Amerika’da, Avustralya’da ve Yeni Zelanda’da soykirimlar haric, galiba Ingiltere’nin en kotu suc Atlantik kole ticareti oldu. On milyon ve on bes milyon arasinda zenci insanlar Afrika’dan Karayipler adalara getirildi, yaklasik iki milyon yolda hayatin kaybetti. Yil bin yedi yuz otuz alti Karayipler adalarda bir komplo icin seksen sekiz kole idam edildi. Kole sahipleri ‘terorizmi’ kullanmaya tavsiye edildi. Yil bin yedi yuz seksen bir, bir kaptan yuz yirmi iki hasta kole gemiden denize atti. Bu sekilde sahipler sigorta alabilirdi. Bassavci gore koleler ‘mallar,’ bu yuzden hic suc islemedi, ceza olmaz. Yil bin sekiz yuz on bir, Virgin Adalar’da bir kole sahibi idam edildi. Ona yaklasik altmis zenci erkek, kadin ve cocuk iskence etti ve oldurdu. Kole sahibi’nin idam hakkinda beyaz insanlar cok kizgin oldu. On sekizinci yuzyil boyunca buyuk bir kole ayaklanma vardi, sonuc yaklasik dort yuz kole ve altmis Ingilizler olduruldu. Ondan sonra yaklasik yuz tane daha kole idam edildi, cok iskence edildi. Bazen sahipler koleleri olum kadar yavas yavas yakti, cunku onlar diger koleler onlarin cigliklari duymak istiyordu . . .
26/3/15
Gunaydin, Istanbul. Simde Yeni Zelanda’nin yerli Maori insanlar hakkinda ‘Tangata Whenua’ adli tarihi kitabi okuyorum. Bu kitap gore onlar on dorduncu yuzyil boyunca Yeni Zelanda’ya Tahiti adalardan gelmisti, ve bazi goc vardi. Eskiden herkes cok daha erken zamanlara hakkinda konusuyordu – yaklasik bin ya da bin iki yuz yil once, mesela. Benim icin bu haber cok ilginc. Polinezyali insanlar yaklasik bin on alti yuz yil once Tahiti adalardan Hawai adalara gitmisti. Hawai adalara ve Yeni Zelanda’ya gocler arasinda yaklasik sekiz yuzyil vardi! O zaman, Tahiti uygarligi cok uzun zaman boyunca devam ediyordu. Ayrica, on dorduncu yuzyil boyunca onlar Tahiti’dan Yeni Zelanda’ya bazi goc ediyordu. Bu uzaklik yaklasik dort bin kilometre! Dunya’da on dorduncu yuzyil boyunca ne oldu? Bil bakalim – Avrupa’da Kara Veba vardi, Ingiltere ve Fransa arasinda ‘Yuzyil Savaslari’ basladi, Iskocya bagimsizlik icin savasti, Italyanlar Endonezya’yi ulasti, Osmanlilar Balkanlari ulasti, Mali Imparatorlugu devam ediyordu, Mogollar Cin’den ayrildi ve Ming Hanedani basladi. Bu arada, Polinezyali insanlar Tahiti adalardan Yeni Zelanda’ya geldi. Ne kadar ilginc – Avrupalilar Yeni Zelanda’ya sadece yaklasik uc yuz yil sonra geldi! Tahiti adalarda bin bes yuzyil once ve yedi yuz yil once arasinda gercek bir uygarlik vardi. Onlar kendine din vardi – ‘Gokyuzu Tanrisi,’ ‘Toprak Tanricasi’ ve cesitli doga tanrilari dahil. Onlar gore dunya sadece buyuk bir istiridye kabugu, Guney yukari oldu, Kuzey asagi . . .
25/3/15
Gunaydin, Istanbul. On dokuzuncu yuzyilda Avrupa ulkeleri buyuk imparatorluklar vardi, ozellikle Ingiltere ve Fransa, neredeyse tum Afrikanin kitasi dahil. Bu arada, Rusya ve Almanya gucu yukselen oldu, fakat Osmanli Imparatorlugu cokus oldu. Herkes bir sey biliyordu, Osmanli Imparatorlugu coktugunde, Avrupa gucleri arasinda Orta Dogu icin buyuk savas olacak.Bu ‘Buyuk Oyun’ olarak bilinen. Sonuc yaklasik on milyon hayat kaybetti oldu. Rusya devrimden sonra taraflari degisti. ABD sadece sonlarina savasa katildi. Turkiye cok sansli oldu, cunku ne Rusya ne ABD Sykes-Picot Anlasmasiye desteklemedi. Bunun icin Osmanli Imparatorlugu cokmus olmasina ragmen Turkiye kendine savunmaya basardi. Bu arada Ingiltere ve Fransa Orta Dogu aldi. Fakat Onlar Almanya cok sert cezalandirdi. Almanya cok kizmisti, Ikinci Dunya Savas basladi, sonuc yaklasik yirmi milyon hayat kaybetti. Ondan sonra Ingiltere ve Fransa kendi imparatorlugu kontrol etmek devam etti, fakat cok zor oldu, ayaklanmalar ve savaslar vardi. Ayni zamanda, ABD kendi imparatorlugu insa etmeye basladi. Ikinci Dunya Savas’tan sonra Amerika dunyanin en zengin ulke oldu, kocaman ordu insa etti, cok guclu silah aldi – nukleer bomba dahil. Sovyetler da kocaman ordu insa etti, cok guclu silah aldi – nukleer bomba dahil. Bu sekilde ‘Soguk Savasi’ basladi, fakat Ucuncu Dunya Savas yoktu, her ikisi icin nukleer bomba cok fazla tehlikeli oldu. Sonunda, yirmi bes yil once, Sovyetler Birligi coktu. O zamandan beri ABD butun dunyayi kontrol etmeye cabaliyordu – Uzak Dogu, Guney Amerika, Orta Amerika, Afrika, Orta Dogu, ve simdi Dogu Avrupa…
24/3/15
Gunaydin, Istanbul. Evet, su anda cok kelime hem Turkce hem de Ingilizce var. ‘Bye bye,’ ‘departman,’ ‘versiyon,’ ‘ekstra,’ ‘kontrol,’ ‘laptop,’ ‘okey’ ve ‘spontane,’ mesela. Bu kelimeler galiba Ingilizce ya da Fransizca’dan geldi, bazi kesinlikle Latin koken var. Su anda Ingilizce kuresel dil, herkes o ogreniyor, ve her yerde cok Ingilizce kelime kullaniyor – ozellikle teknoloji icin. Ayni zamanda, Ingilizce bazi kelime Turk dili aileden geldi. Biz ‘Yogurt’ ve baklava’ kelimeler kullaniyoruz, tabii ki. Ayrica, ‘kahve’ ve ‘Sis kebabi’ kullaniyoruz. Galiba ‘Kahve’ ve ‘kebap’ Arapca koken var, fakat Ingilizce onlar Turkce’den aldi. ‘Balaclava’ kelime tam yuz yun sapka icin kullaniyoruz. Baliklava eski bir Kirim sehir (simde ‘Sivastopol’da)’ ve Tatarcasi koken var – ‘Baliqlava.’ Belki ‘baliq’ ‘balik’ demek. Ingiliz ve Fransiz askeri Kirim Savasinda savasti, galiba Kisin onlar tam yuz sapka kullandi. Ingilizce ‘Cossack’ kelime var. Bizim icin ‘Cossack’ at binek Rus asker demek, fakat bu kelime da Turk dil aileden geldi – ‘quzzaq.’ Kucuk bir dukkan icin ‘Kiosk’ kelime kullaniyoruz. Bu Turkce ‘kosk’ kelime’den geldi, ama su anda Turkler da ‘kiosk’ kelime kullaniyor. Cok ironik! Bundan baska biz yesil ve mavi renkler arasindaki icin ‘turquoise’ kelime kullaniyoruz. Bu Turkce ‘turkeis’ kelimeden geldi. Bir tane ornek daha – Ingilizce ‘horde’ binlerce insanlar demek. Bu Turkce ‘ordu’ kelimeden geldi.
23/3/15
Gunaydin, Istanbul. Evet, New York bir edebiyat web sitesinde baska bir hikayem yayimlandi. Son dokuz yil boyunca ayni web sitesinde cok hikayem yayimlandi, belki yaklasik otuz – bir antoloji icin hemen hemen yeter! Aslinda, son birkac yayinlanmis hikayem yeni romanimdan cikardim. Bu roman elli tane kisa bolum dahil, ve birkac aktardim. Son hikayem deli bir universite kardeslik baslatma ritueli hakkinda. Bu kisa hikaye toplumsal uyma hakkinda. Toplumsal uyma yeni romanimin en onemli temalar arasinda. Gercekten bu roman sadece buyuk bir hayal hakkinda. O bir yil once yazdim, bu yil o yine yaziyorum, kirk bes bolum yaptim, bes tane daha var, galiba gelecek ayda bu projesi bitecegim. Fakat ondan sonra butun roman duzeltmeliyim, bunun icin yaklasik bir ay daha gerekiyor. Mukemmel. Her yil, Eylul ve Mayis/Haziran aylar arasinda bir yeni projesi yaparim. Yazin dinlenerim ve sonra projesi hakkinda dusunuyorum. Bu sekilde son birkac yilda cok yazdim, cok kisa hikayem yayimlandi. Maalesef, hic romanlarim yayimlanmamis, bu cok zor bir sey, profesyonel futbolcu ya da unlu bir televizyon aktor olmak isteyen gibi – sadece binde bir basarili olacak. Ben hala basarisiz, ama yazmaya cok egleniyorum, buyuk problem degil. En azinda, biz yazmaya asla cok fazla yasli. Tam tersi, sadece daha iyi gidiyoruz . . .
22/3/15
paylaştı.

08:34

Gunaydin, Istanbul. Ilkbahar geldi ama ben hastayim, hafif bir nezle oldum. Hava cok soguk, ancak haber gore gelecek hafta daha iyi olacak, Pazar gunu on dort derece mesela. Dun bos gunum vardi, Cuma gunleri calismiyorum. Ben ne yaptim? Cok az yaptim. Sadece evde kaldim, romanim yine yazmaya devam ettim, internette cok haber okudum. Ne kadar guzel! Internette cok ilginc haber var. Asagi bak. George Galloway Ingiliz secimde hakkinda konusuyor, cok ilginc. Bunun altinda New York web sitesinde kisa hikayem var. Gelecek hafta Bahar baski geliyor, baska bir kisa hikayem olacak. Aslinda, bu hikayelerim roman projesinden cikardim. Ayni web sitesinde birkac bolum yayimlandi. Bu projeyi yaklasik yedi ay once basladim, yuzde doksan bitti, nerdeyse yuz altmis sayfa yazdim. Galiba gelecek ayda o bitecegim. Bundan baska, Nevruz hakkinda bir Fransiz makale okudum, Yemen’de bir saldira hakkinda Turkce makale okudum, ABD’nin dis siyaset ve Israil’in Filistinlilere karsi suclar hakkinda cok makale okudum, Amerika’daki polis ve irkcilik hakkinda okudum, Kizilderili ve Aborijin haklari hakkinda video belgesel izledim, Suudi Arabistan hakkinda makaleler okudum, balinalar ve yilanlar hakkinda okudum, ve memleketimin ragbi takimi hakkinda okudum (onlar yenilmez kalmaya besinci macini kazandi)! Ayrica, Facebook’ta bir Turkce blog yazdim. Her gun Facebook’ta yaklasik iki yuz kelime Turkce blog yazarim. Bu cok iyi ve faydali pratik . . .
21/3/15
Gunaydin, Istanbul. Hafif bir nezle aldim. Bu yil ilk kez hastaydim. Kisin basinda, yaklasik uc ay once, nezli aldim, ancak o zamandan beri hasta olmadim. Cok sansliyim. Genellikle Kisin uc, dort kez hasta alarim. Aslinda, gecen Yaz cok daha kotu, cok problem vardi – boyun problem vardi, ondan sonra sinus problem, ondan sonra bacak problem, ondan sonra mesane enfeksiyon. Cok kotu oldu, genc degil ama ben de yasli degilim. Cok spor yaparim, sigara icmiyorum, cok alkol icmiyorum, ben bir stresli hayatim yok. Neden her zaman hastaydim? Galiba sadece kotu sans. Mesane enfeksiyon hakkinda doktora gittim, antibiyotik aldim, sonunda problem bitirdi. O uzun zamandan beri ilk kez doktora gittim, ve son kez sadece kontrol etmek icin. Bu Kis gecen yildan daha soguk, Ocak ayda cok kar yagdi, bir hafta boyunca sadece iki, uc dort derece vardi, son haftada sadece yedi, sekiz derece vardi, ve bugun sadece dort derece. Kara Denizden Poyraz ruzgar esiyor, ve haber gore o birkac gun daha devam edecek. Ne kadar ilginc! Bu hafta sonu Bahar baslayacak, Ilkbahar Noktasi geldi, ama soguk hava devam ediyor. Masallah, bugun is yeriye gitmem lazim degil, evde dinlenebilirim. Halbuki, yarin butun gun calismaliyim. Nezle sadece kucuk bir sey, buyuk bir problem degil, sadece biraz rahatsiz hessediyorum. Umarim yarin daha iyi hessedecegim . . .
20/3/15
Gunaydin, Istanbul. Maalesef, baska bir arkadasim Istanbul’dan ayriliyor. Dun aksam bazi arkadaslarimla Zahra veda eymeyi bara gittik. Ona yaklasik yedi yilda Turkiye’de oturdu. Yedi yil once biz ayni is yeride calistik, haftada iki kez ayni sirkete gittik. Bu sekilde iyi arkadas olduk. Ben gibi, ona cok seyahat etmis, ve bu ortak vardi. Birkac yil once ona is yeride degisti, ve bir ya da iki yilsonra ben ayni sey yaptim, gene beraber calisiyorduk. Onu ozleyecegiz. Biz yabancilar, her zaman arkadaslar kaybediyoruz. Cok eski arkadaslarim Istanbul’dan ayrildi, ya da simdi evli – bazi cocuklarla. Zahra Transilvanya’ya (Romanya’da) gidiyor. Ben yaklasik sekiz yil once tren binerek Bukres’e (Romanya baskent) gittim, birkac gun kaldim, fakat Transilvanya’ya ziyaret etmedim. Aslinda, Ramazan boyunca gittim, yolculuk durmadan yirmi iki saat surdu, ve trende yiyecek yoktu! Bu yuzden, ben “oruc tuttum.” Hayir, saka yapiyorum, cunku ayni kabinde iki tane Amerikan gencler vardi, Kentucky’den, ve onlar burbon viski getirdi. Bukres’e gec geldik, hemen yemegi yedik. Ondan sonra biz beraber ucuz bir otel icin aradik. Fakat hic ucuz bir otel bulamadik. Sonunda, o gece pahali bir otel’de kaldik, fakat ayni oda paylastik! Iki yatak vardi, ama bir Amerikan gencler yere yatti. Sonra gun onlar Transilvanya’ya gitti, ben yalniz ucuz – ve guzel – bir otel buldum, Romanya’da iki gun daha kaldim
19/3/15
Gunaydin, Istanbul. Yeni Zelanda ve Avustralya’da yirmi sekiz yil once ilk ragbi Dunya Kupasi oldu, her kitadan on alti milli takim katildi. Avrupa’dan birkac takim geldi, Buyuk Okyanusya’dan Fiji ve Tonga geldi, Kuzey Amerika’dan Kanada ve ABD geldi, Guney Amerika’dan Arjantin geldi, Asya’dan Japonya geldi, ve Afrika’dan Zimbabwe geldi (Guney Afrika yasak oldu). On alti yil once Britanya’da dorduncu ragbi Dunya Kupasi genisletildi, yirmi milli takim katildi – Uruguay, Namibya ve Ispanya dahil. Dort yil sonra Gurcistan yukseldi, ve son uc Dunya Kupasiye o ulke geri dondu, birkac mac kazandi. Bu yil sekizinci ragbi Dunya Kupasi gene Britanya’da olacak, hala yirmi takim var. Ancak yeni haber var, sekiz yil sonra ragbi’nin onuncu Dunya Kupasi yeniden genisletilmis olabilir, galiba yirmi dort takim olacak. Yeni milli takim kim olacak? Avrupa’dan birkac ulke yukselebilir. Mesela, Ispanya, Portekiz ve Rusya onceki Dunya Kupasinda oynadi fakat bu yil onlar gelmeyecek. Zimbabwe yirmi dort yil onceden beri Dunya Kupasiye gelmedi, fakat sekiz yil sonra iyi bir sans olacak eger yirmi dort takim varsa. Ayrica, Kenya iyi bir milli takim var, bu yillin Dunya Kupasiye neredeyse ulasti. Asya’dan Hong Kong ve Guney Kore ragbi’nin en iyi otuz milli takim arasinda, iki bin yirmi uc Dunya Kupasiye ulasabilir. Halbuki, simdi onlar hazirlamadi, cok gelistirmeli. Benzer sekilde, Guney Amerika’da Sili ya da Brezilya iki bin yirmi uc Dunya Kupasiye ulasabilir, eger dort tane takim varsa, ama simdi onlar da hazirlamadi, cok cok gelistirmeli . . .
18/3/15
Gunaydin, Istanbul. Gencken ne okudum? Benim birinci en sevdigim yazar Wilbur Smith oldu. O bir Guney Afrika’li yazar oldu, sayisiz macera romani yazdi, genellikle Afrika hakkinda – ozellikle Guney Africa, tabii – ama bence onun en iyi romanlar Guney Afrika hakkinda degil, mesela ‘Nehir Tanrisi’ (eski Misir hakkinda), ‘Seytan’a Bagir’ (Tanzanya’da, Birinci Dunya Savasi boyunca), ‘Gunes Kusu’ (Afrika’da arkeologlar hakkinda) ve ‘Fil Sarkisi’ (filler hakkinda). ‘Seytan’a Bagir’ Hollywood film versiyon var. Fakat onun Guney Afrika hakkinda romanlar genellikle biraz irkci oldu. Ayrica, son birkac okudugum Wilbur Smith romanlari biraz aptal, biraz basit. Yaklasik yirmi yildan beri onlarin romanlari okumadim. Bu arada, gencken ikinci en sevdigim yazar James Michener oldu. O bir Amerika’li yazar oldu, sayisiz tarihi romani yazdi, butun dunya hakkinda, ve genellikle cok uzun – yaklasik bin sayfa (bazen daha). En sevdigim Michener romanlari ‘Kaynak’ (Israil hakkinda), ‘Chesapeake’ (Virginia hakkinda), ‘Hawai’ ve Karayipler’ dahil. Ayrica, ‘Meksika,’ ‘Alaska,’ ‘Yolculuk’ (Kanada’da altin hucum hakkinda), ‘Sozlesme’ (Guney Afrika hakkinda), ‘Polonya’ ve ‘Iberya’ (Ispanya ve Portekiz hakkinda) begendim. Bu sekilde tarihi hakkinda cok ogrendim, ancak Michener genelde muhafazakar Amerika’li bakis acisi vardi. Yaklasik on yildan beri onlarin romanlari okumadim. Gencken ucuncu en sevdigim yazar Charles Dickens oldu, onlarin romanlari nerdeyse hepsi okudum. Universite’den sonra, sayisiz klasik romanlari okudum, ama su anda Afrika’li ve Asya’li yazarlari tercih ediyorum (Turklar dahil), ve daha kurmaca olmayan tarihi ve siyasal kitaplari okuyorum. Simdi, Osman Sahin hikayeleri okuyorum. Bana gore ona Yasar Kemal cok benziyor . . .
17/3/15
Gunaydin, Istanbul. Gencken ne okudum? Benim birinci en sevdigim yazar Wilbur Smith oldu. O bir Guney Afrika’li yazar oldu, sayisiz macera romani yazdi, genellikle Afrika hakkinda – ozellikle Guney Africa, tabii – ama bence onun en iyi romanlar Guney Afrika hakkinda degil, mesela ‘Nehir Tanrisi’ (eski Misir hakkinda), ‘Seytan’a Bagir’ (Tanzanya’da, Birinci Dunya Savasi boyunca), ‘Gunes Kusu’ (Afrika’da arkeologlar hakkinda) ve ‘Fil Sarkisi’ (filler hakkinda). ‘Seytan’a Bagir’ Hollywood film versiyon var. Fakat onun Guney Afrika hakkinda romanlar genellikle biraz irkci oldu. Ayrica, son birkac okudugum Wilbur Smith romanlari biraz aptal, biraz basit. Yaklasik yirmi yildan beri onlarin romanlari okumadim. Bu arada, gencken ikinci en sevdigim yazar James Michener oldu. O bir Amerika’li yazar oldu, sayisiz tarihi romani yazdi, butun dunya hakkinda, ve genellikle cok uzun – yaklasik bin sayfa (bazen daha). En sevdigim Michener romanlari ‘Kaynak’ (Israil hakkinda), ‘Chesapeake’ (Virginia hakkinda), ‘Hawai’ ve Karayipler’ dahil. Ayrica, ‘Meksika,’ ‘Alaska,’ ‘Yolculuk’ (Kanada’da altin hucum hakkinda), ‘Sozlesme’ (Guney Afrika hakkinda), ‘Polonya’ ve ‘Iberya’ (Ispanya ve Portekiz hakkinda) begendim. Bu sekilde tarihi hakkinda cok ogrendim, ancak Michener genelde muhafazakar Amerika’li bakis acisi vardi. Yaklasik on yildan beri onlarin romanlari okumadim. Gencken ucuncu en sevdigim yazar Charles Dickens oldu, onlarin romanlari nerdeyse hepsi okudum. Universite’den sonra, sayisiz klasik romanlari okudum, ama su anda Afrika’li ve Asya’li yazarlari tercih ediyorum (Turklar dahil), ve daha kurmaca olmayan tarihi ve siyasal kitaplari okuyorum. Simdi, Osman Sahin hikayeleri okuyorum. Bana gore ona Yasar Kemal cok benziyor . .
16/3/15
Gunaydin, Istanbul. Bu Kisin son hafta. Gelecek hafta Ilkbahar baslayacak. Fakat televizyon haber gore soguk hava devam edecek, bu hafta sadece yaklasik sekiz, dokuz derece olacak. Cok ilginc. Gecen yil Mart ay boyunca neredeyse her gun on bes ve yirmi derece arasinda oldu, Ilkbahar gibi. Tabii ki, butun Kuzey Yarimkure Ilkbahar’i kutluyor. Bu bebekler, yavrular ve cicekler icin mevsimi, her sey yeni, her sey rengarenk, her gun daha uzun ve daha sicak – soguk hava bitti. Bunun icin Avrupa ve Kuzey Amerika’da paskalya tavsani ve cikolata yumurtalarla Ilkbahar kutluyor. Ancak Hiristiyanlar Paskalya dini hakkinda, tam iki bin on bes yil once Isa oldu, ve uc gun sonra hayata geri dondu. Isa otuz uc yasinda oldu – normal hayat yaklasik yarisi. Tabii, Paskalya Kis ve Yaz arasinda, Ilkbahar noktasi, gunler ve geceler ayni sureklilik. Gercekten Isa’nin hayati gunesin cevrimi cok benziyordu, Kis gundonumu dogdu, o buyudu, hasta insanlara yardim etti, yiyecek artti, Ilkbahar noktasinda oldu – yarim hayati boyunca. Ne kadar ilginc! Bu arada, Iran’daki herkes Nevruz (Yeni Gun) Bayrami kutluyor. Bu tatil Zerdustlukten. Buna ragmen Nevruz sekuler bir tatil, Orta Dogu’da yaklasik yetmis bes milyon kisi bu gun kutluyor, herkes ozel yemek yiyor ve ateste atlayor. Cinliler icin Yilbasi Ilkbahar’da basliyor, ve bu kecinin yil. Hindistan’da ‘Holi Bayrami’ renkler festivali kutlaniyor, bu eski bir Hindu tatil. Benim memlekette Kuzey Yarimkuresinde degil, orada Eylul ayda Ilkbahar kutlaniyor, simdi Sonbahar basliyor . . .
15/3/15
Gunaydin, Istanbul. Turkiye NATO’dan uzaklasiyor mu? Oyle gorunuyor, ve galiba cok iyi bir sey. NATO bir savas makinesi, ABD onu kontrol ediyor, ve bu sekilde beyaz Hiristiyanlar dunya’ya yonetebilir. NATO Sovyetlerden Bati Avrupayi savunmaya oldu mu? Hayir, o buyuk bir yalan. Soguk Savasi yirmi bes yil once bitirdi, ve her yeride NATO savas yapmaya devam ediyor, her yeride NATO demokratik hukumetleri kaldiriyor ve diktatorler destekliyor. Aslinda, son yirmi bes yil boyunca NATO cok Musluman ulkelere saldirdi, sayisiz Musluman oldurdu – cocuklar ve kadinlar dahil. Onlar icin Muslumanlar onemli degil, sadece beyaz Hiristiyanlar onemli. Turkiye onlara neden destekliyordu? Cunku ABD Turkiye’ye cok yardim ediyordu. Birinci Dunya Savasi sonunda Bati Avrupa Turkiye’yi bolmek istedi, fakat ABD bu fikir kabul etmedi. Tabii, yuz yil once Amerika cok onemli degildi, ama Turkiye icin onun karari cok onemli ve sansli. Bati Dunya ilgisini kaybetti, sadece Yunanistan Turkiye’de savasmaya devam etti. Bu arada, Soguk Savasi boyunca, ABD icin Turkiye cok onemli oldu, burada Amerika fuzeleri koydu. Bunun icin Sovyetler Kuba’da fuzeleri koydu, ve Ucuncu Dunya Savasi neredeyse basladi. Cok tehlikeli durum oldu! Ancak son yirmi bes yilda NATO ulkeler ne yapti? Onlar hem Afganistan’i hem de Irak’i isgal etti, uzun savaslari yapiyordu, sayisiz kisi oldurdu, Libya’ya saldirdi ve kesinlikle yikti, Suriye’deki isyancilari ve teroristleri yardim etti ve bu sekilde ic savasi yaratti, Israil’in irkci hukumeti yardim ediyor, ve Misir’in diktatorlugu destekliyor. Turkiye onlara yardim etmek istiyor mu ???
14/3/15
Gunaydin, Istanbul. Son buz caginin sonunda, dunyanin deniz seviye uc yuz metre daha dusuktu. Hem Avrasya’da hem de Kuzey Amerika’da kocaman buzullar vardi. Bundan baska, Sibirya ve Alaska arasinda kara koprusu vardi. Aslinda, Avustralya haric, tum kitalar baglanmisti. O zaman zarfinda cok hayvan Asya’dan Kuzey Amerika’ya gitti, yunlu fil ve gergedenler dahil. Buyuk kediler ve insanlar onlari takip etti. Tabii ki, yunlu fil ve gergeden soyu tukenmis oldu, fakat Amerika’daki hala buyuk kediler ve kurtlar var. Bu arada, Alaska’dan Sibirya’ya cok hayvan gitti, toynakli hayvanlar, kurtlar ve ayilar dahil. Atlar ne kadar ilginc! Amerika’dan geldi, fakat orada soyu tukenmis oldu. Bu arada, asyda atlar serpildi, Afrika’daki zebralar evrildi. Ispanyollar gelene kadar atlar Amerika’ya donmedi – ve kizilderililer onlari hemen hoslandi! Ayi ve kurt kuzenleri gibi, ayni hayvan aileden geldi. Insanlar da Avurtalya’yi ulasti, lakin gemi icin ihtiyac vardi. Endonezya bir kita oldu, ama Endonezya ve Yeni Gine arasinda buyuk bir bogaz vardi. Insanlar Yeni Gine gorebilirdi, ve gemi binerek oraya gitti. Onlarin kopegi getirdi, ve o kopek vahsi oldu, simdi ‘dingo’ olarak bilinen. Avustralya’daki tum diger hayvanlar keseliler, onlar Guney Dogu Asya’ya gitmedi, insanlar keselileri oraya getirmedi. Bu arada, baska ilginc bir sey var: Afrika’dan cikan insanlar Neandertal fethetti. Evet, Afrikalilar haric, biz yaklasik yuzde bes Neandertal dna var…
13/3/15
Gunaydin, Istanbul. Mayis ay Turkce dersler is yeriye donecek. Uc yil once orta seviye kursu yaptim, birkac ay boyunca, fakat o zamandan beri hic kursu yapmadim. Aslinda, gecen yil sinav yaptim, ben hala orta seviye. Ayrica, gecen yil sadece alt seviye dersler vardi, orta seviye icin yeter ogrenci degildi. Birkac yil boyunca dil arkadaslarla bulusuyordum, bir saat Ingilizce konustuk, bir saat Turkce. Fakat son iki yilda dil arkadaslarla bulusmadim. Galiba su anda daha kotu Turkce konusuyorum. Garsonlar ve tezgahtarlar benimle her zaman Ingilizce konusmak istiyor, yuzde elli Ingilizce cevaplar veriyor, bazen kaba olabilir. O yuzden Turkce konusurken rahat hissetmiyorum, zaman zaman suclu hissediyorum. Bu dil ogrenmeyi iyi bir durum degil. Ispanya’da bes yilda oturdum ve is yeride haric her zaman Ispanyolca konusuyordum, problem yoktu, rahat hissettim. Orada cok yabanci Ispanyolca biliyor, garip bir sey degil. Ancak Istanbul’da cok yabanci var ve en azinda yuzde doksan Turkce bilmiyor. Muhtemelen sadece Yuzde bir iyi Turkce biliyor. Garsonlar ve tezgahtarlar Turkce konusan yabanci anlamiyor – ve genellile dinlemiyor. Halbuki, farkli dillerde haber okumaya cok egleniyorum, ve her gun Turkce, Ispanyolca ve Fransizca haber okurum. Bu sekilde cok daha ogrenebilirim, farkli perspektif gorebilirim, ve daha dengeli fikir sahibi olabilirim. Keske daha fazla dil ogrenmeyi yeter zaman olsaydi . . . !
12/3/15
Gunaydin, Istanbul. Elestiri faydali bir sey degil. Eger bir kimse seni elistirse, onu hayatinin cikar. Bu soruyu kendine sor, o benim elistiri kabul ediyor mu? Genellikle elistiren kimse elestiri kabul etmiyor. Onlar neden elestiriyor? Cunku onlar kendine ustun gormek istiyor. Bu insanlar faydali degil, onlar gercek arkadaslar degil, sonunda onlar senin guveni yikacak. Birkac yil once bu sey anladim, benim arkadaslar sadece elestirdi, onlar cesaretlendirmedi. Gercekten, insanlar cok kizkanc olabilir, ozellikle arkadaslar arasinda. Eger tesvik isterse, yabancilarla konusmali. Spor yaparak bunu gordum, gitar ogrenerek bunu gordum, dil ogrenerek bunu gordum, yazma yazarak bunu goruyorum. Genellikle arkadaslarim cesaretlendirmiyor, onlar elesterimek tercih ediyor. Son birkac yilda eski arkadaslar kaldirdim, onlar guvenim icin faydali degil – ve guven cok onemli bir sey. Guven olmadan basarili olamaz. Ayrica, kaba ve saygisiz insanlar kesinlikle uzak durmali. Konulari tartismaya egleniyorum – ancak barda degil. Barda en kaba ve saygisiz insanlar genellikle en baskici, onlar dinlemek istemiyor, farkli fikirler asla kabul etmiyor. Bence tartismak icin Facebook’ta daha faydali. Eger kaba ve saygisiz insanlar varsa, onlar cikarabiliriz, cok kolay, arkadaslar dahil, cunku onlar gercek arkadaslar degil. Kaba insanlar icin ihtiyac yok, onlarin elestiri icin ihtiyac yok, tesvik edemez arkadaslar icin ihtiyac yok, bu icin ben cok fazla yasliyim . . .
11/3/15
Gunaydin, Istanbul. Gercekten Ingilizler cok iki yuzlu olabilir. Onlar her zaman diger ulkeleri kiniyor, fakat bazilari Ingiltere hakkinda elestiri kabul etmiyor. Ingiliz Imparatorlugu dunyanin yuzde yirmi bes dahil, onlar cok kotu sey yapti, sayisiz kisi oldurdu, kultur ve dil yikti, dogal kaynaklar caldi. Avrupali Imparatorluklar icin iki tane dunya savasi vardi, toplam yaklasik altmis milyon hayat kaybetti. Sonunda kazananlar ve kaybedenler vardi, fakat iyi adamlar yoktu. Aslinda Ikinci Dunya Savastan sonra kazananlar ayni sekilde devam ediyordu. Ingiltere Afrika’da, Orta Dogu’da ve Guney Asya’da cok kotu sey yapti, mesela Kenya’daki korkunc temerkuz kamplari vardi, Banglades’deki kocaman bir kitlik, Filistin’deki etnik temizlik, Irak’taki kimyasal silahlar kullandi. Ayni zamanda Ingilizler her zaman Nazi Almanyasi ve “korkunc” Sovyetler hakkinda konusuyordu, onlar hakkinda cok film, cok haber ve cok edebiyat vardi. Ne kadar iki yuzlu! Gercekten, Sovyetler Nazileri yenerek en onemli, onlar yirmi milyon hayat kaybetti. Fakat bu konu hakkinda Ingilizler konusmuyor. Onlar gore Ingiltere iki tane Dunya Savasi kazandi, dunyayi kurtardi, ve bunun icin onlar herkesi elestirebilir, butun dunya Ingiliz fikirleri ve kulturu kabul etmeliyiz. Ayni zamanda Ingiltere baska ulkeleri saldirmaya yardim ediyor. Halbuki, eger Ingiltereyi elestirse, onlar cok kibirli ve agresif olabilir. Evet, ne kadar iki yuzlu
10/3/15
Gunaydin, Istanbul. Gencler her zaman ileriye bakiyor, cok sey istiyor, planlar yapiyor, cok calisiyor. Bazilari basarili olacak, bazilari basarisiz olacak. Herkes bir sey bulacak, hic kimse her sey bulmayacak. Genellikle her sey planlandigi gibi gitmiyor, hayat boyunca cok surpriz var, ve cok hayal kirikligi. Elbette, hayat mukemmel olmayacak. Bazilari sansli olacak, bazilari sansiz olacak. Biz kendi sans yapiyor musunuz? Emin degilim. Zenginler icin bu kolay bir sey, ancak fakirler icin cok zor olabilir, ama kesinlikle pozitif ve caliskan insanlar daha basarili olacak. Fakat gencler cok sabirsiz ve rekabetci olabilir, ve bu iyi bir sey degil. Yaris sadece kendimize karsi. Orta yasli boyunca yavaslatiyoruz, daha az ileriye bakiyoruz, daha ve daha geriye bakiyoruz, hem mutlu hatira hem de pismanlik var. Hayatimiz analiz ediyoruz, ne oldugunu daha iyi anlayoruz ve neden. Bu rahat bir durum. Ne basinc ne stres var. Tabii ki, orta yasli insanlar icin hayat bitirmedi, hala hedefler ve planlar var, ama orta yaslilar daha sabirli ve rekabetsiz. Hayatim boyunca cok bolum ve macera vardi, ben cok farkli isler yaptim – hem fabrikada hem de insaat isi, hem gazetecilik hem de ogretmenlik – ve dunya seyahat ettim, birkac farkli ulkede oturdum. Hayatim boyunca dunya hakkinda cok ogrendim, ve benim icin bu en onemli. Okuldan biraktigim dunya hakkinda cok az bilmedim, deneyim ederek ve okuyarak ogrendim, ve her sey kendim yaptim . .
9/3/15
unaydin, Istanbul. Dun aksam Youtube’de ‘Bin Dokuz Yuz Seksen Dort’ film izledim. Gencken George Orwell’in kitaplari okudum fakat bazi sey hatirlamiyorum. Su anda herkes ‘Bin Dokuz Yuz Seksen Dort’ hakkinda konusuyor, cunku altmis alti yil sonra o kitap cok onemli. Birkac ulkede ‘Buyuk Birader’ realite TV dizi var. Bana gore, o dizi cok aptal ve faydasiz, buna ragmen o cok populer. Orwell’in romani distopik bir dunya hakkinda, herkes izlenen, herkes beyni yikanmis, herkes nefret ogreniyor. Yil iki bin on bes bu kesinlikle dogru. CIA ve NSA gizli kuresel izleme programlari kullaniyor, televizyon herkesi beyin yikayor, dunyada cok nefret var. Bizim dunya ‘Bin Dokuz Yuz Seksen Dort’ kesinlikle benziyor. Insanlar birlestirmek icin korkunc bir dusman gerekiyor, fakat bu dusman gercek degil. Vladimir Putin, Nicolas Maduro, Bessar Esed, mesela – ABD icin hepsi ‘Emmanuel Goldstein’ gibi. Bu arada, nefret ‘ask’ demektir, ve savas ‘baris’ demektir. Hem Afganistan’da hem de Irak’ta cok uzun savas devam ediyor, bu savaslar iki tane Dunya Savasi beraberden daha uzun! Neden? Washington gore bu savaslar ‘baris ve demokrasi’ icin gerekiyor, Irak savasi ‘otuz yil daha’ devam edebilir! Bu kesinlikle ‘Bin Dokuz Yuz Seksen Dort’ benziyor. ABD’daki gercek baris ve demokrasi yok! Onlar Sovyetler’e karsi savasmaya Taliban’i yaratti, ve Esed’e karsi savasmaya ISID yaratti. Simdi neden Amerikan askeri hem Afganistan’da hem de Irak’ta var? Taliban ve ISID yuzunden! Ne kadar ironik. Ayrica, ‘El Kaide’ gercek degil, sadece propaganda, baska bir ‘Emmanuel Goldstein.’ Halbuki, sadece ABD hakkinda yazmiyorum. Memlekettim ayni durum var, televizyon herkesi beyin yikayor, cok nefret var. Butun dunya Orwell’in ‘Bin Dokuz Yuz Seksen Dort’ gibi oldu . . .
8/3/15
Gunaydin, Istanbul. Yedi yil once eski dil arkadasimin dugunu katilmaya Kemer’e gittim. Kemer Antalya’ya yakinda, Toroslar ve Akdeniz arasinda, orada guzel ve uzun bir plaj var. Eskiden Kemer’e sadece gemi binerek gidebilirdi, sokak yokta. Fakat simde sokak var. Baska bir eski dil arkadasim ile Antalya’ya ucak binerek gittim, Antalya’dan Kemer’e otobus binerek gittim. Guzel bir hersey dahil otelde kaldik. Birinci gun plajda yuruduk, ondan sonra hamamina gittik. Hamami sadece bir kez gittim – Kemer’de. Dugunde arkadaslarim icin bol bol fotograf cektim. Cok guzel bir dugun oldu, yaklasik yuz kisi vardi, benim haric hepsi Turk. Gelin benim ilk Turkce dil arkadas. Ona benim eski okulda Ingilizce ogrendi, ancak benim ogrenci degildi. Bir is arkadasim biz tanistirdi. Yaklasik iki yil boyunca biz Cuma aksamlar bir barda bulusuyorduk, bir saat Ingilizce konustuk, bir saat Turkce. Tabii ki, benim icin birinci yil cok zor oldu, birkac ay boyunca sadece basit Turkce rol-oynama yaptim. Ona cok sabirli oldu! Simdi onu bir kiz cocuk var, o cocuk yaklasik bes yasinda var. Ayni yil iki tane daha dugunu gittim, bir tane Ankara’da, deger Istanbul’da. Ankara’da eski ev arkadasim, bir Turk kadin, ve eski futbol arkadasim, Hollandali bir erkek, evlendi. Simdi onlar iki tane cocuk var, yaklasik bes yasinda bir oglu, ve bir kiz bebek. Istanbul’da bir Irlandali arkadasimin dugunu katildim. Simdi ona da bir bebek var .
7/3/15
Gunaydin, Istanbul. Osama bin Laden’in olum simdiye kadar duydugum en bariz yalanlar arasinda var. Neden? Vucut yoktu. ABD askerler onun vucudunu denize dustu. Neden? Inanilmaz. Ayrica, onlar neden onu oldurdu? Onlar Saddam Huseyin oldurmedi, ne Radovan Karacic ne Ratko Mladic oldurdu. Onlar neden bin Laden oldurdu? O kavga etti mi? Olmaz. Bu surpriz saldiri oldu, cok profesyonel operasyon. Bin Laden’in karisi onu korumak icin calisti, ama askerler hem bin Laden hem de onun karisi oldurdu. Butun hikaye kesinlikle mantiksiz. Noel Baba inanmiyorum. Bu hikaye inanmiyorum. Aptal degilim. Bu arada, Amerikan haber kutlayan insanlar videoyu gosterdi, herkes genc, guzel ve cok mutlu gorunuyordu, bir Amerikan dizi gibi. Tabii ki, o bariz televizyon propaganda oldu, gercek hayat degildi. Galiba Osama bin Laden Eylul onbir, iki bin bir’den birkac ay icinde oldurulmus. Bu olay gizlendi, ABD harika bir firsat gordu – Afganistan’a saldirdi (sadece bir adam bulmak icin), cok uzun bir savasi basladi, bu sekilde Hazar Deniz’den Hint Okyanusu gaz boru hatti aldi. Ondan sonra, Irak’a saldirdi, cok uzun bir savasi basladi, bu sekilde o ulkenin benzin kontrol edebilir. Bu arada, Orta Doguda ABD’nin askeri usleri var, hem Iran hem de Rusya’nin kuzey sinirini cevreleyen. Amerika icin bu durum ne kadar rahat! Eger Osama bin Laden olmasaydi, ABD onu icat etmeliydi . . . !
6/3/15
Gunaydin, Istanbul. Bugun hava cok guzel, yaklasik on alti derece, benim icin mukemmel. Herkes bana soruyor – ‘ne zaman adalara gitmeyi baslayacaksin?’ Fakat ozellikle yuzmeyi adalara giderim, simdi deniz yuzmeyi hala fazla soguk. Genellikle Mayis ayindan Ekim ayina adalara giderim. Ayrica, adalara hizli feribot binerek gitmeyi tercih ederim. Ilkbahar boyunca Sehir Hatlari feribotlar her zaman cok kalabalik, bazi kisi kibar degil, ve bu kesinlikle nefret ediyorum. Ben on yil once Haziran ayda Istanbul’a geldim. O zamanlarda Barselona’da oturuyordum, ve ondan sonra Ispanya’ya geri donmek istedim. Halbuki, benim ikinci ay Istanbul’da adalara ilk kez icin gittim, ve orada cok eglendim. Adalar cok dogal ve sakin bir yer, deniz sakin ve soguk degil. Her hafta sonu farkli bir adaya gittim, bu sekilde hepsiye gosterdim. En sevdigim adalar Heybeliada ve Burgazada. Kinaliada cok kucuk, Buyukada cok buyuk ve kalabalik, buna ragmen zaman zaman bisiklet binmeyi Buyukada’ya giderim. Istanbul’da kalmaya karar verdim, ve o yil her Cumartesi ve Pazar gunu adalara gittim – Kisin dahil! Tabii ki, Kisin yuzmedim, ancak adalara cok seviyordum. Su anda haftada sadece bir kez giderim, ve Kisin gitmiyorum. Her yil Ilkbahar’dan Sonbahar’a roman projesi yaparim. Simdi eski bir romanim yeniden yaziyorum, ve yaklasik iki ay daha gerekiyor. Ondan sonra adalara gitmeyi baslayacagim, galiba. Eylul’e kadar yazmayacagim, uzun bir mola yapacagim . .
5/3/15
Gunaydin, Istanbul. Bati Dunyasi propaganda gore Vladimir Putin korkunc bir canavar. Herkes korkuyor olmali, Putin butun dunyayi kontrol etmek istiyor. Tabii ki bu sadece propaganda. Ona guclu bir lider, ve Rusya Amerikan saldirganligi durdurmaya guclu bir lider gerekiyor. ABD Ukrayna ic savasi basladi, bu sekilde Rusya’nin sinirlari ulasti. Bati Dunyasi propaganda gore Muammer Kaddafi korkunc bir canavar oldu. Herkes korkuyor olmali, Kaddafi kendine ulkesinde sayisiz kisiyi oldurdu. Emin degilim. Ona altinda Libya Afrika’nin en zengin ulkeleri arasinda oldu, herkes icin parasiz egitim ve saglik oldu. Ayrica, eskiden Bati Dunyasi ve Kaddafi arkadaslar oldu. Fakat Kaddafi ‘Afrikali’ para istedi, ABD bu fikir kabul etmedi. Bati Dunyasi propaganda gore Saddam Huseyin korkunc bir canavar oldu. Herkes korkuyor olmali, Huseyin kendine ulkesinde sayisiz kisiyi oldurdu. Bu kesinlikle dogru. Halbuki, onun en kotu suc Iran’a savas oldu, yuz binlerce kisiyi oldurdu. Bil bakalim – o zamanlarda Bati Dunyasi ve Huseyin arkadaslar oldu, ABD Irak’i yardim etti, kimyasal silahlar teknoloji verdi. Fakat Huseyin ‘euro’ para ile pazarlik yapmak istedi, ABD bu fikir kabul etmedi. Bati Dunyasi propaganda gore Mahmud Ahmedinejad korkunc bir canavar. Herkes korkuyor olmali. Ahmedinejad “bir nukleer bomba istiyor, Israil’i haritadan silmek istiyor.” Tabii ki bu sadece propaganda. Farsi uzmanlar gore Ahmedinejad sadece Israil’in irkci hukumet hakkinda konusuyordu, savasi istemedi. Bundan baska, Israil zaten nukleer bomba var, bu sekilde Orta Dogu’yu kontrol edebilir. Bu arada daha korkunc canavarlar var – Misir’de, Suudi Arabistan’da. Israil’de ve Endonezya’da, mesela. Fakat ABD onlari destekliyor. Gercekten, dunyanin en korkunc canavarlar Amerika’daki var…
4/3/15
Gunaydin, Istanbul. Evet, maalesef gecen hafta Turkiye onun edebiyatinin babasini kaybetti, Yasar Kemal doksan bir yasinda oldu. Turkiye’ye gelmeden once Yasar Kemal bilmiyordum. Aslinda, hic Turk yazar bilmiyordum. Ilk okudugum Turk kitap Orhan Pamuk’un ‘Kar’ oldu. Benim icin o kitap cok ilginc, Turkiye hakkinda cok ogrendim. Ikinci okudugum Turk kitap Yasar Kemal’in ‘Ince Memed’ oldu. Pamuk ve Kemal cok farkli. Pamuk modern siyasal yazar, Kemal geleneksel bir hikaye anlatici oldu. Ben Kemal tercih ediyorum. ‘Ince Memed’den sonra Kemal’in ucleme okudum – ‘Orta Direk,’ ‘Yer Demir Gok Bakir’ ve ‘Olmez Otu.’ Ingilizce tercume bulamadim cunku, bunlari siparis verdim. O kitaplar begendim ragmen baska bir Kemal’in kitap okumadim. Onun ‘Ciplak Deniz Ciplak Ada’ adli son romani okumak istiyorum, ancak ayni problem var – dukkanlarda Ingilizce tercume bulamadim. Turkce okuyabilirim, cok Turkce basamakli okuba kitabi okudum, fakat butun bir romani cok fazla zor. Yasar Kemal Adana bolgesinde yasiyordu, genellikle Cukurova hakkinda yazdi. Cokcukken Eid al-Adha kazada bir gozunu kaybetti. Bes yasindayken camide evlatli erkek kardesi babasini oldurdu gordu. Ondan sonra o konusma problem gelistirdi. Birinci Dunya Savasi boyunca, Kemal’in ailesi Van’dan Adana’ya geldi, onun annesinin sekiz erkek kardes haydutlar vardi. Kemal onlara hakkinda yazdi, Istanbul’da universite okumaya gitti, onun koy bu icin odedu.
3/3/15
Gunaydin, Istanbul. Tabii ki Amerikalilar hukumetin dis siyaseti kontrol etmiyor. ABD’deki gercek demokrasi yok. Tabii ki Barack Obama hukumetin dis siyaseti kontrol etmiyor. Obama sadece bir kukla – GW Bush gibi. Kim Amerikan dis siyaseti kontrol ediyor? Galiba buyuk sirketler her seyi kontrol ediyor. Para dunyayi dondurur. Ikinci Dunya Savastan beri ABD yaklasik yetmis ulkeyi saldirdi, CIA yaklasik seksen gizli operasyon yapti, toplam yaklasik yirmi milyon kisi oldurdu. Amerika kesinlikle bir imparatorluk, Ingiliz Imparatorluk gibi, ayni oyunu oynayor, butun dunya’nin siyaseti ve kaynaklari kontrol etmek istiyor. Bu gormeyi cok kolay. Fakat bu oyunu cok tehlikeli olabilir. Ingiltere ‘Buyuk Oyunu’ oynadi, sonuc – iki dunya savas, toplam yaklasik yuz milyon hayati kaybetti. Amerika’nin en son savasi Afganistan’da ve Irak’ta oldu, her ikisi cok uzun savas (on uc ve on iki yilda). Irak’ta cok cok fena bir durum, kocaman bir felaket, en az bir milyon hayati kaybetti. Ayrica, ABD Libya’da, Suriye’de hem de Ukranya’da darbeleri yardim etti, ic savasi basladi. Cok Amerikan arkadasim var, onlarin cogu Orta Dogu hakkinda benimle ayni fikir var. Ancak, genellikle onlar Ukranya hakkinda benimle ayni fikir degil. Onlar Ukranya Savasi icin Rusya’yi suclayor. Soguk Savasi boyunca Amerikan filmler, televizyon ve gazeteler Sovyetler hakkinda cok cok propaganda yapti, bu sekilde Amerikalilar beyni yikanmis oldu, Sovyetleri nefret ediyordu. Gercekten, ABD icin Sovyetler buyuk bir tehdit degildi. Amerika ‘komunizmi durdurmaya’ cok ulkeleri saldirdi. Su anda Amerika ‘teroru durdurmaya’ cok ulkeleri saldiriyor. Maalesef, propaganda cok etkili bir silah . .
2/3/15
Gunaydin, Istanbul. Dun aksam internette Russell Crowe’nin ‘Son Umut’ adli Canakkale Savasi hakkinda yeni bir film izledim. Crowe benimle ayni sehir ve ayni yil dogdu. Onun buyuk buyuk annesi bir ‘Maori’ (Yeni Zelanda yerli), ve onun kuzenleri Yeni Zelanda’nin milli kriket takim icin oynadi (bir tane kaptan olarak). Fakat Russell Crowe’nin ailesi Avustralya’ya tasindi. Bana gore ona cok yetenekli bir sanatci, ama haber gore iyi bir erkek degil, biraz kaba ve agresif. Yonetmen olarak nasil? ‘Son Umut’ neredeyse iki saatlik bir film. Birinci saat fena degil, ancak Istanbul yuz yil once bu gibi degildi dusunuyorum, kesinlikle bir romantiklestirme. Ayrica, Canakkale Savasi Turkiye karsi Avustralya degildi. O savasi Osmanli Imparatorluk karsi Ingiliz Imparatorluk, yaklasik elli yedi bin Turk askeri oldu (hastalik icin haric), yaklasik otuz dort bin Ingiliz askeri oldu, ve neredeyse on bin Fransiz askeri oldu. Sadece sekiz bin, yedi yuz Avustralya’li askeri oldu, ve sadece iki bin yedi yuz Yeni Zelanda’li askeri oldu. Neden Avustralya icin Canakkale Savasi o kadar onemli? Cunku beyaz Avustralyalilar gore o savas boyunca onlarin ulke ‘dogdu.’ Bu onlarin hakli – Avustralya icin savasti. Bunun icin yuz yil sonra Canakkale hakkinda yine bir film var! Bence bu film icin ihtiyac yok. Ikinci yarisi biraz mantiksiz oldu. Turkiye cok buyuk bir ulke, ama ne kadar kolay Crowe’nin karakteri oglunu buldu! Tabii ki imkansiz. Bu film baska bir saat gerekli. Bu arada, iki tane is arkadasim bu filmde ekstralar vardi (konusmasiz rol), ama onlari film icinde gormedim…
1/3/15
Gunaydin, Istanbul. Bugun yeni ev arkadasim geliyor. Ona genc bir Lubnan’li erkek. Gecen ay genc bir Alman kiz burada kaldi, dun aksam gitti. Diger ev arkadasim, genc bir Fransiz erkek, burada birkac ay kaldi ve devam ediyor. Bugun ona ragbi mac katilmaya Ankara’ya gitti. Son bir bucuk yilda cok ev arkadasim vardi: Suriye’den, Trinidad ve Tobago’dan, Avustralya’dan, Turkiye’den, Ingiltere’den, Kirgizistan’dan, ve uc tane Amerika’li is arkadasim oldu. Fakat hepsi burada sadece kisa sure kaldi. Onceden iki kadin burada uzun zaman kaldi, Turk kadin bir bucuk yilda kaldi, Yunanli kadin yaklasik bir yil. Sonunda her ikisi evlendi. Ne kadar ilginc! Su anda benim icin o uzun zaman once gorunuyor, ancak Turk kadin sadece bir bucuk yil once gitti. Bundan baska, o kadinlar normal isleri vardi, sabahlar is yeriye gitti, aksamlar eve dondu. Her sabah evde yalniz oturuyordum. Fakat o zamandan beri ev arkadaslarim genellikle Ingilizce ogretmenler, ogrenciler ya da issiz, sabahlar evde asla yalniz oturmuyorum. Bu durum neden degistirdi? Galiba cunku su anda her yil ev sahibi iki yuz lira zam yapiyor. Iki yil oncesine kadar, her yil sadece yuz lira zam vardi. Burada Taksim, tam merkezde, Istiklal Caddesi cok yakin, ve haber gore Istiklal Caddesi kiraliklar cok hizli artiyor – dunyanin en hizli sokaklar arasinda. Ben bu dairede bes bucuk yilda oturuyordum, ve benim kiralik hemen hemen ikiye katlandi.
28/2/15
Gunaydin, Istanbul. Iki yil once cok hobilerim vardi. Her gun yaklasik yarim saat boyunca gitar caldim. Her Pazartesi, Carsamba ve Cuma sabah Fransizca kursu gittim, haftada toplam dokuz saat. Her Cuma ve Cumartesi aksam Turkce dil arkadasimla bulustum, bir saat Turkce konustum. Her gun biraz spor yaptim, ve her Pazar aksam futbol oynadim. Ayrica, her gun kitaplar okudum (en azinda on sayfa, genelde yaklasik yirmi) ve kendi romanin projesi calistim. O hobiler yaklasik yedi yil boyunca yaptim (Fransizca haric, sadece bir yil yaptim), her zaman mesgul oldu, bos zamanim yoktu. Her zaman gelecegi hakkinda dusundum. Bazi hobiler gencken yapmak istedim ama firsat yoktu. Fakat iki yil once neredeyse tum hobilerim biraktim. Hem kitaplari okumaya hem de romanim projesi calismaya devam ediyorum, ve her gun biraz spor yaparim. Ancak hem gitar hem de futbol biraktim, ve su anda Fransizca kursu gitmiyorum, Turkce dil arkadaslarim yok. Neden? Galiba cunku su anda gelecegi hakkinda dusunmuyorum, simdi gecmis hakkinda daha fazla dusunuyorum. Genc degilim. Gelecek zaman geldi. Su anda cok bos zamanim var, her gun Turkce televizyon haberi seyrederim, internette cok daha haberi okurum – Ingilizce, Turkce, Ispanyolca ve Fransizca, burada Turkce yazi yazarim, romanim projesi calisarim, evde biraz spor yaparim, is yeriye yuruyerek giderim, ve okulda kitaplari okurum. Bu benim rutin ve bunu seviyorum
27/2/5
Gunaydin, Istanbul. Iki yil once ilk kez icin Bursa’ya gittim. Cok kolay bir sey, Yenikapi’dan Bursa’ya feribot var. Cok erken kalktim, sabah feribot bindim, ayni gun Bursa’dan Istanbul’a aksam feribot binerek geri dondum. Turkiye’de neredeyse on yilda oturdum, fakat sadece Bati Turkiye gezdim. Ilk seyahat Eylul iki bin bes ucak binerek Izmir’e gittim. Ayrica, Yunan Adalar’a feribot binmeyi Cesme’ye gittim. Yil iki bin yedi Turkiye’de uc tane seyahat yaptim. Tren binerek Adana’ya gittim, ondan sonra minibus binerek Antakya’ya gittim (Antakya’dan Suriye’ye gittim). Ilkbahar ayni yilda otobus binerek Marmaris’e ve Antalya’ya gittim. (Marmaris’ten Rodos Ada’ya ziyaret ettim). Birkac ay sonra feribot binerek Istanbul’dan Izmir’e gittim, ve minibus binerek Efes, Selcuk ve Kusadasi gezdim (Kusadasi’dan Yunan Adalar’a gittim). Yedi yil once arkadaslarimin dugunu katilmaya otobus binerek Ankara’ya gittim. O dugunu Atakule Kulesinde kutlandi! Orada Anadolu Medeniyetleri Muzesi’ye ziyaret ettim, cok ilginc oldu. Istanbul’a tren binerek geri dondum. Birkac ay sonra baska arkadaslarimin dugunu katilmaya ucak ve otobus binerek Kemer’e gittim, guzel bir otelde oturdum. Uc bucuk yil once Kastamonu otobus turu yaptim, Safranbolu, Yedigoller ve Amasra dahil. Iki bucuk yil once otobus binerek Ayvalik’a gittim (Ayvalik’tan Yunan Adalar’a gittim). Iki yil once ucak ve minibus binerek Kapadokya’ya gittim. Bir bucuk yil once Bodrum’a iki kez gittim, birinci kez ucak binerek, ikinci kez otobus binerek (Bodrum’dan Yunan Adalar’a gittim). Evet, Bati Turkiye’de cok gezdim, fakat Dogu Turkiye’ye hic gitmedim…
26/2/15
Gunaydin, Istanbul. Iki hafta once eksi bes derece ulasti, bol bol kar vardi. Bugun on alti derece ve cok gunesli. Ne kadar hizli Istanbul hava degistiriyor! Iki hafta icinde yirmi derece farkli olabilir! Tabii, Subat ay neredeyse bitirdi, bu hafta sonu Mart ay baslayacak. Mart ay sonunda Ilkbahar baslayacak. Gunler gecelerden daha uzun olur. Avrupa’da Ilkbahar cikolatali yumurta ile kutlaniyor. Ilkbahar bereket mevsimi, her yerde bebekler ve cicekler, cocuklar icin ‘Paskalya Tavsani’ hakkinda hikaye var. Ilkbahar herkes mutlu, soguk hava bitirdi, gunesli hava dondu, disarda gidebiliriz, arkadaslarla bulusabiliriz, daha spor yapabiliriz. Ayrica, Yaz mevsimi geliyor, herkes plaj ve tatil hakkinda dusunuyor. Hristiyanlar Ilkbahar farkli bir sekilde kutlayor. Onlar icin bu mevsimi Isa hakkinda, Isa oldu ve uc gun sonra hayata geri dondu, cennete ‘uctu.’ Tabii ki, Kuzey Yarimkure’de her kultur kendine Ilkbahar kutlama var. Iran’daki Nevruz var, mesela. Onlar icin Ilkbahar yeni yil temsil ediyor. Aslinda, Nevruz binlerce yildir kutlaniyordu, cok eski bayrami, ve yirmi dort ulkede o kutlaniyor. Bu arada, Kis mevismi devam ediyor, soguk hava geri donebilir. Hem dort yil once hem de alti yil once Istanbul’da Nisan ay boyunca kar yagdi. Mart ve Nisan ay boyunca her sey olabilir, bir hafta Kis gibi, sonra hafta Yaz gibi, yagmurli yada gunesli. Bence nemli hava en kotu, ama gelecek iki ayda bu bir problem olmamali . . .
25/2/15
Gunaydin, Istanbul. Bu sehirde cok gurultu var. Tabii, bu kocaman sehir, ve buyuk sehir her zaman gurultu. Fakat bu kadar gurultu icin ihtiyac yok. Televizyonda haber kanal izleyorum, haber spikeri genellikle yumusak sesli, sesini az acmaliyim, ama ondan sonra reklamlar var, ve reklam her zaman cok gurultu, herkes bagiriyor, gurultu muzik var, tabii ki reklamlar dikkatini cekmek istiyor. Bu arada,sokakta arabalar her zaman kornaya basiyor. Neden? Emniyet yok. Onlar sadece sabirsiz ve asiri stresli – taksi suruculeri ozellikle. Trafigi takilan ambulanslar siren kullaniyor, ama bu kesinlikle faydasiz, arabalar da takilmis. Motosiklet ve spor araba suruculeri aragaz vermek cok seviyor. Bu kesinlikle anlamiyorum. Gurultu motor maco bir sey mi? Bundan baska, sokakta cok kisi bagiriyor, ozellikle erkekler. Birlikte duran iki erkek beraber konusmuyor – onlar bagiriyor – herkes duyuyor. Bir adam telefona konusmuyor, ona bagiriyor, butun mahalle duyuyor. Ayrica, su anda ezan cok daha yuksek sesle. Neden? Bana gore ezan guzel bir sey, ama simdi o her yerde duyuyoruz, yatak odasinda ve sinifta dahil, baska secenek yok. Ben birkac buyuk sehirde oturdum – Sangay’da, Londra’da, Madrid’de, Sidney’de, mesela, ve her buyuk sehirde cok gurultu var, her yerde insaat, trafik ve ambulanslar var. Fakat Istanbul’da gurultu cok sevilen gorunuyor.
24/2/15
Gunaydin, Istanbul. WikiLeaks gore Israil Iran’in nukleer programi hakkinda cok yalan soyledi, ve bu Amerika iyi biliyor. Ayrica, Rusya Israil’in yalanlari reddetti, fakat Bati Dunyada dinlemedi. WikiLeaks gore Orta Dogu’daki en cok terorizmi finanse Suudi Arabistan’dan geliyor. ABD ve Suudi Arabistan cok yakin arkadaslar, tabii ki. Bu Arada, Hollandali ve Ingiliz petrol sirket Shell Nijerya’nin hukumeti iceri sizmis. Guney Amerika’da, eski Venezuela baskan Hugo Chavez gore kilise hiyerarsi imtiyazli azinlik arasinda, bu yuzden Vatikan cok kizgin, ABD ile konustu, Chavez zayiflatmak istedi. WikiLeaks gore en cok Guantanamo esir dusuk seviyeli yada kesinlikle masum, ve bu Amerika iyi biliyor. Misirli iskenceciler Amerika’nin Federal Sorusturma Burosu’dan iskence ogrenmis, korkunc bir Bangladesli olum mangasi Ingiltere’den egitim aldi, ve dokuz yil once ABD ve Avustralya Solomon Adalarda bir darbe destekledi. WikiLeaks editoru Julian Assange hala Amerika’dan saklaniyor. Ayrica, ona Isvec’ten saklaniyor. Iskandinavya ‘temiz ve liberal’ goruntu var, ama bu kesinlikle yanlis. Onlar sadece Amerikali piyonlar. Mesela Isvec ABD’nin iskence programlari ile yardim etti. Assange cok cesur bir adam. Amerika ve Isvec ona karsi bir cinsiyet davasi yaratti ancak bu kesinlikle yanlis. Bu sekilde onlar Assange hakkinda bir ‘tabu’ yapti, cunku ona ABD hakkinda gercekleri ortaya cikardi. Bu arada, WikiLeaks gizli belgeler verdigi eski Amerikali asker, Bradley Manning, hapishanede otuz bes yilda olacak . . .
23/2/15
Gunaydin, Istanbul. Cocukken memleketim yaklasik yuzde seksen Ingiliz. Yeni Zelanda Ingiltere’den daha Ingiliz oldu! Su anda yavas yavas degistiriyor, fakat cocukken Yeni Zelanda kesinlike ikinci Ingiltere gibi gorunuyordu. Ilk okulken benim sinifta yaklasik otuz ogrenci vardi ragmen sadece bir yerli cocuk – ve o erkek cocuk biraz farkli gorunuyordu. Ona zeki ve mutlu oldu, spor seviyordu, ama sinifta her zaman yorgun oldu. Ayrica bir tane Cinli cocuk vardi, kucuk bir erkek cocuk, ona her zaman kibar ve mutlu oldu. Ayrica bir Isvecre kiz vardi, ve bir Hollandali erkek cocuk. Hepsi bu – ben haric. Benim babasi Danimarkali. Yaklasik yirmi bes ogrenci Ingiliz oldu. En iyi arkadasim Hollandali erkek cocuk oldu, alti yasindayken tanistik, biz ayni sinifta vardi, ayni futbol takim icin oynadik, ve her gun okuldan sonra beraber bos siseler icin aradik. Bos siseler icin kucuk bir para iadesi vardi, bazen birkac sise bulduk, seker satin aldim, bazen hic bulamadik. Maalesef, en iyi arkadasimin babasi bir seyahat acentasi, ve zaman zaman ona uzun bir dunya turu yapti, birkac ay boyunca en iyi arkadasim gormedim. Biz farkli orta okulu gittik cunku, bizim arkadaslik devam etmedi. Orta Okulken benim sinifta bir yerli cocuk vardi, bir tane Avusturyali cocuk ve iki tane Yunanli cocuk. En iyi arkadasim Yunanli erkek cocuk, ancak sadece okulda. Ona futbol oynamadi, ve okuldan sonra bereber hicbir sey yapmadik. Onun evi uzak ve oraya beni asla davet etmedi. Biz farkli liseye gittik, ona bir daha hic gormedim. Lisede benim sinifta bir yerli erkek vardi, ve biz iyi arkadas oldu. Okuldan sonra biz bereber bisiklet ve kaykaya bindik, o cok eglendim. Fakat ikinci yilda ona degisti, cok soguk ve kaba oldu, bir gun biz sinifta kavga yaptik, bizim arkadaslik bitirdi…
22/2/15
Gunaydin, Istanbul. Bu kitaplar Noel gunu satin aldim ve hala hepsi okudum. Birinci Mark Haddon’un romani okudum, ve bu otistik erkek cocugu hakkinda kitap begendim. Ikinci Stephen Kinzer’in siyasal kitabi okudum. Bu kitap ABD, Iran ve Turkiye hakkinda, ama o cok begenmedim. Kinzer tarihi iyi acikliyor fakat benim icin bu yeni degil, neredeyse hersey zaten biliyorum. Bu arada, Kinzer’in gelecek icin fikirler ne zeki ne mantik, bana gore. Ucuncu Capote’nin gercek toplu katliam hakkinda kitabi okudum. Bu kitap romani gibi gorunuyor fakat kurmaca degil. O begendim fakat son yuz sayfa ilginc degil, sikilyordum. Sonunda, William Blum’un Amerika hakkinda siyasal kitabi okudum. Bu kitap begendim. Vietnam Savasi boyunca Blum ABD Disisleri Bakanligi icin calisiyordu, fakat o savasi hakkinda cok kizgin oldu. O zamandan beri ona Amerikan siyasal hakkinda bazi unlu kitabi yazdi. Genellikle benim icin bu tarihi yeni bilgi degil, fakat Blum hersey iyi acikliyor. Mesela, Bati Dunya’nin medyasi gore, eski Iran baskani Mahmoud Ahmadinejad Israili silmek istedi, soykirim gibi. Fakat Farsca uzman gore bu fikir kesinlikle yanlis, Ahmadinejad sadece Israel’in siyasal rejimi hakkinda konusuyordu, cunku o rejim cok Filistinleri olduruyor. Ahmadinejad savas yapmak istemedi, tabii ki. Israil nukleer silah sahibi, Iran degil – ve bu sekilde ABD ve Israil butun Orta Dogu kontrol edebilir. Bati Dunya’nin medyasi gore, Saddam Huseyin kimyasal silahlarla bes bin Kurtleri oldurdu. Halbuki, Blum gore bu numera gercek degil, Iran’in medyasi gore sadece birkac yuz oldu. Ayrica, Huseyin Iran karsi kullanmaya Amerika’dan kimyasal silahlar aldi! Irak yuz binlerece Iranli askeri oldurdu – ve ABD Huseyin’i destekledi . .
21/2/15
Gunaydin, Istanbul. Bir tane universiteden ders cok iyi hatirliyorum. Bizim profesor siyaset ve kadinlar hakkinda konustu. Neden siyasete az kadin var? diye sordu. Bazi ogrenci gore bu problem erkek hakkinda – erkekler kadin siyasetciler istemiyor, cok onyargi vardi. Ders sonunda o profesor, bir kadin, Cuma gecesi siyaset ve kadinlar hakkinda bir toplanti olacak, soyledi. Fakat sadece bir kiz gitmek istedi. Ben Amerika’da universiteye gittim, ve benim icin o ders cok ilginc. Amerikan televizyonda cinsiyetcilik hakkinda bol bol program vardi, o programlar gore erkekler cok kotu, kadinlar icin ayni firsatlar yoktu. Tabii, o programlar ogleden sonra gosterilen – ev kadinlar icin. Gercekten erkekler kotu degil, o fikir cok cinsiyetci. Amerika’da erkekler ve kadinlar icin yaklasik ayni firsatlar var, kadinlar kendine secim yapabilir. Televizyon bir satici gibi, ve nefret satmaya kolay bir sey. Orada bazi kadin icin fenimizm sadece nefret hakkinda. Maalesef, ABD televizyonda cok nefret var. Ayrica, orada cok nefret dolu film var. Gercekten bu konu sadece bir oyalama – spor ve dedikodu hakkinda. Amerika’daki cok onemli problemler var, irkcilik mesela. Ancak bu konu kolay degil, bazi beyaz insanlar icin ilginc degil. Bunun icin ogleden sonra televizyon programlari bu problem hakkinda konusmuyor. Bundan baska, onlari cocuk istismari hakkinda konusmuyor. Cocuklar onemli degil. ABD dunyada cok savas yapiyor, sayisiz kadin ve cocuklar olduruyor, lakin ogleden sonra televizyon programlari bu konu hakkinda konusmuyor, izleyiciler icin ilginc degil . . .
20/2/15
Gunaydin, Istanbul. Gencken sigarayi biraktim. Sadece uc yil boyunca sigara ictim, fakat zor bir sey oldu. Nihayet, on dokuz yasindayken fakli bir sehire tasindim, yeni is basladim, yeni daire buldum, ve yeni arkadaslarim edindim. Her sey farkli oldu, her sey yeni, rutinlerim kesinlikle kirildi. O yuzden, sigara hakkinda dusunmedim. On alti yil once Avrupa’ya geldim, Ispanya’da oturuyordum, ve orada puro icmek basladim. Sonra on dort yil boyunca neredeyse her gun bir puro ictim. Ancak, bir bucuk yil once puro icmeyi biraktim. Cok kolay oldu, ben bagimli degildi. Bu yil sekerli yemegiye biraktim, ozellikle cikolata ve kek. Neden? Obezite hakkinda degil. Cok uzman gore seker ve kanser baglantili – kanser seker beslenen. Ayrica, seker dogal bir sey degil. Birkac yuzyil once Avrupa’da seker yoktu. Fakat imparatorluklar zamanlar boyunca cok farkli yemekler Avrupa’ya geldi, seker dahil. Bizim icin seker dogal bir sey degil, ama hem lezzetli hem de bagimlilik yapan. Simdi cok sekerli urunleri var, cok sirket ve fabrika, televizyonda ve gazetelerde sekerli gidalar ve icecekler icin bol bol reklam var. Tabii ki, abur cubur icin ihtiyac yok, ayrica cok tehlikeli olabiliar – obezite icin, kalp hastaligi icin, kanser icin, disler icin . . . Bunun icin bu yemegi biraktim. Kolay bir sey oldu. Yerine daha ekmek yiyorum, ve cok fazla ekmek da kotu olabilir, ama bence sekerli yemegi ekmekten cok daha tehlikeli, cok daha az dogal bir sey . . .
19/2/15
Gunaydin, Istanbul. Yeni Zelanda’nin yerli insanlar nereden geldi? Uzun zaman boyunca bu hic kimse bilmiyordu. Onlarin eski bir memleket hakkinda esfaneler var, fakat o memleket nerede bir gizem oldu. Yeni Zelanda’nin yerli insanlar ‘Maori,’, onun memleket ‘Hawaiki’ olarak bilinen. Tabii, Maori Pasifik Adalardan geldi, onlar Polinezya aile icinde, Maori, Hawaili, Tahitili, Samoali ve benzerli, hemen hemen ayni dil konusuyor. Eskiden bazi uzman gore Polinezyali Guney Amerika’dan geldi. Norvecli antropolog Thor Heyerdahl balsa agacindan bir sal yapti, ve bu sekilde Guney Amerika’dan Pasifik Adalara gitti. Ancak, daha uzmanlar Polinezyali Guney Dogu Asya’dan geldi. Polinezyali Avustranasyali bir dil konusuyor, hem arkeolojik kanit hem de Dna bu teori destekliyor. Asya’dan Pasifik Adalara yaklasik iki bin yil once ulasti (Samoa ve Tonga, mesela), ve sadece birkac yuz yil sonra Dogu Pasifik Adalara geldi (Tahiti, mesela). Tahiti adalarda ilginc bir medeniyet vardi, din cok onemli oldu, fakat sonunda o adalarda cok kalabalik oldu. Onlar cok insan kurban yapti, yamyam oldu. Ayrica, onlar buyuk kano ile neredeyse butun Pasifik Okyanus kesfetti, sayisiz adalar buldu – Hawai dahil, yaklasik bin bes yuz yil once. Birkac yuz yil sonra onlar Yeni Zelanda buldu, dort bin kilometer uzak. Orada insanlar yoktu, hayvanlar yoktu, sadece kuslar, bocekler ve kertenkeleler. Dunyanin en buyuk bocek ve un buyuk kus vardi. Evet, Yeni Zelanda’nin yerli insanlar Tahiti Adalar’dan geldi, galiba ‘Hawaiki’ o adalar arasinda.
18/2/15
Gunaydin, Istanbul. ISID ABD icin ne kadar uygun. Eski Amerikan general ve NATO baskomutani Wesley Clark gore, ABD bazi Orta Dogu ulkeye saldirmak istedi – Suriye dahil. Aslinda, ondan beri Amerika bazi Orta Dogu ulkeye saldirdi – Suriye haric. Onlar Suriye hakkinda ne yapti? Yerine onlar isyancilari destekledi. Maalesef, o isyancilar cok sivil kimse oldurdu, cok kotu sey yapmisti. Fakat o isyancilar ic savasi kazanmadi. Onlar Irak’a kacti, orada kendine devlet yapmak istedi, cok sivil kimse oldurdu, cok kotu sey yapti. Bu sekilde Amerika Suriye’yi bombalamak icin bir bahane var, bu sekilde Amerika Irak’ta askeri tutmak icin bir bahane var. ISID Islam hakkinda konusuyor, Muslumanlar icin kotu bir sey. ISID bir Ingiliz gazeteci basini kesti, bu sekilde Ingiltere ABD’ye yardim etmek icin bir bahane var. ISID iki tane Japon kisiyi oldurdu, bu sekilde Japon ordusunu yeniden harekete gecirmek icin bir bahane var (Cin kizdirdi). ISID Misirlilari oldurdu, Misir’in Amerikan-destekli diktatorluk iyi adamlar gibi gorunuyor. Evet, ABD icin bu mukemmel bir durum. Bana gore, cok supheli bir durum. Eski Ingiliz siyasetci Robin Cook gore El Kaide yok (ona kisa bir sure sonra daglarda yuruyerek oldu). Gercekten, Bush ve Blair’in Irak Savastan once Irak’taki El Kaide yoktu. Bana gore, El Kaide bir ordu degil. Bati Dunya icin El Kaide sadece bir kelime, ‘ISID’ gibi. Tum Suudi Arabistan-destekli teroristler ‘El Kaide’ var. Tabii ki, ABD ve Suudi Arabistan cok yakin arkadaslar . . .
17/2/15
Gunaydin, Istanbul. Evet, bol bol kar var! Televizyon haber gore eksi dort derece var. Simdi hem gunes hem de kar var, ne kadar ilginc! Bu sene kis gec kaldi. Gecen yil, Subat on yedi’de on alti derece ve gunesli oldu. Gecen yil sadece hafif kar yagdi, ve sadece Aralik ay boyunca. Fakat Istanbul’da her sey olur. Eger Lodos ruzgar varsa (Rodos’tan), kis mevsimi boyunca yirmi derece ve gunesli olabilir. Eger Poyraz ruzgar varsa (Burgas’tan), kis boyunca sifirin altinda ve karli olabilir. Aslinda, alti yil once Nisan ay boyunca Istanbul’da kar yagmur vardi, iyi hatirlayorum. Soguk hava henuz bitirmedi. Memleketimde kar yok, Yeni Zelanda’da sadece Guney Adasinda kar var. Kuzey Ada daha kucuk fakat daha az soguk, bunun icin yaklasik nufusun yuzde seksen Kuzey Adasinda var. En buyuk Sehir Auckland’da hava Izmir gibi, baskent Wellington’da (benim memleketim) hava Kara Deniz gibi, cok ruzgarli ve yagmurli olabilir, lakin kar yagmur yok. Kar gordum ilk kez on uc yasindaydim, kayak yapmaya daglara gittik, cok heyecanlandim! Halbuki, benim gec yirmili boyunca ABD’deki universiteye gittim ve orada uc ay boyunca kar yagmur vardi, her sey beyaz oldu – yesil bir sey degil. Her gun okula karda yurudum – bazen biraz derin. Bir gun eksi yirmi alti derece oldu!! O zamandan beri kar hakkinda heyecanli degilim . . .
16/2/15
Gunaydin, Istanbul. Haber gore Tayyip Erdogan altinda Turkiye daha ‘yalniz’ oldu. Bu ne demek? Su anda ABD Turkiye’yi kontrol etmez, su anda Turkiye diktatorleri kabul etmiyor – Misir’deki mesela. Bu ‘yalniz’ mi? Bana gore bu ‘yalniz’ degil, bu ‘bagimsizlik,’ ve bagimsizlik iyi bir sey. Ayrica, Turkiye hem Iran hem de Rusya ile iyi ticaret iliskileri var. Tayyip Erdogan her zaman Israil ile cok kizgin gorunuyor, fakat gercekten Turkiye ve Israil arasinda cok iyi ticaret iliskileri var. Bu sadece siyaset. Bu arada, Avrupa Birligi Turkiye’yi asla kabul etmeyecek. Onlar her zaman daha ve daha istiyor. Gercekten, Avrupalilar icin Turkiye Avrupali bir ulke degil, o Orta Doguda, cok farkli bir ulke. Tayyip Erdogan bu iyi biliyor, o yuzden onun icin Avrupa onemli degil. AB su anda Turkiye’yi kontrol etmez. Evet, Turkiye daha bagimsiz, ve bana gore bu cok iyi bir sey, Sovyet tehdidi bitti, ancak son yirmi yilda ABD Orta Doguda cok savas yapti, Turkiye’nin komsulari bombalandi. Afganistan’da, Irak’ta hem de Libya’da baskani Amerika icin sadece bir kukla, Pakistan’da ABD’in insansiz ucaklar sayisiz sivil kimse oldurdu, Misir’deki yeni bir diktator var – ve ABD ona destekliyor, Israil Filistin’de soykirim yapiyor – ve ABD ona destekliyor. Tabii, butun Orta Dogu bolge icin Amerika en buyuk tehdit oldu. Turkiye guclu olmali . . .
15/2/15
Gunaydin, Istanbul. Su anda her gece sadece birkac saat boyunca uyuyorum. Saat iki’de ve uc’te arasinda yataga giderim, saat yedi’de ve sekiz’de arasinda uyanarim. Neden bilmiyorum, fakat yorgun degilim, enerjim var. Bu hafta sonu cok calisiyorum. Dun saat onbir bucuk’ta basladim, yedi bucuk’ta bitirdim. Bu sabah saat on bucuk’ta baslayacagim, saat yedi bucuk’ta bitirecegim. Ancak bu durum fena degil. Hafta icin sadece aksamlar calisarim. Eski is yeride hafta ici gunleri neredeyse tum gun okulda gecirdi. Bu yuzden, o okuldan ayrildim. Ispanya’da dort tane okul icin calistim, genellikle ogleden sonlari ve aksamlar calisiyordum, fakat sabahlar her zaman bos oldu. Memleketimde son alti yil boyunca gazeteci olarak calisiyordum, uc tane gazete icin, ve genellike mesai saatleri caliyordum, ancak ilk gazete icin haftada sadece dort gun calisiyordum (Cumartesi, Pazar ve Pazartesi gunleri degildi), ve son gazete icin benim saatleri onemli degildi, her sey yaptigim surece. Gencken genellikle uzun saatleri calisiyordum, fabrika icinde, insaat yerinde, depoda ve buyuk magaza icinde. Bir bucuk yil boyunca bir depoda calisiyordum, haftada uc sabah saat yedi’de basliyordum, iki sabah saat bes’te basliyordum! Cok zor oldu, ragmen ogleden sonlari erken bitirdim, fena degil. Magaza icin da bir bucuk yilda calisiyordum, da uzun saatler boyunca – Cuma aksamlar ve Cumartesi sabahlar dahil…
14/2/15
Gunaydin, Istanbul. Maalesef, ABD’deki uc tane Musluman olduruldu. Amerikan baskan icin bu onemli degil, Amerikan medya icin sadece baska bir cinayet. Fakat gecen yil Filistin’deki uc tane Israilli olduruldu. Hem Israil baskan hem de Israilli medya icin bu kesinlikle ‘terorizm’ oldu. Bazi Israelli bir Filistin cocuk olume yandi. Ondan sonra Israil askeri yaklasik iki bin iki yuz Filistinli oldurdu, yaklasik iki bin sivil kimse dahil, neredeyse alti yuz cocuk dahil. ABD haber gore o ‘Israil ve Hamas arasinda bir savas.’ Ne kadar yalanci ve serefsiz! Naziler ve Yahudi arasinda savas var miydi? Gercekten kocaman bir katliam vardi. Neden? Cinayetler cunku degil. Az once Filistin’de Hamas ve Fatah birlestirdi. Israil icin bu cok kotu durum oldu, cunku ona Filistin kontrol etmek istiyor. Eger Hamas ve Fatah birlikte varsa, onlar kendine ulke kontrol edebilir. O yuzden, Israil baska bir katliam yapti, okullar, hastaneler ve siginaklara bombalandi. Hamas kendine ulke savundu, ve sadece altmis asker ve bes sivil kimse oldurdu. Teroristler kim?? ABD Israil hala destekliyor, ABD gore Hamas teroristler. Gercekten tam tersi – ABD ve Israil kesinlikle dunyanin en buyuk teroristler. Tabii ki, ABD ve Israil kanunun ustunde, onlar cok guclu askeri var, ve gercekten sadece bu onemli. Bir sey kesinlikle biliyorum – bu dunyada kim dogru kim yanlis onemli degil, Maalesef, en agresif, en kaba insanlar genellike istegini elde ediyor…
13/2/15
Gunaydin, Istanbul. Bugun ‘Super Rugby’ ligi basladi, buyuk bir surpriz vardi, yeni takim Melbourne Yeni Zelanda’ya gitti, devleri Canterbury yendi. Super Rugby Guney Yarimkure bir kulubu lig, fakat gelecek yil Arjantin ve Japon bu yarismaya katilacak. Simdi Guney Afrika’dan bes takim var, Avustralya’dan bes takim var, Yeni Zelanda’da bes takim var. Gelecek yil Guney Africa’dan altinci takim olacak, toplam on sekiz kulup. Bu profesyonel ragbi ligi yaklasik yirmi yil once basladi. Yeni Zelanda’dan Canterbury en basarili kulubu, kupa yedi kez kazandi! Ancak gecen yil Yeni Guney Galler (Sidney’den) kupa kazandi. Memleketim Wellington (Yeni Zelanda baskenti) hic kupa kazanmadi. Wellington iyi bir takim, final mac ve birkac yari finale ulasti, lakin en onemli maclari her zaman kaybediyor. Su anda sadece sonuclari internette okuyorum, televizyon’de maclari izlemiyorum. Gencken cok spor izledim, ozellikle ragbi, ve birkac yil boyunca spor gazeteci olarak calistim. Maalesef, ben her spor her zaman kotu sans oldu. En sevdigim takimi Super Rugby kupa asla kazanmadi, mesela. Ayrica, gencken futbol Dunya Kupasi cok begendim, fakat su anda ilginc degil, Avrupali takimleri her zaman kazaniyor. Afrikali takimleri ozellikle destekliyorum ama onlar her zaman en onemli maclari kaybediyor. Birkac yildir Amerikan futbol izledim, ragmen ayni sey oldu, en sevdigim takim (Cleveland) her zaman en onemli maclari kaybetti. Bende spor izlemeyi eglenci degildi. Bu yuzden su anda sadece sonuclari okumaya tercih ediyorum . . .
12/2/15
Gunaydin, Istanbul. Evet, yeni ev arkadasim buldum, gelecek ay Lubnanli bir erkek geliyor. Simdi iki tane gencler var, bir Fransiz erkek ve bir Alman kiz. Ay sonunda Alman kiz Almanya’ya geri donecek. Bu dairesinde bes bucuk yilda oturdum. Ilk ev arkadaslarim bir Turk erkek ve bir Amerikali erkek. Ikinci yilda baska bir Turk erkek ve genc bir Alman kiz vardi. Ayrica, birkac ay boyunca Fransiz erkek vardi, biz beraber saha futbol oynadik. Ucuncu yilda iki tane kiz burada oturdu, bir tane Turk, diger Yunanli. Her ikisi burada uzun zaman kaldi – Turk kadin yaklasik bir bucuk yilda – fakat o zamandan beri hic kimse alti aydan daha kalmadi. Alman erkek vardi, bir Suriye’li adam, birkac Turk erkek, bir tane Ingiliz, ve bir tane Trinidad ve Tobago’dan (o erkek Ingilizce ogretmen ve biz yedi yil once Harbiye’de farkli bir daire paylastik). Son yilda dort tane is arkadasim burada oturdu, uc tane Amerikali, bir tane Ingiliz. Onlar burada birkac ay boyunca kaldi (bir tane sadece bir ay). Aslinda, birkac kisi burada cok kisa sure oturdu, ozellikle yaz boyunca. Gecen yaz bir Kazak kiz vardi, mesela. Onceden bir Avustralyali erkek burada iki ay boyunca kaldi. Onun ailesi Turkler oldu. Evet, bu daire kesinlikle Birlesmis Milletler benzer! Benim icin cok ilginc bir durum, ama gercekten genellikle milliyet hakkinda sanmiyorum, herkes Ingilizce konusuyor, herkes hemen hemen ayni davraniyor…
11/2/15
Gunaydin, Istanbul. Bir arkadasim kotu sans vardi. Ona bir orta yasli Gallerli kadin, bosanmadan sonra Turkiye’ye geldi, ogretmenlik basladi, bir daire kiraladi – iki ay kirayi arti bir depozito odedi. Fakat o daire ile cok problem vardi. Onceki kiraci faturalari icin binlerce borclu birakti. Ev sahibi eski kiracinin faturalari odemek istemiyor. Bu yuzden, elektrik sik sik kesildi. Arkadasim ne yapabilir? Ona Turkce bilmiyor, onun ev sahibi Ingilizce bilmiyor, ajans her sey yapmali ama onlar yardimsever degil. Aslinda cok yabanci icin ayni problem var. Bazi mahkemeye gidiyor ancak hicbiri kazanmiyor. Maalesef, benim arkadasim icin simdi baska bir problem var, ona isini kaybetti. O ne yapacak bilmiyorum. Belki Galler’e donecek, galiba daire icin cok para kaybetecek, onun ev sahibi o para geri vermiyor, tabii ki. Ne kadar kotu! Bu kendime daire istemiyorum neden. Yabancilar icin cok zor olabilir, cok para kaybetebilir. Zengin adam degilim, dikkatli etmeliyim. Bunun icin daire paylasmak devam ediyorum. Bu durum da zor olabilir, her zaman yeni ev arkadaslar icin ariyorum. Simdi, mesela, yeni ev arkadas icin ariyorum (bugun Lubnanli bir erkek depozito getirecek – Insallah). En azinda, eger buyuk problem varsa, bu daireyi birakabilirim, cok para kaybetmeyecegim. Maalesef, Gallerli arkadasim o kadar sansli degil . . .
10/2/15
Gunaydin, Istanbul. Ikinci Dunya Savasinin sonunda, Ingiltere ve Amerika Dresden bombaladi. Onlar o dogu Alman sehir on dort saat boyunca bombaladi. Zemin sicakliklari on bes yuz derece ulasti. Duman Londra’dan gorulebilirmisti. Yaklasik yarim milyon hayat kaybetti. Ancak, Alman tehdit zaten bitti. Dresden askeri onemli bir sehir degildi, bir kultur merkesi oldu, fakat Ingiltere ve Amerika o sehir kesinlikle yikti. Neden? Unlu Amerika’li yazar Kurt Vonnegurt gore onlar intikam almak istedi. Ona Dresden’de savas esiri oldu, bombalama gordu, cezaevi duvarlari onu kurtardi. Ikinci Dunya Savas boyunca Alman Ingiltere cok bombaladi. Galiba, Winston Churchill intikam almak istedi. Ona cok igrenc ve irkci bir adam oldu. Ama baska bir teori var. Sovyet askeri Dresden’den sadece otuz kilometer vardi. Bazi uzman gore bombalama Ruslara icin bir uyari. Bu sekilde Soguk Savasi basladi. Ayrica, Ikinci Dunya Savasinin sonunda, Amerika Hirosima ve Nagazaki bombaladi, yuz binlerce kisi oldurdu. Fakat Japon tehdit zaten bitti. Bu arada, Sovyet askeri Japon’a geliyordu, cok yakin. Joseph Stalin Amerika ile ortak isgali onerdi, ama ABD bu oneri kabul etmedi. Neden? Amerika Pearl Harbor icin intikam almak istedi mi? Ya da ABD savastan sonra Japon kontrol etmek istedi mi? Bazi uzman gore Hirosima ve Nagazaki bombalama Ruslara icin bir uyari oldu. Ne kadar kotu! Sovyetler Ikinci Dunya Savas boyunca yirmi milyon hayat kaybetti, ve gercekten Sovyet askeri Almanya yendi…
9/2/15
Gunaydin, Istanbul. Orta kis geldi, bu hafta soguk olacak, kar yagmur olabilir. Kis mevisimi yaklasik bir ay daha devam edecek. Bu arada, benim is yeride iki tane kis donem var, bir tane gecen hafta bitti, ikinci bugun basliyor. Genellikle donemler arasinda mola var, fakat Noel ve Yilbasi bayrami icin gecen donem baska bir hafta devam etti. Ayrica, kar yagmur icin bir gun iptal edildi. Bunun icinsadece bir hafta sonu bos oldu, fakat ben butun hafta sonu boyunca konusma sinavlar verdim. Problem degil, cok kolay oldu. Evet, bugun yeni bir donem basliyor, ve iyi bir program aldim, ayni saatller – sabahlar yok, Cuma gunleri bos – ve ayni seviyeler, fakat farkli gruplar. Cok Mutluyum, hepsi harika. Bu donem Nisan sonunda bitecek. Ondan sonra ilkbahar donem baslayacak. Zaman nasil da geciyor! Cok gecmeden yaz mevsimi gene olacak, her gun sicak ve terli. Ben kis mevsimi tercih ederim, soguk hava daha iyi. Hem evde hem de is yeride iyi isitma var, ve disarda her zaman yuyuyorum. O yuzden benim icin soguk hava problem degil. Yagmur sevmiyorum sadece cunku benim giyim islak ve kirli olabilir. Kar yagmur sevmiyorum sadece cunku dersler iptal edilebilir. Halbuki, bende kis hava fena degil. Tabii ki, ilkbahar ve sonbahar daha guzel. Ayrica Haziran ve Ekim arasinda, deniz icinde yuzebilirim. Yuzme cok seviyorum. Ancak bu hava tercih ederim,..
8/2/15
Gunaydin, Istanbul. Genellikle filmleri izlemiyorum, ozellikle Hollywood filmler. Gercekten Hollywood sadece Amerikan hukumeti propaganda icin. Fakat zaman zaman iyi bir film var. Son birkac yilda Putlocker web sitesinde bazi film seyrettim – ‘Kolera Gunlerinde Ask’ ve ‘Tutku Gunlukleri,’ mesela.. O web site ucretsiz, cok kolay, uye olmak icin ihtiyac yok. Ayrica, Youtube web sitesinde cok film vardi, bazi film o web sitesinde seyrettim – ‘Tavsan Gecirmez Cit’ ve ‘Ince Memed,’ mesela. Ancak adim adim o web siteler kullanmaya daha zor. Son birkac hafta boyunca birkac film izlemek istedim – ‘Viva Zapata’ ve ‘Kuru Beyaz Mevsimi,’ mesela. Maalesef, olmaz. Su anda cok Putlocker’in filmi seyretmeyi farkli bir sunucu kullanmaliyiz, ve o sunucu sadece uyeleri icin ya da yazilim yuklemeliyiz. Youtube’de ayni problem var. Cok film silindi, ve simdi ozel sunucuyu gitmeliyiz, uye olmak ihtiyac var, yazilim yukmeliyiz. Aslinda, dun aksam ‘Kuru Beyaz Mevsimi’ Youtube’de izledim – fakat Rusca dil oldu!! Tabii ki, o dil bilmiyorum, ve hersey anlamadim. Buna ragmen, butun film izledim, hikaye iyi anladim. Donald Sutherland Apartheid Guney Afrika’da beyaz bir tarihi ogretmeni oynadi. Onun zenci bahcivanin oglusu Sharpesville Katliam’da olduruldu. Tarihi ogretmen bahcivan adalet aramaya yardim ediyor. Marlon Brando onun avukat oynadi, Tabii ki cok problem vardi, sonunda tarihi ogretmen da olduruldu. Aslinda, bu film bir roman hakkinda. O romanin Guney Afrika’li yazari Andrew Brink iki gun once oldu…
7/2/15
Gunaydin, Istanbul. Galiba gelecek yaz buyuk bir tatil yapmayacagim, sadece bir hafta icin Yunan Adalar’a gidecegim – Ramazan Bayrami boyunca mesela. Neden? Cunku para biriktirmek istiyorum. Genc degilim, ihityac var. Gercekten birkac ulkelere gitmek istiyorum, fakat yaz mevsimi o ulkeler cok sicak olacak. Mesela bir arkadasim bu ay Meksika, Guatemala ve Kuba’ya gidiyor. Ne kadar guzel! Cok kiskancim. Ayni tatil yapmak istiyorum, dusundum, ancak yazin cok fazla sicak olacak. Ayrica, Portekiz ve Fas hakkinda dusundum. Portekiz’e gitmedim, Fas’a on dort yil once gittim, ama sadece Tanca sehir, ve sadece bir gece icin. Marakes ve Kazablanka gitmek istiyorum, ragmen ayni problem var, yazin cok sicak olacak. Guney Yarimkuresi’ye gidebilirim, ama ben zengin degilim. Gecen yil Tanzanya’ya gittim, iki bucuk yil once Guney Amerika’ya gittim. Her yil Guney Yarimkuresi’ye gidemem. Belki bir, iki yil sonra Guney Yarimkuresi’ye gene gidecegim – Madagaskar’a mesela – lakin bu yil degil. Tabii ki, Kis tatil yapabilirim. Yedi yil once Ocak ay boyunca Hindistan’a gittim, sekiz yil once Ocak ayda Suriye’ye gittim. Halbuki, son birkac yilda cok iyi bir rutin yaptim, sonbahar, kis ve ilkbahar boyunca bir roman projesi yaparim, her gun yazarim – ve devam etmek istiyorum. Bu yuzden, galiba kisa bir Yunan Adalar’da tatil haric Istanbul’da kalacagim, Aslinda, Yunan Adalar cok guzel, neredeyse her yil fakli bir adaya giderim
6/2/15
Gunaydin, Istanbul. Bati Afrika’da Boko Haram problem devam ediyor. Nijerya’nin hukumeti Boko Haram hakkinda cok az yapti. Neden? Nijerya cok buyuk bir ulke, nufus neredeyse iki yuz milyon, yari yariya Musluman ve Hiristiyan, ve sayisiz farkli kabile var. Boko Haram problem Kuzey Nijerya’da. Orada Muslumanlar var. Baskent Abuja ulkenin ortasinda fakat baskan Goodluck Jonathan bir Hiristiyan, Dogu Nijerya’dan. Ona bes yil once baskan olarak secildi. Galiba Jonathan icin Kuzey Afrika ve Muslumanlar onemli degil. Nijerya petrol zengini bir ulke. Ona Avrupa ve Amerika ile cok isi yapiyor – ve cok yolsuzluk var. Nijerya petrolden cok para kazanir ancak bu para nereye gidiyor? Kuzey Nijerya hala cok fakir. Bunun icin hukumet hakkinda cok ofke var, Kuzey Nijerya’da ozellikle. Boko Haram dini hareket olarak basladi, ama polis onlarin lideri oldurdu. Ondan sonra Boko Haram siddetli oldu, onlara ve polis arasinda ‘ic savasi’ basladi, cok sivil kimse olduruldu. Avrupaliler gelmeden once yaslilar Afrika’nin kabileleri yonetmisti. Sefler yoktu. Sefler Avrupa’li bir fikir. Onlar sadece bir guclu adam ile is yapti ve ona kabile kontrol etmeyi silah verdi. Su anda soyle boyle ayni sistem devam ediyor. Sefler yok, tabii ki, fakat buyuk adamlar var, bazi ulkenin baskanlar sefleri kesinlikle benziyor – Jonathan dahil. Bu sistem icin Afrika’da cok istikrarsizlik var. ABD icin bu iyi bir durum cunku Afrika’da askeri usleri istiyor ve zaten cok var. Ayrica, su anda Fransa Afrika’da daha fazlar asker var. Bu yeni somurgecilik,..
5/2/15
Gunaydin, Istanbul. ‘Bulbulu Oldurmek’ yazar Harper Lee yeni bir roman yayinlayacak. Lee ‘Bulbulu Oldurmek’ elli bes yil once yazdi. O roman cok unlu bir klasik, Gregory Peck ile film var. O kitap zenci adamin yargilamasi hakkinda, beyaz kiz cocugunun perspektiften. Okulken o kitap okudum, cok begendim. Meraklica Lee baska bir roman yayinlamadi. Ben ona uzun zaman once oldu dusundum. Gercekten ona hala yasiyor, seksen sekiz yasinda var, hem sagir hem de kor. O zaman, yeni bir roman nasil yazabilir? Aslinda, bu ‘yeni’ bir kitap degil. ‘Bulbulu Oldurmek’ten once Lee farkli bir kitap yazdi, fakat o kitap yayinlamadi, belki, iyi bir roman degildi, yayincilar sadece para kazanmak istiyor. Lee ‘Cavdar Tarlasinda Cocuklar’ yazar J D Sallinger gibi cok munzevi, reportaj vermiyor, ona hakkinda cok az haber vardi. Bu yuzden, yeni kitap hakkinda herkes sasirir. Ilginc bir sey: ‘Tom Amca’nin Kulubesi’ yazar Harriet Beecher Stowe da baska bir roman yazmadi. O roman yaklasik yuz ellli yil once yayinlandi, kolelik hakkinda, buyuk bir klasik. Bu benim en sevdigim kitaplar arasinda. Ben ABD’deki edebiyat okudum ve Amerikan yazarlar genellikle tercih ediyorum – John Steinbeck ve William Faulkner mesela. Onlar Amerika’nin sosyal problemleri hakkinda cok kitap yazdi. Steinbeck’in ‘Gazap Uzumleri’ da unlu bir klasik, Henry Fonda ile film var. Ben ‘Cennetin Dogusu,’ ‘Bimeyen Kavga,’ ve ‘Fareler ve Insanlar’ ozellikle begendim. Faulkner’in ‘Ses ve Ofke’ cok unlu bir klasik, bir film var . . .
4/2/15
Gunaydin, Istanbul. Memleketimde her gun haberi okuyordum, hem sabah hem de aksam gazeteye okuyordum, her aksam TV haberi seyrediyordum. Fakat buyuk bir problem vardi. Tum haber ayni yerden geldi, ayni kaynaktan oldu. Gencken sadece devlet televizyonu vardi ve tum gunluk gazeteler ayni sirketten geldi. Bunun icin sadece tek perspektif vardi. Onlar gore Rusya ve Cin cok kotu, ABD ve Ingiltere cok iyi, mesela, Bu milliyetci beyin yikama oldu. Sonra uydu televizyonu geldi, CNN ve BBC haberi seyrediyordum. Ne kadar guzel, dusundum. Gercekten cok kotu oldu, hala sadece tek perspektif vardi, Avrupa’ya geldigimde Ispanyolca ogrenmeyi basladim. Birkac ay sonra gazeteleri okuyabilirdim, ve bu her gun yaptim. Cok ilginc, cunku birinci iki yil boyunca Ispanyolca konusamadim! Bu sekilde benim fikirler degistirmek basladi. Ispanya’da farkli perspektif okudum. Amerika Irak’a saldirdiginda bu cok cok kotu oldugunu kesinlikle anladim. Ingiliz ve Ispanyol haber farkli, ayni perspektif degildi, fakat bu konu cok daha iyi anladim. Burada Turkce ogrendim ve her gun Turkce haberi okuyorum, TV haberi seyrediyorum. Bunun icin baska bir perspektif goruyorum. Bu arada internette her ulkeden haber okuyabilirim. Zaman zaman Guney Amerika’nin haberi okuyorum, mesela. Ayrica, burada bir bucuk yil boyunca Fransizca kursu gittim. Gercekten, Fransizca iyi ogrenmedim, aksan cok zor, ve o dil hala konusamam. Ancak Fransizca haberi kolay okuyabilirim cunku o dil hem Ingilizce hem Ispanyolca benziyor. Her gun Fransizca haberi okuyorum, ve kisa bir radyo programi dinleyorum. Bunda baska, internette cok iyi gazeteler ve belgeseller var. Su anda her gun sayisiz perspektif gorebilirim, ve bu cok egitim
3/2/15
Gunaydin, Istanbul. Ay sonunda icin yeni ev arkadasim ariyorum. Bu ay icin bir kisi buldum, fakat ona burada sadece Subat ayda kalacak. Eski ev arkadasim aniden karar verdi, galiba cunku gec ay bizim fatura biraz pahali oldu. Faturalar neden cok pahali, bilmiyorum. Gazli radyator kalorifer var ve ben genellikle kullanmiyorum, Eger hava cok soguk olursa, kalorifer sadece bir, iki saat boyunca kullanarim. Ondan sonra, birkac saat boyunca kalorifer icin ihtiyac yok. Aslinda, baska bir ev arkadasim var, genc bir universite ogrenci. On evde cok zaman geciyor. Fakat her kis ayni sey oldu. Gecen yil burada genc bir Suriye’li erkek birkac ay boyunca oturdu, ona issiz oldugunu ve neredeyse asla disari gitmedi. Ona kalorifer kesinlikle cok kullandi, ancak bizim fatura cok pahali degildi. Iki yil once genc bir Alman erkek birkac ay boyunca burada kaldi, da issiz, ve evde cok zaman geciyordu. Bence bu inanilmaz. Ilk yil Istanbul’da her gun ve her aksam disari gittim, her hafta sonu – hem cumartesi hem de pazar gunleri – Adalar’a gittim (kisin dahil), ve ben genc degilim! Son ev arkadasim kesinlikle farkli, cok daha giden. Galiba ona pahali fatura odemek istmedi cunku evde cok zaman gecemedi. Gercekten, uc odali daire yonetmeyi zor bir sey, her yil daha pahali, her yil daha zor. Ben burada cok rahat, bes bucuk yilda bu daire oturdum – benim icin yeni bir rekor. Fakat her birkac ay yeni bir ev arkadas bulmak istemiyorum, kesinlikle biktim
2/2/15
Gunaydin, Istanbul. Ikinci Dunya Savasindan beri, ABD yabanci ulkelerde yaklasik seksen saldirilari yapmisti. Dogu Asya’da onlar Kore, Vietnam ve Kambocya bombaladi. Kore”de milyonlarca insan oldu. Vietnam Savasi katilmaya, ABD siyasetciler ‘Tonken Korfezi Olayi’ hakkinda kocaman yalan soyledi. Onlar gore Kuzey Vietnam savas gemiler Amerikan gemileri saldirdi. Simdi bu yanlis oldugunu herkes biliyor. On yil boyunca ABD Vietnam’a bombaladi. Kambocya’da ABD Pol Pot ve Kizil Khmerler destekledi. Pol Pot ve Kizil Khmerler soykirim yapmisti. ABD tum Ikinci Dunya Savas’tan Kambocya daha bomba dustu. Bu arada ABD Endonesya’nin demokratik hukumeti devirmeyi yardim etti, diktator destekledi. Endonesya’da iki tane soykirim vardi, Komunistlerin soykirim ve Timur soykirim. ABD Endonesya’ya desteklemeyi devam etti. Orta ve Guney Amerika’da ABD cok demokratik hukumeti devirmeyi yardim etti. Onlar Pinochet ve cok daha diktator destekledi. Karaib Adalar’da ayni sey – Haiti’de on yil once dahil. ABD Venezuela’da da ayni sey yapti fakat basarisiz oldu, Chavez geri dondu. Ayrica, ABD Afrika’da ayni sey yapti – Kongo mesela. Orada ABD demokratik lideri oldurmek yardim etti. Su anda Amerika Orta Dogu”da demokrasi karsi savasiyor. Misir’deki onlar askeri diktatorluk destekliyor, Obama Misir’e bir bucuk milyar dolar veriyor. Gercekten Amerika ozgurluk ve demokrasi karsi kocaman bir dusman. Neden? Cunku onlar diktatorlari kontrol edebilir, fakat nufuslari kontrol edemez. Eger diktatorler isbirligi yapmazsa, ABD onlari oldurur – Huseyin ve Kaddafi gibi. Bu sekilde Amerika neredeyse butun dunya ve dogal kaynaklari kontrol edebilir…
1/2/15
Gunaydin, Istanbul. Ilk okulken hocamiz bize sordu, buyuyunce zaman, ne olmak istiyorsunuz? Ben profesyonel futbolcu cevap verdim. Gercekten, baska bir is dusunemedim, bende her sey cok sikici gorunuyordu. Ayrica, cocukken ben cok iyi bir futbolcu oldu, kupa kazandim, bolgesel kampisi ve denemeler gittim. Maalesef, lisede futbol biraktim. Gencken kotu is yaptim – fabrikalarda ve insaat sitesinde, mesela. Cok sikilyordum. Gelecek zaman ne yapacagim, dusundum. Bu konu hakkinda cok dusundum. Hikayeler yazmaya cok eglendim. Yazar olmak istedim, fakat bu hedef cok zor ve mantiksiz, profesyonel futbolcu gibi. Sadece cok yetenekli insanlar bu hedefler ulasabilir. Bu yuzden, gazetecilik yapmak basladim. Yirmi iki yasindayken benim ilk hikaye yayinlanmis. Cok mutluydum, herkes benim kelimeler okubalirdi! Herkes benim fikirler okubalirdi! Sonra birkac yil boyunca gazeteler icin cok hikaye yazdim, her kis mevsimi bir ragbi gazete icin calistim. Bu sekilde gazetecilik basladim. Universiteye gittim, ondan sonra yaklasik alti yil boyunca tum zaman gazeteci olarak calistim. Ilk dort yilda bu is cok eglendim. Son bir, iki yilda cok sikildim. Gercekten, gazetecilik benim hayal degildi. Hala yazar olmak istedim, evde her gun kurgu yazdim, ama ben basarisiz oldu. On alti yil once Avrupa’ya geldim, dunya hakkinda daha ogrenmek istedim. Evet, ben cok cok ogrendim, fikirlerim kesinlikle degistirdi. Fakat Avrupa’da ne is yapacagim, dusundum? Birinci yilda garson olarak calistim, hem Ispanya’da hem de Ingiltere’de. Coook sikilyordum, bu is sadece para icin yaptim. Sonunda, bir gun Guardian gazeteye okudum, Ispanya’da Ingilizce ogretmenlik kursu icin bir reklam gordum. O kesinlikle bir hayat degistiren andi. Son on bes yilda Ingilizce ogretmenlik yapiyordum, ve hala evde kurgu yazarim…
31/1/15
Ocak 2015
Gunaydin, Istanbul. Evet, simdi NATO Rusya’nin on kapiye geldi. NATO Estonya’da asker tatbikatlar yapiyor, Ukrayna baskent’te Amerika’li CIA ve FBI ajanlari var. CIA butun Dunya’da isyancilari iskence yapti, Latin Amerika’da ozellikle. Birkac gun once cok Rusya ayrilikci yanginda oldu. Cok kotu bir durum. NATO/ABD neden Dogu Avrupa’ya geldi? Ihtiyac yok. Kuba Fuze Krizi hatirliyormusunuz? Ucuncu Dunya Savasi neredeyse basladi! Elbette, vekil savaslari devam ediyor . .
Gunaydin, Istanbul. Yarin ABD’deki Amerika’li futbol ‘Super Bowl’ olacak. Gencken bu spor oynadim. Bundan baska, memleketimde bu spor basladim. Onceden sadece Yeni Zelanda’nin en buyuk sehirde Amerika’li futbol vardi. O yuzden gazetelerde Amerika’li futbol isteyen erkekler icin bir ilan koydum. Bu sekilde memleketimin ilk Amerika’li futbol kulup kurdum. Wikipedia’da bu konu hakkinda bir sayfa var.Yirmi bes yil once takimiz Yeni Zelanda’nin en buyuk sehire gittik, ilk mac oynadik. Bir yil sonra ikinci kulup kurdum, ondan sonra ucuncu kulup. Sonunda kucuk bir ligi basladik, her kulup digerleri iki kez oynadi, ondan sonra final mac vardi. Birkac yil sonra yakindaki bir kasabadan dorduncu takim bizim lige katildi. Ben genellikle ‘linebacker’ (defans) olarak oynadim, fakat zaman zaman ‘running back’ olarak. Running back cok eglenci pozisyon fakat orada cok basarili degildim. Neden Amerika’li futbol kulupler kurdum? Cunku o zamanlarda ragbi oynadim, uydu televizyon geldi, ve Amerika’li futbol maclari izledim. Cok guzel bir spor, dusundum. Her yil ‘Super Bowl’ seyrettim, San Francisco ’49ers’ neredeyse her zaman kazandi, ve o takim bir Yeni Zelanda’li oyuncu dahil vardi. Ayrica, ABD’de universiteye gittim, orada Amerika’li futbol hakkinda cok ogrendim, bir tane NFL mac ve cok universite maclari gittim…
30 OCAK
Gunaydin, Istanbul. Afganistan Savasi on dorduncu yil icin devam ediyor, Irak Savasi on iki yilda. Nasil olabilir? Vietnam Savasi on yil icin devam etti, Kore Savasi sadece uc yilda. Ayrica, Ikinci Dunya Savasi sadece alti yil icin devam etti ve Birinci Dunya Savasi dort yilda. ABD askeri Ikinci Dunya Savasininda sadece uc yil icin vardi, ve Birinci Dunya Savasininda bir bucuk yilda. Fakat Afganistan Savasi on dort yil once basladi ve devam ediyor. Irak Savasi on iki yil once basladi ve devam ediyor. Afganistan ve Irak ne buyuk ne guclu ulkeler. Dunyanin en buyuk Super Devlet neden bu cok zor? Galiba bu savaslar degil cunku, gercekten bu somurgelestirme. Iraq bol bol benzin var, tabii ki. Bu arada, Hazar Deniz cok dogal gaz var, ve Afganistan o deniz ve okyanus arasinda. ABD Hazar Deniz’in dogal gaz istiyor, ve Afganistan yol en kolay. Bundan baska, savaslar karli bir is, silah satislar ve yeniden insa etme projeleri var. Karar vericiler ve zengin olmak kisi ayni insanlar – Amerikali is adam ve siyasetci Dick Cheney mesela. Aslinda, Irak Savasi birkac yil once bitti, yaklasik bir milyon hayat kaybetti, fakat hala cok problem var, teroristler dahil. Savastan once teroristler yoktu. Onlar nereden geldi? Simdi cok teroristler Suriye’den geliyor, cunku ABD ve baska ulkeler Suriye’nin hukumete karsi savas yapmaya onlara yardim etti, silah verdi! Afganistan ayni sey oldu. ABD Sovyetleri karsi savas yapmaya Taliban’a yardim etti, silah verdi…
29/1/15
Gunaydin, Istanbul. Evet, dunyanin en buyuk kus yaklasik alti yuz yil oncesine kadar Yeni Zelanda’da yasamis. Moa kus uc bucuk metre boyundan daha buyudu. Onlara ne oldu? Yaklasik bin yil once ilk insanlar Yeni Zelanda ulasti. O insanlar Tahiti adalardan gelmis (kokensel olarak Guney Dogu Asya’dan), Yeni Zelanda’da yerlesti. Fakat Yeni Zelanda iki tane buyuk ada ve sayisiz kucuk adalar, hic hayvan yoktu. Bunun icin ‘Maori’ adli ilk insanlar Moa kus avlaniyordu. Bes yuz yil boyunca bu devam ediyordu, ancak alti yuzyil once son Moa oldurulmus. Bu Avrupalilar Yeni Zelanda ulasmadan once iki yuz yildan daha az oldu. Moa ve Kivi kus kuzenlerdi, tabii ki Moa da ucamadigi. Kivi Yeni Zelanda’nin ulusal kusu. Onlar da neredeyse tukenmis oldu. Kivi ucamaz kucuk bir kus, ve Avrupalilar Yeni Zelanda’ya kopekler ve kediler getirdi. Bugun Kivi kus sadece ozel parklarda ve hayvanat bahcelerinde var. Aslinda, ‘Kivi’ kelime su anda Yeni Zelanda seyler icin bir sifat – insanlar mesela. Evet, Yeni Zelandalilar da ‘Kiviler’ olarak bilinen. Ben ‘Kivi,’ Russel Crowe ‘Kivi,’ Peter Jackson ‘Kivi,’ Edmund Hillary ‘Kivi,’ Katherine Mansfield ‘Kivi’ oldu. Yeni Zelanda’da ‘Kiviler’ ragbi takimi var. Ayrica, kivi meyvesi var cunku o meyve Yeni Zelanda’dan geliyor.
Gunaydin, Istanbul. Tam yedi yil once Hindistan’a gittim. Bir arkadasim ile oraya gittim, ona ucuz ucak biletleri buldu, fakat yolda Birlesik Arap Emirliklerinde bir gece kalmaliydi (donus bileti ayni). Benim icin iyi bir durum cunku her ulke hakkinda merak ediyorum. Sharjah’da oturduk fakat o cok sikici bir yer cunku taksi binerek Dubaiye gittik, orada alisveris yaptik, aksam yemegi yedik ve bira ictik. Sonra gun Bombay’i gittik. Orada arkadasimin arkadasi bulustuk. Hava biraz sicak, aksamlar barlara gittik ve baska insanlar icin konustuk. Cok ilginc. Ondan sonra arkadaslarim bir dugun katilmaya Dogu Hindistan’a ucak binerek gitti. Ben tren binerek baskent’te gittim. O tren cok kalabalik, yaklasik on iki saat surdu. O gece uyandim, cok soguk hissediyordum. Sonra gun sadece manzaralari baktim. Ciftlik, okuzler, ciplak insanlar gordum. Cok ilginc. O aksam Yeni Delhi ulastik, yalniz olarak otel icin aradim. Gari yakinda ucuz bir otel buldum, buyuk yatak ile ozel oda ve ozel banyo ve tuvalet vardi, fakat su kesinlikle soguk. Baskent’te biraz soguk, Istanbul Ocak ay boyunca gibi. Orada bir hafta oturdum, her gun cok yurudum, cok sey gordum. Ayrica, o hafta cok az para harcadim, her sey cok ucuz oldu. Hindistan tarihi hakkinda guzel kitap satin aldim fakat birkac gun sonra o kitap kaybettim. Problem degildi. Sonra gun kitapciye geri dondum, ayni kitap gene satin aldim! Bir hafta sonra arkadaslarim Yeni Delhi’ye geldi, biz Taj Mahal gormeye tren binerek Agra’ya gittik. Ondan sonra Racasthan’a ozel araba binerek gittik, orada son birkac gun kaldik. Racasthan’da sokaklarda cok hayvan vardi, maymunlar, okuzler, develer ve filler dahil. Ben bir fil bindik! Sonra gun kucuk bir koyu gittik, bisiklet bindik, tepibasi tapinaklara yuruduk…
Gunaydin, Istanbul. Yeni ev arkadasim buldum fakat sadece Subat ay icin. Ondan sonra baska ev arkadasim icin arayacagim. Yeni ev arkadasim genc bir Alman kiz, burada psikoloji okudu, ve Subat ayda hastanede calisacak. Kis mevsimde az kisi oda icin ariyor. Bos oda icin web sitesinde ilan verdim ancak sadece iki cevap aldim. Bu daire seviyorum ama ev arkadaslar durum biraz zor. Her iki, uc ay yeni bir ev arkadas icin bulmaliyim. Ilk iki, uc yil burada, bazi kisi uzun sure kaldi, bir kadin bir bucuk yilda kaldi, ve birkac kisi daha yaklasik bir yil kaldi. Halbuki, son iki yilda cok kisi sadece kisa sure kaldi, her zaman yeni evi arkadas icin ariyorum. Neden? Cunku her yil bu daire icin iki yuz lira daha odemeliyiz. Bes yil once kucuk oda icin ben dort yuz altmis bes lira odedim. Simdi orta boyut oda icin sekiz yuz on bes lira oduyorum – neredeyse iki kat kadar. Buyuk oda sekiz yuz altmis bes (arti faturalar). Aslinda Taksim icin bu normal, pahali degil, fakat her yil daha zor. Zaman zaman otel mudur gibi hissediyorum. Amerikan ev arkadasimin tasimak icin karari bana surpriz yapti. Ona da benim is arkadasim, candan bir erkek, aksamlar beraber eve yuruduk, cok konustuk. Diger ev arkadasim Fransiz bir universite ogrencisi. Umarim ona yaza kadar kalacak. Bu arada, gelecek hafta buyuk oda icin yeni bir ev arkadasim icin aramaya gene baslayacagim. Galiba bir kisi bulacagim, ve bu kadar stresli neden merak edecegim!
Gunaydin, Istanbul. Paris’te ‘Je Suis Charlie’ gosteriye katildiktan iki hafta sonra, bazi dunya liderleri dunyanin en baskici diktatorun cenazesiye katilmaya Riyad’a gitti. Fakat bir sey farkli oldu, bu kez Amerikan baskan Barack Obama gitti. Ona ‘Je Suis Charlie’ gosteriye katilmadi. Galiba Obama icin Suudi Arabistan Kral Abdullah’nin cenazesi daha onemli. Kral Abdullah’nin zaman boyunca cok infaz edilmis, hem erkekler hem de kadinlar, basini kesme dahil. Ayrica, o ulke iskence ve kirbac cezasi yapiyor, Obama icin bu onemli degil, ona cok uzgun, ABD-Suudi iliskisi cok onemli soyledi. Fransiz ve Ingiliz basbakanlar Francois Hollande ve David Cameron hem ‘Je Suis Charlie’ konusma ozgurlugu icin, teror karsi gosteriye hem de Kral Abdullah’nin cenazesiye katildi. Halbuki, Kral Abdullah konusma ozgurlugunu yasakladi, devlet elestiri ve gosteriler dahil, ve terorizm icin Suudi Arabistan’dan cok para ve cihatci geliyor. Gercekten, Suudi Arabistan taseron savaslari yapiyor, Suriye’deki mesela, ve diktatorlukleri destekliyor, Misir’deki mesela. Tabii ki, Misir’in diktator Abdelfettah el Sisi Kral Abdullah’nin cenazesiye katildi. Ingiliz Prensi Charles da Riyad’a gitti. Suudi Arabistan gocmen iscileri somuruyor, orada kadinlara karsi ayrimcilik var, hicbir insan haklari yok. Ama bazi dunyanin liderleri icin bu onemli degil. Suudi Arabistan bol bol benzin var, o cok cok zengin bir ulke, ve bazi dunya liderleri icin sadece bu onemli.
25 OCAK
Gunaydin, Istanbul. Barack Obama cok hayal kirikligina ugratti. O secildi once onun ‘Umudun Cesareti’ adli kitabi okudum, iyi fikirler vardi, ona degisim hakkinda yazdi. Obama’nin secim kampanyasi slogan ‘Degistirebilir? Evet, deigistirebiliriz!’ Fakat son alti yilda Amerika degistirmedi, Obama hic bir sey yapamadi. ABD’nin savaslar devam ediyor, insansiz hava araci saldirisi devam ediyor, Amerika‘nin askerleri hala Irak’ta, ve Gauntanamo temerkuz kampisi devam ediyor. Her yerde sivil kimse olduruluyor, her yerde insan haklari ihlalileri var. Obama hem Ukranya’da hem de Suriye’de yeni savaslar basladi. Ukranya durum butun dunya icin tehlikeli olabilir, Rusya cok kizgin, tabii ki. Suriye’deki yuz binlerce kisi oldurulmus, yuz binlerce daha multeciler var, ve simdi Avrupa’da cok problem var. Orada ABD teroristler yardim etti, fakat simdi ayni teroristler kendine devlet istiyor, cok kotu sey yapiyor. Obama kesinlikle faydasiz bir lider oldu. Neden? Cunku ona gercek bir baskan degil. Amerika’da gercek demokrasi yok. Sadece iki tane siyasal parti var, ve onlar soyle boyle ayni, dis politika kesinlikle aynilar. ABD’nin savaslari hakkinda American insanlar hic bir sey yapamaz. Republikanlar ve Demokratlar ayni sey yapiyor, bir sey fark etmez. Maalesef, Obama baskan degil, sadece baska bir kukla. Ayrica, son birkac baskan da sadece kuklalar. G W Bush cok igrenc ve aptal adam, lakin hic bir karar vermedi. Karar vericiler kim? Galiba ABD’nin en buyuk sirketler her sey kontrol ediyor . . .
Gunaydin, Istanbul. Ben Guney Pasifik adasinda dogdum. Yirmi iki yasindayken ilk kez icin bir kitaya gittim, Avustralya’da neredeyse bir yil kaldim. Orada bazi ailem var. Avustralya guzel bir ulke, fakat benim icin cok fazla sicak. Yermi sekiz yasindayken Kuzey Amerika’ya gittim. Orada edebiyat okudum. Amerikalilar iyi insanlar, cok comert. Hava cok ilginc, yazin Avustralya gibi, kisin Kanada gibi oldu, uc boyunca kar vardi. Otuz bes yasindayken Avrupa’ya geldim. Ispanya’da bir Ingiliz amcam vardi, onunla birkac ay boyunca kaldim. Ayrica, Danimarka’da bazi ailem var, yil iki bin onlarla bir ay boyunca kaldim. Danimarka soguk ve sikici bir ulke gorunuyordu, sadece yemek begendim – fakat o yemek cok sekerli oldu! Ispanya tercih ettim, ve birkac ay sonra oraya geri dondum, Ingilizce ogretmenlik kurs yaptim, bes yil boyunca ogretmenlik yaptim. Ilk yilin sonunda birinci kez icin Afrika’ya gittim, Fas ziyaret ettim, ama sadece bir gece oturdum, cok az gordum. Dorduncu yilin sonunda birinci kez icin Asya’ya gittim, Cin’de iki ay boyunca yaz okulda calistim. O ulke cok farkli, kesinlikle baska bir dunya. Insanlar cok candan, saygili ve kibar, fakat hayat zor, her yerde kalabalik, yazin hava cok sicak ve nemli. Bu arada, benim icin sadece bir kita daha vardi – Guney Amerika. Nihayet iki bucuk yil once oraya gittim, bir ay kaldim, Brezilya, Arjantin ve Uruguay gezdim. Brezilya ozellikle begendim, fakat kis boyunca gittim ve benim icin yaz gibi, her gun sahile gittim, denizde yuzdum! Bu sekilde her kitaya ziyaret ettim.
Gunaydin, Istanbul. Genclik iyi bir zaman ya da kotu bir zaman mi? Memleketimde neredeyse herkes gore genclik hayatimizin en iyi zaman. Gencken hic bir sorumlulugu yok, fakat daha ozgurluk. Genclik heyecanli zaman, partiler var, arkadaslar var, ilk ask var, erkekler (ozellikle) icin ilk araba var. Fakat bu konu hakkinda bazi Turk kisi ile konustum ve onlarin fikirler ayni degil. Onlar kendine genclik eglenmedi, lise ve universitede cok calismaliydi, cok zor oldu. Memleketimde gencler genellikle cok isyanci, hersey reddetiyor. ana baba otoritesi reddetiyor, bazilar polis otoritesi reddetiyor – suc isliyor, hem sigara hem de alkol iciyor, ogrenciler siyaset reddetiyor, hukumet karsi gosteriler katiliyor. Gencler tecrubesiz, inatci ve kibirli olabilir, hersey biliyor, onlar gore yetiskenler aptal ve sikici insanlar. En onemlisi, gencler ana ve babadan farkli olmak istiyor. Amerika’da gencler icin buyuk bir endustri var, ozel moda ve muzik, ozel televizyon programlari ve filmler. Aslinda, bu endustri filmleri ile Ikinci Dunya Savas’tan sonra basladi. James Dean ve Marlon Brando buyuk film yildizlari oldu, ve onlarin filmleri cok gencler etkiledi. Ben gencken eglendim, cok arkadaslarim vardi, partilere beraber gittik, on alti yasindayken bir daireye tasindim, on sekiz yasindayken ilk arabam sahip oldum. Kesinlikle ozgur hissetiyordum. Halbuki para icin kotu is yapmaliydim, fabrikalarda ve insaat yerinde mesela, cok zor ve sikici oldu. Ben gec yirmili universiteye gittim, ondan sonra hersey degistirdi . . .
Gunaydin, Istanbul. Zaman nasil da geciyor! Yil iki bin on bes basladi, birinci ay zaten neredeyse bitti! Ben Einstein degilim, fakat zaman hakkinda bazi teoriler var. Mesela, Yaslandikca, zaman daha kisa gorunuyor. Cocukken bir yil cok uzun bir sure gorunuyor cunku cocuklar sadece birkac yil yasadi. Onlar icin bes yil kesinlikle bir sonsuzluk! Gencler icin bir yil cok uzun bir sure degil, onlar zaten yirmi, yirmi bes yil gordu, fakat bes yil hala cok uzun bir sure gorunuyor. Orta yasli insanlar icin bir yil cok az ve bes yil cok uzun bir sure degil, onlar zaten kirk, elli yil gordu. Baska bir onemli sey – yasam tarzi. ‘Eglenirken zaman ucup gidiyor’ denmektidir. Ayni fikir degilim. Bana gore eglenirken zaman cok daha uzun gorunuyor. Ozellikle, degisim ve hareket dolu hayat her gun ayni rutin hayattan cok daha uzun gorunuyor. Benim ilk yil Istanbul’da cok uzun gorunuyordu. Her gun yeni sey yaptim, yeni sey gordum, yeni sey ogrendim. Rutinlerim kesinlikle degistirdi. Benim ikinci ve ucuncu yil burada daha hizli gorunuyordu, ve son bes yil ruzgar gibi gecti! Kisa bir sure icinde yil iki bin on alti gelecek ve hepimiz bir yil daha yasli olacak. Zaman nedir? Bilim uzmanlar gore zaman genisleyen evren neden. Uzak gelecekte evren tekrar kuculecek. Zaman geriye gidecek mi? Insanlar her yil daha genc olacak mi?
Gunaydin, Istanbul. Birkac gun once benim daire hakkinda yazdim, her sey cok iyi yazdim, ev arkadaslarim zaten birkac ay kaldi. Maalesef, dun bir tane ev arkadasim tasinmaya karar verdi. O genc Amerikali erkek da benim is arkadasim. Pazartesi ve Carsamba gunleri okuldan eve beraber yuruyoruz ve cok konusuyoruz. Ona yarim Lubnanli, Turk erkek gibi gorunuyor, ve Turkce dil hizli ogrendi. Biz soyle boyle ayni seviye, ama bazi kisi onunla Turkce konusuyor fakat benimle Turkce konusmak istemiyor!! Gecen pazartesi aksam cok kizdim ve tezgahtar payladim. Ev arkadasim ile cok ortak ozelligi var. Orta Dogu hakkinda cok konusuyoruz. Aslinda, yarin ona uc hafta Orta Dogu gezi baslayacak – Israil, Misir ve Urdun dahil. Cok kiskancim! Fakat ondan sonra ona baska bir daireye tasinacak. Bu arada, yeni ev arkadasim bulmaliyim. Buyuk ve mobilyali bos oda var, iki kisilik yatak dahil. Kiralik sekiz yuz altmis bes arti faturalar. Buyuk ve gunesli kucuk balkonlu salon var. Diger ev arkadasim Fransiz bir universite ogrenci. Dairemiz Taksim’de, cok merkezde, metrodan sadece iki dakika, Kabatas’tan on dakika. Ben burada bes bucuk yilda oturdum ve cok rahat ederim. Sadece bir problem var. Her birkac ay yeni bir ev arkadas bulmaliyim. Son iki yilda ev arkadaslarim genellikle sadece birkac ay boyunca kaliyordu. Onceden dairemiz daha ucuz ve ev arkadaslarim daha uzun zaman kaldi. Ilk dokuz ay burada ayni ev arkadaslarim vardi, ondan sonra bir Turk erkek yaklasik bir yil kaldi, ve iki, uc yil once iki tane kadin bir yildan daha burada oturdu . . .
Gunaydin, Istanbul. Bu ay kirk dunya liderleri teror karsi ve konusma ozgurlugune icin yuruyecek Paris’e gitti, fakat onlar arasinda bircok devlet terorist ve konusma ozgurlugune desteklemeyen lideri vardi. Israil baskani mesela. Aslinda, Fransa Netenyahu davet etmedi, buna ragmen Netanyahu yuruyusu katildi ve onunde yurudu. Tabii ki Netenyahu korkunc bir devlet terorist, sayisiz Filistinli sivil kimse oldurdu, ve Filistin konusma ozgurlugune kabul etmiyor. En azinda Amerikan baskani Paris’e gitmedi. O kesinlikle sacma oldu. On iki yil once ABD Irak’i saldirdi ve o zamandan beri yaklasik bir milyon kisi oldu. Bu sekilde teror basliyor. Su anda ABD Suriye isyancilari yardim ediyor, silah ve egitim veriyor. Neden? Cunku Iran icin Suriye onemli bir ulke. Iran’da cok benzin var. Eskiden Ingiltere bu benzin kontrol etti. Iran halki kizgin oldu, demokratik bir hukumet secildi. Fakat ABD ve Ingiltere o hukumeti devirdi, korkunc Sah geri getirdi. Ondan sonra Amerika Iran’in benzin kontrol etti. Ancak otuz alti yil once Iran’da devrim oldu. Bu bir ‘Islam Devrim’ degildi. Bu bir halk devrim oldu, hem ABD karsi hem de Sah karsi. Bu yuzden Amerika Irak’in Iran’a karsi savasi destekledi, onlar Irak kimyasal silah verdi. O savas boyunca yuz binlerce gencler oldu, Irak kazanamadi. ABD Iran’a saldiri olamaz, Vietnam gibi olabilir. Yerine, tum Iran’in komsulari ve arkadaslari saldirdi, ve bu sekilde Iran izole etti. Bu savaslar milyonlar kisi oldurdu, ulkeleri yikti ve multeci dev dalgasi yaratti. Sonuc terorizm.
19 OCAK
Gunaydin, Istanbul. Gercekten kis cok seviyorum. Benim icin kis boyunca hava cok rahat. Benim icin yaz cok rahatsiz olabilir, nem sevmiyorum, her zaman terliyorum. Tabii ki, yazin deniz icinde yuzebilirim, adalara gidebilirim, tatile gidebilirim. Halbuki kisin cok daha rahat. Ben sadece evde kaliyorum. Sabahlar saat sekiz ve dokuz arasinda kalkarim, uzun ve sicak dus yaparim, kahve icerim, televizyon haber izlerim ve bilgisayar kullanarim. Bilgisayarda ne yaparim? Birinci haber okurum. Ben cok haber okurum:Amerikan haber, Turkce haber, Ispanyolca haber, Fransizca haber ve cesitli spor haber – ozellikle ragbi. Fakat en iyi ve ilginc haber beniim Facebook duvarinda bulurum. Bu haber alternatif web siteler ve gazetelerden geliyor, ve cok daha durust. Zaman zaman Facebook’ta arkadaslarimla haber hakkinda sohbet ederim. Bu cok begeniyorum. Eskiden arkadaslarimla sohbet etmeye barlara gittim, fakat barlarda her kes sadece konusmak istiyor, dinlemek istemiyor. Ben Facebook tercih ediyorum! Bu arada, her sabah kisa bir Fransiz radyo haber programi dinlerim. Ayrica benim Facebook sayfada Turkce blog yazarim (simdi, mesela). Ondan sonra son romanim duzenlemek devam ederim. Her gun birkac saat boyunca yazarim. Cok cay icerim ve hafif yemegi icin tost ve bal yerim. Sonunda, evde biraz spor yaparim. Erken ogleden sonra yuruyerek is yeriye giderim. Aksamlar saat on bir’e evime donecegim, soyle boyle ayni sey gene yaparim…
Gunaydin, Istanbul. Yil iki bin bes Istanbul’a geldim, Sultanahmet’te bir otelde oturdum. Bu benim eski okul duzenledi. Ilk hafta boyunca guzel bir yatak oda vardi. Cok mutluydum. Fakat ondan sonra otel mudur benim odasi degisti. Kucuk bodrum kati odasinda oturdum, cok kotu, hapishane odasi benziyordu. Ayrica, ucuz degildi. Maalesef, Istanbul hakkinda hic bir sey bilmedim. Sadece yaz okul is icin buraya geldim. Bunun icin, o kotu bir otel odasinda yedi hafta boyunca oturdum. Istanbul’da kalmak karar verirken, benim icin oturmaya farkli bir yer bulmaya okula talep ettim. Onlar Tunel’de bir lojman buldu. O lojman cok begendim, orada dokuz ay boyunca oturdum. Buyuk yatak ile buyuk bir oda vardi, salonda iki tane bilgisayar ve bodrum katinda bir mutfak vardi. Maalesef bir aksam sarhos eve geldim, ve bir erkek bana saldirdi. O lojmanda yeni bir mudur vardi, cok aptal bir bayan, ve sonra gun o mudur bana tahliye etti. Iki ay boyunca Taksim’de iki tane is arkadasimla oturdum, lakin benim yatak oda coook kucuk. Yaz tatilden sonra Sisli’de bir Turk kadin ile baska bir daire buldum. Ancak Sisli begenmedim, ve o dairesinde her zaman ziyaretciler vardi, cok kalabalikti. Bu yuzden Cihangir’de kendime daire buldum, ucuz bir bodrum kati apartman. Maalesef, o daire kucuk ve karanlik ve cok yalniz hissediyordum. Ay sonunda ayni Sisli’de daireye geri dondum. Biraz sonra, ev arkadasim Taksim’de baska bir daire buldu, ve oraya beraber tasindik. Cok mutluydum! Yeni daire daha buyuk ve guzel oldu, ve cok merkezde. Orada yaklasik bir yil boyunca oturdum, ama ondan sonra ev arkadasim evlendi. Harbiye’de bir Ingilizce ogretmen ile bir daire buldum, cok ucuz, Taksim’e yakinda ve guzel bir yatak odasi vardi. Fakat cok problem vardi. Bir gun su kesildi, ve o gece ust kat komsulari musluklari acik birakti, bizim daireye cok su geldi. Cok kotu bir durum oldu. Osmanbey’de baska bir daire buldum, da cok ucuz, lakin ev arkadaslarim (Turk kadin ve Yunanli erkek) cok soguk ve bencil. Birkac ay sonra Cihangir’de bir Turk erkek ile bir daire buldum. O daire pahali ama hem guzel hem de merkezde. Mutluydum. Maalesef, birkac ay sonra problem vardi, Ispanya’ya birkac ay icin gitmeliydim. Kotu sans! Butun zaman kiralik odedim, fakat geri dondugumde benim oda kaybettim. Ortakoy’de birkac is arkadaslarim ile bir lojmanda oturdum. Aslinda, o lojman guzel, Bogaz manzarali buyuk bir teras vardi, yazin o teras cok begendim, gitar caldim, puro ictim, partiler yaptim! Maalesef, birkac ay sonra bizim okul o lojman kapatti. Baska bir daire icin buldum. Gercekten cok kolay oldu. Taksim’de bir futbol arkadasimin dairesinde bos oda vardi, benim icin o daire mukemmel. Son bes bucuk yilda bu dairesinde oturdum, farkli ev arkadaslarim var, ama hala mutluyum
Gunaydin, Istanbul. Turkiye’de cok Amerikan medya var, maalesef. Galiba Turkiye NATO icinde cunku Amerikan medya kullaniyor. Hurriyet Daily News (Ingilizce) gazetesinde cok Amerikan propaganda var. Televizyonda cok Amerikan ve bazi Ingiliz program var. Tabii ki, Amerikan medyasi Amerikan siyaset hedefleri destekliyor, onun Orta Dogu savaslari dahil. Son Irak savastan once, neredeyse her onemli TV kanal ve gazete savas destekledi. Anketler gore cok Amerikali Irak Ikiz Kuleleri bombalandi yardim etti dusundu! Amerikan medya kocaman yalan soyledi. Ayni anketler gore, daha fazla TV seyrettin kisi en az biliyordu, Gercekten, Amerikan medya herkes aptal olmak istiyor. Bu nasil yapiyor? Dikkat dagitici seyler kullaniyor; spor ve dedikodusu ile, mesela. Amerikan medya da nefret ogretiyor. Amerikalilar soyle boyle butun dunya nefret ediyor – ozellikle Rusya, Cin, Kuze Kore ve butun Orta Dogu. Neden? Cunku Amerikan medya gore o ulkeler cok kotu, seytan gibi, tehlikeli olabilir. Gercekten o ulkeler sadece Amerika’nin ekonomik ve siyaset rakipler. Amerika’da cok irkcilik var, cinsiyet ayrimi var. Halbuki, Amerikan hukumet ve medya cozum icin aramiyor!! Yerine nefret tesvik ediyor ve bu nefret cok kullaniyor. Her gun Amerikan medyasinde cok nefret dolu fikirler var. Ben eski gazeteci. Nerede gazetecilik okudum? Ben Amerika’da gazetecilik okudum. Amerikan medya iyi anliyorum
Gunaydin, Istanbul. On alti yil Avrupa’da boyunca iki tane dil ogrendim – Ispanyolca ve Turkce. Ayrica, biraz Fransizca biliyorum, Istanbul’da yaklasik bir yil boyunca Fransizca okudum cunku Fransiz gazeteleri okubalirim. Bes yilda Ispanya’da oturdum cunku Ispanyolca ogrendim. Ilk yil cok zor. Yeni Zelanda’da sadece Ingilizce kullanildi, okulda sadece Ingilizce ogretildi. Yerliler kendine dil var fakat hic kimse o dil kullanmadi. Ikinci yil Ispanya’da cok daha kolay, konusmak basladim ve neredeyse her sey anladim. Son iki yilda orada Ispanyolca kolay benim icin, galiba yuksek orta seviye ulastim. Turkce Ispanyolca’dan cok daha zor. Bu benim onuncu yil burada ancak Ispanyolca Turkce’den hala daha kolay. Neden? Cunku Turkce kesinlikle farkli bir dil. Ispanyolca ve Ingilizce ayni dil ailesinde, cok kelime soyle boyle ayni. Ayrica, Ispanya’da sadece is yeride Ingilizce kullandim. Her zaman Ispanyol ya da Guney Amerika’li kisi ile oturdum. Barselona’da bir Ingiliz is arkadasim denize bakan buyuk bir terasa guzel daire sahip oldu. Bazen orada bir, iki ay oturdum, lakin her zaman Ispanyolca konusan kisi ile bir daire icin ariyordum. Bundan baska, Ispanya’da arkadaslarim Ispanyolca ya da Guney Amerika’li. Bende Ispanyolca ogrenmeye cok onemli bir sey oldu. Turkiye’de hem arkadaslarim hem de ev arkadaslarim genellikle Ingilizce kullaniyor, Turkler dahil. Birinci yil burada bir sey ogrendim – genellikle Turkler benimle Turkce konusmak istemedi, Ingilizce pratik yapmak istedi. Guvenim icin cok kotu bir sey, ve bu problem hala devam ediyor. Benim icin Turkce rahat bir dil degil .
Gunaydin, Istanbul. Maalesef benim en sevdigim Turk yazar Yasar Kemal cok hasta, ona doksan iki yasinda, haber gore zaturre yakalanmis, Birkac Yasar Kemal’in romani okudum, ‘Ince Mehmet’ ve ‘Orta Direk’ uclu dahil. Onun ‘Ciplak Plaj Ciplak Ada’ adli son romani icin aradim ama bulamadim. Romanlari sadece Ingilizce okuyorum. Her sey iyi anlamaya cok onemli benim icin. Ispanyolca ve Turkce kisa hikayeler okudum, fakat kolay degil. Yabanci dil butun romani okurken hem cok zor hem cok sikici. Turkiye’ye yaklasik on yil once geldim, daha once hic Turk kitap okumadim. Burada ilk okudugum Turk romani Orhan Pamuk’un ‘Kar.’ Fena degil, biraz ogrendim. O zamandan beri birkac Pamuk romani okudum, bazi begendim, bazi sikici. En sevdigim Pamuk’un romanlari ‘Hatiralar ve Sehir’ ve ‘Beyaz Kale.’ Ayrica, birkac Elif Safak’in romanlari okudum, bazi begendim, bazi sikici. En sevdigim Safak’in romanlari ‘Baba ve Pic’ ve ‘Ask.’ Bundan baska, birkac Orhan Kemal’in romanlari okudum. Hem Yasar Kemal hem de Orhan Kemal Adana bolgesinde erken gecen yuzyil dogmus. Diger cesitli Turk yazarlarin romanlari okudum, bazi begendim, bazi sikici. En sevdigim Turk romani Irfan Orga’nin ‘Turk Ailesinin Oykusu’ adli otobiyografi. Orga Osmanli zamanlarda dogdu. Cocukken Eminonu’da oturdu ve tatil icin Sariyer gitti! Gencken Birinci Dunya Savas basladi, onun babasi kotu botlari icin oldu! Ingiliz ucagi bir pazar yeri bombalama gordu! Yunanli askeri geldiginde cok kisi panik yapti, evleri yanmis! Onun ailesi her sey kaybetti, annesi akline kaybetti. Orga askeri yatili okullu gitti, bir gun Ataturk gordu. Ondan sonra ona Ingiltere’ye gitti, ve orada onun otobiyografi yazdi .
Gunaydin, Istanbul. Hemen hemen dort yilda ayni is yeride calistim ve cok mutluyum. Aslinda, bu ayni sirkette calistim ikinci en uzun zaman. Onceden Istanbul’da neredeyse alti yilda ayni sirkette calistim. Memleketim’de bir sirketti calistim en uzun zaman sadece uc bucuk yil oldu. Son bes yil orada uc tane gazete icin calistim. Son gazete icin spor gazeteci olarak uc bucuk yil boyunca calistim. Spor gazetecilik cok eglendim, fakat kasaba oturdum ve cok sikilyordum. Ispanya’da dort tane okul icin calistim. Orada bir okul calistim en uzun zaman sadece iki yil. Ilk yil Guney Ispanya bir kasaba calistim, okul fena degil fakat o kasaba biraz sikici. Ikinci yil Kuzey Ispanya kucuk bir sehirde calistim, okul fena degil fakat o sehir biraz sikici. Son uc yilda Barselona’da oturdum, iki okul icin calistim – birinci iki yil boyunca. Bu arada Ingiltere’de toplam bir yildan fazla calistim, uc kez garson olarak, iki kez yaz okul ogretmen olarak, ancak her zaman sadece birkac ay boyunca. Gencken Yeni Zelanda’da fabrika ve magazalarinda calistim ve insaat isi yaptim. En uzun zaman ayni yerde calistim yaklasik bir bucuk yil oldu. Ayrica, Avustralya’da bir fabrikada dokuz ayda calistim. Galiba burada ogretmen olarak benim nis buldum
Gunaydin, Istanbul. Paris’te teroristler on iki kisi oldurdu. Bu arada Nijerya’da teroristler iki bin kisiye oldurdu. Bu arada Orta Afrika’da Hiristiyanlar alti bin Musluman’i oldurdu. Paris olay hakkinda cok haber var. Nijerya olay hakkinda az haber var. Orta Afrika olay hakkinda haber yok. Neden Paris’te on iki kisi Afrika’da binlerceden daha onemli? Neden Dunya liderleri ne Nijerya’ya ne Orta Afrika’ya gitti? Galiba cunku Afrika’da cok savas var, Bati Dunya icin onemli degil. Tabii ki, Afrika’nin savaslar somurgelik sonucu, somurgelik din ve milliyetler getirdi, farkli kabileler ayni sinirlari icinde, parcala ve hukumet. Avrupalilar buyuk sef tayin etti ve sadece onunla is yapti. Bu sekilde, dogal kaynaklar kontrol etti. Somurgelikten sonra, ayni sistemi devam ediyordu, Bati Dunya baskan ile is yapti. Fakat Paris kesinlike farkli bir sey. O sehir Bati Dunya’nin kalbi, medeniyet merkezi. Fransa’da savaslar yok, guvenlik var. Bunun icin Paris’te olay buyuk bir sok oldu. Bu felaket Dunya’nin liderleri icin iyi bir firsat, onlar iyi adamlar olarak gorulmek istiyor. Tabii ki, bu sadece bir performans, onlar ozgurlugu desteklemiyor, bazi savaslar yapiyor ve cok sivil kimse olduruyor.
Gunaydin, Istanbul. Dun Paris’te bir bucuk milyon kisi terore karsi protesto etti. Bu iyi bir sey. Teror cok kotu. siyaset icin sivilleri olduruyor. Eger Paris’te olsaydim, onlar katilmak istedim. Fakat o protesto hakkinda onemli problem vardi, onunde teroristler vardi. Israel baskani Benjamin Netenyahu gecen yaz yaklasik iki bin sivil kimse oldurdu. Eski Fransiz baskani Nicholas Sarkozy dort yil once Libya ‘yi saldirdigi binlerece sivil kimse oldurdu. Yeni Ukranya baskani Petro Poroshenko darbeden sonra yaklasik bes bin etnik Ruslar sivil kimse oldurdu. Onlar kesinlikle teroristler – teroristler karsi teroristler. Ne kadar ilginc! Bati Dunya’nin savaslar milyonlarca Muslumanlar odluruyordu, problem yok, fakat iki kardes on iki tane Fransizlar oldurdu ve kocaman bir felaket var! Aslinda, haber gore Fransa Netanyahu kabul etmedi. Yine de, Netanyahu protesto katildi, onunde yurudu. Bu arada, Orta Afrika’da Hiristiyanlar alti bin Musluman’i oldurdu – Bati Dunya icin onemli bir sey degil. Siddet kesinlikle yanlis, oldurme kotuluk. Ancak, ben ‘Charlie’ degilim. O gazete irkci ve iki yuzlu. Avrupa’da anti-semitizm yasak, Charlie Hebdo anti-semitizm icin birkac gazeteciler isten cikardi. Ayni zamanda, o gazete cok Islamofobi, cok kiskirtici . . .
Gunaydin, Istanbul. Yuz yil once Islam asirilik yoktu, Musluman hayat huzurlu ve ozgur oldu. Musluman kulturu cok bilim, tip ve teknoloji yenilik yapti, muzik ve siir zengin bir gelenege var. Peki, ne degisti? Bati girisim. Ingiltere ve Fransa somurgelik yapti, Israil yaratilmis, ve Amerika cok Musluman ulke bombaladi, demokratik hukumetleri cikardi, dikatorlukleri yerine destekliyor. Ayrica, ABD Israil destekliyor, ve su anda insansiz ucaklar kullaniyor – cok korkak. ABD hem Afganistan’da hem de Suriye’de teroristleri yardim etti! Ayni zamanda, Musluman asirilik artiyordu, tesaduf bir sey degil. Uzun savaslar, isgallere, bombalama kampanyarlari, insansiz ucak saldirilari, iskenci, soykirim yaptirimlar, baski ve hukuksuzlugun icin Musluman asirilik var. Bu savaslar cunku en azinda on milyon kisi olduruldu, ve sayisiz multeci Avrupa’ya gitti. Paris’te ne oldu? Korkunc bir teror saldirisi oldu. Ama perspektif icin ihtiyac var. Israil Filistin’de son katliam boyunca daha gazeteci oldurdu. Dort yil once Islamofobi icin Anders Behring Breivik seksen yedi kisi oldurdu, en cok gencler. Simdi Orta Afrika’da Hiristiyanlar Muslumanlara etnik temizlik yapiyor – fakat Bati Dunya icin onemli degil, bu konu hakkinda cok az haber var . . .
10 OCAK
Gunaydin, Istanbul. Yaklasik bir ay once sekerli yemegi biraktim. Problem degil. Onceden kisin her zaman cok aburcubur yemegi yedim, her gun cikolata ve biskuvi yedim, bazen kek yedim – her sekerli sey yedim! Seker bagimlilik oldu, daha ve daha istedim. Fakat bu saglikli degil, tabii ki. Seker sismanlatici gidalar ama ben zayiflamak istiyorum. Ayrica, uzmanlar gore kansere neden seker tehlikeli olabilir. Gercekten, sekerli yemegi kesinlikle faydasiz. Benim icin bir cikolata, biskuvi yada kek yetersiz, benim mide buyuk. Bu bagimlilik sadece psikolojik bir problem, tatli bir seyi iple cekmeliyiz, Gencken uc yil boyunca sigara iciyordum, fakat on dokuz yasindayken sigara biraktim. Yirmili yasindayken cok saglikli hayatim vardi, ne sigara ne alkol kullandim, cok sekerli yemegi yemedim – sadece spor salona gittim, ragbi ve Amerikan futbolu oyanadim, ve cok yuzdum, Halbuki, otuzlu yasindayken gazetecilik basladim, daha param vardi. Daha alkol icmek basladim, puro icmek basladim ve daha sekerli yemegi yemek basladim. Gecen yil puro icmek biraktim, problem degildi, cok kolay. Simdi sekerli yemegi yemiyorum, da cok kolay. Ancak yerine daha (tam bugday) ekmek ve (sekersiz) yogurt yiyorum. Bunun icin, galiba zayiflamiyorum, belki kilo aliyorum . . .
Gunaydin, Istanbul. Ilk Avrupali ulkesi ziyaret ettim Fransa oldu. Neredeyse on alti yil once New Zelanda’dan Fransa’ya ucak binerek gittim. Butun Avustralya uzerinden uctuk (alti saat boyunca sadece kirmizi col gordum), Singapur’da ucak degistim, Paris’e devam ettim. Gercekten Paris sevmedim, cok buyuk ve kalabalik sehir, cok pahali, ve cok dolandirici vardi. Kafam cok karisikti! Eyfel Kulesi tirmandim, Seine Nehri gemi turu yaptim (uc kez), ve muzeler ziyaret ettim. Ondan sonra amcamla kalmaya Guney Ispanya’ya tren binerek gittim. Fransiz tren pahali fakat cok rahat ve hizli, birkac saat icinde sinir ulasti. Ispanyolca tren ucuz fakat ne rahat ne hizli, Guney sahil ulasmak icin yaklasik yirmi dort saat surdu. Guney Ispanya cok guzel lakin is bulamadim, birkac ay sonra is bulmaya tren binerek Fransa’ya dondum. Bu kez Barselona yakinda guney Fransa’da Perpignan adli kucuk sehir’e gittim. O sehir cok begendim, sakin, kulturel ve candan bir yer, cok pahali degil. Orada bir hafta kaldim, her gun is icin aradim, maalesef yine is bulamadim. Genelde Fransiz insanlar seviyorum. Onlar durust, kendine guven ve kibar. Ayrica, onlar egitimli ve dunya iyi anlayor, onlarla kolay konusabilir. Istanbul’da uc tane Fransiz ev arkadasim vardi, hepsi saygili insanlar.
Gunaydin, Istanbul. Su anda Bati Dunya’nin medyasi her zaman ‘Islam teror’ hakkinda konusuyor. Fakat bu sadece teror, Islam yok. ‘Islamci’ kelime cok kullanilir, ve Islam kendine yapiyor gibi gorunuyor. Halbuki, bir milyar alti yuz milyon Muslumlar terorist degil, sadece birkac radikali. Tabii ki, bu sadece propaganda, cunku ABD ve daha Bati ulkeler Orta Dogu’da cok savas yapiyor – genellikle benzin ve Israil hakkinda. Onlarin ekonomisi icin savas cok onemli bir sey, ihtiyac var. Amerika’daki kocaman bir askeri endustriyel-kompleks var. Bu icin, onlar baska bir ulke ya da ulkeler seytanlastiriyor, eskiden Sovyetler Birligi, su anda Islam Dunyasi. Bu yuzyil ABD Orta Dogu’da cok savas yapti. Hic bir sebep icin Irak’i bombaladi, on iki yil sonra devam ediyor, toplam yaklasik bir milyon hayat kaybetti. Bu ‘Hiristiyan teroru’ mu? Bu askerler ‘Hiristiyanci’ mi? Tabii ki yok. ABD’nin insansiz ucaklari cok sivil kimse olduruyor. Bu ‘Hiristiyan teroru’ mu? Tum Hiristiyanlar, tum Amerikalilar teroristler mi?Tabii ki yok. Bati Dunya’nin medyasi Islam’i seytanlastiriyor. Su anda Avrupa’da cok problem var. Amerika’nin savaslardan kacmaya sayisiz Musluman multci oraya gitti, ancak orada onlar icin hayat cok zor olabilir, poblemler var, ve simdi ofke var. Ancak Islamofobia antisemitizm gibi yasak olmali, ‘Islam teror’ ve ‘islamci terorist’ gibi kelimeleri dahil.
Gunaydin, Istanbul. Sibirya hava devam ediyor. Simdi TV gore eksi on derece var! On yilda Turkiye’de oturdum, en soguk gunu sadece eksi uc ya da dort derece. Bu yeni bir rekor benim icin. Halbuki cok kar yok, sadece hafif kar yagiyor. Dun aksam is yeriye gittim, galiba ogrencilerim gelmeyecek dusundum, belki dersler iptal edilecek. Fakat dersler vardi ve cok ogrenci geldi. Bravo, ogrenciler! Bu ithaf. Ben cok mutluydum, cunku dersim zaten hazirladim. Rutinler seviyorum. Ayrica, bu hava fena degil. Dun Taksim’den Besiktas’a yurudum, her zamanki gibi. Dersten sonra Besiktas’tan Taksim’e yuruyerek geri dondum. Memleketimde kisin cok ruzgarli ve yagmurli olabilir, ancak kar yagmur yok. Halbuki, yaklasik yirmi yil once Nebraska’da universiteye gittim, kisin coook soguk, bir gun eksi yirmi alti derece!! Birkac ay boyunca her yerde kar vardi, yesil bir sey yoktu – sadece beyaz. Her gun okula karda yurudum. Benim icin problem degildi. Benim icin sicaklik ve nem cok daha kotu. Babam Danimarkali, Annem Ingiliz, bir tane buyuk dedem kuzey Norvec’te oturdu, balikci olarak calisti. O yuzden ben soguk hava adam
Gunaydin, Istanbul. Yeni bir kitap hakkinda cok heyecanliyim. O Maori tarihi hakkinda, Yeni Zelanda’nin yerlileri. Annem o Yeni Zelanda’dan gonderdi, O Buyuk bir kitap, gondermek icin fiyat ve satin almak fiyat hemen hemen ayni – toplam yaklasik yuz Amerikan dolar. Bu benim tek Noel hediyem, cok sansliyim. ‘Tangata Whenua’ (Insanlarin Topragi) eski Maori tarihi ile basliyor, birkac bin yil once, Guney Dogu Asya’da. Onlar Pasifik Adalar’a gitti, zaman zaman buyuk kano binerek binlerce kilometre seyahat etmis. Yaklasik bin yil once onlar Tahiti’den Hawaii ve Yeni Zelanda’ya ulasti. Inanilmaz! Ikinci bolum on dokuzuncu yuzyilda Ingiliz gelisi hakkinda anlatiyor. Maori insanlar icin buyuk bir felaket vardi. Hollandali kaptan Abel Tasman iki yuz sene once (yil bin alti yuz kirk iki) Yeni Zelanda’ya ziyaret etti fakat Holland bu ulke istemiyordu – galiba Maori cok siddetli insanlar icin (yamyam dahil). Ingilizler ve Maori insanlar hakkinda buyuk savaslar vardi, sonunda sadece yaklasik on bes bin yerliler vardi. Baris yapti, fakat Ingiliz yalan soyledi ve problemler devam etti – hala devam ediyor. Ucuncu bolum son yuz yil hakkinda acikliyor, siyaset problemleri ve unlu Maori insanlar (sanatcilar ve sporcular dahil) dahil. Okumak icin dort gozle bekliyorum, fakat once okuyorum bir kitap bitirmeliyim
Gunaydin, Istanbul. Facebook’ta bazi ilginc konusmalar oldu. Bazi kisi guclu goruslere var, bazi kisi tuhaf goruslere var, fakat herkes kendine gorusunu hakki var, tabii ki. Benim icin dunya siyaseti ve sosyal problemleri ozellikle ilginc. Bazi insanlar farkli fikirleri var. Benim icin problem degil. Bu konulari tartismaya egleniyorum. Genellikle problem yok. Son birkac ayda ben bir Avustralya’dakuzenim ile uzun tartismalar oldu, o cok milliyetci ve Islam hakkinda garip fikirleri var, ancak belki Facebook’ta onlar birseyleri ogrenebilir. Ayrica, son birkac ayda ben Amerika’da katildigim universite eski ogretmen ile uzun tartismalar oldu, o da cok milliyetci, ABD’nin savas suclari ve irkciligi reddetiyor. Ancak ona her zaman kibar ve olgun davraniyor. Maalesef, Istanbul’da bazi arkadaslarim ne kibar ne olgun ve onlar benim Facebook sayfadan cikardim. Gercekten, onlar benim arkadaslarim degildi. Her zaman farkli fikirleri kabul edebilirim, ama hakaretler veya saygisizlik kabul etmiyorum. Bu kesinlikle cocukca, ve ben genc degilim. Facebook’ta her zaman saygi gosteriyorum. Eskiden arkadaslarimla bulusmaya barlara sik sik gittim, fakat iyi tartisma imkansizdi, herkes sadece bagirdi ve kesti. Facebook tartisma icin harika bir yer, saygi gerekiyor . . .
Gunaydin, Istanbul. Evet, yil iki bin onbes geldi. Benim icin son bes yilda cok az degistirdi. Yil iki bin on ayni evde oturdum, ayni sehirde, ayni ulkede. Sadece is yeride farkli, ve daha hobilerim vardi. Ancak genellikle benim rutinlerim degistirmedi. On yil once Barselona’da oturdum, benim son yil Ispanya’da. Iyi bir okul icin calistim, fakat kotu bir mahallede oturdum (merkezde degil), ve cok sikilyordum. On